TERÖR DOSYASI /// Ufuk Coşkun : USA’nın Fabrikasyon Teröristleri


Ufuk Coşkun : USA’nın Fabrikasyon Teröristleri

The Just War yani Amerika’nın “haklı savaş” teorisine göre iyi olan Amerikan başkanları şeytan olan teröristlerle savaşarak dünyaya demokrasi getirirler!

Gerçekte bir ülkeyi işgal edip yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürmenin bahanesidir bu. Öyle ki her dönem Pentagon, CIA, MOSSAD birlikteliğiyle terör örgütleri imal edilir. Bunlar fabrikasyon örgütlerdir.

Usame Bin Ladin, Ebu Musab Zerkavi, El Bağdadi, Öcalan, F. Gülen gibi teröristler birer fabrika ürünüdür.

Usame Bin Ladin;

Kabala konusunda en büyük kaynak sayılan Zohar’ın 8.cildinde Mesih’in gelişi bölümünde şöyle bir bilgi vardır. Zohar burada 2001 yılında Yeniçağı başlatacak kıyamet alametlerinden bahsediyor. “Bu günde uzun büyük şehirde ateş alevi olacak. Ses bütün dünyayı uyandıracak. Birçok kule yıkılacak ve birçok önemli insan o günde ölecek.”

Kabala uzmanlarının Zahor’a göre yaptıkları hesaplamalara göre ikiz kulelerin yıkılması için öngörülen tarih 11 Eylül 2001! Daha da ilginç olanı şu bilgi; ”Öbür taraf bunu gördü. Cesaret kazandı ve adakları yemek için bir köpek gönderdi. “B” ladan onun ismiydi.”

Ladin’in ismini bile vererek güya meseleyi inanç bakımından da meşrulaştıracaklardı. Ne var ki bu bilgiler Amerikalıları ikna etmedi. Çünkü büyük bir çoğunluğu hâlâ 11 Eylül saldırılarının bir kurgu olduğunu düşünüyor.

Oysa Usame Bin Ladin’in ailesinin Bush ile Teksas’taki petrol kuruluşu üzerinden iş bağlantıları vardı. CIA, Afgan Savaşı’nda onu işe alıp eğitmişti.

El Zerkavi;

Zerkavi ve Bağdadi de CIA, MOSSAD, M16 ortak ürünüdür. Zerkavi, 5 Şubat 2003’te BM Güvenlik Konseyi’nde ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın itiraf ettiği gibi; Afgan Savaşı sırasında CIA tarafından işe alındı.

Aynı El Zerkavi, Ladin’in adamı olarak Irak’taki terör ağını yönetti. Filistin doğumlu olan Zerkavi, CIA için savaştığı Afganistan’dan Ürdün’e geldi.

Eski NSA çalışanı Edward Snowden ifşaatlarında İngiliz, Amerikan istihbaratı ve MOSSAD’ın bütün radikal İslamcı terör örgütleri elemanları için cazip olacak ve onları bir yerde toplayacak bir terör örgütü yani DEAŞ’ı kurmak için birlikte çalıştıklarını ifade etmişti.

DEAŞ’ın komutanları Suriye’den Mısır’a, Afganistan’dan Irak’a CIA tarafından 30 yıldır yetiştirilen militanların örgütsel olarak takipçileri idiler. 2003 yılında ABD, Saddam’ı devirmeden önce Irak’ta El Kaide yoktu.

Örgüt 2004 yılında tevhit ve cihat adıyla Ebu Musa Zerkavi tarafından Irak’ta kuruldu. 2003 yılında Irak’ta Saddam sonrası düzende Sünnileri dışlayan ve Sünni direnişin başlamasına neden olan da ABD idi.

700 bin kişilik Sünni bürokrasisi işten atılmış, 380 bin kişilik yüzde 80’i Sünni olan Irak ordusu dağıtılmıştı. Bu Sünni askeri yapı kendine Irak El Kaidesi ismini verdi.

El Bağdadi;

Gerçek adı İbrahim Avvad Samirrai olan Bağdadi 1971 doğumlu ve Bağdat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde master ve doktora yapmıştı. Amerikan işgali ile birlikte 2004 yılında tutuklanarak girdiği Buka Hapishanesi’nden 2009 yılında çıktı.

ABD, Bağdadi’nin kellesi için 2011’te 10 milyon dolar koydu. Bağdadi tutuklu olduğu dönemde CIA tarafından devşirildi ve özel eğitime tabi tutuldu.

El Bağdadi, MOSSAD’dan bir yıl süre ile askeri, teoloji ve hitabet dersi de aldı. Obama döneminde DEAŞ militanları Ürdün’ün Safawi şehrindeki kampta eğitildiler. Artan militan ihtiyacına göre bir kamp da Teksas’ta açıldı.

Irak El Kaidesi’nin başındaki Ürdünlü Zarkavi 2006 yılında öldürülünce yerini Abu Ömer Bağdadi aldı. Bu da Mayıs 2010’da öldürülünce yerine Abu Bekr Bağdadi getirilmişti. Bu da öldürüldü bakalım yerine kim gelecek?

Frankeştayn yöntemi ile oluşturulan DEAŞ, barbarlığı, yıkıcılığı ve caniliği ile aynı zamanda tüm seküler dünyaya İslam’ın ne denli zalim ve barbar bir din olduğu algısını veriyordu.

***

Dinlerarası Diyalog ve Ilımlı İslam projeleri ile bu sefer de dünyaya bir alternatif sunuluyordu. Yani kafa kesen DEAŞ’in karşısına ılıman, naif, barışçı, laik bir FETÖ İslam’ı!

Bir taraftan yine CIA ve MOSSAD imalatı olan PKK/YPG ile Orta Doğu’da güç ve nüfuz alanlarının(petrol) belirlenmesinde rol oynarlarken diğer taraftan İslam’a yönelik çok ciddi bir operasyon ağı tertip edilmişti.

Türkiye işte bu büyük tertibi bozmak için mücadele ediyor.

Ayrıntılı bilgiler için CIA ve Orta Doğu adlı kitabı öneririm.

