ANALİZ /// Rıza Talebi : Ruh halimin haritası, Rusça yazılıp İngilizce Okunmaz !!!!!


Rıza Talebi : Ruh halimin haritası, Rusça yazılıp İngilizce Okunmaz !!!!!

27 Nisan 2020

Yanlış Anlamayın, Rusya’da aynısını yapıyor. Cia’ın 1948 tarihinde azınlıklar raporunda, yayınlanan harita, 1960 yılında Sovyetler’in etnik haritasi ile eşleşiyor. Ruslar ve Amerikaların rekabeti sadece bununla yetinmiyor, onlar Türk bölgelerini kürdleştirme projesini yıllar önceden ateşlemişler. ‘’Khachatur aboviyan’ ‘’gibi Ermeni asıllı Yazar ilk Rusya kürdologu olarak ortaya çıkıyor.
Ermeniler ilk defa 1930lu yıllarında, Laçin bölgesinde Kürdistan yaratmağa çalıştılar, ‘’OKRUGKÜRDİSTAN’ adındaki bu teşebbüs yenilgiye uğratıldı ve kürtlerin çok az olduklarından kaynaklanarak Ermenilerin istediği gibi bu bölge Ezidi-Ermeni toprağına dönüşmedi.
Hatta Reklama geçtiler, İlk Kürt filmi olan Zare (1926), Sovyetler Birliği’nde Sovyet Ermeni film stüdyosu Armenkino tarafından üretildi. Genç bir Yezidi Kürt kızı, Zare ve Rus Devrimi arifesinde çoban Saydo’ya olan sevgisiyle ilgiliydi. onlar meseleyi bukadar romantik görmüyorlardı, şimdi onlar pratiğe geçmiş biz Zare gibi filimler yapıyoruz!
Daha önce Lozan antlaşmasında, Lord Kürzon himayesinde, Ermenilerin ve kürtlerin birlşemesi söz konusu oluyor. Öyle ki İran dişişleri bakanı Nüsrettüddüle Firuz, hain bir tavırda Kürzona mektup yazarak İran devletinin Büyük Kürdüstan hayalini gerçekleştirme isteğini desteklemesini yazıyor.
”’’’Mirza bala Mehemmedzade’nın ‘’İran ve Ermeniler’ kitabında yazdığı gibi, Ermeniler Türklerden çok kürtlere yakınlık his ediyorlar, ‘’Troşak’’ gibi gazetelerinde sürekli Ari bir birlik yaratmağla kürtlere sorgusuz sualsız bir ittihadi öneriyorlardı.
1918 yıllarda, İranın Azerbaycan eyaletinde, Süryanı ver Ermeni çeteleri Binlerce Müslüman Türkü katlediyorlar. Süryani ‘’Ağa Petros ‘’ve ‘’Marşimon’’, Ermeni ‘’Anderanik’’ Kalıntıları ve Kürt ‘’Semko’’ işbirliği ile ‘’Ahmet Kesrevi’’ Ünlü İran Tarihçisinin yazdığı gibi, Urumiye’de, Hoy’da, Salmas’ta binlerce insanı vahşicesine katl ediliyor.
Türkiye’de, Kafkasya’da ve İran’da yapılan vahişilikleri izah etmeye gerek yok, bin sayfalık kitaplar buna yetmez.
Ermeni çeteleri her zaman kürtleri kullanarak, onları çirkin amaçları için alet etmişler, Kürtlere Arilik birliği altında, Islami ümmet mefkûresinden kopararak kendi Büyük Ermenistanları’nın bir işçisine dönüştürmüşler.
Kürt-Ermeni işbirliğni, Asala’da, Taşnak’ da, Hınçak ve hatta günümüzdeki siyasi Kürdi Partilerinde görmekteyiz.
Çok uzağa gitmeyelim, İran devriminden sonra, ‘Sulduz ‘ve ‘Urumiye’ katliamları, Silahlanmış Kürt Partileri tarafından yapılmadı mı?
‘Şeyh Sait’, ‘Şeyh Übeydüllah’, ‘Barzanı’ gibi ünlü kürt isyancıları, bölgenin huzuruna bu düşünceler ve mekanizmalarla darbe vurmadılar mı?

Hala işgal edilmiş Karabağ’da, PKK terör örgütünün eğtim kampları yok mu, ‘Şivan Perver’ şarkılarında hala, Kerkük, Urumiye Kürdistan sologanları atmıyor mu? Bernard Lewisin haritası yahut Sevr antlaşmasının Çizdiği sınırlar, milli mücadele şehitleri, Misak-i-milli, Binlerce Türk Askerin kanı, ne kadar erken unutuldu.
‘Bağırhan’ ve ‘Mirze Küçüğün’ Kesilmiş başlarınının acısını hiseden olmadı mı?
Kafkassam İslam ordusunun Laleri, ‘Eminüşşer-e-hoyi’nin ‘yazdığı gibi, Mehmetçiği gören köylülerin sevinç feryadını hoy’dan duymadınız mı acaba, O karadenizin Kime çırpındığını, ‘‘Elçibeyin ‘’ yalnızlığı mı söyliyelim.
Telaferlinin Kimsesizliğini mi, Ezidilerin ‘Erbile’ sığınmasını mı?
24 Nisan’da Ermenilerin Türk büyükelçiği karşında, dayak, tekme, balta yiyen Türkiye Türkiye sloganı atan dostlarımı, Hatta zor kullanarak ve istismarla PKK, pjak, Ypg, örğütlerine götürülen küçük yaşlı çocukuları, her gün duyulan şehit haberini, bunları’da mı….
Çok uzağa gitmiyorum, İşgal olunmuş Karabağın içinde sahte seçimlere karşı sessizliği mi?
Bunların hiç birisini söylemiyeceğim, asla şikayet etmiyeceğim, kardeşim!
Bu haritaya isyanım var, Canlı bir şahit olarak, 1071 yılından daha önce bir Türk olarak, isyanım var.
Haritaları biz çizeriz, bin yıldır da biz çiziyoruz, CİA ve KGB yahut Mossad değil, kan vere vere çiziyoruz.
Kabil, Lahur yahut Her hangi bir Üniversite bana harita çizemez, sadece benim için değil Türkiye için de harita çizemez, Toprağımı aldığı sahte Akademik biligiler’le bölemez, Bu kadar net, Bu kadar basit!
Azeri demekle, Şii demekle, Mecusi demekle biz hiçbir zaman Türkiye’mizden kopmayız, Ama bu haritalar bizim istediğimize rağmen bizi fiziksel olarak Atayurt’dan koparıyor.
Hikayelere, Muziğe, saza, sürviver’a, o sese yetinmeyiz ve Ayrica bir Kerkük olmaya hiç niyetimiz yoktur!
Vesselam

Rıza Talebi

TARİKATLER & CEMAATLER DOSYASI : İŞTE TÜRKİYE’NİN TARİKAT VE CEMAAT HARİTASI !!!!


İŞTE TÜRKİYE’NİN TARİKAT VE CEMAAT HARİTASI !!!!

15 Temmuz hain Fetö kalkışmasından sonra mercek altında olan tarikat ve cemaatlerin günümüzdeki son haritasını çıkardık. Türkiye’de hangi tarikatlar ve cemaatler vardır? İşte detayları.

Türkiye’de saymakta zorlanacak kadar çok tarikat ve cemaat vardır. Bunlardan en etkili olan ve içinden bir çok cemaatin çıktığı Nakşibendi tarikatıdır.

Nakşibendilik ismi ile anılan tarikatın asıl teorisyeni Abdulhalik-ıl Güjdevani’dir. Tarikata ismini veren ve onu bir ekol haline getiren ise Muhammed Bahauddin Şah-ı Nakşibendi’dir. "Nakış yapan" anlamına farsça bir sözcüktür. Nakşibend ise Nakşibendi mürşidlerinin kalbi dünyadan ahirete bağladığı düşünüldüğü teorisine dayanır. Tarşkatın isim babası ve kurucusu Muhammed Bahauddin 1319-1389 yılları arasında Türkistan’da yaşamıştır.

Tarikatları bir sıra halinde yazacak olursak beli başlı olanlar şunlardır:

Nakşibendi tarikatı

Kadiri tarikatı

Mevlevi tarikatı

Halveti tarikatı

Rufai tarikatı

Melami veya Bayrami tarikatı

Sühverdiye tarikatı

Çeşti tarikatı

Şazeliye tarikatı

Hizb-ut Tahrir

Galibiler ( Kadiri-Rufai tarikatı ekolünden gelen bir cemaat olmalarına rağmen kendilerini tarikat ilan eden tek cemaattir. )

Tarikatlar zaman içerisinde bölünerek içlerinden birçok cemaat çıkartmıştır. Bazı cemaatler büyüklüğü ve etkinliği ile tarikatların önüne geçmiş ayrı bir tarikat gibi algılanmaya başlanmıştır. Buna en önemli örnek Nurcular’dır. Nurcular aslında Nakşibendi tarikatındandır. Ancak sayıları ve etki alanları dikkate alındığında içlerinden başka cemaatlerin de çıktığı bir tarikat görümüne dönüşmüştür.

Nurcuların içinden çıkan cemaatler şunlardır:

1-Fetullah Gülen cemaati ( Daha sonra (FETÖ) Fetullahçı Terör Örgütü olduğu anlaşıldı)

2-İlim yayma cemiyeti.

3-Kırkıncı hocacılar cemaati

4-Yeni Asyacılar grubu

5-Yeni nesilciler grubu

6-Aczimendiler (Müslüm Gündüz)

7-Meşveretçiler

8-Medzehra gurubu

9-Zehra vakfı

10-Okuyucular (Kurtoğlu gurubu )

11-Yazıcılar

12-Sungurcular grubu

13-Medrese alimleri vakfı

14-Şalvarlı efe cemaati

15-Hayrat cemaati

16-Norşin dergahı (Şeyh Nurettin mutlu)

Bunların yanında ayrıca ( Adnan Oktar) Adnan hocacılar Mustazaflar Furkancılar (Furkan Vakfı- Alparslan Kuytul) gibi cemaatler de var.

