TSK DOSYASI /// HALUK DURAL : S-400 sistemi üzerinde irdelemeler …


Değerli Dostlarımız,

Yeniçağ Gazetesi’nin değerli yazarlarından Sayın Ahmet Takan, gazetedeki köşesinde 1-2 Haziran günlerinde “S-400’ler yedek kulübesinde bekler mi?” ve “Kötünün iyisi hangisi?” başlıklı iki yazı yayınlamıştır. Bu yazılarında bir grup emekli askerin S-400 yüksek irtifa füze savunma sistemi ile ilgili hazırladıkları rapordaki bilgileri esas alarak açıklamalarda bulunmuş ve ikinci yazısının sonunda, anılan raporun sonuç bölümündeki değerlendirmeler ile okuyucularını buluşturmuştur.

Konu hakkında anılan rapordan yapılan alıntıları esas alarak yazmış olduğum makaleyi bilgi ve değerlendirmelerinize sunarım.

DOKUMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

Saygılarımla,

Haluk DURAL

DPT eski Uzmanı

Millî Merkez Genel Sekreteri

TSK DOSYASI /// SADECE ‘EŞEK’ DEYİNCE KIZIYORLAR : GENERALLERİN AKİT SEVGİSİ


SADECE ‘EŞEK’ DEYİNCE KIZIYORLAR : GENERALLERİN AKİT SEVGİSİ

Milli Savunma Bakanlığı dün akşam bir açıklama yayınlayarak Akit haber müdürü Murat Alan’ın ‘Erdoğan’ın arkasında saf tutuyorlar eşek gibi tutacaklar’ sözlerine ilişkin tepkisini dile getirdi. Oysa cumhuriyet karşıtı gerici ve saldırgan yazıları hala hafızalarda olan Eski ‘Yeni Akit’ Genel Müdürü Hasan Karakaya’nın yaşamını yitirmesinin ardından taziyesini sunan ilk kurumlardan biri Genelkurmay Başkanlığı olmuştu.

soL – Haber Merkezi

Milli Savunma Bakanlığı’nın dün akşam yayınladığı açıklamayla Akit TV’de sarfedilen "Erdoğan’ın arkasında saf tutuyorlar eşek gibi tutacaklar" sözlerine tepki göstermesinin ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da bugün konuya dair tepkilerini dile getirdi. Oysa Akit’in cumhuriyet karşıtı eylemleri yeni değil.

Eski Yeni Akit Genel Müdürü Hasan Karakaya’nın halk düşmanı cinsiyetçi ve cumhuriyet değerlerine karşı saldırı ve hakaret içeren yazıları hala hafızalardaki yerini koruyor.

Gerici yazardan çirkinlik dersleri: İnsanlara ‘koyun!’ dediler millet de ‘koydu’ işte!

Yeni Akit yazarından Yusuf Yerkel’e: Tekmelerine sağlık

Karakaya’nın 2015 sonunda yaşamını yitirmesinin ardından ise taziyelerini sunan ilk kurumlardan biri Genelkurmay Başkanlığı olmuştu.

AKAR : TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE DİL UZATMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİL

Bu sabah Akit TV’de yer alan sözlere ilişkin konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar "Türk Silahlı Kuvvetleri’ne komuta yapısına generallerine subaylarına astsubaylarına dil uzatmak kimsenin haddi değil. Bu şekilde konuşanlar yargı önünde bunun hesabını verecekler. Bu konuda Milli Savunma Bakanlığı Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yapılması gereken neyse hukuk çerçevesinde yapmaya devam edeceğiz. Yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Burada gece gündüz dağ tepe demeden bu faaliyetleri takip eden planlayan komuta eden generallerimizle ilgili ileri geri konuşmak kimsenin haddi değil. Bunlar hadlerini bilecek öğrenecekler. Yargı önünde hesabını verecekler" dedi.

LİNK : http://haber.sol.org.tr/turkiye/sadece-esek-deyince-kiziyorlar-generallerin-akit-sevgisi-264051

T.S.T. //// TSK DOSYASI /// MÜYESSER YILDIZ : Şehit ağabeyi TSK’dan böyle atılmış !!!!


Bu tam anlami ile bir ibret vak’asi Yarbay Mehmet Altan dosyası!

