CEZAEVLERİ DOSYASI /// Toplumsal Bellek Platformu : “BİN 334 HASTA TUTUKLU VARKEN NEDEN SİVAS KATLİAMI SANIĞINA ÖNCELİK TANINIYOR ???”


Toplumsal Bellek Platformu : “BİN 334 HASTA TUTUKLU VARKEN NEDEN SİVAS KATLİAMI SANIĞINA ÖNCELİK TANINIYOR ???”

2 Şubat 2020

Toplumsal Bellek Platformu Sivas’ta Madımak Oteli’nde yakılarak öldürülen 33 kişinin ardından açılan davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Ahmet Turan Kılıç’ın kalan cezasının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından affedilmesine tepki göstererek “Katilleri kim affederse affetsin biz affetmeyeceğiz” dedi ve sordu: “Cezaevlerinde 557’si ağır 1334 hasta tutuklu varken tek bir kişiye öncelik tanınması eşitsiz bir anlayışa kapı aralamaz mı?”

LİNK : https://i0.wp.com/gazetekarinca.com/wp-content/uploads/2020/02/sivas-katliam%C4%B1.jpg?fit=750%2C505&ssl=1

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde çoğunluğu Alevi 33 yazar ve ozan ile iki otel çalışanı yakılarak öldürülmüştü.

33 kişinin hayatını kaybetmesi sonrası açılan davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan 86 yaşındaki Ahmet Turan Kılıç’ın kalan cezası sağlık sorunları gerekçesiyle AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kaldırılmıştı.

Toplumsal Bellek Platformu bir açıklama yaparak katliamın sanığı Kılıç’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından affedilmesine tepki gösterdi.

Platform tarafından yapılan açıklamada şunlar ifade edildi:

“Dün Sivas Katliamı sanıklarından Ahmet Turan Kılıç’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Cumhurbaşkanı özel kararıyla kaldırıldı.

“27 yıldır süren bir katliamın davası zaman aşımına uğratıldı katilleri cezasızlıkla ödüllendirildi ve ödüllendirme devam ediyor. Oysa ki Sivas Katliamı bir insanlık suçudur insanlık suçlarında zaman aşımı olmaz.

“Sivas Katliamı’nı gerçekleştiren anlayış ile bu planlamayı yapan failler hiç soruşturulmadı. Sadece kameralara yakalanmış olanların bir kısmı yargıya taşındı. Bu hüküm giymiş katiller o günün siyasal İslam taraftarları ve ne hazindir ki bugünün iktidarı tarafından mağdur kabul edildiler. Katliamın elebaşları ile kilit isimleri iktidar tarafından kutsandı.

“Hatta yargı önünde sorgulanmayan farklı aktörler kimi sözde ‘aydınlar’ ve ‘gazeteciler’ tarafından temize çekildi. Bu olanları elbette tarih affetmeyecek.

“Şu anda cezaevlerinde hasta bakıma muhtaç ve yaşlı çok hükümlü olduğu bilgisinden hareketle onlar için geçerli olmayan bu kişiye özel uygulamanın gerekçesi nedir? İHD verilerine göre şu anda cezaevlerinde 557’si ağır 1334 hasta tutuklu varken tek bir kişiye öncelik tanınması eşitsiz bir anlayışa kapı aralamaz mı?

“Ve elbette bir kesim tarafından ‘dede’ diyerek kendisini manşetlere taşıyanlara sözümüz var. ‘Katilleri kim affederse affetsin biz affetmeyeceğiz. ”

Erdoğan Sivas Katliamı’ndan ağırlaştırılmış müebbet alan Kılıç’ın cezasını affetti

LİNK : https://gazetekarinca.com/2020/01/erdogan-sivas-katliamindan-agirlastirilmis-muebbet-alan-kilicin-cezasini-affetti/

LİNK : https://gazetekarinca.com/2020/02/bin-334-hasta-tutuklu-varken-neden-sivas-katliami-sanigina-oncelik-taniniyor/?fbclid=

KİTAP TAVSİYESİ : 27 MAYİS’TAN BALYOZ’A – 2013 BY V. MURAT TULGA (AUTHOR)


27 MAYİS’TAN BALYOZ’A – 2013 BY V. MURAT TULGA (AUTHOR)

TSK’nin yaptigi ilk darbe ile TSK’ya yapilan son darbeyi anlatan bu kitap, darbe magduru babanin darbeci yaftasi ile yargilanan oglunun çarpici hikâyesidir.

