TERÖR DOSYASI /// Cahit Armağan DİLEK : ABD himayesinde PKK-Rum işbirliği


Cahit Armağan DİLEK : ABD himayesinde PKK-Rum işbirliği

E-POSTA : cahitdilek

19 Ağustos 2019

Kurumsal karar sürecinin ortadan kalkmış olması, tek bir noktadan gelecek talimatın beklenmesi yani sistemsizlik, krizlerin kişilere emanet edilmesi devletin kurumlarının ve sorumlu makamların olaylara tepki ve karşılık vermesini de geciktiriyor veya engelliyor. Ülkeyi açmaza sürüklüyor.

Örneğin, Rum Yönetiminin terör örgütü PKK ile birlikte 4 Temmuz’da, Güney Lefkoşa’da düzenlediği panelde yapılan konuşmalar ortaya çıktı. Bunlar medyaya geç yansıyabilir ama devletin istihbarat ve dışişleri birimleri bunları anında tespit edip deşifre etmeli ve gereken yanıtı verebilmeliydi.

Panelde Rum siyasi partilerden milletvekillerinin yanında PYD’li terörist Salih Müslüm de katılımcılardandı. Terörist Müslüm panelde "Kürtlerin ve Rumların yaşadığı sorunlar aynıdır" deyip Türkiye’ye karşı ortak mücadele çağrısında bulunmuş.

Rum milletvekilleri ise PKK’yı terör örgütü olarak görmediklerini, özgürlük mücadelesini desteklediklerini ifade etmişler.

Teröristbaşı Öcalan’ı koruyan kollayan siyasi-askeri destek aktaran pasaport veren Yunan-Rum ikilisi şimdi de Suriye kuzeyindeki PKK/YPG terör yapılanmasına destek vermeye devam ediyor.

Size karşı ortak mücadele cephesi kuran bu iki (Rum-PKK) işgalci-terörist yapı ortadayken Türk tarafı halen Kıbrıs’ta sözde birlikte yaşamı öngören federasyon müzakerelerini tamamen gündemden çıkarıp iki devletli çözümü, bağımsız bir Kıbrıs Türk Devletini hedefine alamıyor.

Bunu yapamadığı gibi gazetemiz Yeniçağ’ın Ankara temsilcisi Ahmet Takan‘ın son iki yazısında gündeme getirdiği Ege ve Kıbrıs’ta Yunan işgalini savunan, Türkiye’yi işgalci gösteren sözde bir Yunan diplomatı konuşmacı olarak Türk Büyükelçiler Konferansına davet etmekte mahzur görülmüyor. Bu nasıl bir körlüktür anlamak mümkün değil.

Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege’de Yunan-Rum ikilisinin bu pervasız girişimlerini şimdilerde sözde enerji güvenliği ve bölgesel istikrar bahanesiyle askeri kanatları altına da alanın ABD olduğunu bir kez daha yazalım.

ABD kanatları altına aldığı bu yapılarla anavatan ve yavru vatanı hedef almış durumda.

İşte o ABD’nin kanatları altına aldığı diğer işgalci-terörist yapı PKK/YPG için Suriye kuzeyinde tesis etmeye çalıştığı güvenli bölge konusuna geçelim.

ABD ile varılan mutabakatın en somut sonucu Şanlıurfa’da kurulacak müşterek harekat merkezi.

Görüntüde sanki her şey iyi ama gelin görün ki harekat merkezinin neye hizmet edeceği tartışmalı.

Türk tarafı tesis edilecek harekat merkeziyle Fırat doğusunda kurulacak 32 km derinliğinde bir alanının güvenli bölge olacağını, buradaki PKK/YPG’nin bölge dışına çıkarılacağını, silahlarına el konulacağını, bölgenin kontrolünün Türkiye’de olacağını iddia ediyor. Talepleri de bu yönde.

ABD tarafından bu konuda en net açıklama Şanlıurfa’ya gelen USEUCOM komutan yardımcısı Korgeneralin ziyaretine ilişkin olarak USEUCOM’dan yapılan açıklama.

Ara bilgi verelim. CENTCOM ve USEUCOM operasyonel komutanlıklardır ve görevleri açısından doğrudan ABD Başkanına bağlıdır.

Açıklamanın tercümesi aynen şöyle:

"Devam eden müzakereler, geçtiğimiz hafta Ankara’da düzenlenen ve Türkiye’nin güvenlik endişeleri, IŞİD’in yeniden birleşmesini önlemek için Suriye’nin kuzeydoğusunda güvenliği sağlama ve Koalisyon ve ortaklarımızın IŞİD’in tamamen bozguna uğratma başarısına odaklanmasını sağlama konularına değinen askeri görüşmelerin hemen ardından gerçekleştirildi. Müşterek harekat merkezi bu çaba için planlama ve bilgi vermeyi sürdürecektir."

