PSİKOLOJİ DOSYASI /// Rol Teorisi : Toplumdaki Rolümüz Nedir ?


Rol Teorisi : Toplumdaki Rolümüz Nedir ?

KAYNAK :

Sosyal rolleri toplumda oynadığımız roller olarak açıklayabiliriz. Sosyal rol detaydır ve insanların bulunduğumuz sosyal çevrede bizden beklediği hareketleri veya davranışları temsil eder. Yapmamız gereken hareketleri bize açıklayan kişiler kimlerdir? Birisi daha önceden o rolü bize tahsis mi etmiştir? Ya da o rolü kendimiz mi yaratıyoruz? Bu yazıda bu sorulara cevap vereceğiz.

Herhangi bir grupta ve girdiğimiz bütün gruplarda birer rolümüz vardır. Bunu en kolay şekilde takım içinde görebiliriz. Örneğin; müdafi veya hücum oyuncusu, takım kaptanı veya oyun kurucu. Aileler içinde de roller bulunur, anne, baba ya da erkek kardeş gibi. Roller iş yerinde de vardır: müdür, sekreter, çalışma arkadaşı veya asistan. Şartlara göre bir kişi birkaç rol üstlenebilir. Bir kişi hem iş arkadaşı, hem bir ailede erkek evlat veya bir arkadaş grubu içinde ahbap olabilir.

Kendimize ait rolleri biz inşa ederiz veya zaten var olan rollere adapte oluruz. Grubun diğer üyeleri başlangıçta sizden bekledikleri davranışları açıklayabilirler. Bu beklentiler genelleştirilir ve her bir şahıs sonuç olarak sizin kişisel özelliklerinizi kabullenmek zorunda kalır.

Roller ile bağlantılı stres faktörleri

Üstlendiğimiz rollerden kaynaklanan sorunlar farklı kaynaklardan gelebilir:

  • Anlaşmazlık. Bu durumda birisi bizden gerçekten anlamadığımız bir role adapte olmamızı istemektedir. Belirsiz bir durumdur ve başkalarının bizden ne istediğini ya da bulunduğumuz gruba nasıl katkı sağlamamızı istediklerini bilemeyiz.
  • Çelişkili roller. Bu bölümde iki fikirden bahsedebiliriz. İlki aynı rol içindeki çelişkidir. Bu durum biçilen rol kişiye uygun olmadığı zaman meydana gelir. Her ne sebeple olursa olsun insanların bizden beklediği role adapte olamayız, çünkü onların istekleri yeteneklerimizi çok aşar. Ayrıca insanların istekleri bizim değerlerimize aykırı olabilir, bu da onların istekleri doğrultusunda kendimizi rahat hissetmediğimiz anlamına gelir. Diğer bir problem türü ise iki farklı rolün birbiriyle çatışmasıdır. Örneğin; bir grup içinde iki farklı role sahip olabilirim, hem bir bilim insanı olabilirim, hem de aynı zamanda derslerime devam edebilirim ya da hem bir ebeveyn, hem de bir çalışan, meslek sahibi bir kimse olabilirim. Bu durum bende stres yaratabilir, çünkü her iki rolün beklentilerini aynı anda karşılamak çok zor olabilir.
  • Verilmiş roller. Bunlar insanların önceden bizim için belirlediği role adapte olurken yaşadığımız sorunlardır. Böyle durumlarda rolü kendimize özgü hale getirmek, genişletmek ve geliştirmek için çok az alan vardır. Bu tür strese iyi bir örnek toplumdaki cinsiyet rolleridir. Eğer kız iseniz, belli bir şekilde davranmanız gerektiğini hissedersiniz, çünkü bir bayansınız, hatta o davranışlar sizin kimliğinize uymasa bile bunu yapmak zorundasınızdır.
  • Aşırı yüklenen roller. İnsanlar bizden çok fazla şeyler beklerse, bunalır, boğuluruz. Verilen rol çok fazla enerjimizi alabilir ve bu da bizim role uyum sağlamak için yeteneklerimizi aşmamıza sebep olabilir. Bu durum bize stres olarak yansır.
  • Düşük roller. Bu da aşırı yüklenen rollerin zıddı olarak tanımlanabilir. Aşırı yüklenen rollerin aksine düşük bir rolde maksimum potansiyelimizi kullanamadığımızı düşünebiliriz. Kendimizden daha çok verebileceğimizi hissederiz, ama üstlendiğimiz rol bunu yapmamıza izin vermez.

