TSK DOSYASI : AİLESİNİ GEÇİNDİRMEK İÇİN ŞEHİTLİĞE KOŞAN UZMAN ÇAVUŞ ADAYININ TİRAJİK HİKAYESİ


ÖLÜM KADER DEĞİL ÇARESİZLİK..

YOLCU KARŞILAMAK ÜZERE GİTTİĞİM ANKARA OTOGARI AŞTİ’DE YAŞADIĞIM BİR OLAYDAN O KADAR ÇOK ETKİLENDİM Kİ, BUNU SİZLERLE PAYLAŞMAM GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜM.

Terörle mücadelede, asker, polis, korucu hemen her gün şehit veriyoruz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her rütbeden şehitleri var, ama dikkat ederseniz en çok uzman çavuşlar yani profesyonel askerler şehit düşüyor.

Bu acı gerçeğin arkasındaki temel nedenlerden biri de, Anadolu insanının kaderi haline gelmiş yoksulluktur.

Dikkat edin, uzman çavuşların büyük bir çoğunluğu yirmili yaşlardadır.

Yani ömürlerinin baharındayken, ülkenin birliği, bütünlüğü, toplumun rahatı ve ailelerinin geçimini sağlamak için şehit düşerek, hayata veda ederler.

Dönelim Ankara Otogarı’nda yaşadığım olaya.

AŞTİ’nin önünden geçen yolun karşı tarafındaki metro çıkışının bulunduğu sokakta, bir lokantanın önünde yolcularımı bekliyordum.

Park yeri bulamadığımdan, binanın otoparkına giriş çıkış olabilir düşüncesiyle, dörtlülerini yaktığım otomobilimin başında duruyordum.

Boş gözlerle kalabalığı izlerken, “bir şey sorabilir miyim” sorusu ile kendime geldim.

Karşımda duran genç ile aramızda şu konuşma geçti:

–Sor kardeşim.

–Abi burada Eskişehir yolu varmış.

–Karşıdaki büyük binaları görüyor musun? İşte onların önünden geçen yol Eskişehir Yolu’dur. Sen neresine gideceksin?

–Hava Hastanesi’ne.

–İyi de, Hastane Eskişehir Yolu’nda değil ki…

–Nerede?

–Etimesgut tarafında. Eskişehir Yolu’nda bir süre gidip, Etimesgut istikametine devam ediliyor.

–Abi oraya yürüyerek gidilir mi?

–Gidersin, ama yaklaşık 15 kilometre yürümen lazım. Ama en iyisi, yolun karşından geçen Etimesgut, Sincan dolmuşlarına binmek.

–Abi ben yürüyerek gitmek istiyorum. Saat kaçta çıksam sabah 8’de orada olurum?

–Kaldığın yere göre değişir. Nerede kalacaksın?

–AŞTİ’de kalırım. Sabah 5’te çıksam, oraya 8’de ulaşır mıyım?

–Kardeşim, ulaşırsın ulaşmasına da, dolmuşa sabah 7.30’da binersen, Hava Hastanesi’nin önünde 8’de inersin. Senin ne işin var orada?

–Profesyonel askerlik için müracaat ettim. Rapor alacağım.

–Uzman çavuş mu olacaksın?

–Evet abi.

–Nerelisin sen?

–Yozgat Çekerek’in bir köyündenim. Biraz önce otobüsle memleketten geldim.

–Niye uzman çavuş olmak istiyorsun?

–Mecburum abi.

–Neden mecbursun ki?

Genç bu soru üzerine başını önüne eğip, kısa bir süre sustu.

Sormamam gereken bir soru mu yönelttim diye düşünürken, genç çok mahcup bir şekilde konuşmaya devam etti.

–Fakirlik işte abi. Köyde doğru dürüst bir geçimimiz yok. Babam hastalıktan öldü. Üç küçük kardeşim var. Annem de hasta. Onlara bakmak için sağlam bir işe girmem lazım.

–Sağlam iş diyorsun da, terörü görmüyor musun? Her gün ölüm var, birçok şehit veriyoruz. Bu işin neresi sağlam?

–Doğru söylüyorsun abi. Bizim komşu köyden bir akrabamız 2 yıllık uzman çavuştu, Şırnak’ta şehit düştü. Merkezde de 2-3 uzman çavuş var şehit olan.

