SİYASAL İSLAM DOSYASI /// BATUHAN ÇOLAK : SURİYE’YE OPERASYON SİYASAL İSLAM’I YIKTI !!!


BATUHAN ÇOLAK : SURİYE’YE OPERASYON SİYASAL İSLAM’I YIKTI !!!

17 Ekim 2019

Osmanlı’yı yıkanların kim olduğunu şimdi daha iyi anlıyor musun İslamcı Kardeşim?

Cumhuriyeti kuran Türkçü iradenin aslında milli devleti hâkim kılma amacını taşıdığını daha iyi görebiliyor musun Ümmetçi Kardeşim?

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk kimliğinin aslında sığınacağımız tek liman olduğunu şimdi daha iyi anlayabiliyor musun Siyasal İslamcı Kardeşim?

Cumhuriyeti kuran iradenin boğuştuğu onlarca meseleye, devlete ve soruna rağmen nasıl dimdik ayakta kaldığını şimdi takdirle karşılayabiliyor musun şeriatı savunan Kardeşim?

Rusya, Çin güzellemeleriyle kendilerine göre bir Mustafa Kemal oluşturan Solcu Kardeşim peki sen şimdi daha net hissedebiliyor musun, Türk kimliğinin neden bu kadar önemli olduğunu?

Her fırsatta Cumhuriyeti kurarak, Osmanlı’yı yıktığını ileri sürdüğünüz Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının nasıl büyük dâhiler olduğunu şimdi görebiliyor muyuz, biz, hepimiz?

Sadece terör örgütlerini temizlemek için yola çıkan ordumuz ve bunu destekleyen Türk kamuoyuna saldıranlara ve yanımızda duranlara bakın!

Bakın, inceleyin, kıyaslayın ve analiz edin…

Osmanlı’yı dağıtan, Türkiye’yi sadece Türk olduğu için sevmeyenlerin genetiklerine işlemiş nefrete iyi bakın.

Hep birlikte tekrar düşünelim. Türklükten başka sığınacak kimliğimiz, Türkiye’den başka sığınacak vatanımız mı var?

Bunlar çok geçmişte kalan, modası geçmiş sözcüklerse eğer, yaşadıklarımıza bakın.

Biz bağımsız bir ülke olmasak, biz milli bir devlet olmasak halimiz nice olurdu.

Modernlik, sosyete, bilimsellik, entelektüellik, akademi, sanat, sinema, tiyatro, gösteri sanatları, edebiyat, basın… Hepsinde ileriler, hepsinde hikayeleri güçlü…

Yoksa biz mi bu sanrıya kapıldık, kaptırıldık, yoksa kendi kendimize mi oryantalist olduk? Batı’nın gözüyle kendimizi mi aşağıladık?

Şu olanlara bakın! Yarım asırdır çeşitli terör örgütleriyle mücadele eden Türkiye, terörle mücadelesini anlatmak zorunda kalıyor.

Dünya kamuoyunda söyledikleri tek şey, "Türkler çok fazla ileriye gidiyor!"

Haksızlar, çünkü henüz başlamadık.

Haksızlar, çünkü sadece kendimizi koruyoruz.

Haksızlar, çünkü Türkler henüz tek yürek olmadılar.

Barış Pınarı Harekatı’na dünya kamuoyunun verdiği tepki; son 20 yıldır Türkiye’yi esir alan Milliyetçilik düşmanı, kurucu iradeyi yok sayan, Mustafa Kemal Atatürk’ü dar milliyetçilikle suçlayanlara tokat niteliğinde…

Uğruna sokaklara döküldüğümüz Arap ülkeleri (başta Filistin) utanmadan, çekinmeden bizi kınadılar. Manda zihniyetinin torunları bunlar!

İslam kardeşliğinden bihaber, Türk’e düşmanlar.

Yıllardır girmeye çabaladığımız Avrupa Birliği’ne bakın… Silah göndermeyi keseceklermiş, yakışıksız sözler, acayip açıklamalar…

Uğruna üslerimizi açtığımız, saçma sapan Kore savaşlarında can verdiğimiz Amerika’nın yaptıklarına bakın… Yaptırım tehditleri, aşağılık açıklamalar.