TERÖR DOSYASI : DÜNYADA VE TÜRKİYEDE TERÖR ÖRGÜTLERİ VE TERÖR FAALİYETLERİ – DOKUMANTASYON HACMİ : 1 GİGABYTE


DÜNYADA VE TÜRKİYEDE TERÖR ÖRGÜTLERİ VE TERÖR FAALİYETLERİ

  1. 11 Eylul Ve Politk Islam
  2. ASALA – ERMENİ TERÖR ÖRGÜTÜ
  3. BOKO HARAM
  4. DİNCİ TAHŞİYE ÖRGÜTÜ
  5. EL KAİDE
  6. EL NUSRA
  7. ETA
  8. Hizb ut-Tahrir
  9. HİZBULLAH
  10. İBDA-C
  11. İSLAMİ TERÖR
  12. IŞİD & DEAŞ & ISIS
  13. MÜSLÜMAN KARDEŞLER
  14. New York Fusion Center Al-Qaeda and Affiliated Groups Profiles
  15. State and Local Anti-Terrorism Training (SLATT) Program Terrorism Training for Law Enforcement
  16. TALİBAN
  17. TAMİL KAPLANLARI
  18. YALNIZ KURT EYLEMLERİ
  19. YENİ ZELANDA CAMİ KATLİAMI
  20. (Terrorism) “Watchlist Guidelines” (PDF)- 2013.pdf
  21. ‘Rojava’ masalı ve gerçekler – ABD’nin anarşist tugayları işbaşında.pdf
  22. “Terörle Mücadelede Toplumsal Algılar” raporunu indirmek için tıklayınız..pdf
  23. 02_Yonah Alexander.pdf
  24. 11 Eylül Sonrası Ortamda Kentsel Güvenlik ve Terör .. Yerel yönetimlerin Etkin Rol oynayacağı Yeni Bir Yaklaşım.pdf
  25. 11 EYLÜL SONRASI TERÖRLE MÜCADELEDE İNGİLTERE ÖRNEĞİ.pdf
  26. 11 EYLÜL TERÖR SALDIRILARI SONRASI DÖNEMDE BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN ULUSLARARASI TERÖRİZM KONUSUNDAKİ TUTUMU.pdf
  27. 16 Şubat Anısına.PPS
  28. 000749.pdf
  29. 2012’de AB’de Terörizmin Durumu ve Eğilimler.pdf
  30. A CIA & OSAMA BIN LADEN PRODUCTION.pdf
  31. ABD – Orlando Saldırısı Üzerine bir Analiz.pdf
  32. ABD’DE TERÖR – Orlando Saldırısı Üzerine bir Analiz.pdf
  33. Afghanistan, the CIA.pdf
  34. AĞIRLIKLI DOĞRUSAL PROGRAMLAMA MODELİ KULLANILARAK TERÖRİST GRUPLARIN SINIFLANDIRMASI.pdf
  35. Aklama ve Terörün Finansmanı ile Mücadelede Şüpheli İşlem Bildirim Sistemi.pdf
  36. Al Qaeda in Its Third Decade.pdf
  37. Ankara Garı Saldırısında Dava Süreci Ne Durumda.doc
  38. Ankara Garı Saldırısında Dava Süreci Ne Durumda.pdf
  39. Attack On FBI Convoy In Las Vegas Leaves 3 Dead As Wikileaks “Bombshell” Prepares To Explode.doc
  40. Attack On FBI Convoy In Las Vegas Leaves 3 Dead As Wikileaks “Bombshell” Prepares To Explode.pdf
  41. Avrupa Birliği’nin Terörizmle Mücadele Politikalari ve Hukuki Boyutu.pdf
  42. Avrupa Birliği’nin Terörizmle Mücadele Politikaları.pdf
  43. Avustralya’nın terörle mücadele yasaları.pdf
  44. Barış Kavramına Teorik Yaklaşımlar ve Küresel Yönetişim.pdf
  45. Batı Güvenliğine Tehdit – El Kaide ve IŞİD.pdf
  46. Batıdaki Genç Müslümanlar – Patlamaya Hazır Bombalar.pdf
  47. BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN.pps
  48. BİR EGEMENLİK ARACI OLARAK KÜRESEL TERÖR.pdf
  49. Bir Modernleşememe Sorunu Olarak Terör.pdf
  50. BİRİNCİ YILINDA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ’NİN 2178 SAYILI KARARI VE YABANCI TERÖRİST SAVAŞÇILAR.pdf
  51. Cihatçıların silahları – Alıcı Suudiler, aracı Ürdün ve Türkiye, yüklenici Bulgaristan !.doc
  52. Cihatçıların silahları – Alıcı Suudiler, aracı Ürdün ve Türkiye, yüklenici Bulgaristan !.pdf
  53. Clean IT Project Detailed Recommendations for Combating Terrorist Use of the Internet August 2012.pdf
  54. Çılgın rahibe’nin kurduğu kanlı terör örgütü “tanrının direniş ordusu” -lord resistance army-.pdf
  55. Çözüm Sürecine Toplumsal Bakış Raporu.pdf
  56. Çözüm Sürecine Toplumsal Bakış Raporu.ppt
  57. DHKPC – Bize Ölüm Yok.pdf
  58. Dini Bilgilerin Çarpıtılarak Terörizm Amaçlı Kullanılması.doc
  59. Dini Bilgilerin Çarpıtılarak Terörizm Amaçlı Kullanılması.pdf
  60. Doç. Dr. Sandıklı ile Artan Terör Eylemleri Üzerine Röportaj.pdf
  61. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Terör Nedeniyle Göçeden Ailelerin Sorunlan.pdf
  62. El Kaide Lideri Bin Ladin Operasyonu ve Sonuçları.pdf
  63. Eski Bir IŞİD Militanının Anıları.pdf
  64. Eş Şebab Terör Örgütü – Somali.pdf
  65. ETNİK TERÖR VE ETNİK TERÖRLE MÜCADELE SORUNU.pdf
  66. FETÖ ve PKK’nın Lider Kadrolarının Tasfiyesinin Terörle Mücadeleye Katkıları.pdf
  67. FICHES_Terrorism_EN.pdf
  68. GAO Report … Increasing the Effectiveness of Efforts to Share Terrorism-Related Suspicious Activity Reports.pdf
  69. General Esi Semra Akin’in Pkk ve Osman Baydemir_i destekleyen mahkeme karari.pdf
  70. Gözetim Politikaları ve Terörizm – 11 Eylül 2001.doc
  71. Gözetim Politikaları ve Terörizm – 11 Eylül 2001.pdf
  72. Güneydoğu Sorunu ve Toplumsal Algılar.ppt
  73. HANGİ HİZBULLAH – HİKMET ÇİÇEK.pdf
  74. Historical Pre-Election Terrorist Attacks Analysis.pdf
  75. HİZBULLAH Ana Davası SAVUNMALAR.pdf
  76. HİZBULLAH ÖRNEĞİ ÇERÇEVESiNDE POLİSİN TERÖR OPERASYONLARI VE TERÖRLE PROAKTiF MÜCADELE.pdf
  77. HİZBULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ.pdf
  78. İmralı Görüşme Tutanakları.pdf
  79. İnsansız Hava Araçları … Muharebe Alanında ve Terörle Mücadelede Devrimsel Dönüşüm.pdf
  80. İnsansız Hava Araçları.pdf
  81. Inspire Al-Qaeda in the Arabian Peninsula Magazine Issue 10, March 2013.pdf
  82. Inspire Al-Qaeda in the Arabian Peninsula Magazine Issue 11, June 2013.pdf
  83. İNTERPOL, EUROPOL VE ULUSLARARASI TERÖRİZM.pdf
  84. İslam’da İntihar Eylemi Var mıdır.doc
  85. İslam’da İntihar Eylemi Var mıdır.pdf
  86. İsrail’de Dini Yahudi Terörizmi.pdf
  87. İSTANBUL SALDIRILARI ÜZERİNE BİR ANALİZ.pdf
  88. İSTANBUL SALDIRILARI.pdf
  89. IŞİD, Kültürel Miras ve Küresel Medyada Yıkım Gösterileri.pdf
  90. Katliam emrini İzmir’de mi aldı.doc
  91. Katliam emrini İzmir’de mi aldı.pdf
  92. Kitle İmha Silahları ile Terör … Kıyametin Yeni Eşiği mi.pdf
  93. Kur’an Ayetleri Işığında Terör ve Çözüm Önerileri.pdf
  94. KÜRESEL TERÖRİZM SEMPOZYUMU – III.pdf
  95. National Counterterrorism Center Special Report … IED Targeting of First Response Personnel.pdf
  96. NATO Battles the Taliban.pdf
  97. NATO in Afghanistan.pdf
