SAVAŞLAR DOSYASI /// Kıvanç TERZİOĞLU : Türkiye ile Yunanistan savaşırsa


Kıvanç TERZİOĞLU : Türkiye ile Yunanistan savaşırsa

Mısır’la yaptığı (MEB) Münhasır Bölge Antlaşmasıyla, Türkiye’nin Libya’yla imzaladığı “Deniz Yetki Alanları” anlaşmasını yok sayan Yunanistan; Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri gibi müslüman ülkelerin yanında siyonist İsrail ile Hristiyan Fransa ve diğer AB ülkelerinin desteğini alarak ülkemizi karasularına hapsetmeye çalışmakta ve Türkiye’nin bölgedeki egemenlik haklarını ihlal etmektedir. Batının şımarık çocuğu Yunanistan’ın uzun zamandan beri Ege’de, antlaşmalarla askersizleştirilmiş adaları silahlandırmak ve Ege’de aidiyeti anlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve Kayalıkları işgal ederek fiili bir durum yaratmak suretiyle, Türkiye’nin güvenliğine ve ekonomik çıkarlarına zarar verme politikası izlemektedir. Tarihte Türklerle girdiği her savaşı kaybettiği için “yenik pehlivan güreşe doymaz misali şimdi de haklıymış gibi, arkasına aldığı destekle gerilimi tırmandırmaktadır. Malesef bu komşumuz, antlaşmalarla teminat altına alınmış taahhütlerini, yükümlülüklerini, mecburiyetlerini ihlal etmeyi alışkanlık haline getirmiştir. Askeri açıdan baktığımızda, Muhtemel bir savaşın akıbeti daha ziyade Deniz ve Hava Kuvvetleri tarafından belirlenecektir. Bu konuda Türkiye avantajlıdır. Yunan ordusunun Türkiye ile savaşarak adaları savunması, Batı Trakya’yı elde tutması ve harbi kazanması mümkün değildir. Belki kendilerince çılgın harekat planları yaparak Türkiye’ye zarar vermeyi hayal ediyor olabilirlerse de uygulamada çok ağır bir bedel ödeyebiliriler. Savaş tecrübesi bulunmayan, ülkemizi hedef alarak yapılanan Yunan Kara Kuvvetleri’nin ekipmanlarını, araçlarını nicelik ve nitelik üzerine değerlendirecek olursak, bakmayın siz onların yüksek perdeden tehditler savurmasına… 2020 yılı askeri güç sıralamasını yayımlayan “Global Fire Power’a” göre Askeri personel sayısı, her yıl askerlik çağı gelen genç nüfus, mevcut silah gücüne göre Türkiye ve Yunanistan’ın askeri güçleri karşılaştırıldığında Yunanistan açısından durum endişe yaratıyor. Türkiye’nin askeri bütçesi, silah sistemleri Yunanistan’a göre daha üstün. Ayrıca tarih boyunca görüldüğü gibi Türk milletinin vatan ve millet sevgisi, askerlik ve fedakarlık anlayışı, yıllardır süren askeri operasyon tecrübesi sebebiyle savaş azim ve iradesi çok yüksek. Yunanistan’a göre kat kat fazla olan genç nüfusu, savaş döneminde personel ihtiyacı yaratmayacak büyüklükte. Yunanistan her nekadar askerlerinin eğitimini Türk Düşmanlığıyla beslese de namlu karşısında evdeki hesap çarşıya uymuyor. Bizden söylemesi, gerisi onların bileceği bir şey…. Yunan Kara Kuvvetleri özellikle Leopard 2A6 HEL tankları ve ileride tedarik edebileceği 2A7+ tankları ile öne çıkmakla beraber, ateş desteği konusunda hem nicelik hem nitelik olarak oldukça iyi kundağı motorlu topa sahiptir.