Bir rol inşa etmek

Toplum içindeki veya bir gruptaki rolümüz dinamiktir ve sürekli gelişmektedir. Bu dönüşüm esnasında değişme şeklinden dolayı sorumluluğumuz büyüktür. Bu bağlamda kaybolduğumuzda ve kendimizden emin olmadığımızda sorunlar artar. Sınırlarımızı aşan bir role uyum sağlamaya çalıştığımız veya kendimizi çok hızlı değiştirmeye çalıştığımız zaman bu durum oluşur. Vücudumuz ve zihnimiz radikal değişikliklere cevap verirken zor anlar yaşar.

Günün sonunda roller benzersiz, tek olmalıdır ve devredilmemelidir. Yeni bir gruba katıldığımızda uyum sağlamamız gereken şeyler olabilir. Bu roller genellikle bir dizi ana esaslar ve davranışlarla var olur, fakat bunlar bizimle bağdaşmalıdır ve başka şekilde olmamalıdır.

Kendi rolünüzü inşa ederken zamana ve zekaya ihtiyacınız vardır. Her şeyden önce rolünüz sizin dünyaya kapasitenizi gösterebilmeniz için bir fırsattır.

TÜRKİYE VE DÜNYA DOSYASI /// VİDEO : 1960’LARDA Kİ TÜRKİYE’DE SEVGİ – SAYGI VARDI – ŞİMDİ ŞİDDETİ SEVEN BİR TOPLUMA DOĞRU GİDİYORUZ


İstanbul, yıl 1960’lar. Video’da fark ettiniz mi ?

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=_6IloZz3bjI&feature=youtu.be

– Yayalara yol veren arabalar,

– Kendi başlarına sokakta oynayan çocuklar,

– Birbirine saygılı, sakince sıra bekleyen, stresten uzak, sanki bu dünyadan değilmiş gibi davranan insanlar.

– Tertemiz ara sokaklar, huzur dolu bir şehir.

Yıl 2019. Nerede yanlış yaptık?

Tamam nüfus arttı ama geçen sürede biz;

– Aynı havayı soluduğumuzu,

– Aynı sudan içtiğimizi,

– Aynı toprakta yetişen yiyecekleri yediğimizi, En önemlisi, birbirimize olan bağlılığımızı unuttuk. Dünyamızın uzaydan görünen o meşhur resmi vardır ya, Günlük yaşamımızda daha bilinçli seçimler yapmak istiyorsak, o resmi arada bir hatırlamakta fayda var.

AZERBAYCAN DOSYASI : AZERBAYCAN PİONER TEŞKİLATI VE SOVYET TOPLUMUNUN İNŞASI SÜRECİNDE ÇOCUKLAR


Pioner teşkilatı, Sovyetler Birliği’nde 10-14 yaş aralığındaki çocuklardan meydana gelen bir komünist çocuk teşkilatıydı. Bu teşkilatın temel amacı, çocukların ideolojik eğitimi vasıtasıyla yeni bir sosyalist toplum yaratmaktı. Sovyetler Birliği’nde ilk Pioner birliği 1922 yılında Rusya’da kuruldu. Kısa sürede tüm Sovyetler Birliği’nde pioner birlikleri teşkil edilmeye başlandı. Azerbaycan’da ilk pioner birliği 1922 yılında Bakü şehrinde kuruldu. 1923 yılından itibaren Bakü dışındaki şehirlerde de pioner birlikleri organize edilmeye başlandı. Azerbaycanlı pionerler, kolhozlarda çalışarak, okullardaki eğitim çalışmalarına yardımda bulunarak, Sovyet ordusuna destek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleyerek komünist bir düzenin kurulmasına hizmet ettiler. Azerbaycan’da çocuklar, yeni toplumun inşası için yürütülen çalışmalarda da aktif rol üstlendiler. Bu çalışmalar dinle mücadeleden, okuma-yazma seferberliğine kadar çok çeşitli faaliyetleri kapsıyordu.