  98. NATO in Afghanistan-2.pdf
  99. nato paper sozen.pdf
  100. New York Fusion Center Threat Assessment … Major Terror Attacks Against Hotels 2002-2011.pdf
  101. New York Fusion Center Threat Assessment … Major Terror Attacks Against Hotels.pdf
  102. ORSAM Reyhanlı Raporu “11 Mayıs”.pdf
  103. perincek.pps
  104. PKK-KCK’nın Stratejisi, Taktikleri ve Taktik Düzeyde Etnik Terörle Mücadele.pdf
  105. Quazi Mohammad Rezwanul Ahsan Nafis New York Federal Reserve Bomb Plot Criminal Complaint.pdf
  106. Radical Dimenson of Making Policy – “TERRORISM”.pdf
  107. Reyhanlı Saldırısı ve Türkiye’nin Suriye İkilemi.pdf
  108. REYHANLI SANIĞI YUSUF NAZİK – Katliam emrini Suriye istihbaratından aldım.doc
  109. REYHANLI SANIĞI YUSUF NAZİK – Katliam emrini Suriye istihbaratından aldım.pdf
  110. Sarkaç Etkisi – Teröre Karşı Demokratik Tepkilerde Görülen Değişiklikleri Açıklamak.pdf
  111. Sri Lanka saldırılarının sorumlusu olduğu söylenen Ulusal Tevhid Cemaati kimdir.doc
  112. Sri Lanka saldırılarının sorumlusu olduğu söylenen Ulusal Tevhid Cemaati kimdir.pdf
  113. State and Local Anti-Terrorism Training (SLATT) Program Terrorism Training for Law Enforcement.rar
  114. Suriye Krizi Bağlamında Hizbullah’ın Medya Stratejisi.pdf
  115. Suriye’de El Kaide Gerçeği ve Türkiye.pdf
  116. Sürecin Geldiği Nokta.pdf
  117. Sürüklenerek Getirildiği Terör Kavşağındaki Türkiye – Bölüm I VE II.doc
  118. Sürüklenerek Getirildiği Terör Kavşağındaki Türkiye – Bölüm I VE II.pdf
  119. Şiddet, Terör, Savaş….pdf
  120. Taliban Örgütü ve Yeni Bir Siyasal Sürece Doğru Yeni Gruplaşmalar.pdf
  121. Talking to ‘Moderate’ Taliban.pdf
  122. Terorle Mucadele Raporu_takdim.ppt
  123. Terör Algılamalarında Ortadoğu’nun Yeri.pdf
  124. TERÖR EYLEMLERİNE TARİHSEL BİR YAKLAŞIM OSMANLI DEVLETİ’NDE ERMENİ TERÖR EYLEMLERİ VE YURTDIŞI BAĞLANTILARI.pdf
  125. TERÖR EYLEMLERİNİN YAYGIN, BÖLGESEL VE YEREL SÜRELİ YAYINLARA YANSIMALARININ KARŞILAŞTIRILMASI.pdf
  126. TERÖR FAALİYETLERİNİN TURİZM SEKTÖRÜNE ETKİLERİNİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ PERSPEKTİFİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ.pdf
  127. Terör hakkında bilmemiz gerekenler, kendinizi nasıl koruyabilirsiniz.pdf
  128. TERÖR KAVRAMI VE ULUSLARARASI TERÖRİZME FARKLI YAKLAŞIMLAR.pdf
  129. TERÖR NEDİR.ppt
  130. Terör Örgütleri ve Elemanları hk. Amerikadan Rapor.pdf
  131. Terör Örgütlerinde Dil Kullanımı ve Terörist Söylemlerin Dil Bilimsel Yöntemlerle Meşrulaştırılması.pdf
  132. TERÖR SUÇLARI BAĞLAMINDA 13-15 YAŞ GRUBU ÇOCUKLARIN KUSUR YETENEĞİNİN BELİRLENMESİ.pdf
  133. TERÖR YÖNETİMİ KURAMI VE CESARET – KAVRAMSAL BİR TARTIŞMA.pdf
  134. TERÖR!!! VE TİTANİKLEŞEN TÜRKİYE.pdf
  135. TERÖR, DÜNDEN BUGÜNE PKK VE ÇÖZÜM SÜRECİNİN GELİŞİMİ.pdf
  136. TERÖRİSTLERİ KURTARAN GİZEMLİ HELİKOPTERLER.doc
  137. TERÖRİSTLERİ KURTARAN GİZEMLİ HELİKOPTERLER.pdf
  138. TERÖRİZM OLGUSU İÇERİSİNDE KADIN MİLİTANLARIN ANALİZİ.pdf
  139. Terörizmin Dil Politikası – ETA Örneği.pdf
  140. TERÖRİZMİN FİNANSMANI – PKK, ETA VE IRA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI.pdf
  141. TERÖRİZMLE MÜCADELE KAPSAMINDA İNSANSIZ HAVA ARAÇLARININ ROLÜ.pdf
  142. Terörle Mücadele Stratejisi.pdf
  143. TERÖRLE MÜCADELE STRATEJİSİ.ppt
  144. Terörle Mücadele.ppt
  145. TERÖRLE MÜCADELEDE YAPILAN YASAL DEĞİŞİKLİKLER.pdf
  146. Terörün Ekonomik Etkileri.pdf
  147. TERÖRÜN EKONOMİYE VE EKONOMİK BÜYÜMEYE ETKİSİ.pdf
  148. TERÖRÜN FİNANSMANI.pdf
  149. Terrorism and Mental Health … The issue of psychological fragility.pdf
  150. Terrorist Watch List Screening.pdf
  151. The ‘Soup Muslims’ of the Ottoman Balkans – Was There A ‘Western’ & ‘Eastern’ Ottoman Empire.pdf
  152. The Nation and its Fragments.ppt
  153. The Taliban’s information warfare.pdf
  154. TOP-SECRET-Clean IT Project Detailed Recommendations for Combating Terrorists.pdf
  155. TURİZM – TERÖRİZM İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ.pdf
  156. Turkey and PKK terrorism.pdf
  157. Turkey_terrorism.pdf
  158. Türk Ulusu ve “Kürt Milleti”.pdf
  159. TÜRKİYE’DE FAAL SOL ÖRGÜTLER İÇİN ANAHTAR LİSTE.doc
  160. TÜRKİYE’DE FAAL SOL ÖRGÜTLER İÇİN ANAHTAR LİSTE.pdf
  161. TÜRKİYE’DE KORUCULUK SİSTEMİ – ZORUNLU GÖÇ VE GERİ DÖNÜŞLER.pdf
  162. Türkiye’ye Yönelik Terör Tehdidinde Yeni Trendler – El Yapımı Patlayıcılar ve İntihar Bombacıları.pdf
  163. Türkiye’deki intihar saldırıları listesi.xls
  164. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Terör Suçları Açmazı.pdf
  165. USA, ISI, AL QAEDA and TALIBAN Anatomy of Grand US Strategic Failure.PDF
  166. Ürdün Kralı Türkiye’yi Avrupa’ya Terörist Göndermekle Suçluyor.pdf
  167. VAHHABİ HAREKETİ ve KÜRESEL TERÖR.pdf
  168. WEAPONS OF THE ISLAMIC STATE.pdf
  169. West Point Combating Terrorism Center Report … Understanding America’s Violent Far Right.pdf
  170. West Point Combating Terrorism Center Report.pdf
  171. Who Did 9-11 – OBL, Bush Or Mossad – The Evidence.doc
  172. Who Did 9-11 – OBL, Bush Or Mossad – The Evidence.pdf
  173. Why the UK Will Lose the Information War Against Terrorism.pdf
  174. WikiLeaks – The FBI was behind the Las Vegas shooting attack.doc
  175. WikiLeaks – The FBI was behind the Las Vegas shooting attack.pdf
  176. Yabancı Savaşçılar.pdf
  177. Yabancı Terörist Savaşçılara Karşı Uluslararası İşbirliği – Türkiye’nin Tecrübesi (İNGİLİZCE).pdf
  178. Yabancı Terörist Savaşçılara Karşı Uluslararası İşbirliği – Türkiye’nin Tecrübesi.pdf
  179. YALNIZ KURT EYLEMCİLERİNE KARŞI MÜCADELEDE BİR YÖNTEM ÖNERİSİ – BİO-ÇÖZÜMLEME.docx
  180. YALNIZ KURT EYLEMLERİ.rar
  181. Yalnız Kurt eylemlerini engellemek mümkün mü.doc
  182. Yalnız Kurt eylemlerini engellemek mümkün mü.pdf
  183. Yunanistanda Terör Örgütleri.pps
  184. Yunanistanda_Teror_Orgutleri.ppt

