FİLM TAVSİYESİ : MÜTHİŞ BİR CASUSLUK AKSİYONU – KIZIL SERÇE (2018 FİLMİ)


FİLMİ BURADAN SEYREDEBİLİRSİNİZ.

Kızıl Serçe / Red Sparrow

Hayatta annesinden ve baleden başka tutkusu olmayan Dominika, geçirdiği bir kaza sonucu baleye veda etmek zorunda kalmıştır. Gelecek planları bir anda tuzla buz olan genç kadın, onun gibi üstün yetenekli gençlere bedenlerini ve zihinlerini bir silah olarak kullanmayı öğreten gizli istihbarat örgütü Sparrow School’a katılır. Zorlu ve sadistik bir eğitimden geçen genç kadın, programın şimdiye kadarki en tehlikeli öğrencisi olur. Dominika şimdi sahip olduğu güçle geçmişiyle yüzleşmeli ve sevdiği herkesin hayatı tehlikedeyken, Dominika’nın güvenebileceği tek kişi olduğunu söyleyen Amerikalı CIA ajanı Nathaniel Nash’le uzlaşma sağlamalıdır…

Akademi ödüllü genç yıldız Jennifer Lawrence başrollü Kızıl Serçe, Amerikalı yazar Jason Matthews’un dünya çapında beğeni toplayan casusluk romanından aynı isimle beyaz perdeye uyarlandı. Başrolünde Lawrence’a CIA ajanı rolünde Joel Edgerton’ın eşlik ettiği filmin zengin kadrosunda aynı zamanda Jeremy Irons, Mary-Louise Parker, Douglas Hodge, Ciarán Hinds, Joely Richardson ve Matthias Schoenaerts de bulunuyor.

ÇOCUKLARIMIZ DOSYASI /// VİDEO : 10 HAFTADA HOLLANDACA ÖĞRENEN TÜRK KIZININ MÜTHİŞ SUNUMU


ÖZEL BÜRO NOTU : BU KIZIMIZI CANDAN TEBRİK EDİYORUZ. GEREK YURT İÇİNDE GEREKSE YURT DIŞINDA FIRSAT BEKLEYEN DAHA NİCE CEVHERİMİZ VAR VE EĞİTİM POLİTİKAMIZIN FAYDASIZLIĞI NEDENİYLE HEBA OLUP GİDİYORLAR. AMA HOLLANDA GİBİ YÜKSEK EĞİTİM KALİTESİNE VE STANDARTLARINA SAHİP ÜLKELERDE BU CEVHERLER ADETA GRİZU GİBİ FIŞKIRIP, KENDİNİ GÖSTERİYOR. ACİLEN BATI STANDARTI BİR EĞİTİM POLİTİKASI REFORMU GEREKİYOR.

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=zZwM-u2SKh0&feature=youtu.be

LİNK : https://www.linkedin.com/in/burcu-keskin-%F0%9F%91%A0%F0%9F%93%8A%F0%9F%93%B2%F0%9F%8E%AC%F0%9F%A7%98%E2%80%8D%E2%99%80%EF%B8%8F-50330320/

Nil 9 yaşında Hollanda ya geldi ve 10 haftada hollandaca öğrendi, şimdi hollanda devlet okuluna gidiyor ve ödev yok ama bo bol sunumlar hazırlıyorlar, o da tabi ki türkiye yi arkadaşlarına anlatmak için türkiye ile ilgili harika bir sunum hazırladı, onlara nazar boncuğu taktı, türk kahvesi koklattı, fincanla kahve içmeyi anlattı, pişmaniye ve türk lokumu dağıttı, masmavi denizlerimizi ve altın rengi kumsallarımızı gösterdi, hepsi çok heyecanlanmış ve tabi ki en yüksek teşekkür ödülünü aldı çünkü not vermek yok burada. koyu yeşil ile ödüllendirildi, bu inanılmaz deneyim oldu Nil için. Hollandaca sınavı idi onun. Herkes bu kadar kısa sürede öğrenmesine şaşırdı ama bu Hollanda eğitim sisteminin başarısı tabi ki, buradaki fedakar öğretmenlerin Nil ile özel ilgilenmesi, ona destek olması ve türkiye yi tanıtmalarını istemeleri gurur verici benim için, Nil ise hazırlıkta sınız tanımadı, nazar boncuklarına kadar herşeyi organize etti, herkesin türk kültürüne bayılmalarını sağladı, çoğu hayatında hiç nazar boncuğu görmemiş, kahve koklamamış, aralarında hiç lokum tatmamış olanlar vardı. Sunumu sizin için videoya çektim, lütfen izleyin ve türkiyenin tanıtımı için sizde paylaşın, türkiyemiz çok güzel ve hollandalılara bunu anlatmak nil in yeni misyonu oldu. Sizleri çok ama çok seviyoruz. #burcukeskinyoutube #burcukeskinhollanda #yurtdışıhayat #hollanda #youtube #bestcountryforkids #türkiye

