DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE Ç ÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

KOMPLO TEORİLERİ : 5G TEKNOLOJİSİN DE İNSANLARI VE DÜNYAYI BEKLEYEN TEHLİKE


5G TEKNOLOJİSİN DE İNSANLARI VE DÜNYAYI BEKLEYEN TEHLİKE

‘Emperyalist Devletlerin; Haarp, Chentrails, Echelon, Sps, Emp ve Çip Projelerinin Tamamlayıcısı 5G Teknolojisi’

5G TEKNOLOJİSİ NEDİR?
5G kavramının İngilizce açılımını 5 Generation, yani 5. nesil şeklinde açıklayabiliriz. 5G sayesinde internet de 1Gbps ve 10Gbps arasında bir hıza ulaşmak artık mümkün olacak. Evlerden bilgisayarlı araçlara dek pek çok alanda kullanılabilecek olan 5G teknolojisinin hayatımızı ciddi düzeyde kolaylaştıracağı ortada. Bu durum bir yandan sevindirici ve heyecan verici; ancak bir yandan da ne yazık ki endişe uyandırıyor. Çünkü 5G muhteşem yararlarından ziyade tehlikeli yönleriyle de geliyor.

5G TEKNOLÜJİSİNİN ZARARLARI
Şu anda çok sayıda ülke 5G teknolojisine geçmek için geri sayıma başlamış durumda. Buna rağmen örneğin Belçika gibi çalışmalarını bir süreliğine durdurma kararı alan ülkeler de yok değil. Şu anda Avrupa ülkelerinin bazıları 5G teknolojisine endişe ile bakıyor. Bu endişenin altında yatan temel sorun ise radyasyon. Aslında teknoloji ile alakalı pek çok noktada radyasyon gündemimize dahil oluyor; ancak 5G teknolojisinde radyasyon düzeyinin çok ciddi noktalara ulaşacağı iddia ediliyor. Bu nedenle bilim insanları daha şimdiden kullanıcıları 5G teknolojisinin zararlarına dair uyarıyor. Hatta bazı ülkelerde bu konuda ses getiren bazı sokak eylemleri de yapıldı.

5G VE IOT TEKNOLOJİSİNİN İNSANA, ÇEVREYE VE DÜNYAYA ZARARLARINDAN BAŞLIKLAR
-Elektromagnetik radyasyon sağlığımıza zarar verecek.
-Özel hayatın gizliliği ortadan kalkacak.
-Siber güvenlik riskleri doğacak.
-İnsanlar tek elden denetilir ve yönetilir olacak.
-Tabiata, arılara, kelebeklere ve diğer aşılayıcılara zarar verecek.
-Çok fazla enerji ihtiyacı oluşacak.
-Çok fazla astronomik e-posta ortaya çıkacak.
-IOT ve 5G’nin ihtiyacı olan mineraller uluslararası problemlere neden olacak.
-Ahlâkî sıkıntılar ortaya çıkacak.
-Tabiatta çok yoğun bir elektrosis olacak.
-Yüksek radyasyona bağlı ciddi sağlık sorunları yaşanacak.

PROF. DR. SELİM ŞEKER 5G’NİN ZARARLARINA DİKKAT ÇEKTİ
”5G’nin ufak hücre baz antenleri sokak lambaları, otobüs durakları, bina yan cepheleri gibi yollardaki yüksek noktalara yerleştirilecek. Dolayısıyla evlerdeki radyasyon seviyesi çok artacak. Yapılan araştırmalara göre 5G’nin kesinleşmiş yan etkileri, deriye, göze, savunma sistemine, hücre büyümesine, organlara etki ederek kansere sebep olmasıdır. Bağışıklık sistemini zayıflatır. Bakterilerin antibiyotiklere karşı direncini artırır. Bitkilere ise insanlardan daha fazla etki eder. Tabii dengeyi etkiler. Atmosfere olumsuz tesirleri vardır. 5G darbeli dalga kullandığından potansiyel olarak mevcut hücre teknolojileri içinde en tehlikelisidir. Yüksek nüfuz kabiliyetli 5G milimetrik radyasyonunun uzaydan yollanması planlandığı için, dünyada yaşanacak radyasyonsuz yer kalmayacak. Bu konuda çocuklar büyüklerden daha fazla risk altında. Spermlere zarar vererek kısırlığı artırıcı etkisi var. 1992 yılında 53-78 GHz frekanslarında Rusya’da yapılan çalışmalarda kalbin çalışmasını etkilediği deneysel olarak ispatlandı.”

