FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI : Eski İngiliz ajanın sokağında 1 yıldır mendil satan adam her yerde aranıyor


Eski İngiliz ajanın sokağında 1 yıldır mendil satan adam her yerde aranıyor

Eski İngiliz ajan Le Mesurier’in İstanbul Tophane’deki evinin önünde bir yıl boyunca hemen hiç ayrılmadan kâğıt mendil satan ve 10 gün önce kayıplara karışan gizemli mendilci akıllarda soru işareti bıraktı. Polis, kendini Suriye göçmemi Muhammed olarak tanıtan adamın peşinde.

Adını Muhammed olarak belirten Suriyeli adam 10 gün önce kayplara karıştı.

Beyoğlu’na bağlı Tophane sahilinde evinin sokağında ölü bulunan İngiliz eski askeri istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier’le ilgili soruşturmaya Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube polisleri de dahil edildi. Otopsi yapılan Le Mesurier’in cenazesini Adli Tıp Kurumu’ndan teslim alan eşi Emma Winberg dün, Cinayet Büro Amirliği’nde 4 saat sorgulandı. Cenazesi İngiltere’ye gönderilen Le Mesurier’in evinin önünde bir yıl boyunca ayrılmadan kâğıt mendil satan ve 10 gün önce birden bire kayıplara karışan gizemli Suriyeli ise akıllarda birçok soru işareti bıraktı.

Le MesurIer’in home ofis olarak kullandığı bina Karaköy’deki Ali Paşa Medresesi Sokak’ta bulunuyor. Sokağa adını veren medresenin duvarının başladığı yer ile Le Mesurier’in evinin girişi aynı hizada. Mahallelinin anlattığına göre, medresenin duvarının başladığı yerde bir yıl önce bir mendil satıcısı beklemeye başladı. ‘Beyaz tenli, renkli gözlü ve kirli sakallı’ mendilci adının Muhammed olduğunu, Suriye’deki savaştan kaçarak İstanbul’a geldiğini anlattı. Arapça konuşuyordu. Yağmurda, karda bile oradan ayrılmayan Suriyeli mendilcinin durduğu yer Le Mesurier’in binasının tam karşısında.

"ABİ SEN AJAN MISIN? DEDİM"

Gizemli mendilcinin görüntüsüne Hürriyet gazetesinden Fırat Alkaç ulaştı

Karaköy’de bir restoranda çalışan Aydın Tunç, Suriyeli mendilciyle ilgili şunları söyledi: “Adam sabah 08.00 gibi gelip sokağın tam köşesinde beklerdi. Ben camiye giderken görürdüm. Sabahları gelip benden tost alırdı. Sadece mendil sattığı için dikkatimi çekti. Yaz, kış demeden gelirdi, beklerdi. Yağmurun altında bile duruyordu. Ben birkaç defa ‘Ajan mısın abi buradan ayrılmıyorsun’ diye takıldım. Adam bir şey demiyordu. Olaydan 1-2 hafta öncesinde adam gelmemeye başladı. O adam beni hep şüphelendiriyordu. Sokak çok yoğun bir yer değil. Geçişler oluyor ama mendil satmaya pek uygun değil. Gidip vapur iskelesinde satabilir veya caminin kapısında satar. Adam benim dikkatimi çekiyordu.”

10 GÜNDÜR GELMİYOR

Ali Paşa Medresesi Sokak’ta bakkal işleten Batuhan Hemen de şunları söyledi: “O Suriyeli bir yıldır her sabah saat 08.00 sıralarında sokağın başına geliyordu. Akşam 16.00’ya kadar sokakta açtığı küçük bir tezgâhta mendil satardı. 50’li yaşlarda, kötü kıyafetliydi. Kirli sakallı ve masmavi gözleri vardı. Beyaz tenliydi. Suriyeli olduğunu söylemişti. Arapça konuşuyordu. İngiliz adamın ofisinin kapısının karşısında beklerdi hep. Kazandığı paraları gelip benim dükkanımda bütünlerdi. Her sabah gelip kahve alırdı. Çok konuşmazdı. Sadece mendil satardı. Olayın meydana geldiği binadan çıkanlar onun mendil sattığı yerde sigara içerdi. Adamı 10 gündür görmüyorum. Olaydan sonra da gelmedi.”

FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI /// İngiliz istihbarat subayının sır ölümü : “Kapısında her gün mendil satan adam 10 gündür kayıp”


İngiliz istihbarat subayının sır ölümü : “Kapısında her gün mendil satan adam 10 gündür kayıp”

İstanbul Karaköy’de, ev olarak da kullandığı ofisinin önünde ölü bulunan eski MI6 ajanı James Gustaf Edward Le Mesurier’in ölümüne ilişkin araştırmalar devam ediyor. Adli Tıp Kurumu’nun dün hazırladığı ön otopsi raporuna göre, Le Mesurier’in ölüm nedeni yüksekten düşmeye bağlı iç kanama olarak tespit edildi. Karaköy’de bir restoranda çalışan Aydın Tunç, bir senedir Le Mesurier’in kapısının önünde mendil satan bir kişinin 10 gündür kayıp olduğunu iddia etti.

Hürriyet’ten Burcu Purtul Uçar ve Fırat Alkaç’ın haberine göre, Tunç, “Yaz, kış demeden gelirdi, beklerdi. Yağmurun altında bile duruyordu. Ben birkaç defa ‘Ajan mısın abi buradan ayrılmıyorsun’ diye takıldım. Adam bir şey demiyordu. Olaydan 1-2 hafta öncesinde adam gelmemeye başladı. O adam beni hep şüphelendiriyordu. Sokak çok yoğun bir yer değil. Geçişler oluyor ama mendil satmaya pek uygun değil. Gidip vapur iskelesinde satabilir veya caminin kapısında satar. Adam benim dikkatimi çekiyordu” ifadesini kullandı.

Cinayet Büro ve Terörle Mücadele şubelerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında eşi Emma Winber de 4 saat sorgulandı. Le Mesurier’in cenazesi İstanbul Havalimanı’ndaki işlemlerinin ardından uçakla dün Londra’ya gönderildi.

FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI /// TUNCA BENGİN : İngiliz istihbaratçı neden İstanbul’daydı ?


TUNCA BENGİN : İngiliz istihbaratçı neden İstanbul’daydı ?

İstanbul Beyoğlu’nda sokak ortasında cesedi bulunan eski İngiliz askeri istihbarat görevlisi James Gustaf Edward Le Mesurier’in ölümündeki sır perdesi aralanmaya çalışılıyor. Aynı gizemli durum Le Mesurier’in faaliyetleri için de geçerli. Çünkü dünya kamuoyunda Beyaz Baretliler olarak bilinen yardım derneğinin kurucusu Le Mesurier, İngilizlere göre Suriye’de sivillerin korunması yönünde hizmette bulunan gerçek bir kahraman, Ruslara göre ise Suriye’de başta ABD olmak üzere Esad karşıtı ülkelerin dezenformasyon konusunda sıklıkla kullandığı bir aparat. Yani eski falan değil terör örgütleriyle doğrudan ilişkili ve hâlâ da aktif bir İngiliz casusu. Dolayısıyla, bu da yeni soruları beraberinde getiriyor. Örneğin, istihbaratçılara göre, planlı, sessiz çalışan, sadece neticeye odaklanan ve profesyonellik bakımından en iyilerden biri olan MI6 gibi bir servis ve elemanı bu kadar acemice nasıl davrandı? Ya da Le Mesurier neden İstanbul’daydı veya MİT’in takibinde miydi gibi. Dün bu konuları geçmişte kritik görevlerde bulunan eski istihbaratçı Metin Ersöz’e sordum. Öncelikle de İstanbul’da casusların cirit attığı iddialarından başlayarak. Yanıtı şuydu:

“İstanbul’da casus çok ama bunların hedefi direkt Türkiye değil. Daha çok, çalıştıkları ülkelerden gelerek İstanbul’u dinlenme, ikmal yolu olarak kullanıyorlar. Mesela Irak, Suriye, Kafkaslar, Gürcistan, Osetya, Ukrayna’da çalışanların bağlantı noktası İstanbul’dur. Biliyorsunuz, Türkiye’deki 15 askeri üste yaklaşık 10 binin üzerinde Amerikan askeri ve bunlara bağlı askeri istihbarat birimleri var. Bunların çalışma, eğlence ve ikmal alanları da İstanbul’dur. Adam hafta sonu bile olsa kalkıp İstanbul’a gelip iki gün dinlenip kendi çalışma alanına gidebiliyor. Dolayısıyla, hem gizli buluşmalar hem elemanlanma açısından istihbaratçılar için İstanbul verimli bir yer, cennet yani…”

Le Mesurier bunlardan farklı değil mi?

