DİN & DİYANET DOSYASI /// İBRAHİM MARAŞ : İLİTAM NEDEN AÇILDI ? İLAHİYATLARI KİM YÖNETİYOR ???


İLİTAM NEDEN AÇILDI ? İLAHİYATLARI KİM YÖNETİYOR ???

9 Mart 2020

İLİTAM’ın neden açıldığı ile ilgili olarak bazı yanlış imalar ve yorumlar yapılıyor. 28 Şubat sürecine ve bazı çevrelere atıfta bulunuluyor. Örgün eğitimi daraltmak için açıldığı, şimdi de birileri tarafından genişletmek için kullanıldığı söyleniyor. Hatta bir dekanımızın ismi, bununla ilgili olarak, olumsuz imalarla zikrediliyor. Öncelikle belirtelim ki, İLİTAM’ın esas fikir sahibi Diyanet İşleri Eski Başkanı ve eski Bakanlardan Fakültemiz hocası Sayın Sait Yazıcıoğlu hocamızdır. İLİTAM’ın ana gayesi, Diyanet bünyesinde çalışan İmam Hatipli neslin önce ön lisans sonra da lisans tamamlama yoluyla bilgi düzeylerinin artırılmasıdır. Öküzün altında buzağı aramanın alameti yoktur. İLİTAM açıldıktan sonra bazı tarikat çevrelerinin iştahını kabartmış ve skolastik medresecilerin diploma için başvurduğu bir yer haline getirilmeye çalışılmıştır. yakın zamanda buna bir de açık İlahiyat eklenmeye çalışılmıştır. YÖK de bunu birçok yere, hatta kadro yetersizliği bulunan yerlere bile açmıştır. hatta kadrosu yetersiz olduğu halde birçok yere ikinci öğretim bile açmıştır. İLİTAM, hukuk yoluyla istismar edilerek örgün İlahiyatlarla eşdeğer diploma haline getirilmiş ve öğrenci alımı genişletilmiştir. Halbuki bu, çalışan personele açılmıştır. Türkiye’de devlet-din ilişkisinin ve İlahiyat eğitiminin ülkemizde üç önemli karakteri vardır.

1.Türkiye’de Diyanet, devlet kurumu olarak kalmalıdır. Sık sık bazı çevrelerin Diyanet’in bile tarikat ve cemaatlere terkedilmesini istemeleri ülkeyi Pakistanlaştırma eğiliminin bir sonucudur.

2. Hiçbir zaman özel İlahiyat açılmasına izin verilmemiştir. Bunu ilk kez Fetöcüler bozmuş ve Fatih Üniversitesi’nde açtırmışlardır.

3. İlahiyat eğitimi, tabiatı gereği, asla uzaktan yapılmaz. Diyanette çalışanlara açılmasının sebebi de budur. Buradakiler zaten hizmet içi kurslarla bazı eğitimler almaktadır.

Uzaktan eğitim, elbette zamanın bir gerçeğidir. Ama İlahiyat eğitiminin tabiatı göz ardı edilerek ve örgün eğitim yok edilerek yapılamaz. Ayrıca diplomalarda “uzaktan eğitim” tabiri kullanmak zorunludur.

Son olarak şunu da belirtelim ki, dekanlar toplantısının kararı bir görüş bildirmedir. Ancak dekanlar öncelikle İlahiyat isminin neden ısrarla İslami İlimler’e çevrildiğini sormalıydılar, İlahiyatların tarikatların odağında olduğunu ve buradan devlete sirayet etmeye çalıştıklarını yine ortak ağızdan ilan etmeliydiler. İşin daha da vahimi, dekanlar son yıllarda birçok kararlar aldı, ama hep tersi yapıldı. Bunu da ortak ağızdan seslendirmeli ve eğer biz dekan isek bizim hakkımızdaki kararları kim alıyor, demeliydiler.

İbrahim Maraş

İŞ DÜNYASI : “Bu milletin a… koyacağız” dedi, ismi İlahiyat Fakültesi’ne verildi !!!!


"Bu milletin a… koyacağız" dedi, ismi İlahiyat Fakültesi’ne verildi !!!!

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun gerçekleştirilemeyen 2’inci dalgasına ait dinleme kayıtlarında adı geçen ve "Bu milletin a… koyacağız" sözleriyle gündeme gelen işadamı Mehmet Cengiz’in ismi, yenilenen İlahiyat Fakültesi’ne verildi.

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının 25 Aralık’taki fezlekesinde, telefon konuşmalarında "Bu milletin a.. koyacağız" dediği ortaya çıkan Mehmet Cengiz’in ismi, yenilenen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi binasına verildi. Mehmet Cengiz’in isminin binaya verilmesinin nedeni, yenilenme masraflarını karşılaması olarak ileri sürülüyor. Binanın yenilemeden önceki ismi Yunus Emre’ydi.

Fakültenin web sayfasında binanın önünde Cengiz’in, adının yazılı olduğu büyük bir tabelanın altında bazı öğrenciler ve öğretim üyeleriyle çektirdiği bir fotoğraf da yer alıyor.