MHP DOSYASI : BAHÇELİ MUHALİFLERİNDEN İLGİNÇ BİR İDDİA – DEVLET BAHÇELİ ERMENİ’DİR ! !!!


ÖZEL BÜRO NOTU : BİLDİĞİNİZ ÜZERE ÖZEL BÜRO GRUBU HER KONUDA ÇEŞİTLİ FİKİRLERİ PAYLAŞAN – Kİ BUNLARA ULUSAL, DİNCİ, MUHALİF, KEMALİST, LİBERAL FİKİR VE YAZILARI DA DAHİL – BİR GRUPTUR VE SİZLERE EN KAPSAMLI BİLGİYİ İLETMEYİ AMAÇ EDİNMİŞTİR. BU NEDENLE SADECE BELİRLİ BİR FİKİR VE DÜŞÜNCE ÇİZGİSİNDE DEĞİL EN MUHALİF YAZI VE VİDEOLARI DA BİLGİNİZE SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ. HATTA BAZEN YENİ KATILAN BAZI ÜYELERİMİZ BİZİM BU ÖZELLİĞİMİZİ BİLMEDİKLERİ İÇİN ÇOKÇA “ŞUCU YADA BUCU” İTHAMLARI İLE DE KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ. ÖRNEĞİN AK PARTİ TARAFTARLARINI MEMNUN EDECEK BİR YAZI PAYLAŞTIĞIMIZDA HEMEN MUHALİFLERCE AK PARTİ YANDAŞI OLUVERİYORUZ, TERSİ YAZI PAYLAŞTIĞIMIZDA DA ONUN TERSİ OLUYORUZ. YANİ BİR ŞEY OLMAK YADA OLDURULMAK BU KADAR BASİT. OKUYUCU PAYLAŞTIĞINIZ YAZIYI BEĞENMEDİĞİNDE YADA TASVİP ETMEDİĞİNDE ANINDA NE İSTERSENİZ O OLUYORSUNUZ. AMA BİZ BU DURUMA ALIŞTIK. ŞİMDİ BUNU NEDEN HATIRLATMA GEREĞİ DUYDUK, ONU AÇIKLAYALIM. BU YAZI İÇERİĞİ DE BENZER BİR DURUM YARATACAK. ÇÜNKÜ YAZI İÇERİĞİNDE MHP TARAFTARLARINI KIZDIRACAK İFADELER VAR. AMACIMIZ ONLARI KIZDIRMAK DEĞİL ELBETTE. SADECE ÖZEL BÜRO OKUYUCUSUNA FARKLI BİR BİLGİ SUNMAK İSTİYORUZ. EĞER YAZI İÇERİĞİNE KATILMIYORSANIZ LÜTFEN KÜFÜR VEYA TEHDİT İÇERİKLİ MESAJ ATMAK YERİNE KONUNUN DOĞRUSUNU PAYLAŞIN Kİ BÖYLECE OKUYUCU DOĞRU BİLGİYE ERİŞEBİLSİN. BİZ SONUÇTA NE MHP DÜŞMANIYIZ NE DE SAYIN BAHÇELİYE BİR GAREZİMİZ VAR. İNTERNETTE İLGİNÇ BİR İÇERİĞE RASTLADIK VE BUNU SADECE BİZİM DEĞİL HERKESİN OKUMA HAKKI OLDUĞUNA KARAR VEREREK SİZE DE İLETMEK İSTEDİK. HEPSİ BUDUR.

KAYNAK : https://gercekdevletbahceli.blogspot.com/2013/08/turkculugun-basnda-bir-kripto-ermeninin.html?fbclid=IwAR3S3WmG-35rOqe55EWqxmPbP35_3hlvfJKKHmaI9cwd1xRrc5iZW9lEdtk#.XZqiE2YpBaQ

Kendi milletvekilinin Cumhurbaşkanlığına aday olmasını kuvvet/şiddet kullanarak, mecliste eşkiyalık yaptırarak engelleyen… Kendi partisindeki Müslüman milliyetçileri saf dışı edip eleyen ve Alevileri de "Aleviyim!" diyerek kandırıp oylarını alan Devlet Bahçeli’nin gerçek kimliği artık ispat edildi… O bir Ermeni ajanı…

****

Devlet bahçeli iktidar olmak için değil MHP’yi kontrol altında tutmak için var.

