KİTAP TAVSİYESİ : İFŞA – MİT’i kibrit kutusu ile kimler dinledi ? /// YAZAR : TOYGUN ATİLLA


MİT’i kibrit kutusu ile kimler dinledi ?

Gazeteci Toygun Atilla son yılların en büyük sırlarını kitabı ‘İFŞA’da anlattı. Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan kitapta "MİT’i kibrit kutusu ile dinleyenler" ifşa olurken, Fidan’ın özel kalem müdürünün tutuklanışı, MİT’e sızan köstebeğe referans olan siyasiler, karı koca istihbaratçıların sırrı, Pensilvanya-Ankara arasında kuryelik yapanlar, Gülen’in futbola el attığı tarih, örgüte katılan futbolcular ve daha fazlasına ilişkin bilinmeyenler yer alıyor…

Hürriyet gazetesinin polis, istihbarat ve adliye alanındaki tecrübeli muhabiri Toygun Atilla, yakın döneme damga vuran olayları kitabı "İFŞA"da ortaya çıkartıyor.

Atilla’nın 3 yılı aşkın bir süredir üzerinde çalıştığı kitabı tamamlandı.

Toygun Atilla "İFŞA" ile gündemdeki siyasi, politik ve polisiye konuların ardındaki sis perdesini aralıyor.

Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayınlanan Toygun Atilla’nın “İfşa” kitabı bugün tüm kitapçılarda satışa sunuldu.

Toygun Atilla’nın kitabı için bir de tanıtım videosu hazırlandı.

Atilla videoyu sosyal medya hesabından paylaştı…

Tanıtım videosu ile de büyük merak uyandıran İFŞA kitabında son döneme ışık tutacak çok çarpıcı başlıklar bulunuyor…

İşte ‘Şimdi İFŞA zamanı" sloganı ile kitapta yer alan o başlıklar…

  • MİT’i kibrit kutusu ile kimler dinledi?
  • MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın özel kalem müdürü hangi operasyonla tutuklandı?
  • Teşkilata sızan köstebeklere hangi siyasiler referans oldu?
  • İstihbaratçı karı kocanın sırrı neydi?
  • Uluslararası konferansta Türkiye’yi temsil eden hangi Türk diplomat İsviçre’ye sığınma talep etti?
  • 17-25 Aralık krizinde Pensilvanya-Ankara hattında kimler kuryelik yaptı?
  • iş insanı Zaman gazetesinin hisselerini neden aldı?
  • Soruşturmalardan aklanmasının sırrı ne?
  • Fetullah Gülen futbola el atmaya ne zaman, neden karar verdi?
  • Cemaate direnen efsane kulüp başkanı kim?
  • Hangi futbolcular örgütü anlattı? Hangi futbolcular soruşturulmadı?
  • Danıştay’ın kapısındaki darbe şifresi neydi?
  • Hangi Cumhurbaşkanı’nın Danıştay’a atadığı hâkimler örgüt militanı çıktı?
  • Otomobildeki 14 kişinin sırrı…
  • 121 soruşturma, 114 dava açılan gazeteci kim?
  • Türkiye’nin yakından tanıdığı emniyet müdürü nasıl ortadan kayboldu?
  • Katalog kadınların sırrı neydi?

TOYGUN ATİLLA KİMDİR?
Araştırmacı gazetecilik dalında önemli haberlere ve kitaplara imza atan Toygun Atilla, mesleğe 1991 yılında Günaydın gazetesinde başladı. 1992 yılında Hürriyet gazetesine geçti.

27 yıldır Hürriyet gazetesinde muhabir olarak gazetecilik yapan Toygun Atilla, organize suç örgütleri, terör ve istihbarat alanlarında uzmanlaştı.

Türkiye’nin yakın geçmişinde yaşanan hemen hemen tüm polisiye operasyonları Ergenekon, Balyoz Askeri Casusluk, Şike vb. kumpas davalarını takip etti.

