KATAR DOSYASI : Katar’ın Türkiye’de neleri var ???


Katar’ın Türkiye’de neleri var ???

7 ülkenin ilişkilerini kestiği Katar’ın Türkiye’ye büyük yatırımları bulunuyor. Türkiye’ye yatırımlarının büyüklüğü 18 milyar doları bulan Katar dünyanın da en büyük 14’üncü yatırımcısı. Katar’ın dünyada modadan, gayrimenkule, finanstan sanayiye, turizmden perakendeye kadar 335 milyar dolarlık yatırımı bulunuyor.

Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Libya ve Maldivler’in Katar’la diplomatik ilişkileri kesmesi Türkiye-Katar ilişkilerini gündeme getirdi. Türkiye’de son yıllarda çoğu yatırımın arkasından Katarlılar çıkıyor. Son olarak Varlık Fonu’na devredilen Çay Kur’un önce Katarlılara satıldığı daha sonra hisselerinin rehin gösterildiği iddiaları gündemi gelmişti. 2015 yılından itibaren Katarlıların Türkiye’de aldıkları kritik şirketler içinde ONB Finansbank, Abank, Digitürk, BMC ile Boyner’deki ortaklıklar geliyor.

TÜRKLER İNŞAAT YAPIYOR

Hürriyet’ten Neşe Karanfil’in haberine göre; Türkiye Katar’da ağırlıklı olarak inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor. Türk müteahhitlerinin Katar pazarına 2000 yılında adım attığını belirten Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün, Katar’ın Türk inşaat şirketleri açısından önemli ve yüksek potansiyele sahip bir pazar olduğunu dile getirdi. 2017 yılının ilk çeyreğinin sonuna kadar Türk şirketlerin Katar’da toplam 14.2 milyar dolar tutarında 128 proje üstlendiğini belirten Yenigün, “Söz konusu projeler içinde STFA ve Yapı Merkezi’nin yabancı ortaklarıyla birlikte üstlendiği 4.4 milyar dolarlık Doha metrosu başta olmak üzere ağırlıklı olarak altyapı, ulaşım ve konaklama inşaatlarıdır” dedi. Katar, 2022 yılında Dünya Kupasına ev sahipliği yapacak.

CANLI BORSA İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN…

Katar’ın Dünya Kupası evsahipliği için yaklaşık 170 milyar dolarlık alt ve üst yapı yatırımı yapması bekleniyor. Dünya kupası için 8 stadyum kullanılacak, bunlardan 5 tanesi yeni yapılacak, 3 tanesi de yenilecek. Türk müteahhitler de bu projelerden pay alabilmek için son aylarda Katar’da fuarlara katılıyor. Hedef 2022’ye kadar 15-20 milyar dolarlık iş alabilmek. Türk şirketlerinin 170 milyar dolarlık yatırım portföyünden şimdiye kadar yaklaşık 7.5 milyar dolarlık iş aldığı belirtiliyor. Tek kalemde en büyük alınan iş ise Tekfen’in aldığı 2.3 milyar dolar yol inşaatı.

HEDEF İKİ KATINA ÇIKARMAK

Dünyada 335 milyar dolarlık yatırıma ulaşan Katarlıların Türkiye’deki yatırımlarının büyüklüğü yaklaşık 18 milyar doları buldu. 2016 yılında Türkiye’e Katar’a 421 milyon dolarlık ihracat yaparken, ithalat 271 milyon dolar oldu. Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) raporuna göre Türkiye’de en çok yatırım yapan ülkeler arasında Katar 7. sırada yer alıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri ile sık sık bir araya geldi. Son olarak 2016 yılı sonunda Trabzon’da yapılan görüşmeler sırasında mali denetleme işbirliği, bilgi ve iletişim teknolojisi işbirliği, gümrük alanında işbirliği gibi pek çok alanda mutabakat zaptı imzalandı. 700 milyon dolar seviyesinde olan Katar’la ticaret hacminin iki katına çıkarılarak 1.5 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.

TÜRKİYE’DE NELERİ ALDI?