Türkiye’de günümüzde faal olan tarikatlar ve onların içinde çıkan cemaatler şunlardır

NAKŞİBENDİ TARİKATI

Nakşibendi tarikatını 2 gruba ayırabiliriz. Birincisi Nakşibendi tarikatı ekolune bağlı kalan cemaatler diğeri de Nakşibendi ekolunden gelmesine rağmen ayrı bir tarikat gibi ekol oluşturan Nurcular. (Nurcuların cemaatlerini yukarıda vermiştik. )

1-Nakşibendi tarikatı

  1. Menzilciler ( Adıyamancılar Gavsçılar ve Semerkand Vakfı)
  2. İskenderpaşa cemaati
  3. İsmailağa cemaati ( İhvancılar ve Cübbeli Ahmet Hoca)
  4. Süleymancılar
  5. Hazneviler ( Şeyh İzzetin grubu)
  6. Yahyalı cemaati ( Kayseri grubu)
  7. Erenköy cemaati
  8. Tufancılar
  9. Kıbrısiler ( Şeyh Nazım Kıbrisi )
  10. Zilan cemaati
  11. Reyhaniler
  12. Hacegan cemaati
  13. Işıkçılar (İhlas- Enver Ören grubu)
  14. Arvasiler
  15. Akfırat cemaati
  16. Halidiye
  17. Şeyh Muhammed Nayır Erzincani
  18. Bilvanis grubu
  1. KADİRİ TARİKATI – KADİRİLER-

Kadiriler Abdulkadir Geylani’nin öğretilerini benimseyen ve etkin olan bir tarikattır.

2-1- Galibiler.

2-2 -İcmalciler(Haydar Baş)

2-3-Tillocular

2-4-Muhammediye

2-5-Halisiye

2-6-Üveysler

2-7-Şeyh Osman cemaati

2-8-Zenbililer

2-9-Hüseyniler

2-10- Farukiler

2-11-Bilal-i Nadir. (Nadiriler)

2-12-Kesnizani

2-13-Şettariye

3-HALVETİ TARİKATI

Halvetilik cehri zikir adı verilen ve ilahi isimlerin yüksek sesle tekrar edilmesi anlamına gelen zikir yöntemini kullanan bir tarîkattır. 14. Y. Y. ‘da kurulan tarikatın ülkemizde çok sayıda mensubu vardır ve tarikat birçok cemaate bölünmüştür

3-1-Cerrahiler

3-2-Uşşakiler

3-3-Şabaniye

3-4-Mısriyye

3-5-Ticaniler

3-6-Ruşeniye

3-7-İpek yolu gurubu

3-8-Sünbüliye

3-9-Nasuhiyye

3-10-İbrahimiye

4-RUFAİ TARİKATI – RUFAİLER-

İlk sufi tarikatlardan biri olan Rüfâiyye’nin kurucusu Ahmed er-Rüfâi’dir. Zikir sırasında vücutlarına şiş batırmakla bilinirler.

4-1-Kubbealtı cemaati

4-2-Çorum dergahı

4-3-Mehmet efendi cemaati

4-4-Maafiriler

4-5-Antakiler

4-6-Marufiler

4-7-Ayderussiyye

4-8-Sayyadiye

4-9-Zeyniyye

4-10-Sebsebiyye

4-11-Kantaniye

5-MELAMİ TARİKATI – BAYRAMİLER-

Hacı Bektaş Veli ve Hacı Bayram Veli’nin öğretilerini benimseyen tarikat Anadolu’nun Türkleşmesi ve Osmanlı’nın kuruluş döneminde çok etkili olduysa da devlet politikalarını tasvip etmediğinden ve sisteme karşı duruşundan ötürü yerini nakşibendilik halvetilik gibi daha sistem odaklı tarikatlara bırakıp önemsizleşmiş sindirilmiştir. Bildiğimiz tarikat silsilesi ve kurucusu yoktur. Türkiye’de Bayramiye tarikatı (Hacı Bayramı Veli) içinde bir kol olarak gelişmiştir.

5-1-Maşukiler

5-2-Aksarayiler

5-3-Edirneviler

5-4-Yakubi

5-5-Kabayiler

5-6-Kemaliler

6-SÜHVERDİYYE TARİKATI

Türkiye’de çok etkin olmayan ve sayıları az olan Bağdat kökenli tarikat halvetiler ile yakın ilişkilidir.

6-1-Zeyniyye

7-ÇEŞTİYYE TARİKATI

Türkiye’de çok etkin olmayan tarikatın kurucusu Seyyid Giyaseddin El Çişti’dir. Hindistan’da kurulan tarikatın günümüzde Türkiye’de sayıları çok azdır.

7-1-Sabiriye.

7-2-Nizamiyye.

8-ŞEZALİYE TARİKATI

Osmanlı Devleti döneminde özellikle Avrupa ve Balkanlarda çok etkin olan tarikat günümüzde etkinliğini kaybetmiş.

8-1-Simaviler

8-2-Çizmeciler

8-3-Aleviyye

8-4-Derkaviyye

9-MEVLEVİ TARİKATI –MEVLEVİLER-

Bir Anadolu tarikatıdır. Mevlana Celalettin Rumi’nin öğretilerine bağlı olan tasavvuf tarikatıdır.

"

Türkiye ‘de Siyasal İslam’ın ve buna bağlı olarak siyasi partilerin oy deposu haline gelen tarikat ve cemaatlerin topluma din ve ahlak öğretisi vermekten çok uzak olduğu gözlemlenmektedir. Tarikat ve cemaatler sadece dini tanıtmak ve öğretmek için çalışsaydı ne ülkede yolsuzluk fuhuş ve ahlaksızlık bu kadar artardı ne de 15 Temmuz yaşanırdı. Bu kadar fazla tarikat ve cemaatin olması bir dini bir kazanç rekabeti haline getirmiş. Tarikat kelime anlamı itibariyle “Tarik” yol demektir. Allah’a giden yolda cennet vaadi ile para ve şöhret kazanmak isteyen tarikatlara karşı dikkatli olunması gerekir.

Son yapılan operasyonlarla Furkan vakfı Adnan Hoca gibi cemmatler kontrol altına alındı. Süleymancılara karşı da kurban ve kermes müdahalesi ile uyarı yapıldı. Bir 15 Temmuz daha yaşamadan tarikat ve cemaatlerin kontrol altına alınması gerekir.

KAYNAK : siyasetcafe.com

LİNK : https:www.siyasetcafe.comiste-turkiyenin-tarikat-ve-cemaat-haritasi-54846h.htm

EGE ADALARI SORUNU DOSYASI : Ege Denizi’nde Silahlandırılan Adaların Haritası


Ege Denizi’nde Silahlandırılan Adaların Haritası

Libya ile Türkiye arasındaki deniz yetki alanı anlaşmasının mimarı olarak gösterilen Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı’nın son kitabında yer alan ifadeler gündemde bomba etkisi yarattı. Yaycı’nın “Yunanistan Talepleri (Ege Sorunları) Soru ve Cevaplarla” adlı son kitabında yer alan ’23 ada gayri askeri statüde kalmak şartıyla devredilmişti. Bu devir artık tartışmalı hale geldi’ ifadesinde 1923 Lozan ve 1947 Paris Anlaşmalarında silahsız olması kaydıyla Yunanistan’a devredilen 23 adanın 16’sının açık kaynak haberlerde silahlandırıldığını, bu nedenle söz konusu anlaşmaların ihlal edildiğini ve adaların devir işleminin tartışmalı hale geldiğini belirtti.

Ege Denizi’ndeki söz konusu 23 ada: Taşoz, Bozbaba, İpsara, Semadirek, Limni, Midilli, Sakız, Ahikerya, Sisam, İstanbulya, Rodos, Herke, Kerpe, Çoban, İleki, İncirli, Kelemz, İleryöz, Batnoz, Lipso, Sömbeki, İstanköy ve Meis

Cihat Yaycı’nın kitabında yer alan Ege Denizi’nde silahlandırılan adalar

Cihat Yaycı, kitabında Ege’deki Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan deniz mili sorununa ilişkin de “Ege Denizi’nde kara suları genişliklerinde bir değişikliğe gidilecekse, Lozan Antlaşması kapsamında “WW”ye dönülerek her iki ülke için de Ege’de 3 millik kara suları genişliğinin uygulanmasının teklif edilmesi uygun olacaktır.” ifadesine yer verdi.

Cihat Yaycı’nın teklifinde altını çizdiği Ege Denizi’ndeki 3 mil sınırlarının haritası

Türkiye ile Yunanistan arasında herhangi bir deniz sınırı anlaşması yapılmadı. Öte yandan Atina hükümeti, 1936 yılında tek taraflı olarak Ege’de deniz yetki alanlarını 6 mile çıkardığını duyurmasıyla birlikte 1964’ten bu yana da adaları silahlandırmaya başladı.

Türk Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ve Yunanistan’ın Ege’deki kara sularının 6 mil olduğunun altını çizmiştir. Tartışma konusu olan nokta, Yunanistan’ın Türkiye’nin sınırlarının hemen yanındaki adaların da bu yetkilerle donatıldığını öne sürmesidir. Yunanistan’ın bu iddiası uygulamada Türk gemilerinin limandan çıkamaması anlamına gelmektedir.

6 ve 12 Mile Göre Ege Denizi’ndeki Kara Suları

Yunanistan’ın tüm bu iddialarına kara suları alanını 12 mile çıkarmaya yönelik açıklamalarının eklenmesi, Türkiye’nin aleyhine tek taraflı bir politika olarak kabul ediliyor.

Ege Denizi’nde 6 ve 12 mil kara sularının haritası

Ege Denizi’nde 12 mil kara sularının geçerli olması halinde;

  • Şu anda adalar nedeniyle Ege Denizi’ndeki kara suları oranı %40 olan Yunanistan’ın %70’e çıkacaktır.
  • Açık deniz büyüklüğü %51’den %19’a düşecektir.
  • Türkiye’nin kara sularının Ege Denizi’ndeki oranı %10’un altına düşmektedir.