Toygun Atilla, bu konularda kamuoyunda çok ses getiren haberlere ve söyleşilere imza attı.

2011 yılında, Cumhuriyet gazetesi yazı işleri eski müdürü Bülent Dikmener anısına düzenlenen haber ödüllerinde Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.

Toygun Atilla, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğretim görevlisi olarak da görev yapmaktadır.

KİTABI BURADAN SATIN ALABİLİRSİNİZ.

VATAN PARTİSİ DOSYASI /// MİT ESKİ KONTRTERÖR D. BŞK. Mehmet Eymür : Aydınlık hareketini solu bölmek için biz kurduk


MİT ESKİ KONTRTERÖR D. BŞK. Mehmet Eymür : Aydınlık hareketini solu bölmek için biz kurduk

MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür, Aydınlık hareketinin solu bitirmek için kurulduğunu ve Doğu Perinçek’in Abdullah Öcalan’la Bekaa’da çekilen fotoğraflarını kendisinin servis ettiğini açıkladı.

CNN TURK canlı yayınına telefonla bağlanan, Mehmet Eymür “Fethullah Gülen örgütlenmesinin bir eşi de bu Aydınlıkçılardır. Bunlar da sola karşı kurulmuş, solu bitirmek için kurulmuş bir örgüttür. Bunların 1972 senesinde ev ev arandığı zamanda bunları biz bir İngiliz’in evinde yakaladık. Bunların her şeyini ben iyi bilirim. Doğu Perinçek’in PKK’yı ziyaretindeki resimleri de ben bastırdım. Onun için onların bir göbek acısı var zaten.” dedi.

Mehmet Eymür’ün bu açıklamalarına Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’ten 7 gündür bir cevap gelmedi.

Vatan Partisi Genel sekreterinin Cumhuriyet’ yanıtı

Cumhuriyet Gazetesi’nin internet sitesinde yer alan Vatan Partisi’ne yönelik psikolojik savaş argümanına yanıt.

Tarih:12-08-2016 00:16

İnternet sitenizde bugün yayınlanan "Eski MİT mensubundan ağır iddia: Aydınlık hareketini solu bölmek için biz kurduk" haberi tamamen asılsızdır. Aydınlık hareketinin bizzat Mehmet Eymür’ün başında olduğu Kontr-terör Dairesinin baş hedeflerinden biri olduğu herkesçe bilinmektedir. Ayrıca Mehmet Eymür kendisi de programda "Aydınlıkçılar beni yedi kalıba soktular." diyerek bu gerçeği dile getirmiştir. Nasıl olur da sol ile mücadele etmek için kurulan Kontr-terör Dairesinin kurduğu bir örgüt, o daireyi etkisiz kılmış olur? Sadece bu olgu bile iddiaların saçma ve asılsız olduğunun bir kanıtıdır. Ayrıca aynı programda Genel Başkan Yardımcımız Nusret Senem, Mehmet Eymür’ün yalan söylediğini ve iddialarının asılsız olduğunu söylemiş ancak haberde bu bilgi yer almamıştır. Son olarak kendi haberinizin içeriğinde ve o gün yayınlanan programda bile haberinizin başlığındaki ifade geçmemektedir. Bu davranışlarınız habercilikten çok psikolojik savaş faaliyeti gibi görünmektedir. Söz konusu haberde geçenlerin tamamen asılsız olduğunu tekrar ediyor ve bu metni de sitenizde yayınlamanızı talep ediyoruz.

Osman Yılmaz

VATAN PARTİSİ Genel Sekreteri

IŞİD ÖRGÜTÜ DOSYASI : IŞİD’in Türkiye emiri ‘MİT’le toplantıları’ anlattı


IŞİD’in Türkiye emiri ‘MİT’le toplantıları’ anlattı

Ankara ve Suruç katliamlarının sorumlularından IŞİD emiri Ebu Ubeyde kod adlı İlyas Aydın, SDG tarafından yakalandığı Deyrül Zor’da bazı itiraflarda bulundu. Aydın, örgütün yakarak öldürdüğü iki Türk askeri hakkında MİT’le toplantı yaptıklarını, taleplerinin yerine getirilmediğini öne sürdü.

