YAPAY ZEKA DOSYASI : “Uzaktan Öğretimde Yapay Zekâ” | Eğitimde Yapay Zekâ Çalıştayı – 5 | SONUÇ RAPORU


“Uzaktan Öğretimde Yapay Zekâ” | Eğitimde Yapay Zekâ Çalıştayı – 5 | SONUÇ RAPORU

“Uzaktan Öğretimde Yapay Zekâ” başlıklı Eğitimde Yapay Zekâ Çalıştayı – 5, Eğitim Sanayi ve Teknoloji Enstitüsü (ESTEN) tarafından, 25 Nisan 2019’da İstanbul’da KWORKS – Koç Üniversitesi Girişimcilik Araştırma Merkezinde gerçekleştirilmiştir….

Uzaktan öğretim alanında yapay zekânın kullanım örneklerinin incelenmesi, uzaktan öğretim vasıtası ile toplanabilecek verilerin değerlendirilmesi amacı ile gerçekleştirilen ve moderatörlüğü Dr. Sevinç TUNALI tarafından üstlenilen Çalıştay’da; ilgili sunum Dr. Yalçın ÖZKAN tarafından yapılmıştır. Çalıştay’ın son bölümünde uzaktan öğretimde yapay zekâ uygulamalarına dair öneriler ve projeksiyonlar tartışılmıştır.

Yüz yüze eğitim okullarda yapılır. Uzaktan öğretimde ise “Öğrenim Yönetim Sistemi” adı verilen platformlar üzerinde yapılır. Bu platform aynen bir okul gibi, eğitim hizmeti veren kurumların tüm ihtiyaçlarına cevap vermektedir. Uzaktan öğretim, tüm eğitim kademelerinde kullanım alanına sahip olmasına rağmen Çalıştay’daki tartışmalarda özellikle yükseköğretime odaklanılmıştır. YÖK’e göre uzaktan öğretim, Yükseköğretim kurumlarında öğretim faaliyetlerinin bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı olarak planlandığı ve yürütüldüğü, öğrenci ile öğretim elemanı ve öğrencilerin aralarındaki karşılıklı etkileşimine dayalı olarak derslerin bizzat öğretim elemanı tarafından aynı mekânda bulunma zorunluluğu olmaksızın eşzamanlı biçimde verildiği öğretimi tanımlar.

Uzaktan öğretimde ders planları yardımıyla canlı derslerin ne zaman yapılacağı belirlenir. Böylece öğrenciler belirtilen saatlerde sanal sınıfta yer alırlar. Yüz yüze (geleneksel) eğitimde sınıflarda gerçekleştirilen akademik faaliyetlerin internet üzerinden görüntülü ve sesli olarak etkileşimli yapılmasını sağlayan ortamlara “sanal sınıf” denir. Sanal sınıflarda;

(1) Öğretim elemanı derslerini kamera karşısında görüntülü ve sesli olarak sunmaktadır.

(2) Öğretim elemanı sunu aracını kullanarak ve önceden hazırladığı ders notlarına bağlı kalarak dersini anlatır.

(3) Öğretim elemanı isterse okullarda kullandığı “kara tahtanın” bu sistemdeki benzeri olan “beyaz tahtayı” kullanır. O anda yazı tahtasına kaydettiği yazıları ve şekilleri öğrenciler aynı anda izler.

(4) Öğrenci ders esnasında soru sorabilir. Öğretim elemanı bu soruya diğer öğrencilerin de duyacağı biçimde yazılı ya da sözlü olarak o anda cevap verir.

(5) Öğretim elemanının işlediği ders, video biçiminde arşive kaydedilir. Öğrenci istediği an bu videoyu izleyerek konuyu daha iyi anlamaya çalışır.

Yapay zekâ sınıflandırma modelleri veri madenciliğinde sıkça kullanılan bir yöntem olup, veri tabanlarındaki gizli örüntüleri ortaya çıkarmakta kullanılır. Verilerin sınıflandırılması için belirli bir süreç izlenir. Öncelikle var olan veri kümesinin bir kısmı eğitim amacıyla kullanılarak yapay zekâ modeli elde edilir. Test için ayrılan veri kullanılarak modellerin performansı belirlenir. Daha sonra bu modeller yardımıyla yeni bir durum ortaya çıktığında nasıl karar verileceği belirlenir. Ayrıca modelde etkili olan faktörler ele alınarak bu faktörlere odaklanılması sağlanır.

