KİTAP TAVSİYESİ : Eski Zağra Müftüsü’nün gözünden 93 Harbi


Eski Zağra Müftüsü’nün gözünden 93 Harbi

25 Mart 2015

Eski Zağra Müftüsü Hüseyin Raci Efendi yazdığı anı kitabında bu savaşta düşmanla korkusuzca savaşan Çerkesler’e kitabında yer verir. Eski Zağra’nın kurtarılmasında yer aldıklarını anlatır. Tarihçe-i Vak’a-i Zağra, İstanbul, S:61-76-106-131-132—141-146-147-151)Yine kitabında Eski Zağra’da yaşayan Yahudilerin Müslümanlarla beraber askerlerimize ekmek, yemek, su ve sigara verdiklerini yazar. (Tarihçe-i Vak’a-i Zağra, İstanbul, S:65)

Hüseyin Raci Bey, Edirne’de cephe gerisi olarak tutulan askerlerin bir bölümünün Kafkasya’nın Sohum limanına (Abhazya) çıkarılmasının bir fayda sağlamadığını, bu harekâttan bir netice alınmadığını, aksine müdafaa gücünü yitiren Edirne’nin savaşmadan Rus Ordusu’na teslim olduğunu anlatır. Edirne’yi ele geçiren Rus kuvvetleri, Çatalca’daki zayıf direnişi ezip, Ayastefanos’a (Yeşilköy) kadar gelirler ve İstanbul kapılarına dayanırlar.

Yazara göre bozgunun başlıca sebebi komutanların beceriksizlikleri, ortak hareket edememelerinin yanı sıra askerlerimizin yönetiminin, savaşın Yıldız Sarayı’ndan yürütülmesidir.

Yazar. “1875 yılında Hersek İsyanı’yla başlayan süreç iyi yönetilememiş, Uahlar (Romanya) Rusların yanında savaşa girmişlerdir. Daha önce yenilip, Osmanlı Devleti’yle ateşkes imzalayan Sırbistan Krallığı ve Karadağ Prensliği tekrar savaşa girmişlerdir. Bu durum Osmanlı Ordusu’nun farklı cephelere bölünmesine yol açmış ve Rusların ilerlemesi kolaylaştırmıştır.

Rus Orduları Plevne’de yenilince Rus Çarı ve veliaht prensi bizzat cepheye gelerek komutayı ele aldılar, ama Osmanlı Devleti yöneticileri böyle bir şey yapmadılar” diyerek o dönem Osmanlı Padişah ve yöneticilerini suçlar. Tarihçe-i (Vak’a-i Zağra, İstanbul)

KİTAP TAVSİYESİ : BİRBİRİNDEN ÖNEMLİ VE İLGİNÇ 26 ADET KİTABI DİKKATİNİZE SUNUYORUZ !!!!


  1. 21. Yüzyılda Güvenlik ve İstihbarat
  2. 21. Yüzyılda Prens
  3. Bağımlılık Paradigmaları ve Türk Milliyetçiliği
  4. Cesetler Gölgeler Yalanlar (Türkiye’deki Faili Meçhullerin ve Kayıpların Tam Listesi)
  5. Cumhuriyet En Uzun 10 Yılından Geçerken Türk Sorunu
  6. Ermeni Psikolojik Savaşı
  7. İKİNCİ TEK PARTİ DÖNEMİ
  8. İstihbarat Teorisi
  9. Kayıp Türkler
  10. Kerkük, Irak ve Ortadoğu
  11. Küçük Orta Doğu: Suriye
  12. Kürtler ve Türklük
  13. Mission Kürdistan
  14. PKK Gerçeği ve Terör Örgütünün İç Yüzü ve Çözüm Önerileri
  15. PKK İle Pazarlık
  16. PKK Terörü Neden Bitmedi, Nasıl Biter?
  17. Pusu ve Katliamların Kronolojisi
  18. Siber Uzay’da Güvenlik ve Türkiye
  19. Tarihi Siyasi ve Kültürel Yönleriyle Türklerin Dünyası ve Türkiye’nin Dış Türkler Politikası
  20. TELAFER – Bir Türkmen Kentinin ABD Ordusu ve Peşmergelere Karşı Direnişi
  21. Türk Dış Politikasında 41 Kriz 1924- 2012
  22. Türk Kimliğinin Yeni Boyutları Çokluktan Birliğe
  23. Türk Ordusu’nun Kuzey Irak Operasyonları
  24. Türk Ordusunun PKK Operasyonları 1983-2007
  25. Uluslararası İlişkilerin Ekonomi Politiği
  26. Zazalar ve Türklük

