IŞİD ÖRGÜTÜ DOSYASI : FETÖCÜ MEDYA AKTİF HABER’DEN ÖNEMLİ İDDİA /// Erdoğan kimsenin istemediği tutsak IŞİD’lıları almayı kabul etti


Erdoğan kimsenin istemediği tutsak IŞİD’lıları almayı kabul etti

KAYNAK : https://www.aktifhaber.com/gundem/erdogan-kimsenin-istemedigi-tutsak-isidlilari-almayi-kabul-etti-h138528.html?fbclid=IwAR3BLQqaXbgp1FzHSw-wiSDf6slIRv3A7s0IrL9LAHh0tv6I-T3p-BUHYa4

Erdoğan, Trump’la görüşmesinde; Türkiye’nin Suriye’ye girmesine izin verilmesi karşılığında Avrupa ülkelerinin istemediği IŞİD üyesi vatandaşlarını almayı kabul etti.


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen görüşmede, Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye girmesine izin verildi. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Türkiye’nin uzun süredir planladığı operasyonu düzenleyeceğini ancak bunun içinde ABD’nin hiçbir şekilde olmayacağı açıklandı.

Pazarlık masasında Trump, TSK’nın Suriye’ye girmesine izin verirken, karşılığında aldığı taviz ise oldukça kritik. Erdoğan, dünyada kimsenin istemediği Avrupa Birliği ve Amerikan vatandaşı IŞİD üyelerini almayı kabul etti.

Açıklamada aynen şöyle dendi: “ABD, tutuklanan IŞİD’lilerin savaşçılarının çoğunluğunun geldiği Fransa, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine vatandaşlarını geri almaları için baskı yaptı, ancak onlar bunu istemedi ve reddetti. ABD onları uzun yıllar sürebilecek bu süreçte tutmayacak, bu ABD’li vergi mükelleflerine büyük bir yük olabilir. Şimdi, IŞİD’in yenilmesinin ardından son iki yılda bölgede yakalanan IŞİD savaşçılarından Türkiye sorumlu olacak.”

MHP DOSYASI : BAHÇELİ MUHALİFLERİNDEN İLGİNÇ BİR İDDİA – DEVLET BAHÇELİ ERMENİ’DİR ! !!!


ÖZEL BÜRO NOTU : BİLDİĞİNİZ ÜZERE ÖZEL BÜRO GRUBU HER KONUDA ÇEŞİTLİ FİKİRLERİ PAYLAŞAN – Kİ BUNLARA ULUSAL, DİNCİ, MUHALİF, KEMALİST, LİBERAL FİKİR VE YAZILARI DA DAHİL – BİR GRUPTUR VE SİZLERE EN KAPSAMLI BİLGİYİ İLETMEYİ AMAÇ EDİNMİŞTİR. BU NEDENLE SADECE BELİRLİ BİR FİKİR VE DÜŞÜNCE ÇİZGİSİNDE DEĞİL EN MUHALİF YAZI VE VİDEOLARI DA BİLGİNİZE SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ. HATTA BAZEN YENİ KATILAN BAZI ÜYELERİMİZ BİZİM BU ÖZELLİĞİMİZİ BİLMEDİKLERİ İÇİN ÇOKÇA “ŞUCU YADA BUCU” İTHAMLARI İLE DE KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ. ÖRNEĞİN AK PARTİ TARAFTARLARINI MEMNUN EDECEK BİR YAZI PAYLAŞTIĞIMIZDA HEMEN MUHALİFLERCE AK PARTİ YANDAŞI OLUVERİYORUZ, TERSİ YAZI PAYLAŞTIĞIMIZDA DA ONUN TERSİ OLUYORUZ. YANİ BİR ŞEY OLMAK YADA OLDURULMAK BU KADAR BASİT. OKUYUCU PAYLAŞTIĞINIZ YAZIYI BEĞENMEDİĞİNDE YADA TASVİP ETMEDİĞİNDE ANINDA NE İSTERSENİZ O OLUYORSUNUZ. AMA BİZ BU DURUMA ALIŞTIK. ŞİMDİ BUNU NEDEN HATIRLATMA GEREĞİ DUYDUK, ONU AÇIKLAYALIM. BU YAZI İÇERİĞİ DE BENZER BİR DURUM YARATACAK. ÇÜNKÜ YAZI İÇERİĞİNDE MHP TARAFTARLARINI KIZDIRACAK İFADELER VAR. AMACIMIZ ONLARI KIZDIRMAK DEĞİL ELBETTE. SADECE ÖZEL BÜRO OKUYUCUSUNA FARKLI BİR BİLGİ SUNMAK İSTİYORUZ. EĞER YAZI İÇERİĞİNE KATILMIYORSANIZ LÜTFEN KÜFÜR VEYA TEHDİT İÇERİKLİ MESAJ ATMAK YERİNE KONUNUN DOĞRUSUNU PAYLAŞIN Kİ BÖYLECE OKUYUCU DOĞRU BİLGİYE ERİŞEBİLSİN. BİZ SONUÇTA NE MHP DÜŞMANIYIZ NE DE SAYIN BAHÇELİYE BİR GAREZİMİZ VAR. İNTERNETTE İLGİNÇ BİR İÇERİĞE RASTLADIK VE BUNU SADECE BİZİM DEĞİL HERKESİN OKUMA HAKKI OLDUĞUNA KARAR VEREREK SİZE DE İLETMEK İSTEDİK. HEPSİ BUDUR.

