TERÖR DOSYASI /// Rum aktivist EOKA örgütü adına özür mesajı yayınladı : “Katliam yaptık, bizi affedin”


Rum aktivist EOKA örgütü adına özür mesajı yayınladı : "Katliam yaptık, bizi affedin"

LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/rum-aktivistten-mesaj-katliam-yaptik-bizi-affedin-245515h.htm

Kıbrıs’ta 14 Ağustos 1974 tarihinde EOKA-B örgütü tarafından Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde katledilen 126 Kıbrıslı Türkün anıldığı gün Kıbrıslı Rum barış aktivisti Christina Valanidou’nun yayınladığı ‘özür paylaşımı’ gündem oldu.

Sosyal medya hesabından, "Sevgili Kıbrıslı Türk vatandaşlarımız" diye selenen barış aktivisti Valanidou, "Sizden, size karşı işlenmiş Rum toplumunun tüm suç üyelerinin, masum insanlara, kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçları için bizi affetmenizi istiyorum" dedi.

‘BİR DAHA SAVAŞMAYALIM’

"Bu milliyetçilerin ve şöven Rumların, Rumlara karşı da suç işlediğini biliyorsunuz" diye devam eden Valanidou, "Ortak ülkemizi seven bizler, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi, ülkemiz ve bölgemizdeki barış için mücadelemize devam etmeliyiz. Bir daha asla savaşmamalı, bir daha asla toplumlarası çatışmalarda bulunmamalıyız. Kıbrıs, bölünemeyecek kadar küçüktür ve tüm Kıbrıslıların barış içinde yaşaması için yeterince büyük" ifadelerini kullandı.

Valanidou’nun paylaşımı medyada, ‘katliam gününde anlamlı’ çağrı şeklinde yer aldı. Kıbrıs’ta Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde en genci 16 günlük, en yaşlısı ise 95 yaşında olmak üzere 126 Türk katledilmişti.

MİLLİ SAVUNMA DOSYASI /// Ahmet TAKAN : Rusya’ya verilen ince “çark ediyoruz” mesajı…


Ahmet TAKAN : Rusya’ya verilen ince "çark ediyoruz" mesajı…

E-POSTA : ahttakan

Güncel sorulardan biri;

"Seçimden sonra neler olacak?"

Herkesin, bulunduğu pozisyon, tuttuğu taraf, ilgi ve uzmanlık alanına göre bu soruya cevabı var. Omurilikten atmanın serbest olduğu, herhangi bir yaptırımın bulunmadığı (!) caanım ülkemde tahmin ve tahlillerin de ucu bucağı yok. Benim başım kel mi?.. Bendeniz de katkıda bulunayım. Yeri geldiğince değindiğim şu S-400’ler meselesi var ya… İşler sarpa sarıyor gibi!.. En azından devlet itibarı, millî menfaatler diyenler, kaygı duyanlar için!.. Yazının flaşını en sona saklayıp elimizdeki doneleri alt alta sıralayalım;

R.Erdoğan katıldığı bir canlı altın çanak yayınında konu S-400’lere gelince önce, "S-400 konusunda biz bu işi bitirdik geri adım atmayız" dedi. Sonra devam etti;

"Bizim için aslolan birinci derecede Türkiye’nin güvenliğidir. Biz güvenlik meselesinden taviz veremeyiz. Güney sınırımızdan ülkemize yönelik gerçek bir tehdit var. Şu anda Suriye’nin elinde bu tür silahlar mevcut. Böylesi bir tehditle karşı karşıya kalan bir ülke, biz de ülkenin güvenliğimizi teminat altına almamız lazım."

Ee, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!.. Rusya, S-400’leri Suriye’ye karşı kullanmamız için mi veriyor yani?.. Aslında bu, kapalı kapılar ardında ABD’ye verilen sözün sonucunda, "kararınızı 31 Mart’tan önce ilan edeceksiniz" dayatmasına teslim olunuşun ilanıdır!.. "Suriye’den gelecek Rus/Çin üretimi füze saldırılarına karşı kullanacağımız hava savunma sistemleri Batı malı olacak" demektir. Geçen yılki NATO zirvesinin sonuç bildirisinde yer alan "Güney’den gelen tehdit" tarifine de bakınca Erdoğan’ın televizyon programında kullandığı cümlelerle nasıl örtüştüğünü hayretler içinde göreceksiniz.

Bir diğer önemli gelişme. ABD’nin,"S-400" almayacaksınız dayatmasına karşı salladığı F-35 sopası… Savunma Bakanı Hulusi Akar, yeni nesil F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye tedariki konusunda bazı spekülasyonların yapıldığını belirterek, "birtakım açıklamalar olmasına rağmen F-35 şu anda normal işliyor görünüyor. Pilotlarımız, bakım personelimiz ABD’de eğitim almayı sürdürüyor." demişti. Daha da önemlisi, Hulusi Akar, kesin tarih vererek, F-35’lerin Kasım ayında Malatya’ya gelmesini beklediklerini ve bununla ilgili Malatya’da altyapı hazırlıklarının tamamlandığını söylemişti. Peki bu ne manaya geliyor?.. Bence, F-35’ler geliyorsa S-400’ler gelmiyor demek.

