BİYOGRAFİ DOSYASI : Az Bulunur Cinsten Bir CV’ye Sahip Celal Şengör’ün Hayat Hikayesi


Az Bulunur Cinsten Bir CV’ye Sahip Celal Şengör’ün Hayat Hikayesi

Tam adıyla Ali Mehmet Celal Şengör, Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli profesörlerden biri. Peki Türk jeolog Celal Şengör, nasıl bir hayat yaşadı? İşte kendisinin başarı dolu hayatının özeti.

24 mart 1955’te istanbul’da, kendisinin tanımlamasıyla ‘henüz ortalığın buram buram atatürk koktuğu ve demokrat parti’nin daha bu ortamı bozamadığı’ bir dönemde dünyaya geldi. balkan harbi sırasında balkanlar’dan kaçan rumeli göçmeni bir ailenin oğlu olarak doğan celal şengör; herkesin en az 2 dil konuştuğu, avrupalı havanın hakim olduğu ve en önemlisi de zengin olan bir ailede yetişti. cumhuriyet kurulduktan sonra zenginleşmeye devam eden bir aileydi şengör ailesi. okuma yazmayı bilmeyen büyük anne, sonradan öğrenen bir dede ve zeki olsalar bile bilim üzerine pek yoğunlaşmayan aile üyelerinin arasında celal şengör tamamen kendi keşfiyle bilime merak sardı.

ailesi tarafından sürekli pozitif bilimlere merak salması ve bunun üzerine okuması salık verilen celal şengör ufak yaşlardan beri doğaya, jeolojiye, dinozorlara, paleontolojiye (fosilbilimi) merak sarmıştı. celal şengör, ailesinin çoğu konuda açık fikirli olduğunu, kendisinin müslüman bir ailenin içinde ateist olmasının hiçbir problem yaratmadığını; ancak aile içerisinde sadece mustafa kemal atatürk’e laf söylenemeyeceğini, ailenin içinde mustafa kemal atatürk’ün dokunulmazlığı olduğunu söylüyordu. aslında bu pozitif bilim oku lafının tamamen mustafa kemal atatürk’ün söylediği bir söz olmasından dolayı ailesinin de celal şengör’e söylediğini bilinmekte.

celal şengör, çocukluğunda yeşilköy’de oturdukları sırada çok yalnız büyüyen birisiydi. kendisi bu dönemde arkadaşlık edecek birisini arıyordu ve bu açığı da kitaplarla kapattı. zaten imkanı bol olan bir aileden geldiği için ne isterse alma durumu olduğundan, istediği tüm kitapları ya da araç-gereçleri rahatlıkla temin ettirebiliyordu. celal şengör’e okuma ve araştırma hevesi, bilim yapma hevesi de ortalama bu yaşlarda geliyor. celal şengör daha 5. sınıfa giderken tüm jeolojik dönemleri ezbere bilen birisi olarak jeolojiye o dönemlerde de merak sarmıştı. tabii kendisinin merakını esas oluşturan ve perçinleyen –her programda da defaatle söylediği gibi– jules verne’in kitaplarıydı.

celal şengör, bu kitapları okudukça bilime ve bilmeye daha fazla merak sarıyor. ailesinin bu konuda bir avantajlı, bir de dezavantajlı tutumu vardı. bunlardan avantajlı olanı: celal şengör ne isterse alıp o’na temin etmeleri. yani laboratuvar malzemeleri, mikroskoplar, teleskoplar vs. her şeyi direkt gidip alıyorlardı. ancak kendisini jeoloji konusunda ve bilim konusunda yönlendirecek, farklı şeyler gösterip ufkunu açacak kimse yoktu. bu da kendisi için bir dezavantaj oldu. her şeyi kendisi tanıyıp öğreniyor, deneme yanılma yöntemiyle yol alıyordu. bu dönemde ailesi de şaka yollu celal şengör’e takılıyor ve o’nun be jeoloji sevdasıyla ufaktan alay ediyorlardı. ailesindeki çoğu insanın gözünde aile şirketlerini devam ettirmesi ve para kazanması bekleniyordu kendisinden; ancak celal şengör’ün hayatındaki kırılma noktalarından birisi de burada yaşanıyordu. şirketlerin başına geçmek yerine kendisi bilim yapmaya karar verdi ve kendisine o dönemde destek çıkan tek isim de babası oldu.