Ne diyor ABD? Kurulacak harekat merkezi Türkiye’nin sınır güvenliği ve Suriye kuzey doğusunda IŞİD’le mücadele hedeflidir. O kadar.

Harekat merkezinin amacına ilişkin olarak Türkiye ile ABD’den gelen açıklamalarda bir örtüşme görüyor musunuz? Hayır.

ABD açıklamasında PKK-YPG-SDG’den hiç tek kelime bahsedilmemesi, uzaktan yakından ima bile edilmemesi dikkat çekici.

Böyle olunca da güvenli bölgenin kim için bir güvenli bölge olacağı deşifre edilmiş oluyor.

Bu durum, ortak hedefler ve tehditler konusunda mutabakat olmadan müşterek harekat merkezi kurmakla ABD’nin Türkiye’yi bir kez daha kandırdığının ve Fırat doğusunda kendi hedefleri doğrultusunda Türkiye’yi alet ettiğinin açık ilanıdır.

ABD Avrupa Komutanlığının açıklaması da bunun resmen duyurusudur.

Tabi burada sadece ABD’yi suçlamakla, kandırıldık denilerek bu vahim gelişmeden kurtulunamaz.

Bunca uyarılara rağmen iktidarın bir ABD-PKK planı olan güvenli bölge uygulamasını hayata geçirmek için ABD ile mutabık kalmayı başarı olarak sunması ve körü körüne ısrar etmesi anlaşılmaz.

Devletin de bu oyunu görememesi skandaldır.

Güvenli bölge uygulaması bu haliyle, BM’nin yanında Uluslararası Kriz Grubu gibi STK’ların raporlarında resmen özerk yerel yönetim olarak tanımladıkları, ABD ve AB’nin siyasi ve askeri olarak tanıdığı PYD/YPG özerk devletçiğinin yeni Suriye anayasasında resmileştirmesinin önünü açacaktır. Bu da büyük Kürdistan projesinin ikinci parçasının kurulmasıdır.

Yol yakınken, henüz harekat merkezi açılmamışken PKK’ya hizmet edecek bu mutabakattan dönülmeli, Suriye’de ABD değil Şam yönetimiyle işbirliği yapılmalıdır.

Kaynak Yeniçağ: ABD himayesinde PKK-Rum işbirliği – Cahit Armağan DİLEK

PENTAGON DOSYASI /// EMEKLİ BİR SUBAYIMIZ İFŞA EDİYOR : PENTAGON – MÜŞTEREK HIYANET MERKEZİ VE PKK


EMEKLİ BİR SUBAYIMIZ İFŞA EDİYOR : PENTAGON – MÜŞTEREK HIYANET MERKEZİ VE PKK

ABD özellikle Türkiye ile olan ilişkileri kapsamında arzu etmediği bir süreci doğrudan engellemek yerine o sürece bir şekilde müdahil olup süreci kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirme konusunda pek marifetlidir. Kurulacak Müşterek Harekat Merkezinin de Türkiye’nin Frat’ın batısında icra ettiği başarılı harekatların benzerinin Fırat’ın doğusunda yapılmasını önlemek içini boşaltmak için bir tuzak olduğu bilinmelidir. Hele hele işe önce İHA ile başlanması çok daha manidar. Tarih tekerrürden ibarettir derler ders alınsaydı hiç tekerrür eder miydi. Alın size bir ders….

Yıl 2009 güney doğudaki uzun süreli İHA görevlerinin ardından adını daha önce duymadığım bir göreve atandım; Combined Intelligence Fusion Center(CIFC) Director (Birleşik İstihbarat Füzyon Merkezi Direktörü). Ankara’da teşkil edilen bu birim Türkiye-ABD arasında istihbarat paylaşımı amacıyla teşkil edilmiş. ABD PKK terör örgütünün Irak’ın kuzeyindeki faaliyetlerine ilişkin Türkiye’nin istihbarat ihtiyaçlarını ben karşılarım demiş. Kâğıt üstünde her şey muhteşem ABD 10-15 civarında personelini Ankara’ya yollamış O dönemde Katar’da konuşlu Global Hawk İHA’larını EP-3 Sinyal İstihbarat Uçaklarını hatta uydularını bile Türkiye’nin emrine amade etmiş.

Büyük bir heyecanla göreve başladım. Hemen her gün üst düzey ABD’li yetkililerle muhatap oluyordum. NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı(ABD’li) ABD Büyük Elçisi James Jeffrey(şimdiki ABD Suriye Özel Temsilcisi) vs.vs. Adamlara brifing vermekten bıkkınlık gelmişti. Gariptir bizim taraftan üst düzey kimse pek uğramazdı. Belki de onlar da bunun bir oyun olduğunun farkındaydılar kim bilir.