Havuz medyası yazarlarına yazdırılan, "Patriotlar bize biraz pahalı geldi" yazılarındaki "ABD fiyat kırsın da kamuoyuna açıklayacak yüzümüz olsun mesajlarını" da bir kenara not edin…

Şimdi hafta başında, İngiltere merkezli ‘al monitor’ sitesinde çıkan şu ilginç (!) habere bir göz atıverin;

"Rusya’nın SDG/YPG ile Menbiç konusunda bir anlaşma imzaladığı bildiriliyor. Bu anlaşma, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi durumunda uygulanacak. Suriye’deki Rus güçlerinin Türkiye ya da desteklediği grupların Menbiç’e girmek için yapacağı herhangi bir girişime karşı koymasını öngörüyor. Site, Menbiç askerî konseyi eş başkanı Muhammed Mustafa’ya atfen, Rusların kendilerine ABD’nin yarın ayrılması durumunda kendilerinin ABD’nin yerini alacaklarını bildirdiğini aktardı.

Rus komutanlar tarafından kendisine iki gün önce tam olarak ABD’liler ayrıldığı an Rusya’nın Menbiç’i Fırat Kalkanı bölgelerinden ayıran sınır hattı boyunca güçlerini konuşlandıracağını bildirdiklerini sözlerine ekledi."

Kapalı kapılar arkasında gerçekten çok enteresan işler cereyan ediyor. Sadece ABD tarafında değil Rusya kanadında da… Bir Rus kaynağım, geçenlerde Rusya ve Türkiye arasında teknik heyetler seviyesinde sürdürülen görüşmelerde Türk tarafının "S-400’lerden vazgeçebiliriz" mesajı verdiğini iddia etti. Buna benzer söylentileri Ankara’nın derin koridorlarından da duyuyordum. Rus tarafından bu mesaja ne karşılık verildiğini merak edip sorduğumda, "tabii ki seçenekleriniz var" denilip "Türkiye’nin Suriye’den nasıl çekileceğinin yollarını işaret eden mesajlar verildi" karşılığını aldım…

Sadece parasına ve çıkarlarına bakan ABD ve Rusya’nın kapalı kapılar arkasında Türkiye’ye karşı anlaştıkları iddiamı bir kez daha yineliyorum!..

***

Geçen bir yazımda devlet koridorlarından aldığım bilgilere dayanarak; Rus kredisi ile peşinatını ödediğimiz ve o krediye bağladığımız S-400’leri bir başka ülkeye satmak için görüşüldüğünü bunlardan birinin de Hindistan olduğunu kaleme almıştım. Hindistan ile Pakistan arasında son yaşanan krizde R. Erdoğan’ın yoğun arabuluculuk girişimlerini de hatırlayın!.. Güvenlik koridorlarını bir kez daha yokladım. Söylenen şöyle;

"Son anda bir şeyler olabilir. Hindistan da istiyor. Peşinatımızı bize iade ederlerse, ‘peşinat’ dediğiniz para da bizim paramız değil, Rusya’dan kredi aldığımız para. Hindistan da parayı öderse herkes kurtulacak bu işten. Gidilip görüşüldü Hindistan ile. Onların da böyle bir talebi var. Talepleri erken yerine gelmiş olacak. Rusya da oraya satılmasına ses çıkarmaz. Mal satıp para kazanacak. Ancak, Suriye’de bize o da bir sopa gösterir."

31 Mart seçimlerinden sonra İdlib’e, gövdesini YPG’nin oluşturduğu SDG’nin, Rusya tarafından sokulduğu haberleri ile karşılaşırsak… Ne olacak?.. 5 harflilerin mucidinin dediği gibi "yaz geldi patlıcan ucuzladı. Bol bol yiyoruz" diye sevinip göbek mi atacağız?.

Kaynak Yeniçağ: Rusya’ya verilen ince "çark ediyoruz" mesajı… – Ahmet TAKAN

MİLLİ SAVUNMA DOSYASI : Tank palet fabrikasında bir çalışanın whatsapp gruplarına yolladığı bir mesaj


Tank palet fabrikasında bir çalışanın whatsapp gruplarına yolladığı bir mesaj

20 Aralık 2018 Tarihli ve 30631 Sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 481 sayılı Özelleştirme İdaresi ile ilgili Cumhurbaşkanlığı kararı ile; Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1’nci Ana Bakım Merkezi Müdürlüğü işyerinin tüm mal ve hizmet üretim birimleri (fabrika) “milli savunma sanayiinde ülke kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması ile fabrikanın işletme verimliliğinin arttırılması ve yeni iş/üretim imkanları oluşturmaya yönelik yatırımların özel sektör tarafından yapılacağı” gerekçe gösterilerek özelleştirme kapsam ve programına alındığı ilan edilmiştir.