Kaynak: StartejikOrtak.com

SURİYE SAVAŞI DOSYASI /// İdlib Haritası : Bahar Kalkanı Harekatı’nda Son Durum


İdlib Haritası : Bahar Kalkanı Harekatı’nda Son Durum

6 Mart 2020

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 27 Şubat’ta başlatılan İdlib’e yönelik operasyonların adını 1 Mart itibariyle “Bahar Kalkanı Harekatı” olarak duyurdu. 2015 yılında muhaliflerin kontrolü sağladığı, 17 Eylül 2018’de Rusya ile Türkiye arasında imzalanan Soçi Mutabakatı ile Türk gözlem üslerinin kurulduğu İdlib’de, Esad rejimi Ağustos 2019’dan bu yana ilerleyişini sürdürdü.

Muhaliflerin kontrolündeki Dera’da tekrar kontrol sağlanmasının ardından konuşan Beşar Esad, yeni hedeflerinin İdlib olduğunu belirtmişti. Muhaliflerin kalesi durumunda olan, Suriye’de muhaliflerin kontrolünde kalan tek bölge İdlib’e rejim güçleri ve Rusya’nın operasyonları devam ediyor.

İdlib son dakika haberleri, İdlib son durum haritası ve Bahar Kalkanı ile ilgili güncel gelişmeler bu başlık altında olacak.

Bahar Kalkanı Harekatı Son Durum [TIMELINE]

6 Mart 2020: İdlib’in şu anki ve gelecekte olabileceği düşünülen haritası:

Yeni ve ileride olabileceği düşünülen İdlib haritası

5 Mart 2020: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya lideri Putin İdlib’de ateşkes kararı aldı.

  • Gece 00.01 itibariyle ateşkes sağlanacak.
  • M-4 karayolunun kuzeyinde ve güneyinde 6 KM güvenli koridor tesis edilecek.
  • Bu koridorda Türk-Rus ortak devriyesi 15 Mart günü başlayacak.
  • Esad rejimi, Soçi sınırlarını aşarak ele geçirdiği bölgelerden geri çekilmeyecek.

Yeni anlaşmaya göre M4 otoyolunun 6 KM kuzeyi ve güneyinde oluşturulacak koridor ve son durum haritası:

Rusya-Türkiye arasındaki yeni “İdlib Mutabakatı” sonrası İdlib’de son durum haritası – Harita: Suriye Gündemi

Yeni gelişmelere göre gelecekteki İdlib haritasının aşağıdaki gibi olacağı iddia ediliyor:

Mavi alan: Soçi Mutabakatı sonrası Esad rejiminin ele geçirdiği bölgeler.

Sarı alan: Yeni anlaşmayla birlikte muhtemelen rejim ve Rusya’nın (zamanla) kontrolü ele geçireceği bölge.

Yeşil Alan: Muhaliflerin kontrolünde kalacağı düşünülen bölge

4 Mart 2020: Son 24 saatte 3, 31 günde 57 askerimiz şehadete ulaştı. Bahar Kalkanı Harekatı kapsamındada bugüne kadar 3 uçak, 8 helikopter, 3 İHA, 151 tank, 47 top/obüs, 52 ÇNRA, 8 hava savunma füze sistemi, 12 tanksavar silahı, 4 havan, 24 zırhlı araç, 27 zırhlı muharebe aracı, 34 silahlı pikap, 60 askeri araç ve 10 mühimmat deposu imha edildi, 3138 rejim askeri de etkisiz hale getirildi.

İdlib’de ilk şehidi verdiğimiz 3 Şubat tarihinden 1 Mart’a kadar rejimin ele geçirdiği yaklaşık bölge.

3 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında rejim güçlerinin ilerleyişi. – Harita: Suriye Gündemi – Düzenleme: Stratejik Ortak

3 Mart 2020 – 12.55: Son 24 saatte 1 uçak, 1 İHA, 6 tank, 5 obüs/ÇNRA, 2 hava savunma füze sistemi, 3 zırhlı muharebe aracı, 5 silahlı pikap, 6 askeri araç ve 1 mühimmat deposu imha edildi, 327 Rejim askeri de etkisiz hale getirildi.

08.47: Bahar Kalkanı Harekatı kapsamında Türkiye’nin SİHA operasyonları sürerken, rejim güçleri Serakib ilçe merkezi ile birlikte Turunbah, Cubas, Dadik ve Kafr Battik köylerinde kontrolü tekrar sağladı. İdlib’in güneyindeki Zaviye çevresinde de saldırılarını devam ettiren rejim unsurları, 3 köyü muhaliflerden ele geçirdi.

İdlib Bahar Kalkanı Harekatı son durum haritası – 03.03.2020 – Harita: TSKMAP

2 Mart 2020: 2 savaş uçağı, 2 İHA, 8 helikopter, 135 tank, 5 hava savunma sistemi ve 2557 rejim unsuru etkisiz hale getirildi.

  • Barış Pınarı Harekatı bölgesinde farklı noktalardan sızma girişiminde bulunan 56 YPG’li terörist öldürüldü.

1 Mart 2020: Bahar Kalkanı Harekatı kapsamında 2 rejime ait SU-24 savaş uçağı düşürülürken, bir Türk SİHA’sı rejim tarafından düşürüldü. Muhalifler, İdlib’deki çatışmalarda 9 köyü Esad rejimi güçlerinden geri aldı. Bahar Kalkanı son durum haritası ise şu şekilde:

Bahar Kalkanı Harekatı’nda son durum haritası – 1 Mart 2020

  • 24 Şubat-1 Mart tarihleri arasında muhaliflerin ele geçirdiği bölge (mavi bölge)
  • 33 Türk askerinin şehit olduğu bölge (Siyah Türk bayraklı nokta)

Halep’teki Neyrab askeri havaalanı, TSK tarafından hedef alınmasının ardından kullanılamaz hale geldi.

Milli Savunma Bakanlığı, bir SİHA’mızı düşüren Hava Savunma Sistemi ile diğer iki Hava Savunma Sistemi imha edilmiş, uçaklarımıza taarruz eden Rejime ait iki adet SU-24 tipi uçak düşürülmüştür.” açıklamasında bulundu.

(12:00) Bugüne kadar 1 İHA, 8 helikopter, 103 tank, 72 top/obüs/ÇNRA, 6 hava savunma sistemi ve 2 bin 212 Rejim askeri etkisiz hale getirilmiştir.

29 Şubat 2020: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarına göre İdlib’de 2100 rejim unsuru etkisiz hale getirilirken, 94 tank, 37 obüs, 28 ÇNRA, 17 zırhlı araç, silah mühimmat depoları, uçak hangarları, hava savunma sistemleri ve bir kimyasal silah üretim tesisi imha edildi.

33 Türk askerinin şehit olduğu El Barah bölgesi, Serakib çevresi, M4 ve M5 oto yollarındaki durum kapsamında güncel İdlib haritası:

33 Türk askerinin şehit olduğu El Barah köyü ve İdlib haritası – Harita: Suriye Gündemi

28 Şubat 2020: NATO, İdlib saldırısı sonrası Türkiye’nin talebi üzerine olağanüstü toplandı.

  • NATO’nun 4. maddesi: Bir müttefik toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiğini düşündüğünde, tüm müttefiklerle danışma talebinde bulunabiliyor.

Rusya Savunma Bakanlığı: “27 Şubat’ta Suriye birliklerinin ateşi altında kalan Türk ordusu militanlarla birlikte ilerliyordu. Ankara’nın bize verdiği bilgiye göre Behun yerleşimi alanında Türk birimi yoktu ve olmamalıydı.”

Rusya’nın daha sonraki açıklaması Türk askerine yönelik hava saldırısının yapılmadığı yönünde. 33 askerin şehit olduğu, 32 askerin de yaralandığı olayda hava saldırısı ile birlikte onlarca topçu saldırısı gerçekleştiği bildirilmişti.

Rusya/Esad rejiminin Türk askerine düzenlediği hava saldırısı sonrası 33 Mehmetçik şehit oldu. Hastanede tedavi altında bulunan 32 askerimizin hayati tehlikesi olmadığı bildirildi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında İdlib konulu acil bir toplantı düzenlendi.
  • Rusya lideri Putin, İdlib’de yaşanan çatışmaları önlemek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Suriye toplantısı” yapılmasını önerdi.
  • ABD’li Senatör Graham, ABD Başkanı Trump’tan İdlib bölgesinde şehit olan Türk askerleriyle ve yapılan hava saldırılarıyla ilgili uçuşa yasak bölge ilan etmesini istedi.
  • Mevlüt Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri ile İdlib’i görüştü.
  • Üst düzey bir Türk yetkiliye göre Türkiye bu saatten sonra Avrupa’ya ulaşmaya çalışan mültecileri ne karada ne de denizde durdurmayacak. Türk polisi, sahil güvenlik ekipleri ve sınırdaki birlikler, Suriyeli mültecilerin hareketlerine müdahale etmeyecek.
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Büyükelçi Robert O’Brien ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

27 Şubat 2020:

Gündüz Ne Olmuştu?

Muhalifler Serakib’in ardından ilçenin çevresindeki 6 yerleşim yerinde kontrolü sağladı. Çatışmaların diğer cephesi güneyde ise rejim güçleri güney cebini kapatarak kısa sürede büyük bir ilerleme kaydetti.

İdlib son durum haritası – Harita: Suriye Gündemi

(11.45) Muhalifler, gece devam eden operasyon sonucu Serakib’de kontrolü sağladıklarını duyurdu.

Serakib ilçesi rejim güçlerinden alındı. – Harita: TSKMAP

Suriye Son Durum Haritası (Mart 2020)

(07.30) Bölgeden gelen ilk görüntülerde ÖSO bayrağının göndere çekildiği görüldü. Serakib’in alınmasıyla M5 otoyolu tamamen kesildi.