ilkokula şişli terakki’de başladı ama 5. sınıfta hocasıyla girdiği bir münakaşa sonucunda okuldan atıldı. yanılmıyorsam emir timur ile yıldırım beyazıt arasındaki bir tartışmadan dolayı çıkıyordu bu kavga. hoca, yıldırım beyazıt’ı birazcık abartarak anlatınca celal şengör, emir timur ile alakalı bildiklerini söylüyor ve tartışma kızışınca celal şengör, öğretmenine “cahil” dediği için okuldan atılıyor. oradan beyazıt ilkokulu’na geçti ve eğitimine orada devam etti. gittiği okul, milli eğitim bakanlığı’nın bir deneme okulu olduğu için şişli terakki’den çok daha kaliteli bir okul olarak dizayn edilmişti. deney yapılan, normal sıra sisteminin olmadığı, sınıfın kendine ait kütüphanesi bulunan farklı bir okulmuş burası ve bu imkanlar sayesinde de celal şengör’e çok şey katmış burası.

celal şengör, ilk girdiği ortaokul sınavlarının hepsinden çaktı. hiçbir yere yerleşemedi. daha sonra tanıdıklar vasıtasıyla ışık lisesi’ne girdi. kendisi yatılı olarak okudu ve o dönem ışık lisesi’nin çok kaliteli ve geniş kütüphanesinde bulunan tüm jules verne kitaplarını bitirdi. celal şengör, ışık lisesi’nde kendi hayatına etki eden iki önemli isim olduğunu söylüyor. bu isimler: tabiat bilgisi öğretmeni nuriye güneyi ve matematik hocası ziya bey. celal şengör’ün bu jeoloji ilgisini ilk fark eden, tabiat bilgisi hocası nuriye güneyi oluyor. kendisine jeoloji laboratuvarının anahtarını teslim edecek kadar da güveniyor.

orta sınıfı da bitirdikten sonra robert koleji’ni kazanıyor. robert kolej’e gitmeden önce nuriye hanım ile sohbet ediyorlar. nuriye hanım yine celal şengör’e jeoloji’den vazgeçememesini tembih ediyor. jeoloji’den çok az adam çıktığını ve bu alanda yeni insanlara ihtiyaç olduğunu, celal şengör’de de bu yeteneğin var olduğunu söylüyor. robert kolejin’de de coğrafya öğretmeni tarık inözü sayesinde bu jeoloji merakı giderek gelişiyor. kendisi daha lise ilk sınıftayken, birçok arazi gezisine gidiyor ve birçok coğrafya bilgisini yerinde test etme ve doğrulama şansına sahip oluyor. celal şengör’ün en büyük şansı, okullara gittiği dönemlerde hep işinin en iyilerinden birkaç isimle tanışmış olması oluyor. ancak hayatındaki en büyük dönüm noktalarından birisiyse, lise 3’e giderken ihsan ketin ile tanışması oluyor. annesinin bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığı ihsan ketin, celal şengör’e asistan olarak daha lisedeyken bir kadro ayarlıyor. ve gerçekten celal şengör üniversitesini bitirip doktorasını yaptıktan sonra itü’de kadroya yerleşiyor. şüphesiz ki celal şengör’ün hayatına dokunan en büyük isimlerden birisi ihsan ketin. kendisi yine lise 3’teyken nüzhet dalfes ve sırrı erinç gibi adamlarla da tanışma şansı elde ediyor.

lise dönemi bittikten sonra celal şengör jeoloji okumak için amerika birleşik devletleri’ne gitmeden önce annesinin tavsiyesi üzerine berlin ve münih’e giderek almancasını geliştiriyor. celal şengör, kendisini kabul eden stanford üniversitesi gibi kaliteli birkaç üniversite olmasına rağmen babasının tavsiyesi üzerine houston’a okumaya gidiyor. ancak 2. sınıfın sonunda daha fazla dayanamayıp john dewey sayesinde suny at albany’e geçiyor ve 1978 yılında lisansını orada bitiriyor. yüksek lisans ve doktorasını da bu üniversite bünyesinde alıyor. ayrıca 1981 yılında istanbul teknik üniversitesi maden fakültesi genel jeoloji kürsüsü’ne asistan oluyor.

celal şengör, 1986 yılında oya maltepe ile evlendi. oya hanım ile tanışmasını da kendisi bir programda anlatmıştı. birbirlerini çok iyi tanıyan iki aile olarak zaten uzun süredir birbirlerini bilen iki insanmış celal şengör ve oya maltepe. celal şengör, ilk olarak bu fikrini dayısına açıyor. ikisi de belirli derecede kültür birikimi olan, okumuşluğu ve bilgisi olan, aşağı yukarı aynı seviyede sayılabilecek bir ortamda yetişmiş iki insan. bu yüzden herhangi bir kültür çatışması ya da farklılığı çekecekleri o dönemlerde de düşünülmedi. 1989 senesinde celal şengör’ün oğlu asım şengör dünyaya geldi. bugün kendisi de babası gibi bir bilim insanı olup, biyolog olarak isviçre’de çalışmaktadır. celal şengör 1992 senesinde itü’de profesör oldu. 1993’te de türkiye bilimler akademisi’nin en genç kurucu üyesi oldu.

