HAYVAN HAKLARI DOSYASI /// BASIN BİLDİRİSİ : HAYVAN HAKLARI VE TOPLUM GÜVENLİĞİ


BASIN BİLDİRİSİ : HAYVAN HAKLARI VE TOPLUM GÜVENLİĞİ

ADLİ BİLİMCİLER DERNEĞİ ADLİ VETERİNER HEKİMLİK KOMİSYONU

Prof. Dr. Gültekin YILDIZ1

Prof. Dr. İ. Hamit HANCI2

Prof. Dr. Emine Ümran BOZKURT3

Doç. Dr. Gülsüm EREN4

1 Veteriner Hekim. Adli Bilimciler Derneği Adli Veterinerlik Hekimlik Komisyon Başkanı

2 Adli Tıp Uzmanı. Adli Bilimciler Başkanı

3 Veteriner Hekim. Adli Bilimciler Derneği Adli Veteriner Hekimlik Komisyon Üyesi.

4 Veteriner Hekim. Adli Bilimciler Derneği Adli Veteriner Hekimlik Komisyon Üyesi.

Ülkemizde başıboş köpek saldırıları büyük bir problem olmaya devam etmektedir. 2018 yılında 200 üzeri olaydan bahsedilmiştir.

Kayseri’de 14 yaşındaki M.Ö nün köpek sürüsü saldırısı sonucu yaşamını yitirmesi son bir olaydı. Bundan önce Ankara Yenimahalle’de 25 kadar köpeğin üniversiteliye saldırısı, Kırşehir’de anne ve kızına köpeğin saldırısı, İzmir’de yaşlı adama saldırı, Silivri’de sokakta yürüyen gence saldırı, Gaziantep’te bir çocuğa saldırı, Tekirdağ’da parkta oynayan 12 yaşındaki İdil’e köpeğin saldırısı sonucu yüzüne 52 dikiş atılması, aç 4 köpeğin Bursa da küçük çocuğa dehşeti, köpek saldırısına uğrayan çocuğa doku nakli yapılması olayları geçen yıldan kalan gündemler oldu. Ankara da her gün Batıkent te 2 köpek saldırısı olayı oluyor. Çiğdem mahallesinde çabalar problemi ortadan kaldıramıyor. Çocuklar ve hanımlar köpek saldırısından ve köpek korkusundan yalnız yürüyemiyor, mahalleden bu nedenle taşınanlar oluyor.

Orman alanında, Belediyenin yürüyüş parkında köpekler mesken tutmuşlar ve gece tek veya çift şeklinde dolaşanlara saldırdığı medyada yer alıyor. Birçok kişi kuduz aşısı olmak zorunda kalıyor, köpek havlamasından korkar hale geliyor.

Tabi bu konuda Belediyeler insanlara gelecek zararlar konusunda yasal sorumluluğu olan kuruluşlar.

Buna karşın kedi ve köpeklere yapılan eziyet ve vahşice davranışlar da artıyor.

Sapanca’da bacakları kesilmiş olarak bulunan yavru köpek, Ordu da, Şanlıurfa da bacakları kesilmiş yavru kedi, Manisa’da patisi kesik bulunan kedi, Bursa’da orman içinde ayakları kesilmiş bir kedi, Muğla Köyceğiz’de arabasının arkasına bağladığı köpeğe yaptığı eziyet, Eskişehir’de kediye işkence olayları. Bu olaylarda hayvan sahiplenmelerinde psikolojik kontrollerin ve izinlerin önemini ortaya çıkarıyor.

Gelişmiş ülkelerde başıboş köpekler değil, sahiplendirilmiş ve/veya sahipli hayvanlar (köpekler ve kediler) olur.

Milletin bahçelerde parklarda güvenle yürümesi, bisikletlilerin bisikletini rahatça kullanabilmesi gerekmekte. Sokak hayvanlarının (köpek ve kedilerin) zarar görmesini kimse istemediğine göre her iki tarafı da üzen probleme çözüm bulmak zorundayız. Hayvanları çok seven Çocuklarımızın kötü tecrübe yaşamalarına engel olmalıyız, sevgilerini azaltmamalıyız.

