FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : Kripto FETÖ’yü ilk tespit eden isim Burak Akbay


SÖZCÜ Gazetesi’nin sahibi Burak Akbay

Kripto FETÖ’yü ilk tespit eden isim Burak Akbay

Yazarlar : Aytunç ERKİN

✔ Şahsım adına yapılan suçlamalar kumpastır. Fehmi Koru denen şahsın gerçek dışı köşe yazısıdır

✔ Okullarında okumadım. Semtlerine bile uğramadım. Atatürkçü bir gazete hedef alınmaktadır

✔ SÖZCÜ’de FETÖ’yü eleştirmiş biri olarak tespitim; bunlar gerçek FETÖ’cüleri gizleme çabasıdır

SÖZCÜ Gazetesi’nin sahibi Burak Akbay’ın 4 sayfalık yazılı ifadesi tüm gerçekleri ortaya çıkarmıştı

Tarih 7 Kasım 2017… “Şahsım, Atatürkçü bir gazete kurduğum için hedef haline getirilmiştir. Türk adaleti buna alet olmuştur. Şahsım adına yapılan suçlamalar kumpasın bir parçasıdır. Gerçek bir kumpastır bu. Fehmi Koru denen şahsın gerçek dışı savlar içeren köşe yazısıdır. Atatürkçü bir gazete hedef alınmaktadır. SÖZCÜ Gazetesi’nin yok olması kimin işine gelir? Bu iddianamenin varlığı bu örgütün faal olduğunu göstermektedir. Fehmi Koru ve Hüseyin Gülerce kısmen 17 Aralık’ı kısmen 15 Temmuz sonrasının izlerini silmek için bu kumpasa dahil oluyorlar. Dayatma mı var yalancı tanıklık için? Hakkımda FETÖ lideri ile bir fotoğraf için fotomontaj gibi bir yola başvurulmuştur. Şahsımın fotomontajlı görüntülerine karşı içerik engelleme talebim reddedilmiştir. Okullarında okumadım. Semtlerine bile uğramadım. İş hayatımda kurmuş olduğum gazetelerin çizgisi modern hukuk devleti çizgisidir. Hem özel hayatımda hem SÖZCÜ Gazetesi’nde FETÖ’yü eleştirmiş biri olarak tespitim; bunlar gerçek FETÖ’cüleri gizleme çabasıdır.

PENSİLVANYA SEVİNMİŞTİ

Yaklaşık 2.5 yıl önce, SÖZCÜ Gazetesi’nin kurucu sahibi Burak Akbay, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 4 sayfalık yazılı savunma sunmuştu ve bu cümleleri kurmuştu. Meseleyi en iyi kavrayan isim Burak Akbay’dı bu süreçte! Zaman zaman yaptığımız konuşmalarda sakin olmamızı öneren de adalete inancını yitirmeyen de oydu!

Altını çiziyorum…“Hem özel hayatımda hem SÖZCÜ Gazetesi’nde FETÖ’yü eleştirmiş biri olarak tespitim; bunlar gerçek FETÖ’cüleri gizleme çabasıdır” cümlesi… Özellikle 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin ardından istihbarat servisinin güdümündeki dini görünümlü örgütle mücadeleye ışık tutan bir tespit! Çünkü…

SÖZCÜ’yü hedef aldığınızda Pensilvanya sevinmişti… SÖZCÜ’ye ceza verilince de yine Pensilvanya ve örgüt sevindi! Ve… İnandırıcılık!…

Siz, kurulduğu günden bu yana örgütle ve yandaşlarıyla açık savaşı göze alan bir kurumu hedef aldığınızda, örgütle mücadeleye kimi inandırabilirdiniz?

Yanınıza aldığınız isimlere bakın: Fehmi Koru ve Hüseyin Gülerce! Birisi, Pensilvanya’dan mektup taşımış diğeri de örgütün yıllarca ‘basın sözcülüğüne’ soyunmuş! Esas soruya gelelim…

Fetullah’ın beyin takımı SÖZCÜ’yü neden hedef aldı?

“SÖZCÜ Gazetesi’nin yok olması kimin işine gelir?”…

Bu sorunun yanıtını 30 Ocak 2019’da bir duruşmada yaşanan ifadeyle anlatacağım…

Genelkurmay eski Adli Müşaviri Muharrem Köse

Ergenekon, Kozmik Oda kumpas davalarının yanı sıra 15 Temmuz’daki darbe girişiminde de başrol oynayan ve FETÖ’nün beyin takımı arasında sayılan Genelkurmay eski Adli Müşaviri Muharrem Köse, 30 Ocak günü SÖZCÜ’yü hedef almıştı! FETÖ’nün askeri yapılanmasına ilişkin davada ifade veren Köse, “31 aydır tutukluyum, aleyhime delil oluşturmaya çalışıyorlar. Kumpas davalarında mahkemelere sahte belge göndermekle suçlanıyorum. 2 gün önce SÖZCÜ Gazetesi yine bu iddiayı gündeme getirdi. İstihbarat Başkanı bana, ben de mahkemeye gönderdim. Benim ne suçum var? SÖZCÜ buradaysa görsün. Ben sizden adil yargılama istiyorum. SÖZCÜ Gazetesi adil yargılamayı etkiliyor, buna izin vermeyin” dedi. Köse devam etti: “Hakkımda yıllarca araştırma, soruşturma yapıldı. Hakkımda delil olsa bugüne kadar önünüze konur, gazeteler yazardı. Size göndermeden SÖZCÜ, Star, Odatv, A Haber’e verirler, siz de basından öğrenirdiniz zaten.”