Oya Maltepe & Celal Şengör

kendisi londra jeoloji cemiyeti başkanlık ödülü, collège de france madalyası, rammal madalyası, guztav-steinman madalyası, bigsby madalyası gibi bir çok ödül kazandı. en son da 9 ekim 2017 tarihinde kendisinin arthur holmes madalyası alacağı duyuruldu. yer bilimleri alanında dünyanın en prestijli ödüllerinden bir tanesi olan arthur holmes ödülünü 20 nisan 2018 tarihinde viyana’da düzenlenen bir törenle aldı. ayrıca bu ödülü kazanan ilk türk oldu. kaliforniya üniversitesi, college de france, salzburg üniversitesi ve oxford üniversitesi gibi kurumlarda misafir profesörlük yaptı. amerika bilimler akademisi, avrupa bilimler akademisi ve rus bilimler akademisi üyesi oldu. kendisi, hafif asperger sendromu tanısı koyulan birisi; ancak celal şengör bunun kendisi için bir avantaj olduğunu söylüyor. bir kere çok iyi hafıza ve çok iyi odaklanma sağladığını söyleyerek, daha rahat çalışmasına faydalı olduğunu belirtiyor. hatta bu hastalık olmasaydı ben şu anki bilimsel başarılarıma ve akademik kariyerime sahip olamayabilirdim, diyor.

hayatı boyunca mesleğiyle alakalı yayınladığı 6 kitap dışında, zümrütname, hasan ali yücel ve türk aydınlanması, zümrüt ayna, bilgiyle sohbet popüler bilim yazıları, dahi diktatör, aptalı tanımak, newton neden türk değildi?, bilimin büyüsü ve bir toplum nasıl intihar eder? isimli popüler bilim, tarih ve felsefe kitaplarını yayınladı. kendisi 1 şubat 2020 itibarıyla toplamda 31921 atıf almış ve sadece 2020 yılında 222 bilimsel atıf almış bir bilim insanıdır.

TARİH : 11 Yaşında Tahta Çıkıp 2 Kardeşini İdam Ettiren, Çılgın Hayat Hikayesiyle Padişah 4. Murat


4. Murat

11 Yaşında Tahta Çıkıp 2 Kardeşini İdam Ettiren, Çılgın Hayat Hikayesiyle Padişah 4. Murat

Sözlük yazarı "sifsi", 28 yıllık yaşamına 32 tane çocuk, sayısız şiir, bolca eş sığdırarak vefat eden ilginç bir yaşamı ele almış. Alkol yasaklarından sanatçı kişiliğine kadar çok yönlülüğüyle 4. Murat’ın hayatına bakıyoruz.

4. murat, osmanlı padişahları içinde en ilginç olanlardan biridir. on bir yaşında 1623 yılında tahta çıkar. on yedi yıl saltanatta kalır ve yirmi sekiz yaşında ölür.

on bir yaşından yirmi sekiz yaşına kadar altı vezir-i azam idam ettirir. osmanlı padişahları içinde vezir-i azam öldürtme şampiyonluğu kendisindedir. bunlar; mere hüseyin paşa, ıspartalı kemankeş kara ali paşa, hadım mehmet paşa, boşnak hüsrev paşa, topal recep paşa ve tabanıyassı mehmet paşa…

tahta çıktığında ilk önce kardeşlerine dokunmamış ancak revan seferi sırasında beyazıt ile süleyman ve bağdat seferi sırasında da kardeşi kasım’ı boğdurtmuştur. geriye sadece ibrahim kalmıştır. bu ibrahim de dördüncü murat öldükten sonra tahta geçen ve deli ibrahim olarak anılan padişahtır.

Deli İbrahim

dördüncü murat sayısız kadına sahip olmakla birlikte eşi olarak anılanların başlıcaları şunlardır:

kösem sultan hediyesi şemsperi haseki, gürcü asıllı ve asilzade maçutadze ailesinden saraya hediye edilen huriçehre haseki, eşleri arasında en güclü olup evlendiğinde doğrudan haseki sultan ünvanını alan, arnavut, asilzade ve jonima ailesinden hasan bey’in kızı ayşe haseki sultan, kösem’in yetiştirdiği boşnak, abdullah kızı sanevber haseki, gürcü olup dadiani hanedanından ve mingrelya hükümdarı ıı. levanti dadiani’nin kızı şemsişah haseki, çerkes kabardey hükümdarı aleguko şogenukov’un kızı ayşe mahziba haseki ve ıv. murad’ın ikinci hasekisi olup 3 sultan ile 1 şehzade annesi esma haseki sultan’dır.

evliya çelebi, yirmi sekiz yaşında ölen dördüncü murat’ın 32 çocuğu olduğunu yazar. bilinenler ise şunlardır:

şehzade süleyman, şehzade ahmet, şehzade mehmet, şehzade alaaddin, safiye sultan, gevherhan sultan, ismihan kaya sultan, rukiye sultan, bedia sultan (ayşe bedia sultan), hafsa.

