MI6 DOSYASI /// Yağ fabrikası İngiliz istihbaratının merkezi çıktı !!! İş adamı meğer ajan mış


Yağ fabrikası İngiliz istihbaratının merkezi çıktı !!! İş adamı meğer ajanmış

1925 yılında Adana’da Gilodo Nebati Yağ Fabrikası’nı kuran işadamı Gilodo kardeşler’in İngiliz İstihbarat’ına çalıştığı iddia edildi.

Cumhuriyet’in ilanından iki yıl sonra 1925 yılında Adana’da kurulan Gilodo Nebati Yağ Fabrikası’nın İngiliz istihbaratının merkezi olarak çalıştığına dair iddialar Emniyet Genel Müdürlüğü’nün arşivlerinde yerini aldı.

Gilodo Nebati Yağ Fabrikası’nı kuran sanayici işadamı Rafael Gilodo ve kardeşi Salomon Gilodo’nun, İngiliz istihbarat servisinin emrinde oldukları ileri sürüldü.

Söz konusu iddia Araştırmacı Yazar Dr. Servet Avşar tarafından gün yüzüne çıkartıldı. Avşar tarafından ortaya çıkarılan Emniyet Genel Müdürlüğü arşivinde bulunan 11312-11336 numaralı dosyalardaki belge ve takip raporlarında, Rusya’daki Bolşevik ihtilalinin ardından İstanbul’a yerleşen işadamı Rafael Gilodo’nun mütareke döneminden önce İstanbul ve Adana’da Türkiye aleyhine İngiliz istihbaratına hizmet ettiği bilgisi yer alıyor.

Cumhuriyet’in ilanının ardından 1924 yılında Adana’da mecburi ikamete gönderilen Gilodo kardeşler pamuk ticareti ile başladıkları faliyetlerini 1925 yılında Gilodo Nebati Yağ Fabrikası’nı kurarak genişletti.

Daha sonra Türk vatandaşı olan Gilodo kardeşler, İngiltere’den getirdikleri makinelerle soyadlarını taşıyan fabrikada 10 yıl boyunca üretim gerçekleştirdi.

Halk kuşkulandı

Ancak çok sayıda yabancı kişinin fabrikaya girip çıkması yerel halkta kuşku uyandırırken 1934 yılında Adana’da esnaflık yapan ve Kıbrıslı Ahmet Rasim tarafından dönemin Başbakanı İsmet İnönü’ye, yollanan ihbar mektubu ile Gilodo kardeşler, dönemin Türk istihbarat birimi MAH ve Emniyet güçleri tarafından takip edilmeye başlandı.

Dr.Servet Avşar’ın ortaya çıkardığı emniyet raporlarında adı geçen fabrikanın “İngiliz sermayesi ile kurulduğu, tamamen İngiliz emel ve çıkarları doğrultusunda faaliyet yürüten bir bozgun yuvası olduğu” belirtiliyor.

Gilodo kardeşlere ait olarak gözüken fabrikanın “İngiliz istihbaratının Adana’daki gizli şebekesi olarak faaliyet gösterdiği, Adana’da pamukçuluğu öldürmeyi hedeflediği, Filistin’e gidecek Alman Yahudilere yardım merkezi olduğu” bilgisi de belgelerde yer alıyor.

Seyhan Valiliği’nin 7 Kasım 1933 günü Emniyet Siyasi Şube ve İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği yazıda ise şöyle deniliyor “Adana’ya ayçiçeği ekimi, Gilodo tarafından sokulmuştur. Bunun gerekçesi pamuğun iyi para kazandırmaması ve uzun bir süre pamuksuzluktan fabrikasını atıl kapasiteden kurtarmak için hammadde sağlaması gösterilmişse de gerçekte bunun Adana pamukçuluğunu öldürmek için İngilizlerin kurguladığı ekonomik bir politika olduğundan hiçbir şekilde kuşku duyulmamalıdır.”

Bakanlık valiliği uyarmış

İçişleri Bakanlığınca 5 Ekim 1933’te Seyhan Valiliği’ne gönderilen yazıda ise Gilodo Fabrikası çalışanlarının casusluklarını ispat edebilecek tüm hâl ve hareketlerinin izlenmesi talimatı verilirken “İlinizde bulunan Gilodo Fabrikası’nın; İngiliz sermayesiyle kurulmuş, İngilizlerin denetim ve kontrolünde bir işletme olduğu, şu anda da müdürlük görevini yürütmekte olan Gilodo’nun mütareke yıllarında İngilizlerle birlikte çalışmış bir İngiliz ajanı olduğu anlaşılmıştır” deniliyor.