–Bak gördün mü? İşin ucunda şehitlik olduğunu sen de biliyorsun. İyi düşündün mü?

–Abi başka çarem kalmadı. İki-üç bin lira, komando olursam da daha fazla maaş alacağım. Şehit düşmek alın yazımızda varsa, memlekete canımız feda olsun. Hem şehit olursam, annemi ve 3 kardeşimi de kurtarırım.

–Şehit olunca onları nasıl kurtaracaksın ki?

–Anneme şehit maaşı bağlarlar. Şehitlerin kardeşlerine de devlette iş veriyorlar.

–Anladım kardeşim, Allah hakkında hayırlısını versin. Madem Hava Hastanesi’ne gideceksin. O kadar yol yürünmez. Dolmuşa bin. Tamam mı?

Teşekkür eden genç, geceyi geçireceğini söylediği AŞTİ’ye doğru yürümeye başladı.

Bilirsiniz tren istasyonu, otogar gibi yerlerde, “Bir şey sorabilir miyim” diyerek yanınıza gelip, yol ya da yemek parası isteyenler vardır.

Bu saygılı, mahcup, mahzun genç, kesinlikle onlardan değildi ve tertemiz bir Anadolu çocuğuydu.

Neden dolmuşa binmeyip, ısrarla yürümek istediğini düşünürken, birden aklıma, cebinde yol parası olmayacağı geldi.

İsmini bile sormadığım gencin arkasından birkaç kez seslendim.

Dönüp geldi.

–Buyur abi.

–Kardeşim neden dolmuşa binmiyorsun? Paran mı yok?

Utandı. Yüzü kızardı. Yanıt veremedi.

Hemen arabama girdim, sigara içmediğim için bozuk paraları koyduğum küllüğü aldım. Avucuma boşalttığım bozuklukları gence uzattım.

–Abi gerek yok. Ben yürürüm.

–Allah aşkına al şu parayı.

Sanki çok şeymiş gibi parayı vermeye kararlıydım, ama o da almamaya.

Hani hesap ödemek için neredeyse güreşecek duruma gelenler var ya, “alırsın, almam çekişmesi” içinde biz de o görüntüdeydik.

Benden kısa ve çelimsiz olduğu için fazla direnemeyince, bozuklukları zorla cebine doldurdum.

O an nefesinin koktuğunu da hissettim. Belli ki uzun süredir açtı.

Gözleri hafiften yaşarmıştı. “Peki, abi dolmuşa binerim” diyerek, AŞTİ’ye gitmek üzere metronun bulunduğu alt geçide doğru yürüyüp gözden kayboldu.

Yozgat Çekerekli gencin, “Şehit olursam, annemi ve 3 kardeşimi de kurtarmış olurum” sözleri kulaklarımda çınlıyordu.

Ama hayatını, ailesine maddi gelir sağlamak için vermeye hazır bu genç, cebinde, otel ve dolmuş parası olmadığından, otogarda gecelemeyi, 15 kilometrelik yolu yürümeyi düşünüyordu.

Ben ise bu gence bir avuç bozuk para vererek, sanki vicdanımı rahatlatıyordum.

Bu düşünce beni boğar gibi oldu.

Cüzdanıma baktım, 220 TL vardı.

O an aklımda, ne park yeri sorunu ne arabam ne de karşılayacağım yolcular kalmıştı.

Aracımı orada bırakıp, AŞTİ binasına doğru koşmaya başladım.

Koskoca terminalin insan kaynayan kalabalığında, bir o yana bir bu yana kaç kez gittim bilmiyorum.

Kan ter içinde kalmış bir halde yolcuların oturduğu bölümlere bakmaya devam ederken, aradığım genci, alt katta, gelen yolcu bölümündeki sıraların birinin, duvara dayanmış köşesine iki büklüm uzanmış halde gördüm.

Bir süre onu yattığı yerde izledikten sonra yanına gittim.

–Çekerekli kardeşim, sana para lazım olur diye düşündüm. Cüzdanımdaki tüm para bu. Alırsan çok sevinirim.

Uykulu gözlerle bana baktı. Belli ki, duyduklarından pek hoşlanmamıştı.

–Abi ben dilenci değilim. Kesinlikle almam. Hem bana niye para vermek istiyorsun ki?