Videomun linki: https://youtu.be/zZwM-u2SKh0

EGE ADALARI SORUNU DOSYASI : MÜTHİŞ BİR İDDİA !.. Girit Adası’nın dörtte üçü Türkiye’ye aittir !


MÜTHİŞ BİR İDDİA !.. Girit Adası’nın dörtte üçü Türkiye’ye aittir !

Türkiye Cumhuriyetinin tapusu olan ve bütün hükümleri mutlaka uygulanması zorunluluk arz eden 1923 Lozan Antlaşması’nın 12. Maddesi ile başta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere olmak üzere toplam sekiz devlet tarafından, Girit Adası’nın sadece dörtte birinin Yunanistan’a ait olduğu teyit edilmiştir.


HABER.MAKALE: Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı Eski Genel Sekreteri (7.12.2018 02:00)

Girit Adası üzerinde Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ olmak üzere toplam dört devletin paylı mülkiyet hakkının olduğu bir kez daha kayıt altına alınmıştır


Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır. Birinci tez, “Girit Adası’nın 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması ile hukuken Yunanistan’a terk edildiği ve 14 Kasım 1913 Atina Antlaşması ile de kesin olarak Yunanistan’a verildiği” tezidir. İkinci tez ise, “Girit Adası’nın, 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması ve 10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması ile kesin olarak Yunanistan’a bağlandığı” tezidir. Ancak tarihçiler tarafından kullanılan her iki tez de tarihi, coğrafi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Girit Adası’nın hukuki statüsü, 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması, 10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması, 14 Kasım 1913 Atina Antlaşması ve 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması olmak üzere toplam dört antlaşma ile belirlenmiştir. Anılan antlaşmalara göre Girit Adası’nın sadece dörtte biri Yunanistan’a aittir.


30 MAYIS 1913 LONDRA ANTLAŞMASI


Birinci Balkan Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti ile Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan arasında 30 Mayıs 1913’te Londra Antlaşması imzalandı. Girit Adası, 1913 Londra Antlaşması’nın 4. Maddesi ile Müttefik Devletlere (Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan) verildi. Antlaşmaya göre Girit Adası üzerinde dört devletin paylı mülkiyeti vardır. Yunanistan’ın Girit Adası üzerinde tek başına ferdi mülkiyeti yoktur. 1913 Londra Antlaşması ile Yunanistan’a Girit Adası’nın dörtte biri verilmiştir. Girit Adası’nın sadece dörtte biri Yunanistan’a aittir. Girit Adası’nın etrafındaki 14 ada ile adacık ve kayalıklar Osmanlı Devleti’nin egemenliğinde kalmıştır.