Feto ile mücadele ediyorum yalani ile vatansever Turk asker, polis ve sivilleri haksiz yere suclayan, Ergenekon, Balyoz vs gibi sahtekarlık urunu yalanlarla Vatana hizmetten alakoyan bu yönetim, Yarbay Mehmet Kalkan’a teşekkür edeceğine tum haklarından ve TSAK daki gorevinden mahrum bıraktı!

Lütfen Ozer Buronun ibretlik mazisini asagida okuyunuz.

Degerli Vatanseverler, evlatlarımıza sahip cikalim.
Onları haksiz yere tutuklayan ve buna sessiz kalan kadroları unutmayalım!
Feto ile ortaklasa yürütülen gorev simdi AKP tarafından sürdürülmektedirler!

Dr.Mustafa Atac

On May 17, 2019, at 3:10 PM, Digi Security (Isnet) <Digi.Security> wrote:

<image001.png>

Şehit ağabeyi TSK’dan böyle atılmış !!!!

1 yıl sonra tam da kardeşinin ölüm yıldönümünde, Jandarma Genel Komutanlığı’nda oluşturulan Değerlendirme Komisyonu’nun kararı ile Jandarma teşkilâtından çıkarıldı. Peşinden KHK ile TSK’dan ihraç edildi.

2015 yılında Şırnak Beytüşşebab’ta PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit düşen Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan’ın ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan, cenaze töreni ve sonrasında “Çözüm sürecinin” aleyhinde konuşunca hakkında idari tahkikat açıldı.

1 yıl sonra tam da kardeşinin ölüm yıldönümünde, Jandarma Genel Komutanlığı’nda oluşturulan Değerlendirme Komisyonu’nun kararı ile Jandarma teşkilâtından çıkarıldı. Peşinden KHK ile TSK’dan ihraç edildi.

Tüm bunların ardından da hakkında “FETÖ/PDY üyeliğinden” dava açıldı.

KHK ile ihraç edildiği için avukatlık, arabuluculuk, noterlik, bilirkişilik yapmasına izin verilmedi. Hatta kooperatif yöneticiliğini bile bırakmak zorunda kaldı.

KARARDA “OYBİRLİĞİYLE” YAZIYOR

Mehmet Alkan’ın gerçekte “FETÖ üyesi” olmaktan mı, yoksa “Çözüm süreci” karşıtı açıklamalarından dolayı mı TSK’dan ihraç edildiği yarın Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde büyük ölçüde açıklığa kavuşacak.

Yarınki duruşmada neler olacağından önce Alkan’ın Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ihracına karar veren Değerlendirme Komisyonu’nu anlatalım.

Dönemin Jandarma Genel Komutanı, bugünün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler başkanlığında toplanan 8 kişilik Komisyon’un 22 Ağustos 2016 tarihli kararının, “Son 1 yıllık sosyal çevresindeki PDY/FETÖ irtibatları” başlıklı ikinci maddesinde, Alkan’ın 6 kişiyle irtibatından söz edildi.

Birinci maddeyi sorarsanız; “21 Ağustos 2015 tarihinde kardeşi J. Yzb. Ali Alkan’ın şehit edilmesinden sonra ‘Bunun katili kim? Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonradan savaş diyor?’ şeklinde söylemlerde bulunduğu, kamuoyunda destek kampanyası başlatıldığı ve kardeşi Murat Alkan’ın Facebook hesabından PDY/FETÖ’ye müzahir çok sayıda arkadaşının bulunduğu…” bilgisine yer verildi.

Karar bölümüne de, “Oybirliği ile J. Gn. K.lığından çıkarılması” diye yazıldı.

İKİ ÖNEMLİ TANIK

Alkan’ın “Oybirliğiyle” denilen ihraç kararında, dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Yardımcıları, İstihbarat ve Hukuk Hizmetleri Başkanı ile Tayin Daire Başkanının yanısıra iki ismin daha imzası vardı.

Bunlar, dönemin Personel Başkan Vekili Jandarma Kurmay Albay Aziz Yılmaz ve İstihbarat Daire Başkanı Jandarma Kurmay Albay Güven Şağban’dı.

Bu iki ismi nereden hatırlıyoruz? 15 Temmuz darbe teşebbüsünden. Darbecilerle en yoğun çatışmaların yaşandığı yerlerden birisi Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhıydı. İşte bu çatışmalar sırasında, Balyoz kumpasında 3 yıl hapis yatmış olan Aziz Yılmaz yaralandı, rehin alınan Güven Şağban ise darbecinin silahının tutukluk yapması sayesinde infaz edilmekten son anda kurtuldu.

