E-KİTAP : NAZIM HİKMET ŞİİRLERİ – 29 ADET E-KİTAP


  • 01 835 Satır.epub
  • 02 Benerci Kendini Niçin Öldürdü.epub
  • 03 Kuvayi Milliye.epub
  • 04 Yatar Bursa Kalesinde.epub
  • 05 Memleketimden İnsan Manzaraları.epub
  • 06 Yeni Şiirler.epub
  • 07 Son Şiirleri.epub
  • 08 İlk Şiirleri.epub
  • 09 La Fontaine’den Masallar.epub
  • 10 Kafatası.epub
  • 11 Ferhad ile Şirin.epub
  • 12 Yusuf ile Menofis.epub
  • 13 Demokles’in Kılıcı.epub
  • 14 Kadınların İsyanı.epub
  • 15 Kan Konuşmaz.epub
  • 16 Yeşil Elmalar.epub
  • 17 Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim.epub
  • 18 Hikayeler.epub
  • 19 Çeviri Hikayeler.epub
  • 20 Masallar.epub
  • 21 Sanat Edebiyat Kültür Dil.epub
  • 22 Yazılar (1924-1934).epub
  • 23 Yazılar (1935).epub
  • 24 Yazılar (1936).epub
  • 25 Yazılar (1937-1962).epub
  • 26 Konuşmalar.epub
  • 27 Nazım ile Piraye.epub
  • 28 Cezaevinden Mehmet Fuat’a Mektuplar.epub
  • 29 Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar.epub

E-KİTAPLARI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

SİNEMA DÜNYASI /// VİDEO : TONGUÇ AKARCA : BABİL DİZİSİ SUÇA ÖZENDİRİYOR, PONZİ NEDİR ???


ÖZEL BÜRO NOTU : ÖZEL BÜRO GRUBU GÖNÜLLÜ ÜYESİ TONGUÇ BEYE BU KONUDA YAPTIĞI DETAYLI AÇIKLAMALARDAN DOLAYI GRUP ADINA TEŞEKKÜR EDERİZ.

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=jwb2yM4Farw&feature=youtu.be

LAİKLİK DOSYASI : VELİ-DER’DEN EĞİTİMDE LAİKLİK İÇİN SEFERBERLİK ÇAĞRISI


VELİ-DER’DEN EĞİTİMDE LAİKLİK İÇİN SEFERBERLİK ÇAĞRISI

Öğrenci Veli Derneği laikliği yeniden kazanmak için tüm toplumsal dinamiklerin ve demokratik kamuoyunun tam bir seferberlik halinde topyekûn mücadele etmesinden başka seçenek kalmadığını açıkladı

Öğrenci Veli Derneği mevcut iktidarın ve onun Milli Eğitim Bakanlığı’nın son yıllarda giderek artan ölçüde eğitimi dinselleştirme ve piyasalaştırma yönünde politikalar uyguladığını belirterek laikliği yeniden kazanmak için tüm toplumsal dinamiklerin ve demokratik kamuoyunun tam bir seferberlik halinde topyekûn mücadele etmesinden başka seçenek kalmadığını açıkladı.

Öğrenci Veli Derneği İzmir Şubesi “2019 LGS: SORUNLAR ÇÖZÜM ÖNERİLERİ” konulu bir rapor yayınladı.

Kamuoyuna sunulacak raporun sonuç bölümünde mevcut iktidar ve onun Milli Eğitim Bakanlığı’nın küçücük çocukları ve eğitimi kendi “ideolojik ajandasını” hayata geçirmek için bir “araç” gibi görmekten çekinmediği yurttaşlar arasında ayrım ve kutuplaştırma yarattığı ve gelinen aşamada eğitimde yaşanan sorunların çığ gibi büyüdüğü kaydedilerek şu görüşlere yer verildi:

“Veli-Der olarak yıllarca bu gidişata müdahale etmeye çalışarak çok sayıda etkinlikler gerçekleştirdik; sayısız toplantı panel çalıştay ve sempozyumlar düzenledik; imza kampanyaları ile toplumsal farkındalığı artırmaya ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın hak ettiği bilimsel laik kamusal eşit ulaşılabilir ve parasız eğitimin önemini anlatmaya çalıştık. Ancak sesimizi iktidara ve Milli Eğitim Bakanlığı’na duyuramadık. Yıllardır “üç maymunu” oynamaya devam eden “yetkililer” bir ülkenin çocukları üzerinde bu denli hoyratça oynanmaması gerektiğini idrak etmeyerek bildiklerini okumaya devam ettiler!”