1’nci Ana Bakım Merkezi Müdürlüğü Fabrikasının 50 yılda oluşan savunma sanayi tecrübesiyle zırhlı araçları (Fırtına obüs) sıfırdan üretmesi, tank modernizasyonunda tecrübe, bilgi ve deneyime sahip yetişmiş işgücü, son 10 yılda 3 defa özel sektörü bile gıpta ettirecek şekilde MİLLİ PRODÜKTİVİTE MERKEZİ’nin en verimli işyeri olarak tescil ettiği, Dünya’daki ilk beş arasındaki bir işyeridir. Bu fabrikanın bu gün yeniden kurulması sadece 20 milyar dolarlık bir yatırımı gerektirmekte, bilgi ve tecrübe oluşumu ise en az 10 yılı bulmaktadır. Fabrikada gururumuz FIRTINA ÖBÜS seri üretimi, gündüz ve gece görüş dürbünleri üretimi, dünyanın en uzun süre dayanıklı tank ve tırtıllı araç paleti üretimi sıfırdan %100 milli olarak yapılmakta, Leopard 1 ve 2 tanklarının ve diğer tankların modernizasyonu tamamen sökülerek yeniden yapılması şeklinde modernize edilmeye devam edilmektedir. TSK’nın mevcut taleplerine bile 7/24 esasına göre çalıştırılarak yetişmekte zorlanmaktadır. Fabrika, Sakarya ili Arifiye ilçesinde, E-5 ile Otobanın tam ortasında Adapazarı şehir girişinde, 1 milyon 804 bin metrekarelik her türlü yeni yatırıma müsait çok geniş bir arazi üzerinde kuruludur. 500 ile 700 milyon dolarlık bir yatırımla 6 ay içerisinde seri Altay tankı üretim kapasitesi Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından tespit edilmiş, bizzat Başkan ve MSB Bakan yardımcısı tarafından, Altay tankının ana üretiminin bu fabrika tarafından MSB-ASFAT A.Ş kanalıyla yapılacağı deklere edilmiştir. Fabrika, ülkemiz savunma sanayii açısından vazgeçilemez kritik önemde ve tekrar yerine konulması mümkün olmayan STRATEJİK ÖNEMDEKİ bir tesistir.

10 yıldır sadece prototipi için ALTAY tankına 1 milyar doların üzerinde ülkemizin kaynakları harcanırken, ülkemizde ALTAY tankını az bir yatırımla, 100 kadar yeni işçi alımı yapılarak 6 ayda seri üretimi yapabilecek devletin elindeki tank üretme kapasitesi ve tecrübesi olan tek fabrikamız, hiçbir tank ve obüs üretme yeteneği ve kapasitesi olmayan, adrese teslim olarak alacağı kesin olan Ethem Sancak ve Katar girişimine havale edilmesi kabul edilemez. Aklı başında her firma veya holding bile kendi elindeki pırlanta değerindeki, ekonomiye sağladığı katma değeri olan böyle bir fabrikayı kaptırmamak için uğraşacakken, kendi silahlı kuvvetlerine ve stratejik işbirliği içerisinde olduğu dünyanın diğer silahlı kuvvetlerine üretim ve satış yapmakta olan böyle bir fabrikanın göz göre göre millilikten çıkarılması mantıkla izah edilemez. Kara Kuvvetleri Komutanlığının zırhlı ve tırtıllı araçlarının, tanklarının, Fırtına Obüslerin kalbi elinden alınmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı’na bağlı Askeri Fabrikalar ve Tersaneler Anonim Şirketi (ASFAT A.Ş.) adı altında zaten 2 yıl önce bu amaçla kurulmuş olup, bu şirketin tüm askeri fabrikalarla, askeri tersanelerle, yurt içi ve yurt dışı firmalarla, askeri fabrika ve tersanelerin imkanlarını kullanarak ortak üretim, ortak kullanım ve çalışma yapması imkanı varken, Fabrikanın özelleştirilerek tamamen devredilmesi milli değerin elden çıkarılması anlamına gelmektedir .

Fabrikada halen bir albayın komutasında 29 subay, 50 astsubay, 22 uzman çavuş, 112 memur ve 714 işçi çalışmaktadır. Fabrikanın hukuki vasfı TSK’ya hizmet üreten diğer tabur, alay veya tugaylarla aynı durumdadır. Askeri tırtıllı araçların bakım, onarım ve modernizasyonu yapan bu Fabrika Müdürlüğünün işletmesinin devri, Anayasa’mızın Savunmanın devletin görevi olduğu, savaşa hazırlık yapması gerektiği ilkesi, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı Kuruluş Ve Teşkilat Kanununa ve en önemlisi 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu’nun 1.maddesinde sayılan “özelleştirme kapsamına alınabilecek kuruluşları belirleyen” maddeye aykırıdır. Bu nedenle de, bu fabrikanın özelleştirme kapsamına alınması Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir birliğini özelleştirmekle aynı hukuki sonuçları doğurmaktadır. Bu derece hukuksal ve stratejik hata yapılmasının, Sayın Cumhurbaşkanımızın Özelleştirme İdaresi Başkanı ve askeri fabrikalardan sorumlu Milli Savunma Bakan Yardımcısının yanlış bilgilendirilmesinden ve yönlendirilmesinden kaynaklandığını değerlendirmekteyiz.