Daha önce yapılan Mutabakat Muhtırasına göre Irak’ın kuzeyindeki muhtemel terörist hedeflerinin bulunduğu liste bir gün önceden ABD tarafına veriliyor bu hedeflere İHA ve Uydularla bir gün sonra bakılıyordu. Bir hafta geçti tek bir görüntü yok ikinci hafta yine aynı. Adamların filesi takılı voleybol sahaları eğitim alanları var kendileri yok. Tam bir hayal kırıklığı…Bu durumun İHA’ların gündüz saatlerinde bize tahsis edilmesinden kaynaklı olabileceğini değerlendirdim keza önceki tecrübelerim kapsamında gündüz 40-50 derece sıcaklıkta teröristin mağara dışına pek çıkmadığını biliyordum. İHA operasyonlarının geceye alınması gerektiğini Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’ndaki makamlara bildirdim. Onlar da ABD’lilerle görüş razı edebilirsen öyle yapalım dediler. ABD’li üst düzey yetkililere konuyu ilettim cevap HAYIR oldu. İHA’lar gece başka görevler için kullanılıyormuş. Ben de bu durumda sizden bir talebimiz olmayacak dedim. 2 gün sonra ABD’li bir yarbay koşarak mutlu haberi getirdi. Talebimiz kabul edilmişti. Büyük bir heyecanla tekrar hedef listeleri hazırlıyor gece sabaha kadar bizzat İHA uçuşlarını takip ediyordum. Değişen bir şey yok. Ortada bir gariplik olduğu kesin. O dönemde var olduğu değerlendirilen 6.000 civarındaki teröristin büyük çoğunluğu Irak kuzeyinde olmak üzere 4.000’i yurt dışında 2.000 ‘i yurt içindeydi. Yurt içinde kendi İHA’larımızla neredeyse her gün terörist görüntüsü alırken Irak Kuzeyinde görüntü alınamaması mantık dışıydı. Aslında mantık dışı olan bir şey yoktu. Tarafımızca bir gün önceden ABD’lilere verilen listeler kuvvetle muhtemel el altından teröriste ulaştırılıyordu. ABD hem bölgeye yönelik neler bildiğimizi ve neyin peşinde olduğumuzu öğreniyor hem de bölgedeki teröristleri bilgilendiriyordu. Bir taşla iki kuş…Bu konudaki görüşlerimi üst makamlara ilettiğimde boyumdan büyük değerlendirmeler yapmamam gerektiği söylendi. Yapacak tek şey vardı oturup iki satır emeklilik dilekçesi yazmak…

TERÖRLE MÜCADELE DOSYASI /// AYTUNÇ ERKİN /// AKAR : PKK EŞİTTİR YPG – ABD : YPG TERÖRİST DEĞİL !!!!


AYTUNÇ ERKİN /// AKAR : PKK EŞİTTİR YPG – ABD : YPG TERÖRİST DEĞİL !!!!

14 Ağustos 2019

“PKK-YPG bunların hiçbirinin birbirinden farkı yok. Bunlar Kandil’deki sözde karargahtan bunların yaptıklarını bir şekilde duyuyoruz görüyoruz biliyoruz. Burada herhangi bir şekilde PKK’nın bir uzantısı olan YPG’nin ilişkisi olmadığını söylemek. YPG’nin PKK olmadığını söylemek her şeyden önce bizim aklımıza hakarettir. Her zaman dediğimizi tekrarlıyorum PKK eşittir YPG. ” Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar önceki gün TRT Haber’de adını net bir şekilde koydu: “PKK eşittir YPG!” Peki Bakan Akar’ın bu değerlendirmesi “Güvenli Bölge” konusunda ‘uzlaştığımız’ ABD tarafında nasıl yankılanacak? Göreceğiz…;Çünkü ‘stratejik ortak’ terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’yi terör örgütü olarak görmediğini her fırsatta resmi kanallarıyla dile getirdi.

ANKARA GÜVENMİYOR

Peki… ‘Güvenli Bölge’ ya da ‘Barış Koridoru’ nun geleceği bu açıklamadan sonra hangi düzlemde ilerleyecek? Ankara’daki hava şu: ABD’ye güven yok. Bu da zaman zaman iktidara yakın köşe yazarlarının yazılarına yansıyor. Ancak … Şu anda Fırat’ın Doğusu’nda Amerika ile karşı karşıya gelmek istenmiyor. Bürokrasinin NATO’ya yakın kanadıysa “ABD bu kez oyalamazsa ilişkiler dengeye girer” diye düşünüyor! Bakan Hulusi Akar’ın açıklaması da “ABD elini çabuk tut. Yoksa kamuoyundan gelecek tepkileri göğüsleyemeyiz” diye okunabilir… Bir not daha verelim: ABD dış politikasına paralel bir çizgi izleyen Washington Post Gazetesi’nde 3 Temmuz’da PKK terör örgütünün kurucularından Cemil Bayık’ın makalesinin yayınlanması ne anlama geliyor? Ki… Cemil Bayık ABD Dışişleri Bakanlığının “Adalet için Ödül” adlı Terörle Mücadele Ödül Programında başına ödül koyulmuş teröristler listesinde bulunuyor. Başına da 4 milyon dolar ödül konulmuş!