Yazarin babasi Kurmay Albay Ahmet Muazzez Tulga, 27 Mayis 1960 darbesi magduru.

Darbeden sonra Eminsu olayi olarak bilinen kararlarla emekli edilen Muazzez beyin Ömrü, ugradigi haksizlik karsisinda hak aramakla geçti. çocukluk ve gençlik yillari boyunca babasinin isyanina taniklik eden yazar da askerlik meslegini seçti ve babasiyla ayni rütbeye geldiginde

Balyoz sorusturmasi kapsaminda, "darbeci"(!) suçlamasiyla tutuklandi.

Kurmay Albay V. Murat Tulga, kitapta, tarihe mal olan ibretlik Yassiada davalari ile Balyoz davasi arasindaki müthis benzerlikleri ortaya koyarak; cezaevine kurulan Adliyelerde gÖrülen Yassiada ve Silivri Davalarinda yasanan hukuksuzluklar silsilesini çarpici Örneklerle gÖzler Önüne seriyor.

Hüsamettin Cindoruk’un ifadesiyle, "Cezaevine mahkeme kurmanin mezarliga hastane kurmaktan farki yoktur".

TBMM Darbeleri Arastirma Komisyonu raporunda, "27 Mayis 1960 darbesinden sonra Yassiada’da demokrasi, hukuk, adalet ve vicdan sehpaya çekilmistir" deniliyor.

Elli yil sonra nefret tohumlari yeniden çiçek açti.

Bu kez demokrasi, hukuk, adalet ve vicdan Silivri’de sehpaya çekildi…

Sonuç olarak, Yassiada’dan Silivri’ye hukuk cephesinde degisen bir sey yok

(Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 240 Baskı Yılı : 2013 Dili: Türkçe Yayınevi : Tanyeri Kitap

MSS (ÇİN İSTİHBARAT SERVİSİ) DOSYASI /// YÜCEL TANAY : ÇİN İSTİHBARATININ TÜRKİYE FAALİYETLERİ !!!! VE Çin istihbaratına çalışan Kazak hainler


YÜCEL TANAY : ÇİN İSTİHBARATININ TÜRKİYE FAALİYETLERİ !!!! VE Çin istihbaratına çalışan Kazak hainler

Çin istihbaratı için Türkiye hayatı önem taşıyor. Türkiyede yaşayan Doğu Türkistanlıları kontrol altında tutarak Doğu Türkistan bağımsızlık hareketini etkisizleştirmek istiyor.

Çin istihbaratının Türkiyede kullandığı bir medya ayağı var.Bu ayak Global medya grubu CRI’nın (China Radio International – Çin Uluslararası Radyosu) Türkiye’deki uzantısı CRI TÜRK, . CRI TÜRK Fm, Türkiye’de İstanbul – Ankara ve İzmir’in dışında toplam 11 metropol merkezde yayın yapan ulusal bir radyo kanalı olarak faaliyet yapıyor.. Üç il dışında, Antalya – Bodrum – Gaziantep – Eskişehir – Adana- Kocaeli – Tekirdağ– Bursa – Kayseri illerinde yayın yapan CRI Türk FM, tarzında Türkiye’nin en geniş kapsamlı yayın yapan radyosu ı. CRI TÜRK FM aynı zamanda Türksat uydusu ile de yayınlarını geniş kitlelere ulaştırıyor.Radyo, bir haber ajansı gibi de çalışıyor. Ürettiği özel haberleri hem Türkiye’de hem de Çin ve Asya bölgesine İngilizce ve Türkçe dillerinde servis ediyor.

Aydınlık gazetesine bağlı kaynak yayınevi adeta bir Çin yayınevi gibi Doğu Türkistan konusunda Çinlilerin bilimsel olmayan çalışmalarını Türkçeye kazandırarak Çin propagandası yapıyor.

İstanbul’da bir Çin Radyosu CRITURK

Çin’in medya yatırımları içerisinde en çok bilineni hiç kuşkusuz haber ve müzik yayını yapan CRI TURK. Çin-Türk Dostluk Vakfı ile aynı binada faaliyet gösteren bu radyoyu önce GBTimes ismiyle satın aldı Çinliler. Medyada büyüme planları çerçevesinde ilk önemli yatırım olan radyo ile Türkiye’ye açılan Çinliler, televizyon satın almayı da düşündüler. Bunun için NTV ile pazarlıklar yürütüldü ama sonuçsuz kaldı. Sonrasında ise büyüme planları ertelendi ve radyo yatırımına odaklanıldı.