Kim destek oldu bize biliyor musunuz?

Türk Konseyi…

Hani mevcut siyasi iktidarın ve onu besleyen zihniyetin "Türklük" hakkındaki yıllardır uğraş verdikleri saldırı organizasyonları var ya… Hepsini bir cümlede toprak altına gömdü o Türk Konseyi.

Çıktılar, mertçe, eğilmeden, bükülmeden, "Biz Barış Pınarı Harekatı’nda Türkiye’nin yanındayız" dediler.

Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan, Macaristan (gözlemci) ve Türkmenistan (katılacak).

Bu ülkelerin bizimle tek ilintisi Türklüktür…

O unuttuğunuz, uzak durduğunuz, çekinceli baktığınız Türkistan coğrafyasının has evlatları bizimle olmuşlardır.

Bu dünyaya mesajdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişteki sözlerini bir yana bırakarak "Türkistan ve Türklük" üzerine yaptığı konuşma büyük bir siyasi değişimi tetikleyebilir. Erdoğan dünkü grup konuşmasında "Dün Türk Konseyi 7. zirvesi dolayısıyla Bakü’deydik. İkili konuları ele aldık. Bugüne kadar 2 devlet bir millet derdik. Bugünden sonra 5 devlet 1 millet. Türkmenistan’ı da kattığımız zaman 6 devlet bir millet olarak bölgede çok daha güçlü yürüyeceğiz dedik" ifadelerini kullandı.

İktidarda hangi siyasi parti olursa olsun bu bakış açısı ve bu siyaset değişmemelidir.

Dünyadan kopmadan, Batı’dan uzaklaşmadan, oluşturacağımız sığınacağımız tek liman Türklük’tür…

Soydaşlarımızın onurlu ve mert duruşu, her türlü çabanın, takdirin üzerindedir. Var olsunlar.

Barış Pınarı Harekatı; Türkiye’de siyasal İslamcı, ümmetçi, mandacı zihniyetlerin 1 asır sonra yeniden çökmesine imkan sağlamıştır.

Artık bir ders çıkaralım.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, Büyük Türk Milleti’ni arkasına alarak kurmuş olduğu, coğrafyalara yön veren bu şanlı devlete sıkı sıkıya tutunalım.

Yoksa daha çok yıllar, vakitler, ekonomiler kaybederiz.

IŞİD ÖRGÜTÜ DOSYASI /// EMEKLİ TÜMGENERAL NEJAT ESLEN : YPG’ye operasyon yaparken IŞİD’e dikkat


EMEKLİ TÜMGENERAL NEJAT ESLEN : YPG’ye operasyon yaparken IŞİD’e dikkat

LİNK : https://odatv.com/ypgye-operasyon-yaparken-iside-dikkat-09101914.html

Suriye’de mevcut sorunlara ilave olarak DEAŞ adlı nur topu gibi yeni bir çocuğumuz doğduğunu göstermektedir…

– “Pazar günü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi yapan ABD Başkanı Donald Trump, DEAŞ ile mücadele operasyonunun liderliğini Türkiye’ye devretmeyi kabul etti.”

– “Amerika Birleşik Devletleri’nin, Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilmesinin DEAŞ’ı ayağa kaldırmamasını sağlamak Türkiye’nin çıkarınadır.”

– “YPG militanlarının… DEAŞ ile mücadele faaliyetlerimizi sekteye uğratmalarına engel olacağız.”

– “DEAŞ ile mücadelede Türkiye’nin liderlik ettiği operasyonun başarısı, tüm dünyanın çıkarınadır.”

– “Amerika DEAŞ ile mücadele operasyonunun sorumluluğunu uzun zamandır sırtında taşıyordu. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, liderliği devralarak süreci sonlandırmaya ve milyonlarca sığınmacıyı evlerine döndürmeye hazır ve muktedirdir.”

Yukarıdaki ifadeler, Türkiye’nin resmi ağzı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Washington Post’ta çıkan makalesinden alınmıştır.