ATACMS Block1 füzeleri piyadenin ihtiyaç duyduğu ateş desteği konusunda ellerini güçlü kılmaktadır. AH-64 Apache helikopterleri ortada Longbow radarı da olduğundan sayı olarak az olsalar da hava üstünlüğünün sahip olunduğu senaryolarda büyük bir etki yaratabilir.Düşman taarruz helikopterlerine karşı Longbow radarının varlığı karşı tarafı strateji değiştirmeye itebilir. Buraya kadar her şey oldukça iyi iken ZMA ve ZPT konusunda çok kötü durumdalar. Yüksek deliş kapasitesine sahip ATGM’lere sahip olan Yunanistan, bu silahları zorlu arazide varlık gösteremeyecek araçlara monte ederek ATGM’lerden beklenilen verimi elde etmekten çok uzaktır. Ekipman nezlinde en büyük zaafı lojistik ve tankların ihtiyaç duyacağı yakın ateş desteği üzerinedir. En güçlü olduğu alan ise ana muharebe tankları ve AH-64D’lerdir. ABD merkezli Global Fire Power (GFP) 2020 raporuna göre Türk Donanması Akdenize kıyısı bulunan donamalar arasında “MISIR, İTALYA, CEZAYİR ve FRANSA’nın ardından 5.nci sırada yer alıyor. Yunanistan oldukça geride kalıyor… Denizaltılarımız ve su üstü gemilerimiz milgem projesi sayesinde Yunanistan’dan daha üstün. Yunanistan’ın elinde Rus S-300 füze sistemleri bulunurken, Türkiye S-400’leri aldı. Türk Ordusunun envanterine giren yerli üretim İHA ve SiHA’lar avantaj sağladı. Türkiye elindeki ana açık deniz gemilerinde , deniz devriye uçaklarında, hava savunması kabiliyetlerinde (Gabya sınıfı gemilerden dolayı), taktiksel durum hakkındaki iletişim ve bilgilendirme (elektronik harp aracı CN-235EW, insansız hava araçları ANKA-S, ultra modern AWACS tipi MESA ve yer radarları), uydu ve ağ merkezli savaş operasyonları, siber saldırı uygulamaları ve psikolojik savaş (Afrin savaşında tamamen operasyonel uygulama) konularında Yunanistan’a karşı üstün. Türk Hava Kuvvetleri elindeki tüm uçakları istisna olmadan uçurabilmekte. Hava kuvvetlerinin bölge üzerinde kalış süresi bakımından Türkiye avantajlı, Yunanistan’ın en yakın hava üssü ise 700 km uzaklıkta (Kasteli). Türk Hava Kuvvetleri’nin elinde 7 adet KC-135R havada ikmal tankeri mevcut ki bu uçuş süresini iki katına çıkarabilir. Bu kabiliyet Yunan Hava Kuvvetlerinde yok. Yunanistan sadece 84 jet gönderebilir. (F-16C/Dblock52/M), (konformal yakıt tanklarından dolayı) ve (24 adet ekstra depoyla donanmış Mirage2000-5 uçakları-DELTA konfigurasyonlu) Geriye kalan uçaklar ise mesafe sorunu ile karşılaşıyor. Ekstra kapasiteli yakıt tanklarıyla sorunu çözmek de uçağın silah taşıma ve manevra yapma kabiliyetlerinde bir azalmaya neden olmakta. Sonuç Olarak; Yunanistan’in aleyhine bulunan kuvvet dengesi, savaşın sonucuna doğrudan etki edecek ve Türkiye’nin zaferiyle sonuçlanacaktır. Türkiye, kimseyi ötekileştirmeden iç cepheyi bir ve bütün tutmalı ve ATATÜRK’ün yolundan ayrılmayarak, dostları çoğaltıp, düşmanları azaltmalıdır.

KAYNAK……: (1) Yusuf Metin-06.09.2020)

Kaynak: https://www.oncevatan.com.tr/turkiye-ile-yunanistan-savasirsa-makale,49552.html