Ülkemizin, geri dönülmez bir hata zincirinin başlangıcı olan böyle vehametin içine sokulduğunun henüz farkına varılmadığını görmek bizleri derinden üzmektedir. Bu özelleştirme kararından vazgeçilerek, fabrikanın mevcut haliyle Altay Tank projesini alan firmayla, ASFAT A. Ş. kanalıyla işbirliği ve sözleşme yapılarak, tank üretim sürecinde kullanılmasının daha doğru olacağının dile getirilmesi ve takip edilmesi, yüreği yaralı ve özverili yüzbinlerce savunma işçisi ve memuru tarafından umutla beklenmektedir.

GÜNDEM ANALİZİ : “Kılavuz Tren” mesajı !?


İLETEN : cesuryorum

NEDİR NE DEĞİLDİR

Yazı şu:

Hıncal & Öcal Uluç: Kılavuz Tren, hızlı trenin rayları ve sistemindeki en ufak hatayı belirleyip, haber verecek, gerekirse, trenin seferini engelleyecek araçtır.

Saatte 350 kilometre hıza ulaşan hızlı trenin raylardaki en ufak hataya tahammülü olmadığı için, bu denetim, Kılavuz trenle devamlı yapılır.

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/uluc/2018/12/14/ilicali-hocam-sadece-sabotaj-demedi

https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-46551115

(…)

Yorum şu:

İsrail/İran ve/veya ABD/Rusya ya da NATO/ŞİÖ makası kapsamında, Ankara’ya, özel’de Erdoğan’a, tüzel’de büyük müteahhit’lere geçilen mesaj:

"Kılavuz’unuz yanlış", bu bir.

"Çarpışmaya ramak kaldı", bu da iki.

Düşman kazık’ı yoktur, dost kazık’ı vardır ise MİT odak’ta.

Kılavuz’u "karga" olanın burnu BOP’tan çıkmaz, bu mana.

DURUM

Haber şu:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat’ın doğusunu huzura kavuşturmakta kararlı olduklarını belirterek ABD’ye yönelik birtakım uyarılarda bulundu.

Erdoğan, "Münbiç’i temizlemezseniz oraya da gireriz" ifadesini kullandı.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine dair de konuşan Erdoğan, "Faili bana göre belli" dedi.

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201812141036629938-erdogan-kasikci-cinayeti/

(…)

Yorum şu:

Acem Harp güncesi, 3, 2, 1..

Velev ki, öyle değil böyle!

Sıfır’lanan, minimize edilen siyasal kürt hareketi’nin kıçı’nı kim ya da kimler kaldırdı?!

Her şey’e laf edip Barzan’ı görmezden gelmek ne mana?!

1 Mart Tezkeresi, bumerang.

Rüzgar eken’e, BOP’un final’inde biçtirdikler hasat ortada!

SÖYLEMMETRE

Haber şu:

Economist: Erdoğan’ın bulduğu yeni düşman George Soros

https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-46563174

(…)

Yorum şu:

Doğu Perinçek etkisi!

Yani?!

Negatif etki.

Doğu Perinçek dokunduğu şey’i nasıl marjinalize ediyor ise Erdoğan üzerinden, sokaklar karışmadan önce Soros’u ak’latıyorlar.

Erdoğan ne diyor ise "tam tersi"ni yapan kitle’ye mesaj çakıyor..

a. Soros mu

b. Erdoğan mı?!

Ne yazık ki, şu an için açılmış bir "C şıkkı" yok.

İki uç’u BOP’lu değnek, dilemma.

Avrupa’da AB krizi ve/veya Neo Führer, AB’nin liderlerini yek tek düşürürken?!

https://www.gazetebirlik.com/haber/avrupada-lider-krizi-4873/

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-theresa-may-siyaseti-birakiyor-41051248

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/ab-den-ingiltere-ye-ne-istediklerini-soylemeliler_480978

https://tr.euronews.com/2018/12/13/sari-yelekliler-hukumetin-cagrisina-uymadi

https://tr.euronews.com/2018/12/13/ab-liderler-zirvesi-rusya-ya-uygulanan-ekonomik-yaptirimlar-devam-edecek

http://hayrullahmahmudozgur.blogspot.com/2018/12/klavuz-tren-mesaj-veveya-2019-sita.html

ENSTANTANE 1:

Son dakika: Erdoğan duyurdu, panik başladı!

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-erdogan-duyurdu-hareketlilik-basladi-41050748

(…)

ENSTANTANE 2:

Binali Yıldırım: Benim de korumalığımı yapmıştı

http://video.haber7.com/video-galeri/131561-binali-yildirim-benim-de-korumaligimi-yapmisti

(…)

ENSTANTANE 3:

Son dakika: Antalya İl Emniyet Müdür Yardımcısı intihar etti

https://www.haberturk.com/son-dakika-antalya-il-emniyet-mudur-yardimcisi-intihar-etti-2258455

(…)

ENSTANTANE 4:

Kısıklı’daki Cengiz Holding binasında zaman ayarlı bomba bulundu

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201812131036604210-kisikl-cengiz-holding-binasi-zaman-ayarli-bomba/

(…)

ENSTANTANE 5:

Ankara’da hızlı tren kazası: 9 ölü 92 yaralı!

https://tr.sputniknews.com/haberler/201812131036605145-ankara-yuksek-hizli-tren/

(…)

ENSTANTANE 6:

Soma maden ocağında göçük: Yaralılar var

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201812131036603434-manisa-soma-maden-ocagi-gocuk-yaralilar-var/

(…)

ENSTANTANE 7:

Gaziantep’te Kerkük petrol boru hattına yıldırım düştü: Sızıntı nedeniyle 34 ev tahliye edildi

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201812121036603016-gaziantep-kerkuk-boru-hatti-yildirim-dustu/

(…)

ENSTANTANE 8:

Fırat’ın doğusuna yapılacak olası harekatla ilgili Pentagon’dan açıklama

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201812131036605356-firat-dogu-operasyon-pentagon-aciklama/

(…)

ENSTANTANE 9:

https://tr.sputniknews.com/columnists/201812121036588458-ugur-gurses-turkiye-petrol-ulke-kriz-hikaye/

(…)

ENSTANTANE 10:

AB’nin 2019 bütçesi belli oldu: ‘Demokraside gerileme’ gerekçesiyle Türkiye’ye mali yardımlarda 147 milyon euroluk kesinti

https://tr.sputniknews..com/avrupa/201812131036604638-ab-2019butce-demokrasi-gerileme-turkiye-mali-yardim-kesinti/

(…)

ENSTANTANE 11:

Hamaney: ABD’nin İran’da iç savaş planı olabilir

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201812121036593378-hamanet-abdnin-iranda-ic-savas-plani-olabilir/

(…)

ENSTANTANE 12:

İngiltere Başbakanı May’den güvenoyu sonrası ‘birlik mesajı’

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201812131036603894-ingiltere-basbakani-may-guvenoyu-sonrasi-birlik-mesaji/

(…)

ENSTANTANE 13:

‘Barış bildirisi’ imzacılarından yazar Nuray Mert’e hapis cezası

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201812121036598441-nuray-mert-hapis-cezasi/

(…)

ENSTANTANE 14:

ABD’den vatandaşlarına ‘Ermenistan’da dikkatli olun’ uyarısı

https://tr.sputniknews.com/abd/201812131036603675-abd-vatandaslarina-ermenistan-dikkatli-olun-cagrisi/

(…)

ENSTANTANE 15:

Netanyahu: Suudi Arabistan’da istikrar bozulursa, tüm dünyada istikrar bozulur

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201812131036603551-netanyahu-suudi-arabistan-istikrar-dunya/

(…)

ENSTANTANE 16:

Avrupa Parlamentosu’ndan Kuzey Akım-2 karşıtı karara onay

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201812131036603369-avrupa-parlamentosundan-kuzey-akim-karsiti-karara-onay/

(…)

ENSTANTANE 17:

ABD Kongresi’nde Google CEO’suna soruldu: Neden ‘aptal’ araması yapılınca Trump’ın fotoğrafı çıkıyor?

https://tr.sputniknews.com/abd/201812121036595470-abd-kongresinde-google-ceosuna-soruldu/

(…)

ENSTANTANE 18:

Pompeo’dan ‘Suudiler zaten bedel ödedi’ açıklaması

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201812121036601515-pompeo-suudiler-zaten-bedel-odedi-aciklamasi/

(…)

ENSTANTANE 19:

SDG Sözcüsü Gabriel Kino, SDG’nin 70 bine ulaştığını belirterek, asayiş ve iç güvenlik gücünün de olduğunu söyledi.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/sdg-70-bine-ulasti-41050274

(…)

ENSTANTANE 20:

Harita uygulaması Türk askeri tesislerini teşhir etti

NATO ÜSSÜ DE BUZLANDI

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/harita-uygulamasi-turk-askeri-tesislerini-teshir-etti-41050270

(…)

ENSTANTANE 21:

ABD’den BMGK’ye İran’a kısıtlama çağrısı

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abdden-bmgkye-irana-kisitlama-cagrisi-41050311

(…)

ENSTANTANE 22:

Fransa’da ‘acil saldırı uyarısı’ seviyesine geçildi

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/fransada-acil-saldiri-uyarisi-seviyesine-gecildi-41049350

(…)

ENSTANTANE 23:

Google’ın Çin’deki ofisinde yangın çıktı

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-googlein-cin-ofisinde-yangin-cikti-41049006

(…)

ENSTANTANE 24:

Olağandışı kayıtsız döviz girişi

https://odatv.com/olagandisi-kayitsiz-doviz-girisi-13121827.html

(…)

ENSTANTANE 25:

Çin’de ABD ürünlerine boykot kampanyası, iPhone kullanan çalışanlara ceza

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-46539375

(…)

ENSTANTANE 26:

Avusturya Başbakanı: Türkiye’nin tutumu kabul edilemez

https://www.dw.com/tr/avusturya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-t%C3%BCrkiyenin-tutumu-kabul-edilemez/a-46703492

(…)

Yorum şu:

Yazmak ya da nedir ne değildir diye her daim anlatmaya ihtiyaç var mı?!

Merak eden gider stratejik danışmanlık alır.

Nüans?!

Alt alta sıralanan olaylar, kasıt’a girer.

Yani?!

Mesaj, Ankara’ya!

Başka?!

1. 29 Mart 2019 gece yarısı itibariyle Londra, AB’den ayrılıyor.