İSTİHBARAT DOSYASI : İngiliz eski istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier’in İstanbul’da dolandırıcılık yaptığı iddia edildi


İngiliz eski istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier‘in İstanbul‘da dolandırıcılık yaptığı iddia edildi

İngiliz eski istihbarat subayı ve Yardım kuruluşu Mayday Rescue‘nin kurucu yöneticisi James Gustaf Edward Le Mesurier‘in ölümünden önce, sponsorların parasını kötüye kullandığını itiraf ettiği ve istifa etmeyi önerdiği öne sürüldü. Ölümü halâ bir sır olan Mesurier, 2016’da İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth tarafından "Büyük Britanya İmparatorluk Nişanı" ile ödüllendirilmiştir.

Volkskrant gazetesi ulaştığı bir mektuba dayandırdığı haberinde, İngiliz eski istihbarat subayı ve yardım kuruluşu Mayday Rescue‘nin yöneticisi James Le Mesurier‘in sponsorların parasını zimmetine geçirdiğini itiraf ettiğini ve istifa etmeyi önerdiğini belirtti.

"GÖNDERİLEN YARDIMI ZİMMETİNE GEÇİRDİĞİNİ ÖLÜMÜNDEN 3 GÜN ÖNCE İTİRAF ETTİ"

Gazeteye göre, Le Mesurier ölümünden üç gün önce, sponsor olan ülkelere yazdığı bir mektupta yaptığı sahtekarlığı itiraf etti. Mali dolandırıcılık, geçen yılın kasım ayında Hollandalı bir mali hesap uzmanının Mayday Rescue’nun İstanbul ofisini ziyareti sırasında, 50 bin dolarlık zararı gizlemek için düzenlenen sahte makbuzları bulmakla ortaya çıktı. Le Mesurier, Mayday Rescue’nin yönetiminin Beyaz Miğferler için gönderilen parayı zimmetine geçirdiğini itiraf etti.

Le Mesurier’in ölümünden sonra, Hollanda, Almanya ve İngiltere‘nin de dahil olduğu donör ülkeler, kuruluşun belgelerini inceledi ancak zimmete para geçirme konusunda herhangi bir kanıta rastlamadı.

"YANLIŞ ANLAŞILMA"

Gazeteye göre, bazı büyük işlemleri denetlemek etmek artık mümkün değil. Kamuoyuna açıklanmayan soruşturmanın sonucuna göre, Le Mesurier’in itiraf ettiği dolandırıcılık bir ‘yanlış anlaşılma‘ sonucuydu.

Muhasebe şirketi SMK, Kasım ayında bir dizi başka sorunlar buldu. Mayday Rescue tamamen kar amacı gütmeyen bir organizasyon değildi, Türkiye ve Dubai’de ticari ofisleri vardı. Bazı durumlarda, kuruluşun yöneticilerinin maaşı, primler hariç ayda 26 bin euroya kadar ulaşabiliyordu.

Halâ Suriye‘de faaliyet gösteren Beyaz Miğferler, şu anda başka kuruluşlar aracılığıyla finansman aldıklarını açıkladı.

Batı’da popülerlik ve destek kazanan Beyaz Miğferler, amacını savaş bölgelerindeki sivilleri kurtarmak olarak açıklamıştı, ancak Suriye makamları tarafından aşırılık yanlısı gruplarla bağlantı kurmak ve propaganda faaliyetleri yürütmekle suçlanıyor.

KURTULUŞ SAVAŞI DOSYASI /// 40 Belgelik Nefis Bir Arşiv Çalışmasıyla : İngilizler İstanbul’u Neden Terk Etti


40 Belgelik Nefis Bir Arşiv Çalışmasıyla: İngilizler İstanbul’u Neden Terk Etti ???

Bir Ekşi Sözlük yazarı, ”İngilizler neden tek kurşun atmadan İstanbul’u terk etti?” sorusunun cevabını, sayısı 40’ı bulan İngiliz dışişleri belgeleri, İngiliz istihbarat raporları ve yabancı basın manşetleriyle gün gün ortaya koymuş.

ingilizler neden kurşun atmadan istanbul’dan gitti sorusunun cevabını, sayısı 40’ı bulan ingiliz dışişleri belgeleri, ingiliz istihbarat raporları ve yabancı basın manşetleriyle gün gün ortaya koydum bu yazıda. belgeleri tarayıp türkçelerini özetleyerek tarih tarih ayırdım. sizlerden ricam, zaman ayırıp okumanızdır.

9 eylül 1922 ile 6 ekim 1922 arasında yaşanan bu hadise tarihe chanak affair veya çanakkale krizi şeklinde geçmiştir. ekşi sözlük’te bazı defalar bahsedilse de ne yazık ki ne tarih kitaplarımızda yer alır ne de ahali tarafından bilinir. bu da istiklal harbimiz ile ilgili çeşitli iftiralara cevap verilememesine sebep olmaktadır.