Yani ABD için PKK da YPG de aynı! Devam edelim…

“Güvenli bölge koalisyon ve ortaklarının (YPG) IŞİD’i yenilgiye uğratmaya odaklanmasını sağlayacak. ” Bu cümle ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’dan dün Irak’ın kuzeyinde yayın yapan Rudaw’ın muhabirine yapılan açıklama!

Yani…;Türkiye ile ABD arasındaki ‘uzlaşma’nın PKK/YPG’yi korumak için olduğunun da itirafı! Pentagon’un bu açıklamasına şaşırmamak gerekiyor. Çünkü… 2018’de Savunma Bakanlığı Başmüfettişi’nin ABD Senatosu’nun bütçe görüşmelerine sunmak üzere hazırladığı raporda YPG’nin de içinde bulunduğu Suriye güvenlik programına 2019 için 550 milyon dolar harcanması uygun bulunmuştu!

Buradan da Ankara’da ABD’ye güvenmeyen; kesimin şu tezinin haklı çıktığı görülüyor: “ABD PKK/YPG’nin yok olmasını engellemek için her çözüme başvurur. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olası operasyonu ‘koridor’la engellendi. ”

20 Eylül 2018…

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan “Terörizm 2017 Ülkeler Raporu’nun Türkiye bölümünde Fetullahçı Terör Örgütünden (FETÖ) bahsedilirken 2016’da raporda yer alan terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG ile ilgili bölüm rapordan çıkarılmıştı. Türkiye’nin içeride PKK dışarıda da IŞİD ile mücadele ettiği vurgulanan raporda “Türkiye’nin YPG’yi PKK’nın uzantısı olarak gördüğü” şeklindeki ibarelerin metinden çıkarılması çok net bir mesajdı!

Raporda “Türkiye’nin FETÖ’yü terör örgütü olarak tanımladığı” belirtilerken FETÖ elebaşı Fetullah Gülen için “din adamı” ifadesi kullanıldı. Hatta “Türkiye’nin terörle mücadele çabalarının FETÖ’ye yönelik soruşturma nedeniyle etkilendiği” iddia edildi FETÖ soruşturmaları dolayısıyla yapılan bazı operasyonlar eleştirildi.

Şimdi Fetullah Gülen’i ‘din adamı’ gören YPG’yi terör örgütü olarak görmeyen Amerika’ya nasıl güveneceğiz? Aslında… 1990’lardan bu yana Türkiye ile ABD arasında örtülü bir savaş var!

“PKK eşittir YPG” tezini itiraf eden kuruluşlardan birisi de ABD merkezli Carnegie Enstitüsü’ydü. Enstitü ABD’deki en etkili beş ‘düşünce kuruluşundan’ biri. Carnegie Enstitüsü’nce “Kuzeydoğu Suriye’de Kürt-Arap Güç Mücadelesi” başlıklı çalışmada “Kandil’den gelen üst düzey PKK’lılar Suriye’nin kuzeydoğusunda karar verme merciinde yer alıyor. Bu kişiler Kandil’de eğitim almış Türkiye’ye karşı ya da Avrupa’da PKK adına aktif olan kadın ve erkek kadrolardan çoğunluğu da PKK’ya katılmış Suriyelilerden oluşuyor” ifadeleri kullanılmıştı.

Terör örgütü YPG/PKK’nın Suriye’de işgal ettiği bölgelerde Araplara yönelik uyguladığı ayrımcı politikalara ve baskılara ilişkin analiz 29 Temmuz 2019’da Elizabeth Truskov ve Esam al-Hassan imzasıyla yayınlanmıştı. Örgütün kurduğu sözde yerel yönetimlerde Kandil’den gelen teröristlerin etkisinin bulunduğu belirtilmişti.

Sonuç: Türkiye Fırat’ın Doğusu’nda YPG’yi bitirmek istiyor. ABD askerleriyle ise karşı karşıya gelmek istemiyor. 2003’ten bu yana her alanda ‘stratejik düşman’ın ABD olduğu ise unutuluyor.

LİNK : https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/aytunc-erkin/akar-pkk-esittir-ypg-abd-ypg-terorist-degil-5281003/

GÜNDEM ANALİZİ /// BirGün yazarı, sinema eleştirmeni Cüneyt Cebenoyan : PKK ablanızı öldürür, siz ırkçısınızdır


BirGün yazarı, sinema eleştirmeni Cüneyt Cebenoyan : PKK ablanızı öldürür, siz ırkçısınızdır

BirGün yazarı, sinema eleştirmeni Cüneyt Cebenoyan’ın yönetmen Fatih Akın’ı eleştirmesinin ardından başlayan tartışma devam ediyor.