Önce Vatan Gazetesi

KAFKASYA DOSYASI : Kafkaslar’daki gelişmeler bölgesel bir Savaşı tetikleyebilir


Kafkaslar’daki gelişmeler bölgesel bir Savaşı tetikleyebilir

27 Eylül 2020

Türkiye’nin Azerbaycan’a vermiş olduğu sonsuz destek bölge politikaları üzerinde çalışan stratejistler tarafından yakından takip edilmektedir. Türkiye’nin doğu Akdeniz’de ve Karadeniz’de keşfettiği doğal gaz yatakları bütün dünyanın dikkatlerini üzerine çekmişti. Şimdi esas kavga budur. Fransa ile Almanya doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının kendi ülkelerine taşınması için adı konmamış müthiş bir mücadele vermekteler. Fransa Akdenizi boydan boya geçen doğal gaz borularının direk Fransa’ya gelmesini isterken Almanya iseRusya’ya doğal gaz bağlamındaki bağımlılığını bitirebilmek adına Türkiye’nin elde edeceği yatakların Anadolu ve Bulgaristan üzerinden Almanya’ya nakli konusunda gayret sarfetmektedir. Fransa öncülüğündeki Avrupa birliği liderler toplantısının ertelenmesi Almanya’nın girişimi ile olmuştu. Fransa Türkiye ile pazarlığı artırabilmek adına yunanistan üzerinden Türkiye’ye baskı yaparken yeni bir cephe olarak birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte Ermenistan’ı harekete geçirdiler. Ermenistan Azerbaycan ihtilafı ve Savaşı Türkiye’nin dikkatlerini bu bölgeye çekmek için yeterli bir sebeptir. Önce birleşik Arap Emirlikleri sonra Fransa Ermenistanı Azerbaycan Karşı sürekli provake etti. İlk tovuz saldırıları işte bu atmosferde gerçekleşmişti. Aslında bu Azerbaycan için bir savaş sebebi olmalıydı. Yani Azerbaycan eline geçen fırsatı değerlendiremedi denilebilir. Şimdi son üç gündür gelişen olaylar ve Rusya’nın Kafkaslar’daki tatbikatı bundan önce Amerika’nın Gürcüstandaki nato tatbikatı bütün dikkatleri Kafkasya’ya çevirmiş oldu. Bu sabaha karşı meydana gelen Azerbaycan Ermenistan çatışmaları Azerbaycana işgal altındaki topraklarını kurtarmak ile ilgili büyük bir fırsat vermiştir. Bizim daha önce de ifade etmiş olduğumuz gece 12’de başlayıp sabah altıda bitecek büyük oparasyon üzerindeki fikrimiz hala geçerliğini korumakta beraber şu anda beklenen netice elde edilemediği anlaşılmaktadır. Azerbaycan Ermenistan cephesinde atışmalar ne kadar uzarsa bu Türkiye’nin dikkatlerini daha fazla Kafkasya bölgesinde çekeceği için Azerbeyca’nın bir an önce başlamış oldu harekâtı neticelendirmesi gerekir. Bu neticede işgal altındaki toprakların azat edilmesidir.

Eğer Azerbaycan’ın askeri faaliyetleri bu neticeye doğru gitmeyip bölgede uzayan bir sürece doğru çatışmaların devam ettirme yönünde olursa bu bölgedeki çatışmalar ister istemez Rusya topraklarına da sıçrayacak gibi gözükmektedir. Geçen hafta Belarus cumhurbaşkanının yemin ederek iktidara gelmesi Almanya tarafından tanınmamıştı. Yani Almanya bir taraftan Belarus’ta iç karışıklıkların devam etmesini arz ederken diğer taraftan Kafkasya’daki gerginliğin kuzey Kafkasya yolu üzerinden Rusya topraklarına sıçramasıyla ilgili en azından iyi niyet temennisi söz konusu olacaktır. Fransa ise Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki odaklanmasını ve dikkatlerini dağıtarak önemli bir şekilde Kafkasya yönelmesini sağlamış olacak. Şimdi gelinen nokta henüz yorum yapmak ile ilgili erken olsa da bizim açık ve net şekilde görüşümüz şudur ki karabağdaki çatışmalar uzarsa bu çatışmalar Rusya suçlayabilir karabağdaki çatışmalara uzarsa Türkiye’nin bütün dikkatleri bu bölgeye dönmek zorundadır ve dolayısıyla doğu Akdeniz’de Fransanın iddiaları biraz daha ön plana çıkmış olur Türkiye bir taraftan doğu Akdeniz ile ilgili tezlerini daha kuvvetli savunurken diğer taraftan Mısır ile İsrail ile Lübnan ile görüşme ve anlaşmalar yapıp doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölgenin etkisini artırmalıdır. Güney Kafkasya hadiseleri Türk dünyası için yeni bir hamle vesilesi olacaktır 1991’de Rusya dağılırken Türk dünyası bağımsızlığını kazandı fakat Güney Kafkasya da karabağ üzerinde Rusya’nın bölgedeki etkinliğini Türk dünyasını 25 yıl daha rus esareti altında yaşamasının önünü açmış oldu. Şimdi Türk dünyası yeni gelecek 25 yıla bağımsız mı girecek yoksa Rusya’nın bu gölge esareti devam mı edecek buna karar vermek için Azerbaycan ordusu derhal işgal altındaki Azerbaycan topraklarını azat etmek için hareketi devam ettirmek zorundadır. Ama gözüken o ki gelişmelerin seyri böyle olmuyor.