şair padişahlardandır. (bkz: #56722512). arapça ve farsça bilen padişah "muradi" mahlası kullanarak hem divan hem de aşık tarzında şiirler yazmıştır.

4. Murat

istanbul’da emirgan semti vardır. bu semt dördüncü murat’ın revan seferi sırasında kendisine sığınan ve kaleyi savaşmadan teslim eden revan’ın iranlı valisi adına kurulmuş bir yerdir. revan valisi tahmasb sultana sığınır ve sünniliğe geçer. adı da yusuf olarak değiştirilir. kendisi gibi oğlancı olan yusuf’tan çok hoşlanan sultan, ikramiye olarak onu önce halep’e vali gönderir, fakat dayanamaz, 2-3 ay sonra da istanbul’a getirtir. emirgan tarafı kendisine verilir. bundan sonra da orası "emirgun" olarak anılır.

nedir bu emirgun?

emir, bildiğimiz “emir”, yani “amir” demektir. ”kûn”, farsça “göt” demektir. (bu kelime kürtçe’de de “qun” dur). yani, istanbul halkı yusuf’u, “padişaha oğlan (göt) temininden sorumlu amir” olarak adlandırıp bu ismi takmıştır. çünkü istanbul’a geldiğinde zevk ve sefa âlemlerinde profesyonel olan yusuf, hemen kolları sıvar, padişaha hayal etmediği zevk ve sefa geceleri düzenleme işini ele alır. “emir-i kûn” da dillerde dolaşa dolaşa zaman içinde “emirguna” ve nihayet (günümüze kadar gelen) “emirgan” olarak telaffuz edilmeye başlanır. (bkz: )

dördüncü murat içki yasağı ve kendisinin çok içki içmesiyle de pek namlıdır. ölüm nedeni üzerine iki ayrı iddia vardır. batılı kaynaklar sirozdan, osmanlı kaynakları ise damla hastalığından öldüğünü iddia eder.

BİYOGRAFİ DOSYASI : Modern Astronomi Galileo Galilei ve Hayatı


Modern Astronomi Galileo Galilei ve Hayatı

384 yıl önce bugün, Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı.
Dünyaca ünlü astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçi Galileo Galilei, hem Aristoteles’in dünya merkezci akımından hem de Kutsal Kitap’tan şüphe duymuş, Orta Çağ’daki bilim anlayışında devrim yaratmış, “gözlemsel astronominin babası”, “modern fiziğin babası” ve “bilimin babası” gibi isimlerle anılmıştı.
Mekanik bilimi, mercekler ve astronomiyle ilgilendi ve birçok icat yaptı. 1609’da yapılmış basit bir teleskoptan ilham alarak daha üstün teleskoplar geliştirdi ve uzay hakkında daha önce hiç yapılamamış gözlemler yaptı. Gözlemsel astronomiye katkıları arasında Venüs’ün evrelerinin teleskopik kanıtı, Jüpiter’in en büyük dört uydusunun keşfi, güneş lekelerinin gözlemi ve analizi bulunuyor. Galilei ayrıca uygulamalı bilim ve teknoloji alanında da çalıştı, geliştirilmiş askeri bir pusula ve birçok alet icat etti. 25 yaşındayken matematik profesörü olan Galilei, İtalya’nın önde gelen matematikçilerinden biriydi.

Ya İncil ya da bilim
Galilei’nin yaşadığı çağda, Güneş sistemi konusunda tartışmalar yaşanıyordu. Dünya’yı evrenin merkezine koyan (dünya merkezcilik) anlayış Kilise tarafından benimsenmiş ve yaklaşık 1400 yıl boyunca resmi görüş olarak varlığını korumuştu. Ancak Polonyalı Kopernik 1530 yılında tamamladığı, “De Revolutionibus” adlı çalışmasıyla Dünya’nın günde bir kez kendi ekseni etrafında, yılda bir kez de Güneşin çevresinde döndüğü yaklaşımını getirdi. Kilise’nin bütün öğretilerini altüst eden bu yaklaşımı Galilei de destekledi.
Galileo’nun güneş merkezciliği fiziksel bir gerçek olarak kabul etmesi yasaktı ve Papa’ya karşı gelmek tehlikeli bir işti. İncil’deki bazı kısımlar dünya merkezci teorileri destekliyordu.
“Ama yine de dönüyor”