Veri üretme, veriyi kaydetme, verinin işlenmesi gibi konuların sanal ortamda daha rahat ve hızlı yapılabilir olması sebebi ile veri toplamak geleneksel sınıf ortamına nazaran daha kolaydır. Geleneksel eğitimin yapıldığı sınıflarda dersteki ilgi ve dikkat süresini tespit etmek, dersle ilgili meşguliyetin, öğretmenin pedagojik manevralarının takibini yapmak oldukça güçtür. Sanal sınıf ortamında ise; öğrencinin her hareketi, bir sayfada geçirdiği süre, tepki hızı ve hatta göz takibi (eye track) gibi durumların kayıt altında olması bunların hepsinin bir veri olarak kullanılmasını mümkün kılar. Tüm davranışlardan elde edilen verilerin değişkenlerinin modellemesi ile performans yorumlama, istenmeyen davranışların tespiti, bireysel öneriler geliştirme gibi konularda kullanılması mümkündür.

Uzaktan eğitimde yapay zekâ, yapılan etkinliklerin sonucunu değerlendirmede kullanılabilir. Bu suretle hangi etkenlerin başarı üzerinde etkili olduğu ve hangi faktörlerin üzerine odaklanılması gerektiği hakkında eğitimcilere yardımcı olur. Nelerin yapılması ve nelerin yapılmaması hakkında sonuçlar üretebilir. Bunun dışında öngörülerin geliştirilmesi ve “Kişiselleştirilmiş Eğitim” konusunda eğitimcilere yol gösterir.

Uzaktan eğitim, ileri bilişim altyapılarını kullandığından veri toplamada ve işlemede yüz yüze eğitime oranla önemli avantajlara sahiptir. Özellikle, öğrenciden elde edilen verilerden henüz ortaya çıkmamış davranışlarının yorumlanması için yapılacak analizlerde makine öğrenmesi modelleri kullanılabilir (C50, Boosted C5, Regresyon Ağaçları, Destek Vektör Makinesi, Lojistik Regresyon, “Random Forest”, Derin Öğrenme vb.). Örneğin öğrencinin okula başladığı andaki demografik özellikleri ve başarı durumunun gelecekteki başarısının tahmini için kullanılması sıklıkla yapılan çalışmalardandır.

Farklı bir örnek olarak, uzaktan eğitimde seçilen dersler üzerinden yapılan analizler sonucunda bir sonraki dönemde hangi derse kaç öğrencinin kayıt yaptıracağı önceden tahmin edilebilir. Bu analizler için veri tabanı içinde yer alan kayıtların birbirleriyle olan ilişkilerini inceleyerek, hangi olayların eş zamanlı olarak birlikte gerçekleşebileceklerini ortaya koymaya çalışan makine öğrenmesi yöntemleri bulunmaktadır. Bu ilişkilerin belirlenmesiyle “birliktelik kuralları” (Association Rules) elde edilir.

Uzaktan eğitimde yapay zekâ uygulamalarının geliştirilebilmesi için sürekli veri ile beslenmesi gerekir. Bu amaçla öğrenme yönetim sistemi (Learning Mangement System, LMS) üzerinde belirli zamanlarda öğrencilerin ve öğretim üyelerinin sisteme bakış açılarını ve süreç değerlendirmelerini kayıt altına almak gerekir. Sistem kullanıcıları, eğitim süreci içinde değerlendirmeler yapmaya yöneltilebilir. Bu değerlendirmeler sistem tarafından dönem içinde işlenerek sistem ile ilgili gerçek zamanlı uyarılar yayınlayacaktır.

Sonuç olarak; uzaktan öğretim sürecinde toplanan veriler ile yapay zekâ uygulama önerilerinin bir kısmı aşağıda belirtilmiştir.

  1. Öğrencilere uygulanan tüm anketler birleştirilerek öğrencinin performans analizlerinde kullanılması, böylece bir konudaki öğrenci algısıyla başarı arasındaki ilişkinin belirlenmesi.
  1. Anketlerden yararlanarak, bir konuya ilişkin (örneğin “A ve B düşüncesinde olanların diğer konularda ne düşündükleri” hakkında) sonuçlar üreten bir sistemin geliştirilmesi.
  1. Ders içerikleri, canlı derslere katılımı, öğretim üyeleri ile olan etkileşimi, canlı derslerdeki ve forumlardaki davranışlarının izlenmesi; bu tür veriye dayanarak etkinlikler-performas ilişkisinin ortaya çıkarılması ve böylece kişiselleştirilmiş eğitim için öneriler geliştirilmesi.
  1. Ders içerikleri ve canlı ders kayıtlarını izleyen öğrencilerin davranış modelinin belirlenmesi, bu sayede anlaşılmasında zorluklar olan konuların ortaya konularak öneriler geliştirilmesi.
  1. Öğrencilerin başarısızlığına neden olan etkinlikleri göz önüne alarak öneriler sunabilen bir sistemin geliştirilmesi.
  1. Ders seçimlerinde öğrencilere yön verebilecek bir öneri sistemi geliştirilmesi.