İşte örgütün beyin takımının hedef aldığı gazete SÖZCÜ! Bitmedi…

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Kocaman neden isyan etmişti?

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman

Daha yeni…

Unutmayın…

TBMM eski Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç’ın damadı Ekrem Yeter hakkında FETÖ üyeliği suçlamasıyla açılan davada beraat kararı verilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman da karara itiraz ettiklerini belirterek “Kararın bozulacağını düşünüyoruz” demişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yeter hakkında verilen beraat kararına yaptığı itirazın gerekçesi 3 Ocak’ta ortaya çıktı. Başsavcılık, mahkemenin verdiği beraat kararının kanuna aykırı olduğunu savunarak, 3 sayfalık şu gerekçelerle kararın bozulmasını talep etti:

‘BEYANLARDA ÇELİŞKİ YOK’

“Dosya kapsamındaki deliller ve mütalaamızda geçen hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde tanık beyanları arasında esasen herhangi bir çelişki bulunmadığı… Gizli tanık, değişmeyen ifadelerinde sanıkla Mehmet Turgay Baz aracığıyla irtibat kurduğunu ve sanığın yönlendirdiği kişilerin de kendisi örgüte müzahir evlere yerleştirdiğini anlatmıştır. Mehmet Turgay Baz’ın gizli tanığı doğrulaması halinde kendisi açısından sorumluluk doğurabilecek durum oluşabilecek olması nedeniyle olayı bütün ayrıntıları ile anlatmasının da beklenilemeyeceği ortadadır. Gizli tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın örgüt üyelerinin irtibatlı olacağı kişileri belirleme ve organize etme görevini ifa ettiği değerlendirilmiştir.”

Ekrem Yeter

2015’E KADAR YÖNETİCİ

“Ayrıca sanığın başkanlığını yaptığı derneğin örgüt liderinin talimatı ile kurulan sivil toplum kuruluşlarından bir tanesi olduğu da tanık beyanları ile ispatlanmıştır. FETÖ isimli örgütün örgütsel faaliyetlerini yürütmek maksadıyla hukuku bir kılıf olarak kullandığı ancak gerçek amacın ve hedefin ülke yönetimini ele geçirmek olduğu, sağlık alanında faaliyetlerini yürütebilmek adına sanığın başkanlığını yaptığı Uluslararası Tıp Örgütü’nü (USAF) kurduğu anlaşılmıştır. Sanık bahse konu derneğin faaliyetlerini her ne kadar 15 Temmuz 2016 tarihinden evvel kendiliğinden sonlandırmış ise de… 2015 tarihine kadar derneğin faaliyetlerini yürüttüğü dosya kapsamındaki delil ve beyanlarından anlaşılmaktadır. Sanığın örgütün tepe yönetimi ile yaptığı görüşmeler içeriği belli olmadığı gerekçesiyle mahkemece dikkate alınmamış ise de birçok tepe yöneticiyle görüşme kayıtları bulunduğu ve Tuncay Delibaş ile görüşmeye Bülent Çanakçı’nın tanıklık ettiği, sanığın ‘İndeyim bekliyorum beyefendi gelecekmiş halıları serdik bekliyoruz’ sözlerini de telefonda söylediği anlaşılmıştır.”

Ankara başta olmak üzere İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde örgütle mücadeleye ışık tutacak tespitler işte bunlar!

Nazım Hikmet’in doğduğu gün memleketi sevmek…

Memleketimi seviyorum:
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.
Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı
memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.
Memleketim: Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,
kurşun kubbeler ve fabrika bacaları
benim o kendi kendinden bile gizleyerek
sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.
Memleketim.
Memleketim ne kadar geniş:
dolaşmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana…
Nazım Hikmet dün bir kez daha doğdu ve bugün de bize“Memleketimi Seviyorum” şiiriyle siz okuyucu selamlamak kaldı!

PSİKOLOJİ DOSYASI : Manipülasyonu Tespit Etme ve Engelleme


Manipülasyonu Tespit Etme ve Engelleme

Birini etkili bir şekilde manipüle etmek için yapılacak ilk şey, bunu o kişi fark etmeden yapmaktır.