Papa, 1616’da Galileo’ya güneş merkezcilikten vazgeçme ve bu konuda hiçbir şey söyleyip yazmama emri verdi. Galileo on yıl boyunca tartışmalardan uzak durdu. Ancak 1623’te bu konuda kitap yazma projesini arkadaşı ve hayranı olan Kardinal Maffeo Barberini’nin teşviki ile yeniden canlandı. Galileo’nun kitabı, ‘İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog’ 1632’de basıldı. Güneş merkezcilik konusundaki çalışmaların yer aldığı bu kitap büyük yankı yaptı.
Galileo’nun kitabı dünya merkezciliğe bir saldırı ve Kopernikçiliğin savunması gibi gözünüyordu. Ayrıca Papa’nın sözlerini kitaptaki bir karakterin ağzından yazarak onu sinirlendirmişti. Papa bu olayı affetmedi.
Galileo Roma’ya savunma yapmaya çağrıldı. Duruşması boyunca 1616’dan beri sözünü tutarak yasaklı fikirlerin hiçbirini savunmadığını ancak Diyalog’u okuyan birinin bunun Kopernik savunması olduğunu düşünebileceğini söyledi. 1633’ün 21 Haziran günü Engizisyon mahkemesi önünde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı. Ancak işkence tehdidi altında bile savunmasını sürdürdü. Hatta bir rivayete göre önce Galileo önce teorisini yalanlamış, sonra “Ama yine de dönüyor” demişti.

Modern fiziğin babası
Engizisyon’un hükmü 22 Haziran günü verildi ve Galileo tüm hayatını ev hapsinde geçirdi. Ev hapsindeyken en başarılı çalışmalarından biri olan ‘İki Yeni Bilim’i yazdı. Burada kırk yıl öncesinde yaptığı çalışmalara yer verdi ve kinematik ile maddelerin kuvveti üzerine açıklamalar yaptı. Bu kitap yüzlerce yıl sonra Albert Einstein tarafından övüldü. Çalışmaları için Galileo’ya “modern fiziğin babası” adı verildi. 1638’de tamamen kör olduğunda tıbbi müdahale için Floransa’ya gitmesine izin verildi.