Bu ifadeler, Suriye’de mevcut sorunlara ilave olarak DEAŞ adlı nur topu gibi yeni bir çocuğumuz doğduğunu göstermektedir(!)

Bu ifadelerden anlaşılacağı gibi, Türkiye, Suriye’de Fırat’ın doğusunda sınırlı bir arazi kesiminde güvenlikli bölge tesis edebilmek için, ABD Başkanı Trump’a, Suriye’de DEAŞ ile ilgi tüm sorumlulukları devralmayı teklif etmiş ve bu teklif ile Trump’ı kısıtlı harekat için ikna edebilmiştir.

Bir önceki yazımda ABD’nin beş almadan bir vermeyeceğini ifade etmiştim.

Yukarıdaki ifadelerden, bu ifadeler Trump’ı ve ABD kamuoyunu ikna etmek için kullanılmış olsa bile, Türkiye’nin Suriye’deki stratejik önceliğinin DEAŞ ile mücadele olduğu gibi bir anlam çıkmaktadır.

Türkiye’nin Suriye’deki stratejik önceliği, DEAŞ ile mücadele olmasa bile gelecekte bu sözün yerine getirilmesi talep edilebilecektir.

Ayrıca, unutulmamalıdır ki DEAŞ’ın geçmişte eski ABD Başkanı Obama tarafından kurulduğu Tump tarafından ifade edilmiştir.

ABD Başkanı Trump’ın “Sınırları aşması durumunda Türkiye’nin ekonomisini tamamen yok edeceğim” tehdidi, Türkiye’nin yapacağı askeri harekâtın, Trump’ın bilgisi dâhilinde olacağını ve onun çizdiği sınırlar içinde kalacağını işaret etmektedir.

Suriye’de Fırat’ın doğusunda sınırlı bir coğrafyada, güvenli bölge tesis edebilmek için ABD Başkanı Trump’a DEAŞ ile ilgili tüm sorumlulukları devralma sözünü vermesi, Türkiye’nin Suriye macerasına yeni ve zorlu bir boyut eklemiş, bu macera için farklı bir safha başlatmıştır.

Durum ile ilgili en önemli çelişki şudur ki Suriye’ye komşu olan, bu ülkede ABD desteği ile palazlanan PKK-YPG yapısını ciddi bir tehdit olarak algılayan Türkiye ile binlerce kilometre öteden gelerek Suriye’nin geleceği ile ilgili planlar yaparak uygulayan ABD, Suriye yönetimin devre dışı bırakarak, bu ülke hakkında kararlar verebilmektedir.

Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda sınırlı bir coğrafyada, güvenli bölge tesisi için DEAŞ ile ilgili tüm sorumlulukları devralması gündeme iken, şartlar şu soruların gündeme getirilmesini zorunlu kılmaktadır;

-Türkiye’nin Suriye ile ilgili politik amaçları ve stratejisinin öncelikleri nelerdir?

-Türkiye, Suriye’nin egemenliğini, siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü savunmakta mıdır; yoksa adı ne olursa olsun parçalanacak bir Suriye için hazırlık mı yapmaktadır?

-Suriye’de, Fırat’ın doğusunda, sınırlı bir coğrafyada tesis edilecek güvenli bölge, göçmenlerin bir kısmının yerleştirilmesi ve PKK-YPG örgütünün güneye itilmesi gibi kısıtlı avantajlar sağlasa, bile asıl stratejik hedef olan, ABD destekli PKK-YPG yapısının etkinliği ne zaman ve nasıl kırılabilecektir?

-DEAŞ ile ilgili sorumlulukların yüklenilmesi ne anlama gelmekte ve hangi riskleri ortaya çıkarmaktadır? Bu sorumluğu yüklenmek Türkiye’nin çıkarlarına uygun mudur? Türkiye’nin bu konuda hazırlığı, planı var mıdır? Cezaevindeki on bin civarındaki DEAŞ’lı ve on binlerle ifade edilen yakınları ile ilgili sorunlar ne zaman, nasıl çözülebilecektir? Türkiye’de uyuyan DEAŞ hücrelerinin harekete geçmesi nasıl önlenecektir?