(00.03) Safes ve Duweir köylerini alan muhalifler, M-5 otoyolunu kesti. Böylece Serakib kuzeyden tamamen kuşatılmış oldu.

İdlib’in güneyinde ise rejim güçleri 13 yerleşim noktasında kontrolü sağlayarak güneyin tepe noktası Zaviye’deki dağlık alana ulaştı.

İdlib son durum haritası – Harita: TSKMAP

26 Şubat 2020: ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, “Suriye rejimi İdlib’te saldırılarını artırarak Zafer kazanamaz. Başkan Trump Türkiye ile işbirliği yapacağımızı belirtti.” ifadesini kullanırken, muhalifler Neyrab’ın güneyindeki Saan bölgesini rejimden geri aldı.

İdlib son durum haritaıs – 26 Şubat 2020 – Harita: TSKMAP

Rejim güçleri güneyde sürdürdüğü operasyon kapsamında bir kasaba ve 6 köyü muhaliflerden ele geçirdi. Harita üzerinde hem rejimin hem de muhaliflerin ilerlediği alanlar gösterilmiş.

25 Şubat 2020: Muhalifler, Serakib’in batısındaki stratejik öneme sahip Neyrab’da konrolü sağladıktan sonra Neyrab’ın doğusundaki Salhiye ve Marat Al Awliya beldelerini de rejimden ele geçirdi.

Öte yandan rejim güçlerinin İdlib’in güneyinde 23 Şubat’ta başlattığı “M-4 otoyolunda kontrolü sağlamak amacıyla Zaviye Dağı’na yönelik operasyonunda” toplam 19 muhaliflerinköy ve kasabayı muhaliflerin elinden alındı.

Neyrap ve Serakip çevresinde son durum – 25 Şubat 2020 – Harita: TSKMAP

Suriye Son Durum Haritası (Mart 2020)

20 Şubat 2020: Muhaliflerin, rejim güçlerinin İdlib’in güneyinde ele geçirdiği yerleşimleri geri almak için başlattıkları, Serakib ilçesinin kuzeybatısında yer alan ve 3 Şubat’ta rejimin ele geçirdiği Neyrab köyüne girdiği bildirildi.

  • Türkiye, ABD’den Patriot talep etti.
  • Rusya, “Türkiye teröristlere destek vermeyi durdurmalı” açıklaması yaparken, Rus İHA’sı Türk obüslerinin görüntülerini yayınladı.
  • 2 Türk askerinin Rus uçaklarının saldırısıyla şehit olduğu ‘doğruluğu yüksek’ teyitsiz bilgiler arasında.

İdlib, Serakib ve Neyrab – Harita: TSKMAP

  • Sultan Murat Tümeni Komutanı Fehim İsa, “İdlib’de Suriye Milli Ordusu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri ile birlikte operasyona “Bismillah” dedik.” ifadesini kullandı.
  • Reuters’a konuşan bir Türk yetkili, Neyrab’a yönelik toplu atışlarının tam kapsamlı bir operasyon başlatıldığı manasına gelmediğini söyledi.

00:52 – TSK’ya bağlı topçu birliklerinin Serakib’in kuzeyi, Lazkiye’nin kuzeydoğusu ve İdlib’in güneyi ve Halep’in kuzeybatısında yer alan rejim hedeflerini vurduğu bildirildi.

TSK ve muhaliflerin İdlib’de vurduğu noktalar – Harita: TSKMAP

19 Şubat 2020: Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib Harekatı, bir an meselesidir. Rejimin saldırganlığını sona erdirip, Soçi Muhtırası sınırlarına çekilmesi için son günlere giriyoruz. Artık son ikazlarımızı yapıyoruz.” dedi.

Independent Turkish’e göre Türkiye, NATO’ya İdlib’e yönelik bir harekat gerçekleştireceğini bildirirken, NATO’dan şehir üzerinde (muhtemel Rus uçaklarına karşı) önleme uçuşu yapmasını istedi.

Sert tartışmaların yaşandığı İdlib konulu BM toplantısında;

  • Türkiye: Gözlem noktalarından çekilme olmayacak, Soçi Mutabakatı’nı gerekirse zor kullanarak uygulayacağız.
  • Rusya: Suriye’nin toprak bütünlüğü için İdlib terörden arındırılacak.
  • ABD: NATO müttefiki Türkiye’nin yanındayız ve desteğimiz devam edecek.

Moskova’da yapılan görüşmelerde Rus heyetin Türkiye’ye teklif ettiği iddia edilen harita (yeşil).

Rusya’nın teklif ettiği İdlib haritası

18 Şubat 2020: 31 Türk gözlem ve kontrol noktasının 13’ü rejim güçlerinin kuşatması altında.

Harita: Suriye Gündemi

16 Şubat 2020: Muhalifler, Batı Halep’ten çekildi. Böylece rejim güçleri 9 yıl sonra Halep şehrinin tamamında kontrolü sağladı.

Rejim güçleri, Türk askeri gözlem noktasının da içerisinde yer aldığı toplam 180 km2’lik alanı ele geçirdi.

İdlib-Halep hattında son durum haritası – Harita: a7_mirza

Muhaliflerin Batı Halep’ten çekildiği yaklaşık bölge. – Harita: Suriye Gündemi

Halep’in batısında, Tel Rıfat’ın güneyinde muhaliflerin savunma hattının çöktüğü, Esad rejiminin Halep’in batısında yer alan Kafra Naha beldesini ele geçirdiği bildirildi.

İdlib son durum haritası – Harita: Syria Intelligence

15 Şubat 2020: İdlib’de Soçi Mutabakatı kapsamında kurulan askeri üsler ve rejim saldırıları sonrası konuşlanılan askeri noktalar.

İdlib’deki Türk askeri üsleri – Harita: @leventkemal

3 yerleşim birimi rejim tarafından kontrol altına alınırken, YPG ile rejim unsurları ortak hareket etme kararı aldıktan sonra ilk kez Şeyh Akil köyünde muhaliflere saldırdı.

Rejim güçlerinin Halep’in güneybatısında 14-15 Şubat aralığında ele geçirdiği bölgeler.

14-15 Şubat rejim ilerleyişi – Harita: @miladvisor

14 Şubat 2020: Batı Halep’te Esad rejimine ait bir helikopter düşürüldü. Rus kaynaklarına göre helikopteri düşüren füze Türk askeri tarafından ateşlendi. Böylece son 3 günde iki rejim helikopteri düşürüldü.

İdlib son durum haritası üzerinde helikopterlerin düşürüldüğü noktalar:

İdlip’de düşürülen helikopterlerin koordinatları – Harita: Suriye Gündemi

13 Şubat 2020: Türkiye’nin ÇNRA ve obüslerle destek verdiği muhalifler, Halep’in batısında rejimin savunma hattını aşamadı. Atarib yönünde ilerleyen rejim güçleri 5 yerleşim biriminde kontrolü sağladı.

İdlib son durum haritası – Harita: 13 Şubat 2020

İdlib’in kuzeydoğusu, Halep’in batısında son durum – 12 Şubat 2020)

12 Şubat 2020: Türk Silahlı Kuvvetleri, çok namlulu roketatar (ÇNRA) ve obüslerle Halep’in batısında ilerlemeye çalışan rejim unsurlarını vurdu. Türk ordusunun topçu desteği verdiği bölgede muhaliflerin karadan ilerlediği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de yaşananlara ilişkin yaptığı açıklamada öne çıkanlar:

  • Soçi mutabakatı sınırları dışında da rejimi her yerde vuracağız.
  • Artık herkes sadece saldırı alanında değil, her yerde bedel ödeyeceğini bilmeli.
  • Şubat ayına kadar rejimi gözlem noktalarımızın dışına çıkarmakta kararlıyız, bunun için havada karada ne gerekiyorsa bunu yapacağız.
  • İdlib’deki askeri gücümüzü ciddi oranda tahkim ettik. Geldiğimiz noktada artık kimsenin taşkınlığına göz yummayız.

11 Şubat 2020: Rejim güçleri, Serakib’in kuzeyinde 10’dan fazla yerleşim yerini ele geçirerek M5 otoyolunda kontrol sağlamayı amaçladığı saldırılarını sürdürüyor.

Harita: NorsForStudies

10 Şubat 2020 (15:34): Geçtiğimiz hafta İdlib’in kuzeydoğusunda yer alan Taftanaz’da yeni üs kuran Türk askerlerine yönelik Esad rejiminin topçu saldırısında 5 askerimiz şehit oldu. Bölgeye helikopterlerin sevk edildiği bildirildi.

  • Son bir haftada 13 askerimiz İdlib’de şehadete ulaştı.

(12:34) Muhalifler, TSK’nın desteğiyle İdlib’in doğusunda yer alan Serakib’e yönelik operasyon başlattı.

(00.15) Rejim güçleri M5 otoyolunda tam kontrol sağlamak amacıyla saldırılarını sürdürürken, gün içerisinde birçok yerleşim yerinde kontrolü sağladı. An itibariyle 6 Türk gözlem noktası rejim güçlerinin kuşatması altında.

İdlib’de 6 Türk gözlem noktası rejim güçlerinin kontrolü altında. – 10 Şubat 2020 – Harita: TSKMAP

8 Şubat 2020: Türk ordusu, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarında yapmadığı kadar uzun askeri konvoylar ile birlikte İdlib’e yönelik askeri sevkiyat gerçekleştiriyor.

Bölgeyi takip eden uzmanlar “TSK, terör örgütü HTŞ’ye mi yoksa rejime mi yönelik operasyon düzenleyecek?” sorusunun cevabını merak ederken, Türkiye’nin mülteci akınını engellemek ve rejimin saldırılarını durdurmak için şehirde bir hat oluşturup “tampon bölgeyi” hayata geçireceği düşünülüyor.

TSK’nın İdlib’de oluşturacağı düşünülen muhtemelen “güvenli bölge” haritası – 8 Şubat 2020

7 Şubat 2020: Soçi Mutabakatı’nın ardından rejimin ilerlediği bölgelerin haritası.