Sokak hayvanlarının zarar görmeden barınıp beslenebileceği mekânlar, sahipsiz hayvanların sokakta dolaşmadıkları bir yaşam alanı olması için yapılması gerekenler var.

Çevre ve Şehircilik ile Tarım ve Orman Bakanlığı desteği ile belediye barınak alanları genişletilmeli, kişisel maddi ve manevi destekler artırılmalı, sıfır atık projesi destekli olarak sokak hayvanlarının beslenmeleri için mama üretimi yapılmalı, belediye sahipsiz olan erkek ve dişi hayvanları kısırlaştırmayı genişletmelidir.

Kanun yapıcılarımız biran önce güncel kanun desteği sağlamalıdır. 5199 nolu HAYVANLARI KORUMA KANUNU güncellenmelidir.

Sahiplenme kriterleri için yasal düzenleme, üremelerinin kontrol edilmesi, satışının kolay olmaması, sahipleneceklerin psikolojik raporları, çipsiz sahiplenme olmaması gibi etkili önlemlerin alınması gerekmektedir.

Son zamanlarda hava koşullarından dolayı sakin sokak hayvanlarının da durumları ciddi anlamda zorlaşmaktadır ve bunu çoğu kişi farkındadır. Hayvan sevgisi olanlar marketlerin kapısında, kantin kenarlarında, taksi duraklarında, bazı sitelerin müsait alanlarında karton, kilim, battaniye serip, kenara su ve yiyecekler koymakta. Ancak dışarıya yiyecek konulsa bile ya çöp arabaları almakta ya da yağmur rüzgar sebebiyle zarar görmekte, ya da hayvanlar ancak o bölgeyi bilirlerse gelip yararlanabilmekte, bu da bazen maalesef sürü haline gelmelerine de sebep olmakta.

Sadece kısırlaştırma ve küpelemenin sokak hayvanlarımıza sahip çıkmak olmadığı bilincinin de yerleşmesi gerekmektedir. Bu konuda halkın bilinçlenmeli ve küpeli olarak gördüğü hayvan için sahipli hayvan gibi davranmamalıdır. Mevcut kısırlaştırma sayıları ile hayvanların üreme oranları konusunda belediyelerimiz Veteriner fakültelerinden destek almalıdır. Her belediye kendi alanlarındaki sahipsiz hayvan sayısını bilmelidir. Sayı bilinmiyorsa, kısırlaştırma üreme arasındaki denge korunmamışsa çipli dahi olsalar hayvanların takibi çok zor olacaktır. Barınak bakımevleri kapasiteleri açısından da bu durum bir dezavantajdır.

Bu konu üzerinde yetkili kurumların çalışması gerekir. Hayvan haklarını korurken yalnızca kuralları işletmenin ötesinde anlık çözüm de üretebilen birimler oluşturulmalıdır. Okullara marketlere alışveriş merkezlerine algıyı artırıcı basılı yayınlar asılmalı, dağıtılmalı ve halkımız çözüm için uzman destek almak konusunda nereye ulaşabilecekleri konusunda da bilinçlendirilmelidir. Serbest veteriner hekimlerimizden de gönüllü olarak yardımcı olacaklara ulaşım yolları insanlara söylenmelidir.

Her ev ya da her birey kendi başına çözüm bulmaya çalıştıkça konunun uzmanca çözümü gerçekleşmeyecek, geçici ve o anlık çözümlerle zaman geçirilecektir.

Sonuç olarak: HAYVAN HAKLARI VE TOPLUM GÜVENLİĞİ arasındaki hassas denge çok dikkatle izlenmelidir.

Sahipsiz hayvan olmaması için daha önce 26.6.2018 de Basın Bildirisinde belirttiğimiz adımlar önemlidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Adli Bilimciler Derneği

Adli Veteriner Hekimlik Komisyonu.