Bu sırada gözlerinden damlalar düşmeye başlamıştı. Başını öne eğip, gözyaşlarını gizlemeye çalıştı.

Duygusal biri olduğum için benim de gözlerim yaşarmıştı.

Yanına oturdum ve katlayıp avucumun içine sakladığım parayı uzattım.

–Dilenci olmadığını bildiğim için geldim. Sen onurlu bir gençsin. Bu para az da olsa işini görür.

–Abi kendimi kötü hissettim. Alamam.

–Bu parayı borç say kardeşim. Telefon numaramı vereyim, sen de uzman çavuş olduğunda, alacağın ilk maaşla borcunu ödersin.

–Ya uzman çavuşluğa almazlarsa?

–Numaram sende kalacak. Durumun müsait olduğunda ödersin.

Önerim aklına yatmıştı, ama parayı almayı kabul etmesi yine de 5-10 dakika sürdü.

Çantasından çıkardığı zarfın arkasına da, telefon numaramı yazdım.

Adının Mustafa olduğunu öğrendiğim genci orada bıraktım.

Son kez dönüp baktığımda, çantasını yastık yapmış, sıranın üstüne kıvrılıp uykuya dalmıştı.

Arabama döndüğümde, trafik polisi ceza yazıyordu.

Hiç itiraz etmeden makbuzu alıp aracıma bindim ve radyoyu açtım.

Gece haberlerinde, terör örgütü PKK ile çatışmalarda şehit olan 5 uzman çavuşun isimleri okunuyordu.

Bu yazıyı kaleme aldığım birkaç gün boyunca yine şehit uzman çavuşların adları, daha öncekiler gibi haberlerde verilirken hep Mustafa’yı düşündüm.

Biliyorum ki, uzman çavuşların adları bundan sonra da şehit haberlerinde sürekli okunacak ve Mustafa’nın sözleri hiç aklımdan çıkmayacak.

Terörle mücadeledeki önde gelen gücün, yoksul Anadolu insanındaki vatan sevgisi olduğu bilinmelidir.

Ama bununla birlikte, ailesine maaş, kardeşlerine iş sağlamak için yirmili yaşlarda şehit düşmeyi göze alan daha çok Mustafa’nın da olduğu unutulmamalıdır.

Gürbüz Evren.

GÜNÜN KAHRAMANLARI DOSYASI /// “Engel tanımayan gazi : Uzman Çavuş Recep Variyenli”


"Engel tanımayan gazi : Uzman Çavuş Recep Variyenli"

18.09.2019

Bölücü terör örgütü tarafından tuzaklanan mayının patlaması sonucu gazi olan Uzman Çavuş Recep Variyenli, bir bacağını kaybetmesine rağmen tekvando tutkusunu sürdürüyor.

36 yaşındaki Gazi Uzman Çavuş Recep Variyenli, henüz 10 yaşındayken tekvando ile tanıştı. Uzun yıllar bu sporla ilgilenen Variyenli, birçok müsabakadan dereceyle ayrıldı. Bu sırada asker olma hayali kuran Variyenli, Jandarma Askeri Okullarından mezun olduktan sonra 2003’te Elazığ Karakoçan İlçe Jandarma Komutanlığına atandı.

Komando olmak için başvuran Variyenli çok sayıda terörle mücadele faaliyetinde görev aldı. Variyenli, arazi tarama görevi esnasında teröristlerce tuzaklanan mayının patlaması sonucu 2005’te gazi oldu.

Yaşadıklarını AA muhabirine anlatan Variyenli, Elazığ ve Ankara’da uzun süre tedavi gördükten sonra ayağa kalkabildiğini, halen Kayseri Havalimanı’nda İnsan Kaynakları Şefliğinde memur olarak görev yaptığını söyledi.

Yeni protez bacağının fizik tedavisi için Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan Variyenli, hastanenin gazilerin hayata tutunması için bir köprü görevi gördüğünü ifade etti.

"Terör en çok kullandığım ayağımı aldı"

Yaşadıklarına rağmen hayattan hiçbir zaman kopmadığını, hayata her zaman sıkı sıkı sarıldığını vurgulayan Variyenli, "Daha önce askeri okula girene kadar 10 yıl tekvando hayatım oldu. Siyah kuşakta birçok Türkiye derecem oldu. Terör en çok kullandığım ayağımı aldı. Sol bacak üzerinden yok. Yaşama tutunmaya çalışıyorum." dedi.