Laikliğin her geçen gün daha fazla tahrip edilerek içi tamamen boşaltılmış bir kavrama indirgendiğinin belirtildiği raporda laikliği yeniden kazanmak için tüm toplumsal dinamiklerin ve demokratik kamuoyunun tam bir seferberlik halinde topyekûn mücadele etmesinden başka seçenek kalmadığı belirtilerek şu görüşlere yer verildi:

“Ülkemizde birçok önemli ve öncelikli sorun olduğunu biliyoruz; işçiler haklarını alamıyor diledikleri sendikalarda örgütlenip gerektiğinde grev yapamıyor; tarımsal nüfus köylüler çiftçiler emeğinin karşılığını alamıyor; kamu çalışanları yüzdelik zamlarla yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanıyor; emekliler asgari ücretin bile altında olan maaşlarıyla ayın sonunu getiremiyor… Ama ya çocuklar çocuklarımız! Tarikat-cemaat yurtlarında yanan yakılan tecavüze uğrayan; en temel hak olan eğitim hakkına hak ettikleri ve layık oldukları saygınlıkla ulaşamayan; geleceğe ve hayata dair umutları daha küçücük yaşlarında ellerinden alınan çocuklarımız!…Bir toplumun en kıymetli varlıkları çocuklardır! Bu ülkenin bütün çocukları için mücadele etmekten daha öncelikli hiçbir şey olmadığı inancıyla haydi mücadeleye!…”

Veli-Der İzmir Şubesi tarafından hazırlanan rapor ise şu şekilde:

2019 LGS- Sorunlar Zorluklar Dayatmalar

1. MEB 2019 LGS’ye merkezi sınavla öğrenci alan 1526 okulun 855’ini -yani yarısından fazlasını!- İmam Hatip Lisesi ve Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak belirledi. Sınava katılan çocuklarımızın yaklaşık %10’unun yerleşmesi öngörülen bu “nitelikli” okulların toplam kontenjanı 139.120 olarak ilan edildi. Geçen sene sorduğumuz şu sorular bu sene için de geçerliliğini korumaktadır: Öğrencilerin %10’unun merkezi sınavla yerleştirileceği “nitelikli” okulları belirlerken hangi kriterler kullanılmaktadır? Bu “kriterler” kamuoyuyla neden paylaşılmamaktadır? Örneğin İzmir’de geçtiğimiz yıllarda yüzdelik dilim itibarıyla 3-4 ile öğrenci alan okullar listede yer almazken bu yıl yayınlanan tabloda yüzdelik dilimi 84 39 olan Necmettin Erbakan Anadolu İmam Hatip Lisesi hangi “niteliği” taşıdığı için “merkezi sınavla öğrenci alan ‘nitelikli’ okul” sayılmıştır?

2. Yukarıdaki örnekte de görüldüğü üzere en önemli sorunlardan biri olarak MEB’in ısrarla sürdürdüğü yanlış okullaşma politikası ve buna bağlı olarak da İHL ve MTAL okul türlerinin çocuklarımıza adeta zorla dayatıldığı tespit edilmiştir! Oysa 2018 LGS sonuçları göstermiştir ki çocuklarımızın en çok tercih ettiği okullar akademik eğitimin ön planda olduğu Fen Liseleri Sosyal Bilimler Liseleri ve Anadolu Liseleridir. Nitekim yayınlanan “Yerleştirmeye Esas Kontenjan Tabloları” incelendiğinde imam hatip ve meslek liselerinin yüzdelik dilimleri bu okulların tercih edilmediğini net biçimde ortaya koymaktadır. MEB uyguladığı yanlış okullaşma politikasını terk etmeli; merkezi yerleştirmede Anadolu Sosyal Bilimler ve Fen liselerinin sayıları ve kontenjanları artırılmalı; sanat ve spor liseleri daha kolay ulaşılabilir olacak şekilde nicelik ve nitelik yönünden geliştirilmelidir.