DOKUMANLARI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ. DOKUMANTASYON HACMİ : 1 GİGABYTE

****

ASALA TERÖR ÖRGÜTÜ DOKUMANTASYON :

LİNK 1 : https://app.box.com/s/vhhj4vvcgi62t4k6vmc8cp2u69lfdriy

LİNK 2 : https://app.box.com/s/wf02rfa6v5e13b420gdxep0rmkv4jpuh

LİNK 3 : https://app.box.com/s/mbhe9u4ibuavhdi0cowz4c0bsxh30nlr

TERÖR ÖRGÜTLERİ VE FAALİYETLERİ

LİNK 1 : https://app.box.com/s/gmdb0utzmnzzbfu65ejyhadr6rh7tjy8

LİNK 2 : https://app.box.com/s/pzqwqe3q02h9hlrl3ecly4v8xwy4jm3w

LİNK 3 : https://app.box.com/s/u74kgk3mdubbem8syrxu6qgfp4dn19yi

LİNK 4 : https://app.box.com/s/6s9xa9tsmtiv3r2ow20xn0s4vaqb4x35

TERÖR DOSYASI : Kırmızı bültenle aranan Dahlan kimdir ???


Kırmızı bültenle aranan Dahlan kimdir ???

İçişleri Bakanlığınca, arama ve yakalama kaydı bulunan Muhammed Dahlan’ın terörden arananlar listesinde kırmızı kategoriye eklendiği açıklanmıştı. Kırmızı bültenle aranan Dahlan kimdir? Orta Doğu’nun karanlık yüzünü Doç. Dr. İdris Kardaş analiz etti.

Bush’un Ariel Şaron kadar güvendiği, Gazze’de işkence tezgahları kuran, Mossad-CIA işbirliği hakkında binlerce yazışması ortaya çıkan, Mısır’dan Katar’a, Suudi’den TR’ye birçok operasyonda parmağı olan Dahlan’ın portresini, Doç. Dr. İdris Kardaş Star Gazetesi’nde Açık Görüş’te analiz etti.

İdris Kardaş’ın değerlendirmesi şu şekilde;

Modern zamanların en büyük ihanet hikayesi ve Filistin’in kaderi

Filistin meselesinin nasıl bu kadar çözümsüz kalabildiğini, İsrail’in her seferinde topraklarını nasıl genişletebildiğini, Filistin içinde birliğin neden sağlanamadığını Dahlan’ın on yıllarca yürüttüğü faaliyetlerine bakarak anlayabiliyoruz. Yıllar sonra hayatını kaybeden yüz binlerce insan, hapislerde çürüyen milyonlar, etrafı duvarlarla örülen ve her yeri işgal edilmiş bir ülke, ablukada nefes bile alamayan şehirlerin kaderinin nasıl örüldüğünü anlatıyor Dahlan’ın hikayesi bize.

2003 Temmuz ayında ABD Başkanı Bush’un girişimiyle, Ürdün Akabe’de İsrail-Filistin barış görüşmeleri gerçekleşiyordu. Filistin’i Başbakan Mahmut Abbas, İsrail’i ise Ariel Şaron temsil ediyordu.

O sıralar Filistin yönetiminin güvenlikten sorumlu en üst düzey yetkilisi olan Muhammed Dahlan’dan, İsrail’in işgali altındaki Filistin topraklarındaki yerleşimlerin güvenliği hakkında sunum yapılması istenmişti. Dahlan, tam sunumuna başlamışken ABD Başkanı Bush tarafından susturuldu. Katılımcıların şaşkın bakışları arasında Bush’un ağzından şu sözcükler döküldü. “Burada durabiliriz. Tek istediğim gözlerine bakmaktı, sana güveniyorum. Tam olarak Bay Sharon’a güvendiğim gibi güveniyorum.”

Kendisi de Han Yunus’ta bir mülteci kampında dünyaya gelen Dahlan’ı, 1982 yılında Sabra ve Şatilla mülteci kamplarını basarak, kadın çocuk genç yaşlı demeden silahsız dört binden fazla insanı katleden Arial Sharon ile aynı derecede güvenilir kılan özelliği neydi?