Soçi Mutabakatı sonrası Esad rejiminin İdlib’de ele geçirdiği bölgeler (7 Şubat 2020) – Harita: Suriye Gündemi

Serakib ilçesi rejim güçlerinin kontrolüne geçti. İdlib’in doğusundaki Sarmin-İdlib yolunda yeni bir Türk üssü kuruldu.

İdlib son durum haritası (7 Şubat 2020) – Harita: TSKMAP

Suriye Son Durum Haritası (Mart 2020)

6 Şubat 2020: An itibariyle Türk askerinin konuşlandığı İdlib’in doğusunda yer alan Serakib ilçesi rejim güçlerinin kuşatması altında kaldı. 2015’te muhalifler tarafından ele geçirilen İdlib kent merkezi, ilk kez (7 KM) rejim güçlerinin topçu menziline girdi.

  • Toplamda 5 Türk askeri üs rejim kuşatması altında kaldı.

Serakib kuşatma altında kaldı. – Harita: @op_shield

Türk askerinin İdlib’in kuzeydoğusunda yer alan Taftanaz hava üssüne konuşlanarak yeni bir üs kurmaya başladığı bildirildi.

Taftanaz, Serakib, İdlib – Harita: TSKMAP

5 Şubat 2020: Serakib ilçesinin batısının ardından şimdide de doğusunu kontrol altına alan rejim güçleri 19 Aralık’tan bu yana 1160 km2’lik alanı muhaliflerden ele geçirdi.

İdlib son durum haritası: 19 Aralık-5 Şubat – Harita: ISWNEWS

Serakib hedefli saldırılarda birçok yerleşim birimi rejim tarafından ele geçirildi.

Serakib’in güneydoğusunda son durum haritası – 5 Şubat 2020 – Harita: Syria Intelligence

4 Şubat 2020: İdlib’in doğusunda yer alan Serakib ilçesini kuşatmaya yönelik ilerleme kaydeden rejim güçleri, bir günde 110 km2’lik alanı muhaliflerden ele geçirdi.

Rejimin Serakib’in güneyindeki ilerlemesi – Harita: ISWNews

Halep ve Hama’daki rejim mevzilerinin Türk topçuları tarafından vurulduğu, Serakib çevresindeki Türk askerlerine yönelik rejim saldırılarının olduğu belirtildi.

Öte yandan TSK, Esad rejiminin İdlib’i bombalamak için kullandığı Jubb Ramlah hava üssünü hedef aldı.

3 Şubat 2020: Rejim güçleri, Serakib’in doğusu ve kuzeyinden saldırılarını sürdürürken m4 otoyolunu kesti. Güncel İdlib son durum haritası ise şu şekilde:

6 Mayıs-31 Ağustos 2019 ve 19 Aralık’tan 3-Şubat’a rejim güçlerinin İdlib’deki ilerleyişi. – Harita: Syriaintel

  • Rejim güçlerinin Türk askerlerine yönelik topçu ateşinde 8 askerimiz şehit oldu.
  • Gece rejim güçlerinin ilerleyişinin yaşandığı Serakib‘in güneyinden Serakib ve çevresindeki Türk askerlerine yönelik topçu atışı yapılmıştı.

İdlib’in doğusunda yer alan Serakib ilçesi ve rejim güçlerinin ilerleyişi – Harita: @miladvisor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ukrayna yolculuğu öncesi yaptığı açıklamadan öne çıkanlar:

  • Burada muhatabımız siz (Rusya) değilsiniz, tamamen rejiimdir. Önümüzü kesme gibi bir durum olmasın. Bir taraftan şehit verirken sessiz kalmamız mümkün değil.
  • İlk belirlemelere göre 30 ila 35 civarında Suriye askeri etkisiz hale getirilmiş vaziyette.
  • Saldırının cevabını misliyle verdik, vermeyi sürdüreceğiz.
  • Şu an F-16’lar bölgeyi vuruyor.
  • 46 rejim hedefine 122 fırtına, 100 havan mühimmatı ile atış yapılmıştır. Operasyon kararlılıkla devam ediyor.

Esad rejiminin İdlip‘deki Türk askerlerine yönelik saldırısına ilişkin;

Rusya: TSK, İdlib’deki eylemleri konusunda bizi bilgilendirmedi.

İran: Terör ve işgale maruz kalan herhangi Suriye toprağında operasyon gerçekleştirmek Suriye ordusunun hakkıdır.

Suriye Son Durum Haritası (Mart 2020)

2 Şubat 2020: Türk ordusu, İdlib’in doğusunda Maaret el Numan’ın kuzeyinde yer alan Serakip ilçesinde yolları kapatarak yeni bir askeri üs (kontrol noktası) oluşturdu.

Rejim güçlerinin 24 saat içerisinde ele geçirdiği bölge ve Türk askerinin Serakib’e çevresindeki 3 yola kurduğu kontrol noktaları:

Serakib ilçesinin güneyinde rejimm güçlerinin ele geçirdiği bölge. 2 Şubat 2020 – Harita: ISWNEWS

Öte yandan TSK’nın Halep’in batısı özelinde İdlib’e büyük askeri sevkiyatı devam ediyor.

  • Cumartesi günü Suriye Milli Ordusu, El Bab’ın güneybatısında bazı noktaları rejimden ele geçirdi ve ardından çekildi.
  • Muhalifler, İdlib’in doğusundan Halep’in batısına yönelik operasyon başlattı.
  • Rus uçakları, kontrol altına alınmasıyla Fırat Kalkanı Hareketı’nın sona erdiği El Bab’ı, 2017’den bu yana ilk kez vurdu.

İdlib son durum haritası (Serakip, Maaret el Numan ve El Bab’da yaşananlar) – Harita: TSKMAP / Düzenleme: Stratejik Ortak

31 Ocak 2020: Rejim güçlerinin Maaret el Numan ve M5 otoyolu üzerinde ilerleme kaydetmesinin ardından İdlib son durum haritası.

İdlib harita (31 Ocak 2020) – Harita: Mepa News

28 Ocak 2020: Rejim güçleri, İdlib’in en büyük ikinci yerleşim yeri olan, stratejik önemdeki uluslararası M-5 otoyolunun içerisinden geçtiği Maaret el Numan’ı ele geçirdi.

  • Rejim, Cuma gününden bu yana 21 yerleşim yerinde kontrol sağladı.
  • Maaret el Numan’ın rejim kontrolüne geçmesiyle birlikte şehrin güneyinde yer alan Türk gözlem noktasının da rejim kuşatması altına girmesinin yakın olduğu belirtiliyor.

Maaret el Numan rejim kontrolüne geçti.

Maaret el Numan’ın kontrol edilmesinden önce İdlib son durum haritası ve rejim güçlerinin saldırıları şu şekildeydi:

Maaret el Numan rejim kontrolüne geçmeden önceki İdlib haritası (28 Ocak 2020) – Harita Suriye Gündemi

26 Ocak 2020: Rusya’nın hava desteğiyle İdlib’e tekrar kara saldırısı başlatan rejim güçleri, Maarat el Numan şehrine ilerleyişini sürdürüyor.

  • Son 3 günde 31 bin 600 sivil daha yerinden edilerek Türkiye sınırına ve Zeytin Dalı bölgesindeki kamplara göç etti.

İdlib son durum haritası – Rejim güçleri Maarat el Numan’a ilerliyor – Harita: Suriye Gündemi

Bölgeyi yakından takip eden Navvar Şaban, rejim güçlerinin M4 ve M5 karayollarında tamamen kontrol sağlayana kadar saldırılarını sürdüreceği yorumunda bulundu. Şaban’ın öne sürdüğü üç senaryo şu şekilde:

SENARYO 1: Maarat el Numan kasabası ve güneyindeki bölgelerde kontrol sağlanacak

İdlib haritası senaryo 1

SENARYO 2: M4 ve M5 otoyollarında tamamen kontrol sağlanacak. Böylece Halep’ten Lazkiye’ye tek otoyol üzerinden ulaşılabilecek.

İdlib haritası senaryo 2

SENARYO 3: M5 otoyolunun kontrolü tamamen rejim güçlerine geçecek.

İdlib haritası senaryo 3

17 Ocak 2020: Esad rejimi, Halep’in İdlib içerisinde kalan batı ve güney kırsalına kara saldırısı başlattı.

14 Ocak 2020: Esad rejimine bağlı milislerin, Halep’in batısına konuşlandığı belirtildi. 18 Eylül 2018’de imzalanan Soçi Mutabakatı sonrası İdlib’de silahtan arındırılan bölgede rejim güçleri birçok noktayı ele geçirdi. Bu noktalar içerisinde Türkiye’nin Morek ve Suman’daki gözlem noktalarının çevreleri de var.

İdlib son durum haritası: Soçi Mutabakatı sonrası rejim güçlerinin ilerleyişi – Harita: Suriye Gündemi

26 Aralık 2019: Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın Rusya’dan ateşkes yapılmasını istedik açıklamasını yaparken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir sığınmacı dalgasına tahammülümüz olmadığını Avrupa’ya söyledik, İdlib’de sükunet sağlanmalıdır.” ifadesini kullandı. Çatışmalardan kaçarak Türkiye sınırına doğru yol alan Suriyeliler havadan böyle görüntülendi:

Video oynatıcı LİNK : https://www.stratejikortak.com/2020/03/bahar-kalkani-harita-idlib.html

25 Aralık 2019: Son yaşanan çatışmaların yoğunlaştığı bölgeler ve savaş uçaklarının bombaladığı yerleşim yerlerin gösterildiği harita üzerinden İdlib’de son durum haritası.