TÜRKİYE’DE bankacılık sektörüne Abank ile adım atan Katar, daha sonra QNB ile Finanbank’ı aldı. Commercial Bank of Qatar, 2013 yılında Abank’ın yüzde 71’ini 460 milyon dolara almıştı. 2016 yılı sonunda da 224 milyon dolar daha ödeyerek bankanın tümünün sahibi oldu. Ortadoğu ve Afrika’da yaptığı yatırımlarla öne çıkan QNB Finansbank’ın yüzde 99.81’lik hissesini aldı. Satış için 2.75 milyar Euro ödendi. Digitürk’ün satışı da uzun bir süre kamuoyunda tartışma konusu oldu. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçtikten sonra Katarlı beIN medya grubuna satıldığı birkaç kez gündeme gelen ancak açıklanmayan satış, 2016 yılında gerçekleşti. Satış rakamı tam olarak açıklanmadı. Daha sonra kulislere yansıyan bilgilere göre satışın 1 milyar dolar ile 1.4 milyar dolar arasında gerçekleştiği gündeme geldi. Boyner’in yüzde 30.7’sini Katarlılar alırken, BMC’de de ortaklığı bulunuyor.

SAYILARLA KATAR

74 bin 700 dolar
Kişi başı milli gelir

%13.5
Son 10 yılda yıllık ortalama büyüme

170 milyar dolar
2022 Dünya Kupası için alt ve üst yapı yatırımı

100+ ÜLKE
Doğrudan yatırım yapılan ülke sayısı

TÜRKİYE
Katar’ın en çok yatırım yaptığı 7’inci ülke

335 milyar dolar
Katar’ın dünyadaki yatırım tutarı

14
Katar’ın dünyanın en büyük yatırımcı sırası

100 milyar dolar
Katar’ın yurtiçi yatırım portföyünün büyüklüğü

SANAYİ
Volkswagen’den, Glencore’a ve Siemens 18 milyar dolar

MODA
857 milyon dolar dünya moda devi Valentino’nun moda merkezine ortaklık için ödenen

SPOR
35 milyon Euro Barselona takımına sponsorluk
130 milyon dolar Paris Saint German takımının sahipliği

ENERJİ
6.83 milyar dolar Rus petrol devi Rosneft
2.33 milyar dolar Hollanda’nın devi Royal Dutch Shell
2 milyar dolar Fransız petrol devi Total
5 milyar dolar Malezya petrol şirketi Pengerang Integrated Petroleum Complex yatırımı
2.9 milyar dolar İspanyol enerji şirketi Iberdola

MEDYA
3.7 milyar dolar Fransız medya ve yayın devi Lagardere Group alımları
1.2 milyar dolar Türk paralı TV platformu Digitürk alımı
1 milyar dolar ABD’li film yapım şirketi Miramax
354 milyon Euro Fransız medya ve telekomünikasyon şirketi Vivendi ortaklığı

PERAKENDE
1.25 milyar dolar Dünya mücevher devi Tiffany&Co hisseleri,
2 milyar dolar İngiliz Harrolds’ın tamamı Katarlıların
1.51 milyar dolar İngiliz süpermarket devi Sainsbury yatırımı
2.3 milyar dolar Fransız perakende zinciri Printemps’in alımı
770 milyon dolar Türk perakende zinciri Boyner’e ortaklık

ULAŞIM
1.4 milyar dolar Dünyanın en büyük havalimanlarından Heatrow’a ortaklık

FİNANS
2.9 milyar dolar İngiliz bankacılık devi Barclays’e yatırım
3 milyar dolar İsviçreli bankacılık devi Credit Suisse yatırımı
2.8 milyar dolar Çin’in Ziraat Bankası’na ortaklık
1.2 milyar dolar Brezilyalı Banco Santander’e ortaklık
850 milyon dolar Londra Borsası ortaklığı
2.7 milyar Euro Türk Finansbank’ı satın alma
222.5 milyon dolar Türk Alternatif Bank’ın satın alımı
200 milyon Euro Yunan Alpha Bank’a ortaklık

OTEL
Londra’daki tarihi Savoy Hoteli
940 milyon dolar Fransa’da 4 lüks otel ve Le Figaro’nun ofisi