IŞİD’in yönetici kadrosundan Ebu Ubeyde kod adlı İlyas Aydın, Ankara ve Suruç katliamlarından da sorumlu tutulan isimlerden.

DUVAR – ‘IŞİD’in Türkiye emiri’ olarak anılan, Ankara ve Suruç katliamlarının yanı sıra iki Türk askerinin yakılmasının sorumluları arasında bulunan Ebu Ubeyde kod adlı İlyas Aydın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından yakalanıp götürüldüğü kampta bazı itiraflarda bulundu. İstanbul IŞİD Ana Davası’nda örgütün İstanbul lideri olarak geçen Aydın, iki Türk askerinin yakılması öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile görüşmeler yaptığını öne sürdü; askerlerin, bu görüşmelerde anlaşma sağlanamadığı için yakılarak öldürüldüğünü iddia etti.

Mezopotamya Ajansı’ndan Nazım Daştan’ın haberine göre, Aydın’ın öne sürdüğü bazı iddialar şöyle:

MİT’LE TOPLANTI İDDİASI

Aydın, MİT’in IŞİD’le bir dizi görüşme gerçekleştirdiğini, toplantılardan ikisine kendisinin de katıldığını öne sürdü. İddiaya göre, görüşmelerden biri Türkiye’nin Musul Konsolosluğu çalışanları ile Astsubay Özgür Örs’ün 1 Ocak 2016 tarihinde Kilis sınırında kaçırılıp 5 Ocak’ta bırakılması olayında gerçekleşti.

IŞİD TÜRKİYE’DEN ‘SINIR GEÇİŞLERİNDE KOLAYLIK’ İSTEMİŞ

Aydın, kendisinin katıldığı görüşmelerden ilkinin ise IŞİD’in esir aldığı Türk askerleri Sefter Taş ve Fethi Şahin’in kurtarılmasına odaklandığını anlattı. Üç kişilik MİT heyetinin ‘tek derdinin askerleri almak olduğunu’ söyleyen Aydın, IŞİD tarafının ise karşılığında sınırdan Suriye’ye geçerek örgüte katılmak isteyenlerin engellenmemesini istediğini anlattı. İddiaya göre Türk tarafı “Biz onları tutmak zorundayız. Dış güçler ve dünya bizi sıkıştırıyor, kapıları kapatın diye biz de sizi sıkıştırıyoruz” yanıtı verdi. Aydın IŞİD’in bu yanıta “Biz Türkiye’yle savaşmıyoruz” karşılığını verdiğini anlattı; “Orada bir sonuca varmadık. Onlar da biz de gidip bunun üzerine çalışalım, bundan sonra geçişler için nasıl kolaylıklar olabilir. Nasıl bir birimize zarar vermeden yürütebiliriz üzerinden tekrar görüşecektik” iddiasında bulundu.

#DêraZor‘da QSD’nin esir aldığı #DAİŞ‘in Türkiye Emiri #İlyasAydın, bugün de MİT ile yaptıkları toplantıları, Suruç ve Ankara patlamalarının ayrıntıları, Cerablus pazarlığını ve 2 Türk askerinin yakılmasının ayrıntılarını anlattı.https://t.co/mIr9cRJhco pic.twitter.com/QJSX3Hf3ks

— Mezopotamya Ajansı (@MAturkce) May 7, 2019

‘KÜRTLER İLE SOLCULARIN MİTİNGİNDE BOMBA PATLAMIŞ…’

Aydın, bu ilk toplantı sırasında Ankara katliamının meydana geldiğini de anlatarak, “Kapıyı vurdular bizimle konuşan yetkili dışarı çıktı. Geri geldiğinde ‘Kürtler ile solcuların mitinginde bomba patlamış. Siz mi yaptınız?’ diye sordu. Bizim bir şeyden haberimiz yoktu. Ben yanımdaki arkadaşa döndüm. Biz içerdeyken bizimkiler böyle bir şey yapmış olabilir mi diye sordum. Dediler bizimkiler olabilir” dedi.