İdlib’de son yaşanan çatışmaların yoğunlaştığı bölgeler ve, savaş uçaklarının bombaladığı yerleşim yerlerin gösterildiği harita. – 24 Aralık 2019 – Harita: Nawaroliver

NOT: Halep’te rejim güçlerinin kontrolü sağlamasından sonra 23 Ocak 2018’de Rusya ve Türkiye arasında başlayan ve daha sonra İran’ın da katılımıyla üçlü zirveye dönen Astana Görüşmeleri İdlib özelinde gerçekleşiyordu. Bu kapsamda ateşkesi ve çatışmaları gözlemlenmek adına Türkiye, İdlib’de 13 gözlem noktası kurdu.

22 Eylül 2017’den bu yana 2019’a İdlib’de harita değişimi:

27 Eylül 2017 – 24 Aralık 2019 arasında İdlib’de harita değişimi – Harita: Suriye Gündemi

24 Aralık 2019: Rusya’nın hava desteğiyle 19 Aralık’ta İdlib’in güneydoğusuna yönelik operasyon başlatan rejim güçleri, kısa bir sürede büyük ilerleme sağladı. Sputnik’te yer alan habere göre 4 günde 25 köy rejim güçlerinin eline geçti. Muhaliflerin son saldırılarıyla 3 köy rejim güçlerinden geri alındı.

Alternatif harita: AA’ya göre 20 Aralık’tan bu yana rejim güçlerinin ele geçirdiği yerleşimlerin sayısı 40’a çıktı.

19 Aralık – 24 Aralık tarihleri arasında İdlib’de rejim güçlerinin ilerleyişi – Harita: Suriye Gündemi

23 Aralık 2019: Stratejik konumdaki Maarret el-Numan’ın yakınında yer alan Carcanaz’ın 23 Aralık’ta kontrol edilmesiyle de Surman’daki Türk askeri üssü, tıpkı Morek’te olduğu gibi kuşatma altında kaldı.

23 Aralık tarihli İdlib son durum haritası – Harita: norsforstudies

Suriye Son Durum Haritası (Mart 2020)

23 Ağustos 2019: Türk gözlem noktası çevresi tamamen rejim güçlerinin kontrolünde. Rejim güçlerinin doğrudan Türk gözlem noktasına müdahalesinin olmaması nedeniyle Türk gözlem noktasının durumu ‘kuşatma’ olarak kabul edilmese de tüm ikmal yollarının kapalı olduğu biliniyor.

İdlib’in güneyinde rejim tarafından kuşatılan Türk gözlem noktası ve bölgede son durum (23.08.2019 – Harita: TSKMap)

Rejim güçlerine bağlı bir asker ve arkada 9 nolu Türk gözlem noktası.

Esad’a bağlı güçler, Kafr Zita, Tel Fas, Latmin ve Latamne’ye girdi. Morek kasabası ve Türk üssüne metrelerce uzakta olan rejim güçlerinin, bölgeden çekilen ve Türk üssüne destek olmak amacıyla üs çevresine ‘destek güç bırakan’ muhalifler ile çatışma içerisine girebileceği belirtiliyor.

  • Rejim bu alanı da kontrol altına alırsa, 7 yılın ardından muhalifler ilk kez Hama’da (kuzeyi) kontrol sağlamamış olacak.

Morek’teki 9 nolu Türk gözlem üssünün (mavi nokta) çevresinin haritası (Harita: Levent Kemal – 23.08.2019)

22 Ağustos 2019: Rejim güçlerinin Han Şeyhun ilçesini kontrol altına almasının ardından kuşatma altında kalan Türk gözlem noktasının harita üzerindeki konumu.

  • Türk ordusunun bölgeye yeni bir gözlem noktası inşa ettiği haberleri basına yansıdı.

Harita üzerinde Morek’taki Türk gözlem noktasının konumunun düzeltilmiş hali.

20 Ağustos 2019: Han Şeyhun ilçesi tamamen rejim kontrolüne girdi. Morek’teki Türk gözlem noktası rejim güçlerinin kuşatması altında kaldı. 100 bine yakın sivilin bölgeden İdlib merkezine yönelerek göç ettiği bildirildi.

  • Rusya’nın, kendi korumasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Morek’teki üssü boşaltmasını teklif ettiği iddia edildi. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türk ordusunun İdlib’teki gözlem noktalarından çekilmeyeceğini söyledi.

19 Ağustos 2019: Son gelen bilgilere göre Han Şeyhun ilçesinin kuzeyi ve Türk gözlem noktasının ikmal yolu M5 otoyolu rejim güçlerinin ateş hattı altında. Putin, Esad rejiminin İdlib’e yönelik düzenlediği operasyonları desteklediklerini duyurdu.

İdlib son durum haritası: Han Şeyhun ve M5 Otoyolu rejim güçlerinin ateş hattı altına girdi. (19 Ağustos 2019)

Han Şeyhun ve İdlib’in güneyindeki rejim ilerlemesinin yaşandığı bölgenin Suriye haritası üzerindeki konumu:

İdlib’in güneyindeki Han Şeyhun nerede?

Rejim kaynaklarına göre 7 kilometrekarelik bir alanı muhaliflerden geri alan rejim güçleri, Han Şeyhun’u kuşatırsa Morek’teki Türk gözlem üssünü de kuşatmış olacak. İdlib son durum haritası şöyle:

İdlib son durum haritası ve Han Şeyhun bölgesindeki rejim operasyonlarının konumu. (Harita: Sputnik – 19.08.2019)

İdlib’in güneyinde Han Şeyhun’u kuşatma altına almaya çalışan rejim güçleri, bölgenin en güneyinde yer alan Türk gözlem noktasına TSK’nın yaptığı takviye konvoyunun yakınını vurdu. Aradan iki saatin geçmesinin ardından TSK konvoyunun devam ettiğini gören rejim güçleri bir kez daha bölgeye hava saldırısı düzenledi.

Milli Savunma Bakanlığı, İdlib’deki rejimin saldırısına ilişkin, “Mevcut anlaşmalara ve Rusya ile aramızdaki işbirliği ve diyaloga aykırı bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz.” ifadesini kullanarak 3 sivilin öldüğü, 12 kişinin de yaralandığını açıkladı.

Suriyeli kaynaklara göre rejime ait SU-22’ler tarafından vurulan Feylak el Şam’a ait pick up’ın konvoyumuz içindeki konumu.

11 Ağustos: Rejim güçleri Hama’nın kuzeyinde bulunan stratejik Han Şeyhun’u kuşatmaya altına almak için ilçenin batı ve doğusundan ilerlerken, Türk gözlem noktasının olduğu Morek de kuşatma altında kalabilir.

Suriye Son Durum Haritası (Eylül 2019)

28 Haziran 2019: Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği yetkilileri, İdlib’de Türk gözlem noktasına yapılan saldırının ardından Rus Ateşe’nin Genelkurmay Başkanlığına çağırıldığına ilişkin açıklamanın sorulması üzerine “Yorumumuz yok” açıklamasında bulundu.

İdlib Anlaşması: Merak Edilen Soruların Cevapları ve Detaylar

27 Haziran 2019: İdlib’de Türk Silahlı Kuvvetlerine ait 10 numaralı gözlem noktasına yeni bir saldırı daha gerçekleşti. Saldırıda 1 Türk askeri şehit oldu, 3 Türk askeri ise yaralandı. Saldırıya ilişkin olarak Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Rusya’nın Ankara Ateşesi’nin Genelkurmay Başkanlı’na çağırıldığı ve saldırıların en ağır şekilde cezalandırılacağının Rus Ateşe’ye iletildiği bildirildi. Saldırının ardından bölgedeki rejim mevzileri Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yoğun ateş altına alındı.

Rejim güçleri tarafından vurulan 10 nolu askeri gözlem noktası.

Rejim güçleri ilk kez Türk noktalarını vurmadı. Şubat 2018’den bu yana kayıt altın alınan saldırı sayısı 10’a ulaştı.

Esad Rejiminin İdlib’deki Türk Gözlem Noktalarına Saldırıları

– 6 Şubat 2018: Esed rejimi güçlerinin 6 nolu gözlem noktasına yönelik havanlı ve roketli saldırısında 1 asker yaşamını yitirdi, 5 asker ve bir sivil görevli yaralandı.

– 16 Nisan 2018: İran destekli Şii milisler ve Esed rejimi, El İys’te bulunan TSK gözlem noktası yakınına ağır silahla saldırı düzenledi. Gözlem noktasına yakın bölgeler isabet aldı.

– 5 Eylül 2018: Esed rejimine bağlı tanklar 9 nolu gözlem noktası yakınına atışlar gerçekleştirdi.

– 29 Nisan 2019: Esed rejimi 10 nolu gözlem noktasının yakınını vurdu. Bölgede iki sivil hayatını kaybetti.

– 4 Mayıs 2019: Esed rejimi 10 nolu gözlem noktasının yakınını vurdu. Saldırıda gözlem noktasının koruma duvarı isabet aldı.

– 12 Mayıs 2019: Esed rejimi 10 nolu gözlem noktasının yakınını tekrar vurdu. Saldırıda hasar oluşmadı.

– 31 Mayıs 2019: Esed rejimi 10 nolu gözlem noktasının yakınını hedef aldı. Saldırı sonucunda hasar meydana gelmedi.

– 8 Haziran 2019: Esed rejimi 9 nolu gözlem noktasının yakınını hedef aldı.

– 13 Haziran 2019: Hama’nın batı kırsalındaki gözlem noktasının hedef alındığı ve nokta içerisinde yangın çıktığı ifade edildi. Bu saldırıdan sonra Türkiye, gözlem noktasının bulunduğu bölgeye çok namlulu roketatar sistemi sevk etti. (Yerel kaynaklar)

– 27 Haziran 2019: Esed rejimi 10 nolu gözlem noktasını gün içinde sabah saatlerinden geceye dek en az 3 kez hedef aldı. Saldırı neticesinde 1 asker yaşamını yitirirken 3 asker de yaralandı.

19 Haziran 2019: Suriye Dışişleri Bakanı Velid el Muallim, İdlib bölgesinde silahsızlandırılmış tampon bölgenin oluşturulmasını öngören Soçi Mutabakatı’nın Türkiye tarafından uygulanmadığını ama halen yürürlükte olduğunu iddia etti.