Muhammed Dahlan, 1961 tarihinde Gazze Şeridi’nin güneyinde bir şehir olan Han Yunus’ta mülteci kampında fakir bir ailenin altı çocuğundan en küçüğü olarak doğdu. El-Fetih’in gençlik hareketinin öncüleri arasında yer aldı. 1980’li yıllarda İsrail tarafından defalarca tutuklandı. Bu tutuklanmalar sayesinde Filistin siyasetinde ün yaptı. Tutuklu olduğu dönemde İbranice öğrendi. Daha sonra Gazze İslam Üniversitesi’nde İşletme okudu. İngiltere’de bulunan Cambridge Üniversitesi’nde İngilizce eğitimi aldı. 1987 yılında 1. Filistin intifadasında önde gelen isimler arasında yer aldı. Sonra sürgüne gönderildi. Amman, Bağdat, Kahire’ye gitti. Libya ve Tunus’ta bir süre yaşadı. Bu dönemlerde Batılı istihbarat gruplarıyla yakın çalışma zemini bulduğu sıkça söylenir. 1994 yılında Filistin’e geri döndü.

Kariyer basamakları

Dahlan, Filistin’e döndükten sonra kariyer basamaklarını çok hızlı tırmandı. Filistin özerk yönetimin oluşturulmasından sonra “Koruyucu Güvenlik Birimi”nin Gazze sorumluluğunu yaptı. Bu dönemde Dahlan, işkenceleriyle Gazzeliler arasında nam saldı. Binlerce kişilik polisi ve silahlı adamı ile Gazze artık Dahlanistan olarak anılıyordu. Dahlan’ın işkenceleri sonu-cu onlarca Filistinli hayatını kaybediyor, çoğu insan sakat kalıyordu. Filistinlilere yönelik tutuklamaları öyle noktalara gelmişti ki, adeta İsrail ile yarışıyordu. Şubat 1996’da başlattığı tutuklama furyası, kendi deyimiyle İsrail’in 1967’de Gazze’yi işgal etmesinden bu yana gerçekleştirilen en geniş çaplı tutuklama kampanyasına dönüşmüştü.

2004 yılında Arafat’ın itirazlarına rağmen Mahmud Abbas hükümetinde İçişleri Bakanlığı’ndan sorumlu devlet bakanı oldu. Arafat ile Abbas arasındaki anlaşmazlık böyle bir bakanlık formülünü doğurmuştu. Bu arada, Kasım 2004’te Arafat öldü. 2006 yılına geldiğimizde Filistin genel seçimlerinde Hamas büyük bir zafer elde etti. Yıllarca Hamas ile en sert şekilde mücadele eden Dahlan ile Hamas yönetimindeki Gazzeliler için bundan sonra yeni bir dönem başlıyordu. 2007 yılına kadar Hamas ile el-Fetih arasında anlaşmalar ve çatışmalar hiç durmadı.

Dahlan Suudi istihbaratına takılıyor

“Tarihin en zorlu sorunlarından birini çözmek için bir araya gelen heyetler, aralarında anlaşmazlığa düştüklerinde Kabe’ye bakıyorlar ve tavırlarında yumuşama meydana geliyordu.” Suudi Arabistan Kralı Abdullah; Şubat 2007’de bir perşembe akşamı imzalanan anlaşma törenindeki konuşmasında, kendi sarayı El Safa’da bir araya getirdiği Hamas ve el-Fetih liderlerinin nasıl anlaştıklarını bu cümlelerle aktarıyordu.

Anlaşmanın imzalandığı akşam büyük salonda, heyetlere dahil olmasına rağmen bir kişinin eksikliği dikkat çekiyordu. O kişi Filistin Güvenlik Ba-kanı Muhammed Dahlan’dan başkası değildi. Dahlan görüşmeler devam ederken İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan bir isimle telefon görüşmeleri yapmış ve anlaşmanın içeriğini sürekli olarak İsrail’e sızdırmıştı. Dahlan’ı İsrail’den arayan isim ise el-Fetih Milletvekili ve eski Bakan Kaddura Faris’ti. Faris’in, anlaşmanın bu halini İsrail’in kabul etmeyeceğini, Dahlan’ın da buna cevaben, anlaşmanın daha sonra bozulabileceğini söylediği konuşmaları Suudi istihba-ratına takılmıştı. Ancak bu anlaşma Dahlan’ın eski Bakan’a söylediği gibi uzun sürmedi. Mart’ta kurulan hükümet, Haziran’da Mahmud Abbas’ın Batı Şeria ve Gazze’de olağanüstü hal ilan etmesiyle son buldu. Geçici hükümet atandı ve Gaz-ze artık tamamen Hamas’ın kontrolüne girdi.

En büyük istihbarat krizi

Hükümet yıkıldıktan sonra Hamas üyeleri, Gazze’de el-Fetih’in denetimindeki İstihbarat Karargâhını el geçirdi. İsrail istihbarat kaynakları, Mısır istihbarat birimlerine hemen bilgi verdi ve Hamas’ın bunu yayması durumunda yüzyılın büyük felaketi olacağı dile getirildi. Mısır’a iletilen şu ifadeler belgelerin önemini ortaya koyuyordu. “Bu olayın dünya istihbarat birimleri tarihinde bir benzeri yoktur. Hatta Nazilerin İkinci Dünya Harbi sonrası çöküşünde ve 90 yıllarda Doğu Almanya’da Komünist rejimin bitişinde dahi benzeri yaşanmadı”.

El Cezire bu belgeleri kamuoyuna duyurmaya karar verdi. 1,600’den fazla belge Filistin’in ihanetlerle, işkencelerle, kumpaslarla dolu gizli siyasi ha-yatını ortaya seriyordu. Ses kayıtları, e-mailler, haritalar, gizli toplantılardan notlar, yüksek meblağlı para transferlerinin belgeleri, strateji belgeleri ve sunumlardan oluşan bu belgeler 1999 yılından başlayan süreci kapsıyordu.

Ele geçirilen belgeler, Muhammed Dahlan’ın İsrail’in yabancı istihbaratlar ile ortak operasyonlarını, İsrail’le ortak çalışan Filistinli yetkililerin adları-nı, silah ve kara para transferini içeriyordu. Ancak daha çarpıcı olanları da vardı. Yaser Arafat’ın Dahlan tarafından zehirlenme olayı bunlardan belki de en önemlisiydi. Mahmud Abbas 2014 yılında Arafat’ın, Dahlan tarafından zehirlendiğini kamuoyuna açıkladı.

İçişleri Bakanı Dahlan ile ilgili belgeler bununla da sınırlı değildi. Hamas’lılara yönelik olarak Dahlan’ın bizzat yönettiği işkence kayıtları bulundu. El-Fetih liderleri, komutanları ile Mossad ve CIA arasındaki ilişkileri ortaya koyan sayısız evrak bulundu. Dahası, birçok Hamas siyasetçisine yönelik suikastlarla ilgili bilgiler elde edildi. İsrail istihbaratçılarının dediği gibi bugüne kadar ele geçirilen en büyük istihbarat kaynağı deşifre olmuştu.