Galileo, beş kardeşin en büyüğü olarak Pisa’da doğdu. Babası bir bilim adamı ve müzisyen olan Vincenzo Galilei idi. 1574 yılında Galileo ailesi Floransa’ya taşındı ve resmi eğitimine Camaldol manastırında başladı. Floransa Yenilikçi Rönesans düşüncenin etkin olduğu bir şehirdi. 1589 yılında profesör ünvanını aldı. Galileo Galilei deney ve gözleme dayanan bilimsel çalışma metodları nedeniyle kısa sürede tanınan biri haline geldi.
Astronomi
Bazı insanlar Galileo’nun bir teleskopu icat eden ilk kişi olduğuna inanıyorlar. Bu doğru bir bilgi değil, ancak teleskop ile yaptığı astronomik objeler hakkındaki gözlemlerini yayınlayan ilk kişidir. Samanyolu’nun birçok yıldızdan oluştuğunu keşfetti. Ay’ın yüzeyinde tepeler olduğunu keşfetti. Jüpiter çevresinde dört ay buldu. Bu uydulara şimdi Galileo ayları deniyor. Güneş’in karanlık alanlarından olan güneş lekelerini keşfetti. Venüs gezegeninin Ay gibi hafif ve karanlık fazlara sahip olduğunu gördü. Bu, Nicholas Copernicus’un söylediği gibi, insanların Güneş’in Güneş Sisteminin merkezinde olduğunu anlamalarına yardımcı oldu.
Fizik
Galileo ayrıca doğal kuvvetler üzerinde çalıştı ve şu an kinematik olarak adlandırılan fizik bölümünde kinematik görelilik keşfi de dahil olmak üzere en önemli keşfedicilerinden biriydi. Bununla birlikte, çoğu zaman gerçekleşmeyen ya da başarısız olduğu şeyler için hatırlanmaktadır.
Pisa katedralinin tavanından sarkan lambayı inceleyerek, salınımların eşzamanlı olduğunu ve sarkacın zamanı belirlemede kullanılabileceğini kavradı.
Pisa Kulesi’ne tırmanarak ve hangisinin önce yere çarpacağını anlamak için farklı ağırlıklardaki topları aşağı düşürerek deney yaptı. Ağırlıkları aynı olmasa da toplar, aynı anda yere düştüler. Galileo, rüzgar direnci gibi şeylerin oranı değiştirmedikçe nesnelerin aynı hızda yere düştüğünü bulmuştu. Bu teori eski bir filozof Aristo‘nun görüşlerini çürütmüştü. Fakat Galileo’nun bulguları çoğu insan tarafından gözardı edildi ve Aristoteles’in görüşleri, Isaac Newton‘un Galileo’nun haklı olduğunu ispat edene kadar doğru kabul edildi. Galileo Galilei’nin çalışmaları aynı zamanda Newton’un Yerçekimi Kanunu‘nu bulmasına yol açtı.
Galileo da ışık hızını belirlemeye çalıştı. Bir tepeye tırmandı ve asistanın başka bir tepeye tırmanmasını istedi, her ikisi de fenerlerinin kapakları kapalıydı. Önce Galileo fenerinin kapağını açtı. Asistanı, Galileo’nun fenerini görünce kendisininkini açtı. Galileo asistanının kapağı açıması için gereken süreyi ölçtü. Zaman farkını ve tepeler arasındaki mesafeyi hesaba katarak, ışık hızını tahmin etmeye çalıştı. Ancak, bu deney ile bir sonuca varamadı.
Sapkınlık davası
Galileo, Copernicus’un bulgularını doğru olarak kabul etti; Güneş, o zamanlar bilinen evrenin değil, Dünya’nın merkezi idi. Bu ve diğer fikirleri savunduğu için Engizisyon Komitesi Komitesinin karşısına çıkmak zorunda kaldı. Kilise, Dünya’nın durduğunu ve gökyüzündeki her şeyin onun etrafında hareket ettiğini söylüyordu. Engizisyon, 1616’da diğer teorilerin yalnızca olgular değil, olasılıklar olarak tartışılabileceğine karar verdi. Galileo da kiliseye itaat edeceğini söyleyerek cezalandırılmaktan kurtuldu.
Bilimsel yazılarını Avrupa’daki yüzlerce bilim adamı için genellikle Latince yazıyordu. Galileo daha sonra, 1632’de Engizisyon’un izniyle en meşhur eserini, Dialogue Concerning the Two Chief World Systems (İki Başlı Dünya Sistemi Üzerine Diyalog) yayımladı. İtalyanca olarak yazdığı ilk kitaplardan biriydi, böylece binlerce İtalyan bu kitabı okuyabildi. Kitap, üç erkek arasındaki sohbetler biçimindeydi. Kilisenin bakış açısını temsil eden adamın adı “Simplicio” idi.
Daha önceki kitaplarını seven kilise liderleri bu kitabında yazdıklarına kızmıştı. Engizisyon, 1633’te harekete geçti. Tutuklandı ve yargılandı. Onu “sapkınlığından şiddetle şüphelenilen kişi” olarak yargıladılar. Ona, sapkınlık yüzünden yakılmış olan Giordano Bruno’nun kaderini hatırlattılar. Bruno, Dünya’nın Güneş’in etrafında dolaştığına ve başka birçok dünyanın olduğuna inanıyordu. Engizisyon, Galileo’yu infaz etmekle tehdit etti ve yazdıklarının yanlış olduğunu söylemeye zorladı. Galileo diğer eserlerini yayınlanmadan geri çekti. Galileo, hayatının geri kalanını Arcetri’de ev hapsinde geçirdi.
Galileo’nun Eserleri
• Siderius nuncius. Venedik 1610. Teleskop ile ‘yeni dünyalar’ keşfi.
• Dialogo sopra, müttefiklerime göre, Tolemaico et Copernicano. Floransa, 1632. İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog.
• Discorsi et demonstrazioni mathematiche, intorno a due nuove scienze. (iki yeni bilime ilişkin söylemler ve matematiksel gösterimler) Leiden 1638. Bu kitap , hareket matematiği üzerine çok tartışmalı bir konuda değildi ve Hollanda’da, Engizisyon’un toprakları dışında yayınlandı.

VİDEO LİNK : https://youtu.be/qIISo72OOvQ

SAĞLIK DOSYASI /// 15 Mart itibariyle İtalya’da hayatını Covid19 nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı : 1.809.