PKK İle Pazarlık

Kayıp Türkler

Mission Kürdistan

Türk Dış Politikasında 41 Kriz 1924- 2012

Uluslararası İlişkilerin Ekonomi Politiği

Bağımlılık Paradigmaları ve Türk Milliyetçiliği

Cesetler Gölgeler Yalanlar (Türkiye’deki Faili Meçhullerin ve Kayıpların Tam Listesi)

İKİNCİ TEK PARTİ DÖNEMİ

Türk Kimliğinin Yeni Boyutları Çokluktan Birliğe

Tarihi Siyasi ve Kültürel Yönleriyle Türklerin Dünyası ve Türkiye’nin Dış Türkler Politikası

Zazalar ve Türklük

Cumhuriyet En Uzun 10 Yılından Geçerken Türk Sorunu

Pusu ve Katliamların Kronolojisi

Ermeni Psikolojik Savaşı

Kürtler ve Türklük

PKK Gerçeği ve Terör Örgütünün İç Yüzü ve Çözüm Önerileri

PKK Terörü Neden Bitmedi, Nasıl Biter?

İstihbarat Teorisi

TELAFER – Bir Türkmen Kentinin ABD Ordusu ve Peşmergelere Karşı Direnişi

Siber Uzay’da Güvenlik ve Türkiye

Türk Ordusu’nun Kuzey Irak Operasyonları

Türk Ordusunun PKK Operasyonları 1983-2007

21. Yüzyılda Prens

21. Yüzyılda Güvenlik ve İstihbarat

Küçük Orta Doğu: Suriye

Kerkük, Irak ve Ortadoğu

KİTAP TAVSİYESİ : İlk Ayda 12. Baskısı Çıkan Hitler’e Sordunuz Mu ? Kitabının Gizemi – Atakan Büyükdağ ile Röportaj


İlk Ayda 12. Baskısı Çıkan Hitler’e Sordunuz Mu ? Kitabının Gizemi – Atakan Büyükdağ ile Röportaj

Piyasaya girdiği ilk ayda 12. baskısı çıkan "Hitler’e Sordunuz Mu?" kitabını sizler için detaylı olarak inceledik ve yazar Atakan Büyükdağ ile "Hitler’e Sordunuz Mu?" hakkında bir sohbet gerçekleştirdik.

Tarihçi Yazar Atakan Büyükdağ‘ın "Hitler’e Sordunuz Mu?" adlı kitabını duymayanınız kalmamıştır. Piyasaya girdiği ilk günden itibaren büyük yankı uyandıran ve ilk ayda rekor hızla 12. bakısı çıkan "Hitler’e Sordunuz Mu?" kitabınının gizemini keşfetmek üzere sizler için Tarihçi yazar Atakan Büyükdağ’ın kapısını çaldık.

– Atakan Bey Merhabalar. "Hitler’e Sordunuz Mu?" kitabınız büyük ilgi görüyor. Öncelikle sizi bu büyük başarınızdan dolayı kutlarız.

* Merhabalar. Evet, ben de "Hitler’e Sordunuz Mu?" ile ilgili çok güzel yorumlar alıyorum. Özellikle sosyal medya hesaplarım üzerinden bana ulaşan her arkadaşımızın mesajlarını dikkatlice okuyup naif tebriklerini kabul ediyorum. Bu çok motive edici.

– Hitler’e Sordunuz Mu? ile ilgili okuyucuların özellikle üzerlerinde durduğu ortak bir nokta var mı?

* Aslında var. Okuyuların hepsi, kitabı ya 1 günde ya da 2 günde bitirdiklerini ve daha önce hiç bu kadar sürükleyici bir tarih kitabı okumadıklarını belirtiyorlar. Bu aslında benim yola çıkış amacımdı, bu yorumlarla bunu başarmış olduğumun farkına varıyorum, benim için en büyük başarı bu aslında.

