İRTİCA DOSYASI /// Borçkalılar Tebliğ Cemaati’ni kovdu : “Burada şeriat propagandası yaptırmayacağız”


Borçkalılar Tebliğ Cemaati’ni kovdu : “Burada şeriat propagandası yaptırmayacağız”

Artvin’in Borçka ilçesinde şeriat propagandası yapan Tebliğ Cemaati üyeleri, yurttaşlar tarafından kentten kovuldu.

Sendika.Org’a konuşan yerel kaynaklar, Tebliğ Cemaati’nden olduklarını söyleyip Afganistan, Pakistan ve Hindistan’dan geldiklerini belirten 15-20 kişilik sarıklı cübbeli grubun bazı esnafların da desteğiyle bir süredir kentte bulunduğunu aktardı.

Kent merkezinde bulundukları sırada Tebliğ Cemaati üyelerine tepki gösteren Borçkalılar, hiçbir tarikat ve cemaatin şeriat propagandası yapmasına izin vermeyeceklerini belirtti.

Borçka çarşısında bugün (14 Eylül) yaşanan olaya ilişkin görüntülerde, yurttaşların “Gidin, bir daha da gelmeyin”, “Burada size şeriat propagandası yaptırmayacağız” dediği duyuluyor.

Yerel kaynaklar, yurttaşların tepkisinin ardından Tebliğ Cemaati üyelerinin Borçka’yı terk ettiklerini kaydetti.

VİDEO LİNK : https://twitter.com/i/status/1172920881275985920

İRTİCA DOSYASI : İstismar kaçak kursları gün yüzüne çıkardı


İstismar kaçak kursları gün yüzüne çıkardı

Bağcılar’da sıbyan mektebi olarak adlandırılan anaokulu niteliğindeki kaçak Kuran kursunda hoca olarak görev yapan 16 yaşındaki R.U. isimli kız çocuğu, kurs sorumlusu L.Ö. tarafından cinsel istismara uğradığını ileri sürerek şikâyetçi oldu. Hakkındaki suçlamayı reddeden L.Ö. ise çocuğun baygınlık geçirdiğini öne sürerek “Düşüyordu, tuttum” dedi.

Bağcılar’daki Medrese-i Gül isimli kaçak sıbyan mektebinde görevli R.U, kurs sorumlusu tarafından cinsel istismara maruz kaldığını aktardı. R.U. ve ailesinin Bağcılar Çocuk Büro Amirliği’ne yaptığı şikâyetin ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı.

MESAJLA TACİZ

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında ifadesi alınan R.U. kaçak sıbyan mektebinde bir aydır hoca olarak görev yaptığını söyledi. Kurs sorumlusu L.Ö. tarafından önce telefonla taciz edildiğini ifadesinde anlatan R.U., “L.Ö., ilk başta ‘Nasılsın’ diye mesaj yazıyordu. Bir iki hafta önce ‘Seni yerim, öperim, koklarım ve sana sarılırım’ diye mesajlar yolladı. ‘Olmaz’ dedim. ‘Kursa gelip çay demler misin, oturur, çay içeriz’ diye yazdı” dedi.

7 Ekim günü ise öğrencilerin kurstan çıkmasının ardından L.Ö’nün kendisine “pencerenin ölçüsünü alalım mı?” dediğini aktaran R.U., “Ölçü aldığımız sırada belime sarılarak beni öptü. Korktuğum için ses çıkaramadım. Bu kursun kapanmasını istiyorum. Kursta beş yaşında çocuklar bulunuyor. Bu şahıs çocuklarla görüşüyor. Evimin yerini biliyor, çok korkuyorum” dedi. R.U. ayrıca L.Ö.’nün, bir mahallede iki sıbyan mektebi çalıştırdığını, 4-6 yaş arasında 39 çocuğun kaçak kursta dini eğitim aldığını söyledi.

‘KURS SORUNMLUSU’ SERBEST BIRAKILDI

Savcılıkta ifadesi alınmasının ardından serbest bırakılan kurs sorumlusu L.Ö. yaptığı açıklamada, R.U’ya cinsel içerikli mesaj göndermediğini öne sürdü. Açıklamasında dört çocuk babası olduğunu belirten L.Ö., “Camın ölçüsünü almak için kursa gittim. Ölçü alırken R.U’ya ‘Bir şeyin mi var?’ diye sordum. ‘Korkuyorum’ dedi. Ölçüyü aldıktan sonra kapıya geldim. ‘Hocam’ demeye kalmadı, rengi attı. Düşüyordu, tuttum. Böyle olacağını bilsem tutmazdım” dedi.

İRTİCA DOSYASI : YOBAZLAR BATIYA KÜFREDİYOR BATI ÜRÜNLERİ VE HİZMETLERİ KULLANIYOR /// BAK ŞU İŞE !!!