KAYNAK : https://gercekdevletbahceli.blogspot.com/2013/08/turkculugun-basnda-bir-kripto-ermeninin.html?fbclid=IwAR3S3WmG-35rOqe55EWqxmPbP35_3hlvfJKKHmaI9cwd1xRrc5iZW9lEdtk#.XZqiE2YpBaQ

Kendi milletvekilinin Cumhurbaşkanlığına aday olmasını kuvvet/şiddet kullanarak, mecliste eşkiyalık yaptırarak engelleyen… Kendi partisindeki Müslüman milliyetçileri saf dışı edip eleyen ve Alevileri de "Aleviyim!" diyerek kandırıp oylarını alan Devlet Bahçeli’nin gerçek kimliği artık ispat edildi… O bir Ermeni ajanı…

****

Devlet bahçeli iktidar olmak için değil MHP’yi kontrol altında tutmak için var.

Sevgili Ülküdaşlarım.. Şimdi yazacaklarıma eminim inanamayacaksınız. Çünkü ben de ilk duyduğumda inanamamıştım. Adana Nüfus Müdürlüğü’nden emekli olan bir uzak akrabamı yaptığım ziyarette, Devlet BAHÇELİ ve ailesi hakkında inanılmaz şeyler söylemişti. O zaman son derece safkan bir ülkücü olan ben, bütün bunları peşinen reddetmiş ve o nüfus memuruna, -bir şey yapamazdım çünkü yaşını başını almış olgun biriydi- sert çıkıp, ülkücü harekete düşman olduğunu, bu tür uydurma şeyleri ulu orta yerde söylememesi gerektiğini ifade etmiştim. Adamın dedikleri yenilir yutulur şeyler değildi. Ancak bir süre sonra tekrar karşılaştığımızda, ileri sürdüğü iddaaların kanıtlarının artık elinde olduğunu eğer onunla beraber evlerine gidersem bana teker teker kanıtlayacağını söylemişti. Adamın iddiasına göre BAHÇELİ ailesi çok karışık bir nesebe sahipti. Ailesinden ERMENİ’den YAHUDİ’ye kadar bir çok soy karışımı olmuştu… Merakımı yenemedim ve adamla beraber evlerine gittim.

Sonra gördüklerime inanamadım. Eminim siz de inanamayacaksınız.

‘Şimdi okuyacaklarımı inanılmaz bulacaksını ama dediklerimde haklı olduğumu anlayacaksın’ dedi yaşlı nüfus memuru. Yüzüne anlamsız ifadelerle baktım. Hala bu herifin Ülkücü Harekete bir kastının olduğuna inanıyor ve attığı iftiraya karşı doyurucu açıklama yapamazsa bizzat cezasını ben kendi elimle orada verecektim.

Bir tomar silik fotokopi kağıdı çıkardı adam. Masaya geçip yanına oturmamı söyledi… Eline aldığı belgeleri sakin sakin inceleyip mırıldanarak konuştuktan sonra hepsini kendince alt alta sıraladı. Ve hazır olduğunu ifade eden bir işaret yaptı. Başlıyordu anlatmaya.