Sevgili Ülküdaşlarım.. Şimdi yazacaklarıma eminim inanamayacaksınız. Çünkü ben de ilk duyduğumda inanamamıştım. Adana Nüfus Müdürlüğü’nden emekli olan bir uzak akrabamı yaptığım ziyarette, Devlet BAHÇELİ ve ailesi hakkında inanılmaz şeyler söylemişti. O zaman son derece safkan bir ülkücü olan ben, bütün bunları peşinen reddetmiş ve o nüfus memuruna, -bir şey yapamazdım çünkü yaşını başını almış olgun biriydi- sert çıkıp, ülkücü harekete düşman olduğunu, bu tür uydurma şeyleri ulu orta yerde söylememesi gerektiğini ifade etmiştim. Adamın dedikleri yenilir yutulur şeyler değildi. Ancak bir süre sonra tekrar karşılaştığımızda, ileri sürdüğü iddaaların kanıtlarının artık elinde olduğunu eğer onunla beraber evlerine gidersem bana teker teker kanıtlayacağını söylemişti. Adamın iddiasına göre BAHÇELİ ailesi çok karışık bir nesebe sahipti. Ailesinden ERMENİ’den YAHUDİ’ye kadar bir çok soy karışımı olmuştu… Merakımı yenemedim ve adamla beraber evlerine gittim.

Sonra gördüklerime inanamadım. Eminim siz de inanamayacaksınız.

‘Şimdi okuyacaklarımı inanılmaz bulacaksını ama dediklerimde haklı olduğumu anlayacaksın’ dedi yaşlı nüfus memuru. Yüzüne anlamsız ifadelerle baktım. Hala bu herifin Ülkücü Harekete bir kastının olduğuna inanıyor ve attığı iftiraya karşı doyurucu açıklama yapamazsa bizzat cezasını ben kendi elimle orada verecektim.

Bir tomar silik fotokopi kağıdı çıkardı adam. Masaya geçip yanına oturmamı söyledi… Eline aldığı belgeleri sakin sakin inceleyip mırıldanarak konuştuktan sonra hepsini kendince alt alta sıraladı. Ve hazır olduğunu ifade eden bir işaret yaptı. Başlıyordu anlatmaya.

DUYDUKLARIMA İNANAMIYORUM

‘Bak evlat’ dedi, “Devlet BAHÇELİ; Salih ve Samiye oğlu 1948 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı.”

Bunda şaşıracak bir şey yoktu, genel başkanımızın doğum bilgilerini MHP’nin tüm arşivlerinde bulmak mümkündü. Tatmin olmayan gözlerle baktım adama. Devam etti:

“Anne Samiye BAHÇELİ… Ökkeş ve Melek kızı. 1341 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı. Samiye hanımın kızlık Soyadı KIRIKKANAT… Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlıymış. Annesi Melek Hanım: Melek KIRIKKANAT: Hacı Hüseyin ve Melek kızı. 1318 Osmaniye – Merkez nüfusuna kayıtlı.”

Sabrım tükeniyordu. Bu rakamlar ve yıllar hiç bir anlam ifade etmiyordu. Yani, annesinin ve anne annesinin kızlık soyadlarını bilmek marifet değildi ki?

Yaşlı adamın susacağı yoktu.

“Şimdi dedesine bakalım” dedi yaşlı adam:

“Ökkeş KIRIKKANAT: Halil-Emiş’ten olma Osmaniye Merkez kayıtlı.”

“Ve bu kısım tamam, acele etme evlat sakin ol ve dikkatini dağıtmadan beni dinle”

Ama benim sabrım kalmamıştı:

“Şimdi sıra babasının soy kütüğünü takip etmekte” diyerek alttaki kağıdı çekti ve okumaya başladı:

“Baba Salih BAHÇELİ: Turan ve Ayşe’den olma. 1320 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusu.

Dikkatini şimdi çekerim, dedesinin soy ismine dikkat et:

Yani babaennesinin babasının soyundan Dede Turan SOYLU: Ahmet ve Raziye’den olma 1278 Osmaniye Merkezine kayıtlı. Yani BAHÇELİ ailesinde SOYLU soyismine rastlarsak şaşırmayalım ve devam edelim.