İKİNCİ TOPLANTIDA BAĞDADİ’DEN ERDOĞAN’A MESAJ GÖNDERİLDİ

Aydın, bu toplantıda anlaşma sağlanamaması sonrasında 2-3 ay sonra ikinci bir görüşme yapıldığını ve burada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a iletilmesi için bir tehditte bulunduklarını öne sürdü. Aydın, Türkiye’nin sınırı geçerek IŞİD’e katılmak isteyen kişileri engellemeye devam etmesi halinde saldırı tehdidinde bulunduklarını öne sürdü; “Eğer bu yeni politikanızda ısrar ederseniz Bağdat ve Şam’ı bırakıp, Konstantiniye’yi (İstanbul) almaya hazırız. Bu, Ebu Bekir Bağdadi’in mesajıydı” diye aktardığı tehdidin Erdoğan’a iletilmesini istediklerini iddia etti.

İddiaya göre, IŞİD’ciler görüşmenin bu noktasında, örgütün kameralar önünde infaz yöntemlerini hatırlatarak iki Türk askerinin de böyle bir şekilde öldürülebileceği tehdidinde de bulundu.

‘KÜRTLER İLE TÜRKLER KARŞI KARŞIYA KALSIN DİYE…’

Aydın’ın, Mezopotamya Ajansı’nın ayrıntılı olarak aktardığı bir iddiası da, MİT’in ikinci toplantıda IŞİD’in Cerablus’tan çekilmesini istediği yönünde. Aydın örgütün daha sonra ‘Türkler ile Kürtlerin karşı karşıya kalması’ için Cerablus’tan çekildiğini öne sürdü. Aydın, ‘daha önce kaçak olarak Türkiye’ye verdikleri petrolü resmileştirmek istediklerini’ de iddia etti.

ASKERLER NASIL YAKILDI?

Aydın, taraflar arasında kendisinin katılmadığı bir üçüncü toplantının daha yapıldığını ve anlaşma sağlanmayınca Bağdadi’nin Türkiye’yi hedef olarak gösterdiğini söyledi. İddiaya göre, Bağdadi’nin açıklamalarından sonra askerler yakılarak öldürüldü. Aydın’ın, “Yakan kişi olan Hasan Aydın da benim cemaatimin Adana grubundaydı. Türkiye’deyken biz beraber çalışıyorduk. Daha sonra Hecin’de öldürüldü” sözleri dikkat çekti.

IŞİD’İN SURİYE’DEKİ SON GÜNLERİNDE NE YAŞANDI?

Aydın, Mezopotamya Ajansı’nda yayımlanan ikinci bir ‘itiraf’ haberinde ise IŞİD’in Suriye’de SDG tarafından köşeye sıkıştırılmasının ardından hazırladığı bir planı anlattı. İddiasına göre planda, IŞİD’li ailelerin, Türkiye’yi de dahil ettiği ‘İhvancı’ ülkelerden vatandaşlık alıp kaçmasını öneriyordu.