Bu sözler bir bilmece gibi gözükebilir ama aslında başkalarını manipüle edenlerin başarısının temelidir. En yaygın manipülasyon genellikle romantik bir ilişkide veya aile üyeleri arasında, bir kişi diğerinin davranışlarını kontrol etmek istediğinde gerçekleşir. Dolayısıyla, manipülasyon her zaman kişisel kazanç arayışıyla yapılmaz. Aynı zamanda sizin için neyin yararlı olduğunu bildiğini düşünen, ya da sizin ne yöne gideceğinizi belirlemeye çalışan kişiler de sizi manipüle etmeye çalışabilir.

Deneyimli ve yetenekli bir manipülatörü tespit etmek kolay değildir. Taktikleri öyle gizlidir ki fark etmesi çok zordur. Manipüle edilen kişinin çevresindekiler bunu o kişiden önce fark eder. Bu kişi genelde durumun gerçekliğine inanmaz çünkü yaşayacakları acıdan korkmaktadırlar.

Manipülasyon, yakınlarınızdan geldiğinde ne olduğunu anlamak neredeyse imkansızdır. Mesela bir ilişkide her iki kişi de karar vermeli ve diğer kişiyi kötü hissettirmeden kendi fikrini belirtmelidir.

Bir kişi diğerini manipüle ettiğinde sonuç, güç dengesizliğidir. İlişkinin üyelerinden biri baskın rol üstlenir ve diğeri ise teslim olan taraftır. Para, eski ilişkiler, çocuklar, etkinlikler, iş gibi konularda da bu durum geçerli olur. Yani eylemlerin hepsini etkileyebilir.

Partneriniz (ya da size yakın biri) sizi manipüle ediyor mu, bilmek ister misiniz? O zaman aşağıdaki uyarı işaretlerine dikkat edin. Hiç farkında olmadan hapı yutmuş olabilirsiniz. Zamanında tepki vermezseniz, ciddi sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Her konuda kendinizi suçlu hissediyorsunuz

Diğer kişinin üzerinizdeki etkisi bu duygudur. Bu ilk belirtidir. Ne yaptığınız, söylediğiniz ya da düşündüğünüz hiç önemli değildir. Her zaman bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur. Bu kişi siz hiç hata yapmasanız bile kendinizi suçlu hissetmeniz için uğraşmaktadır.

“Arkadaşlarınla buluşup beni yalnız bırakıyorsun”, “Ben hastayım ve beni bu halde bırakıp işe gidiyorsun.” Bir manipülatör, gerçekleri çarpıtıp kendi lehlerine çevirmede ustadır. Böylece diğer kişiyi sorumlu ve suçlu kılarlar.

Onların tüm travmalarını siz üstlenirsiniz

Biriyle ilişkideyken yaşadıkları bir şeyi dinlediğimiz sırada kendimizi o kişinin yerine koyarız. Bu çocukluk döneminde ya da geçmişte yaşadıkları bir şey olabilir. Fakat manipülatörler ile ilgili sorun bu durumdan faydalanmalarıdır. Mesela, daima ilgi görmek isterler.

Kendi güvensizlik ve güçsüzlüklerini karşılarındaki kişiye yansıtırlar.

“Dışarı çıkmanı istemiyorum çünkü eski sevgilimin beni en iyi arkadaşımla aldattığı zaman aklıma geliyor”, “İşe gitmesen daha iyi. Patronun sana kan kusturuyor. Benim patronum da bana öyle yapmıştı.” Böylece özgürlüğünüzü kısıtlar ve kendi adınıza kararlar vermenizi engellerler.

Terk edilmekten korktuklarını söylerler

Bir türlü iyileşemedikleri bir travma yaşadıklarını iddia edebilirler. “Beni terk edeceğinden korkuyorum”, “Sensiz yaşayamam”, “Sen yanımda değilken nefes dahi alamıyorum.” Ve bunların hiçbirini romantik bir şekilde söylememişlerdir.

Bu taktik sayesinde partnerlerine her hatayı affettirebilirler. Anlayış ve düşünme ile duygusal manipülasyon arasında ince bir çizgi olduğunu unutmayın. Başkalarının sorunlarının sizin omuzlarınıza düşmesine ve ilerlemenize engel olmasına izin vermeyin.

Kendi becerilerinizden şüphe etmenize neden olurlar

Partnerinizle tanışmadan önce başarılarınızla övünürdünüz. Belli aktivitelerde iyi olduğunuzu düşünürdünüz. Sevdiğiniz birçok özelliğiniz vardı. Ama şimdi becerikli olup olmadığınızı bilmiyorsunuz. Mesela hesap yapma, tavsiye verme ya da iyi notlar ama gibi konularda kendinizden emin değilsiniz. Lütfen bu şüphelerin diğer kişilerle ilgili eylem ve aktiviteler olduğunun farkında olun (iş, arkadaşlık, çalışmalar).

