TSK DOSYASI : Türkiye’nin yabancı topraklarda askeri varlığı ne ??? Hangi ülkelerde üs bulunduruyor ???


Katar’daki Türk askeri üssü

Türkiye’nin yabancı topraklarda askeri varlığı ne ??? Hangi ülkelerde üs bulunduruyor ???

Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük askeri eğitim merkezi olan Somali Türk Görev Kuvvet Komutanlığında Somalili subaylar eğitimini tamamladı –

Ortadoğu ve Akdeniz’de gerilim giderek artarken Libya’dan gelen talep üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bu ülkeye asker gönderilmesine yönelik tezkereyi kabul etti. Türk askerinin Libya’ya gittiğine yönelik henüz bir açıklama olmadı ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bu ülkede üzerine düşeni yaptığını söyledi. Türkiye’nin halen Asya, Afrika ve Avrupa olmak üzere üç kıtada 10’dan fazla ülkede askeri varlığı bulunuyor. Peki, hangi ülkelerde hangi amaçla Türk askeri görev yapıyor?

Sudan’daki tartışmalı Sevakin Adası ve henüz asker gittiği açıklanmayan Libya hesaba katılmazsa Türkiye’nin en az 13 ülkede askeri varlığı bulunuyor. Bunların çoğuna askeri üs demek mümkün değil. Bir çoğunda Türk askeri uluslararası barış gücü çerçevesinde görev yapıyor. Bazı ülkelerdeki asker sayısı da 100’den az. Birleşmiş Milletler (BM) ve NATO görevleri hariç Türkiye Irak, Suriye, Katar, Somali, KKTC ve Libya’ya kendi girişimleriyle asker görevlendirdi.

Hükümetin yabancı ülkelere gönderebilmesi için tezkerenin TBMM’de kabul edilmesi gerekiyor. TBMM kayıtlarına bakıldığında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hangi ülkelere asker görevlendirdiğini görmek mümkün. Ayrıca TSK’nın barışı destekleme harekatlarına katkıları da Genelkurmay Başkanlığı sitesinde yer alıyor.

İşte Türkiye’nin askeri varlığının bulunduğu ülkeler:

1) Irak:

Türkiye, PKK ile mücadele kapsamında Irak’a ihtiyaç duydukça askeri operasyonlar yaparken bu ülkede çeşitli şehirlerde askeri üsleri de bulunuyor. Bunlardan öne çıkanı zaman zaman tartışmalara sebep olan Başika Üssü. Irak’taki diğer üslerin yeri ve boyutu ise güvenlik sebebiyle açıklanmıyor.

2) Suriye:

Türkiye, Suriye’de 2011 yılında iç savaş başladıktan sonra bu ülkeye bir çok operasyon gerçekleştirdi. En son Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra Türkiye Suriye’de sınırlarına yakın geniş bir alanı kontrol ediyor. Suriye’de binlerce Türk askeri olduğu tahmin ediliyor.

Irak ve Suriye’deki askerlerin varlığı TBMM kayıtlarına göre şöyle gerekçelendiriliyor: “Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye’deki tüm terörist örgütlerden ülkemize yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı ulusal güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak”

3) Somali:

Türk askeri Somali’de iki kapsamda vazife alıyor. İlki, başkent Mogadişu’daki Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığı. Eylül 2017’de dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından açılan üs, askeri eğitim merkezi olarak Somali ordusuna subay yetiştiriyor. Komutanlık bugüne kadar onlarca subay ve astsubay mezun etti. Somali ile ilişkiler dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011 yılındaki ziyaretinden sonra hızla gelişmeye başladı.

Türk askerinin ikinci sorumluluk alanı ise Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgeler. Türk askeri burada “Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafazası ve uluslararası toplumca yürütülen korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle müşterek mücadele amacıyla yürütülen uluslararası çabalara destek vermek üzere” görev yapıyor.

4) Lübnan:

Türk askeri Lübnan’da Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında görev yapıyor. Türkiye 10 yılı aşkın süreden beri UNIFIL’e destek veriyor. Bu üldeki Türk askeri sayısı 100 civarında.

5) Afganistan:

TSK, 11 Eylül saldırılarının ardından Afganistan’a gerçekleşen operasyonlardan sonra BM kararıyla NATO misyonu çerçevesinde bu ülkede görev yapıyor. Türk askeri muharip güç olarak görev yapmıyor. Afgan ordusunun eğitilmesi ve ülkede güvenliğin sağlanmasına yönelik yardımda bulunuyor. Afganistan’daki asker sayısı yaklaşık 2 bin.