Tamamen Çin’in kamu kaynaklarından finanse edilen radyoda Türkiye’nin yakından tanıdığı isimler yer alıyor. Doğu Perinçek’in Aydınlık ekibiyle yakın temas içerisinde oldukları bilinen radyonun genel müdürlüğünü ise ünlü radyocu Michael Kuyucu üstlenmiş durumda. Çin’in medya yatırımları açısından kilit bir isim olan Kamil Erdoğdu ise haber yönetmeni olarak görev yapıyor. Çin Konsolosluğu ile de çok yakın teması olan ve geçmişte Çin’de gazetecilik yaptığı bilinen Erdoğdu, aynı zamanda Aydınlık gazetesi yazarları arasında yer alıyor.

Ağırlıklı olarak müzik, kültür ve haber kanalı olarak yayın yapan radyoda belki de en ilgi çekici isim Cem Küçük. Son olarak TGRT’de program yapan Küçük, kanalda siyasi yorumlar yapıyor ve gündemi değerlendiriyor. Yine radyonun programcıları arasında Can Ataklı, Erkan Tan, Yusuf Özkan, İlkim Kocamaz, Ekin Gün, Hayri Hiçler gibi isimler de yer alıyor.

Modern İpek Yolu dergisi

CRI Türk ve ulusalcı yayınlarla bilinen Kırmızı Kedi Yayınevi’nin birlikte çıkardığı dergi, Çin kültürünü ve günümüzdeki Çin gerçeğini anlatmayı hedefliyor. Finans kaynağını yine Çin devletinin karşıladığı dergide hayli geniş yelpazeden yazılar ve araştırma dosyaları yer alıyor. Çin’in diğer yayınlarında olduğu gibi dergide de birinci önceliği adından da anlaşılacağı gibi İpek Yolu Projesi. Çin’den başlayıp Fransa’da son bulan tarihi yolu yeniden canlandırmaya çalışan Çin, bu amaçla çok büyük paralar harcıyor.

Geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir haberde Çin’in İpek Yolu Projesi için belgesel ve sinema filmlerine de çok ciddi fon ayırdığı yer alıyordu. Sinema ve belgeselcileri destekleme kararı alan Çin, bunun için İpek Yolu Projesinin ve bu hattaki kültürlerin görüntülenmesini talep ediyor.

Sessiz ve derinden ilerleyen Çin, çok iyi Türkçe ve Arapça konuşan Çinli gazetecileri bu bölgede görevlendiriyor. Devlet televizyonunun bölge merkezi olarak Katar’ı, ajans olarak Mısır’ı tercih eden Çin’in, politik rüzgârların da etkisiyle gelecekte Türkiye’ye daha fazla odaklanabileceği yorumları yapılıyor.

Son yıllardaMuhafazakar medya diye bilinen medya gruplarında yapılan haber ve yazılan makalelerde Doğu türkistana Çin ağzıyla Xinjiang(sinkiang) diyen ATV-Sabah grubu

Çin istihbaratı MSS’nin Türkiye’de faaliyetleri biliniyor. İstihbarat raporlarında Çin gizli servisinin Türkiye’den devşirdiği birçok ajanını uluslararası Pekin radyosunun Türkçe bölümünde istidam ederek, Türkiye yapılan Türkçe yayınlarda propaganda ajanı olarak kullandığı bilgileri mevcut. Çin Halk Cumhuriyeti, 1960’lı yılların sonlarından itibaren Türkiye’deki casusluk faaliyetleri iki ayrı yönden müdahale etmektedir: birincisi, Türkiye’de "Maocu" olarak ortaya çıkan yapılanmalara tam bir lojistik destek vermek;ikincisi ise, daha önce Türkiye’ye göç etmiş Doğu Türkistan cemaatini kontrol altında tutmak Uygur derneklerine sızmak Özellikle İş dünyasında faaliyet gösteren Uygur derneklerine sızmak, üçüncü Türkiye- Çin İşadamları dernekleri adı altında faaliyet gösteren derneklere sızıp eleman devşirmek,dürdüncüsü Türkiye üniversitelerinde Konfüçyüs Enstitüsü kurmayı teşvik etmek veya açılanları İstihbarat için kullanmak.

Türkiye’de öğrenim gören master yapan Çinlileri Türkiye’de İşyeri açan Çinlileri kullanmak.

Türkiye’de faaliyet gösteren Çin şirketleri üst düzey yöneticilerini Çin İstihbaratının casusluk faaliyetlerinde kullanacağı bir gerçektir.