Hasan Oktay

Kafkassam Başkanı

ÖZEL-BÜRO /// ŞERİAT DOSYASI : Cübbeli’den Flaş İç Savaş İddiası !!! “Selefilerle Şiiler Savaşacak”


Cubbelinin pacasi ve etekleri tutustu!Tarikat savaslari basladiginda, elindeki balli borekli gelirlerden olacak!
Korku bacayi sardi!

Mustafa

On Sep 16, 2020, at 5:54 PM, Özel Büro (MİT Dağıtım) <ozel-buro> wrote:

<image001.jpg>

Cübbeli’den Flaş İç Savaş İddiası !!! “Selefilerle Şiiler Savaşacak”

‘Cübbeli Ahmet’ adıyla bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, CNN Türk’te konuk olduğu Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi. Ünlü, Türkiye’de 2 bin Selefi derneğin bulunduğunu ve bunların silahlandığını öne sürüp ‘İç savaş’ uyarısı yaptı.

Uşşaki “şeyh”i Eyüp Fatih Şağban’ın bir müridinin kız çocuğunu istismar ettğinin ortaya çıkmasının ardından Türkiye’deki cemaat ve tarikatlar bir kez daha tartışma konusu oldu. Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet” adıyla bilinen ve CNN Türk Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programının canlı yayın konuğu olan İsmailağa Cemaati’nin önde gelen ismi Ahmet Mahmut Ünlü ise, çok çarpıcı bir iddiayı öne sürdü.“Tarafsız Bölge” programında Ahmet Hakan, Hakan Bayrakçı ve Nedim Şener’in sorularını cevaplayan Ünlü, programda son dönemde Türkiye’de artan selefi akımlara ve bunların dernekleşme faaliyetlerine dikkat çekip “iç savaş” uyarısı yaptı.

Türkiye’de 2 bin selefi derneğin olduğunu söyleyen Ünlü, “Şahıslar pompalı mompalı. İç savaşa hazırlanıyorlar. Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Selefi tarafıyla İran yanlısı Şii tarafın çatışması hazırlanıyor. Barut gibi. Bu silahlanmayı durdurun.

Yarın bu işin önünü alamayız. Birisi ‘şeyhim ‘ diye cihat ilan edecek öbürü mehdiyim diyecek. Birbirine öldürür bu müslüman millet. Asker bunları vurmak zorunda kalacak. İzmir kaynıyor. Bunlar nasıl müsaade ediliyor. Mutlaka kontrol edilmesi lazım.” ifadelerini kullandı.


MAIL :
ozel-buro

FACEBOOK :
https://www.facebook.com/ozel.buro.istihbarat
https://www.facebook.com/ozel.buro.istihbarat.turkiye
https://www.facebook.com/groups/ozelburo
https://www.facebook.com/groups/ozel.buro.turkiye
https://www.facebook.com/groups/mkultra.telegram

TWITTER :
https://twitter.com/TC_OZEL-BURO (Hesap askıda)
https://twitter.com/TC_Istihbarat
https://twitter.com/SpecialBureau
https://twitter.com/AntiniKuntin

Resmi Web Sitemiz :
http://www.ozelburoistihbarat.com

Bu iletiyi Google Grupları’ndaki “ÖZEL BÜRO ///” grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için ozel-buro-istihbarat+unsubscribe adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı web’de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/ozel-buro-istihbarat/!%26!AAAAAAAAAAAuAAAAAAAAAOEhdbLKUsFHtm3NXoI7bEkBAMO2jhD3dRHOtM0AqgC7tuYAAAAAAA4AABAAAAANiHwmHM4yR41a8MkBQc56AQAAAAA%3D%40mit.istadresini ziyaret edin.