6) Katar:

Türkiye ile Katar’ın siyasi ve ekonomik ilişkileri son yıllarda en parlak günlerini yaşarken Suudi Arabistan’ın başını çektiği Körfez ülkelerinin bu ülkeye uyguladığı yaptırım sonrasında 2017 yılında bu ülkeye asker görevlendirildi. Türkiye, Katar’da askeri üssü kurmuş durumda.

7) Mali:

Türk askeri Mali’de BM Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu (MINUSMA) kapsamında görev yapıyor.

8) Orta Afrika Cumhuriyeti:

TSK Orta Afrika Cumhuriyeti’nde de BM bünyesinde bulunuyor. Türk askeri bu ülkede BM Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu’na destek veriyor. Bu iki Afrika ülkesindeki asker sayısına ilişkin bilgi yok ancak çok fazla olmadığı tahmin ediliyor.

9) Bosna-Hersek:

Türk askeri Bosna-Hersek’teki Uluslararası Barış Gücü bu ülkede barış ve istikrarın sağlanması için bulunuyor. Bosna-Hersek Türk Temsil Heyet Başkanlığı bünyesinde bulunan Türk askerinin vazifesi, “huzur ve güven ortamını devam ettirmek, yerel ve uluslar arası kuruluşlarla işbirliğini geliştirmek, uluslararası sivil mevcudiyeti desteklemek ve Bosna-Hersek Silahlı Kuvvetlerine eğitim desteği sağlamak”

10) Kosova:

Kosova’da Uluslararası Barış Gücü, 1999’dan itibaren BM Güvenlik Konseyi’nin kararı doğrultusunda sürdürülmektedir. KFOR Harekâtı adıyla devam eden barışı destekleme harekâtında Türkiye kendisine tahsis edilen kadrolara personel görevlendiriyor. Türk askerinin Kosova’daki başlıca vazifesi; güvenli ve emniyetli bir ortam tesis etmek, yerel ve uluslararası kuruluşlarla işbirliğini geliştirmek ve Kosova Güvenlik Kuvvetlerinin gelişmesine destek sağlamak.

11) Kuzey Kıbrıs:

Türkiye’nin 1974’te başlattığı Kıbrıs Barış Harekatı’ndan bu yana adanın kuzeyindeki Türk tarafında askeri varlığı bulunuyor. Kıbrıs’taki Türk askeri sayısının 40 bin olduğu tahmin ediliyor. Kıbrıs’taki Türk askeri doğrudan Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı daimi askeri birlik statüsü bulunuyor.

12) Azerbaycan:

TSK, Azeri askerlere eğitim vermekte ve iki ülke arasında yakın ilişkiler sözkonusu ancak Azerbaycan’da Türk askeri üssü oldukça tartışmalı bir mesele. 2016’da imzalanan bir protokol ile Bakü’deki Gizil Sherg Garnizonu’nda yer alan bazı binalar ile Sumgayıt şehrindeki Nasosnaya Hava Üssü’nde bulunan bir terminal TSK’nın kullanımına tahsis edildi. Ancak Türkiye’ye üs verildiği yönünde haberlerin basında yer alması üzerine, Azerbaycanlı yetkililer bu iddiaları yalanladı.

13) Arnavutluk:

Savunma işbirliği kapsamında 1997’de kurulan üs Adriyatik kıyısındaki Avlonya (Vlore) şehrinde bulunan ve aynı zamanda Arnavutluk Donanması’na da hizmet veren Paşa Limanı’nda, 20 dönüm arazi üzerine kuruludur. Üs, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (Dz.K.K.lığı) Arnavutluk Ekip Başkanlığı ismiyle faaliyet gösteriyor. Personel sayısı bir ara 250’ye kadar çıkan üste 20 civarında askerin görev yaptığı tahmin ediliyor.

14) Sudan’daki Sevakin Adası tartışmalı

Sudan’daki Sevakin Adası’nın durumu da oldukça tartışmalı. Türkiye-Sudan ilişkileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ıA aralık 2017’de Sudan’a yaptığı ziyaret sırasında ülkenin kuzeyindeki Sevakin Adası’nı istemesi ve Ömer el Beşir’in de ‘tamam’ demesi ile daha ileri bir boyuta taşındı. Sevakin Adası, 99 yıllığına Türkiye tahsis edildi.