Yeğen Ülker BAHÇELİ: Turan ve Muhterem’den olma. 1958 Osmaniye-Hasanbetli nüfusuna kayıtlı.

Ülker hanım evlenince soyismi ÇERÇİ oluyor.

Ve karışıklık başlıyor:

Lyudmyla ÇERÇİ: Mikola, Tetyana’dan olma. 1977 Osmaniye Merkez’e kayıtlı.”

İşte buna inanmam mümkün değildi. Ancak ihtiyarın elinde tuttuğu kütük fotokopisinde her şey kayıtlıydı. Devlet BAHÇELİ’nin yeğenleri ERMENİ olamazdı, bunana inanmam çok zordu… Hatta ağırıma gitmişti. Nüfus memurunun yüzüne ters ters baktım ama onun susacağı yoktu.

“İstersen Anne tarafını takip edelim biraz da:

Nezihat SOYLU: Süleyman ve Fatma’dan olma, 1941 Osmaniye Merkez kayıt.

Nezihat hanım evlenince soy ismi ne oluyor dersin:?”

Yaşlı adamın suratına “nerden bileceğim” sorusunu sorarmış gibi baktım. Cevabı hazırdı:

“BOZDUĞAN… bak Nezihat BOZDUĞAN’ın kaydı işte burada:

Nezihat BOZDUĞAN: Anne adı: Fatma, baba adı: Süleyman. Doğum tarihi: 1941… İşte Osmaniye Merkez’deki nüfus kaydı.” Sustu yaşlı adam, bir sigara yaktı. Sanki çok önemli bir şey açıklar gibi canımı yakan cümleleri kullanmaya başladı:

“Coron Catherine BOZDUĞAN kimdir dersin? Robert ve Hilda’dan olma 1969 doğumlu Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlı?…”

Cevabını bilmediğim bir soruydu. Robert, Hilda, Catherine… Bunlar ancak Kemal DERVİŞ’in soy kütüğü olabilirdi. Liderimle ne ilgisi vardı ki?

“Moda tabirle Devlet Bahçeli’nin kuzen çocukları bunlar delikanlı. Dikkatini çekerim, kuzenleri büyük ülkücü, Türkçü liderinin!”

susmak bilmiyordu adam:

“Bu Catharine hanım sonra Ufuk Beyle evlendi. Ve Cem isminde bir çocukları oldu. 2001 yılında hem de.” Altlardan bir kağıt çekti.

“İşte bak onun kaydını da buldurdum bizim emektar dostlardan. O günün doğum tutanaklarında bir BOZDUĞAN daha vardı delikanlı. Sıla BOZDUĞAN., Ama ilk adı ELVİN konulmuştu çocuğun. O da 2001 doğumlu ve Osmaniye Merkez kayıtlı.”

Nefesim tıkanmış, sesim kısılmıştı sanki. Neler saçmalıyordu bu adam. Ama ben istemiştim ve o da susmak bilmiyordu:

“Hadi anne tarafının izini sürmeye devam edelim. Biliyorsun Devlet bahçeli’nin annesinin kızlık soyadı KIRIKKANAT. İstersen Osmaniye Merkez’deki akrabalarına bir bakalım.

İşte bak Süheyla hanım Mesela. Süheyla KIRIKKANAT; İsmail ve Cemile’den olma 1949 doğumlu Süheyla Hanımdan. Süheyla Hanım sonra Hatay’a aktarmış kaydı. Reyhanlı Nüfus memurluğunu araştırırsan, Süheyla Hanım’ın gerçek soy isminin HIZAL olduğunu göreceksin. Ve bu ailenin çocuklarına koydukları isimlere bakalım:

Guse Selis HIZALl; Mehmet Fırat ve Seyhan Sönmez görünüyor ebeveyn.

Enver Jan HIZAL. Nadiye ve Fırat’ın iki yaşındaki oğulları. Yine Hatay Reyhanlı nüfusuna kayıt ettirmişler.”

Beynim kitlenmişti artık. Yaşlı adama durmasını söyledim. Bana bakıp gülümsedi, ‘İnanmıyordun ama bak görüyorsun’ dedi. Kağıtları bir tarafa bırakıp bana çay getirdi. Sonra oturup devam etti.