GAYRİMENKULLER
300 milyon dolar İngiltere’de Shell Center’ın olduğu Canary Wharf
664 milyon dolar İngiltere’deki eski ABD büyükelçilik binası
620 milyon dolar ABD’de Washington’da CityCenter binası
906 milyon dolar İngiltere’deki olimpiyat köyüne ortaklık
8.5 milyar dolar New York’ta gayrimenkul yatırımları

MİLLİ SAVUNMA DOSYASI : S-400 Alımı ve Türkiye – ABD Arasında Yaşananlar


S-400 Alımı ve Türkiye – ABD Arasında Yaşananlar

Stajyer Verda ŞENSOY

03 Eyl 2019

Uluslararası kamuoyu tarafından da yakından takip edildiği üzere; Türkiye’nin Rusya’dan S-400 Hava Savunma Sistemi’ni satın alması, bir federal yasa olan CAATSA (Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act; Amerika’nın Düşmanlarına Karşı Yaptırım Yasasıyla Mücadele) Kanunu’nun 231. maddesinde yer alan yaptırım tehditleri ile karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur. …

Analiz: S-400 Alımıyla Birlikte ABD ve Türkiye Arasındaki Süreçte Neler Yaşandı?

S-400 Alımı ve Türkiye – ABD Arasında Yaşananlar

Uluslararası kamuoyu tarafından da yakından takip edildiği üzere; Türkiye’nin Rusya’dan S-400 Hava Savunma Sistemi’ni satın alması, bir federal yasa olan CAATSA (Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act; Amerika’nın Düşmanlarına Karşı Yaptırım Yasasıyla Mücadele) Kanunu’nun 231. maddesinde yer alan yaptırım tehditleri ile karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur. 2017 yılında ABD’de yürürlüğe giren CAATSA Kanunu’nun amacı öngördüğü yaptırımlar aracılığı ile hasımlarına karşı korunmayı sağlamaktır. Türkiye’nin de engeline takıldığı 231. madde; Rusya Federasyonu’nun savunma ve istihbarat sektörleriyle önemli iş yapan kişi ve kurumlara yaptırımlar uygulanacağıdır. İlk olarak üzerinde durulması gereken nokta ise yaptırımın uygulanmasının koşulu olarak gösterilen “önemlilik” şartını S-400 HSS’nin taşıyıp taşımadığıdır. Kanunda “önemli iş” kavramının tanımı yapılmamıştır fakat yakın bir tarihte aynı sebepten uygulanmış olan bir yaptırım örneği mevcuttur. Çin’in Rusya’dan S-400 HSS’ni satın alması neticesinde Çin’e ait Donanım Geliştirme Dairesi’ne ve başkanı Li Shangfu’ya yönelik ABD’de ihracat lisansına başvurmaktan ve ABD finansal sistemini kullanmaktan men etme kararı alınmıştır. Bu karar S-400 HSS’nin Çin bağlamında satın alınmasının “önemli iş” kavramı kapsamına girdiğini göstermektedir.

Kanunun amacı doğrultusunda ilerlendiğinde CAATSA kanunu hasımlara karşı caydırıcı bir tedbir olmakla birlikte tek amacı bu değildir. Bu kanun aynı zamanda, kendi devlet başkanlarının yetkisini kısıtlayarak ona karşı bir önlem alma çabasıdır. Bu gayeler kanunun tatbik edilmesi konusundaki ısrarları da açıklar niteliktedir. Türkiye’nin hava savunma sistemini Rusya’dan satın almasındaki en önemli gerekçe ise “Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi (T-LORAMIDS)” ihalesindeki yaşanan sorunlar olarak gösterilebilir.