Türkiye’nin burada askeri üs kuracağı yönünde haberler Arap dünyasında tepkiyle karşılandı. Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu bu iddiaları yalanlarken daha sonra Türk basınında yine aynı yönde haberler çıkmaya devam etti. Stockholm Barış ve Araştırma Enstitüsü’nün (SIPRİ) raporunda tüm tartışmalar özetlenirken yayındaki Afrika haritası Sevakin’de Türkiye’nin üssü olduğunu gösteriyor.

TSK DOSYASI /// MÜYESSER YILDIZ : GENELKURMAY KAPATILACAK MI ???


MÜYESSER YILDIZ : GENELKURMAY KAPATILACAK MI ????

26.08.2019

TSK’yı şekillendiren YAŞ toplantıları eskiden 3 gün sürerdi. Önce 1 günde bitirilir oldu. Bu yıl ise sadece 1.5 saatte tamamlandı. Toplantıdan sonra açıklanan terfi/emeklilik kararları ile geçen hafta yayınlanan tayin/atamalara tepki için çok sayıda subay emeklilik dilekçesi vermeye başladı.

Doğu-Güneydoğu Irak’ın kuzeyi ve Suriye’de PKK/YPG terör örgütüne karşı alarm durumundayız…

Ege-Doğu Akdeniz’de Rum-Yunan ikilisi ve bunların arkasındaki bilumum emperyalist güçlerle bilek güreşindeyiz…

İşte bu şartlarda onlarca subay emekli ediliyor ya da emekliliğini istiyor ama birkaç medya kuruluşu dışında haber bile olmuyor.

Hoş Ergenekon/Balyoz/Casusluk kumpaslarında bir kalemde yüzlerce subay tutuklandı da kaç tanesi umursadı?

Ülkenin Genelkurmay Başkanı Silivri’ye atıldı da ne oldu?

Veya bir diğer Genelkurmay Başkanı gidişata tepki için emekliliğini istedi de kaç gün konuşuldu ki 5-10 generalin emeklilik dilekçesi vermesi haber değeri taşısın değil mi?

ORAYA KORGENERAL VERİRLERSE

YAŞ kararlarından sonra bu yıl hiç kimsenin Orgeneralliğe terfi ettirilmemesi nedeniyle 2’inci 3’üncü ve Ege Ordu Komutanlıklarının Korgenerallerle idare edilmeye çalışılabileceğine dikkat çekmiştik.

O günlerde Balyoz kumpasında yıllarca hapis yatan emekli bir general şu mesajı gönderdi:

“Yunanistan’da 2 sene yeni kurulan NATO karargâhında görev yaptım. Orada Ege Ordu’nun adı 4’üncü ordudur. Buraya Korgeneral verilirse bayram ederler. ”

Öyle de oldu 22 Ağustos’ta yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile sadece Ege Ordusu’na değil 2 ve 3’üncü Ordulara da Korgeneral atandı yani bu komutanlıkların seviyesi düşürüldü.

Düşünün Genelkurmay Karargâhı’nda kızakta “Afrin kahramanı” olan bir Orgeneral İsmail Metin Temel var ama ilaç niyetine de olsa hiç bir yere atanmıyor ve Korgenerallerle idare tercih ediliyor. Bu durumda iki ihtimal akla geliyor; Ya Temel’in “günahı” çok büyük ya da Orduların yapısının artık böyle olması isteniyor!

EMEKLİLİK GEREKÇELERİ

Son kararlara tepki için emeklilik dilekçesi verdiği belirtilen generallerin gerekçelerini merak edenler için kısaca anlatalım.

Birincisi 30 Ağustos geçmeden hiç biri konuşmak istemiyor.

Ancak öğrendiğimiz kadarıyla; Komutanlardan birisi daha YAŞ öncesinde terfi ettirilmediği takdirde pasif bir göreve verilmesini emekli olacağını söylemiş. Yönetim de öyle uygun görünce emekliliğini istemiş.

Bir diğeri Korgeneral rütbesindeki bir görevdeyken Tümgeneral seviyesindeki bir göreve atanmasını kabul etmemiş.