“Bu HIZAL ailesinde Sabiha hanım önemli bir isim. 1941 doğumlu, İslam bey ve Hava Hanımdan olma. Ne güzel isimler değil mi? tam müslüman gibi. Bak bakalım Sabiha Hanım’ın soy ismi neye dönüşüyor: Sabiha APİŞ!!!

Hadi şimdi bu Apiş’lerin peşine düşelim bakalım bizi nereye çıkaracak…

Meryem APİŞ; Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı..

Meryem Hanım’ın da soy ismi değişiyor, ŞAPSO oluyor.

MERYEM ŞAPSO: Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı..

Bak şimdi bu ŞAPSO ailesi nasıl dönüp dolaşıp bahçeli’nin anne tarafının bir kolu olan BOZDUĞAN’lar ile birleşecek. Dümdüz okuyorum dikkatle dinle:

Aysun ŞAPSO: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, Hatay-merkez

Aysun SAVAŞ: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, ama kütük değişiyor bu sefer; Balıkesir-Manyas nüfus Müdürlüğü’ne kayıtlı.

Evlilik filan değixl üstelik. İçinden çıkılmaz bir durum, çünkü Aysun hanımın ablası Hülya hanımın soy ismi evlenene kadar SAVAŞ, sonra ALTUNDAĞ oluyor.

Bak sen de gör:

Hülya SAVAŞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955 Balıkesir-Manyas.

Hülya ALTUNDAĞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955, Mardin Ömerli’ye kayıtlı.

İstersen burada kütük bilgilerini detaylandırayım. Çünkü şimdi lazım olacak. Hülya Hanım’ın cilt no’su: 2, Hane No’su: 81.

Aynı cilt ve hane numarasında bir başka isim söyliyeceğim sana, yine Mardin Ömerli’den…

Hikmet ALTUNDAĞ: Hıdır, Sabiha, 1952, Mardin Ömerli kayıtlı.

Bu Hikmet ALTUNDAĞ soy isminde küçük bir değişiklik yapıyor sonra: ALTUNDAĞ iken ALTINDAĞ oluyor. Ve bu iki soy isim sonra birleşiyor BAHÇELİ VE ALTINDAĞ’lar yani..

İşte böyle ilginç bir çember üzerinde geziniyor Devlet BAHÇELİ’nin kökeni evlat!”

Yorulmuştum ve kafam karışmıştı. Açıkçası daha dinlediklerimi tam sindirmeden yeni isimlere hazmedemezdim. İzin istedim, bana nereye gittiğimi sordu, daha anlatacakları varmış. Ertesi gün geleceğime söz verip ayrıldım. Sizi bilmem ama ben şok olmuştum, gece boyu böylesi bir mutlak davanın liderinin bu kadar karışık bir aileden gelmesini içime sindirememeye başlamıştım. Nasıl olur Devlet BAHÇELİ’NİN YEĞENLERİ DENEBİLECEK İNSANLARIN NEREDEYSE TAMAMI Ermeni ya da Hıristiyan isimleri alabiliyordu.???

ERTESİ GÜN YAŞADIĞIM ŞOK DAHA DA BÜYÜDÜ!

Yine emekli nüfus memurunun gecekondu mahallesindeki evinin kapısındaydım. Dünkü gerilimli saatlerden sonra bu sefer beni güleryüzle karşıladı. Belli ki hazırlık yapmıştı. Hemen masaya geçtik ve anlatmaya başladı:

“Bugünkülere hiç inanmayacaksın belki ama madem başladık anlatıp bitireyim. Amca kızına bakalım:

SERPİL BAHÇELİ: Salih; Saniye’den olma 1946 Osmaniye-Hasanbeyli’ye kayıtlı.

Serpil hanım’ın yeri soy ismi nedir biliyor musun: FETTAHOĞLU!

Bu FETTAHOĞLU ailesinde AKSAY VE ÇANGA soyadları önemli. Bak şimdi bu zincir bizi nereye çıkaracak:

AYŞE NEZİHE ÇANGA: Mustafa ve Fatma’dan olma, 1936 Adano-kozan nüfusuna kayıtlı. Nezihe hanım’ın esas soy ismi ÇAMURDANOĞLU. Hatta sonra OĞLU kısmın çıkartıyorlar sadece ÇAMURDAN kalıyor. Al bakalım sana bir kaç tane aynı kütüğe kayıtlı ÇAMURDAN soy isimli kişi:

DERYA ERİKE ÇAMURDANOĞLU: Mustafa Ökkeş ve Ayşe Aysel’den olma 1957 doğumlu. Adana-kozan nüfusu.