3. LGS tercih ve yerleştirme süreci çocuklarımızı ve velilerimizi çok büyük açmazlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi öğrencilerimizin neredeyse tamamına yakını merkezi sınava girmiştir. Buna karşın her öğrenci öncelikle “yerel yerleştirme tercih ekranından” işlem yapmak zorundadır. Yerel yerleştirmede “tercih sayısı sınırı” “okul türü kısıtı” ve ikamet adresi önceliği ile “çemberler” içine hapsedilen çocuklarımız “bir yere yerleşemeyip açıkta kalma” kaygısıyla hiç istemedikleri tercihlere zorlanmaktadır. Yerel yerleştirmede yapılacak en fazla beş tercihten üçünün öğrencinin kendi kayıt bölgesinden seçmesi zorunluluğu birçok “kayıt bölgesinde” (ilçede) Anadolu Lisesi olmaması nedeniyle çocuklarımızı adeta “coğrafyan kaderindir kaderine razı ol!” denilerek umarsız biçimde istemedikleri okulları tercih etmeye zorlamaktadır. Bu “cendereden” kurtulmak isteyen ve “maddi durumu uygun” veliler özel okullara yönelse de çocuklarımızın -kabaca- %90 gibi büyük bir bölümü ya istemedikleri bir okul türüne kayıt yaptırıyor ya da “açık lise” tercihi ile yüz yüze kalıyor.

4. Eğitim kamusal haktır! MEB (ve “bir ve aynı anlama gelmek üzere” iktidar!) kısaca “eğitimde fırsat eşitliği” olarak tanımlanan evrensel ilke gereği bütün okulları “nitelikli” hale getirmek ve her bir çocuğumuzun istediği okulda eğitim görmesinin gereklerini yerine getirmekle sorumludur. Sorumluluk makamlarını işgal edenler bırakalım yüz binlerce çocuğumuzun mağdur ve mutsuz edilmesini bir tek çocuğun bile “eşitsizliğe ve haksızlığa” uğratılmasını önlemekle yükümlüdürler! Eğitim iktidarın kendi “ideolojik” eğilimlerinin tüm topluma egemen kılınması için kullanılacak bir araç değil aksine “çocuğun üstün yararının” korunup kollanması için her bir çocuğun kendi ayırdedici özelliklerini geliştirmesini sağlayan deyim yerindeyse her bir tekil çocuk için yeni formlar alabilen bir kamusal hizmet alanıdır. Kamusallık ve LAİKLİK her bir çocuğumuzun haklarının eşit olarak korunabilmesinin en temel güvencesidir bu bağlamda da eğitimin sorumluluğunu üstlenen herkes buna uygun davranmakla yükümlüdür!

5. İki senedir uygulanmakta olan LGS 2012 yılında hayata geçirilen 4+4+4 sisteminin en önemli sonuçlarından biri olarak yaşanagelen “örgün eğitimden kopuşu” daha da hızlandırmaktadır. Açık liselerdeki öğrenci sayısı iki milyona yaklaşmıştır. Eğitim “sistemimiz” herhangi bir örgün öğretim kurumuna yerleşemeyip zorunlu olarak açık liselere kaydını yaptıran çocuklarımızın varlığından hiç rahatsızlık duymadığı gibi bu gidişatı daha da olumsuz hale getirecek uygulamalara imza atmaktan da geri durmuyor. Öyle anlaşılıyor ki özellikle yoksul ailelerin çocukları “sistemin dışına atılarak kontenjan ağırlığından kurtulma şansı yaratan safralar” gibi görülmektedir. Nitekim uygulanan yanlış okullaşma politikaları nedeniyle imam hatip ve meslek liselerinin kontenjanlarının yarısı bile dolmazken Anadolu liseleri ikili öğretim zorunluluğuna teslim edilmekte; ek derslik kontenjan artışı talepleri görmezden gelinmekte; birçok çocuğumuz imam hatip ve/ya meslek lisesine gitmek istemediği için açık liselere kaydolmaktadır. Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki 4+4+4 sisteminin uygulanmaya başlandığı 2012 yılında okula başlama yaşı önce 60 ay sonra da 66 ay olarak uygulanmıştır ve bu durum 2020 yılında 8. sınıfı bitirecek ve dolayısıyla ortaöğretime başlayacak öğrenci sayısında görülmedik bir yığılmaya yol açacaktır.