-PKK-YPG ve DEAŞ ile mücadelede, Suriye’nin gerçek temsilcisi, meşru yönetimi ile işbirliği yapılması, Türkiye’nin gerçek çıkarlarına uygun değil midir?

SON SÖZ:

Hem düşmanını, hem de kendini tanıyorsan, katılacağın her savaşı zaferle bitirebilirsin.

SUN TZU

Nejat Eslen

Odatv.com

İSTİHBARAT DOSYASI /// VİDEO : Dünyadaki İstihbarat Örgütleri ve Operasyonları – TÜRK-ABD SAVAŞI – PADİŞAHIN İSTİHBARAT TEŞKİLATI VE İSTİHBARAT BOŞLUKLARI


Dünyadaki İstihbarat Örgütleri ve Operasyonları

https://www.youtube.com/watch?v=MVRjX8E-iCU&feature=youtu.be

2. ABDÜLHAMİD’İN DÜNYAYI ÇALKALAYAN İSTİHBARAT TEŞKİLATI

https://www.youtube.com/watch?v=BKsbWAm0FtM

Türkiye-ABD arasındaki istihbarat savaşının perde arkası – 14.10.2017 Cumartesi

https://www.youtube.com/watch?v=_-JeHMmMbCE&feature=youtu.be

Istihbarat Boşluğu : Güvenilmez Kaynaklar

https://www.youtube.com/watch?v=PH4NIHCbLQs&feature=youtu.be

TEBRİK MESAJI : Kıran Operasyonu çerçevesinde, Hakkari, Şırnak ve Van illeri bölgesinde TEM faal iyetleri için bulunan Mehmetçiğimizi üstün başarıları için tebrik ederiz.


DAĞITIM

1. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

2. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

3. DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

4. HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

5. JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

6. EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Sayın Valim, Sayın Komutanım, Genel Müdürüm,

ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak Kıran Operasyonu çerçevesinde, Hakkari, Şırnak ve Van illeri bölgesinde TEM faaliyetleri için bulunan Devlet büyüklerimizi, Komutanlarımızı, Mehmetçiklerimizi, Polis Özel Harekat birliklerimizi ve Korucularımızı şu ana kadarki üstün başarıları için tebrik eder, operasyonun devamında da başarılarının devamını dileriz. Ekip olarak emirlerinde olduğumuzu da tekraren hatırlatırız.

Şırnak’ta Kıran Operasyonu incelemesi

Hakkari, Şırnak ve Van il jandarma komutanlıklarının ortak katılımıyla, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in emir ve komutasında başlatılan Kıran operasyonu sürüyor. Şırnak Valisi Ali Hamza Pehlivan, Hakkari Valisi İdris Akbıyık, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Hacı İlbaş, Jandarma Bölge Komutanı Recep Yalçınkaya, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Selçuk Yıldırım, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı koordinesinde Şırnak, Van ve Hakkari’de konuşlu birliklerce 17 Ağustos’ta başlatılan müşterek ‘Kıran’ operasyonun yürütüldüğü 3 bin 400 rakımlı Kato-Marinos Acar Tepe Üs bölgesine gitti.

“OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR”