Türkiye S-400 HSS’ni Rusya’dan almaya karar vermeden önce yurtdışı hazır alıma dayalı tedarik usulü ile hava savunma sistemi ihtiyacını karşılamak istemiştir. Bu ihaleye Çin, ABD, Rusya, İtalya ve Fransa katılmıştır. Teklifler arasında en makul olan Çin’in teklifi olmuştur. Fakat bu teklif Türkiye’nin savunma sistemi konusunda isteklerini yeterince karşılamamıştır. Bu sebeple Türkiye, ek süre vererek diğer ülkelerin tekliflerini yineleyebileceğini ilan etmiştir. Sonraki süreçte yapılan görüşmeler sonuçsuz kalmıştır. En nihayetinde Türkiye ihale kararını iptal etmiş ve Rusya ile görüşmelere başlamıştır. Sürece gereken önemin ilgili ülkeler tarafından gösterilmemesi Türkiye’yi Rusya’yla bir araya getiren etkenler birisi olarak gösterilebilir. Bununla birlikte Türkiye stratejik konumunun kullanılması gibi gerekli olan tüm sorumluluklarını, NATO müttefiki ülkeler için üstlendiği hâlde ihale süreci devam ederken gerçekleşen Türkiye’nin güvenliği için ABD, Hollanda ve Almanya tarafından Türkiye’ye konuşlandırılmış olan Patriot sistemlerinin geri çekilmesi de Türkiye’yi hava savunma sistemi edinme konusunda zorunlu hâle getirmiştir. Sayılan sebeplerin sonucu olarak da Türkiye, S-400 HSS’ni satın almaya karar vermiştir. Sonuç aşaması Türkiye’nin kararı olsa da gelişme aşaması Türkiye’nin menfi şekilde etkileneceği şekilde gerçekleşmiştir. ABD Senatosunun Türkiye’nin haklılık paylarını göz önünde tutarak, bu süreci ikili ilişkilere en az zarar verecek şekilde bir sonuca bağlayacağı düşünülmektedir.

İhtimaller Üzerinden

Türkiye hükümeti ve tüm dünya “ABD Türkiye’ye ne tür yaptırımlar uygulayabilir?” sorusunu merak etmektedir. Bu soru farklı ihtimaller üzerinden düşünülerek cevaplandırılabilir. İlk ihtimal olarak girişte de bahsedildiği gibi Türkiye ile benzer sebepten Çin’e uygulanmış bir yaptırım mevcuttur. Bu yaptırımın içeriği Çin’deki satın almayla ilgili kurumların ABD’de ihracat lisansına başvurmaktan ve ABD finansal sistemini kullanmaktan men etmesini içermekteydi. Türkiye-ABD ilişkileri de göz önünde bulundurularak bu ihtimal üzerinde düşünüldüğünde; 20,7 milyar dolar olan ABD-Türkiye ticaret hacminin 3,1 milyar dolarlık kısmını askeri harcamalar oluşturmaktadır. Türkiye Ticaret Bakanı Ruhsan Pekcan’ın açıklamasına göre ABD ile hedeflenen ticaret hacmi ise 75 milyar dolardır. Bunun anlamı ise ABD ile olan ticari ilişkilerin uzun vadede iyi tutulmak istendiğidir. ABD’nin de ticari anlamda isteğinin aynı doğrultuda olduğunu söylemek mümkündür. Buna rağmen ticari ilişkilerin yanı sıra ikili arasındaki askeri anlaşmazlıklar, İran yaptırımları, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan YPG’ye yapılan ABD yardımları ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in iadesinin yapılmaması gibi hususlar nedeniyle gergin bir ilişki de süregelmektedir. Her ne kadar ABD Başkanı Donald Trump açıklamalarında Türkiye ile ilişkilerin iyi olduğunu, yaptırım uygulamayı düşünmediğini ifade etse de bu gerginlik Amerikan Senatosunca farklı şekilde yorumlanmaktadır. Durumların ortak sonucu olarak ise Türkiye için de Çin ile aynı yaptırımlar uygulanabileceği gibi döviz üzerinden işlem yapılmasının yasaklanması, uluslararası mali kuruluşlardan kredi verilmemesi gibi benzer mali yönü ağır gelecek yaptırımlar uygulanması söz konusu olabilir. Bu tür yaptırımlar Türkiye’nin ticaret hacminin tahmin edilen düzeye gelmesinde büyük bir engel olacaktır.