ŞERİAT DOSYASI : Cübbeli’den Flaş İç Savaş İddiası !!! “Selefilerle Şiiler Savaşacak”


Cübbeli’den Flaş İç Savaş İddiası !!! "Selefilerle Şiiler Savaşacak"

‘Cübbeli Ahmet’ adıyla bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, CNN Türk’te konuk olduğu Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi. Ünlü, Türkiye’de 2 bin Selefi derneğin bulunduğunu ve bunların silahlandığını öne sürüp ‘İç savaş’ uyarısı yaptı.

Uşşaki “şeyh”i Eyüp Fatih Şağban’ın bir müridinin kız çocuğunu istismar ettğinin ortaya çıkmasının ardından Türkiye’deki cemaat ve tarikatlar bir kez daha tartışma konusu oldu. Kamuoyunda "Cübbeli Ahmet" adıyla bilinen ve CNN Türk Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programının canlı yayın konuğu olan İsmailağa Cemaati’nin önde gelen ismi Ahmet Mahmut Ünlü ise, çok çarpıcı bir iddiayı öne sürdü.“Tarafsız Bölge” programında Ahmet Hakan, Hakan Bayrakçı ve Nedim Şener’in sorularını cevaplayan Ünlü, programda son dönemde Türkiye’de artan selefi akımlara ve bunların dernekleşme faaliyetlerine dikkat çekip "iç savaş" uyarısı yaptı.

Türkiye’de 2 bin selefi derneğin olduğunu söyleyen Ünlü, "Şahıslar pompalı mompalı. İç savaşa hazırlanıyorlar. Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Selefi tarafıyla İran yanlısı Şii tarafın çatışması hazırlanıyor. Barut gibi. Bu silahlanmayı durdurun.

Yarın bu işin önünü alamayız. Birisi ‘şeyhim ‘ diye cihat ilan edecek öbürü mehdiyim diyecek. Birbirine öldürür bu müslüman millet. Asker bunları vurmak zorunda kalacak. İzmir kaynıyor. Bunlar nasıl müsaade ediliyor. Mutlaka kontrol edilmesi lazım." ifadelerini kullandı.

SAVAŞLAR DOSYASI /// VİDEO : Kıbrıs Barış Harekatı 46. Yıldönüm Paneli – TOPLAM 3 Bölüm


VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=MUth08vFSik&feature=youtu.be

https://www.youtube.com/watch?v=WWNw4XthJjY&feature=youtu.be

https://www.youtube.com/watch?v=Th11WL-Sqxs&feature=youtu.be

[tags SAVAŞLAR DOSYASI, VİDEO, Kıbrıs Barış Harekatı, Panel

GLOBAL SİLAH ENDÜSTRİSİ DOSYASI : Çin Yapımı Silahlı Dronlar Ortadoğu Savaş Alanında


Çin Yapımı Silahlı Dronlar Ortadoğu Savaş Alanında

Defence Blog, 30 Kasım 2018

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 15 Şubat 2019

Yemen’in isyancıların kontrolündeki Hodeida kentinin semalarında Emirati kuvvetleri tarafından kontrol edilen bir dron, aşağıda üst düzey Şii Husi resmi yetkililerinden birini taşıyan arazi aracı, konvoydaki başka bir aracın yetişmesi maksadıyla küçük bir sokağa girip durduğunda yukarıda havır yapmakta ve ateş etmek için uygun anı beklemektedir.

Saniyeler sonra araç patlayarak alev alır, içindeki üst düzey siyasi bir kişilik olan Saleh al-Samad artık bu dünyada değildir. Nisan 2018’de füzeyi ateşleyen bu dron, 11 Eylül 2001 tarihinden günümüze kadar Yemen, Irak ve Afganistan semalarında uçan birçok Amerikan yapımı dronlardan bir tanesi değildir.

Füzenin ateşlendiği dron Çin yapımıdır. Orta Doğunun her yerinde, aşırı sivil kayıpları nedeniyle Birleşik Devletler imali dronları tedarik etmesi engellenen ülkeler, dünyada silahlı dron satışında başı çeken Çinli silah satıcılarının eline düşmüş durumdadırlar.