Ancak ne olduysa, 2 yıl sonra Şağban ve Yılmaz hiçbir gerekçe gösterilmeden emekli edildiği gibi, bu isimlere “TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası” verilmesi de engellendi. Dahası, ödül verilmemesi konusu medyaya yansıyınca, Aziz Yılmaz hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulup, hakkında soruşturma açıldı ve disiplin cezasına çarptırıldı.

“İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BÖYLE İSTİYOR” DENMİŞ

Şehit abisi Mehmet Alkan’ın “FETÖ/PDY üyeliğinden” yargılanmasına gelirsek;

Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması 15 Şubat’ta yapıldı. Alkan ve Avukatları, ihraç kararında imzası bulunan Aziz Yılmaz ve Güven Şağban’ın tanık olarak dinlenmesini istedi.

Mahkeme de bu talebi kabul etti.

İşte yarınki duruşmada bu iki isim dinlenecek. Peki, ne anlatacaklar? Öğrendiğimiz kadarıyla şunları:

“Bu komisyon resmi bir komisyon değil, idari bir kurul. Jandarma Genel Komutanı’nı bilgilendirme amaçlı toplanır. İstihbarat ve personel başkanları, görüşülecek askerle ilgili bilgileri getirir. Komisyondakiler, Komutana kanaatlerini söyler. Burada karar alma, oylama yapma sözkonusu değildir. Atılan imzalar, komisyon toplantısına katılındığına ilişkindir. Mehmet Alkan’ın durumunun görüşüldüğü ilk toplantıda, dönemin İstihbarat Başkanı bazı bilgiler sunduktan sonra Komutan Yardımcılarından birisi meslekten çıkarılmasını talep etti. Biz, bu bilgilerle ihraç yapılamayacağını belirtip, şayet kardeşinin cenaze töreninde yaptığı konuşmadan dolayı ihraç edilecekse, bunun ancak Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla olabileceğini hatırlattık. Ardından da ihraç edilmesi yerine emekliliğinin istenmesini önerdik. Bu öneriyi, Mehmet Alkan’ın ihracını isteyen Komutan Yardımcısı ve İstihbarat Başkanı hariç herkes destekledi. Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler de, ‘Tamam. Söyleyin emekli olsun’ dedi. Mehmet Alkan’a haber gönderildi. O da emeklilik dilekçesini verdi. Ancak o zaman görev yaptığı birim bu dilekçeyi Karargâha göndermemiş. İkinci toplantı oldu. Komutan Yardımcısı, yine atılması talebinde bulundu, ama bu sefer İçişleri Bakanlığı’na kast ederek, şunu ekledi, ‘Bakanlık böyle istiyor’. Diğer üyeler yine karşı çıkıp, ’30 Ağustos’u bekleyelim’ dese de Bakanlığın adını duyan Yaşar Güler, atılmasına karar verdi. Özetle, Mehmet Alkan’ın FETÖ’cülükten değil, kardeşinin şehit olması üzerine yaptığı konuşmalar yüzünden ihraç edildiğini düşünüyoruz.”

Eğer böyleyse, buyurun “FETÖ’yle mücadele” adı altında yapılan haksızlıklara acı bir örnek daha!..

Müyesser Yıldız

Odatv.com


TÜRK STRATEJİ KURUMU, ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU paylaşım listesidir.

http://www.ozelburoistihbarat.com

BU GRUP, TÜRKİYE’NİN ÖNDE GELEN İSTİHBARAT VE GÜVENLİK KURUMU YETKİLİLERİNİN, SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ ÜYE VE LİDERLERİNİN, MİLLİ KONULARDA HASSASİYET DUYAN HER VATANSEVERİN BULUNDUĞU VE ÜLKEMİZİ İLGİLENDİREN HER KONUDA FİKİR ALIŞVERİŞİ YAPTIĞI, TARTIŞTIĞI BİR GRUPTUR.

Bu iletiyi Google Grupları’ndaki “TÜRK STRATEJİ KURUMU” grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için turk-strateji-kurumu+unsubscribe adresine e-posta gönderin.
Bu gruba yayın göndermek için, turk-strateji-kurumu adresine e-posta gönderin.
Bu grubu https://groups.google.com/group/turk-strateji-kurumu adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Bu tartışmayı web’de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/turk-strateji-kurumu/!%26!AAAAAAAAAAAuAAAAAAAAADDF1Lenor9FjpbJAt7UBhUBAMO2jhD3dRHOtM0AqgC7tuYAAAAAAA4AABAAAAA0b42Q5naKRo5iFMSYm2seAQAAAAA%3D%40isnet.net.tr adresini ziyaret edin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.

