AVRASYA DOSYASI : AVRASYA’DA YENİ SİLAHLARIN KONTROLÜ VE SİLAHSIZLANMA ZİHNİYETİ İÇİN CANLANDIRICI FAALİYETLERE GEREKSİNİM VAR


AVRASYA’DA YENİ SİLAHLARIN KONTROLÜ VE SİLAHSIZLANMA ZİHNİYETİ İÇİN CANLANDIRICI FAALİYETLERE GEREKSİNİM VAR

Analiz No : 2019 / 31

Yazar : Teoman Ertuğrul TULUN

2017 yılı başında yayımlanan “Yeni Soğuk Savaşın Ön Cephesi ve Barut Fıçısı: Baltık Denizi Bölgesi, Baltık Devletleri ve Kaliningrad” başlıklı AVİM analizimizde, “Sovyetler Birliği’nin dağılmasının, bunu takiben Polonya ve Baltık ülkelerinin NATO’ya katılımlarının ardından Kaliningrad’ın Rusya için hayati bir ileri askeri üs haline geldiğini” belirtmiş ve Rusya’nın Ekim 2016 ‘da nükleer yetenekli İskender-M füzeleri ile birlikte yüksek yetenekli S-400 uçaksavar silah sistemini Kaliningrad’a yolladığına işaret etmiştik[1]. Bilindiği gibi, Kaliningrad İdari Birimi (Oblast), Polonya ile Litvanya arasında Baltık Denizi kıyısında bulunan Rusya Federasyonu’nun ana topraklarının dışında kalan bir toprak parçasıdır.

Söz konusu analizimizde, 8-9 Temmuz 2016 tarihinde Varşova’da yapılan NATO Zirvesi’ne de dikkat çekmiş, NATO Devlet ve Hükümet Başkanlarının “Baltık ve Karadeniz dahil NATO sınırlarına yakın bölgelerdeki kışkırtıcı askeri faaliyetlere” değindiklerini ve Baltık Denizi Bölgesi’ndeki kötüleşen güvenlik durumu dikkate alarak, “Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya’da ileri bölgede varlığı genişletilmiş güç bulundurulması” kararı aldıklarını açıkladıklarını belirtmiştik.

Aynı analizimizde, bazı NATO-Rusya belgelerinin hükümlerinin yorumlanması konusundaki teknik ve akademi nitelikteki tartışmaların Baltık Denizi bölgesinde bir çatışma çıkma ihtimalinin azaltılmasına yardımcı olmadığının altını çizmiş, Karadeniz Bölgesi’nde de benzer bir eğilimin ortaya çıktığını belirmiş ve Avrupa’da güvenlik durumunun günden güne kötüleşmekte olduğu görüntüsünün mevcudiyetini vurgulamıştık. Bu endişe verici gelişmelere çare olarak, aşağıdaki hususları dile getirmiştik:

“Konvansiyonel silahların kontrolü belgelerinin ve güven/güvenlik arttırıcı önlemlerin neredeyse tümünün lafzının ve ruhunun tam olarak uygulanmadığı bir ortamda, Avrupa’da silahlanmanın kontrolünün sağlanması adına yeni bir çerçeve oluşturulması için görüşmelere başlanması en iyi seçenek olarak görünmektedir. Bu bağlamda 2016 yılının ikinci yarısında… yapılan öneriler ve daha sonra AGİT’in 9 Aralık 2016 tarihindeki Hamburg Bakanlar Konseyi’nde kabul ettiği AGİT uygulama alanında güvenlik riskleri konusunda diyalog başlatılmasına ilişkin karar umut vericidir.”

Geçtiğimiz yıl 7 Aralık’ta Tass Haber Ajansında yer alan bir haberde, “Litvanya eski cumhurbaşkanı Rolandas Paksas’ın, Moskova’da Rusya Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmeden sonra Rusya’nın ve Litvanya’nın Baltık Bölgesi’nde silahsızlanma sürecini başlatabileceğini” söylediği belirtildi. Habere göre, Roland Paksas Moskova’da Vladimir Putin ile görüştü ve Rus lider, eski Litvanyalı liderin girişimine olumlu cevap verdi[2]. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, toplantının yapıldığını doğrulamakla birlikte, bu hususta hiçbir ayrıntı vermedi. Paksas, Moskova’dan Vilnius’a döndükten sonra gazetecilere verdiği demeçte, "Litvanya’nın ve Rusya’nın Baltık’taki toprağı olan Kaliningrad’ın daha iyi ilişkiler kurabileceğini, silahsızlanma süreci başlatabileceğini ve bu bölgede istikrarı yeniden tesis edebileceğini” söyledi. Litvanya eski cumhurbaşkanı, Baltık’taki silahsızlanma sürecinin, “devletlerin silahsızlanma konusunda başarılı bir şekilde işbirliği yapabileceğini ve bunu daha önce gerçekleşen her şeyden tamamen farklı bir şekilde gerçekleştirebileceğini gösteren bir pilot proje” haline gelebileceğini kaydetti. Yukarıda değinilen haberden, bu girişimin ana hedefinin Avrupa’yı Rusya’yı tecrit etmenin yapıcı olmayacağına inandırmak ve Avrupa ülkelerini Moskova ile diyaloga girmeye ikna etmek olduğunu anlıyoruz. Bu bağlamda, söz konusu girişimin, silahsızlaştırılmış bölgenin Litvanya, Letonya, Estonya ve Kaliningrad bölgesini kapsamasını öngördüğü de açıklanıyor.

Hatırlanacağı gibi, Avrasya son birkaç yılda Soğuk Savaş döneminden bu yana yapılan en büyük askeri tatbikata tanık oldu. Bu bağlamda, Rusya büyük askeri tatbikatlar yaptı. Çok sayıda askerin ve askeri teçhizatın katılımıyla gerçekleştirilen Vostok-2018 büyük ölçekli askeri tatbikatı bu konuda bir örnektir. Bölge ayrıca, NATO’nun Norveç’te ve çevresindeki Kuzey Atlantik ve Baltık Denizi bölgelerinde Trident Juncture 2018 adı altında düzenlenen geniş çaplı bir NATO askeri tatbikatına da tanık oldu.

“Avrasya’da İşbirliğine Dayanan Yeni Güvenlik Düzenine Acil Gereksinim” başlıklı makalemizde, Avrupa’daki neredeyse tüm silahların kontrolü rejimlerinin maalesef önemini kaybettiğini, özellikle 2014’te Ukrayna’daki ihtilafın patlak vermesinin ardından önemini yitirdiğini ve AGİT alanında güvenilir konvansiyonel silahların kontrolü rejimlerinin varlığından söz edilemeyeceğini vurgulamıştık[3]. Bu rejimlerin aşınmasına paralel olarak, yukarıda belirtildiği gibi, askeri birliklerde, yetenekli silahlarda, büyük ölçekli askeri tatbikatlarda ve daha yüksek savaşa hazırlık seviyelerinde bir artışa şahit olduğumuzdan söz etmiştik. Bu makalemizde ayrıca, bu olumsuz gelişmelerin tek çaresinin Avrasya’daki silahların kontrolü mekanizmalarını canlandırmak olduğunu belirtmiştik. Bu amaçla, iyi niyetli diyaloga girilmesine gereksinim bulunduğunu kaydetmiştik. Aslında, Kaliningrad bölgesiyle ilgili yukarıda değinilen türde yeni tekliflerin, bir anlamda, yeni silahların kontrolü ve silahsızlanma düzenlemeleri konusunda diyalog başlatma çabalarına yol açabilecek bir düşünce egzersizi olarak göz önünde tutulması yararlı olabilir.

Bu bağlamda, nükleer alandaki gelişmeler de endişe vericidir. ABD’nin 2 Ağustos 2019’da Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması’ndan resmen çekildiği ve Rusya Federasyonu’nun da Antlaşmanın sona erdiğini duyurduğu unutulmamalıdır. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’na (NPT) taraf nükleer silah sahibi devletlerin, caydırıcılığın bölgesel ve uluslararası güvenliğin korunmasında rol oynamaya devam ettiğini iddia ettikleri bilinmektedir. Bu arada, NPT’ ye taraf pek çok nükleer silah sahibi olmayan devlet, yeni nükleer silahlanma yarışı ve nükleer silahsızlanma alanındaki olumsuz gelişmeler hakkındaki endişelerini dile getirmektedirler. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın (NPT) 2020 Gözden Geçirme Konferansı hazırlıkları başlamıştır[4]. NPT’ ye taraf tüm devletlerin, Antlaşma’nın girişinde “mümkün olan en erken tarihte nükleer silahlanma yarışının sona ermesini sağlama niyetlerini” açıkladıkları ve “nükleer silahsızlanma yönünde etkili tedbirler alma” sorumluluğunu üstlendikleri unutulmamalıdır. Ayrıca, Antlaşma’nın (NPT) 1995 yılında taraf devletlerce, “Antlaşmanın işleyişi incelendikten; Antlaşma’nın tüm hükümlerine uyulması, uzatılması, Antlaşma ‘ya evrensel düzeyde uyulması, nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması ve sıkı ve etkili bir uluslararası kontrol altında genel ve tam silahsızlanma konusunda bir antlaşma yapılması hususları teyit edildikten sonra” süresiz uzatıldığı unutulmamalıdır[5]. NPT’ ye taraf bir dizi nükleer silaha sahip olmayan devletin bu hükümleri yaklaşmakta olan gözden geçirme konferansı sırasında Antlaşma’nın nükleer silah sahibi devletlerine hatırlatacaklarına şüphe yoktur.

Tüm bu gelişmeler bize uluslararası barışı ve güvenliği sağlamakta silahların kontrolünün ve silahsızlanmanın önemini hatırlatıyor. Önümüzdeki dönemde Avrasya’nın çatışmaya değil uzlaşmaya ihtiyacı var. Bu da, silahların kontrolü ve silahsızlanma dâhil tüm alanlarda iyi niyetli bir diyalog tesis edilmesini gerektiriyor.

*Fotoğraf: https://rarehistoricalphotos.com

[1] Teoman Ertuğrul Tulun, “Front Line And Powder Keg Of The New Cold War: The Baltic Sea Region, Baltic Countries, And Kaliningrad”, Center For Eurasian Studies (AVİM), 21 Şubat 2017, 2017 / 9, https://avim.org.tr/en/Analiz/FRONT-LINE-AND-POWDER-KEG-OF-THE-NEW-COLD-WAR-THE-BALTIC-SEA-REGION-BALTIC-COUNTRIES-AND-KALININGRAD.

[2] “Lithuania, Russia Could Launch Demilitarization in Baltic — Lithuanian Ex-President”, Russian News Agency, 07 Aralık 2018, https://tass.com/world/1034805.

[3] Teoman Ertuğrul Tulun, “There Is an Urgent Need for a New Cooperative Security Order in Eurasia”, Hürriyet Daily News, 19 Ekim 2018, http://www.hurriyetdailynews.com/opinion/teoman-ertugrul-tulun/there-is-an-urgent-need-for-a-new-cooperative-security-order-in-eurasia-138038.

[4] “2019 Preparatory Committee for the 2020 Nuclear Non-Proliferation Treaty Review Conference” (United Nations Office for Disarmament Affairs, 29 Mayıs 2019), https://www.un.org/disarmament/wmd/nuclear/npt2020/prepcom2019/.

[5] “Extension Of The Treaty On The Non-Proliferation Of Nuclear Weapons” (United Nations, 17 Mayıs 1995), NPT/CONF.1995/32, https://unoda-web.s3-accelerate.amazonaws.com/wp-content/uploads/assets/WMD/Nuclear/1995-NPT/pdf/NPT_CONF199503.pdf

RUS ORDUSU DOSYASI /// Selim SEÇKİN : SİLAHSIZLANMA SÖYLEMLERİ ARASINDA RUSYA’NIN SON GÖVDE GÖSTERİSİ


Selim SEÇKİN : SİLAHSIZLANMA SÖYLEMLERİ ARASINDA RUSYA’NIN SON GÖVDE GÖSTERİSİ

Yorum No : 2019 / 61

27.09.2019

Büyük bir belirsizlikler ve çelişkiler çağında yaşamaktayız. Gerek uluslararası ilişkilerde gerekse ülkelerin faaliyetlerinde bu belirsizliklerin ve çelişkilerin etkileri net bir şekilde gözlemlenmektedir. Bu bağlamda, küresel boyuttaki silahsızlanma söylem ve çabalarına rağmen özellikle büyük devletlerin silahlanmaya verdikleri önemin artması ve silahlanmayı teşvik eden eylemleri dikkat çeken gelişmelerdendir. ABD’nin Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP)’ndan tek taraflı olarak çekilmesi, ABD ile Rusya arasındaki Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması (INF)’nın sonlandırılması söylemler ve eylemler arasındaki çelişkinin son somut örnekleridir. Bu gelişmeler ışığında Rusya’nın her sene farklı bir tema ve isimle gerçekleştirdiği askeri tatbikatlar, dünyadaki silahsızlanma çabalarının gölgesinde büyük devletlerin silahlanmaya ve savunma sanayine verdiği önemi göstermesi itibariyle yakından takip edilmeye değer etkinliklerdendir.

Rusya tarih boyunca izlediği yayılmacı politikalar ile dikkat çeken bir ülkedir. Günümüzde de nüfuz alanını genişletmeye yönelik adımlar atmaya devam etmektedir. Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesi, 2015’te Suriye’deki iç savaşa müdahil olması ve Orta Asya Cumhuriyetleri ile olan ilişkileri bu kapsamda değerlendirilebilecek gelişmelerdir. Bu doğrultuda, gücünü ve etki alanını genişletme amacı içerisinde olan Rusya için askeri tatbikatlar bölge ülkeleri ile önemli bir işbirliği zemini oluşturmakta, dünyaya askeri anlamda yapabileceklerine dair net bir mesaj verme imkânı sağlamakta ve silahlanma yarışının geldiği boyutları da gözler önüne sermektedir.

16 Eylül – 21 Eylül 2019 tarihleri arasında düzenlenen Tsentr19 Tatbikatı, Rusya’nın bu yıl düzenlediği en büyük askeri tatbikattır. Rusya’nın askeri tatbikatları yıllara göre değişmektedir. Örneğin, geçen sene düzenlenen Vostok 2018 Tatbikatı gerek katılımcıları gerekse hacmi bakımından uluslararası kamuoyunda büyük ses getirmiştir. Benzer şekilde 2017 yılında Zapad Tatbikatı düzenlenmiştir. Dördüncü tatbikat ise son olarak 2016 yılında düzenlenen Kafkasya Tatbikatı’dır. Belirli aralıklarla düzenlenen bu dört askeri tatbikat Rusya’nın ana askeri tatbikatlarını oluşturmaktadır. Bu ana askeri tatbikatlarla eş zamanlı olarak bu yıl Belarus ile düzenlenen the Union Shield Tatbikatı gibi daha ufak çapta tatbikatlar da düzenlenebilmektedir.

Tsentr19 Tatbikatının esas amacı, Rus Silahlı Kuvvetleri ve Orta Asya ülkeleri ordularının milli menfaatlerin korunmasında hazırlık durumlarının gösterilmesi ve bölgede barış, huzur ve güvenliğin sağlanmasına yönelik müşterek operasyonlar ile ordular arasındaki uyum ve etkileşimin artırılmasıdır[1].

Geçen sene büyük yankı uyandıran Vostok 2018 tatbikatının ardından Rusya’nın bu seneki tatbikata da ciddi bir şekilde hazırlanmış olduğu belirtilebilir. Öncelikle tatbikatta yer alan kuvvetler bakımından 2015 yılında düzenlenen Tsentr15 tatbikatına oranla büyük bir artışın kaydedildiği söylenmelidir. 2015’te tatbikatta 35.000 personel, 170 hava aracı ve 7.000 askeri malzeme kullanılmış iken bu sene bu sayılar 128.000 askeri personel, 600 hava aracı ve 20.000 askeri malzeme şeklinde kaydedilmiştir[2].

Belirtilmesi gereken bir diğer önemli gelişme ise katılımcılardır. Tatbikata gerek Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gerekse Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ)’ne üye ülkeler katılmıştır. Rusya’nın yanısıra Çin, Pakistan, Hindistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan tatbikata askeri personelleri ve araçlarıyla katılan ülkelerdir. Öte yandan, ülkemizin de geçen sene davet edildiği Vostok 2018 tatbikatında Rusya ile beraber sadece Çin ve Moğolistan yer almıştı. Katılımcılar açısından incelendiğinde Tsentr19 tatbikatı bölgede Rusya’nın özellikle askeri anlamda işbirliğini geliştirme niyetini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda ŞİÖ üyesi devletlerin de katılmasıyla siyasi ve ekonomik alandaki işbirliğinin askeri alanda da pekiştirilmeye çalışıldığı belirtilebilir.