“Bu adam emekli bir asker ama önceki görevi İngiliz Özel Kuvvetleri’nde çalışmış. Emekli olduktan sonra İngiltere’de kurulan özel bir şirket vasıtasıyla Suriye’de faaliyet gösteriyor. En son 2016’da kendi ekibinden 7-8 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir operasyonda da deşifre olmuş biri. Bu bir istihbaratçı için en kötü bir durumdur. Dolayısıyla da bu adam bir şeyler üretmek için daha önce çalıştığı konumlarla ilgili çok iyi bir vasat olan İstanbul’a gelmiş. Yani Suriye’deki faaliyetlere yönelik elemanlanma çalışması içinde.”

Nasıl yani?

“Bu tür adamlar kelle avcılığı yapıyor, nitelikli insanları tespit edip bunları servislere pazarlıyor. Yani ajanlık yapabilecek, saldırılarda, çatışmalarda bulunabilecek potansiyeli olan her türlü adamları tespit ederler, bir portföy oluştururlar. Ve ihtiyacı olan ülkelerin yine kendileri gibi özel şirketlerine önerirler. Çünkü bu kirli ilişkilerde ülkeler direkt devreye girmezler. Bunu ABD, İsrail ve Rusya da böyle yapıyor. O nedenle, bu adamların ülke gizli servislerinin kontrespiyonaj faaliyeti kapsamında tespit edilmeleri de çok zor. Çünkü tespit etseniz bile, adam ‘Ben özel şirkete çalışıyorum, devlete casusluk yapmıyorum’ diyor. Şimdi bu adam da öyle.”

Peki, bu sonuçta Le Mesurier İngilizlere, MI6’ya çalışan bir casus anlamına gelmez mi? Ersöz, devam ediyor:

“Geçmişte bağlantı sağlamış. Burada kesin ona çalışıyor diye bir bulgu yok. İngilizler böyle bir adamı İstanbul’da niye tutsun? Başlarına bela olabilir. Yani kendi diğer faaliyetlerine zarar verebilecek bir adamdır bu. Adamın zaten geçmişi ortaya çıkmış, peşinde Ruslar var. Dolayısıyla, bundan sonra onlar için yararlanabilecekleri bir adam değildir. Dünyadaki bütün istihbaratçılar için bu kirlenmiş bir ajandır. O nedenle, bundan uzak duruyorlardır. Belki bu adamın onlarla irtibat kurma durumu vardır ama onlar pek istemezler. Çünkü istihbarat bekleyen bir ajan için bu tip adamlar bir mayındır.”

Sakıncalı ajan anlamında mı?

“Açığa çıkmış adam sakıncalıdır. Bu da zaten onun psikolojisini yaşadığı için dengesi bozulmuş. Kaçınılmaz bir sona doğru kendisi gitmiş. Bu adam 2016’da zaten bitmiş. Ve tek çıkış yolu olarak İstanbul’da bu tür kelle avcılığı yapmayı düşünmüş. Ve eşinin ifadelerinden de anlaşılıyor ki bu adam bir ekip olarak burada. Kurulu bir düzen üzerine gelmiş…”

FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI /// Eski istihbaratçı Cevat Öneş : İngiliz casusun ölümünde “istihbarat savaşı” ihtimali dışlanmamalı


Eski istihbaratçı Cevat Öneş : İngiliz casusun ölümünde “istihbarat savaşı” ihtimali dışlanmamalı

İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde, eski İngiliz askeri istihbarat görevlisi James Gustaf Edward Le Mesurier’in cesedi bulunmuştu. Cesedin bulunduğu yer Le Mesurier’in evinin ve vakfın ofisinin yakınlarındaydı.

İSTİHBARATÇININ EŞİ: EŞİM İNTİHAR ETMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEMİŞTİ

Le Mesurier’in intihar mı ettiği yoksa bir cinayete mi kurban gittiği henüz anlaşılamadı. İstihbaratçının eşi Emma Winberg, Le Musurier’in bir süredir psikolojik sıkıntıları olduğunu söylüyor. Winberg, “2-3 gün önce Adalar’daki evde aşırı strese bağlı rahatsızlığı nedeniyle iğne ve ilaç tedavisi aldı. Sağlık kuruluşuna yakın olmak için bu adrese geldik” ifadelerini kullandı.