İkinci ihtimal ise yakın geçmişte ABD ile yaşanmış olan Rahip Brunson krizi ve sonucunda Türkiye’ye uygulanan yaptırımlar üzerinden düşünülmesidir. Rahip Brunson krizinde iki ülke arasında gergin bir süreç yaşanmış olmasına karşın yaptırımlar ilişkileri yıpratıcı nitelikte olmamıştır. İçişleri ve Adalet Bakanlarının ABD’ye gitmesinin yasaklanması gibi Türkiye için zor sonuçlar doğurmayacak yaptırımlar uygulanmıştır. ABD Başkanı Trump ve Senatonun açıklamaları göz önünde tutulduğunda benzer bir yaptırımın uygulanması ihtimali daha yüksek görünmektedir. Diğer bir ihtimal üzerinde ise ABD Başkanı Trump’ın iyimser açıklamaları üzerinden düşünülmektedir. Yaptırım uygulanmaması bu iyimserliğin sonucudur. Yaptırım uygulanmaması için ABD Başkanı Trump’ın yasada yer alan usule uygun olarak hareket etmesi, yaptırımlardan muafiyet kararı vermesi gerekmektedir. Bu kararı verebilmesi için Kongre’nin ilgili komisyonuna yaptırımlardan muafiyet tanımanın ülke için hayati önem taşıdığını anlatması ve ispatlaması gerekir. 231. maddeden farklı olarak kanunun bir diğer maddesinde ise daha kolay bir çözüm sunulmaktadır. 236. madde milli güvenlik çıkarlarına uygunluk durumunda Başkan Trump’a bu muafiyeti sağlayabilme yetkisi vermiştir. Bunun anlamı yaptırımın uygulanmasının, ABD güvenliğinin fonksiyonlarına bir tehdit teşkil etmesi hâlinde Başkan tarafından yaptırım kararı durdurulabilecektir. Fakat Başkan’ın yetkisini kullanması sonuç almak için yetmemekte, aynı zamanda Kongre’nin onayı gerektiğinden Türkiye için uygulanabilir bir madde olup olmadığı muallaktadır.

Başlanılan Süreç

Başkan Trump ve ABD Senatosu bazı konularda görüş ayrılığı içerisinde olsalar da hemfikir oldukları Türkiye’nin S-400 HSS’ne ve F-35 savaş uçaklarına aynı anda sahip olamayacağı fikri vardır. Bu doğrultuda ABD Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarının üretim ortaklığından çıkarılacağını açıklamıştır. Bu durum Türkiye’nin 1,5 milyar dolarlık yaptığı harcamanın ve bu üretimden elde edeceği 9 milyar dolarlık iş hacminin kaybı anlamına gelmektedir. ABD’nin bu durumla ile ilgili kaygısı ise S-400 HSS aracılığıyla Rusya’nın F-35 savaş uçaklarının zafiyetinin tespit etmesi ve aleyhe olarak kullanmasıdır. Türkiye böyle bir riskin olmadığını defaten çeşitli açıklamalarda izah etse de ABD bu durumu güvenlik tehdidi olarak görmektedir. F-35 savaş uçakları Türkiye için sadece silahlı kuvvetler olarak değil, ekonomik anlamda da çok büyük bir öneme sahiptir. Sürecin Türkiye aleyhine sonuçlanması halinde ekonomide yaşanılacak zafiyet büyük olacaktır. ABD ile imzalanan anlaşmada uluslararası mahkemelere başvurma imkânından feragat edildiği ve ABD’ye tek taraflı tasarruf yetkisi verildiği için durumla ilgili olarak Türkiye’nin ABD ile müzakere yapmaktan başka bir çözüm yolu kalmamaktadır. Bu sebeple müzakerelere devam edilmekte, yaptırımların farkındalığında başlanılan bu süreç en az hasarla atlatılmaya çalışılmaktadır.

Sonuç

Türkiye’nin Rusya ile anlaşma yapacağının ilan edilmesine müteakip, ABD Türkiye’ye indirimli olarak Patriot HSS vermeyi teklif olarak sunmuştur. Fakat Türkiye gecikmiş bu teklifi kabul etmemiştir. T-LORAMIDS sürecinde çıkılmış olan ihale, sunulan teklifler, kabul edilmeyen makul istekler, ek süre verilmesi, ihalenin iptali vb. yaşanmış en nihayetinde Türkiye’yi Rusya ile masaya oturmaya yönlendirmiştir. Riskler, tehditler, maliyetler hesaplandığında bunun doğru bir adım olmadığı söylenebilir. Her şeye rağmen Türkiye’nin hava savunma sistemleri konusunda kaybedecek zamanı yoktur. Bu sebeple S-400 HSS alımının atılması gereken bir adım olduğu ortadadır. Fakat Türkiye için farkındalığın önlemleri de beraberinde getirmiş olması hayati öneme haizdir. İleriki aşamalarda Türkiye’nin uluslararası konumunun menfi şekilde etkilenmemesi için yapılacaklar açısından sürecin yeni başladığı söylenebilir.