Cebenoyan, yönetmen Akın’ın yeni film projesinin Rojava üzerine olduğunun iddia edilmesi üzerine, sosyal medya hesabından şunları yazmıştı:

“CIA’nin emrindeki örgüt devrim yaparsa Fatih Akın da sinema yapar: Akın’ın yeni filmi "Rojava". Standart Türk entelektüeli Batı hangi fikri pompalıyorsa, onu içselleştirir. Batı Erdoğan şahane lider derse, o da Erdoğan şahane lider der. Batı, YPG/PKK için "özgürlük savaşçısı devrimciler derse", Türk entelektüeli orada başka hiç bir şey görmez. Çaptan düşmeye başlayınca, kendisini kabul ettirmek için ya soykırım üzerine bir şeyler söyler ya Kürt meselesine dalar. Bilmediği, anlamadığı konular üzerine ahkam keser.

Almanya üzerine film yapsana Fatih. Senin memleketin Almanya. Almanya, neden PKK’yle içli dışlı anlatsana. Neden istihbarat örgütünün başkanı Kahl, Fethullah için sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi, neden Fethullahçılar eğitimle uğraşan masum bir örgüt diyor? Almanya’nın Ortadoğu ve Kafkaslarda ne hesapları var, hiç düşündün mü? Bild’de yazmaz bunlar. Taz’da bile yazmaz.

Bunun adı göçmen psikolojisidir. Kraldan çok kralcı olmaları gerekir ki kendilerini kökenlerinden uzaklaştırabilsinler, yeni memleketleri tarafından benimsensinler. Fatih Akın Duvara Karşı ile zirvesine çıktı ve sönmeye başladı. Ki Duvara Karşı da fena halde oryantalist bir filmdi.

Bu yazdıklarımdan fena halde nasyonalist, hatta ülkücü ya da ulusalcı olduğum sonucunu çıkaranlar olacaktır. Değilim, ben sosyalistim ama liberaller için bunlar arasında bir fark olmayabilir.”

PKK ABLANIZI ÖLDÜRÜR AMA SİZ IRKÇISINIZDIR

Ablası Yasemin Cebenoyan’ı, PKK’nın 1994’te Taksim’deki bombalı saldırısında kaybeden Cüneyt Cebenoyan’ın bu eleştirilerine, özellikle PKK’ya yakın isimlerden ve bazı liberallerden tepki geldi. Bunun üzerine Cebenoyan yeni bir açıklama daha yaptı.

İşte Cüneyt Cebenoyan’ın sosyal medya hesabından yaptığı o açıklama:

“CHP’yi eleştirebilirsiniz, nefret edebilirsiniz.

MHP’yi de.

AKP’yi de.

BU 3 partinin tümünden de nefret edebilirsiniz, yani parlamentodaki tüm Türk partilerinden. Bu durum yine de sizi Türklere karşı ırkçılık yaptığınız suçlamasıyla karşı karşıya bırakmaz.

PKK ablanızı öldürür. Tek talebiniz özür dilenmesi olur. Dilemezler ama talep eden olarak siz ırkçısınızdır.

PKK, şehrinizin ortasında bomba patlatır. Katliam yapar. Protesto edersiniz. Irkçısınızdır.

ABD havadan saldırır. Yüzlerce, binlerce sivili öldürür bombalarla. Ardından YPG karadan girer. Protesto edersiniz, siz ırkçısınızdır.

YPG, Hristiyanların terk ettiği mahallelere el koyar. Biz savaşırken onlar Avrupa’ya kaçtı, buralar bizim hakkımızdır der. Böyle devrimcilik olmaz olsun dersiniz, siz ırkçısınızdır. Faşistsinizdir.

Onat Kutlar’ı öldürür PKK. Bu gerçeği bir tek Türk solcusu ve liberali kabul etmez, PKK kabul eder. Hiç bir sinema adamı bu konuda bir tek şey söylemez. Sonra bir yönetmen çıkar, kendisine memleketi olan Almanya’da prestij sağlayacağını bildiği, kendisi için hiçbir risk içermeyen bir proje yapacağından söz eder. Onat Kutlar’ı öldüren örgütün propaganda posterini paylaşır. Örgütle mesafesinin sıfır olduğunu ilan eder. Protesto edersiniz. Irkçısınızdır, faşistsinizdir.

Çünkü PKK demek, Kürt demektir onlar için. CHP; MHP ya da AKP gibi bir siyasi örgüt değildir PKK. Alperen Ocakları ya da Ülkücüler gibi değildir. Ona laf edilemez.

PKK’ye duyduğunuz bütün öfkeye rağmen, HDP’ye destek olmuş olmanız da sizi kurtarmaz. YPG’nin Kobane direnişini desteklemiş olmanız da hiç önemli değildir. Roboski’ye taziye ziyaretinde bulunmuş olmanızın da hiç önemi yoktur. Mutlak itaat beklenir sizden. Ya PKK’yı desteklersiniz ya da onun karşısındasınızdır.