10 AĞUSTOS 1913 BÜKREŞ ANTLAŞMASI


İkinci Balkan Savaşı’ndan sonra Romanya, Yunanistan, Karadağ, Sırbistan ve Bulgaristan arasında 10 Ağustos 1913’te Bükreş Antlaşması imzalandı. Bulgaristan, 1913 Bükreş Antlaşması ile Girit Adası üzerindeki dörtte birlik hakkından feragat etti. Bu antlaşma, Yunanistan’ın Girit Adası üzerinde tek başına ferdi mülkiyetinin olmadığını gösteren somut bir belgedir. Bulgaristan, Antlaşmanın 5. Maddesi ile Girit Adası üzerindeki dörtte birlik hakkından feragat etmiştir. Yani Bulgaristan, Girit Adası üzerindeki hakkından vazgeçmiştir. Ancak bu feragat Yunanistan lehine yapılmamıştır. Üstelik bu antlaşma Yunan Başbakanı Venizelos tarafından da bizzat imzalanmıştır. Yunanistan lehine feragat (vazgeçme) yapılmadığı için, Bulgaristan’ın Girit Adası üzerindeki dörtte birlik payı aslına rücu olmuştur. Yani anılan pay Osmanlı Devleti’ne geri dönmüştür.


14 KASIM 1913 ATİNA ANTLAŞMASI


Bükreş Antlaşması’ndan sonra Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında 14 Kasım 1913’te Atina Antlaşması imzalandı. 1913 Atina Antlaşması’nın 15. Maddesi ile Osmanlı Devleti ve Yunanistan, 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması hükümlerini 5. Maddesi de dâhil olmak üzere uygulayacakları konusunda anlaştı. Bu antlaşma ile Girit Adası’nın dörtte birinin Yunanistan’a ait olduğu bir kez daha teyit edilmiştir. Kurtuluş Savaşının kazanılmasından sonra Türkiye ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti arasında 24 Temmuz 1923’de Lozan Antlaşması imzalandı. 1923 Lozan Antlaşması’nın 12. Maddesi ile antlaşmaya taraf olan toplam sekiz ülke tarafından, 1-14 Kasım 1913 Atina Antlaşması’nın 15. Maddesinin uygulanacağı teyit edildi. Anılan teyit ile 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşmasının uygulanacağı kayıt altına alınmıştır. 1913 Londra Antlaşması ile Yunanistan’a Girit Adası’nın dörtte biri verilmişti. 1923 Lozan Antlaşması’nın 12. Maddesi ile başta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere olmak üzere toplam sekiz devlet tarafından, Girit Adası’nın sadece dörtte birinin Yunanistan’a ait olduğu teyit edilmiştir. Girit Adası üzerinde Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ olmak üzere toplam dört devletin paylı mülkiyet hakkının olduğu bir kez daha kayıt altına alınmıştır.


LOZAN ANTLAŞMASI


Bulgaristan, Lozan Antlaşması’na taraf değildir. Ancak, 10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması ile Girit Adası üzerindeki dörtte birlik hakkından yazılı olarak feragat eden Bulgaristan, Lozan Antlaşması sonrasında da Girit Adası üzerindeki hakkından fiili olarak feragat etmiştir. Sırbistan ve Karadağ da, Lozan Antlaşmasından sonraki süreçte Girit Adası üzerindeki dörtte birlik haklarından fiili olarak feragat etmişlerdir. Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ tarafından yapılan feragat (vazgeçme), Yunanistan lehine yapılmamıştır. Yunanistan lehine feragat (vazgeçme) yapılmadığı için Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ’ın Girit Adası üzerindeki toplam dörtte üçlük payı aslına rücu olarak Türk toprağı olmuştur. Girit Adasının hukuki statüsünü belirleyen uluslararası antlaşmalar ve uluslararası hukuka göre Girit Adası’nın dörtte üçü ve adanın etrafındaki 14 ada ile adacık ve kayalıklar, Osmanlı Devleti’nin küllî halefi olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir.


ADALAR DERHAL BOŞALTILMALI


Yunanistan, Girit Adası’nın dörtte üçü ile hâlihazırda Adanın etrafında işgal altında tuttuğu Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi olmak üzere toplam 5 Türk Adasını derhal boşaltarak Türkiye’ye teslim etmelidir. Ayrıca yine Ege Denizi’nde işgal ettiği diğer 13 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığını da derhal boşaltarak Türkiye’ye teslim etmelidir.


Yunanistan, Girit Adası’nın Türk bölgesinde kalan Heraklion Hava Üssü dahil olmak üzere bütün askeri birliklerini ve 1999 yılında Adanın Türk bölgesine yerleştirdiği S-300 hava savunma füze bataryalarını da derhal tahliye etmelidir.