Belgeler arasında Dahlan’ın İsrail Dışişleri Bakanı Mofaz’a gönderdiği bir mektup, kamuoyunda hayli ilgi çekti. Mektupta, İsrail’le birlikte yaşama düşüncesini kabul etmeyenlerin kökünün kazınacağını, Filistin Parlamentosu’ndaki bir çok bakanı teşvik veya şantajla kendisine çekmeyi başardığını yazan Dahlan “Başkan Bush’un önünde verdiğim sözleri yerine getirmek için hayatımı vermeye hazırım” demişti. Dahlan, Bush’a bu sözü muhtemelen yazının başında aktardığım Ürdün toplantısında vermişti. Bu belgeler Filistin-İsrail görüşmelerinin nasıl sabote edildiğinin ve neredeyse tamamının neden İsrail lehine sonuçlandığının da çok açık ispatıydı.

Dahlan ve adamlarnın İsrail Sahil Güvenlik Güçleri ile deniz yoluyla Gazze’den Mısır’ın El-Ariş bölgesine kaçtığı iddia edildi. Bu grubun içerisin-de Dahlan’ın olduğu İsrail tarafından inkar edildi. Ancak gerçek olan bir şey vardı ki, o da aralarında “Ölüm Mangası” olarak bilinen ve Hamas üyeleri-nin tasfiyesi görevini yürüten grubun elebaşı Atıf Bekir’in de yer aldığı Dahlan’ın en önemli 97 adamı bu şekilde Gazze’den kaçırılmıştı.

Küresel operasyonlar dönemi

Muhammed Dahlan o günden sonra farklı ülkelerde yaşamaya başladı. Son olarak, Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed’in danışmanı oldu. İşte bu süreçten sonra Dahlan’ın siyasi operasyon alanı da genişledi. Artık sadece Filistin değil, bununla birlikte aralarında Türkiye’nin de bulunduğu, Mısır, Katar, Libya gibi birçok ülkede siyasi operasyonlar gerçekleştirmeye başladı. BAE’nin bölge-deki tüm operasyonlarını yürüten kişi olarak son zamanların en etkili isimlerinden biri oldu. Dahlan, son birkaç yıldır BAE’nin finanse ettiği birçok medya kuruluşu aracılığıyla aralarında Türkiye ve Katar’ın da olduğu birçok ülke aleyhine müthiş algı operasyonlarını yönetiyor. Sadece medya değil, sosyal kuruluşlar, sivil toplum ve siyasi hareketleri finanse ederek devletlere operasyon yapıyor.

Mısır darbesinde BAE’nin Sisi’ye olan desteğinin arkasında olan Dahlan, Mursi iktidarı boyunca medya ve finans gücünü kullanarak Müslüman Kardeşler’i itibarsızlaştırma ve Mursi’yi devirme planlarını hayata geçirdi. Böylece Filistin mesele-sinde Mısır’ı da yanına almanın hesaplarını yapıyordu. Hem Gazze’yi boğmayı hem de Hamas’ın sonunu getirmeyi planlıyordu.

Katar’a yönelik olan ablukanın mimarlarından birinin, BAE veliaht prensi ilişkisi dolayısıyla yine Dahlan olduğu biliniyor. Katar’ın özellikle Hamas liderlerine ev sahipliği yapması, Müslüman Kardeşler’i destekleyen politikalar izlemesi, El Cezire televizyonunun birçok alanda BAE-İsrail ile ters düşmesi ve 2007’deki açığa çıkan istihbarat belgelerini yayınlayarak hem Dahlan’ı hem İsrail’i zor duruma sokması bu operasyonun birkaç ayağından biri. Dahlan’ın Katar’ı sıkıştırma strateji-lerini ABD’li düşünce kuruluşlarıyla birlikte geliştirdikleri, BAE’nin ABD Büyükelçisi Uteybe’nin sızan e-maillerinden anlaşılıyor. Bu yazışmalarda konuşulan maddelerin tümü daha sonra Katar ablukası sonrasında Suudi yetkililerin ağzından ablukanın kalkmasına yönelik şartlar olarak okundu.

15 Temmuz’daki rolü

Bununla birlikte ülkemizde gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişiminde de Dahlan’ın, FETÖ’yü yönlendiren, yöneten, destekleyen küresel ekibin içerisinde olduğu birçok otorite tarafından dillendiriliyor.

Aralık 2015’te yani 15 Temmuz’dan önce Dahlan’ın Abu Dabi’deki ofisinde, medya dünyası ve siyasetçilerden oluşan kişilerle gizli toplantılar yaptığı sıkça iddia ediliyor. Bu toplantılarda Dahlan ve ekibinin tıpkı Mursi’nin indirilmesi sürecinde yaşananların bir benzerini Erdoğan için hayata geçirmeyi planladıklarını yine BAE Washington Büyükelçisi Uteybe’nin sızan e-maillerinden okuyoruz.

30 Temmuz 2016’da, yani darbeden hemen sonra Türkiye’yi çok iyi tanıyan, İngiliz The Guardian gazetesinin eski editörü David Hearst, Genel Yayın Yönetmeni olduğu Middle East Eye’da bir makale yayınladı. 15 Temmuz darbe girişiminden haftalar önce BAE hükümetinin FETÖ’ya para aktardığını, para transferi için bir aracı belirlediğini ve bu aracının da Muhammed Dahlan olduğunu yazdı. Hearst’e göre, Dahlan’ın Fetullah Gülen ile iletişim kurmasına, ABD’de yaşayan Filistinli bir iş adamının yardımcı olmuştu. Gerçekten de 15 Temmuz’un hemen sonrası darbeci Fethullah Gülen, Dahlan’ın sahibi olduğu ve BAE tarafından finanse edilen ve El Gad kanalında demeç verdi. Gülen-Dahlan ilişkisini de ispatlayan bu yayında Gülen, Batı’nın Türkiye’ye müdahale edilmesi gerektiğini açıkça söylemişti.

Washington DC’deki en etkili büyükelçi olarak bilinen BAE büyükelçisi Uteybe ile Dahlan’ın birçok siyasi operasyonu birlikte planladıkları biliniyor. Uteybe’nin 2017 ortalarında sızan e-maillerinin birçoğunda Dahlan ile ABD’deki düşünce kuruluşlarının Abu Dabi’deki buluşmaları ve geliştirdikleri stratejiler yer alıyor. Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetimden indirilmesine, Suudi Arabistan’da Muhammed bin Selman’ın tahta geçmesine, Müslüman Kardeşler’in bölgedeki tüm etkisinin kırılmasına, özellikle Hamas’ın yok edilmesine yönelik çalışmalar Uteybe-Dahlan ve FDD adlı düşünce kuruluşunun yetkilileri Dubowitz-Schanzer-Hannah (ABD’de görülen ve Türkiye aleyhine bir kumpas davası olan Sarraf davasına bilirkişi olarak atandı bu kişiler) ve uluslararası medyanın önemli isimleri arasında konuşuluyor. Türkiye aleyhine yazılan birçok yazıda bu ekibin etkisi görülüyor. Özellikle Türkiye ile DEAŞ’ı işbirliği içerisinde gösterme stratejisinin fikir babalarından biri olan Dahlan’ın, Kasım 2015’te NATO’nun bir toplantısında kıdemli diplomatlara, Türkiye’nin DEAŞ ile işbirliği yaptığı konusunda uzun bir konuşma yaptığı basına sızmıştı.