Kaynaklar

https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiyeyi-s400-alimindan-sonra-neler-bekliyor/4996208.html
https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-48365138
https://www.dw.com/tr/abdden-rusya-ve-%C3%A7ine-yapt%C4%B1r%C4%B1m-karar%C4%B1/a-45587635
https://tr.euronews.com/2019/06/19/abd-den-kuzey-kore-ye-yardim-ettigi-iddiasiyla-rus-finans-kurumuna-yaptirim
https://www.bagimsizhavacilar.com/abdnin-turkiyeyi-tehdit-ettigi-caatsa-yaptirimlari-nedir-neleri-kapsiyor/
https://tr.euronews.com/2019/07/19/trump-turkiyeye-karsi-yaptirimlari-engelleyebilir-mi
https://tr.euronews.com/2019/07/19/abd-senatosuna-turkiyeye-yaptirim-uygulanmasi-icin-yeni-onerge-sunuldu
https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-49006630
https://tr.euronews.com/2019/07/25/abd-kongresi-s-400-satin-alan-turkiye-ile-ilgili-ne-yapacagimizdan-emin-degiliz
https://gercekgazetesi.net/karsi-manset/bir-insan-iyi-polis-kotu-polis-oyununu-kac-defa-yutar
https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/abdnin-f-35-karariyla-turkiye-uretilen-her-f-35in-yuzde-6sini-kaybetti-5234819/
https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2019/07/17/pentagon-turkiye-f-35-programindan-cikarildi/
https://www.independentturkish.com/node/23751/d%C3%BCnya/reuters-t%C3%BCrkiye-rusya%E2%80%99yla-f%C3%BCze-anla%C5%9Fmas%C4%B1nda-yapt%C4%B1r%C4%B1mlardan-ka%C3%A7%C4%B1nmak-i%C3%A7in-trump%E2%80%99

SAĞLIK DOSYASI /// Korkunç Corona Virüsü İddiası : Türkiye’de 145 Bin Civarında Vaka Var


Korkunç Corona Virüsü İddiası : Türkiye’de 145 Bin Civarında Vaka Var

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın mütevelli heyeti başkanlığını yaptığı Medipol Üniversitesi’nden Muhammet Emin Akkoyunlu çok önemli bir iddiada bulundu. Akkoyunlu açıklamalarında Türkiye’deki corona virüsü vaka sayısının 145 bin civarında olduğunu iddia etti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından kurulan Medipol Üniversitesi’nin Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Emin Akkoyunlu Türkiye’deki corona virüsü vaka sayısı hakkında bir iddiayı gündeme getirdi. Akkoyunlu Türkiye’de 145 bin corona virüsü vakası olduğunu iddia etti.

KORKUNÇ İDDİA

Medipol Üniversitesi öğretim üyesi Muhammet Emin Akkoyunlu, Habertürk TV canlı yayınına katıldı ve şu ifadeleri kullandı.

“Fırtınaya yeni giriyoruz. 1 vaka tespit ettiyseniz bunun karşısında toplumda gezen tespit edemediğiniz 400 vaka var demektir. (359X400) Her ölüm vakası için tespit edemediğiniz arkada 1000 civarında vakası var demektir. Salgın şu anda daha yeni başlıyor. Bugün alacağımız önlemler hızı ancak 2 hafta durduracak.”

Corona Virüsü Vaka Sayısı İçin Korkunç Sayı

Ebru Baki bunun üzerine hesap yaptı ve ‘biz şu anda 145 binlerdeyiz’ dedi. Akkoyunlu ise açılamalarında “Tahmini vaka sayısı bu civarda” ifadelerine yer verdi.