TSK DOSYASI /// MÜYESSER YILDIZ : Şehit ağabeyi TSK’dan böyle atılmış !!!!


Şehit ağabeyi TSK’dan böyle atılmış !!!!

1 yıl sonra tam da kardeşinin ölüm yıldönümünde, Jandarma Genel Komutanlığı’nda oluşturulan Değerlendirme Komisyonu’nun kararı ile Jandarma teşkilâtından çıkarıldı. Peşinden KHK ile TSK’dan ihraç edildi.

2015 yılında Şırnak Beytüşşebab’ta PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit düşen Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan’ın ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan, cenaze töreni ve sonrasında “Çözüm sürecinin” aleyhinde konuşunca hakkında idari tahkikat açıldı.

1 yıl sonra tam da kardeşinin ölüm yıldönümünde, Jandarma Genel Komutanlığı’nda oluşturulan Değerlendirme Komisyonu’nun kararı ile Jandarma teşkilâtından çıkarıldı. Peşinden KHK ile TSK’dan ihraç edildi.

Tüm bunların ardından da hakkında “FETÖ/PDY üyeliğinden” dava açıldı.

KHK ile ihraç edildiği için avukatlık, arabuluculuk, noterlik, bilirkişilik yapmasına izin verilmedi. Hatta kooperatif yöneticiliğini bile bırakmak zorunda kaldı.

KARARDA “OYBİRLİĞİYLE” YAZIYOR

Mehmet Alkan’ın gerçekte “FETÖ üyesi” olmaktan mı, yoksa “Çözüm süreci” karşıtı açıklamalarından dolayı mı TSK’dan ihraç edildiği yarın Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde büyük ölçüde açıklığa kavuşacak.

Yarınki duruşmada neler olacağından önce Alkan’ın Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ihracına karar veren Değerlendirme Komisyonu’nu anlatalım.

Dönemin Jandarma Genel Komutanı, bugünün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler başkanlığında toplanan 8 kişilik Komisyon’un 22 Ağustos 2016 tarihli kararının, “Son 1 yıllık sosyal çevresindeki PDY/FETÖ irtibatları” başlıklı ikinci maddesinde, Alkan’ın 6 kişiyle irtibatından söz edildi.

Birinci maddeyi sorarsanız; “21 Ağustos 2015 tarihinde kardeşi J. Yzb. Ali Alkan’ın şehit edilmesinden sonra ‘Bunun katili kim? Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonradan savaş diyor?’ şeklinde söylemlerde bulunduğu, kamuoyunda destek kampanyası başlatıldığı ve kardeşi Murat Alkan’ın Facebook hesabından PDY/FETÖ’ye müzahir çok sayıda arkadaşının bulunduğu…” bilgisine yer verildi.

Karar bölümüne de, “Oybirliği ile J. Gn. K.lığından çıkarılması” diye yazıldı.

İKİ ÖNEMLİ TANIK

Alkan’ın “Oybirliğiyle” denilen ihraç kararında, dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Yardımcıları, İstihbarat ve Hukuk Hizmetleri Başkanı ile Tayin Daire Başkanının yanısıra iki ismin daha imzası vardı.

Bunlar, dönemin Personel Başkan Vekili Jandarma Kurmay Albay Aziz Yılmaz ve İstihbarat Daire Başkanı Jandarma Kurmay Albay Güven Şağban’dı.

Bu iki ismi nereden hatırlıyoruz? 15 Temmuz darbe teşebbüsünden. Darbecilerle en yoğun çatışmaların yaşandığı yerlerden birisi Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhıydı. İşte bu çatışmalar sırasında, Balyoz kumpasında 3 yıl hapis yatmış olan Aziz Yılmaz yaralandı, rehin alınan Güven Şağban ise darbecinin silahının tutukluk yapması sayesinde infaz edilmekten son anda kurtuldu.

Ancak ne olduysa, 2 yıl sonra Şağban ve Yılmaz hiçbir gerekçe gösterilmeden emekli edildiği gibi, bu isimlere “TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası” verilmesi de engellendi. Dahası, ödül verilmemesi konusu medyaya yansıyınca, Aziz Yılmaz hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulup, hakkında soruşturma açıldı ve disiplin cezasına çarptırıldı.

“İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BÖYLE İSTİYOR” DENMİŞ

Şehit abisi Mehmet Alkan’ın “FETÖ/PDY üyeliğinden” yargılanmasına gelirsek;

Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması 15 Şubat’ta yapıldı. Alkan ve Avukatları, ihraç kararında imzası bulunan Aziz Yılmaz ve Güven Şağban’ın tanık olarak dinlenmesini istedi.

Mahkeme de bu talebi kabul etti.

İşte yarınki duruşmada bu iki isim dinlenecek. Peki, ne anlatacaklar? Öğrendiğimiz kadarıyla şunları:

“Bu komisyon resmi bir komisyon değil, idari bir kurul. Jandarma Genel Komutanı’nı bilgilendirme amaçlı toplanır. İstihbarat ve personel başkanları, görüşülecek askerle ilgili bilgileri getirir. Komisyondakiler, Komutana kanaatlerini söyler. Burada karar alma, oylama yapma sözkonusu değildir. Atılan imzalar, komisyon toplantısına katılındığına ilişkindir. Mehmet Alkan’ın durumunun görüşüldüğü ilk toplantıda, dönemin İstihbarat Başkanı bazı bilgiler sunduktan sonra Komutan Yardımcılarından birisi meslekten çıkarılmasını talep etti. Biz, bu bilgilerle ihraç yapılamayacağını belirtip, şayet kardeşinin cenaze töreninde yaptığı konuşmadan dolayı ihraç edilecekse, bunun ancak Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla olabileceğini hatırlattık. Ardından da ihraç edilmesi yerine emekliliğinin istenmesini önerdik. Bu öneriyi, Mehmet Alkan’ın ihracını isteyen Komutan Yardımcısı ve İstihbarat Başkanı hariç herkes destekledi. Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler de, ‘Tamam. Söyleyin emekli olsun’ dedi. Mehmet Alkan’a haber gönderildi. O da emeklilik dilekçesini verdi. Ancak o zaman görev yaptığı birim bu dilekçeyi Karargâha göndermemiş. İkinci toplantı oldu. Komutan Yardımcısı, yine atılması talebinde bulundu, ama bu sefer İçişleri Bakanlığı’na kast ederek, şunu ekledi, ‘Bakanlık böyle istiyor’. Diğer üyeler yine karşı çıkıp, ’30 Ağustos’u bekleyelim’ dese de Bakanlığın adını duyan Yaşar Güler, atılmasına karar verdi. Özetle, Mehmet Alkan’ın FETÖ’cülükten değil, kardeşinin şehit olması üzerine yaptığı konuşmalar yüzünden ihraç edildiğini düşünüyoruz.”

Eğer böyleyse, buyurun “FETÖ’yle mücadele” adı altında yapılan haksızlıklara acı bir örnek daha!..

Müyesser Yıldız

Odatv.com

TSK DOSYASI /// İsmail Hakkı Pekin : FETÖ’cü olduğu halde uçan pilotlar var


İsmail Hakkı Pekin : FETÖ’cü olduğu halde uçan pilotlar var

Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Hava Kuvvetleri’nde pilot açığının olduğunu belirterek, "Darbeye katılmamış ama Fetullah Gülen ile iltisaklı olan pilotlardan uçanlar var. Onları toparlıyorlar şu anda." dedi.

FETÖ kumpası ile 2 yıl hapis yatan Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, SüperHaber’den Hülya Okur’a konuştu.

Kendi içimizle uğraşsaydık, içimizde bu kadar çok FETÖ’cü barındırmazdık

Pekin, örgütün TSK içinde bu kadar yayılmasının sebebini "TSK, dışarıyla uğraşmaktan kendi içiyle uğraşamadı. Kendi içimizle uğraşsaydık, içimizde bu kadar çok FETÖ’cü barındırmazdık. ‘İrtica’, ‘başörtüsü’ gibi konularla uğraştık." sözleri ile açıkladı.