İnceleme sırasında konuşan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Şırnak, Hakkari ve Van valiliklerinin başlatmış olduğu 129 timli, 14 taburlu Kıran operasyonumuzun 4’üncü gününe ulaştığını söyledi. Orgeneral Çetin, “Şırnak ile Hakkari valimiz, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanımız, il jandarma komutanlarımız, il emniyet müdürlerimiz, polis, jandarma, güvenlik korucularımızdan oluşan karma kuvvetlerimiz, operasyon kuvvetlerimiz, polis özel harekat kuvvetlerimiz, jandarma komandolarımız, bütün güvenlik kuvvetlerimiz katılmaktadır. Ülkemizin birliği bütünlüğü, vatandaşlarımızın huzuru için güvenlik kuvvetlerimiz ülkemizin her karış toprağında ihtiyaç duyulan her yerde, başta bölücü terör örgütü olmak üzere bütün terörist unsurlarla, suç ve suç unsurları ile operasyonlar devam etmektedir. Dün Hakkari Kavaklı köyü kırsalında dün bulmuş olduğumuz silah deposunun ötesinde bugünde Şırnak sektöründe Beytüşşebap Altındağlar Marinos tepe acar üs bölgesinde operasyonu yerinde incelemek üzere valilerimizle ve operasyon kuvveti komutanlarımızla buraya geldik. Burada operasyonun planladığın şekilde arkadaşlarımız başarıyla devam ediyorlar. Kahraman jandarmamız, kahraman polislerimiz, kahraman korucularımız, valilerin emirleri doğrultusunda operasyonlarına devam etmektedir. Biz güvenlik kuvvetleri olarak Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda, sayın içişleri bakanımızın emir ve talimatları doğrultusunda ülkemizin her köşesinde en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar, ülkemizde halkımızın vatandaşımızın huzuru tamamen tesis edilinceye kadar son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar teröristlerin inlerine giriyoruz, girmeye de devam edeceğiz. Bundan sonrada operasyonlarımız kesintisiz operasyon mantığı ile teröristlerin var olabileceği her yerde devam edecektir. Yüce milletimizin desteği ve hayır duasıyla, bölge halkımızın desteği ile güvenlik kuvvetlerimiz mücadeleye kahramanca devam edecektir” dedi.

TEBRİK MESAJI : Kıran Operasyonu çerçevesinde, Hakkari, Şırnak ve Van illeri bölgesinde TEM faaliyetleri için bulunan Mehmetçiğimizi üstün başarıları için tebrik ederiz.


DAĞITIM

1. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

2. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

3. DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

4. HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

5. JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

6. EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Sayın Valim, Sayın Komutanım, Genel Müdürüm,

ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak Kıran Operasyonu çerçevesinde, Hakkari, Şırnak ve Van illeri bölgesinde TEM faaliyetleri için bulunan Devlet büyüklerimizi, Komutanlarımızı, Mehmetçiklerimizi, Polis Özel Harekat birliklerimizi, İstihbarat personelimizi ve Korucularımızı şu ana kadarki üstün başarıları için tebrik eder, operasyonun devamında da başarılarının devamını dileriz. Ekip olarak emirlerinde olduğumuzu da tekraren hatırlatırız.

Şırnak’ta Kıran Operasyonu incelemesi

Hakkari, Şırnak ve Van il jandarma komutanlıklarının ortak katılımıyla, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in emir ve komutasında başlatılan Kıran operasyonu sürüyor. Şırnak Valisi Ali Hamza Pehlivan, Hakkari Valisi İdris Akbıyık, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Hacı İlbaş, Jandarma Bölge Komutanı Recep Yalçınkaya, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Selçuk Yıldırım, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı koordinesinde Şırnak, Van ve Hakkari’de konuşlu birliklerce 17 Ağustos’ta başlatılan müşterek ‘Kıran’ operasyonun yürütüldüğü 3 bin 400 rakımlı Kato-Marinos Acar Tepe Üs bölgesine gitti.

“OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR”