Manipülatörün hedefi sizi daima kendi yanında bulundurmaktır. Bazı şeyleri yapmanıza da izin vermezler çünkü çaresiz olduğunuzda onların kontrolü elinde tutmasını sağlarsınız. Yani belli işleri yapma becerisine sahip olmadığınız için diğer kişi bu işleri sizin adınıza yapar. Oysa siz gerekli beceriye sahipsinizdir. Bu durum özerkliğinizi gözardı eder ve bağlılık durumu yaratır. Ayrıca sizi daha da zayıflatarak gelecekte daha fazla manipülasyona maruz kalmanıza neden olur.

Diğer yandan, bu tür taktikleri kullanan kişiler genelde çok beceriklidir ve bunu hissettirmeden yaparlar. Ayrıca farkında olmadan biz bu duruma izin veriyor olabiliriz. Bir ilişkinin yürümesi için iki kişinin de aynı fikirde olması ve birbirini desteklemesi gerekir. Manipüle edilen kişinin bir suçu yoktur ama işler daha kötüye gitmeden böyle bir yol izlemekten vazgeçmeleri gerekir.

CIA DOSYASI /// İran : 290 CIA ajanını tespit ettik !!!


İran : 290 CIA ajanını tespit ettik !!!

İstihbarat Bakanı Alevi, "Ülkemiz dahil çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren 290 CIA ajanını tespit ettik. Bu bilgileri, dost ülkelerin istihbarat servisleriyle yaptığımız paylaşımda kendilerine aktardık ve birçok ülkede CIA’in istihbarat kaynakları yakalandı" dedi.

İran İstihbarat Bakanı Mahmud Alevi, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) adına İran ve çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren 290 ajanın tespit edilerek, yakalandığını söyledi.

İran devlet televizyonuna göre, başkent Tahran‘da konuşan Alevi, İran istihbarat güçlerinin birçok ülkede CIA adına faaliyet gösteren 290 kişiyi tespit ettiğini açıkladı.

Bakan Alevi, şunları söyledi:

"ABD istihbarat servisine karşı yürütülen karmaşık süreç sonucunda ülkemiz dahil çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren 290 CIA ajanını tespit ettik. Bu bilgileri, dost ülkelerin istihbarat servisleriyle yaptığımız istihbarat paylaşımında kendilerine aktardık ve birçok ülkede CIA’in istihbarat kaynakları yakalandı."

İran İstihbarat Bakanı Alevi, İran’da hassas merkezlerde faaliyet gösteren yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı onlarca ajanın da yakalanarak, yargıya teslim edildiğini aktardı.

İstihbarat Bakanlığının izlediği savunma stratejisini saldırgan strateji olarak değiştirdiğini ifade eden Alevi, ülke ismi vermeden yabancı istihbarat servislerine büyük darbe indirdiklerini sözlerine ekledi.

ANALİZ : CARL SAGAN’IN PALAVRA TESPİT YÖNTEMLERİ


CARL SAGAN’IN PALAVRA TESPİT YÖNTEMLERİ

Carl Sagan’ın Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı kitabı bilgi kirliğinin yayıldığı hatta kasıtlı propaganda aracı olarak dünyanın her yerinde yoğun olarak kullanıldığı şu günlerde herkesin okuması gereken bir kitap.

Sagan’ın kitabında önerdiği palavra tespit yöntemleri şunlar:

1 – Size ‘gerçek’ diye sunulan olguları bağımsız kaynaklardan teyit edin.

2- Argümanı destekleyen kanıtların tartışılmasını destekleyin. Bu tip bir tartışmayı farklı iki fikri savunan ve hakikaten konunun uzmanı olan kişilerden dinleyip farklı perspektifleri değerlendirmek önemlidir.

3- Otorite kaynaklı argümanların çok kıymeti yoktur. Geçmişte pek çok otorite hata yaptı gelecekte de yapacaklar. Bilimde otorite değil uzmanlık önemlidir.

4- Birden fazla hipotez oluşturun. Herhangi bir şeyi açıklamak gerektiğinde gözlediğiniz şeyi açıklayabilecek tüm alternatif hipotezleri düşünün. Ardından bu alternatiflerin her birini nasıl test edebileceğinizi de düşünün. Bu testten başarıyla geçen açıklamanın doğru olma ihtimali ilk aklınıza gelen ve gözünüze güzel görünen açıklamadan daha yüksektir.

5- Bir hipotezi sadece size ait diye fazla benimsemeyin. Sizin hipoteziniz de diğerleri gibi gerçeği bulma yolunda bir ara duraktır. Kendinize neden bu fikri beğendiğinizi sorun diğerleri ile adil bir şekilde karşılaştırın. Kendi hipotezinizi reddetmeniz için ne gerektiğini düşünmeye çalışın. Bunu siz yapmadığınız takdirde başkaları yapacaktır.

6- Bulgularınızı ve gözlemlerinizi rakamlara dökmeye çalışın. Eğer öne sürdüğünüz açıklama herhangi bir şekilde ölçülebiliyor ve rakamsal (nicel) olarak ifade edilebiliyorsa bu yöntemle farklı hipotezleri karşılaştırmanız çok daha kolay olacaktır. Net olmayan ve nitel (kalitatif) kavramlar için çok fazla açıklama öne sürülebilir. Elbette açıklama bulmamız gereken pek çok nitel konu da var ama bunlara ilişkin kanıtlar bulmak her zaman daha zordur.