Geleceği belirsiz Filistin

Geçtiğimiz Ekim ayında Dahlan’ın hayli etkili olduğu Mısır’ın arabuluculuğuyla Hamas ile el-Fetih, 10 yıl sonra Gazze’nin Filistin Yönetimine devredilmesi konusunda anlaştı. Gazze’nin nefes alabilmek için tek şansı buydu. Dahlan Gazze’nin durumunu çok iyi biliyor ve bu çaresizliği kendi siyasi geleceği için kullanmaktan çekinmiyordu. ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesinin ardından Filistin’in durumunun ne olacağı belirsiz. Ancak bugüne kadarki süreçte Filistin meselesinin nasıl bu kadar çözümsüz kalabildiğini, İsrail’in her seferinde topraklarını nasıl genişletebildiğini, Filistin içinde birliğin neden sağlanamadığını Dahlan’ın on yıllarca yürüttüğü faaliyetlerine bakarak anlayabiliyoruz. Yıllar sonra hayatını kaybeden yüz binlerce insan, hapislerde çürüyen milyonlar, etrafı duvarlarla örülen ve her yeri işgal edilmiş bir ülke, ablukada nefes bile alamayan şehirlerin kaderinin nasıl örüldüğünü anlatıyor Dahlan’ın hikayesi bize.

TERÖR DOSYASI : İŞTE DAVUTOĞLU’NUN BAHSETTİĞİ DEFTERLERDEKİ SIRLAR


İŞTE DAVUTOĞLU’NUN BAHSETTİĞİ DEFTERLERDEKİ SIRLAR

Davutoğlu’nun sözleri yeniden iktidar için terörün kullanıldığı yorumlarını beraberinde getirdi.

Soruşturma ve dava dosyaları seçimlerin yapıldığı 7 Haziran – 1 Kasım 2015 arasında ‘IŞİD eylemlerine göz yumulduğuna’ ilişkin belgelerle dolu.

26 Ağustos 2019 Pazartesi 08:15 İşte Davutoğlu’nun bahsettiği defterlerdeki sırlar Eski AKP’li Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan insan yüzüne çıkamaz” diyerek işaret ettiği 7 Haziran – 1 Kasım 2015 tarihleri arasında yaşanan IŞİD katliamları “AKP’nin yeniden tek başına iktidara gelmesinin” yolunu açtı.

Suriye politikası kapsamında “Beşşar Esad’ı devirmek için her türlü cihatçı grupların faaliyetlerine tolerans gösteren destekleyen iktidarın dokunmama politikası” nedeniyle güvenlik birimleri örgüt faaliyetlerini sadece “izlemekle” yetindi.

O dönemde gerçekleşen olaylarla ilgili soruşturma ve dava dosyalarındaki verilere göre dünyanın dört bir yanından Türkiye’ye gelen IŞİD üyeleri serbestçe sınırdan örgüte katıldı.

Yaralanan örgüt mensupları Türkiye’de tedavi ettirildi.

Örgüte lojistik destek de yine sınırdan geçirilerek yapıldı.

7 Haziran – 1 Kasım 2015 arasında yaşanan Suruç ve Ankara Garı katliamlarının “polis tarafından izlenen kişilerce gerçekleştirildiği” de ortaya çıktı.

Gaziantep’te büyük çaplı hücre kuran burada 150 kişiye silahlı eğitim veren IŞİD’e bağlı canlı bombalar açık istihbaratlara karşın Şanlıurfa ve Ankara’yı kan gölüne çevirdi.

Bu süreçte ihmali olan kamu görevlileri ise “soruşturmaya uğramadıkları” için korundu.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan insan yüzüne çıkamaz” diyerek iktidara mesaj verdiği 7 Haziran – 1 Kasım 2015 tarihleri arasındaki dönemde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamları yaşandı.

Bir yanda terör örgütü PKK’nin saldırılarıyla gelen şehit haberleri diğer yandan IŞİD’in kanlı katliamları gündemden düşmedi.

Terör örgütü IŞİD Türkiye’de 14 önemli terör saldırısı gerçekleştirdi.

Bunun sonucunda 10’u polis ve 1’i asker olmak üzere toplam 304 kişi yaşamını yitirdi; 1338 kişi yaralandı.

10 canlı bomba 1 bombalı saldırı 3 silahlı saldırı gerçekleşti.

Bu dönemde yaşanan Suruç ve Ankara Garı katliamları “açılması gereken defterler” arasında başı çekti.

‘Esad gitsin’ diye…

AKP hükümeti Suriye’de Beşşar Esad rejimini devirmek için 2011’den bu yana cihatçı örgütleri destekledi.

Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan Suriye’yi “Türkiye’nin iç işi” olarak tanımlarken muhaliflere lojistik destek verdiklerini açıklamaktan geri durmadı.

Bu dönemde Suriye ve Irak’ta örgütlenen IŞİD’in önemli insan kaynağının yolu Türkiye oldu.

Dünyanın birçok bölgesinden IŞİD’e katılmaya gelen yabancı teröristler Türkiye üzerinden geçerek çatışma bölgelerine ulaştı.

İstanbul Sabiha Gökçen ve Atatürk havalimanları ile Antalya Havalimanı örgüt militanlarının en sık kullandığı havayolu oldu.

Bu kişiler karayolu veya havayolunu kullanarak çatışma bölgelerine yakın olan illere – Gaziantep Hatay Adana Şanlıurfa – gittiler ve buradan Suriye’ye geçtiler.

Özellikle Türk vatandaşı kaçakçıların desteğiyle yüzlerce IŞİD’ci Suriye’ye geçti.

Sınır hatlarından bu geçişler önlenmedi.

IŞİD’e katılan Türkler…

IŞİD’e binlerce Türk vatandaşı da bu dönemde katıldı.

Ancak güvenlik birimleri sadece bu faaliyetleri izlemekle kaldı.

IŞİD içerisinde “emir” konumuna yükselen İlhami Balı Mustafa Dokumacı Deniz Büyükçelebi’nin faaliyetleri polis ve istihbarat birimleri tarafından adım adım izlendi.

Ancak bu süreçte herhangi bir tutuklama işlemi yapılmadı.

Gar katliamının bir numaralı sanığı İlhami Balı Suriye iç savaşı başlayalı henüz bir yıl olmuşken 2012’de Ankara’ya gelerek burada örgütsel toplantılar yaptı.

O sırada hareketleri polis takibindeydi ancak kendisine dokunulmadı.

Türkiye 2013’te IŞİD’i terör örgütü ilan etti.

Ancak Suriye’deki çatışmalarda yaralanan IŞİD mensuplarının Gaziantep ve Hatay gibi illerdeki özel hastanelerde tedavi olmasına izin verildi.

İlhami Balı 2014’te polisin gözü önünde bu hastanelerde IŞİD’lileri ziyaret etti.

İslam Çay Ocağı…

IŞİD’e eleman temin edilen illerin arasında Adıyaman da öne çıktı.

Burada örgüt mensupları şehrin ortasında yer alan “İslam Çay Ocağı” adında çay ocağı görümündeki örgüt merkezini açtı.