Bir başkası; 15 Temmuz darbe teşebbüsünün en önemli davalarından birisinin çok önemli tanıklarındandı. Aynı karargâhla ilgili davanın birisinde mahkemeye gelip tanıklık yaparken diğerinde dinlenmesi sağlanamamıştı. O süreçte peş peşe önemli görevlere atanırken bu yıl Güneydoğu’ya tayin edilince emekliliğini istemiş.

Dördüncü bir isme gelince; İnanmayacaksınız ama “Mobbinge” maruz kaldığı için emeklilik dilekçesi vermiş. Doğruysa bir yandan böyle bir durum sözkonusu. Öte yanda Mahkeme kararıyla emrindeki askerlere “Mobbing” uyguladığı tespit edilip cezaya çarptırılan bir başka generalin görev süresinin YAŞ kararıyla uzatılması gerçeği var!

GENELKURMAY KAPATILACAK MI

Bu detaylardan sonra genel tabloya geçelim.

ABD ve AB 1999’dan itibaren “Askeri vesayetin sona erdirilmesi” için Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmasını istiyordu.

Bu talep AB’nin Türkiye İlerleme Raporu’nda “AB NATO ve AGİT standartlarına rağmen Genelkurmay Başkanı Savunma Bakanı’na karşı sorumlu olmak yerine hala Başbakan’a karşı sorumludur” şeklinde dillendirildiğinde 2002’de dönemin AKP’li Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül mevcut düzenlemenin devam edeceğini söyledi. O günün Komuta kademesi ise “Geçmişte denenmiş ve askeri işlerin siyasallaşmasına yol açmış” bu uygulamanın Türkiye’nin ihtiyaçlarına uymadığını bildirdi.

AB 2004’te aynı talebi tekrarladığında da Savunma Bakanı Gönül “Ortak gündemimizde olmayan bir konu üzerinde Türkiye çalışma yapmak zorunda değil” dedi.

Benzer talepler hazırlanan çeşitli uluslararası raporlarda da yer aldı ama beraberinde şunun altı çizildi:

“Kendi sahaları içinde askerlerin mesleki uzmanlığı kabul edilmeli ve izlenecek politika konusundaki tavsiyelerine saygı duyulmalıdır. ”

Malûm ABD ve AB’nin bu isteği 20 yıl sonra 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından hayata geçirildi.

Kuvvet Komutanlıkları ile bağı kopan Genelkurmay Başkanlığı adeta MSB’nin altında bir Genel Müdürlük konumunda kaldı… İzlenecek politikalar konusunda görüşlerini soran veya dikkate alan da yok…

Şuraya geleceğiz; Bu yılki YAŞ kararlarıyla sadece 1 Tümgeneral Korgeneralliğe terfi ettirildi. O isim de son açıklanan atama kararıyla Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’ndan MSB Savunma ve Güvenlik Genel Müdürlüğü’ne getirildi.

Genelkurmay’da görevli birkaç isim daha MSB’de görevlendirildi.

İşte bu atamalar askeri çevrelerde “Yoksa Genelkurmay kapatılacak mı?” gibi dikkat çekici bir değerlendirmeye yol açtı.

“Emperyalistler bile bu kadarını istememişti” demekle yetinip askeri kulislerde konuşulan bir başka iddiaya geçelim.

“Orduların seviyesi düşürülüyor… Terfi/tayin mekanizması alt üst ediliyor… Kurmay subaylar yerine sivil kökenlilerin ağırlığı arttırılıyor…” ya;

Tüm bunların sebebiyle ilgili bir çalışmadan söz ediliyor.

Deniyor ki; “TSK’nın yeniden yapılandırılması kapsamında Doğu-Batı Ordusu şeklinde iki ordu sistemine geçilmesi düşünülüyor”!

Doğruysa bir kez daha tekrar edelim.

Evet emperyalistler NATO’dan bağımsız tek ordu olan ve “4. Ordu” diye bilinen Ege Ordusu’nun lağvedilmesi peşindeydi ama bu kadarını onlar bile istememişti!

Ülkemizin içinde bulunduğu şartlarda bunların konuşuluyor dahi olması karşısında hepimizin acilen şapkamızı önümüze koyup “TSK nereye sürükleniyor?” diye sorması gerekmiyor mu?