TSK içinde devam eden FETÖ operasyonlarıyla ilgili soruya Pekin, şu yanıtı verdi:

"Bitmez. Devam ediyor. Çok fazla insan bu işe bulaşmış. Üst düzey kişilerle görüştüğümde ankesörlü telefonlarla yapılan konuşmalar neticesinde şunu görüyoruz: Şu an epeyi insan belli ama tutuklanmamış vaziyette. Çünkü onları sorgulayacak yeteri kadar adam yok. Bir grubu sorguluyorlar ondan sonra diğerine geçiliyor, büyük ihtimalle onların komutanları da biliyor kim olduğunu.

30 bin kişi sorguya alınacak

Bunları bölüm bölüm alıyorlar, keşke hepsini birden yapabilseler ama yeteri kadar sorgulama personeli olmadığı için parça parça devam ediyor. 30 bin kişilik bir grup var. Bunların bir kısmı alınıp sorgulanıyor, bir kısmı tutuklanıyor, bir kısmı serbest bırakılıyor. Deniz Kuvvetlerinde de bu devam ediyor. Orası epeyi bir toparlandı.

Hava Kuvvetlerinde biraz daha az toparlanma var

Orada şöyle bir sıkıntı var, 1 uçak için 1,5 pilota ihtiyaç var. Bu rakamlarda zor durumdayız, ayrılanlar tekrar göreve çağrılıyor. FETÖ’cü olduğu halde uçanlar var. Darbeye katılmamış ama Fetullah Gülen ile iltisaklı olan pilotlardan uçanlar var. Onları toparlıyorlar şu anda. Muharip uçaklar konusunda kötü durumdayız."

İsmail Hakkı Pekin kimdir?

İsmail Hakkı Pekin 1951’de İznik’te doğmuş Türk asker ve siyasetçidir. 1972 yılında Kara Harp Okulundan, 1973 yılında ise Piyade Okulundan mezun oldu. 1973-1982 yılları arası Hava İndirme Tugayı, 7. Hudut Taburu, Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda görev yaptı. 1974 yılında Hava İndirme Tugayı 1. Paraşüt Taburundan takım komutanı olarak Kıbrıs Barış Harekatı’na katılan Pekin, 1984 yılında Kara Harp Akademisinden mezun oldu ve 1984-1987 yılları arasında 61. Piyade Tümeninde Harekat Eğitim Şube Müdürlüğü yapan Pekin, 1987 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisinden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Kara Kuvvetleri Eğitim Komutanlığında 1991 yılına kadar görev aldı.

1991-1994 yılları arasında Brüksel TMR Başkanlığında Kara Plan Subaylığı yaptı ve 1994 yılında 1. Mekanize Piyade Tugayı Kurmay Başkanı oldu. 1995 yılında bu görevinden ayrılarak 5. Hudut Alay Komutanlığı görevine getirildi. 1997-1998 yılları arasında Kara Kuvvetleri Genel Plan Prensipler Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü yaptı. Aynı yıl 30 Ağustos 1998 tarihinde tuğgeneralliğe terfi etti ve 1998–2000 yılları arasında Kara Kuvvetleri Plan Harekat ve Teşkilat Daire Başkanlığı, 2000–2002 yılları arasında 66 ncı Zırhlı Tugay Komutanlığı görevlerini yaptı.

30 Ağustos 2002’de tümgeneralliğe terfi etti ve 2002-2005 yılları arasında Kara Kuvvetleri Personel Başkanlığı, 2005-2006 yılları arasında 4. Kolordu Komutan Yardımcılığı ve 1. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı görevlerini yaptı. Yine 30 Ağustos 2006’da korgeneralliğe terfi etti. 2006-2007 yılları arasında ise 8. Kolordu Komutanlığı görevini yaptı. Ağustos 2007’de Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı görevine atandı.

2011 yılında Ergenekon soruşturmasında adı geçen İsmail Hakkı Pekin "İnternet Andıcı davası"nda tutuklandı. Ağustos 2013’e kadar Hasdal Cezaevi’nde kaldı. Daha sonra serbest bırakılan Pekin’in davası Yargıtay 16. Daire’de sürmektedir.

2015 yılında Uludere’de 34 vatandaşın ölümüyle sonuçlanan Uludere olayında asıl hedefin Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu açıklayan Pekin, olayın ardından PKK’ya karşı yürütülen operasyonların durduğunu ve yapılmadığının; hükümet ile PKK arasındaki pazarlıkların bu süreçten sonra hızlandığını söylemiştir. Aynı yıl Rusya ile Türkiye arasında 2015 Rus Su-24 uçağının düşürülmesiyle başlayan uçak krizi sonrası Türkiye hükümetinin Mesut Barzani yönetimi ile ilişiklerini artırması, kriz bahanesiyle İsrail’in uzun süredir Türkiye’yi petrol ve doğalgaz da Barzani bölgesine bağlama planı olduğunu kendisine 2008 yılında MOSSAD Başkan Meir Dagan’un söylediğini iddia etti.