Eşinin ölmeden önceki gece uyku ilacı kullandığını ve kendisine de verdiğini belirten Winberg, “Saat 05.30-06.00 sıralarında kapının dışarıdan polis tarafından çalınması üzerine uyandım. Eşimi görmemem üzerine 3. katta açık olan pencere camından baktığımda onu yerde yatar halde gördüm. Olaydan yaklaşık 15 gün önce bana intihar etmeyi düşündüğünü söylemişti” şeklinde konuştu.

“ARKADAŞIM TEHDİT EDİLİYORDU”

Winberg’in, “Eşim intihar etmeyi düşünüyordu” şeklindeki ifadesine karşın istihbaratçının ordudan arkadaşı Hamish de Bretton-Gordon’a göre Le Mesurier intihar etmedi. Gordon, arkadaşının kendisine Beyaz Baretliler grubuyla birlikte Suriye’de yardım faaliyetlerinde bulunması nedeniyle tehdit edildiğini söylediğini aktardı.

CESET OLAY YERİNE SONRADAN MI GETİRİLDİ?

Ayrıca Le Mesurier’in düştüğü yer ile atladığı iddia edilen yer arasında yaklaşık 5 metre mesafenin olması, cesedin öldürüldükten sonra olay yerine getirildiği şüphelerine neden oluyor.

BEYAZ BARETLİLERLE İŞBİRLİĞİ İÇERİSİNDEYDİ

48 yaşındaki Le Mesurier, Mayday Rescue Vakfı’nın kurucusuydu ve başkanlığını yürütüyordu. Vakfın en büyük faaliyet alanlarından birisi Suriye. Ordudan ayrıldıktan sonra Ortadoğu’da insani yardım faaliyetlerine başlayan Le Mesurier, kimilerince şaibeli bulunan Beyaz Baretliler grubunun da kurucuları arasında yer alıyor.

BEYAZ BARETLİLER “RIGHT LIVELIHOOD” ÖDÜLÜNÜ DE ALDI

Beyaz Baretliler Suriye’de ve Bağdat’ta insani yardım faaliyetlerinde bulunuyor. 2014 yılında kurulan Beyaz Baretliler, birçok Batı ülkesinden de destek görüyor. 2016’da Nobel’in alternatifi olarak nitelenen Right Livelihood ödülünü alan grup filmlere de konu oldu.

KARA PROPAGANDA VE EL KAİDE İDDİASI

Bununla birlikte gruba yönelik çok ciddi eleştiriler ve suçlamalar da var. İddiaların temelinde Beyaz Baretlilerin “insani yardım kılıfını kullanarak Suriye karşıtı propaganda yaptığı” iddiası yer alıyor. Ayrıca grubun El Kaide ile birlikte hareket ettiği, örgüt militanlarını bünyesinde barındırdığı iddiaları da bulunuyor.

RUS DIŞİŞLERİ SÖZCÜSÜ: LE MESURIER’İN TERÖR ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİSİ VARDI

Suriye rejimi ve Rusya’nın, Beyaz Baretliler’i bir sivil örgüt olarak görmüyor. İki ülke de yapının rejim karşıtı faaliyetler yürüttüğüne inanıyor. Le Mesurier’in Beyaz Baretlilerle ilişkisi de “İstihbaratçının ölümünde Rusya’nın parmağı var mı?” sorusunu akla getiriyor.

Rusya, 2016 yılında Kraliçe 2. Elizabeth tarafından şövalyelik unvanına layık görülen Le Mesurier’in, eski bir MI6 (İngiliz Gizli İstihbarat Servisi-SIS) ajanı olduğunu iddia etmişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Beyaz Baretlilere ilişkin yaptığı açıklamada sözü Le Mesurier’e getirmiş ve Le Mesurier’in yıllarca Balkanlar ve Ortadoğu’da görev yaptığını, Kosova’da görev yaptığı dönemde “terör örgütleriyle” bağlantısı olduğunun bildirildiğini de öne sürmüştü.

Le Mesurier’in ölümünün geçen hafta yapılan bu açıklamadan sonra gerçekleşmesi olaydaki Rusya şüphelerini artırdı.

“KESİN BİR ŞEY SÖYLEMEK İÇİN ÇOK ERKEN”

Tarafsız Haber Ajansı’nın konuyla ilgili sorularını yanıtlayan eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, eski İngiliz askeri istihbarat subayının ölümüyle ilgili birçok karanlık nokta olduğunu söyledi. Öneş, bunlar aydınlatılmadan “cinayet mi, intihar mı” sorusuna kesin bir yanıt vermenin mümkün olmadığını ifade etti.