Türkiye’de faaliyet gösteren Çin Firmaları:

  1. China Railway Construction
  2. Chian National Aero-Technology
  3. Dongfang Electric Corporation
  4. China General Technology Holding
  5. China National Machinery and Equipment Corp
  6. China National Petroleum Corporation
  7. Shangde (Güneş enerjisi şirketi)
  8. Chongqing Lifan (Chery marka otomobil üreticisi)
  9. Huawei Technology (3. nesil cep telefonu)

Özellikle Doğu Türkistanlıların yaşadığı İstanbul ve kayseri gibi kentlerdeki Çin şirketlerinin çalışmaları mercek altına alınmalı.

Çin istihbaratının bir hedefi’de Zeytinburnu ve Küçükçekmece’de ki Uygur lokantalardır. Doğu Türkistanlı Uygurların çtığı ve işlettiği Uygur lokantaları bu ajanların birinci hedefleri. Bu lokantaların genel anlamda çalışanları ve müşterilerinin Uygur olması sebebi ile, Çin ajanlarının birinci hedefi bu lokantalar.

Lokantaya yakın konumda oturan, sigara içen otobüs bekleyen, arkadaşını bekleyen ajanlar buralarda görüntülü ve sesli kayıtlar yapıyor.

Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’ne bağlı MSS (Devlet Güvenlik Bakanlığı), Guoanbu (Guojia Anquan Bu), MPS (Kamu Güvenlik Bakanlığı), Halk Kurtuluş Ordusu bünyesi içindeki 8341 Unit-Central Security Regiment örgütünün İkinci Departmanı ve Uluslar arası İrtibat Departmanı ve Yeni Çin Haber Ajansı (Xinhua), Türkiye ile ilgili tüm istihbarat ve ajitasyon faaliyetlerinden sorumlu. Çin İstihbaratının faaliyet gösterdiği 50’nin üzerindeki ülke arasında Türkiye ön sıralardadır.

Kaynakça;

  1. Ömür Çelikdönmez-Çin ve ABD istihbarat savaşları ve Türkiye http://kafkassam.com/cin-ve-abd-istihbarat-savaslari-ve-tur…Yücel Tanay/ http://gokbayrak.com/haber_detay.asp?id=5050
  2. http://tr.euronews.com/…/alman-istihbarati-cinli-casuslarin…

Çin istihbaratına çalışan Kazak hainler

Doğu Türkistan İle Kazak otonom bölgesinden Kazakistan’a göçederek yıllardır Kazakistan’da Çin dıasporaları olarak faaliyetler yürüten ve Çin’in yayılmacı politikasına hizmet eden Kazak hainlerin listesi!

  1. Kazakistanda Jebeü vakfını “Çin diasporaları vakfı” kuran daha sonra Dünya Kazak birliği’nin “Kaumdastık’ın”başına geçen Rahim Ayıpoğlu-Kulca doğumlu
  2. Doğu Türkistan’dan Kazakistana göçeden ailelerin nüfus bilgilerini ekonomik ve sosyal konumları hakkında Çin istihbaratına bilgi veren Düken Masimhanoğlu-Kulca doğumlu
  3. Çin’in Kazakistan’daki yayılmacı politikasına hizmet için,siyaset bürokrasi akademi ekonomi finans basın çevrelerine kadro sokan Jebeü vakfı başkanı Ömerali Adilbekoğlu-Kulca doğumlu
  4. Çin’in Doğu Türkistan’daki insanlık dışı toplama kamplarını yalanlayan kirli enformasyon grubunun başı Ayathan Ahmetoğlu
  5. Çin’in Doğu Türkistan’daki insanlık dışı zulmünü,toplama kamplarını dünya kamuoyuna duyuran mazlumların hak ve hukuklarını arayan anadan babadan yoksun yetimlere kol kanat olan Serikcan Bılaşoğluna iftira atıp tutuklatan Alişer Turabaev

Bilge Kağan Yazıtlarında Türkleri uyarıyor: Çinlilerin tatlı sözlerine, yumuşak ipeklilerine kanıp Türk halkından bir çoğunuz öldünüz,Bugün Çinin yuanlarına kanıp ırkdaşlarını satanlar,unutmasınki Çin emelerine ulaşınca ilk onları yok edecektır.

Ey Kazakistandakı çin işbirlikçileri Çin Kazakistanı ele geçirince birer köle olacaksınız, yüz milyondan fazla Han çinlisi göçmeni Kazak steplerine yerleştırıp, Kazakistanı tarihten silecektır. Ey mankurtlar ordusu!

Çin istihbaratına çalışan Kazak hainler – Yücel Tanay