Türkiye Harp Malülü Gaziler Derneğinde de görev aldığını belirten Variyenli, diğer gazilerin de hayata tutunması için birçok faaliyette bulunduğunu aktardı.

Fizik tedavi sürecine değinen Variyenli, son teknolojik özelliklere sahip yeni bir protez kullandığını, diz kapağı olmadığı için merdiven inip çıkma sırasında zorlandığını, engel atlama, koşma, rampa inip çıkma hareketleri için fizik tedavi gördüğünü anlattı.

"Sağlam insanın yapamayacağı hareketleri yapıyorum"

Spor tutkusunu hiç kaybetmediğini ifade eden Variyenli, gayretiyle yapamadığı hareket olmadığının altını çizdi. Variyenli, şöyle konuştu:

"Yaptığım hareketlere şaşırıyorlar. Hatta hareketi normal şartlarda iki bacağı olan, bana eğitim veren hocalarım da yapacak durumda değil. Geçmişte de spor yaşantım olduğu için onlar da alıştılar, korkmuyorlar. Onlar da ‘sağlamken nasıldın’ diye soruyorlar. Uçan tekmeyi, genelde protezi çıkarıp fırlatıyor, öyle yapıyorum. Normal şartlarda da sağlam insanın rahatça yapamayacağı hareketlerdir. 10 yıl tekvando ile uğraştım. Bütün hareketleri rahatlıkla yapabiliyorum."

Çektiği videolarla sosyal medyada da kısa sürede çok sayıda kişi tarafından tanınır hale geldiğini dile getiren Variyenli, "Benim hareketlerimi görenler, ‘ben neden yapamıyorum’ diyerek spor salonuna yazılıyorlar. Bana ‘gazi misin?’ dediklerinde ‘milli kahramanım’ diyorum. Gazilerin sadece 19 Eylül’de değil, gittikleri her yerde hatırlanması gerekiyor. Gazilik kimliğimize saygı duyulmasını istiyoruz." diye konuştu.

"Hayata adaptasyonları için elimizden geleni yapıyoruz"

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nilüfer Kutay Ordu Gökkaya, 205 yataklı oldukça üst düzey donanıma sahip fiziksel tıp ve rehabilitasyon merkezinde hastalara hizmet verdiklerini belirtti.

Hizmet verdikleri hastalarda önceliğin güvenlik personeli olduğunu ifade eden Gökkaya, asker, polis, milli istihbarat teşkilatı üyeleri ve korucuların öncelikli hizmet grupları arasında yer aldığını ancak sivil hastaların da bu hizmetlerden yararlanabildiğini söyledi.

Hastaların robotik tedavi, havuz terapisi gibi oldukça geniş ve yüksek donanıma sahip ünitelerde tedavi gördüklerini, hastanede 80 fizyoterapistin görev yaptığını, bunun yanında iş uğraş, konuşma terapistleriyle de rehabilitasyonun her alanında hizmet verdiklerini dile getiren Gökkaya, şunları kaydetti:

"Hastalarımıza hem iş uğraşı terapisi hem de meslek edindirme yönünde eğitimlerimiz mevcut. Rehabilitasyonun bütün alanları tıbbi, sosyal, sportif rehabilitasyonun bütün alanlarını ayrı ayrı çalışıyoruz. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon hekim kadromuzla detaylı rehabilitasyon süreci uyguluyoruz. Onların yeniden hayata kazanımı, özellikle sevgili gazilerimiz, iç güvenlik yaralılarımız ve hastalarımızın yeniden hayata adaptasyonları için elimizden geleni yapıyoruz."

TSK DOSYASI : 48 UZMAN ÇAVUŞA ‘EMRE İTAATSİZLİK’ DAVASI


48 UZMAN ÇAVUŞA ‘EMRE İTAATSİZLİK’ DAVASI

Hakkari’nin Çukurca ilçesinde 4 askerin hayatını kaybettiği birlikteki 48 uzman çavuş hakkında dava açıldı. Askerler hakarete uğradıklarını ve ihmallerin yaşandığını ileri sürdü.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı Hakkari’nin Çukurca ilçesinde PKK’ye yönelik 15 Ekim 2017’de başlatılan "Şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın Operasyonu"nun 8 günlük bölümüne katılıp 4 askerin hayatını kaybettiği bölükte yer alan 48 uzman çavuş hakkında "emre itaatsizlik" suçundan dava açtı.