15 Mart itibariyle İtalya’da hayatını Covid19 nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı : 1.809.

13 Mart tarihli araştırmaya göre hayatını kaybeden ilk 1016 kişinin

Yaş ortalaması: 79,4

En genci: 39

En yaşlısı: 100

Kadınların yaş ortalaması: 84

Erkeklerin yaş ortalaması: 79

30-39 yaş arası hayatını kaybeden

Erkek:1 kişi

Kadın:1 kişi

40-49 yaş arası hayatını kaybeden

Erkek:2 kişi

Kadın:2 kişi

50-59 yaş arası hayatını kaybeden

Erkek:19 kişi

Kadın:6 kişi

60-69 yaş arası hayatını kaybeden

Erkek:62 kişi

Kadın:18 kişi

70-79 yaş arası hayatını kaybeden

Erkek:286 kişi

Kadın:76 kişi

80-89 yaş arası hayatını kaybeden

Erkek:306 kişi

Kadın:139 kişi

90 yaş ve üzeri hayatını kaybeden

Erkek:50 kişi

Kadın:48 kişi

Hastalığa yakalanıp hayatını kaybedenlerin oranı:

0-38 yaş arası %0 (yani hastalığa yakalananlardan 0-38 yaş arası hayatını kaybeden yok).

39-40 yaş arası %0,1

40-49 yaş arası %0,1

50-59 yaş arası %0,6

60-69 yaş arası %2,7

70-79 yaş arası %9,6

80-89 yaş arası %16,6

90 yaş ve üzeri %19.0

Hayatını kaybedenlerin

% 26,1’nin 1(bir) ağır hastalığı var

% 25,7’sinin 2(iki) ağır hastalığı var

% 47,0’sinin 3(üç) veya daha fazla ağır hastalığı var

Sadece 3 kişinin başka hiçbir hastalığı yok

Hayatını kaybedenlerin:

% 37,2’si iskemik kalp hastalığı

% 26,5’inde atrial disritmi

% 8.2’si inme, iskemik beyin damar hastalığı

% 76,5’i yüksek tansiyon

% 37,3’ü şeker hastalığı

% 4.5’i demans

% 9,7’si kronik akciğer hastalığı

% 19,4’ü son 5 yıldır devam eden kanser hastalığı

% 2,6’sı karaciğer hastalığı

% 17,5’i böbrek yetmezliği

sahibiydi.

Hayatını kaybedenlerin

% 83’ü nefes darlığı

% 80’i yüksek ateş

% 45’i öksürük

% 4’ü ishal

% 4’ü hemoptizi (kan tükürme)

şikayetleriyle başvurdular

Hayatını kaybedenlerin %98,8’i nefes almakta güçlük çektiler.

Hayatını kaybeden en genç iki kişinin yaşları 39.

Birincisi erkek, psikolojik hastalığının yanısıra şekeri ve obezitesi var.

İkincisi ise kadın, tümörü var.

Kaynak: Istituto Superiore di Sanità resmi internet sitesi

BİYOGRAFİ DOSYASI : Müşir Recep Paşa’nın Askeri ve Siyasi Hayatını bilelim, öğrenelim !!!!


Tarihte öyle şahsiyetler vardır ki, özgeçmişleri aracılığıyla dönemin önemli olaylarının da aydınlığa çıkmasına vesile olurlar. Sultan II. Abdülhamit döneminde Osmanlı Devleti’nin kritik noktalarında elde ettiği başarılarla tarihimizin önemli askeri ve mülki idarecilerinden biri olarak kabul edilen Müşir Recep Paşa da bu şahsiyetler arasında anılır. Öyle ki askeri öngörüsü ile aldığı önlemlerle günümüzde Libya topraklarında yer alan Trablusgarp ve Bingazi şehirlerinin İtalyanlar tarafından işgalini geciktirebilmiştir. Arşiv kaynakları aracılığıyla hazırlanan bu eser, sadece bir askerin hayatını aktarmakla kalmayıp Osmanlı Devleti’nin gerek Balkan gerekse Arap dünyasından ayrılması ile sonuçlanan Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı’na zemin hazırlayan önemli sosyal, ekonomik ve siyasal gelişmelere de ışık tutuyor.

DOKUMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

KİTABI BURADAN SATIN ALABİLİRSİNİZ.

TARİH : Sultan I. Abdülhamid’in Adamı Karavezir Seyyid Mehmed Paşa’nın Hayatı Ve Muhallefâtı


