MK ULTRA PROJESİ : VÜCUDUNUZA MİKROÇİP YERLEŞTİRİLMESİNİ KABUL EDER MİSİNİZ ?? ??


VÜCUDUNUZA MİKROÇİP YERLEŞTİRİLMESİNİ KABUL EDER MİSİNİZ ????

22 Mart 2020

Yeni geniştirilen aşı sisteminde, vücuda yerleştirilebilinir dijital kimlik kartı sözkonusu;
Microsoft, ilaç şirketleri ve birtakım vakıfların destelediği grupların oluşturduğu birliğin sordukları soru şu. Vücudunuza mikroçip yerleştirilmesini kabul eder misiniz?
Microsoft şirketinin inisiyatif alarak liderlik yaptığı “ID2020” isimli programda hedef gezegendeki her bir insana dijital kimlik vermek. Bu kimlik programı ile tıpkı parmak izi gibi herkesin kendisine ulaşılabilen bir kimlik kaydı olacak.

ID2020 nedir?
ID2020 birliği emsalsiz olarak nitelendirdiği bir felsefe ve şeffaf yönetime sahip olduklarını iddia etmektedirler. Id2020 dijital kimliğin hedefi, çözümlerin ve teknolojilerin uygulanması, finansmanı ve dizaynı için yeni bir küresel model inşa etmektir. Diğer birçok ortaklık çabaları kullanıcı yöneticisi, özel korumalı ve portatif dijital kimlik konusuna odaklanmamıştır.

Birliğin ortakları fonları bir havuzda toplayarak farklı faydalar, hizmetler ve kişinin hayatı boyunca karşılaşacağı değişik problemler için bir platform olması düşünülen holistik dijital kimlik programına yatırım yapmaktadır.

Birlik ortakları olan şirketler dâhil olmak üzere toplam milyarlık kapsamları hedeflemekte ve dijital kimlik kararlarında ittifakın fonları nasıl idare edeceği hangi programı destekleyecekleri ve hangi teknik standartların destekleneceği ittifak ortakları tarafından şeffaf yönetim sürecinde herhangi bir kurumun veya sektörün baskın olmasını önleyerek etik yaklaşım taahhütlerini paylaşmışlardır.
ID2020 birliği, Bill Gates tarafından öncelik alarak liderlik ettiği bir “ dijital kimlik haklarını alma” projesidir. Resmi ID2020 sitesine göre şu anki resmi kimlik tanımlama metotlarının “antik” olarak tanımlanmakta ve herkes tarafından ulaşılamadığı iddia edilmektedir. Bu birliğin iddiasına göre mevcut dijital kimlik tanımlama metotlarıyla gerçek kimlik bilgilerine ulaşılmanın kolayca engellenmekte ve uygun çevrimiçi tasdik gerçekleşmemektedir.
ID2020 birliği sadece uygun resmi çevrimiçi ID (Kimlik) nasıl olabileceği konusunda yeni tanımları nitelendirmekte ve ID2020 “iyi” dijital kimliğin nasıl olacağının tarifinin geliştirilmesi için araştırmalar yapmaktadır. Gates ve ittifak kurulu “iyi” dijital Kimlik teknolojisine kıstaslarına ulaşan şirketlere ve teknolojilere verilen “ onay işareti ”ne sahiplerdir. ID2020 birliği holistik bir yaklaşımla, market piyasa tabanlı ve sorunlara tam kapsamlı ve tam ölçekli yaklaşım yapmaktır.
Hiçbir devlet, şirket veya ajans bu sorunları tek başına çözemez. Geleceğin dijital kimliğin gelecekteki yolu ve karşılaşabileceği riskler dayanıklı bir işbirliği ve küresel ortaklık gerektirmektedir.
Grubun başlıca ortakları Accenture, Gavi aşı birliği, the Rockefeller vakfı, Mikrosoft ve ideo.org kuruluşlarıdır.
AŞIYLA BAĞLANTISI NE?
Bu konuda ihtilaflı olan konu ise ID2020 grubunun arkasında ki fikir olan yaptıkları dijital kimlik tanımlanması için kişiye çip (yonga) formunda kimlik tanımlama cihazını implant etme teknolojisidir.
Bu kimlikle Evsiz insanlara veya gelişmekte olan ülkelerdeki insanlara holistik destekli Blok zincire (Blockchain) erişimine yardım etmektir.
Bu Teoride Bill Gates vakfı tarafından insanların ücretsiz aşılanma imkânına sahip olabilecekleri bir uygulamadır.
Böylece, bu implantlar şifreli, kimlik olmadan normalde alamayacağınız hizmetlere kolayca erişim imkânı sağlayan blok zincir destekli veriler taşıyacaktır.
Aynı zamanda hizmet görevlileri ve araştırmacılar kimlerin aşılarını güncelleneceğini bu kimlik tanımlama sistemi ile takip edebileceklerdir.
BU NİÇİN BAZILARINI TEDİRGİN EDİYOR?
Bu konuda bazıları dünyanın en zengini olan Bill Gates’in özel şirket ittifaklarıyla beraber yeni bir dijital kimlik standardı yaratmaya çalışmasından endişelenmektedir.
Gates finans kaynağı olarak kullandığı Microsoft ve politik olarak da kullandığı hayırsever örgütlerinin kanalıyla ve bunun yanında finansal olarak idare ettiği güçleri de kullanarak, insanlara mikroçip takmak fikri kamuoyu tarafından biraz sinir bozucu bulunmaktadır.
Fakat uygulama ilk başta gözüktüğü gibi ürkütücü değildir. Blok zincir kimlik uygulaması ile holistik olarak çok fakirleşmişlere ve evsizlere erişim yetkisi vermeye hedeflenmesi kulağa kötü bir şey olarak gelmiyor.
Diğerlerinin genel olarak söylediği ise takip edilme fikri. Bu sizin hiç kabul edebileceğiniz bir şey mi?
Mehmet Doruk

MK ULTRA PROJESİ /// YAVUZ SELİM DEMİRAĞ : SUBLİMİNAL MESAJ!. .