ANİTA Deniz ÇAMURDANOĞLU: Gürkaynak ve ERİKA’dan olma. 1959. yine Adana-Kozan.

AGNES MARİA MAGDELENE ÇAMURDAN: FRANCOUİS JEAN PİERRE VE MARİE LOUİSSE CHARLOTTE ADREA’dan olma, Adana-Kozan nüfusuna kayıtlı.

Selçuk Emre ÇAMURDAN: Mehmet Cihan ve AGNES MARİE MADELEİNE’den olma 1985 doğumlu Adana-Kozan nüfusuna kayıt ettirilmiş.”

Yine beynim uyuşmuştu. Türçülük, Ülkücülüğün sembol isminin aile kökenindeki isimler içimi ‘cız’ ettirmişti. Boğazıma bir yumruk tıkanmıştı sanki. Yutkunamıyordum. İhtiyar adam anladı. Gözlüklerinin üstünden bana baktı ve ‘Bunlar daha ne ki hele bir dinle’ dedi. Devam etti:

“Aynı ailenin çocuklarının isimleri. Artık gizlenmeye bile gerek duymuyorlar:

SÜREYYA ELSA MİLLER: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1986, Adana-Kozan..

RİFAT ORHAN ÇAMURDAN: Mehmet Cihan, AGNES MARİE MADELEİNE’nin çocuğu. Adana-Kozan doğumlu 1980.

SELİNA SAKİNE MİLLER: B una annesinin ismi de konmuş: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1992, Adana-Kozan.

SERPİL FETTAHOĞLU’nun ailesindeki Öznur Hanım’a dikkatlice bakarsak bizi çok daha ilginç bir noktaya götürecek.

ÖZNUR FETTAHOĞLU: Mahmut nedim, Emine kızı, 1948, Osmaniye-Hasanbeyli.

Sonra küçük bir kayıt değişikliğini iyi farketmek lazım:

ÖZNUR FETTAHOĞLU: Mahmut nedim, Emine kızı, 1948, Osmaniye-Düziçi!!!

Neden düziçi? Diye soracak olursan, şimdi söyleyeceğim isim bunun cevabı olacak sanırım:

Düziçi Nufus memurluundaki FETTAHOĞLU kayıtlarında Algan soy ismi kimsenin dikkatini çekmez. BAHÇELİ’NİN annesinin yakın akrabası olan bu aileden bir isim yakında yapılacak seçimlerin kaderini belirleyen bir isimdir desem şaşırırmısın…

Şaşır o zaman bak bu kim?

TUFAN ALGAN: Ahmet ve Sultan’dan olma, 1939 Osmaniye Düziçi Nüfus müdürlüğüne kayıtlı.”

Bu tam bir şoktu. Demek TUFAN ALGAN ile DEVLET BAHÇELİ akraba idi. Hem de hiç de uzak olmayan akraba!

İhtiyar durdu, gözlüğünü çıkarıp masaya koydu, elleriyle gözünü oğuşturup:

“Şimdi söyle bakalım başka hangi ülkede, birisi siyasi parti lideri, diğeri Seçim kurulu Başkanı olan iki akraba olabilir. Üstelik bunlardan biri, Yani TUFAN ALGAN, akrabası BAHÇELİ’nin rakiplerini ekarte etti. RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE NECMETTİN ERBAKAN’IN seçim yasağı almasında akrabalık bağının hiç etkisi olmadığını kim söyleyebilir. Üstelik karar bir oy fazlasıyla alınmışken ve o fazlalık oy TUFAN ALGAN’a aitken!! Bu seçim dürüst ve namusludur denilebilir mi?”

Artık kafam karman çorman olmuştu. Duyduklarıma inanamıyordum. Allah’tan bunu kimse bilmiyor diye sevindim ilk başta.b Ama bu dürüstçe bir davranış değildi. Hem ailesindeki Ermeniler, Hıristiyanları bilmeyen biz Ülkücü Gençlik bu adamın ardından nasıl hala gidebilirdik ki?