Burada cuma namazları kılan örgütsel toplantılar yapan IŞİD’liler polis takibindeydi.

Ancak bu kişilerin Suriye’ye gitmesine izin verildi.

Ocağı işleten Yunus Emre Alagöz Gar katliamını kardeşi Şeyh Abdurrahman Alagöz ise Suruç saldırısını gerçekleştirdi.

Bu grubun lideri Mustafa Dokumacı ise o günden bu yana yakalanmadı halen aranıyor.

Antep hücresi!

Bir dönem Türkiye’nin sınır hattı tamamen IŞİD’in egemenliği altına girdi.

İlhami Balı’nın Suriye’de sınır emirliğini almasının ardından Gaziantep hücresinin sorumluluğuna Yunus Durmaz getirildi.

Kendisine bağlı büyük bir hücre kuran Yunus Durmaz Suriye’deki “emirine” gönderdiği elektronik postada “Gaziantep’te 150 kişiye canlı bomba bombalı saldırı ve silahlı eğitim verdiğini bu kişileri düzenli maaşa bağladığını 120 dolar ile 690 dolar arasında değişen miktarda maaş verdiğini” kaydetti.

Durmaz işi “Gaziantep’i işgal etme planı” yapacak kadar ileriye götürdü.

Bilinen katliam: Suruç Cumhuriyet’in haberine göre IŞİD’in Gaziantep hücresinin en güçlü dönemini yaşadığı sırada 7 Haziran 2015’te genel seçimler yapıldı.

AKP tek başına iktidarı yitirdi.

Bu süreçte önce 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta 34 kişinin öldüğü canlı bomba saldırısı gerçekleşti.

Canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz Gaziantep’teki hücreden motosikletle Suruç’a götürüldü.

Burada üzerinde bomba olduğu halde Suruç sokaklarında gezen Alagöz iki defa ilçe Emniyet müdürlüğünün önünden geçti.

Asıl skandal olan ise Suruç’a yönelik canlı bomba eylemi yapılacağından Emniyet’in önceden haberdar olmasıydı.

Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü katliamdan 3 gün önce Suruç Emniyeti’ne “Görev alan tüm personel meydana gelebilecek canlı bomba saldırıları vb. konulara karşı görev yerlerinde dikkatli duyarlı ve müteyakkız bulunacaktır” şeklinde talimat verdi.

Bu amaçla Suruç’ta önleme araması yapılması için sulh ceza hâkimliğinden karar dahi alındı.

Ancak Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğü Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin Ayn el-Arab’a (Kobani) gitmek için geldikleri Amara Kültür Merkezi’nde gelenleri hiçbir şekilde aramadı.

Canlı bomba hiçbir aramadan geçmeyerek kalabalığın arasına girerek kendisini patlattı; 34 kişinin ölümüne neden oldu.

Kobani’deki çocuklara oyuncak götürmek üzere yola çıkan Sosyalist Gençlik Federasyonu üyesi gençler Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde basın açıklaması yaparken IŞİD’ci bir canlı bombanın saldırısına uğramışlardı.

Açıklama sırasında görüntü alınırken yapılan saldırıda 34 kişi yaşamını yitirmişti.

Suruç saldırısının yapılacağına dair istihbarat bulunmasına rağmen yetkililerin aynı Ankara Gar katliamında olduğu gibi hiçbir önlem almaması ve canlı bombanın olay yerine elini kolunu sallayarak gelmesi en çok tartışılan gündem maddeleri arasında yer almıştı.

Güvenliğin olmadığı gün: 10 Ekim Suruç katliamına karşın örgütün Antep hücreleri faaliyetine rahatlıkla devam etti.

Yunus Emre Alagöz yanındaki Suriyeli canlı bomba ile sınırdan geçerek Gaziantep’teki hücre evine geldi.

9 Ekim 2015’te gece saatlerinde iki canlı bomba yola çıkarıldı.

Üzerlerinde bombalar olan Alagöz ve Suriyeli kişinin olduğu aracı Yunus Durmaz’ın yardımcısı Halil İbrahim Durgun kullandı.

Araca önde eskortluk yapan ise yine örgüt üyelerinden Yakup Şahin’di.

Ertesi günü Ankara’da Emek Barış ve Demokrasi mitingi vardı.

Sivil toplum örgütlerinin düzenlediği miting nedeniyle kente girişlerde önlem alınması gerekirken yollar boş bırakıldı.

Canlı bombaları taşıyan araç hiçbir güvenlik noktasına takılmadan Ankara’ya kadar ulaştı ve “içindeki yolcularını” bıraktı.

Yine Ankara Garı Meydanı’nda hiçbir güvenlik araması yoktu.

İki canlı bomba ellerini kollarını sallayarak Gar Meydanı’na ulaştı ve 2’si çocuk 100 kişinin öldüğü katliama imza attı.

Gar davasında müşteki olarak katılan onlarca kişi şu benzer ihmale özellikle işaret ettiler: “Biz daha önce de benzer eylemler için Ankara’ya gelirdik.

Ancak çıktığımız iller başta olmak üzere Ankara’ya kadar çok sayıda GBT kontrolünden geçer türlü engellemelerle karşılaştırdık.

Ancak bu miting için yolda herhangi bir arama ile karşılaşmadık.

Hatta bu durum bizim garibimize gitti. ”

Kamu görevlileri korundu Katliam sonrası Ankara’da canlı bomba saldırısı yaşanacağına ilişkin gizlenen istihbarat raporları ortaya çıktı.

10 Ekim’deki patlamadan 25 gün önce 14 Eylül 2015’te IŞİD’in mitinglerde birden fazla canlı bomba ile eylem yapacağına dair istihbarat bilgisi Ankara Emniyeti’ne geldi.

10 Ekim sabahı İstihbarat Dairesi Başkanlığı “gizli” yazılı ibareyle Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’na canlı bomba Yunus Emre Alagöz ile Hacı Yusuf Kızılbay ve Mehmet Işık’ın eylem hazırlığında olabileceğine ilişkin istihbarat bilgisi gönderdi.

Bu süreçte savcılık ihmali olan kamu görevlileriyle ilgili soruşturma başlattı.

Ancak Ankara Valiliği dönemin Ankara Emniyet Müdürü Kadri Kartal eski İstihbarat Şube Müdür Vekili Cihangir Ulusoy TEM Şube Müdürü Hakan Duman eski Güvenlik Şube Müdür Vekili Adem Arslanoğlu ile TEM Şubesi C Büro Amiri Hüseyin Özgür Gür hakkında soruşturma izni vermedi.

MİT’in sorumluluğu Suriye politikası nedeniyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bölgede etkin faaliyet yürüttü.

Bu süreçte IŞİD’lilerle bire bir diyaloglar kuruldu örgüt yakından izlendi.

Ancak MİT’in bu çalışmalarına karşın hiçbir katliamın önüne geçilemedi.

LİNK : https://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/iste-davutoglu-nun-bahsettigi-defterlerdeki-sirlar-h138065.html