özetle; izmir’e giren türk ordusu, doğu trakya ve istanbul’u da kurtarmak üzere çanakkale’ye doğru harekete geçer ve ardından ingiltere, türkiye’ye ultimatom çeker, ingiliz kabinesi de istanbul’da bulunan general harington’a takviye gönderme kararı alır. neticede ingilizler; kanada, avustralya, yeni zelanda ve güney afrika dominyonlarına ordu için başvurur ve asker ister. dışişleri bakanı lord curzon ise romanya ve yugoslavya’ya ordu göndermesi için başvurur. neticede türk ordusu bu ultimatoma cevap vermeyerek ingilizlerin üzerine yürümeye devam ederek boğazlarda general harington’un ordularıyla karşı karşıya gelir. bu esnada ingilizler malta ve cebelitarık’tan donanma yardımı almış ancak dominyonlardan ordu çekemediği için türklerle karşı karşıya gelememişlerdir. londra’dan vur emri almasına ve malta ile cebelitarık’tan donanma yardımı almasına rağmen harrington dominyonlardan gelemeyen ordu yardımı yüzünden direneceğini düşünse de türk ordusuyla savaştan kaçınmış ve türk ordusunun ve ankara hükümeti’nin bu resti yakın tarihe her ne kadar resmi tarih kitaplarımızda yer almasa da büyük diplomasi zaferi olarak geçmiştir. akabinde mudanya konferansı için görüşmeler başlamıştır.

bu hadise sonrasında kanada ingiltere’ye karşı kendisinin ilk diplomatik bağımsızlık örneğini göstermiş ve kendi bağımsızlığının temellerini atmıştır. ingiltere’de ise prestiji dağılan başbakan lloyd george hükümeti diğer birtakım ülke içi dinamiklerin de etkisiyle istifa etmek zorunda kalmış ve lloyd george tarih sahnesinden çekilmiştir.

sabırla okunması dileğiyle.

istihbarat raporları ve dışişleri belgeleri

7 eylül 1922==>. general harington ingiliz yüksek komiserine padişahın korunması için alınacak önlemlerden bahsediyor. "padişah için hangi geminin ayrılması uygun görülür?"
belge1 [belge no: 371/7889/e.9438]

11 eylül 1922 ==> ingiliz savunma bakanlığı general harington’a çanakkale’yi boşaltabileceğini ve boşaltırken de türk toplarını yok etmesi gerektiğini söylüyor. donanmanın türklerin anadolu’dan trakya’ya geçmesini önleyeceğini yazıyor. "müttefikler işbirliği yapmazsa ingiltere bu işi tek başına halledecek"
belge2 [belge no: 371/7872]

13 eylül 1922 ==> ingiliz akdeniz başkomutanlığından deniz bakanlığına telgraf. "mustafa kemal ingiltere ile savaş halinde olduğunu ve ingiliz temsilcilerini tanımadığını söylüyor. tezelden talimat bekliyorum."
belge3 [belge no: 424/254,pp. 194-195, no.341]

14 eylül 1922==> ingiliz yüksek komiserinden dışişleri bakanı lord curzon’a telgraf. "konferans çağrısı için en uygun zamandır. yoksa mustafa kemal rahat durmaz. ordularına ilk hedef akdeniz’dir diyen mustafa kemal’in ikinci hedefi trakya’dır.
belge4 [belge no: 424/254,pp. 210, no.379]

14 eylül 1922==> ingiliz orduları genel karagahından ingiliz savunma bakanlığına telgraf. "harington’un aldığı tedbirler yerindedir. durum ciddidir. köşeye sıkıştırılabiliriz. mustafa kemal’e kararlı ve birleşik olduğumuzu göstermeliyiz."
belge5 [belge no: 371/7889/e.9491]

14 eylül 1922==> general harington’dan ingiliz savunma bakanlığına telgraf. "çanakkale ve yarımca cephelerinde elden geldiğince dayanmaya çalışacağım. mustafa kemal’in hedefi çatalca’dır. donanma türk kuvvetlerinin boğazı geçmesini önleyemez. "
belge6 [belge no: 371/7889/e.9491 ile e.9492]

15 eylül 1922==> ingiliz yüksek komiserinden dışişleri bakanı lord curzon’a telgraf. "müttefikler en kısa zamanda boğazlarda ve istanbul’da kuvvetlerini arttırmalıdır."
belge7 [belge no: 424/254,pp. 214, no.390]

16 eylül 1922==> dışişleri bakanı curzon’dan ingiliz yüksek komiserine telgraf. "mustafa kemal boğazlar ve istanbul’da yeterince kuvvet bulundurmaya kararlıdır. harington’a yeni kuvvet gönderiliyor. dominyonlara başvuruldu. ben de romanya ve yugoslavya’ya başvuruyorum. tezelden kuvvet göndermelerini istiyoruz. harington’la size güveniyoruz."
belge8 [belge no: 371/7891]