QSD’nin elindeki DAİŞ’in Türkiye Emirlerinden İlyas Aydın, dağılış aşamasını anlatırken, bölgede kendileri ile ilişkide olan devletleri ve önerdiği çözüm önerilerini anlattı. Aydın, vatandaşlık vermeye hazır İhvancı ülkeler arasında Türkiye’yi de andı. https://t.co/kh4Bc8SmhM pic.twitter.com/UAqntzAKbR

— Mezopotamya Ajansı (@MAturkce) May 8, 2019

‘İDLİB’DEN TÜRKİYE’YE GİDEBİLİRDİK’

Aydın, “Bu konuda Türkiye ile anlaşıp, hepsini İdlib üzerinden Türkiye’ye götürmeyi yazmıştım. Tabi bu konuda El Nusra’dan da yardım istedik. Hatta bu konuda iletişimimiz oldu. Bize yardım edebileceklerini söylediler. Ancak yazdığımız rapor Bağdadi tarafından reddedildi. Eğer dediğimi yapsalardı, bugün hepimiz bu şekilde esir düşmeyebilirdik” dedi.

Aydın’ın ismi, İstanbul IŞİD Ana Davası kapsamından hazırlanan iddianamede “örgütün İstanbul lideri” olarak geçiyor. Ankara ve Suruç katliamları başta olmak üzere beş ayrı eylemden sorumlu tutulan Aydın ayrıca, Kilis sınırında 1 Eylül 2015’te kaçırılan ve esir alındıktan sonra yakılarak infaz görüntüleri yayınlanan askerler Sefter Taş ve Fethi Şahin’in öldürülmesi olayında azmettiricilerinden biri. (Haber Merkezi)

MİT DOSYASI : MİT uyarınca alarma geçildi !!!


MİT uyarınca alarma geçildi

Musevi ve Hıristiyan vatandaşların güvenliğiyle ilgili uyarı yapıldı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) DEAŞ ve El Kaide Terör Örgütü’nün Türkiye’de yaşayan İsrail Hükümeti vatandaşlarına yönelik Paskalya Bayramı, Bağımsızlık Günü, Lag Baomer Bayramı ve Hasat Bayramı’nda eylem yapacağı bilgisine ulaştı. Önümüzdeki günlerde yapılması planlanan kutlamalar için alınan bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaşıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü İsrailli vatandaşlarının olduğu yerlerde ve kutlamalarda tedbirlerin gözden geçirilmesini istedi.

MİT, terör örgütlerini Musevi vatandaşlara yönelik Musevi Bayramları’nda eylem yapılacağı bilgisini Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaştı. Emniyet Genel Müdürlüğü, Musevi vatandaşların yaşadığı yerlerde alınan tedbirlerin gözden geçirilmesini istedi.

İKİ ÖRGÜT EYLEM ÇAĞRISI YAPMIŞ

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) DEAŞ ve El Kaide Terör Örgütü’nün Türkiye’de yaşayan İsrail Hükümeti vatandaşlarına yönelik Paskalya Bayramı, Bağımsızlık Günü, Lag Baomer Bayramı ve Hasat Bayramı’nda eylem yapacağı bilgisine ulaştı. Terör örgütlerini faaliyetlerini deşifre etmek amacıyla yapılan çalışmalar sonucunda Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bir yazı göndererek, Nisan ayı içerisinde kutlanan Paskalya Bayramı’nı yanı sıra Mayıs ayı içerisinde yapılacak kutlamaları hatırlattı ve El Kaide ve DEAŞ terör örgütünü eylem çağrısı yaptığı belirtti.

MİT, HEDEF GÜNLERİ TESPİT ETTİ

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda, Nisan ayında kutlanan Paskalya Bayramı’nın yanı sıra 8-9 Mayıs İsrail Bağımsızlık günü, 22-23 Mayıs Lag Baomer Bayramı, 8-10 Haziran Şavout/Hasat Bayramı’nda yapılacak kutlamaların hedef alınacağı belirtti. Önümüzdeki günlerde yapılması planlana kutlamalar için elde edilen bilgiler, Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaşıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü İsrailli vatandaşlardın yaşadığı yerlerde ve planlana kutlamalarda tedbirlerin arttırılmasını istedi.