İnceleme sırasında konuşan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Şırnak, Hakkari ve Van valiliklerinin başlatmış olduğu 129 timli, 14 taburlu Kıran operasyonumuzun 4’üncü gününe ulaştığını söyledi. Orgeneral Çetin, “Şırnak ile Hakkari valimiz, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanımız, il jandarma komutanlarımız, il emniyet müdürlerimiz, polis, jandarma, güvenlik korucularımızdan oluşan karma kuvvetlerimiz, operasyon kuvvetlerimiz, polis özel harekat kuvvetlerimiz, jandarma komandolarımız, bütün güvenlik kuvvetlerimiz katılmaktadır. Ülkemizin birliği bütünlüğü, vatandaşlarımızın huzuru için güvenlik kuvvetlerimiz ülkemizin her karış toprağında ihtiyaç duyulan her yerde, başta bölücü terör örgütü olmak üzere bütün terörist unsurlarla, suç ve suç unsurları ile operasyonlar devam etmektedir. Dün Hakkari Kavaklı köyü kırsalında dün bulmuş olduğumuz silah deposunun ötesinde bugünde Şırnak sektöründe Beytüşşebap Altındağlar Marinos tepe acar üs bölgesinde operasyonu yerinde incelemek üzere valilerimizle ve operasyon kuvveti komutanlarımızla buraya geldik. Burada operasyonun planladığın şekilde arkadaşlarımız başarıyla devam ediyorlar. Kahraman jandarmamız, kahraman polislerimiz, kahraman korucularımız, valilerin emirleri doğrultusunda operasyonlarına devam etmektedir. Biz güvenlik kuvvetleri olarak Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda, sayın içişleri bakanımızın emir ve talimatları doğrultusunda ülkemizin her köşesinde en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar, ülkemizde halkımızın vatandaşımızın huzuru tamamen tesis edilinceye kadar son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar teröristlerin inlerine giriyoruz, girmeye de devam edeceğiz. Bundan sonrada operasyonlarımız kesintisiz operasyon mantığı ile teröristlerin var olabileceği her yerde devam edecektir. Yüce milletimizin desteği ve hayır duasıyla, bölge halkımızın desteği ile güvenlik kuvvetlerimiz mücadeleye kahramanca devam edecektir” dedi.

ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR DOSYASI /// FATİH ÇEKİRGE : Çok gizli bir operasyon ve işte o kahramanlar


FATİH ÇEKİRGE : Çok gizli bir operasyon ve işte o kahramanlar

SURİYE’nin kuzeyinde bir kasaba..

Saat: 06.30…

Gün ağarırken hâlâ uyumamışlardı.

Bitmeyen bekleyiş, heyecan, dikkat… Ve göz kapaklarına yüklenen uykunun ağırlığı…

Köşedeki bakkal, dükkânın demir kepengini kaldırıyordu.

Gıcırdayan paslı bir ses…

Yan taraftaki depoda hâlâ bir hareket yoktu.

Acaba istihbarat mı yanlıştı?

Yoksa bir tuzak mıydı?

Belki de işbirliği yaptıkları yerel güçlerden örgüte bilgi sızmıştı.

Ya öyleyse…

Yıllarca bu mesleğe gönül vermiş, kahramanlık hayalleri kurmuş, yetişmiş, saha görevlisi olmuş, Kürtçe lehçeleri, Arapçayı, İngilizceyi öğrenmişti.

Aylardır yabancı bir ülkenin dağlarında, kasabalarında yaşıyordu…

Neredeyse yerelleşmişti.

Ama şimdi kariyeri risk altındaydı…

Operasyon günü gelip çatmıştı.

Türk Jandarma Özel Harekâtçıları sivil giyimli olarak çevreye yerleşmişti.

Yerel sivil polis oradaydı.

Telsizler susmuş öylece bekliyorlardı.

Dağlarda geçirdiği geceler, uykusuz yürüyüşler, kasabanın izbe hücre evlerinde geçen tehlikeli saatler gözünün önündeydi.

Ankara tam 4 kez istihbaratı teyit istemişti.

O da onaylamıştı.

Düşünmekten, sormaktan, kuşkudan beyni uyuşmuştu.

Belindeki silaha dokundu. Biraz güven geldi.

Ve o dakika deponun demir kepengi kalkmaya başladı. Az sonra yeşil ve eski bir minibüs yanaştı. İçinden 4 kişi indi. Ellerinde büyük paketlerle depoya geçtiler.

Tamamdı. Göz kapaklarındaki yük kalktı. Işıldadı.

Operasyon için “kod” verildi.

Ve…

Evet arkadaşlar… Bu haberimiz Suriye’nin kuzeyindeki Bab şehir merkezinde yaşandı.

Basılan yer, Türkiye’de bombalı eylem yapmayı planlayan DEAŞ’ın bomba imalathanesiydi.

Basanlar ise MİT, Jandarma istihbarat ve yerel polisti.