16 eylül 1922==>ingiliz savunma bakanlığından general harington’a gizli telgraf. "mustafa kemal müttefiklere saldıracaksa önce çanakkale boğazının anadolu kıyılarını işgal edecektir. fransa ile işbirliği yapmak istiyoruz."
belge9 [belge no: 371/7891/e.9650]

16 eylül 1922==> ingiliz gizli istihbarat örgütünün raporu. "fethi bey, curzon ve lloyd george’un türkiye’yi yoketmeye kararlı olduklarını söyledi."
belge10 [belge no: 371/7889]

17 eylül 1922==> ingiliz kabinesi sekreter vekilinden dışişleri bakanı curzon’a yazı. "boğazlar ingiliz çıkarları için çok önemlidir, kemalistlere karşı koyulacak, izmit hattından çekilebiliriz ancak mustafa kemal istanbul boğazını geçmeye kalkışırsa kendisine bütün kuvvetlerle karşı durulacak."
belge11 [belge no: 371/7872]

18 eylül 1922==> ingiliz kabine toplantısı tutanağı (gizli). alınan kararlardan bazıları şöyle: " hava kuvvetleri, harington’un emrine yeni bombardıman uçaklarını yetiştirme işini yürütecek. boğazdaki kuvvetlerin arttırılması konusunda ortak bir rapor hazırlanacak."
belge12 ve belge13
[belge no: 371/7892/e.9770/g.]

18 eylül 1922==> ingiliz deniz bakanlığından akdeniz başkomutanına gizli telgraf. "emrinize yeni gemiler yollanıyor. donanma mustafa kemal kuvvetlerinin avrupa’ya geçmelerini önlemekle görevlendirildi."
belge14 [belge no: 424/254,pp. 252, no.450]

18 eylül 1922==> general harington’dan savunma bakanlığına telgraf. "çanakkale mevzilerimizi durmadan güçlendiriyoruz. malta ve cebelitarık’tan gelen takviyeler için teşekkür ediyorum. howitzer toplarına ihtiyacım var. sağlık personelim kıt. durumun üstesinden gelebileceğimize inanıyorum."
belge15 [belge no: 371/7891/e.9654]

19 eylül 1922==> ingiltere bükreş elçisinden lord curzon’a yazı. "romanya kendi sınırları için kaygılı. boğazların savunmasına katılmak niyetinde."
belge16 [belge no: 424/254,pp. 322-323, no.598]

20 eylül 1922==> fransa başbakanı ile ingiltere dışişleri bakanı curzon’ın görüşmesi. curzon diyor ki "trakya, boğazlar ve istanbul sorunlarının çözümü mustafa kemal’e bırakılamaz. tarafsız bölgeye uyması ankara’ya iletildi. ingiltere mevzilerini güçlendirme kararı aldı. fransa başbakanı mustafa kemal’in desteğinin arttığını söyleyerek curzon’a sitem ediyor. aralarında tartışıyorlar.
belge17 [belge no: 424/254,pp. 278-285, no.523]

20 eylül 1922==> curzon ile fransa başbakanı arasındaki ikinci görüşme. fransa başbakanı ingiltere’ye boğazlardan çekilmesi gerektiğini ve orada tutunmanın imkansız olduğunu söylüyor. curzon ise ingiltere’nin neden yalnız bırakıldığını soruyor. fransız başbakanı parlamentonun fransa’nın türklerle tekrar bir savaşa girmesine izin vermeyeceğini söylüyor. curzon ittifakı güçlendirmeye çalışıyor.
belge18 [belge no: 424/254,pp. 293-300, no.545]

20 eylül 1922==> curzon ingiltere hükümeti ile konuşuyor. "mustafa kemal’in frenlenmesini fransa başbakanı’ndan rica ettim. şu sırada savaşa neden olabilecek bir hareketten kaçınalım."
belge19 ve 20 [belge no: 424/254,pp. 267-268, no.497]

21 eylül 1922==> ingiliz istanbul yüksek komiserinden curzon’a gizli telgraf. "mustafa kemal avrupa yakasına asker taşımak için gemi arıyor. kendisi sorunu kış basmadan önce kuvvet kullanarak çözmek niyetindeymiş."
belge21 [belge no: 424/254,pp. 287-288, no.531]

21 eylül 1922==> romanya genelkurmay başkanı türklere karşı asker gönderme konusunda kararsız. fransızların çekinik olması romanya’nın fransa’yı karşısına almak istememesine sebep oluyor. romanya ingiltere’yi destekliyor ancak eli kolu bağlı.
belge22 [belge no: 371/7894/e.9890]

