İRAN ORDUSU DOSYASI /// Süleymani’nin ölümü sonrası uzman yorumu : Gerilim artacak ancak savaş ihtimali düşük


Süleymani’nin ölümü sonrası uzman yorumu : Gerilim artacak ancak savaş ihtimali düşük

İran lideri Hamaney’in en yakınındaki isimlerden birisi olan Kasım Süleymani’nin öldürülmesi sonrası milyonların aklına "İran ile ABD arasında savaş mı çıkacak?" sorusunu gündeme getirdi. Dünyayı sarsan ölüm haberi sonrası uzmanlar, İran-ABD geriliminin çok ciddi boyutlara ulaşacağını söylese de savaş ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

Kasım Süleymani, ABD ile birlikte İran‘ın bölgedeki en büyük rakipleri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bölgedeki milis güçlere destek vermekle suçladığı, İran’ın ülke dışındaki operasyonlarından sorumlu komutanıydı.

Doğrudan İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e bağlı olan Süleymani, Hamaney’e 1979’daki İslam devriminden bu yana en yakın isimlerden biriydi ve Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen’deki çatışmalarda önemli bir rol oynuyor ve bölgedeki politikaların belirlenmesinde etkili oluyordu.

IRAK’TAKİ ŞİİLERİN İRAN’A YAKINLAŞMASINDA ROL OYNADI

1998’de Kudüs Gücü’nün komutanı olan Süleymani, Lübnan’da Hizbullah’la, Suriye’de Baas yönetimiyle ve Irak’taki Şii silahlı gruplarla İran’ın ilişkilerini daha da yakınlaştırmada önemli rol oynadı. İsrail ve bazı Arap ülkelerinin istihbaratları tarafından defalarca suikast girişiminde bulunulduğu ve her seferinde bu girişimlerin engellendiği belirtiliyor.

İran Devrim Muhafızları, ABD’nin "yabancı terör örgütleri" listesinde.

SÜLEYMANİ’NİN ÖLÜMÜ NE ANLAMA GELİYOR?

İran ordusunun en önemli yöneticilerinden, üst düzey komutanlarından birinin ABD tarafından öldürülmesi, İran ve ABD arasındaki gerilimin çok daha ciddi boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Süleymani’nin öldürülmesine karşılık verileceğini, ABD’nin bu karşılıktan sorumlu olacağını belirtti.

Süleymani’yle birlikte öldürüldüğü iddia edilen El Mühendis de, Hadi el Amiri’den sonra Irak’taki Haşd-i Şabi güçlerinin ikinci önemli komutanıydı. Hizbullah Tugayları’nın komutanı olan El Mühendis, yaklaşık bir yıl önce verdiği bir röportajda Kasım Süleymani’yle ilişkisi için "bir askerin komutanına olan bağlılığı gibi" demişti.

ABD, 8 Nisan 2019’da Haşd-i Şabi’yi "terör örgütü" olarak kabul ettiğini açıklamıştı.

"SON YILLARIN EN BÜYÜK HABERİ"

Orta Doğu uzmanları, Twitter üzerinden operasyonun önemini ve olası sonuçlarını değerlendirdi.

Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü direktörü Charles Lister, "Süleymani’nin öldürülmesinin sonuçlarını tahmin etmek zor, bu Orta Doğu’da son yılların en büyük haberi" dedi, ABD’nin yakında Suriye ve Irak’tan tamamen çekilebileceğini yazdı.

Global Politikalar Merkezi’nin Devlet Dışı Aktörler Programı direktörü Hassan Hassan da, "İran, ABD’nin vereceği olası yanıt konusunda fazla rahat davrandı" diyerek İran’ın son haftalardaki eylemlerini sıraladı:

-ABD’nin insansız hava aracını düşürdü-Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine saldırdı. Amerikan üssüne saldırıp bir Amerikalı müteahhiti öldürdü. ABD büyükelçiliğine saldırı organize etti. Tüm bunların ardından Süleymani yenilmez olduğunu düşünerek rahatça ortada dolanmaya devam etti.