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre uzman çavuşlara operasyonun 9. gününde kendilerine yeniden verilen "operasyona çıkmaları" emrine uymadıkları suçlaması yapıldı. Uzman çavuşlar ise savunmalarında operasyonun planlanmadan yapıldığını ileri sürerek "4 arkadaşımızı şehit vermemiz ve operasyondan yorgun dönmemiz nedeniyle moral ve motivasyonumuz bozuktu" savunmasını yaptı.

Habere göre soruşturma dosyasında yer alan askerlerin ifadeleri olayın boyutunu gün yüzüne çıkardı. İddianameye göre Bolu 2. Komando Tugayı’na bağlı birlikler operasyon için Çukurca’ya sevk edildi. Operasyonun 8 günlük bölümüne haklarında dava açılan 48 asker de katıldı. Bu sürede 4 askerin hayatını kaybettiği 6 askerin yaralandığı Bolu 2. Komando Tugayı’na bağlı askerler daha sonra ana üs bölgesine döndü.

18 UZMAN ÇAVUŞ İSTİFADAN VAZGEÇTİ

Yeniden "operasyon olabilir" şeklinde emir gelince askerler "Hem fiziken hem ruhen yorgun olduklarını ayrıca 4 şehit vermiş olmaları nedeniyle de morallerinin bozuk olduğunu" söyledi.

Göreve çıkmaları yönünde komutanları tarafından baskı yapılan ve hakarete uğradıklarını iddia eden bölükteki görevli askerlerin tamamı istifa ettiklerini belirtti.

Bunun üzerine Bolu Komando Tugay Komutanı birliğe gelerek "İstifa kararını geri almaları halinde haklarında hiçbir soruşturma başlatılmayacağı" sözünü verdi. 48 uzman çavuştan 18’i bunun üzerine istifaden vazgeçti. 30 uzman çavuş ise istifa kararında direndi.

PLANLAMA YAPILMADI İDDİASI

Dosyaya giren bir uzman çavuşun savunması 4 askerin hayatını kaybetmesiyle ilgili ciddi ihmal iddiasını gündeme getirdi. 12 Ekim 2017’de iç güvenlik harekâtı bölgesine giderken yaşadıkları kaza sonucunda bir arkadaşlarını kaybettiklerini ifade eden uzman çavuş 4 askerin yaşamını yitirmesiyle ilgili şunları anlattı:

"Birinci Komanda Taburu unsurları 15 Ekim 2015 tarihinde TIR kamyon indirme işlemini yapmış aynı gün depolarını kurmuş ve gecesinde operasyon faaliyetlerine başlamıştır. Operasyona dinlenmeden istirahat etmeden ve ayrıntılı bir plan yapmadan çıkan birliğimiz operasyonda şehit ve yaralı vermiştir. Ayrıntılı planlama yapılmamıştır. Operasyon emniyet tedbirlerinin hiçbiri uygulanmamıştır. Operasyon esnasında 4 arkadaşımız şehit 6 arkadaşımızı yaralı vermemiz bizi psikolojik anlamda etkilemiştir. "

‘YÜRÜYEMEYECEK PERSONEL HAKARETE UĞRADI’

Operasyonu yaparken 1800 rakımlı tepede 8 gün boyunca konuşlandıklarını anlatan uzman savunmasında yürüyemeyecek derecede olan personelin komutanın hakaretine uğradığı yıpranan personelin gelen helikoptere bindirilmediği belirtildi.

Uzman çavuş savunmasında katılmadıkları operasyon emrinin kendilerine yazılı olarak verilmemesine komutanlarının kendilerine verdikleri izin belgesinde 24-26 Ekim tarihlerinde izinli olduklarına da dikkat çekti.

Link : http://haber.sol.org.tr/turkiye/48-uzman-cavusa-emre-itaatsizlik-davasi-251963

TERÖRLE MÜCADELE DOSYASI : Gazi Uzman Çavuş Celil Kartal Tunceli’deki çatışmayı anlattı


Gazi Uzman Çavuş Celil Kartal Tunceli’deki çatışmayı anlattı

Gri listede aranan terörist Delila kod adlı Zeynep Miran’ın da aralarında bulunduğu 3 teröristin etkisiz hale getirildiği çatışmada gazi olan Uzman Çavuş Celil Kartal çatışmayı anlattı. Kartal, "Teröristlerle aramızda 10-15 metre mesafe vardı." Dedi.