DUYDUKLARIMA İNANAMIYORUM

‘Bak evlat’ dedi, “Devlet BAHÇELİ; Salih ve Samiye oğlu 1948 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı.”

Bunda şaşıracak bir şey yoktu, genel başkanımızın doğum bilgilerini MHP’nin tüm arşivlerinde bulmak mümkündü. Tatmin olmayan gözlerle baktım adama. Devam etti:

“Anne Samiye BAHÇELİ… Ökkeş ve Melek kızı. 1341 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı. Samiye hanımın kızlık Soyadı KIRIKKANAT… Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlıymış. Annesi Melek Hanım: Melek KIRIKKANAT: Hacı Hüseyin ve Melek kızı. 1318 Osmaniye – Merkez nüfusuna kayıtlı.”

Sabrım tükeniyordu. Bu rakamlar ve yıllar hiç bir anlam ifade etmiyordu. Yani, annesinin ve anne annesinin kızlık soyadlarını bilmek marifet değildi ki?

Yaşlı adamın susacağı yoktu.

“Şimdi dedesine bakalım” dedi yaşlı adam:

“Ökkeş KIRIKKANAT: Halil-Emiş’ten olma Osmaniye Merkez kayıtlı.”

“Ve bu kısım tamam, acele etme evlat sakin ol ve dikkatini dağıtmadan beni dinle”

Ama benim sabrım kalmamıştı:

“Şimdi sıra babasının soy kütüğünü takip etmekte” diyerek alttaki kağıdı çekti ve okumaya başladı:

“Baba Salih BAHÇELİ: Turan ve Ayşe’den olma. 1320 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusu.

Dikkatini şimdi çekerim, dedesinin soy ismine dikkat et:

Yani babaennesinin babasının soyundan Dede Turan SOYLU: Ahmet ve Raziye’den olma 1278 Osmaniye Merkezine kayıtlı. Yani BAHÇELİ ailesinde SOYLU soyismine rastlarsak şaşırmayalım ve devam edelim.

Yeğen Ülker BAHÇELİ: Turan ve Muhterem’den olma. 1958 Osmaniye-Hasanbetli nüfusuna kayıtlı.

Ülker hanım evlenince soyismi ÇERÇİ oluyor.

Ve karışıklık başlıyor:

Lyudmyla ÇERÇİ: Mikola, Tetyana’dan olma. 1977 Osmaniye Merkez’e kayıtlı.”

İşte buna inanmam mümkün değildi. Ancak ihtiyarın elinde tuttuğu kütük fotokopisinde her şey kayıtlıydı. Devlet BAHÇELİ’nin yeğenleri ERMENİ olamazdı, bunana inanmam çok zordu… Hatta ağırıma gitmişti. Nüfus memurunun yüzüne ters ters baktım ama onun susacağı yoktu.

“İstersen Anne tarafını takip edelim biraz da:

Nezihat SOYLU: Süleyman ve Fatma’dan olma, 1941 Osmaniye Merkez kayıt.

Nezihat hanım evlenince soy ismi ne oluyor dersin:?”

Yaşlı adamın suratına “nerden bileceğim” sorusunu sorarmış gibi baktım. Cevabı hazırdı:

“BOZDUĞAN… bak Nezihat BOZDUĞAN’ın kaydı işte burada:

Nezihat BOZDUĞAN: Anne adı: Fatma, baba adı: Süleyman. Doğum tarihi: 1941… İşte Osmaniye Merkez’deki nüfus kaydı.” Sustu yaşlı adam, bir sigara yaktı. Sanki çok önemli bir şey açıklar gibi canımı yakan cümleleri kullanmaya başladı:

“Coron Catherine BOZDUĞAN kimdir dersin? Robert ve Hilda’dan olma 1969 doğumlu Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlı?…”

Cevabını bilmediğim bir soruydu. Robert, Hilda, Catherine… Bunlar ancak Kemal DERVİŞ’in soy kütüğü olabilirdi. Liderimle ne ilgisi vardı ki?

“Moda tabirle Devlet Bahçeli’nin kuzen çocukları bunlar delikanlı. Dikkatini çekerim, kuzenleri büyük ülkücü, Türkçü liderinin!”

susmak bilmiyordu adam:

“Bu Catharine hanım sonra Ufuk Beyle evlendi. Ve Cem isminde bir çocukları oldu. 2001 yılında hem de.” Altlardan bir kağıt çekti.