22 eylül 1922==> lord curzon’dan paris, roma ve washington büyükelçilerine telgraf. "mustafa kemal izmir’deki göçmenleri açlıktan ölüme mahkum ediyor. bulunduğunuz ülke hükümetlerince protesto edilsin ve göçmenlerin taşınması için baskı yapılsın"
belge23 [belge no: 424/254,pp. 292, no.544]

22 eylül 1922==> ingiltere’nin paris büyükelçisinden lord curzon’a telgraf. "harington pek kaygılı. bir yanardağı üstünde oturuyoruz. kuvvetlerimiz yetersiz. fransa ve italya’nın tutumlarını öğrenmemiz gerekiyor."
belge24 [belge no: 371/7892/e.9763]

22 eylül 1922==> fransa başbakanı, ingiltere dışişleri bakanı ve italya paris büyükelçisi arasında oturum. curzon 1918 zaferinin meyvelerini yitirmek istemiyor. ama savaş da istemiyor. fransa başbakanı çatışmayı önlemenin tek yolunun mudanya konferansı olduğunu söylüyor.
belge25 [belge no: 424/254,pp. 335-346, no.621]

22 eylül 1922==> ingiliz gizli istihbarat örgütü raporu. "mustafa kemal istanbul ve boğazlar üzerine yürümek istiyor. savaş çıkarsa ankara fransa’nın ingiltere’ye yardım etmeyeceğini biliyor. türklere yardım amacıyla kafkas rus ordusu güçlendirilmiş. ankara, romanya’ya harekat konusunda ukrayna ile temasa geçmiş."
belge26 [belge no: 371/7893]

23 eylül 1922==> başbakanlar arasında yeni bir oturum. curzon amacın müttefiklerin birliğini göstermek olduğunu ve bunun mustafa kemal’i etkileyeceğini iddia ediyor. fransa başbakanı mustafa kemal’i yatıştırmaya çalışacaklarını söylüyor.
belge27 [belge no: 424/254,pp. 355-360, no.637]

23 eylül 1922==> koloniler bakanı churchill’den ingiliz kabinesine gizli rapor. churchill avrupa’ya yapılacak türk saldırısına karşı koymak için kanada, avustralya, yeni zelanda ve güney afrika birliği valilerinden ordu istiyor. olası bir yenilginin hindistan’da ve öteki müslümanlar arasında vahim sonuçlar yaratacağını söylüyor. boğazları savunmak için yunan, romen ve sırp hükümetlerinden de yardım istediklerini de dile getiriyor. dominyonlar haklı olmayan bir savaşa girmek istemediklerini söylüyorlar. ingiltere’yi dinlemiyorlar! "haklı bir dava uğruna hepimiz can vermeye hazırız, haksız bir dava için ise tek bir insan harcamayız"
belge28 [belge no: 371/7892/e.9774]

23 eylül 1922==> ingiltere washington büyükelçisinden lord curzon’a telgraf. "kammuoyu bizden yana dönmektedir. bizi en çok eleştiren "new york world" dahi mustafa kemal’i durdurmanın önemini vurguluyor"
belge29 [belge no: 424/254,p. 308, no.566]

25 eylül 1922==> ingiliz gizli istihbarat örgütü raporu. "sovyet hükümeti ankara’yı desteklemek üzere askeri ve diplomatik önlemler düşünüyor. henüz kesin karar verilmiş değil. kemalistler motorlarla zonguldak’tan trakya’ya asker taşıyor."
belge30 [belge no: 371/7896]

15 eylül 1922 (25 eylül tarihli belgenin eki) ==> hükümete muhalif hırvat köylü partisi diyor ki: "türk sorunu şimdi yunanistan’dan ziyade ingiltere için daha önemli. ingiltere çanakkale’den çekilirse prestij kaybedecek, çekilmezse savaşa neden olacak ve bu da asya kolonilerini sarsacak"
belge31 [belge no: 371/7898]

27 eylül 1922==> ingiliz bakanları ile koloniler bakanları arasındaki toplantı tutanağı(gizli). ingiltere genelkurmay başkanı diyor ki "mustafa kemal saldıracak. 2-3 hafta dayanabiliriz. mustafa kemal toplar getirip takviye kuvveti çıkartmamızı engelleyebilir. ingiliz ve türk kuvvetlerinin tarafsız bölgeden çekilmeleri için anlaşmaya varılırsa lehimize olur." deniz bakanı ise hemen çekilmemeleri gerektiğini, prestijlerinin sarsılacağını, donanmanın takviye kuvvet için yardımcı olacağını söylüyor.
belge32 [belge no: 371/7896/e.10223]

27 eylül 1922==> ingiliz bakanlar kurulu toplantı tutanağı(gizli). ingiliz bakan chamberlain diyor ki "çanakkale’de bizim 3500 türklerin ise 23000 askeri var. 3-4 hafta tutunabiliriz."
belge33 [belge no: 371/7896/e.10224]