Yaşlı adam devam etmek istedi:

“Biliyorsun Devlet BAHÇELİ’nin annesi, ÖKKEŞ ALP KIRIKKANAT’IN HALASIDIR. Bunu dün sana ayrıntılarıyla anlattım. Hadi şimdi KIRAKKANAT ailesine bir göz atalım.

SANEM KIRIKKANAT: Remzi, İlkin’den olma, 1974, Osmaniye merkez kayıtlı.

Sanem hanımı takip edelim:

SANEM GEÇER: : Remzi, İlkin’den olma, 1974, Osmaniye Merkez kayıtlı.”

“Sus artık, tek kelime duymak istemiyorum!!”

Bağırmıştım… Yaşlı adam tedirgin oldu. Bir an için ona zarar verebileceğimi düşünmüş olacak ki, sandalyeden kalkacakmış gibi doğruldu. Öyle bir niyetim olmadığını belli ettim.

“Çok sağolasın iki gündür anlattıklarında kafamdaki sisleri dağıttın” dedim emekli memura.

Beni kapıdan uğurlarken gülümseyerek:

“Tekrar gel delikanlı. Bu sefer sana DEVLET BAHÇELİ’nin annesi ile AHMET NECDET SEZER’İN karısı arasındaki ilginç zinciri anlatırım. Ermenilerin, Yadudi halkaların bulunduğu zinciri. Kimbilir Belki SEMRA SEZER KÜRÜMOĞLU’nun Ermeni olduğunu ispatlarım sana!”Yine ne saçmalıyordu bu adam, Cumhurbaşkanı’nın karısı Ermeni miydi?

Dönüp tekrar dinleyecektim ama liderimin yıkılan kişiliğinin enkazı altında ezilmişti ruhum. Soruyorum şimdi size, Ermeni dölü bebek katili terörist başı Apo ile Benim Liderim arasında nasıl bir zincir vardı ve ben ne yapmalıyım!!!

İYİCE DÜŞÜNÜP ARAŞTIRALIM!!

saygılar

Alıntı

2009

SOSYAL MEDYA : TWITTER’DA BİR MUHALİFİN PAYLAŞIMI OKUNMA REKORU KIRDI /// NEDEN BİZ KAZANDIK DİYORUM !!!!


Almanya’dan Güzelcan Çelik’in paylaşımı sosyal medyada paylaşım rekoruna koşuyor.

İşte o paylaşım : NEDEN BİZ KAZANDIK DİYORUM !!!!

  • Ben Amerika’ya katil derken, Sen katile hizmet ediyordun.
  • Ben Fetö’ye terörist derken, Sen hoca efendi diyordun.
  • Ben Apo’ya bölücübaşı derken, Sen barış elçisi diyordun.
  • Ben Atatürkçü paşalara sahip çıkarken, Sen Ergenekon’un savcısıydın,
  • Ben Suriye’nin iç işlerine karışmayalım derken, Sen Amerika’nın gazıyla Esed gidecek diyordun.
  • Ben milli bayramlarımda coşayım derken, Sen bana biber gazı sıkıyordun.
  • Ben 1 Mayıs’ta işçi tulumuyla halay çekerken, Sen beni copluyordun.

İşte bu yüzden seni sevmiyorum.

  • Ben ülkemin muassır medeniyetler seviyesinde olmasını istiyorum, Sen tarikatlar şeyhler ve müritler ülkesi yapmaya çalışıyorsun.
  • Ben bütün inançlara eşit mesafedeyim, Sen kendi inancın dışındakilere düşmanlık yapıyorsun.
  • Ben kadınla erkek eşittir diyorum. Sen kadını aşağılıyorsun.
  • Ben bilimi birinci yol gösterici kabul etmişim, Sen bilime düşmanlık ediyorsun.
  • Ben sanatın içinde yaşıyorum, Sen sanatın içine tükürüyorsun,
  • Ben ormana yeşile sahip çıkıyorum, Sen rant uğruna kesiyorsun.
  • Ben demokrasiyi amaç edinmişim, Sen demokrasiye araç diyorsun.

İşte bu yüzden seninle anlaşamıyorum.