Tunceli’de operasyonda omzundan yaralanan kahraman Mehmetçik, 10-15 metre mesafede sıcak çatışma anında el bombalarını kullanarak göğüs göğüse mücadele verip 3 teröristi etkisiz hale getirdiklerini anlattı.

Tunceli Valisi Tuncay Sonel ise yaralı askerin nişanlı olduğunu öğrenince, yurtiçi veya yurtdışında nerede balayı yaparsa yapsın tüm masraflarını üstlendiğinin sözünü verdi.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın çalışması sonucu Tunceli’nin merkez kırsalında 3 gün önce tespit edilen teröristlere yönelik İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı timler tarafından operasyon yapılmış, biri 300 bin TL ödüllü Gri listede aranan sözde Pülümür Gücü Sorumlusu Delila kod adlı Zeynep Miran olmak üzere 3 terörist ölü olarak ele geçirilmişti. Operasyonda Uzman Çavuş Celil Kartal ise omzundan yaralanarak Elazığ’da tedavi altına alınmıştı.

VALİDEN BALAYI SÖZÜ

Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Tuncay Sonel, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Vedat Çolak, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ, Elazığ İl Jandarma Komutanı Albay Necip Çakıroğlu, F.Ü Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Refik Ayten ile birlikte Tunceli’de çıkan ve 3 teröristin etkisiz ölü olarak ele geçirildiği operasyonda yaralanan Gümüşhaneli Uzman Çavuş Celil Kartal’ı tedavi gördüğü F.Ü. Hastanesinde ziyaret etti.

Ziyarette kahraman gaziyi alnından öpen Vali Sonel, sağlık durumuyla ilgili bilgi aldı. Daha sonra gazi Kartal’ın nişanlı olduğunu öğrenen Vali Sonel, "İnşallah düğünü olur balayı bizden olsun. Yurtiçi veya yurtdışı sözümüz söz balayın bizden" diyerek moral verdi.

"TERÖRİSTİN ÖNÜNDE BİR KAYA BLOĞU VARDI, 10-15 METRE MESAFEYDİ"
İHA’nın haberine göre; ziyarette kahraman gazi Kartal, "10-15 metre mesafede benim önümde bir kaya vardı, teröristin önünde bir kaya bloğu vardı. İlk önce aşağıdan gideni gördük, arkadaş kaya bloğuna geçerken o attı, beni görmedi zaten. O atınca ben ona attım kadın düştü zaten, bağırıyordu. El bombası attım kadın sustu, arkadaşın yanına geçtim. El bombası attım diğeri de havaya sıçrayıp düşmüş, yakın mesafeydi o bürü de bize bir kaç tane el bombası attı, 10-15 metre mesafeydi" diyerek olay anını anlattı.

Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Vedat Çolak da hafta sonucu Tunceli’ye giden Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile kuvvet komutanları ve İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geçmiş olsun mesajını gaziye iletti.

TAZİYE MESAJI : PKK terör örgütüne karşı yürütülmekte olan operasyonlarda Şehit düşen Mehmetçiğimize, Korucumuza ve Köylümüze Tanrı’dan rahmet dileriz.


DAĞITIM

1. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

2. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

3. DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

4. HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

5. JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

Sayın Komutanım,

Diyarbakır’ın Hani ilçesinde PKK tarafından seyir halinde olan bir araca yapılan saldırıda 1 uzman çavuşumuz ile araçta bulunan 1 gönüllü güvenlik korucumuz olmak üzere 2 kişi Şehit oldu. Bitlis’te de PKK’lılar tarafından odun toplayan köylülere yönelik düzenlenen saldırıda 1 kişi hayatını kaybederken, 4 kişi de yaralandı.

Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu elim olayda Şehit olan kahraman Mehmetçiğimize, Korucumuza ve Köylümüze Allah’tan rahmet, değerli ailelerine, yakınlarına, silah arkadaşları ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır dileriz. Terörle Mücadele kapsamında ve Afrin Operasyonunda yaralanan tüm Mehmetçiklerimize ve vatandaşlarımıza acil şifa dileriz.