”5G mevcut 2G, 3G, 4G mobil iletişimin yerini almayacak, ilave bir mobil radyasyon yükünü çevremize getirecek. Mevcut frekansların yanı sıra çok daha yüksek frekanslar kullanacak. Bu teknolojide belediye, sivil toplum örgütleri ve vatandaşların söz hakkı olmayacak. Ev sahiplerinin caddedeki antenlere itirazı hiç nazara alınmayacak, çünkü otomatik onay alınacak”

35 ÜLKEDEN 180 BİLİM İNSANINDAN 5G VE IOT UYARISI
”Dünya Ekonomik Forum’un Global Riskler Raporu 2018’de siber güvenlik konusunu doğal afetler ve aşırı hava koşullarından sonra dünyanın en büyük üçüncü riski ilan etti. Rapor dünyayı uyarıyor. 5G – IOT işbirliği rahat, kolay ve etkin hayat sağlayacak, akıllı evler ve şehirler oluşacak ve mobil telefonlar halkı ve hayatı kontrol eden bir platforma dönüşecek. Her geçen gün IOT ürünleri üretiliyor. Şoförsüz arabalar, kahve makineleri, elbiseler, akıllı sayaçlar, akıllı diş fırçaları, akıllı bebek bezi… Ancak IOT bunları yaparken 7/24 çevreye zararlı elektromanyetik radyasyon yayar. Bu çok önemli sağlık riskleri taşıyor. 2017 yılının Eylül ayında 35 ülkeden 180 bilim adamı ve doktor 5G ile ilgili çalışmaların, bilhassa çocuklar ve hamile hanımlar için güvenli olduğu ispat edilene kadar durdurulmasını istedi”

250 BİLİM İNSANINDAN UYARI
Yakın zaman öncesinde dünyanın her bölgesinden bir araya gelmeyi başaran 250 civarında bilim insanı BM ile DSÖ’ye ortak şekilde yazdıkları dilekçelerini gönderdiler. Bilim insanları söz konusu teknolojinin kısa ve uzun vadede özellikle kanser riskine yol açabileceğine işaret etti. Diğer yandan aynı dilekçede kanser dışında hücresel stres, öğrenme ya da hafıza problemleri ile genetik aksaklıklara da dikkat çekildi. Üstelik bu durum sadece insanları değil, doğayı, bitkileri, hayvanları da etkisi altına alıyor. Daha önce hatırlanacağı üzere etkisi 5G’nin katbekat altında olan 3G, 4G gibi teknolojilere ilişkin sayısız deney ve bilimsel araştırma yapıldı. Bu araştırmalarda DNA hasarlarına ya da stres kaynaklı sperm hasarlarına rastlanıldı. Ayrıca çok güçlü radyo frekanslarıyla kanser teşhisi konulan fareler arasında önemli bağlantıların bulunduğu bir çalışma yapıldı. 2 sene boyunca bir grup fare gün içinde toplamda 9 saat boyunca elektromanyetik alana bırakıldı. 2 yılın sonunda yapılan testlerde hücre ölümlerinin önemli ölçüde arttığı, sinir sistemlerinin olumsuz yönde etkilendiği ortaya konmuştur. Üstelik bu iz bırakan deney yapıldığında daha ortada 5G teknolojisinin adı dahi yoktu.

HER 150-200 METREDE ANTENLER KURULACAK
Yüksek frekans dalgalarını kullanacağı için tıp alanında çok önemli cerrahi müdahalelerde bile kullanılabilecek olan 5G teknolojisi şimdilik kafaları karıştırmış görünüyor. Dalganın boyu kısalacağı için artık bu teknolojiden faydalanmak adına çok daha fazla anten yerleştirmek gerekecek. Baz istasyonlarını güçlendirmek için artık her 150 , 200 metrede bir antenler entegre edilecek. Yakın zaman sonra yaşadığımız kentlerde neredeyse adım başı bir güçlendirici antenle karşılaşmak durumunda kalabiliriz. Radyo dalgalarının da doğal olarak artması vücudumuza olumsuz yönde etki edecektir. 5G tarafından yoğun olarak yayılan radyasyon vücudumuz için oldukça zararlı.