7- Açıklamanız bir argümanlar zincirine dayalı ise bu zincirdeki ilk önerme ve akabindeki tüm argümanların doğru olması gerekir. Unutmayın birbirine bağlı bir mantık zincirindeki argümanların bazılarının doğruluğu açıklamayı desteklemeye yetmez.

8- Okkam’ın usturasını anımsayın. Elimizde gözlemlediğimiz olguyu aynı derecede iyi açıklayan iki hipotez olduğunda çok sayıda ön koşulu gerektirmeyen ve daha basit açıklama genelde doğru olandır.

9- Hipotezinizin nasıl yanlışlanabileceğini kendinize sorun. Test edilemeyen ispatlanması mümkün olmayan önermelerin pek kıymeti yoktur.

Sagan aynı kitapta bir iddiayı inceleyip teyit ederken ne yapmamız gerektiği kadar ne yapmamamız gerektiğine de değiniyor. Böylelikle Sagan’ın palavra tespit kiti günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız 20 adet argüman ve mantık safsatasını özetliyor:

1- Adam karalama (ad hominem): Yapılan argümandaki hatalara değil argümanı yapan kişiye saldırmak

2- Otorite safsatası (argument from authority): Kişinin söylediklerinin geçerliliğine değil ünvanına bakıp söylediğini geçerli saymak

3- İstenmeyen etki argümanı: Yapılan argümanı kanıtlarla desteklendiği için değil istenmeyen sonuçları engellemek için doğru kabul etmek

4- Cehalete başvurma (appeal to ignorance): Ortaya sürülen argümanı kanıtlarla desteklendiği için değil aksini gösteren kanıt yokluğu nedeniyle doğru saymak

5- Özel durum argümanı (special pleading): Argümanı destekleyen delil yokluğunda argümanı destekleyecek veri bulmaktansa veri yokluğuna bahane bulmak

6- Varsayılan cevap argümanı (assuming the answer): Argümanın destekleyen önermenin argümanın neden doğru olması gerektiğini cevaplamaması

7- Gözlem iltiması (observational selection): Argümanı güçlendiren örnekleri dikkate alırken aksini gösterenleri yok varsaymak

8- Küçük sayı istatistiği: Argümanı destekleyen örneklerin sayısının çok az ve limitli olmasını dikkate almamak

9- Tutarsızlık: Yapılan argümanın mantık kurgusunun aynı kişinin diğer savunduğu şeylerle tutarsız olması

10 – Buradan bu sonuç çıkmaz argümanı (non-sequitur): Argümanı desteklemek adına verilen önermenin argümanın doğruluğu ile hiç bir ilgisi olmaması

11- Ardışıklık safsatası (post hoc ergo propter hoc): İki olayın birbirini takip etmesi nedeniyle ilkini ikincinin nedeni varsaymak

12- Anlamsız soru safsatası: Argümanı lehinde sonlandırmak için mantıklı bir şekilde cevaplanamayacak soru sormak

13- Sahte ikilem (false dichotomy): Pek çok olasılık olan bir durumda sadece iki seçenek olduğunu ve bunlardan birini seçmek gerektiğini iddia etmek

14- Kısa döneme karşı uzun dönem safsatası: Sahte ikilem benzeri bir safsatadır ama çok kullanıldığı için ayrıca bahsetmekte fayda var. Biri yakın diğer uzak dönemde önemli olacak iki durumu sanki birinden birini seçmek zorundaymışçasına lanse etmek

15- Kaygan zemin (slippery slope): Küçük bir olayın çığ etkisi ile uzak gelecekte kaçınılmaz şekilde çok büyük ve önemli bir başka olaya neden olacağını var saymak

16- Neden /sonuç ilişki karmaşası: Tesadüfi olarak birlikte gözlenen olay ya da istatistiklerin birbiriyle otomatikman neden sonuç ilişkisi içinde olduğunu varsaymak. Oysa iki değişkenin birbiri ile korelasyonu olması her zaman neden sonuç ilişkisi olduğunu göstermez

17- Korkuluk argümanı (strawman): Tartışan kişinin karşısındakinin argümanını saptırarak saldırmayı daha kolay haline getirmesi

18- Bastırılmış kanıt / cımbızlama argümanı: Argümanı savunan kişinin karşı tarafın öne sürdüğü veri ve kanıtları görmezden gelmesi

19- Sinsilik argümanı (weasel words): Bir argümanı savunurken bilinen ve onu zayıflatacak şeyleri bilerek hasır altı etmek

20 – İstatistik cehaleti: İstatistiksel verilerin anlamını kavramamak:

Hepimiz önümüze gelen iddiaları Sagan’ın önerdiği esasları anımsayarak değerlendirmeli yaptığımız argümanlarda da bahsettiği mantık safsatalarını kullanmaktan kaçınmalı karşımıza gelen kanıtlar sağlamsa daha önce inandıklarımızla çelişiyor olsa bile fikrimizi değiştirmekten imtina etmemeliyiz.