Allah Şanlı Ordumuza muvaffakiyet ve zafer nasip etsin.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

www.ozelburoistihbarat.com

TAZİYE MESAJI : PKK terör örgütüne karşı yürütülmekte olan operasyonlarda Şehit düşen Uzman Çavuşumuz Yusuf Yavuz’a Tanrı’dan rahmet dileriz.


DAĞITIM

1. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

2. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

3. DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

4. HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

5. JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

Sayın Komutanım,

Hakkari Yüksekova Şehit Jandarma Er Ali Çelik Üs Bölgesinde bulunan M60T tipi tankın, gece 02.30’da yapılan bakımı esnasında ateş alması sonucu Piyade Çavuşumuz Yusuf Yavuz yaralandı. Niğde Kızılören köyü nüfusuna kayıtlı olan Piyade Çavuşumuz Yusuf Yavuz, kaldırıldığı Yüksekova Devlet Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu elim olayda Şehit olan kahraman Mehmetçiğimize Allah’tan rahmet, değerli ailesine, yakınlarına, silah arkadaşları ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır dileriz. Terörle Mücadele kapsamında ve Afrin Operasyonunda yaralanan tüm Mehmetçiklerimize acil şifa dileriz.

Allah Şanlı Ordumuza muvaffakiyet ve zafer nasip etsin.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

www.ozelburoistihbarat.com

TAZİYE MESAJI : PKK terör örgütüne karşı yürütülmekte olan operasyonlar kapsamında Diyarbakır / Dicle’de Şehit düşen Mehmetçiklerimize Tanrı’dan rahmet dileriz.


DAĞITIM

1. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

2. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

3. DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

4. HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

5. JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

Sayın Komutanım,

Teröristle Mücadele Harekatı kapsamında Diyarbakır İli Dicle İlçesi Kuzeyinde icra edilen operasyon esnasında, 13 Mart 2018 Salı günü saat 14.15 sıralarında teröristlerce daha önceki tarihlerde döşenmiş olan mayın/EYP’ye temas sonucunda meydana gelen patlamada 2 kahraman Mehmetçiğimiz Şehit olmuş, 2’si ağır, 3’ü hafif olmak üzere 5 kahraman Mehmetçiğimiz yaralanmıştır.

Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu elim olayda Şehit olan kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, değerli ailelerine, yakınlarına, silah arkadaşları ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır dileriz. Yaralı Mehmetçiklerimize acil şifa dileriz.

Allah Şanlı Ordumuza muvaffakiyet ve zafer nasip etsin.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

www.ozelburoistihbarat.com

TAZİYE MESAJI : PKK terör örgütüne karşı yürütülmekte olan operasyonlarda Şehit düşen Uzman Çavuş’lar Taner Kart ve Göksel Koç’a Tanrı’dan rahmet dileriz.


DAĞITIM

1. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

2. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

3. DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

4. HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

5. JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

Sayın Komutanım,

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK Terör Örgütüne karşı Cinderes ve Ağrı’da yürüttüğü operasyonlarda Şehit düşen Tankçı Uzm. Çvş. TANER KART ve Uzm. Çvş. GÖKSEL KOÇ’a Tanrı’dan rahmet, kederli aileleri, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Allah Şanlı Ordumuza muvaffakiyet ve zafer nasip etsin.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

www.ozelburoistihbarat.com

TAZİYE MESAJI : Afrin’de yürütülmekte olan Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Ertuğrul Tuğra Kavun’a Tanrı’dan rahmet dileriz.


DAĞITIM

1. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

2. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

3. DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

4. HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

5. JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

Sayın Komutanım,

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’de yürütmekte olduğu Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Ertuğrul Tuğra Kavun’a Tanrı’dan rahmet, kederli ailesi, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Allah Şanlı Ordumuza muvaffakiyet ve zafer nasip etsin.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

www.ozelburoistihbarat.com

TAZİYE MESAJI : Afrin’de yürütülmekte olan Zeytin Dalı Harekatı’ nda şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Şükrü Ünlü’ye Tanrı’dan rahmet dileriz.


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’de yürütmekte olduğu Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Şükrü Ünlü’ye Tanrı’dan rahmet, kederli ailesi ve Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Türker Ertürk ve ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU