YOLSUZLUK DOSYASI : TÜRKİYE SEÇMENİNİN AK PARTİ YÖNETİMİNDEN CEVAP BEKLEDİĞİ 5 ÖNEMLİ İDDİA !!!!!


ÖZEL BÜRO NOTU : DEĞERLİ YURTSEVERLER, SON ZAMANLARDA AK PARTİ İLE İLGİLİ ÖZELLİKLE YOLSUZLUK VE USULSÜZLÜK HABERLERİNDE BİR ARTIŞ GÖZLEMLEDİK. BU OKUYACAĞINIZ HABERLERİN HİÇ BİRİSİ BİZİM KALEMİMİZDEN ÇIKMADI. HEPSİ ULUSAL SİTELERDEN DERLENMİŞ HABERLER. TABİ MAHKEME KARARI İLE KESİNLİK KAZANMADIĞI MÜDDETÇE BUNLARA İDDİA OLARAK TA BAKABİLİRSİNİZ. AMA ÖYLE VEYA BÖYLE AK PARTİ EĞER İDDİA ETTİĞİ GİBİ TEMİZ VE DÜRÜST BİR PARTİYİM DİYORSA BİZE GÖRE TÜM BU İDDİALARI CİDDİYE ALIP ÇÜRÜTMELİ. ÇÜNKÜ EĞER BU İDDİALAR DOĞRU DEĞİLSE AK PARTİNİN BUNLARI ÇÜRÜTMESİ ÇOK KISA BİR ZAMAN ALIR AMA BU DÜRÜST TAVIR AK PARTİNİN OYLARINI DA BİR HAYLİ ARTIRIR. YANİ İDDİALAR DOĞRU DEĞİLSE AK PARTİ BUNDAN PUAN TOPLAR. VE BİZE GÖRE YAPMASI GEREKEN BUDUR. YOK EĞER İDDİALAR DOĞRU İSE VE AK PARTİ DE BUNLARI GÖRMEZDEN GELİRSE BİR SÜRE SONRA HALK NEZDİNDEKİ İNANDIRICILIĞINI DA TÜMDEN KAYBEDER. Kİ ZATEN GİDİŞAT TA BUDUR. HATTA AMİGO OLMAYAN AMA AK PARTİYE GÖNÜLDEN BAĞLI SEÇMENLER DE BÖYLE ŞAİBELİ BİR PARTİYE DESTEK VERMEYİ KESER. ŞİMDİ AK PARTİ YÖNETİMİNDEN BİR CEVAP BEKLİYORUZ. BİR TARAFTAN NAMUS, ŞEREF, TEMİZ SİYASET NARALARI ATIP DİĞER TARAFTAN HAKKINDAKİ ŞAİBELERE SUSMAK AK PARTİ ALIŞKANLIĞI OLMADIYSA CEVAP VERECEKLERDİR DİYE UMUYORUZ !!!!

  1. AKP İBB’NİN MİLYONLUK MÜLKLERİNİ BAŞKA BELEDİYEYE AKTARIYOR
  2. DÖSİM’DEN İSRAFA PİŞKİN SAVUNMA – MALİ ÖZERKLİĞİMİZ VAR
  3. Metro Turizm’in sahibi firari Galip Öztürk, Erdoğan’ın Başdanışmanı Türkoğlu’yla görüntülendi
  4. AK Parti Gençlik Kolları Başkanı ATM memuru çıktı
  5. BİNALİ YILDIRIMA FİNANSAL DURUMU İLE İLGİLİ SORULAR

DOKUMANLARI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

SİYASİ DOSYA : AK PARTİ MUHALİFLERİNDEN Sevgili Akp Seçmenlerine Açık Mektup


KAYNAK : İNTERNET (ANONİM)

AK PARTİ MUHALİFLERİNDEN Sevgili Akp Seçmenlerine Açık Mektup,

Anlattıklarınıza göre, 1918 yılında Osmanlı İmparatorluğu`nun Ekonomisi batıp, ta ki Akp 2001 yılında iktidar olana kadar gün yüzü görmediniz. Kemalistler size çok acı çektirdi. Ezildiniz, horlandınız. Özgürlükleriniz kısıtlandı, dininizi yaşayamadınız. Cemaatleşip, tarikatlarınız ile devlet kadrolarında fazlaca yer alamadınız. Mağduriyetinizi ve masumiyetinizi, en az üç çocuk yaparak gelecek kuşaklara aktardınız. Aktardıkça da üzerine daha büyük bir ajitasyon ve abartı kattınız. Son 17 yıldır ise iktidar sizlerin elinde. Hayal edemeyeceğiniz kadar özgürsünüz, ülkenin bütün kaynakları da sizlerin elinde.