Sabah ezan sesiyle uyandın.
Sana o ezan sesini duyuran hoparlörü kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

Sonra abdestini alıp namazını kılmak için yatağından kalkarak elektriği yaktın.
Evini aydınlatan o ampulü kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

Abdestini aldın, namazını kıldın, kahvaltını yapmak için buzdolabını açtın.
Yiyeceklerini koruyan o buzdolabını ve de çamaşırlarını yıkayan o çamaşır makinesi, bulaşıklarını yıkayan o bulaşık makinesi gibi evindeki beyaz eşyaları kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

Kahvaltını yapıp işe gitmek için evinden çıktın.
Seni işine götürecek o otomobili, o otobüsü, o treni, o tramvayı, o vapuru, kısacası o tür araçları kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

Derken telefonun çaldı, açtın.
O telefonu kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

İşyerine geldin, televizyonunu açtın.
O televizyonu kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

Ardından bilgisayarını da açtın.
O bilgisayarı kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

Bir ara başın ağrıdı, bir ilaç aldın.
Baş ağrısı ilacı gibi en hafif ilaçlardan kanser ilaçları gibi en ağır ilaçlara kadar hastalıklara derman olan o ilaçları kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

İlaçların yanı sıra hastalıkları teşhis eden, tedavi eden tıbbi araç gereçlerin hiçbirini bir Müslümanın icat etmediği gibi.

Bindiğin bisikletten uçağa kadar, dikiş makinesinden makine üreten makinelere kadar, insanlara hizmet eden, insanların hayatını kolaylaştıran hiçbir şeyi bir Müslümanın icat etmediği gibi.

Müslümanların bundan üzüntü duyması gerekmez mi?

İnsanlığa hizmet eden, insanların hayatını kolaylaştıran hiçbir şeyi niye bulamıyoruz diye düşünmemiz gerekmez mi?

Biz Müslümanların bilim, teknoloji üretemediğimiz gibi, niye dünya çapında sanat ürünleri üretemiyoruz diye kendi kendimize sormamız gerekmez mi?

Bakıyoruz da bilimde en ileri giden ülkelerin insanları, en çok kütüphaneye giden insanlar.

Bakıyoruz da bilimde en ileri giden ülkelerin insanları, en çok gazete, kitap okuyan insanlar.

Günde beş vakit ibadethaneye gider de niye yılda bir vakit bile kütüphaneye gitmez çoğu Müslümanlar?

Yine bakıyoruz da bilimde en ileri giden ülkeler, sanata en çok önem veren ülkeler.

Bakıyoruz da bilimde en ileri giden ülkeler, hiçbir beyinsel üretimi yasaklamayan ve de günah saymayan ülkeler.

İşte o ülkelerin insanları, insanlığa hizmet eden icatlar yapıyor.

İşte o ülkelerin insanları Ay’a gidiyor.
İşte o ülkelerin insanları Mars’ta yaşam alanı kuruyor.
İşte o ülkelerin insanları, daha geçenlerde yaşanacak yedi yeni gezegen buluyor.

Eller uzaya gidiyor; Müslüman alemi bu yarışta hep yaya kalıyor.

Bırakın bilim, teknoloji üretememeyi, 1 milyar 600 milyon nüfustan ve 63 ülkeden oluşan Müslüman aleminin toplam üretimi, 80 milyonluk Almanya’nın üretimini bile bulmuyor.

Müslüman aleminin en güçlü ülkesi Türkiye, Konya büyüklüğündeki Hollanda’nın bırakın sanayi ürünlerini, tarım ürünlerinin beşte birini bile üretemiyor.

Ne yazık ki gelişmiş ülkeler ile Müslüman alemi, Mars ile Kars kadar birbirine uzak bulunuyor!

Dr. Mustafa Ata

İRTİCA DOSYASI /// SAHTE PEYGAMBER’E SORUŞTURMA : 500 MÜRİDİ VAR


SAHTE PEYGAMBER’E SORUŞTURMA : 500 MÜRİDİ VAR

Elazığ’da faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşunun kurucusu ve yönetim kurulu başkanının Allah adına konuştuğu 500’e yakın müritinin de bu şahsı peygamber ilan ettiği iddia edildi. Sahte peygamberin müritleri arasında bazı iş insanlarının ve tanınmış isimlerin olduğu da öğrenildi.

Elazığ’da yaşayan H. D. ‘nin kendisini "peygamber" ilan ettiği iddialarına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’nda soruşturma başlatıldı. Konuyla ilgili Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan yazılı açıklamada soruşturmanın çok yönlü davam ettiği belirtilerek şöyle denildi:

"Bazı haber sitelerinde ‘Elazığ’da sahte peygamber iddiası’ şeklinde haber yapıldığının tespit edilmesi üzerine kamuoyunun doğru aydınlatılması amacıyla aşağıdaki açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur. Elazığ’da Hürriyet Caddesi üzerinde bulunan bir adreste H. D. isimli şüpheli şahsın İslam’ın yüce değerlerini ve halkın dini değerlerini alenen aşağıladığı etrafına toplanan bir takım şahıslara kendisinin son peygamber olduğunu peygamberler zincirinin son halkası olarak kendisini ilan ettiği yönündeki iddialar üzerine Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’mızca 677 Sayılı Yasa ve TCK’nun 216’ncı maddelerine muhalefet suçlarından soruşturma başlatılmış olup olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’mızca başlatılan soruşturma çok yönlü olarak devam etmektedir"

LİNK : http://haber.sol.org.tr/toplum/sahte-peygambere-sorusturma-500-muridi-var-268780