“İşte bak onun kaydını da buldurdum bizim emektar dostlardan. O günün doğum tutanaklarında bir BOZDUĞAN daha vardı delikanlı. Sıla BOZDUĞAN., Ama ilk adı ELVİN konulmuştu çocuğun. O da 2001 doğumlu ve Osmaniye Merkez kayıtlı.”

Nefesim tıkanmış, sesim kısılmıştı sanki. Neler saçmalıyordu bu adam. Ama ben istemiştim ve o da susmak bilmiyordu:

“Hadi anne tarafının izini sürmeye devam edelim. Biliyorsun Devlet bahçeli’nin annesinin kızlık soyadı KIRIKKANAT. İstersen Osmaniye Merkez’deki akrabalarına bir bakalım.

İşte bak Süheyla hanım Mesela. Süheyla KIRIKKANAT; İsmail ve Cemile’den olma 1949 doğumlu Süheyla Hanımdan. Süheyla Hanım sonra Hatay’a aktarmış kaydı. Reyhanlı Nüfus memurluğunu araştırırsan, Süheyla Hanım’ın gerçek soy isminin HIZAL olduğunu göreceksin. Ve bu ailenin çocuklarına koydukları isimlere bakalım:

Guse Selis HIZALl; Mehmet Fırat ve Seyhan Sönmez görünüyor ebeveyn.

Enver Jan HIZAL. Nadiye ve Fırat’ın iki yaşındaki oğulları. Yine Hatay Reyhanlı nüfusuna kayıt ettirmişler.”

Beynim kitlenmişti artık. Yaşlı adama durmasını söyledim. Bana bakıp gülümsedi, ‘İnanmıyordun ama bak görüyorsun’ dedi. Kağıtları bir tarafa bırakıp bana çay getirdi. Sonra oturup devam etti.

“Bu HIZAL ailesinde Sabiha hanım önemli bir isim. 1941 doğumlu, İslam bey ve Hava Hanımdan olma. Ne güzel isimler değil mi? tam müslüman gibi. Bak bakalım Sabiha Hanım’ın soy ismi neye dönüşüyor: Sabiha APİŞ!!!

Hadi şimdi bu Apiş’lerin peşine düşelim bakalım bizi nereye çıkaracak…

Meryem APİŞ; Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı..

Meryem Hanım’ın da soy ismi değişiyor, ŞAPSO oluyor.

MERYEM ŞAPSO: Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı..

Bak şimdi bu ŞAPSO ailesi nasıl dönüp dolaşıp bahçeli’nin anne tarafının bir kolu olan BOZDUĞAN’lar ile birleşecek. Dümdüz okuyorum dikkatle dinle:

Aysun ŞAPSO: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, Hatay-merkez

Aysun SAVAŞ: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, ama kütük değişiyor bu sefer; Balıkesir-Manyas nüfus Müdürlüğü’ne kayıtlı.

Evlilik filan değixl üstelik. İçinden çıkılmaz bir durum, çünkü Aysun hanımın ablası Hülya hanımın soy ismi evlenene kadar SAVAŞ, sonra ALTUNDAĞ oluyor.

Bak sen de gör:

Hülya SAVAŞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955 Balıkesir-Manyas.

Hülya ALTUNDAĞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955, Mardin Ömerli’ye kayıtlı.

İstersen burada kütük bilgilerini detaylandırayım. Çünkü şimdi lazım olacak. Hülya Hanım’ın cilt no’su: 2, Hane No’su: 81.

Aynı cilt ve hane numarasında bir başka isim söyliyeceğim sana, yine Mardin Ömerli’den…

Hikmet ALTUNDAĞ: Hıdır, Sabiha, 1952, Mardin Ömerli kayıtlı.

Bu Hikmet ALTUNDAĞ soy isminde küçük bir değişiklik yapıyor sonra: ALTUNDAĞ iken ALTINDAĞ oluyor. Ve bu iki soy isim sonra birleşiyor BAHÇELİ VE ALTINDAĞ’lar yani..

İşte böyle ilginç bir çember üzerinde geziniyor Devlet BAHÇELİ’nin kökeni evlat!”