Nevin Pekin ile evli olan İsmail Hakkı Pekin iki çocuk babasıdır. İngilizce bilmektedir.

TSK DOSYASI : HARBİYE’YE SIZAN FETÖCÜ ALBAY TANJU POSHOR VE EKİBİNİN MOBİNG FAALİYETLERİ VE İHRAÇ EDİLEN MASUM ÖĞRENCİLER


Köpek

Kaynak : https://sunsavunma.net/kopek/

Sen! Harbiyelilere Nutuk Okumayı yasaklayan zihniyetin mücahidi olup, ‘‘Okuyanı görürsem örgütçü diye okuldan atarım’’ diyebilecek kadar konuyu ileri götürebilen bukalemun ruhlu, her dönemin adamı, kaypak bir köpeksin!

Ersel Şimşek, 17 Nisan 2019

Çünkü sen kurduğun karaktersiz subaylar takımın ile yaşları 18-22 arası olan onlarca, yüzlerce Harbiyeli’ye Ankara’yı hapsettiğin sınıf camlarından izleten kalpsiz bir köpeksin.

Çünkü sen Harp Okulu’na gelişinin haftasında kurduğun köstebek Harbiyeliler ordusuyla nice mazlumu izleten, dinleten ve sonrasında da iftiralarla onların defterini düren gönül katili bir köpeksin.

Çünkü sen defterinde yazılı olan atılacak Harbiyeliler listesindeki dönemin Harbiyelilerini “yatağı bozuk, dolabı bozuk, pantolonu kırışmış” gibi aksinin ispatı mümkün olmayan sübjektif cezalarla okuldan attıran ve binlerce liralık tazminatlara mahkûm eden soysuz bir köpeksin.

Çünkü sen aymazca ve tüm Harbiyelilerin gözüne soka soka cemaatçi kardeşlerini el bebek gül bebek Harbiye’den mezun ederek, orduya en büyük zehri akıtan şeref yoksunu bir köpeksin.

Çünkü sen yaptığın türlü mobbingler ile okuldan attığın onlarca Harbiyeli’yi, olur da başının yanmaması adına, bir gün kapına dayanırlarsa “ben bu Harbiyelileri kazanmak için PDR’ye (Psikolojik Danışma ve Rehberlik) bile gönderdim” diyebilmek adına, “akıl sağlığı yerindedir” raporu aldıran ve bunu kullanarak okuldan atılan Harbiyelilerin tasfiye süreçlerini hızlandıran arsız bir köpeksin.

Çünkü sen fişini çektiğin her Harbiyeli’nin anne ve babasını okula çağırıp onları azarlayan, ağlatan, onların evlatlarının mezun olabilmesi için karşında hakaretlerine susuşları ve yalvarışları ile mutlu olan vicdansız, Allah’sız bir köpeksin.

Çünkü sen yalanlarınla doldurduğun bu anne babaları, işlemedikleri suçlara rağmen evlatlarına düşman edip bundan da keyif alan firavun ruhlu bir köpeksin.

Çünkü sen disiplin kurulu kararı ile okuldan ilişiği kesilen ya da kurduğun baskılar neticesinde okuldan ayrılmak zorunda kalan her Harbiyeli’nin suratına 32 dişini birden göstere göstere sırıtabilecek kadar ahlaksız bir köpeksin.

Çünkü sen vatan sevgisi palavralarınla etrafta fink atarken, Balyoz, Ergenekon davaları meydana çıkınca bir anda tüm Harbiyelilere Nutuk okumayı yasaklayan zihniyetin mücahidi olup, “Okuyanı görürsem örgütçü diye okuldan atarım” diyebilecek kadar konuyu ileri götürebilen bukalemun ruhlu, her dönemin adamı, kaypak bir köpeksin.

Çünkü sen tam da senin hocanın ettiği beddualar gibi evlerimize ateşler salan, İlahi adalet tezahür ettiğinde ateşlerde kavrulacak bir köpeksin.

Çünkü sen her atılmış Harbiyeli’nin onur nişanı olan alnındaki çizgilerin en az birisinin mimarı bir köpeksin.