Müyesser Yıldız

Odatv.com

LİNK : https://odatv.com/genelkurmay-kapatilacak-mi-26081931.html

TSK DOSYASI : “Ve ordu dağıtılıyor..Erdoğan İmzaladı.” Türk Askeri azaltılıp Suriyeliler Askere alınacak (İDDİA)


“Ve ordu dağıtılıyor….Erdoğan İmzaladı…” Türk Askeri azaltılıp Suriyeliler Askere alınacak (İDDİA)

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Askerlik Kanunu’nu imzaladığını duyurdu.

Çelik, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Biraz evvel basın mensupları sormuşlardı… Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan bugün TBMM’de kabul edilen Askerlik Kanunu’nu imzalamışlardır. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

Suriyeliler mi askere alınacak?

Müsavvat Dervişoğlu’nun iddiaları çok ciddi…

Yeni askerlik teklifini değerlendiren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Müsavat Dervişoğlu, “Arap devletleri Suriyelileri ülkelerine geri gönderme amacı güderken biz onları asker yapacak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz” ifadesini kullandı.

Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen yeni askerlik kanunu teklifine muhalefetten tepkiler gelmeye devam ediyor. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Müsavat Dervişoğlu, kanun teklifinin 43. maddesine dikkat çekerken, Suriyeli sığınmacıların TSK’da görev alabileceğine işaret etti.

“Suriyeli sığınmacılar TSK’da görev almasın” diyen Dervişoğlu, “Arap devletleri Suriyelileri ülkelerine geri gönderme amacı güderken biz onları asker yapacak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz” dedi.

Sözcü gazetesinden Veli Toprak’ın aktardığı habere göre, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Musavat Dervişoğlu, askerlik kanun teklifindeki önemli bir detaya dikkat çekti.

“KENDİ MEMLEKETİNE FAYDASI OLMAMIŞ SAVAŞ KAÇKINLARI TSK’DA GÖREV ALACAK”

Teklifin 43. maddesi ile sonradan Türk vatandaşı olanlar askerlik çağı geldiğinde Türk ordusunda silah altına alınacak.

“Bugüne kadar 76 bin Suriyeli Türk vatandaşı oldu. Bu madde ile sonradan Türk vatandaşlığına geçirilen çok sayıda Suriyeli de TSK’ya dahil edilecek” diyen Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Türkiye’deki Suriyeli sığınmacı sayısı 4 milyona yaklaştı. Arap devletleri Suriyelileri ülkelerine geri gönderme amacı güderken biz onları asker yapacak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Bugüne kadar 76 bin 443 Suriyeliye vatandaşlık verdik. Bugün kendi vatanlarını terk ederek savaştan kaçmış ve Türkiye’de ikamet eden askerlik çağındaki Suriyeli sığınmacı sayısı 1 milyona yakındır. Bu madde ile birlikte kendi memleketine faydası olmamış savaş kaçkını bu güruhun Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde muhtemel görevler almasının önüne geçilmelidir.”

Dervişoğlu, “Milyonlarca Suriyeli sığınmacıya vatandaşlık payesi verip onları TSK’nın içine yerleştirebilecek, Cumhuriyet’in muhafazası görevini üstlenmiş ordumuzu selefi çizgiden gelmiş Suriyelilerle yozlaştırmak olamaz. Böyle bir niyet gizli ya da açık kabul edilemez” ifadesini kullandı.

Suriyeli sığınmacılar TSK’ya alınacak”

Yeni askerlik teklifini değerlendiren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Müsavat Dervişoğlu, “Arap devletleri Suriyelileri ülkelerine geri gönderme amacı güderken biz onları asker yapacak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz” ifadesini kullandı.

Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen yeni askerlik kanunu teklifine muhalefetten tepkiler gelmeye devam ediyor. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Müsavat Dervişoğlu, kanun teklifinin 43. maddesine dikkat çekerken, Suriyeli sığınmacıların TSK’da görev alabileceğine işaret etti.

“Suriyeli sığınmacılar TSK’da görev almasın” diyen Dervişoğlu, “Arap devletleri Suriyelileri ülkelerine geri gönderme amacı güderken biz onları asker yapacak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz” dedi.

Sözcü gazetesinden Veli Toprak’ın aktardığı habere göre, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Musavat Dervişoğlu, askerlik kanun teklifindeki önemli bir detaya dikkat çekti.

“KENDİ MEMLEKETİNE FAYDASI OLMAMIŞ SAVAŞ KAÇKINLARI TSK’DA GÖREV ALACAK”

Teklifin 43. maddesi ile sonradan Türk vatandaşı olanlar askerlik çağı geldiğinde Türk ordusunda silah altına alınacak.