DÜŞÜK RADYASYON ZARARLI DEĞİL DEMEK DOĞRU DEĞİL
Helsinki Üniversitesi’nden moleküler biyoloji profesörü Dariusz Leszczynski 5G’nin sağlık açısından risklerini kimsenin tam olarak bilmediğini belirterek, “5G emisyonlu radyasyonun etkilerinin biyomedikal olarak araştırılmadı. 5G’nin güvenli olduğu görüşü, düşük seviyeli radyasyon sağlığa zararlı değildir varsayımına dayanıyor” diyor.

FARELER ÜZERİNDE DENEY YAPILDI
Almanya’da Aachen Üniversitesi Elektromanyetik Çevre Uyumluluğu Araştırma Merkezi, güçlü radyo frekans alanları ile kanser teşhisi konan fareler arasında açık bir bağlantı olduğunu gösteren bir rapor hazırladı. Buna göre, iki sene boyunca günde 9 saat elektromanyetik alana maruz bırakılan farelerin beyin, kalp ve sinir sistemlerinde değişimler yaşandığı ve hücre ölümlerinin arttığı görüldü.

BEYİN TÜMÖRÜN DE YÜZDE 34 ARTIŞ VAR
İngiltere’de Kanser Araştırma Merkezi (CRUK) 90’lı yıllardan 2016’ya cep telefonu kullanımının yüzde 500 oranında arttığını, buna bağlı olarak beyin tümörü vakalarının da eskiye nazaran yüzde 34 oranında artış gösterdiğini açıkladı. Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi ise cep telefonlarını 2011’de “kansere yol açabilecek etken” olarak tanımlamıştı.

HALKI DÜŞÜNEN ÜLKELER 5G’Yİ YASALARLA ENGELLİYOR
G’den kaynaklı yüksek frekans ve radyasyonun zararlarının kesin olarak tespit edilebilmesi için yıllar sürebilecek bazı deneylerin yapılması şart. Bu sebeple birçok hükümet 5G teknolojisine altyapı olarak hazır olsa da, yasalarla bu teknolojinin gelmesini erteliyor.

5G DE GÜVENLİK AÇIĞI ORTAYA ÇIKMA İHTİMALİ YÜKSEK
5G hakkındaki tehlike riski sadece sağlık alanıyla sınırlı değil. 5G’nin özelliklerini kapsamlı bir güvenlik analizinden geçiren ETH Zürih, Lorraine Üniversitesi ve Dundee Üniversitesi araştırma görevlileri, şu andaki hizmet kapasitesiyle pek çok güvenlik açığının bulunduğunu, bu durumun sayısız siber saldırıya yol açabileceğini belirtiyor.

ÇOCUKLAR TEHLİKEDE
Suyun bile yan etkisi varken bu cihazların yan etkilerinin saklanması insan haklarına aykırı.
Çok düşük seviyelerdeki radyasyon bile baş ağrısı, uyku düzensizliği, konsantrasyon zorlukları, çocuklarda ve gençlerde davranış bozukluklarına sebep olabiliyor.
25 Nisan 2020 / Abidin SARI-ÖZGÜR İFADE
KAYNAKLAR: euronews.com, mediaclick.com, Prof. Dr. Selim Şeker, Sevda Dursun-gercekhayat.com,dw.com

DOĞU TÜRKİSTAN SORUNU DOSYASI /// SUI LEE WEE : Çin, ABD Teknolojisiyle Uygur Türklerini DNA Takibine Aldı


SUI LEE WEE : Çin, ABD Teknolojisiyle Uygur Türklerini DNA Takibine Aldı

25 Şubat 2019

Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. Kişisel veriler ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

Yazar: Sui-Lee Wee, The New York Times, 21 Şubat 2019

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 25 Şubat 2019

BEIJING — Yetkililer ücretsiz bir sağlık kontrolü diyorlar, fakat Uygur asıllı Bay Tahir Imin’in haklı nedenlerle bazı şüpheleri var. Komünist Çinli yetkililer, 38 yaşındaki Müslüman Bay Tahir’in kan örneğini aldılar, yüzünü taradılar, sesini kaydettiler ve parmak izlerini aldılar. Kalbini ve böbreklerini kontrol etme zahmetine ise hiç girmediler ve onun sonuçları görme isteğini de reddettiler. Doğal olarak Bay Imin’in sorma hakkı vardı ve o da bütün bunların nedenini öğrenmek istedi, fakat yetkililerin verdikleri yanıt kısa ve netti:

‘‘Bunu sormaya hakkın yok, eğer daha fazla soru sormak istiyorsan polise gidebilirsin’’

Bay Imin, Çin tarafından uygulanmakta olan gözlem ve baskı mağduru milyonlarca insandan sadece bir tanesidir. Ve Çinli yetkililer bu gözlem ve baskıyı daha da artırmak maksadıyla DNA (Deoksiribo Nükleik Asit – Hücre çekirdeğinde bulunan ve canlılarda bulunan bütün proteinlerin oluşumu esnasında kodlanmış bilgileri içeren kimyasal madde) örnekleri toplamakta ve bunu yapmak maksadıyla da muhtemelen Birleşik Devletler’den kurumsal ve akademik yardım almaktadır.

Çin, büyük çoğunluğu Müslüman etnik bir grup olan ülkedeki Uygurları daha fazla Komünist Partiye tabi hale getirmek istemektedir. Çin, insan hakları gruplarının şiddetle kınadıkları ve Trump yönetiminin yaptırım tehditlerine neden olan ‘‘Yeniden Eğitim’’ adını verdiği kamplarda milyonlarca insanı alıkoymayı bütün tepkilere rağmen sürdürmektedir.

İnsan hakları grupları ve Uygurlu eylemcilere göre, genetik materyal toplamak Çin tarafından yürütülen baskı kampanyasının temel öğelerinden bir tanesidir. İnsan hakları grupları ve Uygurlu eylemciler, Çin tarafından zorla toplanan kapsamlı bir DNA veri tabanının, Çinlileştirme kampanyasına uymaya direnen Uygurları takip ve izleme maksadıyla kullanılabileceğini ifade etmektedirler.

Birleşik Devletler ve bazı diğer ülkelerde emniyet güçleri, şüphelileri yakalamak ve suçları çözmek maksadıyla aile üyelerinden alınan genetik materyali kullanmaktadır. Ülke genelinde DNA örneklerinden oluşan bir veri tabanı oluşturan Çinli yetkililer de Çin’in genetik alanında yürüttüğü çalışmaların, suçla mücadele etmedeki faydalarına dikkat çekmektedirler.

Çin emniyet güçlerinden bilim insanları, DNA alanındaki yeteneklerini artırmak maksadıyla; Massachusetts merkezli Thermo Fisher firması tarafından geliştirilen cihazları kullanmaktadır. Uygurların DNA örneklerini karşılaştırmak maksadıyla da Yale Üniversitesinin önde gelen genetik uzmanlarından Doktor Kenneth Kidd tarafından sağlanan dünyanın dört bir tarafındaki insanlardan alınan genetik materyalleri kullanmaktadırlar.

Thermo Fisher firması Çarşamba günü yaptığı açıklamada; Çinli yetkililerin Uygurları izleme ve takip kampanyası yürüttüğü yerlerin başında gelen Xinjiang’a (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) geliştirdiği ürünlerini artık satmayacağını açıklamıştır. Şirket daha önce The New York Times dergisine verdiği ayrı bir demeçte de genetik araştırmalarda kullanılmak üzere geliştirdiği ürünlerinin nasıl kullanıldığını ortaya çıkarmak için Amerikalı yetkililerle birlikte çalıştıklarını açıklamıştır.

Dr. Kidd, geliştirdikleri ürün ve teknolojinin Çinli yetkililer tarafından nasıl ve ne maksatla kullanıldığını bilmediğini ifade etmektedir. Dr. Kidd, Çinli bilim insanlarının, DNA örnekleri alınan insanların rızalarının alınması yönündeki bilimsel normlara göre hareket ettiklerine inandığını söylemektedir.

Çin tarafından yürütülen kampanya, bilimsel toplum için direkt bir tehdittir ve Çinli yetkililerin uygulamaları, en ileri seviyedeki bilgileri kamuya açık hale getirmektedir. Çin tarafından yürütülen kampanya, kısmen halka açık DNA veri tabanlarına ve çoğu Birleşik Devletler tarafından geliştirilen ticari teknolojiye dayanmaktadır. Fakat Çinli bilim insanları bunun yanı sıra Uygurların DNA örneklerini rızaları dışında alarak bilimsel normları ihlal etmektedirler.