Yorulmuştum ve kafam karışmıştı. Açıkçası daha dinlediklerimi tam sindirmeden yeni isimlere hazmedemezdim. İzin istedim, bana nereye gittiğimi sordu, daha anlatacakları varmış. Ertesi gün geleceğime söz verip ayrıldım. Sizi bilmem ama ben şok olmuştum, gece boyu böylesi bir mutlak davanın liderinin bu kadar karışık bir aileden gelmesini içime sindirememeye başlamıştım. Nasıl olur Devlet BAHÇELİ’NİN YEĞENLERİ DENEBİLECEK İNSANLARIN NEREDEYSE TAMAMI Ermeni ya da Hıristiyan isimleri alabiliyordu.???

ERTESİ GÜN YAŞADIĞIM ŞOK DAHA DA BÜYÜDÜ!

Yine emekli nüfus memurunun gecekondu mahallesindeki evinin kapısındaydım. Dünkü gerilimli saatlerden sonra bu sefer beni güleryüzle karşıladı. Belli ki hazırlık yapmıştı. Hemen masaya geçtik ve anlatmaya başladı:

“Bugünkülere hiç inanmayacaksın belki ama madem başladık anlatıp bitireyim. Amca kızına bakalım:

SERPİL BAHÇELİ: Salih; Saniye’den olma 1946 Osmaniye-Hasanbeyli’ye kayıtlı.

Serpil hanım’ın yeri soy ismi nedir biliyor musun: FETTAHOĞLU!

Bu FETTAHOĞLU ailesinde AKSAY VE ÇANGA soyadları önemli. Bak şimdi bu zincir bizi nereye çıkaracak:

AYŞE NEZİHE ÇANGA: Mustafa ve Fatma’dan olma, 1936 Adano-kozan nüfusuna kayıtlı. Nezihe hanım’ın esas soy ismi ÇAMURDANOĞLU. Hatta sonra OĞLU kısmın çıkartıyorlar sadece ÇAMURDAN kalıyor. Al bakalım sana bir kaç tane aynı kütüğe kayıtlı ÇAMURDAN soy isimli kişi:

DERYA ERİKE ÇAMURDANOĞLU: Mustafa Ökkeş ve Ayşe Aysel’den olma 1957 doğumlu. Adana-kozan nüfusu.

ANİTA Deniz ÇAMURDANOĞLU: Gürkaynak ve ERİKA’dan olma. 1959. yine Adana-Kozan.

AGNES MARİA MAGDELENE ÇAMURDAN: FRANCOUİS JEAN PİERRE VE MARİE LOUİSSE CHARLOTTE ADREA’dan olma, Adana-Kozan nüfusuna kayıtlı.

Selçuk Emre ÇAMURDAN: Mehmet Cihan ve AGNES MARİE MADELEİNE’den olma 1985 doğumlu Adana-Kozan nüfusuna kayıt ettirilmiş.”

Yine beynim uyuşmuştu. Türçülük, Ülkücülüğün sembol isminin aile kökenindeki isimler içimi ‘cız’ ettirmişti. Boğazıma bir yumruk tıkanmıştı sanki. Yutkunamıyordum. İhtiyar adam anladı. Gözlüklerinin üstünden bana baktı ve ‘Bunlar daha ne ki hele bir dinle’ dedi. Devam etti:

“Aynı ailenin çocuklarının isimleri. Artık gizlenmeye bile gerek duymuyorlar:

SÜREYYA ELSA MİLLER: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1986, Adana-Kozan..

RİFAT ORHAN ÇAMURDAN: Mehmet Cihan, AGNES MARİE MADELEİNE’nin çocuğu. Adana-Kozan doğumlu 1980.

SELİNA SAKİNE MİLLER: B una annesinin ismi de konmuş: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1992, Adana-Kozan.

SERPİL FETTAHOĞLU’nun ailesindeki Öznur Hanım’a dikkatlice bakarsak bizi çok daha ilginç bir noktaya götürecek.

ÖZNUR FETTAHOĞLU: Mahmut nedim, Emine kızı, 1948, Osmaniye-Hasanbeyli.

Sonra küçük bir kayıt değişikliğini iyi farketmek lazım:

ÖZNUR FETTAHOĞLU: Mahmut nedim, Emine kızı, 1948, Osmaniye-Düziçi!!!