*Kendinize bir sorun, sizleri ezdiğini yıllarca dile getirdiğiniz Kemalistler döneminde; Bir Türkiye Cumhuriyeti Okulunda çocuklara toplu tecavüz oldu mu? Peki bu dönemde bir Bakan`ın “bir kereden birşeycik olmaz” diyerek, çocuklara yapılan tecavüz hafife aldığını gördünüz mü? Toplum vicdanini yaralayan bu olayda, yapanların hak ettiği ceza aldıklarını duydunuz mu?

*Sizler gibi ezilmiş, dini bütün bir iş adamı kardeşiniz “Milletin a…. koyacağız” deyince, peki “Halk, milletin efendisidir.” diyerek, hükümet tarafından tepki konulup, mahkemelerde yargılandı mı? Kamu vicdani bu konuda rahatlatıldı mı?

Hayır, bu olmadı. Aksine ekonomik kriz baş gösterince parasını ilk yurt dışına kaçıranlar ve sizleri krizle baş başa bırakanlar yine, sizlerin içinden çıkmış olan, aynı mahallenin mensubu bu iş adamları oldu. Çünkü, din olgusu para kazanmak için çok kullanışlıydı, hepsi bu. Onlar sizden değildi. Sadece sizlerin iyi niyetini ve dini duygularını kullanan asalaklardı.

*Yine yıllarca ayni mahallede sizlere komşuluk yapmış olan dindarları, hapislere attınız. On binlerce çocuk annesiz, babasız kaldı. Meriç nehrini hapis korkusuyla yasadışı geçmeye çalışırken boğulup ölen aileler de sizden. Bu ülkeden dindarları kovanlar, Kemalistler değil, sizlersiniz. Dindarlara eziyet eden, kimin daha iyi dindar olup olmadığına karar verip, işten atan, geleceği ile oynayanlarda sizlerden birileri.

*9 Yaşına gelmiş kız çocuklarını, cinsellik ile aynı cümlede kullanan pislik zihniyetler, kurdukları bankalar, iş yerleri, yardım kuruluşları ile ülkenin en büyük soygunlarını yapanlar, sizleri mağdur duruma düşürenlerde yine sizin mahallenizin dindarları. Sizlerin mağduriyetinin hesabi soruldu mu? İyi niyetinizle kaptırdığınız paraları geri alabildiniz mi? Hükümet bunu yapanlara gereken cezayı verdi mi?

*Fetocu diye içeri attıklarınızın çoğu, yine sizler gibi gariban ama Yaradan`a inancı ile yaşayan insanlar. Akp içindeki zengin fetocular yargılandı mı? Onlar hapse atıldı mı? Kendi ülkesinin halkının acısına ağlamayıp, Mısır`da ki bir ölüye ağlayanda sizin seçtiğiniz hükümet değil mi?

*Yaptığı her işte, attığı her imzada rüşvet alan bakanlar, bürokratlar, aldığı rüşvet ile alay edercesine, Cami gibi kutsal bir mekan yaptıran da yine sizdendi. Güç elinde diye gereksiz yere binbeşyüz odalı saray yaptırıp, halkın fabrika olmazsa çalışamayacağını, iş imkanı için kaynağa ihtiyaç olduğunu bile bile, kaynakları yandaşlarına peşkeş çeken, satan, elinizdeki maaşın her gün daha fazla alım gücünün düştüğünü göremeyenler de, yine sizdendi. Rüşvet alanların isimleri belli iken, yargılandılar mı? Sizlerin vicdanını rahatlatacak cezalar aldılar mı?

*Aile gibi kutsal bir kurumu yozlaştıracak ifadelerde bulunan, profesörler, gazeteciler, iş adamları “Eşimi, Erdoğan isterse sunarım ya da Erdoğan isterse onunla beraber olurum.” diyen yalakalara karşı, hükümetten, “haddinizi bilin” diyerek bir açıklama yapıldı mı?

*Bakın dış borcumuz şuana kadar,1 katrilyon doları aşmış, kasada ise para yok. Ekonomi musluğu kapanmadı, komple kırıldı, açlık kapınıza iyice gelmeden, görün. Hükümet, herkes dövizini bozdursun dediği halde, son bir hafta içinde 2 milyar dolarlık döviz alanlarda sizin mahalleden. Bütün dindar zenginler paralarını yurt dışına kaçırdı. Açlık, yokluk, enflasyon, borçlar ödenmezse ülke bütünlüğünü kaybeder, borcu olan ülkelerin elinde kukla olur. Onlar ne derse yapmak zorunda kalır, birgün Venezuela ya da Suriye, Irak, Lübnan oluruz, kısmını demiyorum bile.

Sizin mahallenin, size verdiği zararı, o öcü bildiğiniz Kemalistler vermedi. Sizin mahallenin ülkeyi yozlaştırdığı, kaynaklarını sattığı, çaldığı, halka hakaret ettiği kadar Kemalistler etmedi. Sizin mahallenizdekilerin sizi mağdur ettiği, dini bu kadar ayaklar altına aldığı kadar Kemalistler almadı.Birgün zenginler kaçıp, paçasını kurtaracak. Bizler yine beraber, bu ülke için, çocuklarımızın geleceği için, beraberce hareket edeceğiz. Onlar sizin mahallenizi, inançlarınızı kullanıyor, ülkenin geleceğini mahvediyor. Din olgusu Akp ile bu topraklara gelmedi ki, Akp ile yok olsun. Hükümet ve etrafındaki basın, iş adamı, danışman çevresi zenginlik ve imkanlarını kaybetmekten korkuyor. Onun için Akp`nin kazanması için asıldıkça asılıyor.

Lütfen siz sorgulayın ! Kemalistlerin sizlere acı çektirdiği, izin vermedikleri, yapmak istediklerinizi yapamadıklarınız bunlar mıydı? Özgürlük isterken bunları mı istemiştiniz?

O tecavüze uğrayanlar sizin çocuklarınız olsaydı, sırf x bankasına para yatırdı diye eşiniz hapse girseydi, yıllarca okuduğunuz, kariyer yaptığınız mesleğinizden bir gecede atılsaydınız ya da çok sevdiğiniz yurdunuzu terk etmek zorunda kalsaydınız yine ‘Oyum yine de Akp`ye, çünkü, tecavüze, yolsuzluğa, hırsızlığa, işten atılmalara, öz kaynakları hatta ormanları satmaya, yıllarca yargılanmayı bekleyen,hapisler de tutulanlara da, dış güçler yaptı. Batı bizi kıskanıyor” diyecek miydiniz?

Her ülke en az on yıllık planla önünü görebilirken, siz bir dahaki seneye nasıl çıkacağınızı bilmiyorsunuz. Peki bunu hak ediyor musunuz?

O tecavüze uğrayan çocuklar, tepkisizliğinizi hak ediyor mu ? O hapiste olanların hepsi mi kötü ya da hain? O cemaat bu kadar öcü idi, neden Akp içindeki cemaatçiler hala görevde? Onlardan neden hesap sorulmuyor?

Sadece “Ne olursa olsun Akp`ye oy vereceğim” diyenler, sarayın çevresi, din sömürüsünden, sizlerin iyi niyetinden para kazananlardır. O oyunuzu atarken bir kez daha düşünün, tecavüze uğradığında çığlık atamayan çocukları, aç olduğu için ölen bebeğe değil, Mısır`da ki bilmem kime ağlayanları, rüşvetleri, hırsızlıkları, düşünün. Siz bunlardan biri misiniz, kutsalınız bu mudur?

Benim inancım ve iyi niyetim kutsaldır, kimseye kullandırtmam, kullanandan da hesap sorarım. Çünkü, vicdan rahat değilse, insan da insan değildir. Bunun farkına varanlar, o mahalleden tek tek ayrılıyor.

Ya siz? Utanacak suratınız, kalbinizde vicdanınız, kullandırmayacak kadar değerli kutsallarınız var ise, o oyunuzu atarken son bir kez daha düşünün ,,,,,,,,,,,

Düşünmek zorundasınız, çünkü, ülkenin ve milyonlarca masumun kaderi vicdanınızın ellerinde.,,,,,, UYANIN ARTIK !!!