  • Ben insanım, Sen kul olayım istiyorsun.
  • Ben düşünüyorum, Sen vuruyorsun.
  • Ben sorguluyorum, Sen biat istiyorsun.
  • Ben çoğulcu demokrasiden yanayım, Sen tek adamlık istiyorsun.
  • Ben Cumhuriyetçiyim, Sen saltanat istiyorsun.
  • Ben laikim, Sen şeriat istiyorsun.
  • Ben halkçıyım, Sen kralcı olmamı istiyorsun.
  • Ben Anadolu çocuğuyum, Sanayide çıraklık, Tarlada ırgatlık, Kışlada askerlik yaptım. Sen çocuğuna çürük raporu alıyorsun.
  • Ben türküyüm, Hasret Gültekin’im, Nesimi Çimen’im, Muhlis Akarsu’yum, Sen beni yakıyorsun,
  • Ben ozanım, Aşık Mahsuni’yim, Arif Sağ’ım, Fevzi Kurtuluş’um, Sen sazımı kırmak istiyorsun,
  • Ben halkım, Deniz Gezmiş’im, Dadaloğlu’yum, Pir Sultan Abdal’ım. Sen kellemi istiyorsun.
  • Ben solcuyum, Ben Nazım Hikmet’im, ben Uğur Mumcu’yum, Sen bana vatan haini diyorsun.
  • Ben Atatürk’ün torunuyum, Sen ATA’ma ayyaş diyorsun,

İşte bu yüzden sana Oy vermedim ve biz kazandık diyorum !!!!

Kaynak : http://orajpoyraz.blogspot.com/2018/04/guzelcan-celik-neden-sana-oy.html

SİYASİ DOSYA /// AKP MUHALİFİ TUNCAY KUL : AKP NEDEN HEP %47…? ??


AKP MUHALİFİ TUNCAY KUL : AKP NEDEN HEP %47…???

Ah be kardeşim bu şimdi değil ki 90 yıldır zaten böyle… Hep %47 onlar…

Sakarya Meydan Muharebesinden firar edip kaçan askerlerin oranıdır %47…

Kurtuluş Savaşından firar edip kaçan askerlerin oranıdır %47…

Bunlar hiçbir zaman TC’ye ve Kurucusu Atatürk’e inanmadılar ki.

Sorduğun soruya bak… Bunlar zaten hep %47 idi ki.

Bunlar 90 yıldır sinsi sinsi fırsat bekleyen Cumhuriyet düşmanlarıdır.

Osmanlı’nın dış güçlere teslimiyetçi idaresine tabi olup Atatürk’ün “Ya İstiklal ya ölüm” felsefesi ile mandacılığı red eden zümre aynı zümre mi zannediyorsun… O ingiliz sömürsündeki mandacı Osmanlıcılar hep %47 idi.

Cumhuriyet kurulduktan sonra 90 yıl dış güçlerin yetiştirdiği sahte imam hoca müezzinlerin fetvaları ve parasal yardımı ile erketede sinsi sinsi beklediler. Ve hasbelkader hükümet oldular. Sen onların düşmanlarının dış güçler olduğunu mu zannediyorsun…? Çok komiksin… Onların tek düşmanı Cumhuriyetçilerdir aslında. Onlar 90 yıldır sabredip düşman oldukları TC hükümetini ele geçirerek sanki bir ülkeyi Feth etmiş gibi kendilerine karşı olan zihniyetlerin malını mülkünü her bir şeyini talan ederek kendilerine helal kabul ederler. Yani Dar-ül Harb halindedirler.

Dar-ül Harb nedir bilir misin. . ?

Dar-ül Harb; İslama göre bir başka ülke ile savaş edip zafer kazanıldığında o ülkenin tüm ganimetleri savaşı kazananlara helaldir mantığıdır. Onların cihadı dış güçlere veya bir başka ülkeye karşı değil ki sadece TC’ye karşıdır… Bu nedenle geldiklerinden beri TC ülkesini soyup soğana çevirerek talan devam etmektedir. Ve bunu sözde islam adına yapıp birbirlerine helal olduğunu empoze edip dururlar. Çünkü onlar geldiklerinden beri (2002 yılından beri) “Dar-ül Harb” zihniyeti ile yönetimdedirler. Ülkede cumhuriyete ait satılmadık yer bırakmamaları buna delildir.

Bu nedenle seçim ortamlarında Rakiplerine Şeytanın bile aklına gelmeyecek iftiralar atmaktadırlar.