26/27 eylül 1922==> general harington’dan savunma bakanlığına telgraf. "mustafa kemal’den süvarisini lapseki ve erenköy’den çekmesini istedim. albay shuttleworth da bir ultimatom verdi. yarın sabah silah kullanmak zorunda kalacağız. mustafa kemal’e 48 saatlik süre tanıyacağım. kendisine çetin bir direniş gösterebilirim. ciddi olarak kapışmadan önce bana takviye gönderilip gönderilemeyeceğini bilmek istiyorum. mustafa kemal beni ilk ateşi etmeye zorlamakta. bundan kaçınıyorum ama boğazlara toplar yerleştirmesine göz yumamam."
belge34 [belge no: 371/7896/e.10191]

28 eylül 1922==> ingiliz istanbul yüksek komiserinden lord curzon’a telgraf. "türkler tarafsız bölgeye aldırmıyorlar. ingiliz askeri makamları kendilerini zor tutuyor."
belge35 [belge no: 424/254,p. 375, no.680]

28 eylül 1922==> general harington’dan ingiliz savunma bakanlığına telgraf. harington mustafa kemal’e hala neden ilerlediğini soruyor, mustafa kemal ise oyalamak için yunan kuvvetlerini kovaladığını söylüyor:) harington bunun üzerine bölgede yunan kuvveti olmadığını, ayrıca mustafa kemal’in ingiltere’ye yaptığı suçlamaları soruşturduğunu iletiyor. kendisinin emri olmadan türklere ateş edilmeyeceğini, mustafa kemal arzu ederse onunla görüşebileceğini iletiyor.
belge36 [belge no: 371/7896/e.10196]

29 eylül 1922==> lord curzon’un evinde yapılan toplantı tutanağı. chamberlain süre uzatılırsa türklerin siper kazacağını söylüyor. zaaf göstermekle savaş savuşturulamayacağını iletiyor. ingiliz maliye bakanı ise mustafa kemal’in tarafsız bölgeyi çiğnediğini ve ingiliz kuvvetlerini kuşattığını söylüyor. mustafa kemal’e ultimatom verilmesi emrini harington’a iletiyorlar. koloniler bakanı mustafa kemal’in kendileriyle savaş isteğine inanamadığını söylüyor.
belge37 ve belge38 [belge no: 371/7898/e.10399]

30 eylül 1922=> ingiliz istanbul yüksek komiserinden lord curzon’a telgraf. "mustafa kemal sabrımızı taşırıyor".
belge39 [belge no: 424/254,pp. 386, no.708]

1 ekim 1922==> ingiliz yüksek komiserinden lord curzon’a ivedi telgraf. "harington mustafa kemal’in 50.000 kişilik kuvvetle izmit yarımadasındaki tarafsız bölgeye saldırı hazırlığında olduğunu söyledi."
belge40 [belge no: 3711/7897/e.10296 ve 4241/255, pp. 9-10, no.9]

2 ekim 1922==> fransa’nın londra büyükelçisinden lord curzon’a nota. "23 eylül’de verilen müttefik notasına ankara hükümeti 29 eylül’de şu cevabı veriyor. "askeri harekatımızı durdurduk. meriç’e kadar trakya’nın hemen boşaltılması ve t.b.m.m hükümetine devredilmesi gerekir. 3 ekim’de mudanya’ya gidilecektir. bu tarih uygun görülürse konferansa katılacak müttefik generallerin adlarının bildirilmesi için rica."

belge41 [belge no: 371/7889/e.9438]

gazete arşiv kaynakları

5 ekim 1922 norveç gazetesi diyor ki "kemalistler ingiltere’yi istanbul üzerine yürümekle tehdit ediyor. kemalist hükümetin temsilcileri doğu trakyanin ve istanbul’un boşaltılmaması durumunda mustafa kemal’in ordunun başında istanbul üzerine yürüyeceğini deklare etti.
istanbul’daki ingiliz ordusu şehri savunma hazırlığı yapıyor."

26 eylül 1922 danimarka gazetesi diyor ki "türkler istanbul’u istiyor"

23 eylül 1922 danimarka gazetesi diyor ki "müttefiklere türk ultimatomu, kemal paşa cevap için 24 saat süre verdi, açık açık ingiltere’yi tehdit ediyor"

eylül 1922 the morning press gazetesi diyor ki "ingilizler kemalistlerin taarruzunu bekliyor"

eylül 1922 modera tribune gazetesi diyor ki "türkler saldırıya hazırlanıyor"

22 eylül 1922 norveç gazetesi diyor ki"kemalistler ingiltere’yi savaşla tehdit ediyor. türkler, boğazlardan geçip trakya’ya girmelerinin engellenmesi durumunda ingiltere ile savaşacaklarini ilan ettiler. ankara hükümeti istanbul ve trakya’yı almak gibi kabul edilemez şartlar ileri sürerek barış ümitlerini zora sokuyor"

ve son olarak kanada’nın kaderini değiştiren türk hadisesi isimli makalenin ilk sayfası.

devlet belgeleri için kaynak: (bkz: british documents on ataturk) gazete arşivlerinin bazıları için kaynak: erdal alıcı isimli yurt dışında yaşayan bir beyefendi.