11.01.2019

***

26.6.2018 tarihli ve Adli Bilimler Dergisi nde de yayımlanan ÖNCEKİ BASIN BİLDİRİSİ

ADLİ BİLİMCİLER DERNEĞİ ADLİ VETERİNER HEKİMLİK KOMİSYONU

Prof. Dr. Gültekin YILDIZ1

Prof. Dr. İ. Hamit HANCI2

Prof. Dr. Emine Ümran BOZKURT3

Doç. Dr. Gülsüm ÖZYİĞİT4

Adli Bilimler Dergisi / Turkish Journal of Forensic Sciences, 17 (2): 49 – 49; 2018

1 Veteriner Hekim. Adli Bilimciler Derneği Adli Veteriner Hekimlik Komisyon Başkanı

2 Adli Tıp Uzmanı. Adli Bilimciler Başkanı

3 Veteriner Hekim. Adli Bilimciler Derneği Adli Veteriner Hekimlik Komisyon Üyesi.

4 Veteriner Hekim. Adli Bilimciler Derneği Adli Veteriner Hekimlik Komisyon Üyesi.

Son günlerde masum hayvanlara yönelik şiddet olayları kamuoyuna da yansıyarak toplumumuzda büyük bir üzüntü ve tepkiye neden olmuştur. Ülkemizde birlikte yaşadığımız, hayatımızı, renklendiren ve kolaylaştıran hayvanların rahat ve güvenli bir yaşam sürmeleri, tehlikelerden korunmaları, insanlarla birlikte sağlıklı yaşamalarının sağlanabilmesi amacıyla yapılması gereken düzenlemeler ile ilgili görüşlerimizi kamuoyuna arz ederiz.

Hayvanları Koruma Kanunu olarak da bilinen 5199 sayılı kanunun amaçları doğrultusunda ve hayvanların korunmasına ve rahat yaşamalarına ilişkin temel ilkeler çerçevesinde aşağıda sıralanan tedbirlerin alınması ve değişikliklerin yapılması gerekmektedir:

1. “Hayvanları Koruma Kanunu”nun adının “Hayvan Hakları Kanunu” olarak değiştirilmesi;

2. Adı geçen kanunun içeriğine uygun olarak sahipli ve sahipsiz tüm hayvanların takiplerini mümkün kılan ve kimlik, sağlık ve sahip bilgilerini içeren mikroçip takılmasının zorunlu hale getirilmesi;

3. Mikroçip takılması ve izlenme ile ilgili altyapının ilgili bakanlık aracılığıyla oluşturulması ve yetkili Veteriner İşleri Müdürlükleri tarafından yürütülmesi,

4. Hayvan sahipleri başta olmak üzere insanların sahipli ve sahipsiz hayvanlara karşı davranışlarının, hayvanların bakım ve beslenmelerinin nasıl olması gerektiği konularında temel düzeyde eğitimler verilmesi (belediye, okul, üniversitelerde, veteriner muayenehanelerinde olabilir)

5. Sahipli hayvanlara temel itaat eğitimlerinin verilmesi;

6. Çoğaltılması sağlık vb nedenlerle uygun olmayan hayvanların üremelerinin kontrol altına alınması için gerekli tedbirlerin alınması ve halkın bu konuda bilinçlendirilmesi;

7. Sahipsiz hayvanların sahiplendirilmesi;

8. Hayvan Refahı konusunda bir mevzuat oluşturulması;

9. Ülke çapında hayvan haklarının korunması için yetkili bir referans birimi (merkezi, komitesi, federasyonu oluşturulması)

10. Mevcut Hayvanları Koruma Kanunu’nda belirtilmiş, bu kanun hükümlerine aykırı davrananlara verilecek cezalar ile ilgili yeniden bir düzenleme yapılarak verilecek cezaların ağırlaştırılması, Ülkemizin sahip olduğu başta hayvan varlığı olmak üzere maddi değerlerin korunması yanında sahip olduğumuz insani, tarihsel ve kültürel mirasın korunması için de zaruret arz etmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Adli Bilimciler Derneği

Adli Veteriner Hekimlik Komisyonu.