16 Haziran 2019: Milli Savunma Bakanlığı, İdlib’de gözlem noktalarını taciz eden rejim güçlerinin ilk kez vurulduğunu duyurdu.

13 Haziran 2019: İdlib’de Türk Silahlı Kuvvetlerine ait 10 numaralı gözlem noktasına havan saldırısı gerçekleşti. Saldırıda 3 Türk askeri hafif şekilde yaralandı. Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada “As Shariah bölgesinden 3 kilometre mesafedeki Zawiyah Dağı bölgesinde yer alan 10 numaralı Gözlem Noktamıza kasıtlı olduğu değerlendirilen 35 havan atışı ile bir saldırı gerçekleştirilmiştir.” ifadelerine yer verildi.

31 Mayıs 2019: Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov, Soçi Mutabakatı’na istinaden İdlib’de ateşkes ortamının kurulmasının Türkiye’nin sorumluluk alanında olduğunu söyledi.

29 Mayıs 2019: Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin, Moskova’nın Suriye’nin İdlib bölgesini istikrara kavuşturmak için çaba gösterdiğini iddia ederek İdlib’in ikinci bir Rakka olmayacağının garantisini verebileceğini öne sürdü.

20 Mayıs 2019: Muhaliflerin denetimi altında bulunan İdlib’e ve Hama şehrinin kuzeyine yönelik operasyon yürüten Şam yönetimi, bu bölgelerde “tek taraflı ateşkes” ilan etti.

15 Mayıs 2019: Mayıs ayının başından bu yana Rusya ve rejim uçakları tarafından burulan İdlib’e kara harekatında bulunan rejim güçleri, 9 günde İdlib’in güneybatısındaki 114 kilometrekarelik alanda bulunan 18 köyü muhaliflerden geri aldı.

İdlib son durum haritası (15 Mayıs 2019)

10 Mayıs 2019: Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, hava saldırıları ve topçu ateşleri son 10 günde 80 sivilin hayatını kaybetmesine ve 300’ü aşkın sivilin yaralanmasına yol açtı. Saldırılarda en az 12 sağlık tesisi vuruldu.

11 Ocak 2019:Türkiye ile Rusya’nın silahsızlaştırmaya çalıştığı bölge HTŞ ve HTŞ’ye yakın örgütlerin kontrolüne girdi. 10 günde TSK destekli ılımlı muhalifler çok büyük kayıplar yaşadı.

9 Ocak 2019: Ahrar-uş Şam, HTŞ ile yaptığı anlaşma kapsamında (Türkiye ile Rusya arasındaki bir kısım ‘silahsızlaştırılacak bölge’) Hama kuzeybatısındaki Gab düzlüklerinden çekilerek bölgeyi HTŞ’ye bıraktı. Anlaşma sonucu ağır silahların HTŞ’ye bırakıldığı, militanların ise diğer bölgelere geçişlerine HTŞ tarafından izin verildiği iddia edildi. Suriye Gündemi’nin yayınladığı haritada Ahrar’ın çekildiği bölge (çizgili alan).

HTŞ, İdlib güneyindeki Gab düzlüklerinde de kontrolü sağladı. (9 Ocak 2018)

7 Ocak 2019:

İdlib son durum haritası (HTŞ ve diğer grupların kontrol ettiği bölgeler) – 7 Ocak 2019

6 Ocak 2019:HTŞ, Afrin’in güneyi başta olmak üzere birçok bölgeyi Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin elinden aldı. Harita incelendiğinde Zeytin Dalı Harekatı bölgesinden İdlib’e geçişlerin tamamen HTŞ kontrolüne geçtiği gözlemleniyor. HTŞ’nin ele geçirdiği bölgeler (siyah taralı alanlar).

Zenki Hareketi ile HTŞ arasında yaşanan çatışmanın sonunda HTŞ birçok bölgede kontrol sağladı. Harita: Suriye Gündemi (6 Ocak 2019)

Bir başka haritada HTŞ’nin Batı Halep’te tamamen kontrolü sağladığı belirtiliyor. HTŞ’nin Batı Halep’te Zenki Hareketi’nden ele geçirdiği bölgelerin 7 günlük değişimi (GIF):

05 Ocak 2019:İdlib’de HTŞ ile Nurettin Zenki arasında yaşanan çatışmaların sonucu;

– HTŞ, çatışmaların dördüncü gününde Zenki hareketinin elindeki tüm bölgeleri ele geçirdi.

– Dağıldığı belirtilen Nurettin Zenki hareketinin kalan mensupları Afrin’in güneyine çekildi.

03 Ocak 2019: Astana kapsamındaki ülkeler tarafından terör örgütü ilan edilen Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile Türkiye destekli Nureddin Zengi Hareketi arasında başlayan çatışmalarda onlarca kişi ölürken, çatışmalar Batı Halep, Sahl Gab, Güney İdlib ve Batı Hama kırsalına yayıldı. İdlib’de HTŞ’nin saldırıları karşısından en az 10 yerleşim yerini kayden Zenhi Hareketi’ne destek Ahraruş Şam önderliğindeki Ulusal Kurtuluş Cephesi’nden geldi. Bu desteğin üzerine Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’nun da Ahrar ve Zengi hareketiyle aynı safta HTŞ’ye karşı savaş ilan ettiği bildirildi.

Yaşanan gelişmelerin ardından HTŞ, ‘Bizim sorunumuz Zengi hareketi ile ilgili. Ahraruş Şam daha önce olduğu gibi yine aynı hataya düşüyor. Tüm gruplara çağrımızdır; Bize saldırı olmadıkça kimseye saldırmayacağız’ minvalinde bir açıklama yayınlandı. HTŞ ve Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (NLF) birbirlerinin elinden alarak kontrol sağladığı noktalar mor ve lacivert renklerinde gösterilmiş. İdlib’de son durum haritası ise şöyle;

8 Ekim 2018: İdlib’deki HTŞ ve muhalifler, Türkiye-Rusya mutabakatı çerçevesinde ağır silahları cephe hattından çekme işlemini tamamladı. Anlaşma kapsamında 10 Ekim’e kadar tamamen ağır silahların çekilmesi gerekiyordu. Suriye Gündemi’nin yayınladığı haritaya göre ağır silahların çekildiği silahsızlaştırılan bölgenin büyük çoğunluğu rejim karşıtı güçlerin kontrolündeki topraklarda gerçekleşti.

İdlib’de silahsızlaştırılan bölge ve ‘güvenli bölge’deki silahlar (Harita: Suriye Gündemi)

– Tank, hava, topçu ve roketler anlaşma bölgesinden çekilecek ancak olası bir çatışma durumunda geri getirilebilecek.

– Kısa ve orta menzilli silahlar cephe hattında kalacak. Ayrıca 21-mm, 57mm ve ATGM’ler bölgede kalmaya devam edecek.

TSK, silahsızlaştırılmış bölgedeki gözetim noktalarına ağır silahlar dahil sevkiyatlar gerçekleştirecek ve cephe hattında devriye gezecek. Cephe hattındaki tüm siperler ve savunma hatlarındaki askeri varlık devam ettirilecek.

17 Eylül 2018: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Soçi’de İdlib konusunda anlaşma sağlandı, ortak bir mutabakat imzalandı. İdlib’e operasyon düzenlenmeyecek.

– İdlib’de rejim güçleri ile muhaliflerin kontrolündeki bölgede karşılıklı olarak 7.5 KM olmak üzere 15 KM’lik silahsızlaştırılmış bir alan oluşturulacak.

17 Eylül 2018’de Rusya ile Türkiye’nin İdlib anlaşması sonrası İdlib’de kurulması planlanan silahtan arındırılmış bölge sınırları ve tahmini harita. (Harita: Suriye Gündemi)

10 Ekim’e kadar oluşturulması planlanan bölge 15 Ekim’den sonra faaliyete geçecek. Oluşturulan bölgede Rus askeri polisi ve Türk askeri devriye görevini üstlenecek.

– Silahsızlaştırılan alanın iki tarafında da Türk ve Rus gözlem noktaları güçlendirilerek kalmaya devam edecek.

– Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, İdlib’deki durumun normale döndürülmesi konusunda mutabakat zaptı imzaladı.

Milli Savunma bakanı Hulusi Akar ve Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, “İdlib Gerginliğin Azaltılması Bölgesindeki Durumun İstikrarlaşrıılmasına ilişkin Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.

Muhalifler İdlib’de kalmaya devam edecek, HTŞ ve diğer terör örgütleri oluşturulan alandan çıkarılacak/silah bırakması sağlanacak.

– Türkiye’nin teklifiyle Halep-Lazkiye ve Halep-Hama otoyollarını 2018 sonuna kadar yeniden ulaşıma açma kararı alındı.

4 Eylül 2018: 22 gün sonra ilk kez İdlib’e hava saldırısı düzenlendi. Vurulan bölgeler Türkiye sınırına yakın bölgede olan HTŞ’ye bağlı Türkistan İslami Partisi militanlarının kontrolündeki Cisr eş Şuğur ilçesi oldu. Toplamda 20 saldırının gerçekleştiği belirtildi.

İdlib son durum haritası (4 Eylül 2018)

Operasyonun harekat yönü konusunda 3 bölge tahmininde bulunuluyor. Birinci bölge Halep’in batısı, ikinci bölge Hama’nın kuzeyi, üçüncü bölge ise Lazkiye’nin kuzeydoğusu (Türkmen Dağı bölgesi) Cisr eş Şuğur ilçesi.

Operasyon öncesi merak edilenleri ise sizler için cevapladık.