2. 31 Mart 2019, Türkiye’de yerel genel seçim tarihi.

3. Trump’ın, İran’a yaptırımlar çerçevesi’nde "Tavan" değil "Taban" üzerinden açılan 6 aylık süre, Mart’ın sonu Nisan gibi bitiyor.

Zalim Nisan ve/veya step by step Mayıs, Haziran…

Soru:

Medya üzerinden yansıtılan hava nedir?!

Cevap:

ABD’ye rağmen Fırat’ın Doğu’suna operasyon!

Ek soru: Hakikat nedir?!

Bundan kısa bir süre önce ABD’li yetkililerin de altını çizdiği gibi, siyasal silahlı kürtler "geçici" olan idi, onların yerini şimdi "Kalıcı" olarak Ankara alıyor, taşeron.

Yani?!

"İran’la savaş" güncesi kapsamında Suriye bataklığı’ndayız!

"Ankara’daki yapı’nın cayma hakkı çerçevesi’nde eş zamanlı "sarı yelekli öfke" Türkiye’de yükseliyor.

Ezcümle:

Uzatmanın uzatması Mart’a kadar ve/veya 2019 Mart "keder" ayı ya da kader ayı!

LARP.

http://hayrullahmahmudozgur.blogspot.com/2018/12/gecici-kalici-proxy-army-veveya-ver.html

ŞEHİTLERİMİZ & GAZİLERİMİZ DOSYASI : BİR MEHMETÇİĞİMİZDEN MESAJ VAR !!! RİVAYET ODUR Kİ !!!!


RİVAYET ODUR Kİ !!!

Ağrı’da Şehit olan askerimizin cebinden çıkan not :

Olur da o çok sevdiğiniz dizilerden ve dünya gündeminden bıkar da aklınıza gelirsek eğer, bilin ki bizler sizlerle sessizce çoktan vedalaştık. Çünkü sizler dizileri ve survivor’ı izlerken bizler sizin ve çocuklarınız için sessizce Şehit oluyorduk.

Televizyonun zararları nelerdir ?

Televizyon çağın en büyük gelişmesi olarak insan yaşamında vazgeçilmez bir yer edinmiş durumdadır. Kitle iletişim araçlarının yaygınlaştığı günümüzde televizyon bu yönde en önemli araçlardan birisidir. Televizyon icat edildiği tarihten itibaren insanoğlunun yaşamında ayrılmaz bir yer edinerek önemli etkiler meydana getirmektedir. Televizyon gibi kitle iletişim araçları sayesinde dünya artık hiçbir insana uzak değil.

Dünyanın en uzak noktasındaki her hangi bir görüntü veya kişi evimizin ortasında televizyon sayesinde belirebilmekte, çevrenizde ve dünyada olup biten her şeyden an be an haberdar olabilmektesiniz. Ayrıca televizyonun bilgi akışının yüksek düzeylerde olduğu bir iletişim platformu olduğu düşünülürse eğitici bir yönünün de bulunduğu görülmektedir.

Ancak televizyon yaşantımıza bu kadar olumlu etkileri olduğu gibi doğru ve yerinde kullanılmadığı takdirde en tehlikeli bir araç haline dönüşebilmektedir. Çünkü televizyon kanallarında insanlara ne yansıtılırsa insanlar onu görür onunla yetinir. Televizyon kitle iletişim aracı olarak kullanılmasından dolayı bazen kitleleri yönlendirmek amacıyla bazı bilinçaltı kurgulamalarının veya propagandaların aracı haline gelmektedir. Dolayısıyla televizyonun masum bir iletişim aracı olduğunu söylemek mümkün değil. Bundan dolayı evimizin iş yerimizin kısaca hayatımızın içine kadar giren bu insanlık tarihinin en büyük icadını kullanırken son derece dikkatli olmak zorundayız.

Televizyon izlemenin zararları nelerdir?

Televizyon izlemenin süresinin iyi ayarlanması gerekir. Akşam eve gittiğinizde veya gün içerisinde uzun süre televizyon başında zaman geçirmek hareketsiz kalmanıza, uykusuz kalmanıza dolayısıyla uyku dengenizin bozulmasına ve yenilen abur cuburlardan dolayı da kilo almanıza kadar varan bir takım olumsuz sonuçlara neden olur. Uzun süreler hareketsiz kalındığında vücuttaki kan akışı ve metabolizma yavaşlar bunun sonucunda da kalp hastalıkları, obezite veya dikkat dağınıklığı gibi sağlık problemleri ile karşı karşıya kalınır. Bunun yanında uzun süre ekrana bakılmasından dolayı göz hareketsiz kaldığı için ilerleyen evrelerde göz sağlığında da sorunlar yaşanabiliyor.

Televizyonu uzun bir süre izlemek aile ilişkilerini de olumsuz yönde etkiler. Günlük yaşamda günün yarısından fazlasını iş veya okul hayatından dolayı birbirlerini görmeden geçiren aile fertleri bir araya geldiklerinde uzun süre televizyon izlemekte ve dolayısıyla aralarında iletişim giderek azalmaktadır. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Bundan dolayı televizyonun insan ilişkilerine de olumsuz bir etki meydana getirdiği ortadadır.