GENEL MÜDÜR YARDIMCISI UYARDI

Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren imzasıyla 81 kente gönderilen yazıda, Yeni Zelanda’daki saldırıya karşı Hristiyan vatandaşların düzenleyeceği etkinliklerde saldırı olabileceği ihtimalin karşın gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Ülkeyi zora sokmak isteyecek terör örgütü mensuplarının bu eylemleri yapabileceğini belirten Gülveren, istihbarat çalışmalarına ağırlık verilmesi, tüm ibadethanelerin güvenlik tedbirlerini gözden geçirilmesini ifade etti. Nisan ayının son haftasında kutlana Paskalya (Diriliş) Bayramı için uyarıda bulunan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren, terör örgütlerinin sosyal medya hesaplarını titizlikli takip edilmesini istedi.

MİT DOSYASI : ALEVİNET SİTESİ MİT’İ KÖTÜLEYECEKKEN SİTESİNDE YAPTIĞI HABER İLE MİT’İN REKLAMINI YAPMIŞ OLDU !!!!!


ÖZEL BÜRO NOTU : DAİŞ’İN MUCİDİNİN CIA VE MOSSAD OLDUĞUNU SAĞIR SULTAN BİLE DUYDU. BU KONU ARTIK BİR BİLİNMEYEN DEĞİL. AMA ALEVİNET’İN İDDİASI ÖNEMLİDİR. AMA ŞU BAKIMDAN ÖNEMLİDİR. BİR İSTİHBARAT TEŞKİLATI GEREKTİĞİNDE KARŞISINDA DÜŞMAN OLARAK GÖRÜNEN BİR TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KENDİ MENFAATİ İÇİN KULLANIYORSA BU ÖNEMLİ BİR BAŞARIDIR. BUNU DA MİT BAŞARMIŞ VE DAİŞ’İ T.C. MENFAATLERİ İÇİN KULLANMIŞTIR. BU DA TUHAF BİR DURUM DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ İSTİHBARAT SERVİSLERİNİN GÖREVLERİ İÇİNDE BU TÜR OPERASYONLARDA BULUNUYOR. BU SEBEPLE ALEVİNET MİT’İ HEDEF GÖSTERMEK İSTEDİYSE DE ASLINDA BİR NEVİ BAŞARISININ SERVİSİNİ YAPARAK MİT’İN REKLAMINA KATKIDA BULUNMUŞ OLDU.

MİT yeniden DAİŞ’i örgütlüyor

KAYNAK : https://alevinet.com/2019/04/15/mit-yeniden-daisi-orgutluyor/

Türk devletinin Suriye iç savaşı boyunca politik ve yayılmacı hedeflerine ulaşmak için Müslüman Kardeşler, Cephet El Nusra, DAİŞ ve diğer çeteler çinde en fazla umut bağladığı ve desteklediği DAİŞ oldu ve DAİŞ’i Türkiye’de devletin önemli mekanizmalarında, paramiliter güç olarak da kullandı.

Türk devleti, DAİŞ elemanlarını Türkiye’de yeniden organize etmeye çalışıyor. MİT bünyesinde çalıştırılan ve DAİŞ sorumlularını Suriye’den Türkiye’ye kaçırmakla görevlendirilen bazı Suriyeli DAİŞ’lilerin isim ve bilgilerine ulaştık.

YENİDEN ORGANİZE EDİYOR

Edinilen bilgilere göre; QSD’nin operasyonları sonucu sıkışan DAİŞ’lilerin bazıları MİT planlamasıyla bazıları da insan kaçakçıları tarafından Türkiye’ye geçirildi. Türk devleti geçmişte bunları ordu, polis ve istihbarat güçleri içinde kullanırken bazılarını topluma serpiştiriyor. MİT Türkiye’deki DAİŞ elemanları ve ailelerinin yeniden toparlanması, içlerinde savaşa katılabileceklerin belirlenmesi için bir çalışma başlattı. Bu doğrultuda örgütsüz bir biçimde Türkiye’ye kaçanlar bazı kamplarda bir araya getirilip yeniden örgütlendiriliyor. Bu çalışma, DAİŞ adı kullanılmadan çok gizli bir biçimde yürütülüyor.