6. Sorunun çözümü için ne yapılması gerektiği açıktır: MEB yıllardır ideolojik saiklerle sürdürdüğü yanlış okullaşma politikasını terk etmeli; milyonların talep ve ihtiyaçlarına uygun olarak Anadolu Fen ve Sosyal Bilimler liselerinin sayısını ve kontenjanlarını artırmalı; “kıt kaynakların verimli kullanılması” ilkesi gereği sınıfları boş kalan imam hatip ve meslek liselerini Anadolu liselerine dönüştürmelidir. Keza “açık liselere” gitmek zorunda bırakılmış milyonlarca çocuğumuzu asıl olmaları gereken yere yani örgün eğitim kurumlarına kazandırmak için etkin önlemler alarak bu çocuklarımızın “ucuz iş gücü” olarak çalıştırılmasını adına “piyasa” denilen sömürü odaklarından kurtarılmasını sağlamalıdır. Mutsuzluğa ve geleceksizliğe terk edilecek bir tek çocuğumuz bile yoktur!

LİNK : https://www.birgun.net/haber-detay/veli-derden-egitimde-laiklik-icin-seferberlik-cagrisi.html

USULSÜZLÜK DOSYASI : AKP’NİN 17 YILDA SATTIKLARINI CİMER LİSTELEDİ !!!


AKP’NİN 17 YILDA SATTIKLARINI CİMER LİSTELEDİ !!!

22 Aralık 2019 Pazar

T. C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın “Özelleştirme Listesi” bilgi talebini yanıtladı. AKP iktidarı boyunca 17 yılda özelleştirilen kamuya ait yüzlerce tesisin listede yer aldığı görüldü.

Sözcü Gazetesi’nden Ali Ekber Ertük’ün haberine göre; Cumhuriyet’in birikimlerinin satışından elde edilen gelirler de TL ve dolar bazında tek tek açıklandı. CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın bilgi talebini yanıtlayan CİMER şu bilgiyi verdi: “2002-2019 döneminde gerçekleştirilen uygulamalar kapsamında 11 liman 98 elektrik santrali 50 tesis ve işletme 11 otel 3 bin 917 taşınmaz ve araç muayene hizmetleri ile maden ruhsatları makine-teçhizat demirbaşlar isim hakları hizmet araçları ve markalar varlık satışı işletme ya da imtiyaz hakkı devri yoluyla özelleştirilmiştir. ” Yüzde 50’nin üzerinde kamu payı özelleştirilen 60 kuruluş ile 159 ayrı işletmede çalışan 117 bin 380 personelden 44 bin 555’i başka kuruluşlara geçti. Buralarda çalışan 72 bin 825 kişiden 9 bin 295’i ise işten çıkarıldı. 63 bin 530 kişi de özelleştirilen yerlerde kaldı. CHP’li Kasap “17 yılda Cumhuriyet’in birikimi yerli ve milli ne kadar kamu kuruluşu varsa elden çıkardı. Ülkenin geleceği ipotek edildi” dedi.

İşte özelleştirilen tesis ve işletmelerden bazıları:

Enerji Santralleri Şeker fabrikaları: Tekel binaları: HES’ler:
1 Ataköy Hidroelektrik Santrali 20 Kırşehir Şeker Fabrikası 30 Adana Sigara Fabrikası Bayburt 63 Kuzuculu
2 Beyköy Hidroelektrik Santrali 21 Turhal Şeker Fabrikası 31 Ballıca Sigara Fabrikası Çemişgezek 64 Turunçova- Finike
3 Çıldır Hidroelektrik Santrali 22 Çorum Şeker Fabrikası 32 Bitlis Sigara Fabrikası Girlevik 65 Besni
4 Denizli Jeotermal Santrali 23 Elbistan Şeker Fabrikası 33 İstanbul Sigara Fabrikası Bünyan 66 Derme
5 İkizdere Hidroelektrik Santrali 24 Muş Şeker Fabrikası 34 Malatya Sigara Fabrikası Çamardı 67 Erkenek
6 Kuzgun Hidroelektrik Santrali 25 Erzincan Şeker Fabrikası 35 Tokat Sigara Fabrikası Pınarbaşı 68 Kernek
7 Mercan Hidroelektrik Santrali 26 Erzurum Şeker Fabrikası 36 Yavşan Tuzlası Sızır 69 Kayadibi
8 Tercan Hidroelektrik Santrali 27 Afyon Şeker Fabrikası 37 Ayvalık Tuzlası İznik-Dereköy 70 Kovada
9 Engil Gaz Türbinleri Santrali 28 Bor Şeker Fabrikası 38 Çamaltı Tuzlası İnegöl-Cerrah 71 Hasanlar
10 Seyitömer Termik Santrali 29 Alpullu Şeker Fabrikası 39 Çankırı Kaya Tuzlası Suuçtu Çağ 72 Ladik-Büyükkızoğlu
11 Kangal Termik Santrali 40 Tuzluca Tuzlası Otluca 73 Durucasu
12 Yatağan Termik Santrali 41 Sekili Tuzlası Uludere 74 Arpaçay-Telek
13 Murgul Hidroelektrik Santrali 42 Kağızman Tuzlası Adilcevaz 75 Kiti
14 Çatalağzı Termik Santrali 43 Kaldırım Tuzlası Ahlat 76 Göksu
15 Kemerköy Termik Santrali 44 Kayacık Tuzlası Malazgirt 77 Berdan
16 Yeniköy Termik Santrali Varto-Sönmez 78 Kısık
17 Orhaneli Termik Santrali Değirmendere 79 Bozkır
18 Tunçbilek Termik Santrali Karaçay 80 Ermenek
19 Soma Termik Santrali
HES’ler:
81 Koçköprü 102 Adıgüzel Fabrika ve Tesisler Madenler
82 Engil 103 Kemer Sümer Holding: Seyitömer Linyitleri İşletmesi
83 Erciş 104 Almus Mazıdağı Fosfat Tesisleri Güney Ege Linyitleri İşletmesi
84 Hoşap 105 Köklüce Adıyaman İşletmesi Murgul Bakır İşletmesi
85 Haraklı-Hendek 106 Yenice Malatya İşletmesi Samsun Bakır İşletmesi
86 Pazarköy-Akyazı 107 Suçatı TÜMOSAN İşletmesi Yeniköy Linyitleri İşletmesi
87 Bozüyük 108 Değirmendere Bakırköy Konfeksiyon San. İşl. Bursa Linyitleri İşletmesi
88 Kayaköy 109 Karaçay Çanakkale Sentetik Deri İşletmesi
89 Esendal 110 Kuzuculu Diyarbakır İşletmesi
90 Işıklar 111 Anamur Beykoz Deri ve Kundura İşletmesi
91 Dere 112 Silifke Sarıkamış Ayakkabı İşletmesi
92 İvriz 113 Bozyazı
93 Fethiye 114 Mut-Derinçay Limanlar: Fabrika, Tesis ve Kamu Şirketleri
94 Manavgat 115 Zeyne Mersin Limanı Sakarya Traktör Sanayi
95 Doğankent 116 Menzelet İskenderun Limanı Ereğli Demir ve Çelik
96 Kürtün 117 Kılavuzlu Samsun Limanı Eti Alüminyum
97 Torul 118 Manyas Bandırma Limanı Eti Bakır
98 Gönen 119 Sütçüler Derince Limanı Eti Elektrometalurji
99 Karacaören 120 Tohma Salıpazarı Limanı (Galataport) Eti Gümüş
100 Kadıncık 121 Dinar Tekirdağ Limanı Eti KromGübre Fabrikaları
101 Şanlıurfa 122 Çine Çeşme Limanı PETKİM
Kuşadası Limanı HAVELSAN
Dikili Limanı THY
Trabzon Limanı TELEKOM
TÜPRAŞ