“BEYAZ BARETLİLER SİVİL GÖRÜNÜMLÜ ÖRGÜTLER”

Ancak yine de olayda Rusya ihtimalinin araştırılması gerektiğini söyleyen Öneş, Le Mesurier’in Beyaz Baretliler’deki faaliyetlerine dikkat çekti. Örgütün siyasi amaçları olduğuna yönelik iddiaların gerçeklik payının yüksek olduğunu söyleyen Öneş, “Rusya, Beyaz Baretlilerin asıl amacının yardım faaliyetleri olmadığını, Suriye rejimi aleyhine kara propaganda yaptığını söylüyor” diye konuştu. Rusya’nın açıklamalarının ve Beyaz Baretlileri sürekli hedef göstermesinin olaydaki şüpheleri artırdığına dikkat çeken Öneş, bu yüzden Le Mesurier’in ölümünde “istihbarat savaşları” konusunun göz önünde tutulması gerektiğini vurguladı.

FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI : İngiliz ajan istihbarat savaşları kurbanı mı ???


İngiliz ajan istihbarat savaşları kurbanı mı ???

Eski İngiliz askeri istihbarat subayı James Gustaf Edward Lemesurier, İstanbul Beyoğlu’nda ölü bulundu. Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, olayın istihbarat servisleri arasında yaşanan bir iç hesaplaşmadan kaynaklanmış olabileceğini söyledi

İstanbul Beyoğlu’nda eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier evinin yakınında ölü bulundu. İstanbul Valiliği, eski İngiliz ajanının ölümü ile ilgili idari ve adli soruşturma başlatıldığını duyurdu. Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ancak elde edilen ilk bilgilere göre olayın istihbarat servisleri arasında yaşanan bir iç hesaplaşmadan kaynaklanmış olabileceğini söyledi.

EL VE AYAKLARINDA KIRIKLAR VAR

Bu arada isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak ise, Ortadoğu’da son dönemde ABD ile İngiliz istihbaratının çıkar çatışması yaşadığına dikkat çekerek, "Bu olay İngiliz ve ABD çıkarlarından dolayı bir iç hesaplaşma da olabilir, Rus ve İran istihbaratı ile İngiliz istihbaratının bir hesaplaşması da olabilir. Bunun normal bir ölüm olayı olması mümkün değildir" değerlendirmesinde bulundu. Olay dün sabah saat 05.30’da Karaköy Kılıç Ali Paşa Camisi yanında meydana geldi. Görevliler caminin yan tarafında bir kişinin hareketsiz yattığını görünce durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yüzünde kesici alet yarası, elleri ve ayakların da ise kırıklar olan kimliği belirsiz kişinin olay yerinde öldüğünü tespit etti. Otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na götürülen kişinin eski bir İngiliz ajanı olduğu ortaya çıktı.

GENİŞ ÇAPLI TAHKİKAT BAŞLATILDI

Suriye’de Beyaz Baretliler olarak bilinen gruba desteği ile tanınan 48 yaşındaki eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier’in ölümünün polis kayıtlarına ‘Yüksekten düşme’ olarak geçtiği öğrenildi. İstanbul Valiliği, eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Lemesurier’in ölümü ile ilgili yazılı bir açıklama yaparak, "Şahsın ölüm olayı ile ilgili geniş kapsamlı idari ve adli tahkikat başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, "Elde edilen ilk bilgilere göre istihbarat servisleri arasında bir iç hesaplaşma olabileceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. İsminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak ise, Amerika ile İngiltere’nin çıkarlarının son dönemde birbirleri ile çakıştığına dikkak çekti.

‘YATMADAN ÖNCE UYKU İLACI ALDIK’

Ölen eski İngiliz ajanının eşi, polisteki ifadesinde 4 yıldır İstanbul Büyükada’da yaşadıklarını, eşinin ölü bulunduğu sokakta ise ofisinin yer aldığını vurguladı. Bir eğitim kurumu sahibi olan eşinin iş yoğunluğu nedeni ile bir süredir strese bağlı nedenlerle uyku ilacı kullandığını da öne süren eşi Le Mesurier, ev ve ofis olarak yaşadıkları yerde yatmadan önce uyku ilacı aldıklarını, sabaha karşı kapının çalması ile birlikte uyandığını ve eşinin cansız bedeni ile karşılaştığını söylediği kaydedildi.