Neden düziçi? Diye soracak olursan, şimdi söyleyeceğim isim bunun cevabı olacak sanırım:

Düziçi Nufus memurluundaki FETTAHOĞLU kayıtlarında Algan soy ismi kimsenin dikkatini çekmez. BAHÇELİ’NİN annesinin yakın akrabası olan bu aileden bir isim yakında yapılacak seçimlerin kaderini belirleyen bir isimdir desem şaşırırmısın…

Şaşır o zaman bak bu kim?

TUFAN ALGAN: Ahmet ve Sultan’dan olma, 1939 Osmaniye Düziçi Nüfus müdürlüğüne kayıtlı.”

Bu tam bir şoktu. Demek TUFAN ALGAN ile DEVLET BAHÇELİ akraba idi. Hem de hiç de uzak olmayan akraba!

İhtiyar durdu, gözlüğünü çıkarıp masaya koydu, elleriyle gözünü oğuşturup:

“Şimdi söyle bakalım başka hangi ülkede, birisi siyasi parti lideri, diğeri Seçim kurulu Başkanı olan iki akraba olabilir. Üstelik bunlardan biri, Yani TUFAN ALGAN, akrabası BAHÇELİ’nin rakiplerini ekarte etti. RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE NECMETTİN ERBAKAN’IN seçim yasağı almasında akrabalık bağının hiç etkisi olmadığını kim söyleyebilir. Üstelik karar bir oy fazlasıyla alınmışken ve o fazlalık oy TUFAN ALGAN’a aitken!! Bu seçim dürüst ve namusludur denilebilir mi?”

Artık kafam karman çorman olmuştu. Duyduklarıma inanamıyordum. Allah’tan bunu kimse bilmiyor diye sevindim ilk başta.b Ama bu dürüstçe bir davranış değildi. Hem ailesindeki Ermeniler, Hıristiyanları bilmeyen biz Ülkücü Gençlik bu adamın ardından nasıl hala gidebilirdik ki?

Yaşlı adam devam etmek istedi:

“Biliyorsun Devlet BAHÇELİ’nin annesi, ÖKKEŞ ALP KIRIKKANAT’IN HALASIDIR. Bunu dün sana ayrıntılarıyla anlattım. Hadi şimdi KIRAKKANAT ailesine bir göz atalım.

SANEM KIRIKKANAT: Remzi, İlkin’den olma, 1974, Osmaniye merkez kayıtlı.

Sanem hanımı takip edelim:

SANEM GEÇER: : Remzi, İlkin’den olma, 1974, Osmaniye Merkez kayıtlı.”

“Sus artık, tek kelime duymak istemiyorum!!”

Bağırmıştım… Yaşlı adam tedirgin oldu. Bir an için ona zarar verebileceğimi düşünmüş olacak ki, sandalyeden kalkacakmış gibi doğruldu. Öyle bir niyetim olmadığını belli ettim.

“Çok sağolasın iki gündür anlattıklarında kafamdaki sisleri dağıttın” dedim emekli memura.

Beni kapıdan uğurlarken gülümseyerek:

“Tekrar gel delikanlı. Bu sefer sana DEVLET BAHÇELİ’nin annesi ile AHMET NECDET SEZER’İN karısı arasındaki ilginç zinciri anlatırım. Ermenilerin, Yadudi halkaların bulunduğu zinciri. Kimbilir Belki SEMRA SEZER KÜRÜMOĞLU’nun Ermeni olduğunu ispatlarım sana!”Yine ne saçmalıyordu bu adam, Cumhurbaşkanı’nın karısı Ermeni miydi?

Dönüp tekrar dinleyecektim ama liderimin yıkılan kişiliğinin enkazı altında ezilmişti ruhum. Soruyorum şimdi size, Ermeni dölü bebek katili terörist başı Apo ile Benim Liderim arasında nasıl bir zincir vardı ve ben ne yapmalıyım!!!

İYİCE DÜŞÜNÜP ARAŞTIRALIM!!

saygılar

Alıntı

2009

CASUSLAR DOSYASI : İran’da bir kişiye “ABD adına casusluk’ iddiasıyla idam cezası


İran’da bir kişiye "ABD adına casusluk’ iddiasıyla idam cezası

İran Yargı Erki Sözcüsü Gulam Hüseyin İsmaili, "ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) adına askeri ve sivil kurumlarda casusluk faaliyetinde bulunma" suçlamasıyla yargılanan bir kişinin idam cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Fars Haber Ajansı’na göre, başkent Tahran’da düzenlediği basın toplantısında İsmaili, "ABD adına casusluk faaliyetinde bulunan bir kişi idam cezasına çarptırıldı." dedi.