Sagan’ın da dediği gibi:

“Bilimin kalbinde birbiriyle çelişen iki kavramın temel dengesi yatar: yeni fikirlere karşı açık fikirli olmak (ki bu fikirler bazen son derece acayip ya da alışılmadık olabilir) ve ister eski ister yeni olsun her fikrin eleştirel düşünce ve şüphecilik ile detaylıca incelenmesi. Ancak bu şekilde engin saçmalıkları engin gerçeklerden ayırmak mümkün olabilir. ”

Işıl Arıcan

Tam metin: https://yalansavar.org/2016/12/28/carl-saganin-palavra-tespit-yontemleri/

GIDA DOSYASI /// ÇMO BAŞKANI BOZOĞLU : DAMACANA SUYUN İÇİNDE NE OLDUĞU TESPİT DAHİ EDİLEMİYOR MUSLUK SUYU DAHA SAĞLIKLI


ÇMO BAŞKANI BOZOĞLU : DAMACANA SUYUN İÇİNDE NE OLDUĞU TESPİT DAHİ EDİLEMİYOR MUSLUK SUYU DAHA SAĞLIKLI

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Baran Bozoğlu "Damacana su paket su sağlıksız sudur. Kontrolsüzdür içerisinde ne olduğunu tespit dahi edemezsiniz. Musluklarımızdan akan suyun damacana suya göre daha sağlıklı olduğunu unutmamamız gerekiyor" dedi.

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Baran Bozoğlu son dönemde çok tartışılan poşet düzenlemesini Çevre Yasası’nda yapılan değişiklikleri ve eksiklikleri Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’ye anlattı.

bez torba

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ‘plastik poşet’ genelgesi

Çevre meselesinin siyaset üstü bir konu olduğunu belirten Bozoğlu çok tartışılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesini ve çevre politikalarını değerlendirdi.

Bozoğlu "İçtiğimiz sular temiz mi?" sorusuna şu yanıtı verdi:

— Ülkenin yüzey sularının derelerinin ve göllerinin yüzde 79’u kirlenmiş durumda. Biz musluklarımızdan temiz su içebilmek istiyoruz. Öncelikli hedefimizin bu olması lazım. Damacana su paket su sağlıksız sudur. Kontrolsüzdür içerisinde ne olduğunu tespit dahi edemezsiniz. Musluklarımızdan akan suyun damacana suya göre daha sağlıklı olduğunu unutmamamız gerekiyor. Türkiye’nin dere ve göllerinin kirlenmesine karşı arıtma tesislerimiz yetersiz halde.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeniz çok tartışıldı. Bu süreci anlatabilir misiniz?" sorusu üzerine Bozoğlu şunları söyledi:

Poşet- Alışveriş

Poşet üretimine çapraz kontrol

– Biz bu kanun değişikliği içine çevre mühendisliğinin girmesini sağladık. Bütün siyasi partilerle görüştük. Çünkü bizim 20 bine yakın meslektaşımız var. Artık bu düzenleme ile çevre mühendisleri sınav ve eğitime ihtiyaç duymadan kendi diplomaları ile bu işi yapabilecek hale geldi. Demokratik bir baskı unsuru olduk eleştiriden de hiç geri durmadık. Cumhurbaşkanı ile görüşmeyi biz AK Parti Genel Merkezi’nde yaptık. Davet edildim ve ben bu ülkenin Cumhurbaşkanı ile tabii ki tanışırım ve ona mesleki sorunlarımız hakkında bilgi vermek taleplerimizi iletmek isterim. Bu bizim görevimiz. Kendisine çevre mühendislerinin istihdam problemi olduğunu kamuya atanmaları ile ilgili taleplerini ve özel sektörde de desteğe ihtiyaç olduğunu ilettim. Kendisi de bu konuda teşekkür etti. Ben de Çevre Kanunu’ndaki düzenleme için teşekkür ettim. Bizim derdimiz Çevre Mühendisleri Odası’nı güçlendirmek meslektaşlarımızın ve Türkiye’nin çevre politikalarında çözüm üretmek. 2010 yılından itibaren bunun için 100’den farklı kurumla görüştük. Herkese derdimizi anlatmaya çalışıyoruz.