YAVUZ SELİM DEMİRAĞ : SUBLİMİNAL MESAJ!. .

E-POSTA : ysd592

22 Aralık 2019

Köroğlu "Tüfek icad oldu mertlik bozuldu" demiş . Günümüzdeki alavere-dalaverelere tanık olsa bilmem neler söylerdi.

Yazının başlığını gören duyarlı okurlarımız "Nereden çıktı bu yabancı deyim. Türkçesi yok mu?" haklı sorusunu yöneltecektir.

"Kişinin bilinç altına gönderilen gizli mesaj" anlamına geliyor ve çoğunlukla reklam sektöründe kullanılıyor. Bir de gizli servislerin metodu olarak biliniyor. İyi de "niye yabancı deyim?" de ısrar edenler için kısa hatırlatmalarda bulunacağım.

Ergenekon balyoz ve askeri casusluk kumpaslarında "deniz yerine okyanus" "telsiz yerine radyo" gibi Amerikan deyimleri iddianameye yansımış ard arda yapılan operasyonlara da "dalga" adı verilmişti. O "dalga" da Amerikan deyimi idi. Zira operasyonu yapan polisler bile kameranın açık olduğunu unutup: "Amerikalı hocaların gösterdiği gibi" bile diyerek "iplerin aslında kimlerin elinde olduğunu itiraf" etmişlerdi.

Nitekim FETÖ’nün emniyeti büyük ölçüde ele geçirmiş olan polisleri sahte dijital belgeler ile yine yargıya sızdırılan savcı ve hakimler ile 15 Temmuz hain kalkışmasının zeminini hazırlamışlardı.

Kumpas davalarının iddianamelerindeki "Subliminal mesaj" terimi 15 Temmuz sonrasındaki davalarda da geçiyor. ‘FETÖ’nün "Subliminal mesajları" diye. Görünen o ki polisi savcısı hakimi ve de devletin etkili-yetkili mercileri bu "Subliminal mesaj"ı pek sevmiş. Sadece reklam sektöründe değil emniyete yargıya siyasete kadar sırayet etmiş subliminal… Dikkatlice incelediğimizde bu "Subliminal mesaj"ın çoğunlukla muhaliflere karşı uygulandığını görüyoruz.

Ne de olsa canım memleketimde "muhalif olmak yürek istiyor!"

"Adalet istiyoruz!" diye Ankara’dan İstanbul’a yürüyen CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na 450 km’lik yol güzergahında defalarca "Subliminal mesaj" verildi. Mermi koydular mesela… İktidar partisinin belediyesi yola gübre döktü örneğin… Suikast timi son anda yakayı ele verdi gibi ard arda yüzlercesini sıralayabiliriz. Yetmedi Ankara-Çubuk’ta şehit cenazesinde Bakanların Genelkurmay Başkanı Emniyet müdürlerinin arasında "linç girişimi"nde bulunuldu… Bir nevi "İstersek seni halka linç ettiririz" mesajı verilmedi mi?

Muhalif gazeteci olmak da zor iş.

Evimin önünde öldüresiye döverler.

Sokakda gözlüğünü telefonunu kırıp yumruklarlar.

"Her an peşindeyiz!" mesajıdır.

Yazdıklarından dolayı zırt-pırt dava açıp "hukuk sopası" gösterirler. Usul ve esasa uymadan tazminat ve hapis cezası yağdırıp hapishane ile terbiye etmeye kalkışırlar.

Yetmez! Yasaya göre "Adli Kontrol!" adına hafta da 2 gün imza attırıp 15 günde bir zorunlu seminere katılmaya zorlar. Halen "çiçek-böcek-magazin" yazmıyorsan gece yarısı zulmü başlar. Konferans seyahatleriniz takibe alınır. Uçağa binerken "duruşmaya katılmadın" diye gözaltına alınırsınız. Otelde gece yarısı kapınız çalınır "Yakalama kararınız var ifade vereceksiniz" diye götürülürsünüz. Evinizden sevdiklerinizin yanından lokantadan düğünden nişandan bile alınıp geceyi karakolun ünlü (!) nezarethanesinde geçirdikten sonra lütfen ifadeniz alınıp serbest bırakılırsınız!

Bu işte "subliminal mesaj" dır.

"Çok hoplayıp zıplama… Her an ensendeyiz. Güç bizde olduğu müddetçe boza pişirmeye devam ederiz. Evinin önünde dövmekle kalmayıp karının koynundan da alır yetmezse kafana sıkarız!" mesajıdır bu…

Öyle ise yanlış kapı çaldınız!

Vız gelir tırıs gider!. .

LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/subliminal-mesaj-54313yy.htm