Hakkında idam cezası verilen kişinin ismini açıklamayan İsmaili, sanığın talebi üzerine kararın temyiz mahkemesine gönderildiği bilgisini paylaşmakla yetindi.

ABD ve İngiltere adına casusluk yapan 3 kişiye 10’ar yıl hapis

Öte yandan İran Yargı Erki Sözcüsü İsmaili ayrıca, ABD adına casusluk yapan Ali Nefriye ve Muhammed Babapur ile İngiltere adına casusluk yapan Emir Neseb isimli İranlıların her birinin 10 yıl hapse mahkum edildiğini kaydetti.

İsmaili, "CIA adına casusluk yapmakla suçlanan Ali Nefriye ve Muhammed Babapur 10’ar yıl hapis ve 55 biner dolar para cezasına çarptırıldı." diye konuştu.

İran Yargı Erki Sözcüsü, İngiltere’ye casusluk yapmakla suçlanan Emir Neseb hakkında da 10 yıl hapis kararı verildiğini belirtti.

İsmaili, temmuz ayında yaptığı açıklamada, istihbarat yetkililerinin operasyonları sonucu "ülkenin askeri, nükleer ve alt yapı tesislerinde CIA adına faaliyette bulundukları tespit edilen bir şebekenin çökertildiğini" duyurmuştu.

MİT DOSYASI : IŞİD üyesi Balı-MİT ilişkisi iddiası Meclis’e taşındı


IŞİD üyesi Balı-MİT ilişkisi iddiası Meclis’e taşındı

Ankara katliamının planlayıcısı IŞİD üyesi İlhami Balı’nın kırmızı bültenle arandığı dönemde MİT tarafından Ankara’da bir otelde konakladığı iddiası CHP ve HDP tarafından Meclis gündemine taşındı.

ANKARA – Ankara Tren Garı’nda 103 kişinin ölümü ile sonuçlanan katliamın planlayıcısı, IŞİD’in Türkiye sorumlusu olarak bilinen İlhami Balı’nın kırmızı bültenle arandığı dönemde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Ankara’da bir otelde ağırlandığına ilişkin iddialar HDP ve CHP tarafından Meclis gündemine taşındı. Balı’nın Suruç ve Ankara katliamları başta olmak üzere çok sayıda saldırının faili olduğu hatırlatıldı.

CHP’Lİ ŞEKER’DEN SOYLU’YA 6 SORU

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, MİT’in İlhami Balı ile bağlantı iddialarını işaret ederek, “7 Haziran-1 Kasım arası karanlık dönemin kirli ilişkilerinin ortaya çıkarılarak tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerekiyor” dedi.

Meclis Başkanlığı’na, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle önerge veren Ali Şeker, kırmızı bültenle aranan İlhami Balı’nın 27-29 Mart 2016 tarihleri arasında Ankara’da lüks bir otelde konakladığı iddialarının gerçek olup olmadığını sordu. İlhami Balı’nın Ankara’da konaklatıldığı süreçte üst düzey MİT yetkilileri ile görüştüğü iddialarının da cevaplanmasını isteyen CHP’li Şeker, “İlhami Balı 27-29 Mart 2019 tarihi öncesinde de istihbarat yetkilileri ile iletişim halinde miydi?” diye sordu.

‘SALDIRILARA KARŞI NEDEN TEDBİR ALINMADI?’

CHP’li Ali Şeker, İlhami Balı’nın Suruç ve Ankara katliamları başta olmak üzere çok sayıda saldırının faili olduğunu hatırlatarak, Soylu’dan şu sorulara yanıt istedi:

-İlhami Balı’nın telefonları teknik takibe alınmış mıdır? Alındı ise İlhami Balı’nın telefonları dinlendiği halde organize ettiği katliamlar ve saldırılara ilişkin gerekli tedbirler neden alınmamıştır?

-İlhami Balı’nın ve Adıyaman Dokumacılar grubunun organize ettiği katliam ve saldırılara ilişkin gerekli tedbirleri almayan yetkililer hakkında herhangi bir idari ya da adli işlem başlatılmış mıdır?