Bu makale I. Abdülhamid’in güvenini kazanan ve geri planda yönetimde ve yöneticileri üzerinde etkin rol oynayan Karavezir Seyyid Mehmed Paşa’nın hayatı, padişah nezdindeki yeri ve muhallefâtına odaklanmaktadır. Padişahın silahtarlığı döneminde siyasi atamalarda perde arkasındaki kişi olarak devrin sadrazamlarından Safranbolulu İzzet Mehmet Paşa, Darendeli İzzet Mehmet Paşa ve Halil Hamid Paşa gibi kişilere referans olmuş, Sultan nezdinde iyi bir yer edinmiştir. Kurduğu vakıf aracılığıyla, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın Muşkara’yı Nevşehir yapmasına özenerek, doğduğu Arapsun köyünü Gülşehir kazasına dönüştürmüştür. Kendi mülkünden kurduğu vakfa yaptığı bağışları dışında zengin bir kürk, silah, at ve mücevher koleksiyonuna sahiptir. Karavezir’in, bürokratik mevkileri elde etmedeki zekâsı yanında, zevkli ve keyifli bir kişilik olduğu anlaşılmaktadır; sahip olduğu nargile ve çubuk koleksiyonu devrin moda alışkanlıklarından tütün tutkusunu ortaya koymaktadır. Sahip olduğu eşyaların ağırlıklı olarak yerli ve doğu menşeili olmasına karşın yüz parçayı bulan Saksonya ve Viyana işi mutfak eşyalarının Avrupa kültürü ve zevkine de yabancı olmadığını göstermektedir. Bu çerçevede birçok bilgi ilk kez bu çalışmayla gün yüzüne çıkarılmıştır.

DOKUMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

MİT DOSYASI : Cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti !!! MİT’çi Kozinoğlu ile ilgili dikkat çeken detay !!!


Cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti !!! MİT‘çi Kozinoğlu ile ilgili dikkat çeken detay !!!

Ergenekon davası kapsamında tutuklanan ve cezaevinde hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nu ‘Kamil Kozan’ takma adıyla dinleyen İstihbaratçı polisler hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü’nce suç duyurusunda bulunuldu.

Ergenekon kumpas soruşturması kapsamında tutuklanan ve 2011 yılında Silivri Cezaevi‘nde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu‘nu ‘Kamil Kozan‘ takma adıyla dinleyen İstihbaratçı polisler hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü‘nce ‘usulsüz dinleme’ iddiaları kapsamında suç duyurusunda bulunuldu.

11 İSTİHBARATÇI POLİS
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen Tevdii Raporu’nda; eski 3. Sınıf Emniyet Müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski 4. Sınıf Emniyet Müdürü Erol Demirhan, eski Başkomiser Hikmet Kopar, eski Komiser Tolga Güzeltaş, eski Polis Memuru Mehmet Koçak, eski Komiser Yücel Bilgiç, eski Başkomiser Muammer Acar, eski Emniyet Amiri Mesut Yılmaz, eski Komiser Hasan Hüseyin Danacı, eski 4. Sınıf Emniyet Müdürü Hayati Başdağ ve polis memuru Ömer Ayhan isimli 11 istihbaratçı ‘hakkında soruşturma yapılması gerekenler’ sıfatıyla yer aldı.

‘KAMİL KOZAN’I DİNLER GİBİ DİNLEMİŞLER
Raporun sonuç bölümünde, Ergenekon örgütü ile iltisaklandırılarak Kamil Kozan isimli şahıs tarafından kullanıldığından bahisle Necdet E. adına kayıtlı 0532 344 .. .. ve Ercan H. adına kayıtlı 0534 204 .. .. nolu GSM hatlarına ‘Kamil Kozan’ isimli şahıs tarafından kullanıldığı iddia edilerek 14 Şubat 2009 ile 17 Kasım 2009 tarihleri arasında Teknik Dinleme yapıldığı belirtildi. Bu iki telefonun Ergenekon terör örgütü ile iltisaklandırıldığı ve bu şekilde dinlendiği kaydedildi. Ancak iki numaranın asıl kullanıcısının Kaşif Kozinoğlu olduğu, Kozinoğlu’nu Kamil Kozan isimli şahsın üzerinde dinledikleri belirtildi.

ÖYLE BİR İSİM YOK
Raporda, gerek İstihbarat Dairesi Başkanlığı gerekse de İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden elde edilen bilgilerde ‘Kamil Kozan’ isimli bir şahsın var olduğuna dair somu bir tespitin yapılamadığı ifade edildi. Usulsüz bir şekilde gerçekte olmayan bir kişi isminin uydurularak Kozinoğlu’nun teknik dinlemeye alındığı anlatıldı. Bu teknik dinleme faaliyetinin gerçekleşmesinde ise; bilgi notu, uzatma talep yazısı gibi evraklarda ismi, imzası veya parafı olan şahısların ise 11 Emniyet Teşkilatı polisinin isim, kod adı, aidiyet numarası, sicil ve imzalarının bulunduğu belirtildi.

Savcılıkça, FETÖ’cü İstanbul eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ve Erol Demirhan’ın da aralarında bulunduğu 11 istihbaratçı hakkında ‘usulsüz dinleme’ iddiası kapsamında soruşturma başlatıldı. (Sabah)