Irak’ta çalışan gazeteci ve araştırmacı Patrick Osgood ise "ABD ya İran’la savaşa hazır -ki böyle olması düşük bir ihtimal- ya da büyük bir gaz tankerine bir sigara atıp çekildi, Iraklıları da bunun sonuçlarını yaşamak üzere arkasında bıraktı" yorumunu yaptı.

HAARP DOSYASI /// Akıl tutulması ! Gerici Fatih Tezcan depremi yorumladı : ABD’ye boyun eğmedikçe daha çok sallanırız


Akıl tutulması ! Gerici Fatih Tezcan depremi yorumladı : ABD’ye boyun eğmedikçe daha çok sallanırız

Atatürk’e hakaretleriyle tanınan gerici Fatih Tezcan İstanbul’da 6.0 şiddetinde yaşanan depremle ilgili sosyal medya hesabından paylaşımlarda bulundu.

Gerici Tezcan, Twitter hesabından ‘HARP Devri bitti, HAARP Devri başladı. ABD’ye boyun eğmedikçe daha çok sallanırız. Herşeye razıyız, yeterki geri adım atılmasın. Not: Komplo teorisi diyecek cahillerle uğraşamam. FETÖ İmamı Aydoğan Vatandaş’ın kitabı ‘aydınlatma’ için değil ‘eylemi üstlenmek ve gözdağı’ içindi.’ ifadelerini kullandı.

PKK ÖRGÜTÜ DOSYASI : Abdullah Ağar Erbil saldırı yorumu ‘her tetikçi bunu yapamaz’ dedi o ayrıntıyı açıkladı


Abdullah Ağar Erbil saldırı yorumu ‘her tetikçi bunu yapamaz’ dedi o ayrıntıyı açıkladı

Güvenlik ve Strateji Uzmanı Abdullah Ağar, Irak’ın kuzeyindeki Erbil kentinde, Türk başkonsolosluk görevlisi Osman Köse’nin şehit olmasıyla sonuçlanan saldırıda iki elle ateş açılmasına değinerek, "Böyle bir saldırıyı gerçekleştiren terörist, istihbarat servisleri ve özel kuvvetlerin eğitiminden geçer" dedi.

Türk diplomatlara yönelik en son 25 yıl önce Atina’da düzenlenen saldırının ardından Güvenlik ve Strateji Uzmanı Abdullah Ağar, hain Erbil saldırısını Habertürk için değerlendirdi. İşte, Türkiye’nin yüreğini yakan saldırının perde arkası ve tetikçinin profili…

Terörist, istihbarat servisleri ve özel kuvvetlerin eğitiminden geçer

Öncelikle Erbil saldırısına ilişkin dikkat çeken ayrıntı, iddia edildiği gibiyse, suikastı gerçekleştiren teröristin susturucu takılı silahlarla ve iki elini de kullanarak ateş açması. Bu ayrıntı açıkçası teröristin gerçekten çok profesyonel olduğunu gösterir ve böyle bir saldırıyı gerçekleştiren terörist, istihbarat servisleri ve özel kuvvetlerin eğitiminden geçer. Her tetikçi bunu yapamaz. Normal bir suikastta tetikçi, tek silahla girer, vurur ve çıkıp gider. Saldırıyı düzenleyen teröristlerin psikolojilerinin bile hazırlandığını düşünüyorum.

Erbil istikarın merkeziydi

Saldırının düzenlendiği Erbil’in bir stratejisi vardı. Şöyle ki terör örgütü PKK ile Barzani ve PKK ile Talabani arasında Erbil, bölgedeki Kürt nüfus için bir istikrar adası, bir ticaret alanı olarak özel bir statüye sahipti. Erbil’in bir cazibe merkezi olarak nefes alması için özellikle bölgesel yönetimin büyük bir gayret gösterdiği biliniyordu. Dağda kıyamet kopsa bile Erbil’de yaprak kımıldamazdı.

Saldırı Barzani’yi rahatsız etti

Bu saldırı özellikle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani’yi çok rahatsız etti. Hain saldırıyla birlikte Erbil’in büyüsü de bozuldu. Bakın Neçirvan Barzani ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye yaptı. Bu önemli bir mesajdı.