“Bugüne kadar 76 bin Suriyeli Türk vatandaşı oldu. Bu madde ile sonradan Türk vatandaşlığına geçirilen çok sayıda Suriyeli de TSK’ya dahil edilecek” diyen Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Türkiye’deki Suriyeli sığınmacı sayısı 4 milyona yaklaştı. Arap devletleri Suriyelileri ülkelerine geri gönderme amacı güderken biz onları asker yapacak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Bugüne kadar 76 bin 443 Suriyeliye vatandaşlık verdik. Bugün kendi vatanlarını terk ederek savaştan kaçmış ve Türkiye’de ikamet eden askerlik çağındaki Suriyeli sığınmacı sayısı 1 milyona yakındır. Bu madde ile birlikte kendi memleketine faydası olmamış savaş kaçkını bu güruhun Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde muhtemel görevler almasının önüne geçilmelidir.”

Dervişoğlu, “Milyonlarca Suriyeli sığınmacıya vatandaşlık payesi verip onları TSK’nın içine yerleştirebilecek, Cumhuriyet’in muhafazası görevini üstlenmiş ordumuzu selefi çizgiden gelmiş Suriyelilerle yozlaştırmak olamaz. Böyle bir niyet gizli ya da açık kabul edilemez” ifadesini kullandı.

Kaynak Yeniçağ: “Suriyeli sığınmacılar TSK’ya alınacak”

TSK DOSYASI /// MÜYESSER YILDIZ : KADROSUZLUKTAN EMEKLİ EDİLEN ASKERLERE GARİP MUAMELE


MÜYESSER YILDIZ : KADROSUZLUKTAN EMEKLİ EDİLEN ASKERLERE GARİP MUAMELE

Size “Yeni Türkiye”de yaşanan bambaşka bir EYT tablosunu anlatmak istiyoruz.

13.12.2019 15:32

Siyasi ve ekonomik gündemin belli başlı konularından birisi “EYT”; Yani erken yaşta emekliliğe takılanlar. Milyonlarca insan prim gününü doldurdukları halde yaş şartına takıldıkları için emekli olamıyor.

Bu konuda Erdoğan son olarak 3 gün önce şöyle konuştu:

“Tutturmuş bir EYT erken emeklilik. İskandinav ülkelerinin hepsi bu sistemle battı. Bizim ülkenin başına da bu erken emekliliği dolayanlar bunun bedelini ödediler. Niçin erken emeklilik? Bırakalım ne zaman emekli olması gerekiyorsa o zaman emekli olsun ve parasını alsın. Erken emekli olduğu zaman ideal ücreti alamayacak hem de ikinci bir iş aramak suretiyle ikinci iş ile işsizliğe öncü olacak. SGK sistemimizin çökmesini istemelerinin tek sebebi kaos ortamından kendilerine siyasi rant devşirme hesabıdır. Biz bunu yapmayacağız. Arkadaşlarıma söylüyorum ‘Beni bu yola asla teşvik etmeyin’. Milletimin zararına olan bir şeye asla yokum. Seçim kaybetsek de yokum. Bütün dünya bizim sistemimizi kendine uyarlamaya çalışıyor bizdeki bazı köhne zihniyetler sistemi çökertmek için hinlik peşinde koşuyor. ”

-BU DA KADROSUZLUKTAN EYT-

Size “Yeni Türkiye”de yaşanan bambaşka bir EYT tablosunu anlatmak istiyoruz.

Bilindiği gibi her yıl Yüksek Askeri Şura kararları ile birçok asker “Kadrosuzluktan” emekliye sevk ediliyor. Ve yine bilindiği gibi sözkonusu kararlar Cumhurbaşkanı başkanlığındaki YAŞ toplantılarında alınıyor.

Bu durumdaki askerler için gerek Emekli Sandığı gerek TSK Personel Kanunu gerekse de Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda istisnai düzenleme var.

“Özel kanunları gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı aranmaksızın prim ödeme gün sayısının 9 bin gün olması halinde yaşlılık aylığı bağlanır” deniliyor yani yaş şartı aranmıyor.

Milli Savunma Bakanlığı da kadrosuzluktan emekliye sevk onaylarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderiyor. Sonrasında bu kişilere emekli aylığı bağlanıyor ve emekli ikramiyesi ödeniyor.