Bu sadece PKK kafası olsa o kadar önemli değil. Ama kendisini demokrat, liberal ya da solcu-sosyalist sayan birçok insan için de durum budur. Hurşit Külter’in nerede olduğu kadar önemli değildir Onat Kutlar’ın ya da Taksim’in ortasında insanların öldürülmüş olması.

Bu yüzden twitter’da ne ırkçılığım ne faşistliğim ne de Perinçekçiliğim kaldı. Ama hiçbiri tutup da mesela YPG/PKK’nın Suudi Arabistan’la yakınlaşmasının neden "devrimci" bir hareket olarak görülmesi gerektiğini açıklamadı. Ya da başka bir çok şeyi. Küfür etmek yeterli.

E ben de küfür edebilirim, biliyor musunuz?”

Odatv.com

DUYURU : Vatandaşlar uyarılıyor ! BUNLARIN PEŞİNDEYİZ !!! YERLERİNİ BİLDİRENE ÖDÜL VERİLECEK !!!


Vatandaşlar uyarılıyor ! BUNLARIN PEŞİNDEYİZ !!!

KARADENİZ’de teröristlerin korkulu rüyası Jandarma Özel Harekat (JÖH) timleri, daha önceki yıllarda bölgede eylemlerde bulunduğu saptanan ve 1 yıldır izlerini kaybettiren, İçişleri Bakanlığı’nın ‘terörden arananlar’ listesinde yer alan teröristler ‘Rızgar’ kod adlı Reşit Ertuş ile ‘Rojhat Ankara’ kod adlı Rahman Sümer’in yakalanması için bölgedeki dağları didik didik arıyor.

Karadeniz’de son 4 yıldır yürütülen başarılı operasyonlarda PKK’lı teröristlere büyük darbe vuran güvenlik güçleri, Ordu, Giresun, Tokat, Gümüşhane ve Trabzon kırsalında eş zamanlı operasyonlarını aralıksız sürdürüyor.

Giresun kırsalında son olarak teslim olan ‘Kawa’ kod adlı PKK’lı Behrüz Düdükkanlu’nun, bölgede yer göstermesi ve teröristlerin geçiş güzergahları ile erzak ve sığınak depolarını ortaya çıkarmasının ardından özellikle Tunceli- Erzincan-Gümüşhane sınır bölgesinde de tedbirler artırıldı.

Teröristlerin, Karadeniz kırsalına Tunceli-Erzincan kırsalı üzerinden giriş yaptığı, bu hat üzerindeki güzergahların da deşifre olması nedeniyle Ordu-Tokat-Sivas bölgesine ulaşabilecekleri, farklı geçiş güzergahları kullanabilecekleri istihbaratı üzerine, operasyon birlikleri, teyakkuza geçti.

KARADENİZ’DE HER YER ARANIYOR

Gümüşhane-Giresun kırsalındaki operasyonların yoğunlaşmasının ardından en son 1 yıl önce Tokat kırsalına geçtiği buradan da izini kaybettirdiği belirlenen, İçişleri Bakanlığı’nın ‘terörden arananlar’ listesinde gri ve turuncu kategoride yer alan ‘Rızgar’ kod adlı Reşit Ertuş ile ‘Rojhat Ankara’ kod adlı Rahman Sümer’in, Tunceli’ye dönüş yaptığı, yeniden bölgeye gelebileceği istihbaratı üzerine JÖH timleri ve komandolar harekete geçti, operasyon başlattı.

Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı’na bağlı JÖH ve komandolar, 5 ilde eş zamanlı operasyonlar yürütürken, operasyona gönüllü köy korucuların da destek verdiği belirtildi.

SİLAH VE ERZAK DEPOLARI İMHA EDİLDİ

Öte yandan bölgede son 5 yılda sürdürülen başarılı operasyonlarda toplamda 15 terörist etkisiz hale getirilirken, teröristlerin 3’ü teslim oldu, 6’sı ise sağ olarak yakalandı.

Bu teröristlerden 2’sinin ‘terörden arananlar’ listesi kırmızı kategoride, 7’sinin ise gri kategoride olduğu tespit edildi. Bölgede kalan son, Giresun kırsalında yakalananan teröristler ‘Aras Faraşin’ kod adlı Aras Aslan ile ‘Kawa’ kod adlı Behrüz Dudkanlu’nın yer gösterdiği yerlerde ise 25’e yakın silah ve erzak deposu da ele geçirilmişti.

Aşağıda ihbar linkleri bulunan RESMİ GÜVENLİK KURUMLARIMIZA her konuda ihbar gönderebilirsiniz.