Sincan Uygur Özerk Bölgesinde Amerikan teknolojisinin kullanımını yakın bir şekilde takip eden Ontario Windsor Üniversitesinden öğretim üyesi Mark Munsterhjelm, küresel bilimsel toplumun iş birliğinin bu türden genetik gözlemleri meşrulaştırdığını ifade etmektedir.

Milyonlarca Örnek

Çin resmi haber ajansı Xinhua’ya göre; ülkenin kuzeybatısında bulunan Sincan Uygur Özerk Bölgesinde uygulamaya koyulan programa, 2016 yılından 2017 yılına kadar geçen sürede yaklaşık olarak 36 milyon insan dâhil edilmiştir. Uygurlar ve insan hakları örgütlerine göre Çinli yetkililer; DNA örnekleri, iris tabakası görüntüleri ve diğer kişisel verileri insanları rızaları olmadan zorla toplamıştır. Bölgede yaşayanların bu programa birden fazla kez katılıp katılmadıkları da açık değildir, Sincan Uygur Özerk Bölgesinin nüfusu 24,5 milyondur.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi yönetimi yaptığı bir açıklamada; DNA örnekleri topladığına yönelik iddiaları reddetmiş ve yapılanların ücretsiz tıbbi kontrol olduğunu iddia etmiştir. Yetkililerin iddialarına göre bölgeye getirilen DNA makineleri sadece dâhili kullanım maksatlıdır.

Komünist Çin Halk Cumhuriyeti dünyanın en büyük, en güçlü, en uzun süre dayanan ve en acımasız otokrasisidir ve uzun yıllardan beri Sincan Uygur Özerk Bölgesinde sıkı bir kontrol ve baskı politikası uygulamaktadır. Çinli yetkililer son yıllarda Uygur Türklerini, 2013 yılında Tiananmen Meydanında bir kamyon sürücüsünün iki kişiyi ezdiği olay dâhil, Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve ülkenin diğer bölgelerinde gerçekleşen terör saldırıları ile suçlamaktadır. Çin Komünist Partisi 2016 yılının sonlarında, Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıkları sadık destekçiler haline dönüştürmek için yoğun bir kampanya başlatmıştır. Komünist Çin yönetimi; yoksulluk, geri kalmışlık ve radikal İslam’dan kurtulmanın bir yolu olarak lanse ettiği iş eğitim kamplarında, yüz binlerce Uygur Türkü ve Müslüman azınlığı hapsetmiştir. DNA örnekleri alınması da sürdürülen baskı ve zulüm politikalarını bir adım daha ileriye götürme çabalarından başka bir şey değildir.

En azından bazı olaylarda, insanlar gönüllü olarak genetik materyallerinin alınmasını reddetmiştir. Uygur halkına, polis ve yerel yetkililer tarafından ücretsiz tıbbi kontrollerin bir zorunluluk olduğuna dair mektup ve mesajlar gönderilmiştir. Ülkedeki Uygurların durumunu araştıran Washington Üniversitesinden antropolog Darren Byler, oldukça güçlü bir zorlayıcı unsur olduğunu ve Uygurların çağrılara uymaktan başka bir seçeneklerinin olmadığını ifade etmektedir.

Dr. Kenneth Kidd, Çin Halk Cumhuriyetine ilk kez 1981 yılında gitmiş ve o tarihten itibaren de bu ülkeye ilgi duymaya başlamıştır. Bu nedenle de 2010 yılında masrafları Çinli yetkililer tarafından ödenecek olan bir Beijing daveti aldığında hiç tereddüt etmeden kabul etmiştir.

Dr. Kidd, genetik alanında çok iyi tanınan bir uzmandır. 77 yaşındaki Yale Üniversitesi eski profesörü, DNA kanıtlarının Birleşik Devletler mahkemeleri tarafından daha kabul edilebilir kanıt olması için büyük çabalar harcayan bir bilim insanıdır.

Çinli ev sahiplerinin de emniyet güçleri geçmişleri vardır. Onu ağırlayanlar, Kamu Güvenliği Bakanlığı mensubu Çinli polislerdir. Seyahati esnasında Dr. Kidd, Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı Adli Tıp Kurumu başkanı Li Caixia ile tanışır İkilinin arasındaki ilişki derinleşir. Ziyaret sırası kadındadır ve 2014 yılı Aralık ayında Dr. Li Caixia, Doktor. Kidd’in laboratuvarına gider, burada 11 ay kalacaktır. Bu iş ziyareti esnasında bazı DNA örnekleri alır ve Komünist Çin’e geri döner. Doktor Kidd sonradan yaptığı bir açıklamada; ‘‘Ortak bir çalışmanın örneklerini paylaşıyoruz sanmıştım’’ ifadelerini kullanacaktır.