– "Yola çıkış amacım" kısmını biraz daha detaylandırır mısınız? Hitler’e Sordunuz Mu? serüveni nasıl başladı?

* Ben zaten kendisini tarihe ve tarihi sevdirmeye adamış birisi olarak Nazi Almanyasını belirli düzeyde araştırıyordum. Fakat kıvılcımı aleve döndüren şey 9 sene önceki Dachau Toplama Kampı seyahatim oldu. Almanya’nın Münih kentinde bulunan Dachau toplama kampında gezerken ziyaretçilerden farklı birşeyler gördüğümü farkettim ve konuyla ilgili derinlemesine bir analiz başlattım. Sayısız yabancı kaynak okuyup, Toplama kamplarından Nazi Partisi Dokümantasyon Merkezi ve Miting Alanına kadar birçok kritik bölgeyi gezip yerinde notlar aldım. Sonradan da kendi kendime gerçekleştirdiğim soru cevap sürecim başladı. Daha çok öğrendiğiniz zaman daha çok sorgulamaya başlıyorsunuz ve ben de bu süreçte bize öğretilen bazı şeylerin yanlış olduğunu farkettim ve daha da acısı konu hakkında yeterli sayıda Türkçe kaynak olmadığını farkettim. Bunun üzerine Türkçe literatüre ilk defa girecek kaynaklı bilgilerin de yer aldığı, bir ırmağın şırıltısının yanında da belediye otobüsünde de rahatça okunabilecek bir eser ortaya çıkarmak istedim. Bence "Hitler’e Sordunuz Mu?"yu farklı ve tercih sebebi kılan şey yoğun tarihi bilgilerin çarpıcı resimlerle ve arkadaşa anlatır gibi bir uslüb ile harmanlanmasıdır.

Dachau Toplama Kampının önündeki "İskeletler hatıratı"

– Çok haklısınız. Eseriniz ile ilgili birçok kitapçı ile de görüştük ve hepsinin söylediği ortak şey "Türkiye’nin bu şekilde akıcı bir dile sahip ve aynı zamanda gerçek ve kaliteli bilgi ile dolu tarih kitaplarına ihtiyacı olduğu" oldu. Bunu çok güzel bir şekilde başardığınız için sizi ayrıca tebrik ediyoruz. Peki yayın evi seçiminizi neye göre yaptınız? Gece Kitaplığı Yayınevi’ni seçmenizdeki sebep neydi?

* Gece Kitaplığı Yayınevi çok samimi bir yayınevi. Özellikle sahibi Yaşar Hız oldukça entellektüel ve vizyonu geniş birisi. Kaliteli bilgiye değer vermesi ve pozitif iletişimi, süreci hızlandırıp projeyi daha da teşvik edici hale getiriyor. Gece Kitaplığı’nı tercih etmemdeki temel sebep budur.

– Şimdi, yeni projeleriniz hakkında bilgi alma vakti. Yeni bir projeniz var mıdır? Varsa ne zaman okuyucular ile buluşturacaksınız?

* Yeni ve etkili bir proje üzerinde çalışıyorum. Kurgusu yoğun ve tarih bilgisi derin bir çalışma olacak. 6 ay gibi bir süre sonra bu projemi tamamlamış olmayı umut ediyorum. Biter bitmez dizgiye sokup yayına alacağız. Umarım bu kitap da Türk edebiyatındaki özgün ve yegane çalışmalardan birisi olacak.

– Yeni kitabınızı heyecanla bekliyor olacağız Atakan Bey. Vakit ayırdığınız için çok teşekkür eder, Türkçe literatüre böylesine bir eser kazandırdığınız için de gurur duyduğumuzu belirtiriz.

* Güzel yorumlarınız için ben teşekkür ederim.

Atakan Büyükdağ, İzmir Tüyap Kitap Fuarındaki İmza Gününde Hayranlarının Kitaplarını İmzalarken

Hitler’e Sordunuz Mu? kitabı 82 adet çarpıcı resim içeren, bir solukta okuyacağınız bir başucu eseri. Kitabın okurken bir anda daha önce hiç duymadığınız bir bilgiyle sarsılırken az sonra yazar Atakan Büyükdağ’ın espirili diliyle kahkaha atacaksınız. Türkçe literatüre kazandırılmış tarihi bilgilerle dolu bu eseri okurken kendinizi Hitler’in botlarındaymış gibi hissedeceksiniz. Hitler’e Sordunuz Mu? kitabını vakit kaybetmeden okumanızı tavisye ederiz.

Hitler’e Sordunuz Mu kitabını tüm online satış sitelerinden ve kitapçılardan temin edebilirsiniz.

Dış Bağlantılar

Atakan Büyükdağ’ın Resmi Web Sitesi: www.atakanbuyukdag.com.tr

Atakan Büyükdağ’ın Resmi Sosyal Medya Hesapları: Facebook, Instagram, Twitter

"Hitler’e Sordunuz Mu?" Satış Linkleri: D&R, Kitapyurdu, kabalci (kapıda ödeme imkanlı), idefix

KİTAP TAVSİYESİ : 16 ADET KİTABI DİKKATİNİZE ARZ EDERİZ


Kitap Tavsiyeleri

  1. Atatürk ve Türklerin Saklı Tarihi / Sinan Meydan
  2. Doğu Avrupa Türk Tarihi /Osman Karatay, Serkan Acar
  3. Erken Devir Türk Sanatı / Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu
  4. İran ile Turan /Prof. Dr. Osman Karatay
  5. İsveçlerin Türk Kökeni Üzerine /Abdullah Gürgün
  6. Kaybolan Millet (Deşt-i Kıpçak Medeniyeti) / Murad Adji
  7. Kıpçaklar (Türkerin ve Büyük Bozkırın Kadîm Tarihi) /Murad Adji
  8. Kültür Tarihi Açısından İskit-Türk Aynılığı / Dr. Emine Sonnur Özcan
  9. Ortak Türk Tarihi /Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi
  10. Ön Türk Uygarlığı /Halûk Tarcan
  11. Tanrıların ve Firavunların Dili / Nurihan Fattah
  12. Türk Halklarının Kökeni / Kazi Laypanov, İsmail Miziyev
  13. Türk Sembolleri / Dr. Gözde Sazak
  14. Türk Tarihinin Ana Hatları / Kemalist Yönetimin Resmi Tarih Tezi
  15. Türklerin Kaybolan Ataları /Kâzım Mirşan
  16. Türklerin Kökeni/Prof.Dr. Osman Karatay

KİTAP TAVSİYESİ : Anzak çıkarmasından önceki ’36 Gün’


Anzak çıkarmasından önceki ‘36 Gün’

Hugh Dolan’ın ‘36 Gün: Gelibolu Çıkarmalarının Anlatılmamış Öyküsü’ adlı kitabı, çıkarmalardan önce yaşanan hazırlık dönemini ve istihbarat faaliyetini çok iyi anlatıyor. Kitapta bugüne kadar Türk kaynaklarda yer almayan çarpıcı bilgiler yer alıyor.

Hugh Dolan, Avustralya Hava Kuvvetleri’nde istihbarat subayı olarak görev yaptı. Buna bir de Oxford Üniversitesi’nden aldığı tarih yüksek lisans derecesi de eklenince Çanakkale Savaşı’yla ilgili yazdığı kitabın niteliği ortaya çıkıyor. Önsözde şöyle yazmış Dolan: “Yırtıldı-yırtılacak sayfaları dikkatle çevirirken Gelibolu’nun kumunu ve kimi zaman da okuduğum günlüğü tutanın pelür inceliğinde kâğıtların arasında kalmış sigara küllerini buldum.” Hugh Dolan, şimdiye kadar gün yüzüne çıkmamış anı ve belgelerden yararlanarak 25 Nisan Anzak çıkarmasının öncesindeki 36 günlük hazırlık sürecini anlatıyor kitabında. Havadan yapılan gözlemlerin yanı sıra bölgedeki istihbarat faaliyeti hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. İngiltere’nin Çanakkale Konsolos Yardımcısı Charles Palmer’ın bölgedeki istihbarat faaliyeti bir casus romanı tadında anlatılırken, İngiliz gemileriyle şifreli haberleşmesinin detaylarını öğreniyoruz. Kitabın ilerleyen sayfalarında Palmer’in Boğaz’ı geçmeye çalışırken vurularak karaya oturan E15 Denizaltısı’nda esir edildiğini ve Türkleri yanıltmaya çalışarak casusluk görevine esareti sırasında da devam ettiğini görüyoruz.