  1. Terör Örgütleri hakkında,
  2. Çocuk Pornografisi hakkında,
  3. Organize Suç Örgütleri (Mafya Örgütlenmeleri) hakkında,
  4. Uyuşturucu Ticareti (Narkotik) hakkında,
  5. Atatürk’e yönelik nefret suçları hakkında,
  6. Bilişim Suçları hakkında,
  7. Hayvan ve Değerli Eşya Kaçakçılığı, Silah Ticareti, Tarihi Eser Kaçakçılığı hakkında,
  8. Ya da bizzat gördüğünüz, şahit olduğunuz suç konusunda her zaman bilgi verebilirsiniz.

İstediğiniz takdirde kimliğiniz gizli tutulacaktır.

EMNİYET İHBAR HATTI LİNK & İHBAR TELEFONU : 155

https://www.egm.gov.tr/sayfalar/ihbar.aspx

JANDARMA İHBAR HATTI LİNK & İHBAR TELEFONU : 156

https://vatandas.jandarma.gov.tr/156IHBAR/form/frm156GD.aspx

MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI BAŞKANLIĞI LİNK

https://www.mit.gov.tr/katkiniz.html

DUYURU : Vatandaşlar uyarılıyor ! BUNLARIN PEŞİNDEYİZ !!! YERLERİNİ BİLDİRENE ÖDÜL VERİLECEK !!!


Vatandaşlar uyarılıyor ! BUNLARIN PEŞİNDEYİZ !!!

KARADENİZ’de teröristlerin korkulu rüyası Jandarma Özel Harekat (JÖH) timleri, daha önceki yıllarda bölgede eylemlerde bulunduğu saptanan ve 1 yıldır izlerini kaybettiren, İçişleri Bakanlığı’nın ‘terörden arananlar’ listesinde yer alan teröristler ‘Rızgar’ kod adlı Reşit Ertuş ile ‘Rojhat Ankara’ kod adlı Rahman Sümer’in yakalanması için bölgedeki dağları didik didik arıyor.

Karadeniz’de son 4 yıldır yürütülen başarılı operasyonlarda PKK’lı teröristlere büyük darbe vuran güvenlik güçleri, Ordu, Giresun, Tokat, Gümüşhane ve Trabzon kırsalında eş zamanlı operasyonlarını aralıksız sürdürüyor.

Giresun kırsalında son olarak teslim olan ‘Kawa’ kod adlı PKK’lı Behrüz Düdükkanlu’nun, bölgede yer göstermesi ve teröristlerin geçiş güzergahları ile erzak ve sığınak depolarını ortaya çıkarmasının ardından özellikle Tunceli- Erzincan-Gümüşhane sınır bölgesinde de tedbirler artırıldı.

Teröristlerin, Karadeniz kırsalına Tunceli-Erzincan kırsalı üzerinden giriş yaptığı, bu hat üzerindeki güzergahların da deşifre olması nedeniyle Ordu-Tokat-Sivas bölgesine ulaşabilecekleri, farklı geçiş güzergahları kullanabilecekleri istihbaratı üzerine, operasyon birlikleri, teyakkuza geçti.

KARADENİZ’DE HER YER ARANIYOR

Gümüşhane-Giresun kırsalındaki operasyonların yoğunlaşmasının ardından en son 1 yıl önce Tokat kırsalına geçtiği buradan da izini kaybettirdiği belirlenen, İçişleri Bakanlığı’nın ‘terörden arananlar’ listesinde gri ve turuncu kategoride yer alan ‘Rızgar’ kod adlı Reşit Ertuş ile ‘Rojhat Ankara’ kod adlı Rahman Sümer’in, Tunceli’ye dönüş yaptığı, yeniden bölgeye gelebileceği istihbaratı üzerine JÖH timleri ve komandolar harekete geçti, operasyon başlattı.

Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı’na bağlı JÖH ve komandolar, 5 ilde eş zamanlı operasyonlar yürütürken, operasyona gönüllü köy korucuların da destek verdiği belirtildi.

SİLAH VE ERZAK DEPOLARI İMHA EDİLDİ

Öte yandan bölgede son 5 yılda sürdürülen başarılı operasyonlarda toplamda 15 terörist etkisiz hale getirilirken, teröristlerin 3’ü teslim oldu, 6’sı ise sağ olarak yakalandı.

Bu teröristlerden 2’sinin ‘terörden arananlar’ listesi kırmızı kategoride, 7’sinin ise gri kategoride olduğu tespit edildi. Bölgede kalan son, Giresun kırsalında yakalananan teröristler ‘Aras Faraşin’ kod adlı Aras Aslan ile ‘Kawa’ kod adlı Behrüz Dudkanlu’nın yer gösterdiği yerlerde ise 25’e yakın silah ve erzak deposu da ele geçirilmişti.

Aşağıda ihbar linkleri bulunan RESMİ GÜVENLİK KURUMLARIMIZA her konuda ihbar gönderebilirsiniz.