Bu psikolojileri tamamen korkunun eseridir. Korkuyorlar.

Onlar için seçimler oylama ile kazanılacak veya kaybedilecek bir demokrasi ortamı değildir. Onlar için seçimler sadece ÖLÜM – KALIM meselesidir. Seçimlere demokrasi ortamı diye bakan sensin onlar değil ki. Onlar için seçimleri kaybetmenin manası ya zindan ya da ölümdür.

Böyle bir zihniyette olan şuur hiç seçimleri kaybeder mi…? Bunu göze alabilirler mi…? Ne yapar ederler yalan dolan hırsızlıkla yine de kazanırlar.

Sen seçim yaptık zannedersin oysa onlar o seçim sürecinde ölüm kalım savaşına girmişlerdir… İşte BEKA dedikleri mesele de budur.

Neden mi Beka…?

90 yıl diş bileyip sabredip ancak bir FETÖ örgütü (cemaat) kurarak beraberce içlere sızdıkları bir ülkede sonra bir bahane ile şirin gözükmek için o örgüte Terör örgütü deyip TC Meclisini Lav ederek ele geçirdikleri TC’yi seçimlerde kaybetmeleri onların bir daha 200 belki de 250 yıl sonra tekrar geri gelmelerine sebep olur… Bunu asla göze alamazlar.

İşte onlar için Beka budur.

90 yıl sabrederek ele geçirdikleri TC’yi kaybederlerse bir daha anca 200- 250 yıl geri atar bu davaları. Üstelik canlarından mallarından olurlar.

Yani senin için sadece basit bir seçim dediğin olay onlar için ölüm kalım mücadelesidir.

Anladın mı BEKA ne imiş…?

Bunlar ülkenin bir bölümünü dış güçlere heba ederler de yine de koltuklarından vaz geçmezler. Bunlar koltukları davasına Serv i bile kabul edebilecek zihniyetteki zümre… Hiç acımadan Vatanın bir çok parçasını elden çıkarabilecek şuurda kişilikler. İç savaş çıkmasına çekirdek çatlatarak seyredecek olan zümre… “15 Temmuz FETÖ kalkışması fırsatını iyi yönetemedik” dediler… Bu zihniyet 15 Temmuz’u bir fırsat olarak gördü. Bu söylemlerinden belli değil mi…? TBMM ‘yi bu fırsat ile Lav ettiler.

Yunanlıların 18 adamızı ele geçirmelerine hiç ses çıkarmayarak zaten belli ediyorlar bazı şeyleri. Kıbrıs açıklarında Yunanlıların petrol yataklarımıza el koymasına ses çıkaramayan zümre.

Anlayın işte… Daha nasıl anlatılır ki onların düşmanı dış güçler değil kendi halkıdır.

Bu dava Osmanlı’da 2. Beyazıt ile başladı. Fatih Sultan Mehmed’in oğlu 2. Beyazıt dinci bir kişi idi. Fatih Sultan Mehmet ise akılcı medeniyetçi ve kültürcü idi. 2. Beyazıt padişah olduktan sonra babasının tüm zihniyetinin tam tersi olan dinciliğe yöneldi. Akılcılıktan dinciliğe yönelerek cahil insanlardan ordular kurarak fetihler yaptı. Oysa ki babası Fatih Sultan Mehmet akıl mantık kültür edebiyat sanat medeniyet aşığı bir adam olarak Avrupa’ya yönelen ilk kişidir. Bu gerçekleri tarih pek yazmaz.

Osmanlı’da manevi ve akli çöküş 2. Beyazıt ile başlamıştır.

Bunlar 47 kromozom beyine sahiptir bunlar hep vardı zaten bunlar hep %47.

Bu gizemli ve söylenmeyen önemli sırrı sakın unutmayasın ey Türk evladı.

23 Nisan 2020 de TBMM sinin tekrar açılması

29 Ekim 2023 de Cumhuriyetin tekrar kurulması Kuran’ın Asr’a yemin ettiği işaretlerden biridir.

Aynı 19 Mayıs 1919 da olanlar 2019 da olduğu gibi.

Ey Türk evladı…!

Selam ve Selamet senin üzerine ola…

Kullarından bir kul

Tuncay KUL

LİNK : https://twitter.com/ulusalcomtr/status/1137655848023592961?s=12