26.6.2018

Adli Bilimler Dergisi / Turkish Journal of Forensic Sciences, 17 (2): 49 – 49; 2018

HAYVAN HAKLARI DOSYASI : Zalimlere inat yaşama tutundular


Zalimlere inat yaşama tutundular

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Hayvan Hakları Yasası ile ilgili “Bu yasa hâlâ neyi bekliyor? Bir an önce çıkartın” sözleriyle birlikte gözler insan eliyle zarar gören hayvanlara çevrildi. Hürriyet, 455 köpeğin bulunduğu Hayvan Kurtarma Derneği’nin Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Her biri zor şartlarda hayatta kalmayı başarabilmiş köpeklerin başlarına gelenleri Dernek Başkanı Zekiye Taş Köklü anlattı:

BACAKLARI İÇİN YALNIZCA 400 LİRA

Herkül: Herkül bir yıl önce Mardin’de vuruldu. Altı operasyon oldu. Ön iki bacak kurtarılamadı. Bir yılı geçkin süredir bizimle. Şu an Kabahatler Kanunu’na göre de bunun cezası 625 lira. Erken ödenir ise indirim de var. Vuran belli ve 400 lira para cezası ödedi.

Diva: 6 Ağustos 2012’de merkeze katıldı. Çankaya Belediyesi barınağına terk edilmiş. Hem kuyruğunu hem bacağını yemiş. Yemeği reddetmiş. Sekiz ay süren bir süreç olmuş. Arada olanları bilemiyoruz. Çünkü su doldururken deliriyor. Hortum, sopa gibi cisimlere tepkisi korkunç. O gün barınaktan aldık ve bugün Diva sevgi sayesinde ayağa kalktı.

Batıkent: 10 Şubat 2014’te gece yarısı, bir arabanın köpeğe çarptığı ihbarı geldi. Bir bacağı kırıktı. 4.5 yıldır beraberiz. İlk önce çok ürkekti. Zamanla çok alıştı. Resim çektirmeyi çok sevmez. Üç bacaklıdır ama çok çevik hareket eder.

BEBEĞE ÇARPIP KAÇMIŞLAR

Evren: 11 Ocak 2013’te dört kırıkla, vücut ısısı düşmüş şekilde, yolun kenarında bulundu. Altı aylıktı. Yaşaması mucize olarak görülüyordu. Dört ameliyat geçirdi. Üç bacaklı bir şekilde yaşıyor. Bize alan dışındayken kuyruk sallar. Yanına gidip ondan bahsedersek anlar. Hemen kulübeye girip saklanır.

Sarıkız: 9 Temmuz 2011’de yolda zorlukla yürüyordu. Bebekti. Bacağı kırılıp kaynamıştı. Karantina ortamında tuttuk. Uyuz tedavisi yaptık. Bacağı, büyüdükçe daha iyi oldu. Tam yedi yıl oldu. Kibar, naif bir kız. Tüm arkadaşları ile iyi anlaşıyor.
Emek: 25 Mart 2015’te Eskişehir yolu üzerinde bulundu. Bebekti. Biri aracı ile çarpıyor ve çarpmanın etkisiyle boş araziye koşuyor. Oğlanı baygın, kırıkları ile aldık. Ön ve arka bacağı kırıktı. Kafası travmalıydı. Bayağı maliyetli ve zorlu bir ameliyat süreci geçirdi. Üç yıldır birlikteyiz.

Tudek: 8 Ekim 2013’te Yenimahalle barınağından bir aylık bebek ve bacağı kırıkken aldık. Her şeyi aştı, ameliyat oldu, uzun süre steril ortamda tuttuk. Şu anda beş yaşında ve en neşeli çocuklardan birisi.

Dumlu: Bacağı kanser olunca Çankaya Belediyesi’nin barınağına terk ediliyor. Barınaklarda ameliyat imkânı yok. 17 Kasım 2014’te aldık. Küskün, morali bozuk ve çok zayıftı. Dört yıl geçti. Şimdi hep gülüyor, kocaman cüssesi ile hoplaya zıplaya bizi karşılıyor.”

AKIL HASTANESİNDE TECRİT EDİLSİNLER

Merkezi gezdiren Hayvan Kurtarma Derneği Başkanı Zekiye Taş Köklü, “Barınaklara gerçek denetim yapılmalı ve suça ceza verilmeli. Bu hapis değil, akıl hastanesinde tecrit olmalı. Çünkü her yönü ile hayvana şiddeti yapan, herkese, her canlıya yapar ve akıl sağlığı yerinde değildir” diyor.