LİNK : https://tr.sputniknews.com/cevre/201901141037075374-cmo-baskani-damacana-su-tespit-musluk/?fbclid=

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// TUTUKLU YARBAY : “FETÖ iltisaklı öğrencilerin tespiti engellendi”


TUTUKLU YARBAY : "FETÖ iltisaklı öğrencilerin tespiti engellendi"

FETÖ‘nün darbe girişiminde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki eylemlere ilişkin dava sürüyor. Duruşmada tanık olarak dinlenen Yarbay Aytekin R, Kuleli Askeri Lisesi’nde istihbarat subayı olarak görevliyken FETÖ ile iltisaklı öğrencilerin tespitinin engellediğini dile getirerek, okulda o dönem istihbarat faaliyeti yapan subaylara benzer muameleler yapıldığını savundu.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki (KKK) eylemlere ilişkin 142 kişinin yargılanmasına devam edildi. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Mahkeme Başkanı Murat İlhan, önceki ara karar gereği dava dosyasına gelen evrakı okudu.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Bayram B. 15 Temmuz akşamında kıdemli başçavuş rütbesiyle nöbetçi olduğunu, telsizden gelen bir emirle Özbek garajı mevkisine gittiğini ve orada askeri personelden oluşan bir kalabalıkla karşılaştığını anlattı.

Askerlerin silahlandığını gördüğünü ve tatbikat olduğu yönünde sesler duyduğunu belirten Bayram B, eski albay Hasan Yılmaz’ın askerlere bağırarak yeni grup komutanının kendisi olduğunu ve bölgenin güvenliğini sağlayacağını söylediğini ifade etti.

Bayram B, Yılmaz’ın Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetimi ele geçirdiğini söylemesine rağmen darbe olduğunu anlamadığını savunarak, "Benden cephaneliğin anahtarını da istediler fakat tereddüt ettiğim için ilk başta vermedim. Asma kilitlerin kırılmaya çalışıldığını duyunca personelle anahtarı gönderdim." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın konuşmalarının ardından darbe girişiminden emin olduğunu fakat askerleri riske atmamak için müdahaleden kaçındığını ifade eden Bayram B, emrindeki askerlerle koğuşlar bölgesine giderek sabaha kadar beklediklerini dile getirdi.

Bayram B, darbeci askerlerin birlikten çıktıklarının telsizden anons edildiğini öğrendikten sonra içtima için alana gittiklerini, ardından eve geçtiğini ve öğleden sonra gelen emir üzerine kışlaya geri döndüğünü söyledi.

Tanık Yarbay Aytekin R, sanıklardan eski tuğgeneral Erhan Caha hakkında beyanda bulunarak, Caha’nın 2007-2010 yıllarındaki eylemlerinden dolayı kendisinden şikayetçi olduğunu belirtti.

Aytekin R, Kuleli Askeri Lisesi’nde istihbarat subayı olarak görevliyken Caha’nın, görevini engellemeye çalıştığını, hakkında açılan bir soruşturmaya başkanlık ettiğini ve FETÖ ile iltisaklı öğrencilerin tespitini engellediğini dile getirerek, okulda o dönem istihbarat faaliyeti yapan subaylara benzer muameleler yapıldığını savundu.

FETÖ SINAV SORULARINI ‘CASUS YAZILIMLA’ ÇALDI

Mahkeme Başkanı Murat İlhan’ın huzura aldığı Caha ise suçlamaları reddederek, "Tanığın ifadeleri davayla doğrudan ilişkili değil." savunmasını yaptı.

Aytekin R, Caha’nın "Hakkında açılan soruşturmalarda benden başka kim vardı?" sorusuna, "Sizden başka kimseyi hatırlamıyorum." yanıtını verdi.

15 Temmuz’da vatani görevini KKK’de yapan tanık Can G. ise saat 17.00’den sonra kışlada bir hareketlilik olduğunu fark ettiğini ve telefonların sürekli çaldığını söyledi.

Silah ve uçak seslerinin arttığı saat 21.30 civarında Özbek garajına içtima için inmeleri emrinin geldiğini dile getiren Can G, garajın oraya gelen bir komutanın, "Ben size ne söylersem onu yapacaksınız. Yönetim artık bende." dediğini duyduğunu belirtti.

Can G, bazı askerlerin silahlandığını fakat kendisinin koğuşa gittiğini ve sabah 06.00’ya kadar orada beklediğini, cep telefonları bulunmadığı için darbe girişimini kesin olarak sabah anladığını ifade etti.

FETÖ SORUŞTURMASI KAPSAMINDA ESKİ SAĞLIK BAKANLIĞI ÇALIŞANI 32 KİŞİ HAKKINDA FLAŞ KARAR

Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle katılan ve darbe girişimi olduğunda vatani görevini yapan Burak H. ise koğuştayken kırmızı alarm verildiğini ve diğer askerlerle birlikte Özbek garajına gittiklerini kaydetti.

Burada tanımadığı bir komutanın tüm askerlere emir vererek, "Komutan benim. Sözlerimi iyi dinleyin." dediğini aktaran Burak H, kendisinin de silah aldığını ve nizamiye bölgesine gittiğini anlattı.

Burak H, helikopterlere mühimmat taşınmasına yardım ettiğini ardından bölgede beklemeye başladığını, saat 04.00 civarında uzman çavuşların yanlarına gelerek bir darbe girişimi olduğunu ve kimseye ateş edilmemesi talimatı verdiğini dile getirdi.

Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

PROGRAM TAVSİYESİ : AKILLI TELEFONUNUZA YASA DIŞI SIZAN CASUSLARI TESPİT UYGULAMASI – CELL SPY CATCHER ( ANTİ SPY)


Değerli Yurtseverler,

Devir BIG BROTHER DEVRİ. Teknoloji geliştikçe haberleşme, sosyalleşme ve etkileşim imkanlarının artması ile beraber yanında bir takım problemleri de yaratıyor. İstihbarat servisleri vatandaşın alışkanlıklarını, davranışlarını, eğilimlerini, uğraşlarını takip edebilmek için milyarlarca dolar harcıyor.

Bu nedenle internette her bulduğunuz linki tıklamamak, yararlı gözüken her uygulamayı indirmemek kişisel güvenliğiniz için gereklidir.

Ama eğer bu uyarıları dinlemediyseniz yada telefonunuzda farklı şeyler oluyorsa o zaman size de casus yazılım bulaşmış olabilir. Google Play platformuna konulan CELL SPY CATCHER (ANTİ SPY) uygulamasının açıklamasında bu tür casus yazılımların tespit edilebildiği yazıyor. Programın açık kaynak kodlu oluşu da ayrıca avantaj sağlıyor.

Denemek isteyenler önce videoyu incelesinler (video ingilizce), eğer tatmin olurlarsa aşağıdaki linkten indirebilirler.

Güvenli yarınlar dileriz.

Savaş Kırçovalı

Teknik Uzmanı

ÖZEL BÜRO GRUBU Yöneticisi

UYGULAMANIN VİDEO LİNKİ : https://www.youtube.com/watch?v=R2aXl4QIZVU

UYGULAMANIN İNDİRİLECEĞİ LİNK İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

MİT DOSYASI : “MİT’e sızma evleri” soruşturmasında çarpıcı tespit


“MİT’e sızma evleri” soruşturmasında çarpıcı tespit

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) sızmak için kurduğu evlere ilişkin yapılan soruşturmada çarpıcı tespitler yapıldı. Savcılık, FETÖ ve mensuplarını Haçlı seferelerini başlatan “Keşiş Pierre Lermit ve ordusu” gibi olduğunu vurguladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada FETÖ’nün esas amacına ilişkin önemli ayrıntılara yer verildi.

ÖRGÜT EVLERİ MİSYONERLİK FAALİYETLERİNDEN ETKİLENEREK KURULDU

“Işık Evleri” olarak tabir edilen örgüt evlerinin misyonerlik faaliyetlerinden etkilenerek kurulduğunu ifade eden savcılık, “Işık Evleri örgüt doktrininin aşılandığı örgüt hücreleridir” dedi.

Savcılığın örgütü anlatırken yaptığı saptamalar da dikkat çekici. FETÖ’nün yöntem ve çalışma faaliyetlerinin değerlendiren savcılık bu kapsamda örgütün devşirdiği kişileri “Vatanını satmak suç değil” yöntemiyle yetiştirdiğini ifade etti.

HIRSIZLAR SÜRÜSÜ

Örgüt mensuplarının hiçbir ahlaki değere sahip olmadığını vurgulayan savcılık FETÖ’nün mensuplarını, düşmanla işbirliği yapmak için kılıktan kılığa giren, Keşiş Pierre Lermit’in ihanet ordusuna asker olmak için binlercesi firar eden ruhsuzlar, yeminli hırsızlar ve çukurlar sürüsü haline getirdiğini söyledi.

KEŞİŞ PİERRE LERMİT’İN ORDUSU GİBİ

Savcılık FETÖ’yü şu sözlerle anlattı:

“İnsanların dini duygularını istismar edip sömürmede uzman haline gelen FETÖ ve onun elebaşı, içerisinde 13-14 yaşında çocukların da bulunduğu milyonlarca gencin emeğini, umudunu, hayalini, geleceğini hak ve hukukunu gasp ettikleri soru çalma eylemine Kuranı ve yemini alet ederek istismarda sınır tanımadıklarını ve yeminli hırsız olduklarını ortaya koymaktadır.”

Savcılık değerlendirmesinde, FETÖ mensuplarının kendisini örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in sözü dışında hiçbir ahlaki, insani, dini ve milli değer ölçüsüyle bağlı saymadığını ifade etti. “Örgütün her yolu hak ve meşru gören, yalanı riyayı, takiyeyi, kumpası, hırsızlığı ve ihaneti esas alan bir yöntem izlediğini” aktaran savcılık şu saptamayı yaptı:

“FETÖ devşirdiği mensuplarını bu sapkın yol ile vatanına, milletine, bayrağına hiçbir bağlılık ve aidiyet hissetmeyen, ‘Vatanı satmak suç değil’ diyen, Türk Milletinin istiklaline kast eden, düşmanla işbirliği yapmak için kılıktan kılığa giren, Keşiş Pierre Lermit’in ihanet ordusuna asker olmak için binlercesi firar eden ruhsuzlar, yeminli hırsızlar ve çukurlar sürüsü haline getirmiştir.”