  1. Terör Örgütleri hakkında,
  2. Çocuk Pornografisi hakkında,
  3. Organize Suç Örgütleri (Mafya Örgütlenmeleri) hakkında,
  4. Uyuşturucu Ticareti (Narkotik) hakkında,
  5. Atatürk’e yönelik nefret suçları hakkında,
  6. Bilişim Suçları hakkında,
  7. Hayvan ve Değerli Eşya Kaçakçılığı, Silah Ticareti, Tarihi Eser Kaçakçılığı hakkında,
  8. Ya da bizzat gördüğünüz, şahit olduğunuz suç konusunda her zaman bilgi verebilirsiniz.

İstediğiniz takdirde kimliğiniz gizli tutulacaktır.

EMNİYET İHBAR HATTI LİNK & İHBAR TELEFONU : 155

https://www.egm.gov.tr/sayfalar/ihbar.aspx

JANDARMA İHBAR HATTI LİNK & İHBAR TELEFONU : 156

https://vatandas.jandarma.gov.tr/156IHBAR/form/frm156GD.aspx

MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI BAŞKANLIĞI LİNK

https://www.mit.gov.tr/katkiniz.html

DUYURU : “AKP VEKİLİ BURHAN KUZU PKK’YA ÖZERKLİK TAVİZİ VERİLEBİLİR DİYOR” BAŞLIĞIYLA YAYINLADIĞIMIZ YAZI İÇERİĞİ DOĞRU DEĞİLDİR !!! /// DÜZELTME METNİ AŞAĞIDADIR !!!!


Değerli Yurtseverler,

Hep söylediğimiz gibi internet bir gayya kuyusu ve içinde doğru bilgi olduğu kadar yanlış yada yalan bilgi de barındırıyor. Biraz önce “SOSYAL MEDYA : AKP VEKİLİ BURHAN KUZU PKK’YA ÖZERKLİK TAVİZİ VERİLEBİLİR DİYOR !!!!!” başlığı ile bir haber yayınladık. Bu bilgi bir üyemiz tarafından mail kutumuza iletildi ve biz de üyemize güvenerek ama detaylı şekilde araştırmadan paylaşmış olduk. Bizler de insanız. Her paylaştığımız DOĞRUDUR diye bir iddiamız yok. Elbette internetteki bu BİLGİ KİRLİLİĞİ’nden ne kadar dikkat etsek te biz de etkileniyoruz. Çünkü bizim büyük gazeteler gibi EDİTORYAL ve HUKUK kadrolarımız yok. Bu nedenle her yayınladığımız yada paylaştığımız yazıyı hukuki açıdan kontrol edebilme imkanımız da kadromuzun kısıtı itibariyle bulunmuyor.

Amacımız, devamlı tekrarladığımız gibi üzüm yemek yani DOĞRU BİLGİ iletmektir. Ama dediğimiz gibi bu grubun 35,000’ini aşkın üyesi, haber olarak beslendiği yüzlerce grup var. Bu nedenle her haberin peşine düşüp teyid edebilme imkanımız maalesef olmuyor. Ama çok şükür ki yanlışımızı yada hatamızı direkt olarak gecikmeden söyleyen bir okuyucu kitlemiz var ve yaptığımız hataları onların sayesinde öğreniyor ve hemen düzeltiyoruz.

Çünkü biz BİLGİ PLATFORMUYUZ !! PSİKOLOJİK HARP MERKEZİ ENSTRÜMANI DEĞİLİZ !!!! Yanlış yanlıştır ve amacımız için süslemeyiz yada maskelemeyiz !!!!

Ama burada değerli okuyucularımızdan bir ricamız var.

Öncelikle sizlere teşekkür ederiz. Hatamızı hemen düzeltebilmemiz için bizleri gecikmeden uyarıyorsunuz. Ancak ÜSLUP çok önemlidir. Yapılan her yanlışta ŞUCU yada BUCU oluyoruz. Bu doğru bir yaklaşım değil. Basit bir hatayı KOMPLO TEOREMİ’ne sokarak bizi ŞUCU-BUCU yapmanız ne bize ne de size bir şey kazandırır. Adı üstünde hata. Bundan sonra da yapacağız. Bundan sonra da lütfen yaptığımız hatalarda bizi FALANCANIN – FİLANCANIN tarafı, adamı yada grubu olarak yaftalamayınız.

Eğer hatamızdan ısrarla dönmez ve hatamızda ısrarcı olursak o zaman istediğiniz gibi değerlendirebilirsiniz.

ÖZEL BÜRO GRUBU partilerüstü parti-bağımsız bir gruptur. Kemalist çizgide yayın yaparız. Bu nedenle ilkemiz ülke menfaatleridir.

İlgili haberi yanlış olduğu için düzeltiyoruz ama velevki doğru olsaydı duruşumuzdan milim sapmazdık. Yayınladığımız yazı, haber, bilgi, video yasalara uyduğu müddetçe kimin hoşuna gider-gitmez, kim beğenir-beğenmez, kimin işine gelir-gelmez umurumuzda değildir. Bunu da parantez içinde belirtelim.

ÖZEL BÜRO GRUBU

27.06.2019