Televizyonun gelişme çağında olan çocuklar üzerinde olan etkisi daha büyük olmaktadır. Televizyonlardaki kötü programları veya kişileri örnek alan çocuklar suç işlemeye meyilli hale gelebilmekte ve bu programlardan ciddi anlamda etkilenebilmektedir.

Görsel kültürün bir parçası olan televizyon ile birlikte okuma kültürü giderek azalma göstermiş görsel bilgi daha da tercih edilir hale gelmiştir.

Televizyon izlemek istemeyen bir insan bile televizyon izlenilen bir ortamda bulunduğu takdirde ister istemez televizyondan gelen görsel ve işitsel iletilere maruz kalır.

Kitle iletişim aracı olarak televizyonlardan aktarılan bilgiler yanlış anlaşılmaya ve yanlış algıların oluşmasına sebebiyet verebildiği için toplumsal ilişkileri ve toplumsal bilinci olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Aynı şekilde toplumun bilinci oluşmasında da televizyondan faydalanılabilmesi televizyonun olumlu bir yönü olarak karşımıza çıkıyor.

Son olarak uzun süre açık kalan televizyonlar ciddi elektrik tüketimine ihtiyaç duyarlar. Bu durum enerji israfına yol açmakta ekonomik anlamda da insanların kayba uğramasına neden olmaktadır. Bu nedenle televizyonun insan sağlığı ve ilişkileri üzerindeki olumsuz etkileri düşünülürken ekonomik zararlarını da göz ardı etmemek gerekir.

TERÖR DOSYASI /// AHMET GENCEHAN BABİŞ /// ABD’nin Ankara Büyükelçiliğine Saldırı : Mesaj mı ? Tepki mi ? Sonuç mu ?


Ahmet Gencehan Babiş
Uzman Yardımcısı / Avrupa Birliği

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) başkanlık seçimlerinden önce Libya’nın Bingazi kentinde bulunan ABD Büyükelçiliği’ne “ düzenlenen saldırılarda Büyükelçi Christopher Stevens ve üç mesai arkadaşının öldürülmesinden sonra 1 Şubat 2013 tarihinde ABD’nin Paris Caddesi’ndeki büyükelçiliği bu sefer farklı bir yöntemle hedef alınmıştır. Devrimci Halkların Kurtuluş Partisi/Cephesi (DHKP/C) üyesi olan Ecevit Şanlı isimli bir intihar bombacısı tarafından gerçekleştirilen saldırıda, eyleme girişen teröristin yanı sıra bir Türk güvenlik görevlisi hayatını kaybetmiş ve bir gazeteci yaralanmıştır.

ABD – Türkiye İlişkileri ve Büyükelçilikte Patlayan Bomba

Türkiye’nin Arap Baharı politikası ve Esad rejimini bu bağlamda karşısına almasını da bazı sonuçlar doğurmuştur. Geçtiğimiz günlerde İsrail’in Suriye’yi bombalamasından, Patriot füzelerinin Türkiye’ye yerleştirilmesinden ve ABD’nin Hillary Clinton’ın ardından yeni göreve gelen Dışişleri Bakanı John Kerry’nin ilk yurtdışı ziyaretini Şubat ayı içerisinde Türkiye’ye yapacağının açıklanmasından sonra bir saldırının yaşanması da kritiktir.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın, 2013 yılının Ocak ayının sonunda Lübnan’ın El Ekber gazetesine röportajında “Türkiye sınırından militan ve silah girişi durdurulsa iki haftaya bu meseleyi hallederiz”[1] ifadelerini kullanması son dönemde Suriye’deki yaşanan olaylarda Türkiye’nin payının büyük olarak görüldüğüne işaret etmiştir. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin Arap Baharı’nda özellikle Suriye’de Esad’ın karşısında yer alması yaz aylarında terör olaylarını Esad rejiminin Türkiye’yi zora sokmak amacıyla PKK kartını kullanmasına sebebiyet vermiştir. PKK’nın eylemsizlik döneme geçmesi ve şu anda yaratılan sanal barış ortamında PKK kendi elini rahat tutmak için ve hiçbir zaman karşısına ABD’yi almadığı için devreye geçmişte Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak, Eski Başbakan Nihat Erim, MİT Müsteşar Eski Yardımcısı Hiram Abas gibi isimlerin faili sayılan DHKP/C sokulmuştur.

“Olağan” ve “Olağandışı” Şüpheliler

Saldırıdan sonra ilk olarak, büyük bir bilgi kirliliği yaşanmış ve birçok şüpheli örgüt üzerinde durulmuştur. Bölgesel gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde ülkenin Türkiye, büyükelçiliğin ise ABD’ye ait olması son derece manidar olarak gözükmekle birlikte saldırının zamanının da son derece kritik bir vakitte olması diğer bir dikkat çekici etmendir.