Çinli askeri uzman ve Halkın Kurtuluşu Ordusu Roket Gücü Mühendislik Üniversitesinde geçmişte öğretmenlik yapan Song Zhongping’e göre; Çin ürünlerinde teknolojik açıdan bir eksiklik yoktur, sadece yeteri kadar pazar payına henüz sahip değildirler. Ve ABD’nin silah satışlarını kısıtlaması da Çin’e çok büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu yılın başlarında, Suudi Arabistan’ın güneyinden geçen bir uydu havaalanında ABD yapımı dronların yanı sıra Çin yapımı silahlı dronların da fotoğraflarını çekmiştir.

ABD yapımı dronlar Yemen’de ilk kez 2002 yılında şüpheli El Kaide militanlarını öldürmek maksadıyla kullanılmıştır. Çin’in en büyük dış satımlarının arasında, bir devlet kuruluşu olan ve Çin uzay programının en büyük yüklenicisi konumundaki China Aerospace Science and Technology Corp veya kısa adıyla CASC olarak bilinen kuruluş tarafından imal edilen Cai-Hong (Rainbow) serisi dronların satışı yer almaktadır.

CASC tarafından üretilen CH-4 ve CH-5 modelleri, San Diego’da bulunan General Atomics firması tarafından imal edilen Predator ve Reaper dronları ile eşit düzeyde ve çok daha ucuzdur. Bağımsız uzmanlar, Çin modellerinin Amerikan paydaşları karşısında geride kaldıklarını, fakat yarı fiyata satılan Çin silahlı dronlarında kullanılan teknolojinin, fiyatlarının neredeyse yarı yarıya olduğu göz önüne alındığında yeterince iyi olduklarını vurgulamaktadır.

Gazetecilerle konuşma yetkisinin olmadığını ifade ederek isminin gizli kalmasını isteyen bir CASC yetkilisi, Boeing imali Stingray gibi bu yıl ABD Donanmasına teslim edilen son teknoloji imali ABD dronlarının hâlâ teknolojik avantajlarının olduğunu ifade etmiştir.

Çin, Suudi Arabistan ve Irak’a yaptığı 700 milyon dolar tutarındaki satışlar dâhil, 2014 yılından beri 30’dan fazla CH-4 modeli silahlı dron satışını gerçekleştirmiştir. Üretici firmanın açıklamasına göre; halen 10 ülke Çin’den silahlı dron alım görüşmelerini sürdürmektedir.

Çin, geçen yıl Birleşik Arap Emirliği’ne kabaca Amerikan MQ-9 Reaper ayarında insansız bir hava aracı olan Wing Loong II dronları satmıştır. Devlet Başkanı Xi Jinping’in iktidarda olduğu beş yılda Çin, kendi silahlı kuvvetleri için hayalet teknolojisine sahip savaş uçakları ve uçak gemisi harcamalarına daha fazla kaynak ayırırken, Pakistan gibi yakın müttefiklerine saldırı denizaltı satışlarını da artırmıştır.

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir, orijinal metne aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

Türkiye, ABD’nin 2008 yılında MQ-1 Predator dronlarını tedarik etmesine izin vermemesi üzerine önce İsrail’e yönelmiş ve Heron modeli insansız hava araçlarını satın almıştır. Fakat son yıllarda Ankara ülke içinde bir dron endüstrisi geliştirme çalışmalarına ağırlık vermektedir.

Türkiye günümüze kadar iki silahlı insansız hava aracı (SİHA) geliştirmeyi başarmıştır. Bunlardan bir tanesi, TAI tarafından geliştirilen ANKA-S, diğeri de Kale-Baykar tarafından geliştirilen BAYRAKTAR TB2’dir. Vestel Savunma Endüstrisi tarafından da üçüncü model olarak KARAYEL’in geliştirilme çabaları sürmektedir.

Geliştirilen silahlı dronlardan BAYRAKTAR TB2, günümüze kadar ülke içinde PKK’lı teröristlere karşı yürütülen operasyonlarda başarıyla kullanılmıştır. Bu silahlı dron, komşu ülke Suriye topraklarında da terörist unsurlara karşı etkin bir şekilde kullanılmaktadır.