Sunum
Dr. Yalçın Özkan

Moderasyon ve Raportör
Dr. Sevinç TUNALI, ESTEN Direktörü

Detaylı Bilgi için Tıklayınız

YAPAY ZEKA DOSYASI : Google’den insan sesini taklit eden yapay zeka teknolojisi


Google’den insan sesini taklit eden yapay zeka teknolojisi

VİDEO LİNK : https://youtu.be/QxI99T-QG5M

Dünyanın önde gelen teknoloji devi Google, bilim kurgu filimlerini aratmayacak son teknolojisini tanıttı.

Şirketin her yıl yazılım geliştiricilerine yönelik ABD’nin San Francisco kentinde düzenlediği I/O etkinliğinde tanıttığı ‘Duplex’ isimli yeni yapay zeka programı herkesi şaşkınlığa uğrattı.

Google tarafından geliştirilen bu yapay zeka yazılımı insan sesini taklit edebilecek bir şekilde telefonda insanlarla iletişime geçiyor ve karşısındaki kişi, konuşanın robot olup olmadığı ayırt edemiyor.

Siri ve Alexa gibi kişisel bir asistan olan Google Duplex, doğal konuşma şekliyle konferansa katılan izleyicileri adeta hayran bıraktı.

Google’ın CEO’su Sundar Pichai, yeni yazılma dair detayları paylaştıktan sonra Google Assistant ve gerçek kişiler arasında geçen bir konuşmayı dinletti. Assistant randevu almak için bir kuaför salonunu arıyor. Kuaförün karşısındaki sesin bir yazılım programına ait olduğunu anlamaması salonda kahkahalara sebep oldu.

VİDEO LİNK : https://youtu.be/D5VN56jQMWM

Henüz piyasaya sürülmeyen Duplex şimdiden birçok insanın ilgisini çekmeye başladı. Duplex’in kullanıcılara ne zaman sunulacağı henüz belli değil. Söz konusu teknoloji, her ne kadar heyecanla beklense de, birçok uzman önemli uyarılarda bulundu.

Bu uygulamaların insanları aldatmak için kullanılabileceğini, buna karşılık konuşanın yapay zeka olduğuna dair karşısındakini bilgilendirmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Google’un ses getiren teknolojisi kullanıcıların hizmetine girdiğinde en çok kullanılan yapay zekalardan biri olacağı kesin gözüyle bakılıyor.

YAPAY ZEKA DOSYASI : Yapay zeka sesimizi klonlayabilir


Yapay zeka sesimizi klonlayabilir

Semih Sönmez

Yapay zeka sesinizi başarılı bir şekilde taklit edebiliyor. Öyle ki kişinin annesi bile bilgisayarda üretilen sesi kendi çocuğunun sesinden ayırt edemiyor.

Yapay zeka artık sesinizi de taklit edebiliyor ve bu konuda oldukça başarılı. Geçtiğimiz ay Bloomberg’den Ashlee Vance, Montreal merkezli Lyrebird adlı şirketin kurucularıyla bir araya geldi. Lyrebird ‘dünyadaki en gerçekçi yapay sesleri üretmek’ için çalışıyor.

VİDEO LİNK : https://youtu.be/VnFC-s2nOtI

Şirketin geliştirdiği yazılıma Vance’in sesi kaydedildi ve dakikalar içinde yazılım sesi klonlamayı başardı. Yapay zekanın taklidi o kadar başarılıydı ki Vence telefonla annesini arayıp bilgisayardaki ses üzerinden konuştuğunda annesi konuştuğu kişinin kendi oğlu değil de bir bilgisayar yazılımı olduğunu anlayamadı.

Lyrebird’ün teknolojisi bir çok kişiye yardımcı olmak için kullanıldı. ALS Ice Bucket Challenge’ın kurucusu Pat Quinn de bunlardan birisi. Quinn ALS hastalığına yakalandı ve bir süre sonra konuşma yetisini kaybetti. Lyrebird Quinn’in kayıtlı konuşmalarını kullanarak yazılımı eğitti ve Quinn’in yazıyı sese aktaran robotik sesini kendi sesiyle değiştirdi.