DEVLETTE ÇALIŞTIRILAN DAİŞ ELEMANLARI

Türkiye’de MİT içinde çalışan, DAİŞ emirleri ve elamanlarını Türkiye’ye geçirmekten sorumlu olan bazı isimler şöyle:

İsmail El İdo: Ebu Abdullah olarak tanınıyor. Girê Spîlidir (Til Ebiyad). El Ilêmat aşiretinden. DAİŞ içinde silahlardan sorumluydu. Daha sonra Türkiye’ye geçen bu şahıs şu anda MİT’le çalışıyor.

Abdülbasit El İdo: İsmail El İdo’nun kardeşidir. DAİŞ içinde savaşçıydı ve Türkiye sınırında görev yapıyordu. Suriye’den mültecileri ve DAİŞ elemanlarını Türkiye’ye geçiriyordu. Şu anda MİT’e çalışıyor.

Musiab El Bedir El Marûf: Ebu Teyir ismiyle tanınıyor. Girê Spîli ve El Meşhur aşiretindendir. DAİŞ içinde sınır güvenliği ve istihbaratında görevliydi. Şimdi MİT’e çalışıyor.

Sadun El Aşiq: Lesuud Aşiq’in kardeşi. Bu DAİŞ elemanı da şimdi Türkiye’de MİT’e çalışıyor.

Brahim El Şoia: Girê Spîli. DAİŞ istihbaratında yer alıyordu. Şu anda Türkiye’de ve MİT’e çalışıyor.

Birahim Elzakir: Ebu Muhammed ismiyle tanınıyor. Dêrazor’un Meyadin ilçesinin Mehken köyünden. Cizîr Fırtınası Hamlesi başladıktan sonra Türk devletinin işgali altındaki Şehba alanlarına geçerek ‘Fırat Kalkanı Güçleri’ adı verilen Türk devlet çeteleri içinde yer aldı. Şu anda Kuzey-Doğu Suriye’de saklanan DAİŞ emirleri ve elemanlarını Türkiye’ye kaçırmayı organize etmekle görevli.

DAİŞ TÜRKİYE’YE KARŞI EYLEM YAPMADI

DAİŞ çetesi Girê Spî, Hol, Şeddadê, Minbic, Reqa, Dêrazor’da QSD tarafından geliştirilen hamleler sürecinde hem savaşçılara hem de Kuzey-Doğu Suriye ve Rojava’daki sivillere karşı yüzlerce intihar saldırısı ve silahlı saldırı gerçekleştirdi. Türk devletin Cerablus ile başlayan işgal saldırılarına karşı ise Türkiye’de tek bir eylem yapmadı. ‘Fırat Kalkanı Harekatı’ sürecinde de DAİŞ’liler sakallarını kesip üniformalarını değiştirerek ‘ÖSO’ elemanı oluverdi.

Türkiye içerisinde de DAİŞ’in geliştirdiği bütün saldırılar, Kürtlere veya demokratik güçlere karşı geliştirildi. 20 Temmuz 2015’te Kobanê’deki çocuklara yardım için sınırı geçmek isteyen gençlere, Ağustos 2016’da Antep’teki Kürt düğününe, yine Mayıs 2015’te HDP’nin Adana ve Mersin’deki binalarına, Haziran 2015’te HDP’nin Amed’deki mitingine saldırılar gibi. Zaten Adana ve Mersin saldırılarını yapan DAİŞ’li Savaş Yıldız, Şubat 2016’da Girê Spî’de yaptıkları katliam sonrası yaralı yakalanınca MİT’le ilişkilerini ve saldırıların MİT-DAİŞ ortaklığıyla gerçekleştirildiğini itiraf etti.