Komünist Çinli yetkililerle iş birliği yapan tek yabancı genetik uzmanı Doktor Kidd değildir. North Texas Üniversitesinden Profesör Bruce Budowle de biyografisinde; Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı Adli Tıp Kurumunda akademik bir komitenin üyesi olduğunu ifade etmektedir.

Üniversiteden bir sözcü ise Profesör Budowle’nin, Komünist Çin Halk Cumhuriyeti Kamu Güvenliği Bakanlığındaki pozisyonunun sadece sembolik olduğunu ve Budowle’nin, bakanlığın Adli tıp Kurumunda hiçbir çalışmada yer almadığını açıklar. Üniversite sözcüsü Bay Carlton yaptığı açıklamada; Dr. Budowle ve ekibinin, DNA teknolojisinin etnik veya dini gruplara işkence ve zulüm maksadıyla kullanılmasından nefret ettiklerini dile getirir. Carlton’a göre Budowle ve ekibinin çalışmaları, insanlığa yardım etmek maksadıyla; sadece suç soruşturmaları ve insan kaçakçılığı ile mücadele üzerine yoğunlaşmıştır.

Dr. Kidd’in sağladığı veriler Komünist Çin Halk Cumhuriyetinin DNA projesinin bir parçası haline gelir. Çin Kamu Güvenliği Bakanlığından bazı araştırmacılar, 2014 yılında bilim insanlarının bir etnik grubu diğerinden nasıl ayırabileceklerini ayrıntıları ile açıklayan bir makale yayınlarlar. Makalede örnek olarak; Uygurların Kızılderililerden nasıl ayırt edilebileceği incelenmiştir. Makalenin yazarları yaptıkları çalışmada, Çin’deki Uygurlar ve Dr. Kidd’in Yale Laboratuvarından aldıkları 40 adet DNA örneklerini kullandıklarını ifade etmektedirler.

2013 ve 2017 yıllarında Çin’de yapılan çeşitli patent başvurularında, bakanlık araştırmacıları genetik yapılarının incelenmesiyle insanların etnik kökenlerinin nasıl belirlendiğini açıklarlar. Uygur halkından aldıkları genetik materyalleri diğer etnik gruplardan aldıkları DNA örnekleri ile karşılaştırmışlardır. 2017 yılında yapılan bir patent başvurusunda araştırmacılar, şüphelilerin suç mahallinden alınan DNA örneklerinin, onların coğrafi orijinlerinin belirlenmesine yardımcı olan geliştirdikleri sistemi ayrıntıları ile açıklarlar.

Çin Kamu Bakanlığından araştırmacıların, karşılaştırma maksadıyla kullandıkları yabancı DNA örnekleri, Dr. Kidd’in laboratuvarından alınan DNA örnekleridir. Bunun yanı sıra dünyanın her yerindeki insanlardan alınan, kamuya açık bir katalog olan ‘‘1000 Genomes Project – 1000 Gen Projesi’’ çalışmasından DNA örneklerini de kullanmışlardır.

1000 Genomes Project’in idari komite üyelerinden Paul Flieck, katalog kapsamında sağladıkları bilgilerin herkese açık olduğunu ve DNA örneklerinin nereden geldiğini belirlemek maksadıyla kullanılmasında bir problem olmadığını ifade etmektedir.

Çinli araştırmacılar tarafından elde edilen 2,143 Uygur insanına ait veriler, Dr. Kidd tarafından işletilen ve geçtiğimiz yıla kadar kısmen de olsa Birleşik Devletler Adalet Bakanlığı tarafından fonlanan, online bir arama platformu olan Allele Frequency Database verilerine eklenmiştir. ALFRED olarak bilinen bu veri bankası, dünyanın her yerindeki 700’den fazla halktan alınan DNA verilerini içermektedir.