-İlhami Balı’nın Ankara’da istihbarat yetkilileri ile görüştüğüne ilişkin iddialar doğru ise dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından değinilen 7 Haziran-1 Kasım arası karanlık dönemin kirli ilişkilerinin ortaya çıkarılması için bir adım atılması düşünülmekte midir?

IŞİD ÜYESİ BALI İLE MİT ARASINDAKİ BAĞLANTI İDDİALARI

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker’in ardından HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul da İlhami Balı’nın MİT tarafından yönlendirildiğine ilişkin iddiaları Meclis’e taşıdı. Toğrul’un verdiği soru önergesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yönelttiği sorular şu şekilde:

-IŞİD terör örgütü üyesi Balı’nın, herhangi bir istihbarat örgütüyle bağlantısı bulunmakta mıdır? Balı ile MİT arasında bağlantı bulunmakta mıdır? IŞİD terör örgütü üyesi Balı ile MİT arasındaki bağlantı ne zaman başlamıştır?

-Suruç ve 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nı gerçekleştiren IŞİD terör örgütünün Türkiye sorumlusu İlhami Balı’nın MİT müsteşarının şahsına ait olan Anadolu Oteli’nde ağırlandığı iddiası doğru mudur? Bu bilgiler doğrultusunda herhangi bir araştırmanız mevcut mudur?

-IŞİD terör örgütü üyesi Balı, MİT’in bilgisi dâhilinde mi Anadolu Oteli’nde misafir edilmiştir? Bu otelde kalmasını sağlaya şahıslar hakkında herhangi bir idari soruşturma açılmış mıdır? Açılmışsa hangi aşamadadır? Bakanlığınızca, IŞİD terör örgütü ve MİT arasındaki bağlantı hakkında bir araştırmanız mevcut mudur?

TERÖR DOSYASI : Bomba iddia ! Bush 11 Eylül saldırısını önceden biliyor muydu ?


Bomba iddia ! Bush 11 Eylül saldırısını önceden biliyor muydu ?

Eski üst düzey CIA analisti George Beebee, 2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları öncesi, Rusya lideri Vladimir Putin’in Bush’u arayıp uyardığını ileri sürdü.

George W. Bush’un son dönem Merkezî İstihbarat Teşkilatı (CIA) analisti George Beebee tarafından yazılan ”Rusya Tuzağı: Rusya’yla Gölgeler Ardında Süren Savaşımız Nükleer Bir Yıkıma Nasıl Dönüşür” kitabında çok konuşulacak çarpıcı iddialara yer verdi.

Beebee kaleme aldığı kitapta, tarihe 11 Eylül Saldırısı olarak tarihe geçen ve 2753 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya da yer verdi. Beebee kitabında, Putin’in 11 Eylül Saldırısı’ndan 2 gün önce Bush’u arayarak ”Afganistan’da uzun süre hazırlıkları yapılan yeni bir terör saldırısı tespit ettik” dediğini ileri sürdü.

Daha önce de gündeme gelmişti

Moskova’dan gelen bir uyarı olduğu konusu uzun yıllardır konuşuluyor. Ancak bu iddialar ‘istihbaratlar arası bilgi alış verişi’ bağlamındaydı. Ancak Beebee’nin kitabında, istihbarat teşkilatları arasında bilgi alış verişinde bulunulmadığı, Bush’un şahsen Putin tarafından kişisel olarak uyarıldığını öne sürülüyor.

Washington’un 11 Eylül 2001’de saldırı ile ilgili Rusya’nın yanı sıra, ABD’nin İngiliz casusları tarafından uyarıldığı, olası saldırı tehlikesinin CIA ve FBI tarafından sürekli olarak vurgulandığı ileri sürülüyor.

Tüm bu iddiaların ışığında Beyaz Saray’ın bu uyarılara kulak verip, vatandaşlarını korumak için elinden geleni yapıp yapmadığı tartışma konusu olarak konuşulmaya devam ediyor.

11 Eylül saldırısı

Amerika Birleşik Devletleri, 11 Eylül 2001 sabahı tarihinin en büyük saldırısına uğradı. El-Kaide militanları 11 Eylül 2001 yılında kaçırdıkları uçaklarla New York – Manhattan’da bulunan Dünya Ticaret Merkezi’ne saldırı düzenledi. İkiz kuleler çökerken 2753 kişi saldırıda yaşamını yitirdi. Yaşanan olay tarihe "11 Eylül Saldırısı" olarak geçti.