TÜRK KAYNAKLARINDA RASTLANMAYAN BİLGİLER
Kitabın Türk okuru için en ilginç taraflarından biri, Osmanlı Genelkurmayı’nda görevli kıdemli bir Türk subayının bir İngiliz ajanıyla ilişki kurarak Osmanlı ordusunun gizli hareketleri hakkında ayrıntılı bilgi verdiğini iddia etmesi. Kitaba göre bu gizli bilgiler Mısır Savaş Bürosu’nda derleniyor ve kontrol edildikten sonra kullanılıyordu. Türk kaynaklarında şimdiye kadar rastlanmayan bu bilgi herhalde çok ses getirecek ve araştırılacaktır.
Kitabın ilk üç bölümü 18 Mart’a kadar olan hazırlıkları ve olayları anlatıyor ve Boğaz savaşıyla bitiyor. Kitabın geriye kalan kısmı, 25 Nisan’a kadar süren çıkarma hazırlıklarını anlatıyor. Bu bölümlerde de pek çok yayımlanmamış anı ve belgenin yanı sıra, kısıtlı da olsa Türk kaynakları da kullanılmış ve hazırlıklarından bahsedilmiş.
Çıkarmanın hemen öncesinde yapılan istihbarat faaliyeti ve iki tarafın da havadan yaptığı gözlemler, pilot ve gözlemci isimlerine kadar verilip anılarla desteklenerek çok güzel aktarılmış. Denizaltıların Çanakkale Boğazı’nı geçme teşebbüsleri ve Mesudiye’nin batırılışıyla ilgili ayrıntılar da çok ilginç.

ÖNEMLİ BİR YANLIŞ DİPNOTTA DÜZELTİLMİŞ
Kitabın son bölümünde 25 Nisan 1915’te sabaha karşı başlayan çıkarmanın ilk saatleri anlatılıyor. Pek çok yabancı kaynakta olduğu gibi burada da yanlış olarak Türk makineli tüfeklerinin açtığı ateşten bahsedilse de çeviriyi gözden geçirenin ‘Burada makineli tüfek bulunmadığına’ dair uyarısı, kitaba dipnot olarak konularak önemli bir yanlış düzeltilmiş.
Kitabın sonunda önemli belgelerden oluşan 30 sayfalık ekler bölümünü de kitabın bir parçası olarak okumak gerekiyor. Çıkarmadan beri tartışılan “Anzaklar yanlış yere çıkarma yaptı” söylentisi vardır. Fakat ekler bölümünde yer alan bir belge, bu söylentinin yanlışlığını kanıtlıyor. Anzakların kumandanı Tümgeneral W. T. Bridges imzalı bu belgenin 2. maddesinde “Tümen Kabatepe’yle Balıkçı Damları’nın arasına çıkacaktır” yazıldıktan sonra harita üzerinde konum verilmektedir. Bu belge Anzakların çıkarma yaptığı alanın tam da planlanan alan olduğunu gösteriyor.
Hugh Dolan’ın ‘36 Gün: Gelibolu Çıkarmalarının Anlatılmamış Öyküsü’ adlı kitabı, çıkarmalardan önce yaşanan hazırlık dönemini ve istihbarat faaliyetini çok güzel anlatıyor. Konuyla ilgilenenlerin merakla okuyacağı bir kitap olmuş. Benzer bir çalışmanın Türk tarafı için yapılmasını dileyelim.

36 GÜN: GELİBOLU ÇIKARMALARININ ANLATILMAMIŞ ÖYKÜSÜ
Hugh Dolan
Çeviren: Süha Sertabiboğlu
İş Bankası Kültür Yayınları, 2020
496 sayfa, 36 TL.