RGASPİ (Rus Sosyo-politik Devlet Arşivi)’den temin edilen arşiv belgeleriyle de desteklenen bu çalışmada, pioner teşkilatının Azerbaycan’daki kuruluş süreci anlatılacak ve pioner teşkilatının bu ülkede Sovyet toplumunun inşası sürecine katkısı ele alınacaktır.

DOKUMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

KONGRE DUYURUSU : ULUSLARARASI DİYARBAKIR KONGRESİ “TARİH-TOPLUM -EKONOMİ” /// 26-28 EKİM 2018 – DİYARBAKIR


ULUSLARARASI KONGREDİYARBAKIR TARİH-TOPLUM-EKONOMİ

26-28 EKİM 2018

Kıymetli Araştırmacı,

26-28 Ekim 2018’de Kayapınar Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan “Diyarbakır Tarih-Toplum-Ekonomi Uluslararası Kongresi”ne bildirilerinizi beklemekteyiz.

Kongre Hakkında

Diyarbakır: Tarih, Toplum ve Ekonomi… Bu kongre, sosyal bilimler penceresinden Diyarbakır’ın eski ve yeni ilişki biçimlerini anlama çabasıdır. Bir yandan Diyarbakır’ı Diyarbakır yapan noktaların ontolojik, tarihi ve mekânsal kodlarını çözümlemek öte yandan şehre gelecek projeksiyonları tutmak gibi bir amaca matuftur.

Modern bilimin “tarihte hiç gelişmemiş ve gelişmeyecek” bir coğrafya tanımıyla düştüğü materyalist ve emperyal yanılgının dayatmalarından uzak, şehri/coğrafyayı nesneleştirmeden yeniden düşünmek zorunluluğu kongrenin akademik gerekçesidir.

Aşağıdaki her alt tema uyarınca, keskin bir disiplin sınırlaması olmaksızın tasvir edici, açıklayıcı, anlamlandırıcı, yorumlayıcı ve yönlendirici bildiriler beklenmektedir. Kongrenin disiplinlerarası sınırların da sorgulanmasına hizmet etmesi düşünülmektedir. Bu anlamda kongre, kurumsal olarak tanımlanagelen tarih, sosyoloji, felsefe, antropoloji, edebiyat, uluslararası ilişkiler, din bilimleri, iktisat, hukuk, sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık ve daha birçok disiplinden akademisyenlerin katkısını hedeflemektedir.

I. Kongre Takvimi

Özet Gönderim Son Tarihi 20 Temmuz 2018

Özet Değerlendirme Sonuçlarının İlanı 15 Ağustos 2018

Kabul Edilen Özetler ve Program Kitapçığının Yayınlanması 15 Eylül 2018

Bildiri Tam Metninin Son Gönderim Tarihi 15 Ekim 2018

Kongre Tarihi 26-28 Ekim 2018

Kongre Kitabının Yayınlanması Aralık 2018

II. Kurullar

Kongre web sayfasında ilan edilmiştir. Bakınız, http://kongre.kadimakademi.org/


IV. Kongre Konuları/Başlıkları

Toplumsal ve Kültürel Doku

Gündelik Hayat

Dil

Sanat/Zanaat

Edebiyat

Din/İnanç

Mimari (Sivil/Dini)

Tarihi Doku

Kültürel Tarih

Siyasi Tarih

Biyografik Tarih

İktisadi Tarih

Kentsel Tarih

Ekonomik Doku

Turizm

Tarım

Ticaret

Sanayi

Coğrafi Doku

Fiziki Coğrafya

Mekân Tasarımı

Şehirleşme

V. yolluk ve konaklama

Katılımcılar ulaşım masraflarını kendileri karşılayacaktır.Bildiri sahibi katılımcıların konaklamaları Kayapınar Belediyesi tarafından karşılanacaktır.Kongre için herhangi bir katılım ücreti talep edilmemektedir.

VI. İletişim

Hakan ASAN- Sabri MENGİRKAON

Caner YELBAŞI- Abdusselam ERTEKİN

kongrediyarbakir2018

http://www.kayapinar.bel.tr/Kongre

http://kongre.kadimakademi.org/