New York Üniversitesi Tıp Fakültesi medikal etik bölümünün kurucularından Arthur Caplan, bu verilerin paylaşılmasının, Uygurların DNA örneklerini Çinli yetkililere gönüllü olarak verip vermedikleri açık olmadığından, bilimsel normları ihlal ediyor olabileceğini ifade etmektedir. Caplan, onayı alınmadan kimsenin DNA verilerinin veri bankasında paylaşılamayacağının altını çizmektedir. Dr. Caplan açıklamasında; Amerikan bilim insanları arasında, diğer bütün bilim insanlarının da kurallar ve standartları uygulayacağı yönünde safiyane bir inanış ve toyluk olduğunu dile getirmektedir.

Dr. Kidd yaptığı açıklamada, Çin Kamu Güvenliği Bakanlığının patent başvurularında kendisinden alıntı yapmasından memnun olmadığını ve verilerinin insanların veya kurumların onlardan fayda sağlayacak şekilde kullanılmaması gerektiğini ifade etmektedir. Dr. Kidd, Çinli yetkililerin geçmişte yaptıkları ortak çalışmalardan elde ettikleri verileri kullanmış olmaları durumunda, onları durdurmak için yapabileceği çok az şey olduğunu dile getirmektedir. Dr. Kidd ayrıca, Çinliler ile yaptığı ortak çalışmanın, dünyanın her yerindeki emniyet güçleri ve adli tıp kurumları ile yaptığı çalışmalardan hiçbir farkı olmadığını da vurgulamaktadır. Doktor, bütün nüfusun doğru bir resminin çekilmesi için, hükümetlerin sadece hâkim grup değil, azınlıklar hakkındaki verilere de erişim hakkı olduğunu dile getirmektedir.

Makine Öğrenmesi

Dr. Kidd ve Dr. Budowle 2015 yılında Komünist Çin Halk Cumhuriyetinin Xi’an kentinde düzenlenen bir gen konferansında bir konuşma yaparlar. Konuşmalarının altında kısmen de olsa, ürettiği malzemeleri Çin’e sattığı için şiddetle eleştirilen Thermo Fisher ve gen dizileme makineleri imal eden San Diego merkezli Illumina firmalarının imzası bulunmaktadır. Illumina firması bugüne kadar bu konu hakkında yorum yapmaktan sürekli kaçınmıştır.

Bir araştırma firması olan CCID (China Electronic Information Industry Development) verilerine göre; Komünist Çin, sağlık ve araştırma alanındaki çalışmalarını sürekli olarak artırmaktadır. 2017 yılında gen dizileme ve diğer teknolojilerin Çin pazarındaki pazar payı 1 milyar dolara çıkmıştır ve önümüzdeki beş yıl içinde de iki katına çıkması beklenmektedir. Fakat Çin pazarı, oldukça gevşek bir şekilde yönetilmektedir ve bu tür donanımın nerelere gittiği ve nasıl kullanıldığı açık değildir.

Thermo Fisher firması, bilim insanlarına bir insanın etnik kökenini ortaya çıkaran ve özellikle hassas olduğu hastalıkları belirleyen laboratuvar aletleri, adli DNA test kitleri ve DNA haritalama makinelerini satmaktadır. Thermo Fisher firması, 2017 yıllık raporuna göre; firma 20,9 milyar dolarlık gelirinin %10’unu Komünist Çin Halk Cumhuriyeti’nden elde etmektedir. Raporda, firmanın bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük başarısının Çin pazarına girmek olduğu da dile getirilmektedir. Kamu Güvenliği Bakanlığı tarafından yapılan patent başvurularına bakılırsa, Çin Halk Cumhuriyeti Thermo Fisher firmasının imal ettiği makineleri halkının gen haritasını oluşturmak maksadıyla kullanmaktadır.

Thermo Fisher firması ürettiği makineleri, Uygur halkına karşı sürdürülen kontrol altına alma kampanyasının en yoğun olarak yürütüldüğü Sincan Uygur Özerk Bölgesi yetkililerine de direkt olarak satmaktadır. Sincan Uygur Özerk Bölgesinden yetkililer ise buğuna kadar yaptıkları açıklamalarda, Thermo Fisher imali makinelerin suç davalarında DNA muayeneleri için önemli olduklarını ve Çin toprakları içinde benzerlerinin olmadığını ifade etmektedirler.