FETÖ mensubu subayların baskı ve işkenceleri nedeniyle Kara Harp Okulu’nu 4. sınıfta bırakan Merve Nayır. Foto: CNN Türk

Çünkü sen, senin komutan altında gördüğü mobbingler yüzünden daha 20’li yaşlarının başında psikolojik tedavilere mahkûm kalan onlarca ışıl ışıl gencin vebalinin sahibi bir köpeksin.

Çünkü sen dökülen her saçımızın, ağaran her sakalımızın sebebi bir köpeksin.

Çünkü sen, “DİSİPLİNSİZ” diyerek atılmasına sebep olduğun onlarca arkadaşımızın bugün bir tane bile suç bulunmayan GBT (Genel Bilgi Toplama)’lerine, “VATAN HAİNİ” sıfatını tüküre tüküre yüzlerine bağırdığın nice canların, birinin dahi devlet karşıtı bir eyleme girişim içinde olmayışına bir neden bulmak zorunda kalacak beyinsiz bir köpeksin.

Kusura bakma Tanju Efendi.

Oyunların burada bitti.

Yaratanıma şükürler olsun ki zamanında kıyısında takılı kalan o mermi kalbini delip geçmemiş de ŞEHİT sıfatına nail olamamışsın, o sıfatı kirletememişsin. Ve artık cemaatçi bir kardeşinin eli değmez ise kodes demirlerinin pas kokusunda “HAİN” sıfatı ile gebereceksin.

Ha bu arada, çok sıkılmayacak canın oralarda. Zira bugün yanına cemaatinizin altın çocuğu, şakirt kardeşin Raşit Öksüz beyefendi teşrif ettiler. Diğer kahpe sürüsü de çok yakında hak ettikleri yeri, tam da yanınızı bulacaktır.

Bu yazı, 19.07.2016 tarihinde darbe girişiminin aktif katılımcısı olarak gözaltına alınan Kurmay Albay Tanju Poshor ve cemaatçi ekibinin gözaltından hapis koridorlarına uzanan yolculuğuna bir katkısı olması, eşi dostu kim varsa bir şekilde bu yazıya denk gelmesi ve onlar aracılığıyla da bu insan atığı şahsiyete ulaştırılması ümidiyle yazılmıştır. Rabbim o ışıklı günleri de nasip etsin bizlere.

TSK DOSYASI : BU ÜLKEDE YURTSEVER BİTMEZ /// Tank Palet fabrikası işçileri tayinlerini istedi : “Bu vebali alamayız”


Tank Palet fabrikasında çalışan işçileri, fabrika için alınan özelleştirme kararı ve Katar ortaklı BMC’ye devredilmesi sonrası tayin edilmek için dilekçe verdi. Fabrika işçileri, kritik askeri bilgileri Katarlı şirketle paylaşmak istemediklerini belirtti.

Sakarya’daki tank palet fabrikasında çalışan işçiler özelleştirme kararı sonrası tayin edilmek için dilekçe verdi. Harb-İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Yaşar Yavuz, “Biz ordu malının Katarlılara verilmesinin vebalini alamayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Sakarya’daki tank palet fabrikasının BMC firmasına 25 yıllığına devredileceğini açıklamıştı. BMC firması AKP’li Ethem Sancak ve Katarlı işinsanlarına ait. Fabrikanın devrine ilişkin kamuya açık yarışmalı ihale yapılmamıştı.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, fabrikada çalışan 695 işçiden 605’i, kritik askeri bilgileri Katarlı şirketle paylaşmak istemediklerini belirtti.

Sendika başkanı Yavuz, tayin dilekçesi vermeyen yaklaşık 90 işçinin ise genelde emekliliği dolan ya da emekliliğine kısa süre kalan personelden oluştuğunu kaydetti.

Yavuz, tayin istemelerinin gerekçesi olarak şunları söyledi: “Daha ihale şartnamesi hazırlanmadan, ilan verilmeden, ihalesi yapılmadan fabrikamızı Katarlı şirkete devrettiklerini söylüyorlar. Bu anlayışa karşı haklarımızı nasıl koruyacağız? Türk ordusunun malını Katar’a satıyorlar. Ordu malı, vatan meselesidir. Bunun parçası olamayız. Bu işin vebalini alamayız. Bu nedenle tayinlerimizi istedik.”