KOMPLO TEORİLERİ /// İngiliz uzmandan korkunç iddia : Koronavirüs değil, frekans silahı


İngiliz uzmandan korkunç iddia : Koronavirüs değil, frekans silahı

Koronavirüsün belirtilerini zatürre ile karşılaştıran İngiliz uzman, salgının ilk kez Wuhan’da ortaya çıktığını hatırlatarak korkunç bir iddia ortaya attı. "Sizce zatürre için ‘balgam’ olmayan kuru öksürük biraz tuhaf değil mi? diyen uzman 5G teknolojisinin bir frekans silahı olduğunu ima etti.

Koronavirüsün nefes alamama sıkıntısına yol açtığını hatırlatan İngiliz uzman, "Sizce zatürre için ‘balgam’ olmayan kuru öksürük biraz tuhaf değil mi? Bir de ortada başka hiçbir sebep yokken aniden yere düşüp kalma durumu var. Bu belirtilerin hepsi virüsle tamamen alakasız bir sebepten olamaz mı?" diye sordu.

Koronavirüsün yayıldığı Çin’de 5G teknolojisinin tamamen çalışır durumda olduğuna dikkat çeken İngiliz uzman, şunları söyledi:

"Zatürrede hepimizin bildiği ciğerlerin sıvı toplaması yani balgamla dolmasıdır. Koronavirüs vakalarında ise bulgulara göre insanların ciğerlerinde sıvı toplanmıyor. Ateşle başlıyor ve bunu kuru öksürük takip ediyor. Kuru öksürük ve balgamsız. Peki zatürreden nöbet geçirildiği görünmüş mü? Oysa Çin’den gelen görüntülerde nöbet geçiren insanlar görüyoruz. Belirtiler arasında ateş de var ama ateş olmadan da olabiliyor. Ateşlenmeden grip geçireni göreniniz var mı?"

‘İlk 5G teknolojisi Wuhan’da kullanıldı’
"Çin’deki internet sitelerinde 2018 yılında paylaşılan bilgiye göre Wuhan şehrinin 5G için pilot bölge olduğunu biliyoruz. Haberin duyurulduğu sitelerde ‘Pilot bölge olarak Wuhan’da geniş bir 5G ağ mühendisliği programına başlanacaktır.’ ifadesi kullanılıyor. Sonuç olarak da Çin 2019 sonbaharında 5G’yi kullanmaya başlıyor ve hastanelerin 5G kablosuz teknoloji ile donatılmasına öncelik veriliyor."

‘Çin gerçek rakamları neden saklıyor?’
"Basının topluma korku pompalamak için virüs haberleri birbiri ardına yayınlanırken Çin hiçbir zaman gerçek rakamları vermedi. Kamuoyuna söylemedikleri ve hiçbir zaman da söylemeyecekleri şey bu insanlara tam olarak ne olduğu sorusunun cevabı. Zaten bunu söyleseler insanlar 5G teknolojisinin devreye girmesi ile salgının ortaya çıkış zamanlaması arasındaki bağlantıyı görecekler."

‘Huawei’den 5G bağışı’
"Huawei, koronavirüsle savaşmak adına Wuhan Devlet Hastanesi’ne 5G tesisatı kurdu. Çin’in en büyük telekom şirketi, o meşhur hastaneye 5G donanımı bağışı yani hayırseverliği yaptı. Ayrıca Wuhan hastanesine 5G ile çalışan robotlar hediye edildi."

‘Bilim insanları uyarmıştı’
"41 ülkeden 200’ün üzerinde bilim insanı 2015’te Birleşmiş Milletler ile Dünya Sağlık Örgütü’ne 5G ile ilgili endişelerini iletmişti. 2019’a gelindiğindeyse tam 26 bin bilimadamı imza attıkları dilekçeyle moratoryum çağrısı yaparak 5G teknolojisinin insan ve çevre sağlığına zararlı olması sebebi ile kurulumun tamamen durdurulmasını talep etti."

‘5G oksijenin yapısını değiştiriyor’
"5G’nin zararlı etkileri öyle yazılıp çizilmese de bildiğimiz etkileri şunlar. 5G’nin bizatihi oksijen üzerinde değişik etkileri var. 5G yani 60 GHZ enerji oksijen moleküllerince emilebiliyor. İnsan vücudundaki oksijen emilimi ile oynadığımızda acaba bundan olumsuz etkilenecek ilk organımız hangisidir?