DUYURU /// MEHMET ARİF DEMİRER : TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN GERÇEK SAHİBİ “ONURLU VE SORUMLU TÜRK SEÇMENLERİNE” DUYURU VE ÇAĞRI


TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN GERÇEK SAHİBİ; ONURLU VE SORUMLU TÜRK SEÇMENLERİNE DUYURU VE ÇAĞRI

Öncelikle, 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Parlamento Seçimlerinin, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı-uğurlu olmasını dileriz.

ANCAK, BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ADINA KAYGILIYIZ

Zira, bu seçimle birlikte tamamlanması öngörülen sözde başkanlık sistemi süreci, başladığı günden itibaren halkın tepkisine maruz kalmış, kamuoyunu derinden rahatsız etmiş; Dayatılan süreç ile yapılan uygulamalardan kamu vicdanı ikna olmamış, dönem içinde vaki teşebbüsler “halkı, bu endişe, kaygı ve korkularında” haklı çıkartmıştır.

An itibarıyla vatandaşlarımız geleceklerinden güvensiz, endişeli ve kaygılıdırlar.

ŞÖYLE Kİ;

Hatırlanacağı üzere; Kadim ve saygın TBMM Başkanlarımızdan Hüsamettin Cindoruk, 16 Nisan 2017 Referandumunu şöyle tanımlamıştı: “Bu Referandum bir YIKIM HAREKETİDİR.” Yıkılması söz konusu edilen ATATÜRK’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti; Onun yerine geçecek olansa bir başka devlet idi!..

NİTEKİM:

4 Ağustos 2017 gecesi Ayhan Oğan CNN TÜRK’te yeni devleti çok açık bir şekilde tanımlamıştı:

“Şimdi biz yeni birdevlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin bu yeni devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan’dır.”, “Yeni bir Türk Silahlı Kuvvetleri’nin inşasıdır. Biz vesayet düzenini yıktık beyefendi.”, “Sosyal medyadan vatan kurtaran aciz yaratıklar bize saldırıyor, kimse bizim vatanseverliğimizi test etmeye kalkışmasın.”, “16 Nisan itibarıyla artık yeni bir süreç başlamıştır. Bu, devletin yeniden teşkilatlanma, organize olma sürecidir, yeniden inşa sürecidir.”, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk, kurucu partisi CHP’dir.”, “İkinci kuruluş, Türkiye’nin tam bağımsız, halkın devleti olarak dizayn edildiği, kurumsal yapıya kavuştuğu zeminin lideri de Tayyip Erdoğan ve onun yanında saf tutan siyasi liderlerdir. Ve o kuruluşun partisi de AK Parti’dir.”

Hüsamettin Cindoruk, tarihi basiret ve tespitinde: “Bu Referandum bir yıkım hareketidir. TBMM’ne bağlı parlamenter demokrasiyi yıkma hareketidir. Hangi yaşta olursak olalım, geçmiş Türkiye’de, güzelim Türkiye’de yaşayan herkes, siyasi parti ayırımı gözetmeden, Cumhuriyet’i savunmak ve Cumhuriyet’i korumak zorundayız” dedi. (8.4.2017-Anayurt)

Sonuçta: “CUMHURİYETÇİ DEMOKRATLARIN OYU VE KARARI HAYIR” oldu.

16 Nisan 2017’de HAYIR oyu % 49’da kaldı. Anayasa değişti. Erdoğan’ın yeni devletine yönelik ilk adım atılmış oldu. Hükümetin üstüne muazzam bir şaibe sindi.

YSK’ya halkın güveni kalmadı.

24 HAZİRAN’A, HALKIN İTİMAD ETMEDİĞİ BİR YSK İLE GİDİLİYOR!..

24 Haziran 2018 günü Türk Milleti sandığa gidecek. Cumhurbaşkanı ve yeni TBMM üyelerini, Adalet, hakkaniyet ve hukuka aykırı biçimde dayatılan listelerden tercihlerini yapacak. TBMM’nin yapısı nasıl oluşursa oluşsun, eğer Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirse YIKIM HAREKETİ tamamlanmış, ATATÜRK’ün Cumhuriyet’i yıkılmış, olacaktır.

Eğer, Erdoğan birinci turda % 51 ile seçilemez ve seçim sonucu ikinci tura kalırsa, YIKIM HAREKETİ tamamlanamayacak ve iki hafta sonra bir daha sandığa gidilecektir.