Kötüye kullanılabilir

Ancak ses klonlama teknolojisi kötüye de kullanılabilir. Örneğin Vance Lyrebird’ü kullanarak ABD Başkanı Donald Trump’ın sesini taklit etti. Kötü niyetli birinin elinde bu teknoloji diplomatik kriz bile çıkarabilir.

Lyrebird kurucularından Jose Sotelo ise “Teknolojimizin pozitif şeyler için kullanılmasını istiyoruz. Bu korkmamız gereken bir şey değil. Bu teknoloji dikkatli bir şekilde kullanmamız gereken, heyecan verici bir gelişme.” şeklinde konuştu. Şirket bu teknolojiyi insanlara tanıtarak böyle bir teknolojinin mevcut olduğunu ve insanların özellikle internette gördükleri ya da duydukları her şeye inanmaması gerektiğini göstermek istiyor.

YAPAY ZEKA DOSYASI : Yapay zeka dünyadaki güç dengelerini nasıl değiştirecek ?


Yapay zeka dünyadaki güç dengelerini nasıl değiştirecek ?

Yapay Zeka (YZ) dünyadaki güç dengelerini nasıl etkileyecek? Uzmanlar çok yakında savaşlarda YZ’nin belirleyici rol oyacağını, dünyanın algoritma savaşlarına neden olacağını söylüyor.

Almanya’da gerçekleşen 55. Münih Güvenlik Konferansı’nın trend konusu bu yıl yapay zekaydı. Önceki yıllarda dış politikadaki yeni çıkışlar ve diplomatik güç gösterisi olarak algılanan konferansta bu yıl dikkatler YZ’nın üzerindeydi. Mobil iletişimde yeni 5G teknolojisinin kullanılması ile YZ’nın dünyadaki güç dengelerinin değişimine nasıl etki edeceği sorusuna cevap arandı.

Çin yapay zeka (YZ) konusunda ileride!

Bütün istihbarat ve askeri temsilcileri Çin’in Yapay Zeka ile sürdürülen teknoloji savaşında önde olduğunu konusunda hemfikir. Uzmanlar “otoriter devletler ve demokrasiler arasında bir savaşın” arefesinde olunduğunu söylüyor.

Microsoft yöneticisi Brad Smith YZ’yı elektrikli üretime geçiş ve motorun keşfi ile kıyaslıyor. Yapay Zeka hayatın her alanında ve anında yaşamı değiştirecek. Smith YZ’nın hem şirketler hem de ordular için daha etkin ve daha hesaplı imkanlar sunmasına dikkat çekiyor.5G teknolojisi ile saniyede 10 bin MB veri

Yeni 5G teknolojisi ile saniyede 10 bin megabayt veri indirilebiliyor. bu boyut otonoma araçların kullanılmasını mümkün kılıyor. Smith, 5G ağlarının güven sorununa dikkat çekerek yeni bir çatışma alanına dikkat çekiyor: “Eğer Rusya ve Çin tekniği askeri bir araç olarak kullanırsa dünya pazarındaki globalleşme azalır.”

ABD’li güvenlik uzmanı Robert Work ise Çin’in ABD’nin bu zamana kadar hiç bir zaman karşılaşmadığı güçlü bir rakip olduğunu belirterek, Çin ekonomisini çok yakın bir sürede ABD’nin ekonomisinden büyük hale geleceğine dikkat çekiyor.

Konferansta Çin tehlikesine dikkat çeken diğer uzmanlar Helena Legarda (Mercis Institut) ve Meia Nouwens (IISS-Thinktank) bu ülkenin artan pazar hakimiyetine vurgu yapıyor. Hem sivil hem askeri alanda kullanılabilen YZ temelli robotlar, satelitler, süper hızlı kuantum bilgisayarlar Çin’in gücünü oluşturuyor. Devlet yoğun şekilde bu alanda yapılan araştırmaları destekliyor. Dünyada araştırmalara en çok bütçe ayıran ikinci ülke Çin.

Algoritma savaşları

Robert Work çok yakında savaşlarda YZ’nın belirleyici rol oyacağını söylüyor. Algorithmic Warfare (Algoritma Savaşları) reel askerleri daha yoğun bir şekilde destekleyecek hatta ikame edecek. Yani YZ, YZ ile savaşacak.

Bu savaşın ayak seslerine İngiltere Savunma Bakanı Gavin Williamson da dikkat çekiyor. Williamson’a göre Rusya’nın savaş araçları istihbarat siber kriminalite, online troller ve desenformasyonlar. Bu araçlar YZ aracılığı ile her gün daha da etkin hale geliyor.