Çin Kamu Güvenliği Bakanlığından bir araştırmacı, 2013 yılı Şubat ayında, Thermo Fisher ve bazı diğer şirketlerin imal ettikleri makinelerin; Han, Uygur ve Tibet halklarının DNA örneklerinin alınmasında kullandığını ifade etmiştir. Araştırmacılar, terör olayları giderek karmaşıklaştığından, DNA örneklerini ayırt etmenin terörizme karşı yürütülen mücadelede çok gerekli olduğunu ileri sürmektedirler.

Araştırmacılar, bazıları polis tarafından kendilerine verilenler olmak üzere, toplam 95 Uygur vatandaşının DNA örneklerini elde ettiklerini ifade etmişlerdir. Araştırmacıların iddialarına göre, diğer DNA örnekleri kendilerine Uygur vatandaşları tarafından gönüllü olarak verilmiştir.

Thermo Fisher şirketi, Florida Cumhuriyet Partisi Senatörü Marco Rubio ve Ticaret Bakanlığından, Amerikan şirketlerinin Çin Halk Cumhuriyetine insanları gözetleme ve izleme maksadıyla kullanılan makineleri satmasının yasaklanmasını talep eden, diğer senatörler tarafından ağır bir dille eleştirilmektedir.

Geçtiğimiz günlerde Thermo Fisher tarafından yapılan bir açıklamada, şirketin değerleri, etik ahlakı ve politikaları ile uyumlu olarak, Sincan Uygur Özerk Bölgesine artık gen araştırmalarında kullanılan makinelerin satılmayacağı açıklanmıştır. Firma tarafından yapılan açıklamada; bilime hizmet eden bir dünya lideri olarak Thermo Fisher firmasının ürün ve hizmetlerinin, müşteriler tarafından nasıl ve hangi maksatlarla kullanıldığına önem verildiğinin altı çizilmiştir.

İnsan haklarını koruma grupları Thermo Fisher firmasının bu hamlesini övmüş, fakat yine de Çin topraklarına akan donanım ve bilginin, yetkililerin bunları başka yerlere gönderme olasılığı göz önüne alındığında, çok daha iyi izlenmesi gerekliliğinin altını çizmişlerdir.

Çin İnsan Hakları İzleme Direktörü Sophie Richardson yaptığı açıklamada, atılan adımın çok önemli olduğunu, bu yaklaşımın Çin’e ve özellikle de Sincan Uygur Özerk Bölgesine yapılan bütün ticari satışlarda geçerli olması ve bütün ticari şirketlerin aynı şekilde davranması yönünde umutlu olduğunu ifade etmiştir.

Amerikalı kanun yapıcılar ve yetkililer, Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki durumu kaygıyla izlemektedir. Trump yönetimi, Uygur halkına yönelik uygulamaları nedeniyle Çinli yetkililer ve şirketlere yaptırım uygulanmasını değerlendirmektedir.

Çin ve özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi tarafından uygulanan izleme kampanyası, Tahir Hamut gibi insanların cesaretlerini kırmıştır. Sincan Uygur Özerk Bölgesi Urumçi (Çin’in kuzeybatısında yer alan, Doğu Türkistan adıyla da bilinen, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti) kenti polisi, 2017 yılı Mayıs ayında 49 yaşındaki Uygur vatandaşının kan örneğini almış, parmak izlerini kaydetmiş, ses kaydı ve yüz taramasını yapmıştır. Bir ay sonra yeniden çağrılan Uygur asıllı Tahir Hamut’a, kendisine ücretsiz bir sağlık kontrolü yapıldığı söylenmiştir.

Artık Virginia’da yaşayan film yapımcısı Bay Hamut, örnek alınma bekleme kuyruğunda 20-40 kadar Uygur kökenli insanı beklerken gördüğünü ifade etmektedir. Tahmut, korkudan dehşete düşmüş insanların, gönüllü olarak DNA örneklerinin alınmasına rıza göstermesinin gerçekten saçma olduğunun altını çizmektedir.

Bay Tahmut sözlerini; ‘‘Böyle bir durumda, bu kadar baskı altındayken ve ölüm tehlikesi ile burun burunayken, hiç kimse bilimsel bir araştırma için kan örneklerinin alınmasına gönüllü olarak rıza göstermez. Bu akıl almaz bir durumdur’’ ifadeleriyle bitirmektedir.

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir, orijinal metne aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz. Yazıda ifade edilen ve ileri sürülen görüşler The New York Times ve yazar Sayın Sui-Lee Wee’ye aittir.