25 Haziran’da böyle bir tablo ile karşılaşılır ise, ikinci tura kadar iki hafta boyunca neler olabilir?

Erdoğan İngiltere’de yaptığı açıklamalarda B ve C planlarından bahsetti.

Yeni bir ‘7 Haziran – 1 Kasım’ sürecini mi kastetti?

Bilemiyorum.

Bildiklerime gelince…

Bayar’ın Kızı Nilüfer Gürsoy : HAYIR Diyorum

Hüsamettin Cindoruk : Bu Referandum bir Yıkım Hareketidir

İnönü’nün Torunu, Gülsün Bilgehan : HAYIR’lı bir iş için Hepimiz Birleştik

T. Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu : EVET diyen de Bizim, HAYIR diyen de Bizim

AKP (e) Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır : HAYIR’lar Tükenmez

Mehmet Arif Demirer : ATATÜRK’e Saygılı Cumhuriyetçi Demokratlar HAYIR diyor

***

Görüldüğü gibi, Fethullah Gülen’in, Devletin (Yargının ve Güvenlik Güçlerinin) içine iyice yerleşmesinin yolunu açan 2010 Referandumundan önce, DP Genel Başkanı, tüm kadın DP’liler, hepimiz, çok güçlü bir şekilde HAYIR demiştik. Ben, HAYIR’ın nedenlerinin DP ile AKP arasındaki farklılıklara dayalı olduğunu savunmuş ve farkların başında iki partinin ATATÜRK anlayışı olduğunu belirtmiştim.

DP, köklü bir Cumhuriyetçi Demokrat parti idi. AKP ise ATATÜRK ve O’nun kurduğu Cumhuriyet ile sorunları bulunan bir parti!… Buna şaşmamak gerek çünkü AKP idarecilerinin önderi Necip Fazıl yazılarında devamlı ATATÜRK ve Cumhuriyet karşıtlığı üzerinde durmuştu.

Nitekim 2010 Referandumundan 7 yıl sonra gelen 16 Nisan Referandumu, Cindoruk’un çok açık bir şekilde vurguladığı gibi,ATATÜRK’ün Cumhuriyetinin YIKIM HAREKETİ idi.

Ancak iki referandum arasında olumlu bir gelişme de kaydedilmiştir:

HAYIR’lar7 yılda % 42’den % 49’a yükselmiş olup; Bu artış 24 Haziran’da da devam ederse, Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilemez. İlk turda % 40 – 42 arasında kalır.

İkinci turda alacağı sonuç hakkında tahminler ancak karşısında kimin olacağı belli olduktan sonra yapılabilir.İkinci turda Erdoğan’ın rakibinin kim olacağı hakkında bakınız aşağıdaki iki anket sonucu:

ANKET SORUSU No: 1) 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına: “T. C.’nin Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın mı olsun, erkek mi?”

Cevap: 40 milyon kadın vatandaşın cevabı, % 90 oranında: Kadın (36 milyon)

40 milyon erkekvatandaşın cevabı, % 80 oranında: Erkek (32 milyon)

SONUÇ: Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın olsun.

ANKET SORUSU No. 2) ATATÜRK, İnönü ve Bayar’a: “Türkiye Cumhuriyeti Yüzüncü Yılına girerken Cumhurbaşkanı kadın mı olsun, erkek mi?” CEVAP: KADIN

SONUÇ No: 2) Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın olsun.

Bu tabloya bakarak ikinci turda Erdoğan’ın karşısında Meral Akşener olursa, Erdoğan kaybeder. Muharrem İnce olursa, Erdoğan’ın B ve C planlarını görmeden bir şey söylemek zor. Keşke 24 Haziran akşamı bir formül bulunabilse ve ikinci turda Erdoğan’ın karşısında kadın adayın (Akşener) olması sağlanabilse…

UNUTMAYIN!..

Necip Fazıl’a (31 Ekim 1949 tarihli BÜYÜKDOĞU Dergisi) göre,

ATATÜRK; Allah ve İslam Dini düşmanı, Cumhuriyet ise Türk Devletinin çöküşü idi.

CUMHURİYETÇİ DEMOKRATLAR HAREKETİ ADINA

Mehmet Arif DEMİRER