Daha doğrusu “Eskiden böyleydi” dememiz gerekiyor.

Neden mi?

Bizim şimdilik tespit edebildiğimiz 2018 ve 2019 YAŞ kararıyla bu şekilde emekli edilen üç albaya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ne emekli maaşı bağladı ne de emekli ikramiyesi ödedi.

Gerekçe; “Yaş şartını taşımamaları”…

Haliyle bu uygulama dava konusu oldu. Önce geçen yıl kadrosuzluktan emekli edilen iki albayın Bölge İdare Mahkemelerine açtığı davalara bakalım.

Tam 1 yıl süren her iki davada da; İlgili kanunlardaki “İstisnai” düzenlemeler hatırlatıldıktan sonra “Emekli aylığı bağlanmamasının hukuka aykırı olduğu telafisi güç zararlar doğuracağı uygulama ile güvenlik ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği” sonucuna varılarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yaptığı işlemin yürürlüğünün durdurulması ayrıca “Yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi” kararlaştırıldı.

Ne mi oldu?

Geçtiğimiz günlerde bu kararlardan birisine itiraz eden Sosyal Güvenlik Kurumu 1 Ekim 2008’de yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile emekliliğe hak kazanabilmek için hizmet süresine ilave olarak yaş şartının da getirildiğini kaydetti. İtirazda şöyle denildi:

“Emekli Sandığı Kanunu’ndaki ‘TSK bünyesinde çalışmakta iken kadrosuzluk sebebiyle emekiye sevk edilenlere aylık bağlanması için yaş şartının aranmayacağı’ maddesi gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş olsa da TSK Personel Kanunu gereğince 61 yaşını doldurmadan emekli aylığı bağlanmayacağı hükme bağlanmış olup kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlerde ise 61 yaş şartı aranmamakla birlikte bu hususun sadece 61 yaş şartının bir istisnası olduğu dolayısıyla kadrosuzluktan resen emekliye sevkedilenlerin emeklilik hakkını kanunda öngörülen emeklilik yaşını doldurduğunda elde edeceği açıktır. Buna göre davacının hizmet süresine ilaveten 61 yaş koşulunu da sağlaması gerekmektedir. Buna da 25 Eylül 2021 tarihinde emekli aylığı bağlanmaya hak kazanacağı sonucuna ulaşıldığından davacıya emekli aylığı bağlanmaması ve emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. ”

Sonuç mu?

İtirazı görüşen Mahkeme Sosyal Güvenlik Kurumu’nu haklı buldu ve Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını oy birliğiyle reddetti.

YAŞ kararıyla bu yıl 30 Ağustos tarihi itibarıyla kadrosuzluktan emekli edilen pilot albay Y. S. ‘ın durumuna gelince;

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar onaylı emekliliğe sevk yazısı kendisine ve ilgili kurumlara gönderildikten sonra gerekli evrakları tamamlayıp aylık bağlanması ve emekli ikramiyesinin verilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurdu.

Başvurunun üzerinden 60 gün geçtiği halde SGK cevap vermedi yani başvuruyu zımnen reddetti.

O da Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açtı.

Düşünün 25 yıl fiili hizmeti öngörülen primin çok üstünde prim ödemesi var…

Daha önemlisi kendi istek ve iradesi dışında tümüyle devletin kararı ile emekliye sevk edilmiş…

Ama SGK’nın mantığına göre yaş şartını ancak 16 Haziran 2025’te sağlayacağı için emekli sayılmıyor maaşını ve ikramiyesini alamıyor. Hiçbir sosyal güvencesi de yok…

Kadrosuzluktan emekliye sevk edilen askerlerle ilgili yasalar halen yürürlükteyken

Yaş şartının getirildiği 2008’den 2018’e kadar bunlara uyulmuşken

Anayasa’nın 60’ıncı maddesinde “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir” yazıyorken SGK’nın son 2 yılda böylesi bir uygulamaya tevessül etmesi her anlamda büyük bir garabet değil midir?. .

Ve de bunun sebebi nedir?. . Bilgisizlik mi?. . Askerlere yeni bir tavır mı?. . SGK’daki açığı kapatmak için “Ne koparsak kârdır” mantığı mı?

Müyesser Yıldız

Odatv.com

LİNK : https://odatv.com/kadrosuzluktan-emekli-edilen-askerlere-garip-muamele-13121909.html