Ve önceki gün, 3 Ağustos saat 15.05’te…

AA haberi şöyle geçti:

Suriye’nin kuzeyindeki Bab’ın şehir merkezinde DEAŞ terör örgütünün bir bomba imalathanesi bulunduğu bilgisi üzerine, jandarma istihbarat birimleri ve MİT, jandarma patlayıcı madde uzmanlarının nezaretinde yerel güvenlik güçleriyle operasyon düzenlendi.

Operasyonda, Suriye’de ve Türkiye’de birçok bombalı eylem yapmayı planlayan DEAŞ’lı teröristler, yurtiçine giremeden ve eylem yapma fırsatı bulamadan bomba düzenekleriyle yakalandı.

Bomba imalathanesindeki aramada cep telefonu, telsiz, basma/baskıdan kurtulma, mekanik zamanlayıcı, kütleye duyarlı, sarsıntıya duyarlı ve elektronik kartla patlatılma özelliği olan 80 el yapımı patlayıcı (EYP) düzeneği ve bu düzeneklerde kullanılan, içinde dinamit lokumu ve fabrikasyon patlayıcıların da bulunduğu yaklaşık bir ton patlayıcı ele geçirildi.”

Evet, tam 1 ton patlayıcı ve düzenekleri…

Kim bilir hangimizin ocağına ateş düşecekti…

Kim bilir hangi aile, hangi ana baba kan ağlayacaktı…

Kim bilir hangi turizm merkezine gideceklerdi…

Kim bilir hangi sabah, hangi kanlı saldırıyla uyanacaktık. Ve Türkiye büyük bir yasa boğulacaktı…

Arkadaşlar…

Bu haber önceki gün ajanslardan öylece geçip gitti. Kimimiz gördük, okuyup geçtik. Kimimiz hiç görmedi. Televizyonların magazin haberleri arasında kaynayıp gittiği de oldu.

Binlerce haberin arasında kuru, basit bir operasyon olarak yer aldı. Oysa arkasında muazzam bir özveri, dikkat, uyum ve kahramanlık vardı.

İşte onu biraz olsun anlatabilmek için operasyon anlarını ve kahramanların ruh durumunu drama haline getiren bir giriş yaptım. Çünkü isimlerini hiçbir zaman öğrenemeyeceğimiz bu gizli kahramanlar, o fedakârlıklarla hayatlarımızı kurtarıyorlar. Bu bilinsin istedim.

Her birinin alınlarından öperim.

MİT son zamanlarda yurtdışında çok başarılı operasyonlar yapıyor. Jandarma ve polis çok önemli harekâtlar yapıyor.

Ama bu operasyonun bir başka önemi daha var. O da şudur:

Biliyorsunuz, Türkiye Suriye’nin kuzeyinde teröre karşı bir güvenli bölge istiyor. Bunun için ABD ile çok ciddi bir müzakere yaşanıyor. Hatta son olarak Milli Savunma Bakanı Akar, komutanlarla bir fotoğraf yayınladı ve “Gerekirse biz tek başımıza o güvenli bölgeyi kurarız” dedi. Ardından Dışişleri Sözcüsü Hami Aksoy çok net olarak Türkiye’nin bu görüşünü açıkladı. İşte bu operasyon Türkiye’nin güvenli bölge konusunda ne kadar haklı olduğunu göstermiştir.

Bu güvenli bölge yalnızca Türkiye için değil, başta Avrupa olmak üzere bütün dünya için önemlidir.

Ve işte o nedenle soruyorum:

– Eğer oralarda olmasaydık, bu operasyon yapılabilir miydi?

– Oralara yerleşmesek, irtibat noktaları kurmasak, Fırat Kalkanı, Pençe gibi harekâtları yapmasak bu istihbarat alınabilir miydi?

– Güvenli bölge talebini doğrulayan bundan daha gerçek ne olabilir?

Sevgili çocuklar… Aslanlar… Koçlar…

Adlarınızı bilmiyorum. Kimsiniz, tanımıyorum. Ama bu memleketin kahraman çocuklarısınız…

Bombalar patlayınca gözyaşı döküyorsak eğer…

Bunları engelleyen siz gizli kahramanları da alkışlamalıyız.

Bir kez daha helal olsun…