Barzani yönetimi PKK’nı talebine izin vermedi

Barzani’nin Türkiye ziyaretinin ardından Irak’ın kuzeyinde gerek kamu gerekse sivil yapılar, yerel yönetimler terör örgütü PKK’ya karşı sesini yükseltmeye, eleştiri mekanizmasını işletmeye başlattı. Bu dönemde Türkiye’nin Pençe Harekâtı’yla birlikte bölücü örgüt, sivil unsurlardan destek istedi. Sivillerin canlı kalkan olmasını talep etti ancak Barzani yönetimi buna izin vermedi.

Peşmerge bize alan bıraktı

Barzani’ye bağlı Peşmerge güçleri özellikle Irak’ın kuzeyinde, Türkiye’nin askeri üstlerinin bulunduğu bölgelerin çevresini boşalttı. Bu bölgelerde Türkiye’nin daha rahat hareket etmesine destek oldu. İçerde Türk askeri konvoyları daha rahat manevra, hareket etmeye başladı.

Mesud Barzani döneminde silahlandırılan, eğitim verilen Suriyeli Kürtler’in, Suriye peşmergelerinin tekrar Suriye’ye gönderilmesi konusunda açıklamalar basına yansıdı. Bu açıklamalar da bölücü örgütte ciddi rahatsızlığa neden oldu.

Diyar Garip’in ölümü travma yarattı

Kandil’de terör örgütü PKK’nın en üst düzey isimleri arasında bulunan Diyar Garip Muhammed’in öldürülmesi PKK’da travmaya neden oldu. Türkiye tarafından bu teröristin etkisiz hale getirilmesi gerçekten çok önemli bir olaydır. Bu olayın ardından terör örgütü sözde lider kadrosunun darbe aldığını gördü ve intikam çığlıkları atmaya başladı.

Saldırının küresel aktörleri

Erbil saldırısının küresel boyutuna bakacak olursak; Türkiye’nin Irak’taki etkinliği ve faaliyetinin artmasıyla birlikte, Doğu Akdeniz’deki gerilim, Suriye meselesi; tüm bu alanlarda Türkiye’nin karşısında hangi ülkelerin durduğunu hepimiz biliyoruz. Irak’ta Türkiye’nin alanını daraltmaya çalışan güçlerin de saldırının perde arkasında olması gayet mümkün

İstikrarsızlaştırma dalgasına dikkat

Son dönemde Türkiye’nin yaptığı hamle ve ataklara bağlı olarak bize karşı istikrarsızlaştırma dalgası yaratılmaya çalışılıyor ve bunu görmek gerekiyor. Bu süreçte milletçe dikkatli, dirençli ve uyanık olmaktan başka da bir yol bulunmuyor.

SOSYAL MEDYA /// AKP’li isimden ilginç kravat yorumu : “Yunan olduğunu gösterdi!”


AKP’li isimden ilginç kravat yorumu : "Yunan olduğunu gösterdi!"

AKP’nin Esenler Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Sema Suna Özcan, Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın katıldığı ortak programdan bir görsel paylaşarak İmamoğlu’nun kravat seçimini Yunanlı olmakla bağdaştırdı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Trabzonlu olmasından dolayı AKP’li bazı siyasetçiler, ‘Pontus ve ‘Rum’ söylemlerini sürdürüyor. Son olarak AKP Esenler Kandın Kolları İlçe Başkan Yardımcısı Sema Suna Özcan, sosyal medya hesabından Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın katıldığı ortak programdan bir görsel paylaşarak İmamoğlu’nun kravat seçimini ‘Yunan olmak’la bağdaştırdı. Özcan, paylaşımında, "Kravatlar bile kimin Türk kimin Yunan olduğunu gösterdi." ifadesini kullandı. Özcan daha sonra bu paylaşımını sildi.

‘PONTUS’ YORUMLARI NASIL BAŞLADI?

Katıldığı bir iftar programında konuşma yapan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, mazbatası elinden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasına en çok Yunan medyasının sevindiğini ifade derek, İmamoğlu’nu memleketi Trabzon üzerinden ‘Pontuslu’ olmakla itham etmişti.

Kaynak Yeniçağ: AKP’li isimden ilginç kravat yorumu: "Yunan olduğunu gösterdi!"