60 GHz’lik frekans oksijeni şu şekilde etkiliyor: Oksijen atomu O’dur. Oksijen molekülü ise O2’dir. Oksijen bu ikisinin biraraya gelmiş halidir. Oksijen molekülünü meydana getiren bu iki atom birbiriyle elktron paylaşmakta. 60 GHz oksijen moleküllerini çevreleyen bu elektronların dönmesine neden oluyor. Oksijen elektronlarının dönme frekansında meydana gelecek değişikler insan biyolojisini de etkiliyor."

‘Çin görüntülerin paylaşılmasını engelliyor’
"Koronavirüs için akut solunum yolu hastalığı deniliyor. Çin’den çıkacak hiçbir bilgi kesinlikle doğru olmasa da oranın sokaklarında aniden yere yığılıp kalan insanları görüyoruz. Tabii ki Çin hükümeti bu görüntülerin paylaşılmasını istemiyor. Bakın koronavirüs yeni bir şey değil. Koronavirüs aslında bildiğimiz grip. Sıradan dezenfektanların üzerinde bile ‘koronavirüsü öldürür’ diye yazılacak kadar yaygın ve tanınmış bir virüs. Fakat bugün Çin’in iddiasına göre insanlar hiçbir belirti görülmeden patır patır düşüp ölebiliyor."

‘Karantina gemilerinde de 5G kullanılıyordu’
"Karantina uygulanan gemiler Princess yolcu gemisi firmasının Diamond tipi gemileri. Firma bir basın açıklamasında şu açıklamaları kullanıyor: ‘Princess yolcu gemileri yepyeni ümitlerle geri dönüş taahhüdü gereği global filosuna yaptığı 450 milyon dolarlık yatırımın bir devamı niteliğinde.’ Firmanın özenerek anlattığı yeniliklerinden birisi de ağ bağlantıları. Yani bu gemilerde 5G teknolojisi kullanılıyor."

‘Peki koronavirüs yayılan diğer şehirler?’
"Vodafone; İtalya, İngiltere ve Almanya’da 5G’yi devreye soktu. İtalya’da 5 şehirde kullanıma giren 5G, 2-0-2-1- yılında tam 100 şehre ulaşacak. Vaka saptanan yerlerin hepsi de sahip oldukları 5G teknolojisinin boy boy reklamını yapan yerler."

‘Wuhan’
"Çin’deki 5G tesinin tam yeri açıklanmış değil ama Çin’in bilim dergilerinde yayınlananlara göre tesis Huazborg bölgesinde. Peki bu bölgede bildiğimiz neresi var? Wuhan."

SUÇ DOSYASI : ATATÜRK’E HAKARET ETMİŞTİ KİTABINI BASTILAR /// Yunan asıllı İngiliz Yazar Hamza Andreas Tzortzis


ATATÜRK’E HAKARET ETMİŞTİ KİTABINI BASTILAR

13.12.2019 22:24

Mustafa Kemal Atatürk’e ‘şeytan’ benzetmesi yapan ve kitabının basımı daha önce iptal edilen Yunan asıllı İngiliz Yazar Hamza Andreas Tzortzis’in Hakikatin İzinde isimli kitabı Ekin Yayınları tarafından basıldı.

YENİÇAĞ / İSTANBUL

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü hedef alan açıklamalarıyla kamuoyunda infiale neden olan Yunan asıllı İngiliz yazar Hamza Andreas Tzortzis’in kitabının basımı tepkilerin ardından iptal edilmişti.

Atatürk’e ‘şeytan’ benzetmesi yapan küstah yazar Hamza Andreas Tzortzis’in kitabının sessiz sedasız basılarak piyasaya sürüldüğü ortaya çıktı.

O dönem kitabı basacak olan TİMAŞ Yayın Grubu yaptığı yazılı açıklama ile kitabın basılmayacağını duyurmuştu.

Hakikatin İzinde isimli kitabın Ekin Yayınları tarafından basıldığı öğrenilirken geçtiğimiz günlerde Kitapyurdu başta olmak üzere birçok yerde satışa sürüldüğü öğrenildi.

Söz konusu yayın evinin sosyal medya hesabında kitabın duyurusu şöyle yapıldı:

Kitapyurdu.com’da kitabın tanımı şöyle yapıldı:

TEPKİ YAĞDI…

Kitabın basılmasına ve Kitapyurdu.com’un skandal ismin kitabına yer vermesine sosyal medyadan da tepki yağdı.

O tepkilerden bazıları şöyle:

LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ataturke-hakaret-etmisti-kitabini-bastilar-260318h.htm