Özellikle NATO ile ilişkiler göz önüne alındığında siyasi ve ekonomik işbirliğinin yanı sıra bölge ülkeleri ile askeri anlamda bir işbirliğinin sağlanması Rusya açısından bir anlam ifade etmektedir. Ayrıca, tatbikatlardaki işbirliği ile NATO’ya Rusya’nın herhangi bir çatışma durumunda yalnız olmayacağını gösterme olanağı da sağlanmıştır. Dolayısıyla tatbikatlar, Rusya’nın bölgede lider ülke olarak etrafındaki ülkeleri askeri anlamda da birleştirebildiğini göstermesi açısından önemlidir.

Sekiz farklı eğitim alanında yürütülen tatbikat iki farklı aşamadan oluşmuştur. İlk aşamada terörizmle mücadele, hava saldırılarını püskürtme ve keşif eğitimleri yer almıştır. İkinci aşamada ise saldırı altındaki askerlerin komutası ve düşmana karşı saldırı eğitimlerine yer verilmiştir[3]. Bunlar Rus ordusunun özellikle Orta Asya coğrafyasında müttefikleri ile herhangi bir saldırı ve savaş durumunda ne denli hazır olduğunun belirlenmesi açısından son derece önemlidir.

Tatbikat için hazırlanan senaryo da dikkat çekicidir. Senaryo uyarınca, İslami aşırıcılıklar etkisiyle Rusya’nın güneybatısında uluslararası terör örgütlerinin düşüncelerini paylaşan liderlere sahip bir devlet ortaya çıkmıştır. Bu hayali ülkeden de bölgedeki diğer ülkeleri tehdit eden radikal İslamcılık yayılmaya başlamıştır[4]. Bu senaryo ve tatbikatın aşamaları incelendiğinde Rusya’nın hem geleneksel hem de terör ve aşırıcılıklar gibi asimetrik tehditlere karşı bölgede edineceği müttefiklerle beraber bir çaba içerisinde olduğu gözlenmektedir.

Çin açısından da tatbikatın senaryosunun dikkat çekici olduğu söylenebilir. Uluslararası kamuoyunun sıklıkla endişelerini dile getirdiği Uygur Türklerine ilişkin sorunda da Çin tarafının tezleri bölgedeki radikal İslam’ın yayılmasının önlenmesi ve aşırıcılıkları gidermeye yönelik politikalar izlediğidir. Bu bağlamda tatbikata en kuvvetli şekilde katılan ülkenin Çin olması da dikkat çekicidir.

Özellikle silahsızlanmanın sağlanması amacıyla yapılan uluslararası antlaşmaların iptal edildiği şu günlerde, büyük devletler için geniş katılımlı askeri tatbikatların öncelik arz ettiği belirtilebilir. Şüphesiz bu askeri tatbikatlarla iç ve dış politikada net bir mesaj verilmektedir. Öte yandan küresel anlamda silahsızlanma söylemlerinin ne denli içinin boşaltıldığını da göstermektedir. Bu doğrultuda Rusya’nın 16 – 21 Eylül arasında yedi ülkenin daha katılımı ile gerçekleştirmiş olduğu son askeri tatbikat olan Tsentr19 da yeni askeri ittifakların oluşturulmaya çalışılması ve silahlanma yarışının geldiği noktanın değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.

Fotoğraf: Foreign Policy

[1] “Russia Kicks off Center-2019 International Command Exercise”. www.southfront.org, 16 Eylül 2019, https://southfront.org/russia-kicks-off-center-2019-international-command-exercise/,

[2] “Military Contingent of Seven States to Participate in Russia’s Center-2019 Drills”, www.tass.com, 20 Ağustos 2019, https://tass.com/defense/1074149

[3] “130K Troops to Hold Mass Military Drills at War Games, Russia Announces”, themoscowtimes.com, 20 Ağustos 2019, https://www.themoscowtimes.com/2019/08/20/130k-troops-to-hold-mass-military-drills-at-war-games-russia-announces-a66937

[4] “Russia’s Defense Ministry Unveils Scenario of Tsentr-2019 Drills”, www.tass.com, 12 Eylül 2019, https://tass.com/defense/1077810