KARAYILAN: DAİŞ’LİLER, TÜRK GÜÇLERİNİN YANINDA

Türk devleti, Türkiye’deki Suriyeli DAİŞ elamanlarını hem Güney Kürdistan dağlarında HPG gerillalarına karşı geliştirdiği operasyonlarda hem de öz yönetim direnişçilerine karşı Kuzey Kürdistan kentlerinde kullandı. PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, 22 Ekim 2015’te ANF’de yayınlanan söyleşisinde, bu durumu şu sözlerle ifade etmişti: “Savaşın kirliliğinin daha net açığa çıkması açısından bir örnek daha vereyim: Halkımız, Cizre’de mahallelere saldıran polislerin birbirleriyle Arapça konuştuklarına şahit olmuş. Aynı şekilde şu an Çarçella’da ordu içinde kendi aralarında Arapça muhabere yapanlar varmış. Herhalde o muhabereyi yapanlar Türk askeri değildir. Biraz önce ‘DAİŞ’le savaşıyor mu savaşmıyor mu’ diye sordunuz ya; işte DAİŞ’le olan ittifakın bulguları.”

AleviNet

MİT DOSYASI /// Solcu Parti’den açıklama : “MİT arkadaşlarımızı kaçırdı”


Solcu Parti’den açıklama : "MİT arkadaşlarımızı kaçırdı"

ÖDP Ankara İl Yönetimi, bugün bir parti üyelerinin iş görüşmesi için gittiği Ankara MTA önünde polis ve istihbarat kimliklerini gösteren iki kişi tarafından zorla araca bindirilerek kaçırıldığını açıkladı.

ÖDP Ankara İl Yönetimi, bugün bir parti üyelerinin iş görüşmesi için gittiği Ankara MTA önünde polis ve istihbarat kimliklerini gösteren iki kişi tarafından zorla araca bindirilerek kaçırıldığını açıkladı.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Ankara İl Yönetim Meclisi imzalı açıklamada bugün Ankara MTA önünde bir parti üyesinin MİT tarafından kaçırıldığı bildirildi.

Açıklamada şöyle denildi:

“Ankara’da geçtiğimiz aylarda iki arkadaşımız MİT tarafından kaçırılarak ‘ajanlık teklifi’nde bulunulmuştu. Benzer vakalar İzmir ve başka illerde de yaşandı. Bugün ise buna yeni bir kaçırma daha eklendi.

Parti üyemiz MİT tarafından macera filmlerini aratmayacak bir yöntemle kaçırıldı. İş-Kur’a iş başvurusu yapan üyemiz, bir akşam İş-Kur adına aranarak Ankara MTA’ya iş randevusu verildi.

Üyemiz iş için MTA önüne gittiğine karşısında MİT’i buldu. Polis ve istihbarat kimlikleri gösteren iki kişi arkadaşımızı zorla araca bindirerek kaçırdı.

Daha öncekilere benzer şekilde ‘iş bulma vaadiyle ajanlık teklif’ eden emniyet mensupları yine Parti üyelerimiz hakkında sorular sorarak bilgi almaya çalıştı.”

“PARTİMİZ ÜYEMİZİ KAÇIRAN ARACIN PLAKASI İLE…”

Son aylarda birbirini tekrarlayan bu olayların artık “kabak tadı” verdiği belirtilen açıklamada, MİT’in ÖDP üyelerine yönelik bu zorbalıklara son vermesi çağrısında bulunuldu.

Açıklamada Ankara Emniyeti’ne de gerekli araştırmaları yaparak bu hukuksuz sürecin muhataplarını ortaya çıkarma çağrısında bulunularak “Partimiz üyemizi kaçıran aracın plakası ile birlikte bu konuda Savcılığa gerekli suç duyurusunda bulunacaktır” denildi.

İşte o açıklama:

Odatv.com