İlk olarak birçok örgütün bunu düzenleme olasılığı üzerinde durulmuştur. Bunlardan ilki ABD’ye karşı düzenlenen saldırıların “olağan şüphelisi” konumunda bulunan El Kaide olmuştur. Türkiye’de “ölüm arabaları” ile 2003 yılında iki sinagoga, İstanbul’daki HSBC şubesine ve İngiltere Büyükelçiliğine düzenlenen saldırıları sorumluluğunu alan örgüt son dönemde Suriye’de yaşanan kargaşada güçlenmeye başladığı ve etkin hale gelmeye çalıştığı bilinmektedir. Bir diğer nokta ise, El Kaide’nin geçen yıl öldürülen lideri Usame Bin Ladin’in damadı Süleyman M.’nin Ankara’da Central Intelligence Agency (CIA) ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) ortak operasyonunda yakalanması sonucu buna tepki olarak gerçekleştirdiği durumudur. Öte yandan, Suriye’nin destekli bir biçimde Hizbullah’ın bu saldırıyı yapmış olabileceğidir.

Yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin en büyük sorunu olan PKK’nın bu saldırıyı gerçekleştirme ihtimali ise terörist faaliyetlerinin geçmişine bakıldığında ABD’ye karşı bir saldırısının olmaması ve böyle bir eylemin PKK’nın kendi topuğuna kurşun sıkması demek olacağından zayıf kalmıştır. PKK’nın eylemleri genellikle, Türkiye ve ABD arasında gerçekleşen üst düzey görüşmelerde Türk güvenlik güçlerini hedef alan şekilde, görüşme sonrası yapılacak açıklamalarda yer bulma ve bir dikkat çekme girişimi olarak karşımıza çıkmıştır.

Sonuç olarak, Time Dergisi yazarı Piotr Zalewski tarafından “olağandışı şüpheli”[2] olarak görülen DHKP/C, saldırıyı üstlenmiştir. ABD tarafından bakıldığında, Soğuk Savaş öncesi çift kutuplu dünyasının etkin ideolojisi Marksizmi benimseyen bir örgüt tarafından beklenilmeyen bir durum olduğu anlaşılmaktadır. İsrail’in istihbarat kaynaklarına yakın DEBKA File sitesi, DHKP/C hakkında bilgi verirken geçtiğimiz Temmuz ayında Bulgaristan’ın Burgaz kentinde 5 İsrailli turistin öldüğü saldırının müsebbipleri Suriye’deki sol gruplar ve Lübnanlı terörist grupla ilişkili olduğunu vurgulamıştır[3]. Bunun yanı sıra PKK gibi DHKP/C’nin de tarihinde Suriye’nin önemli ülkelerden biri olduğu göz ardı edilmemelidir.

Değerlendirme

Terör örgütünün saldırı sonrası açıklamasından da anlaşılacağı üzere, Türkiye’de Almanya, Hollanda ve ABD’den gelen Patriot füzelerinin konuşlandırılmasına bir tepki seçimlerden sonra yeni ABD yönetimine bir mesaj ve bölgesel gelişmelerin de payının olduğu bir sonuç olarak algılanmalıdır. Suriye’den gelen top mermileri tarafından hayatını kaybeden vatandaşlarımız, düşürülen uçağımız ve şehit olan pilotlarımız yanı sıra büyükelçiliğe yapılan saldırı bu sefer ABD ve Türkiye’ye aynı anda verilen bir karşılık olarak görülebilir.

Burada üzerinde durulması gereken, Soğuk Savaş’ın hakim ideolojilerin biri olan Marksizmin canlanmasından daha çok bunu harekete geçiren nedenlerin böyle bir bölgede neler olduğudur. Bunun yanında, ABD’nin bu saldırıyı beklemediği bir yerden almasının sebepleri üzerinde de durulacak olduğunda buradaki etmen, ABD’nin terörizmi radikal İslam’dan ibaret olarak tek yönlü yorumlamasıdır. Bingazi’de yaşananlardan sonra Ankara’da gerçekleşen eylem, dünyanın her tarafında en güvenlikli yerlerden biri olarak görülen ABD’nin büyükelçilikleri, artık anti-Amerikan görüşleri olan terör örgütlerinin saldırı alanı olarak görülmeye başlamıştır.

Bunun dışında, göz ardı edilen noktalardan birisi de Türkiye’ye kaçak yollardan giren intihar bombacısının Yunanistan üzerinden giriş yapmasıdır. Bu durum, dikkatlerin yoğunlaştığı Suriye ile gerginlik nedeniyle Türkiye’nin güney sınırının yanı sıra Ege’de de sınırdan geçişlerin kontrolünün tekrar gözden geçirilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır.


[1] Esad’dan Türkiye’ye Ağır Suçlama!, http://www.internethaber.com/esaddan-turkiyeye-agir-suclama-498669h.htm, Erişim Tarihi: 2 Şubat 2013.

[2] The U.S. Embassy Bombing in Turkey: The Unusual Suspects, http://world.time.com/2013/02/02/the-u-s-embassy-bombing-in-turkey-the-unusual-suspects/#ixzz2Jr4I8rNX, Erişim Tarihi: 3 Şubat 2013.

[3] US Ankara Suicide Bomber Belonged to Leftist Group Suspected of Burgas Attack, http://www.debka.com/article/22731/US-Ankara-suicide-bomber-belonged-to-leftist-group-suspected-of-Burgas-attack, Erişim Tarihi: 3 Şubat 2013.