  • İdlib’in konumu
  • İdlib’in savaş öncesi ve şu anki nüfusu (idlib’in tarihi)
  • İdlib’i iç savaş boyunca kimler kontrol etti?
  • Şu an İdlib’de bulunan silahlı gruplar
  • İdlib’deki militan sayısı ve muhalif silahçıların akıbeti
  • İdlib’in önemi (Rusya ve Türkiye)
  • İdlib’deki Türk gözlem noktalarının harita üzerindeki konumları

İdlib neresi (harita)

Suriye’nin kuzey batısında yer alan Halep’e 60 KM uzaklıktaki İdlib bölgesinin merkezi de İdlib olarak adlandırılmaktadır. Türkiye’nin Hatay şehrine komşu olan ve güney illerimizle benzerlik gösteren İdlib, Suriye’nin önemli tarım merkezlerinden birisidir. Tıpkı Afrin gibi şehirde zeytin üretimi yapılmaktadır. Şu anda HTŞ ve diğer muhalif gruplarının kontrolünde bulunan bölge, batısında rejim hakimiyetindeki Lazkiye’ye, doğusunda Halep’e güneyinde Hama’ya ve kuzeyinde Türk sınırına komşudur.

İdlib neresi, İdlib’in haritadaki konumu

İdlib’in savaş öncesi ve şu an nüfusu (idlib’in tarihi)

1916 yılında Osmanlı kontrolünde olan Halep’e bağlı şehir, bölgeyi kontrol eden kumandaların düşman tarafına geçmesi nedeniyle Osmanlı’nın elinden çıkma aşamasına gelmiştir. Şam’a ilerleyen İngiliz ve Fransız birlikleri bölgeyi tehdit etmiş, iki yıl sonra İdlib Osmanlı kontrolünden çıkmıştır.

Yüzölçümü 6.097 km2 şehrin Suriye İç Savaşı’ndan önce (2010) yılında nüfusu 2 milyon 100 bindi. Cisr eş Şuğur, Eriha, Harim ve Maaret el-Numan isimli 4 ilçeden oluşan şehrin sınırlarında, Türkiye ile Suriye arasındaki en büyük sınır kapısı olan Cilvegözü (Bab al-Hava) bulunmaktadır.

İdlib şehir merkezi

İdlib’in nüfusu, son iki yıldır rejim güçlerine geçen bölgelerden kaçanların sığınmasıyla iki katına çıkmış, İdlib’in 2018 yılı itibariyle tahmini nüfusunun 4 milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir.

İdlib’i iç savaş boyunca kimler kontrol etti?

2011’de başlayan iç savaşın dördüncü yılında (2015) Ahraru’ş Şam, Nusra Cephesi, Cundu’l-Aksa, Ceyşu’s-Sunne), Feyleku’ş-Şam ve Livau’l- Hak gibi büyük grupların birleşmesiyle oluşan ‘Fetih Ordusu’ İdlib’in kontrolünü ele geçirdi. Bu tarihe kadar İdlib kırsalı muhaliflerin hakimiyetinde, merkez rejim kontrolünde bulunuyordu.

Fetih Ordusu’nun rejim kontrolündeki İdlib merkeze düzenlediği operasyon sırasındaki harita. Şehir merkezi muhaliflerin kuşatması altında. (26 Mart 2015)

Böylece Rakka’nın ardından ilk kez bir şehir merkezi muhalif grupların kontrolüne girdi. [Ekim 2017-Ocak 2018 İdlib harita arşivi]

Şu an İdlib’de bulunan silahlı gruplar

İdlib’de yer alan silahlı gruplar hakkında geniş çalışmaları bulunan Suriye Gündemi’nde yer alan bilgilerde bölgede 3 başat güç yer alıyor. Bunlar 11 ÖSO grubunun birleştiği ‘Ulusal Özgürleştirme Cephesi’, Heyet Tahriru’ş Şam ve Cephe Tahrir Suriye.

2016 yılından sonra fikir ayrılıkları yaşayan grupların başında gelen HTŞ ve Ahrar-uş Şam arasında Temmuz 2017’de çatışmalar yaşanmış ve HTŞ Türkiye sınırı başta olmak üzere çok önemli bölgelerde kontrolü sağlamıştır.

İdlib savaş haritası: Muhaliflerin ve HTŞ hakimiyetinde yer alan bölgeler (Harita: SuriyeGundemi.com)

İdlib’deki militan sayısı ve muhalif silahçıların akıbeti

Yüzde 60’ını Nusra bağlantılı Heyet Tahrir’uş Şam’ın kontrol ettiği kentte 70 bini aşkın silahlı militanın bulunduğu düşünülüyor. HTŞ dışında yer alan militanların Türkiye’nin desteğiyle kurulan ve 40 bin kişilik bir güce ulaşan (Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı bölgelerinde yer alan) Ulusal Kurtuluş Ordusu bünyesine gireceği belirtiliyor.

Konuyla ilgili 17 Mayıs 2017 tarihli Astana anlaşmasının beşinci paragrafında şunlar kaydedilmişti:

“Garantör ülkeler, ateşkes rejiminin çatışan taraflar tarafından uygulanmasını sağlamak için gerekli tüm tedbirleri alacağını; güvenli bölgelerin içerisi ve dışarısında IŞİD, El Nusra ve El Kaide veya IŞİD ile ve BM Güvenlik Konseyi tarafından terör örgütü olarak kabul edilen tüm örgütlerle bağlantılı her türlü kişi, grup, oluşum, kuruluşlarla mücadeleyi sürdürmeye yönelik tüm tedbirleri alacağını; şimdiye kadar katılmamış olan silahlı grupların ateşkes rejimine katılmalarını sağlamaya yönelik çabalarına devam edeceğini taahhüt eder.”

İdlib’in önemi

İdlib, Suriye ile Türkiye arasındaki en büyük sınır kapısı olan Cilvegözü’nün bulunduğu (Bab al-Hava) bir şehir. Halep, Afrin ve Lazkiye bölgelerinin kesişiminde yer alan; Hama, Şam, Halep ve diğer bölgelerden gelen ve hükümet karşıtı silahlı güçlerin kalesi konumunda bulunan şehir, Astana görüşmeleri sonucu ilan edilen çatışmasızlık bölgelerinden sadece biri. Fakat şehri önemli kılan en önemli nokta şu anda ülkedeki muhaliflerin bulunduğu tek nokta olması.

Bölgede 70 bin silahlı militan ve 4 milyona yakın sivilin olduğu belirtiliyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Türkiye için İdlib’in önemi: 3.5 milyona yakın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye, İdlib’de rejim güçleri ile muhalifler arasında çıkabilecek çatışmalar sonucu buradaki sivillerin Türkiye’ye göç etmesi sonucu yeni bir mülteci akınını beraberinde getireceği gerekçesiyle burada büyük çatışmaların yaşanmasına karşı çıkıyor.

Rusya için İdlib’in önemi: Lazkiye ve Tarsus’ta yer alan Rus askeri üslerinin güvenliğini öncelikli konu edinen Moskova yönetimi, yeni bir göç dalgasının oluşmasına da sıcak bakmıyor. Bu konuda hem Avrupalı yetkililerle hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile temas halinde olduğu bilinen Rusya Devlet Başkanı Putin, İdlib operasyonunun sınırlı olması taraftarı.

İdlib’deki Türk gözlem noktaları

Türkiye, İran ve Rusya’nın garantörlüğündeki Astana Görüşmeleri sonrası Türk ordusunun muhalifler ile Esad rejimine bağlı güçler arasındaki çatışmaları izlemek için 12 gözlem noktası oluşturdu. Bu noktalar Afrin’in güneyi, Halep’in batısı, Hama’nın kuzeyi ve Lazkiye’nin güneyinde kuruldu. Muhaliflerin kontrolündeki İdlib’i çevreleyen gözlem noktaları şöyle:

  • İdlib’deki Türk gözlem noktalarının kurulma tarihleri:– 1 nolu gözlem noktası: Dana ilçesindeki Salva köyü 13 Ekim 2017- 2 nolu gözlem noktası: Daret İzze ilçesindeki Samaan Kalesi (Takle) köyü 23 Ekim 2017- 3 nolu gözlem noktası: Daret İzze ilçesindeki Akil Dağı 19 Kasım 2017- 4 nolu gözlem noktası: Halep batı kırsalındaki Anadan (Tel Tamura) 17 Mart 2018- 5 nolu gözlem noktası: Halep’in batı kırsalındaki Raşidin bölgesi 9 Mayıs 2018- 6 nolu gözlem noktası: El Hader ilçesine bağlı Tel İys köyü 5 Şubat 2018- 7 nolu gözlem noktası: Serakib ilçesine bağlı Tel Tukan köyü 9 Şubat 2018- 8 nolu gözlem noktası: Maaret el Numan ilçesine bağlı Sırman köyü 15 Şubat 2018- 9 nolu gözlem noktası: Hama kırsalındaki Morik (Tel es Savvan) 7 Nisan 2018- 10 nolu gözlem noktası: İdlib’in güney kırsalındaki Zaviye bölgesi 14 Mayıs 2018- 11 nolu gözlem noktası: İdlib’in güneybatı kırsalında Cisr eş Şuğur ilçesine bağlı İştebrak köyü 16 Mayıs 2018- 12 nolu gözlem noktası: İdlib’in güneybatısında Zeytinlik bölgesi 3 Nisan 2018

İdlib’deli Türk gözlem noktaları

İdlib’de yer alan Türk gözlem noktaları (Türk üsleri ve Türk varlığı) – Harita: Suriye Gündemi

Kaynak: StratejikOrtak.com

Yararlanılan kaynaklar:

LİNK : http://www.aljazeera.com.tr/gorus/suriyenin-dugumu-idlib

Kapıdaki tehlike: İdlib

LİNK : https://www.yenisafak.com/bilgi/8-soruda-tsknin-idlib-harekati-2800706/harekat-kime-karsi-olacak-catisma-olacak-mi-313740
LİNK : https://www.aydinlik.com.tr/5-soru-5-yanitta-idlib-krizi-dunya-agustos-2018-1
LİNK : https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-45191811

AYAKLANMALAR DOSYASI : İngilizlerin yayınladığı haritaya bakın !!! Türkiye’yi karıştıracaklarmış !!!


İngilizlerin yayınladığı haritaya bakın !!! Türkiye’yi karıştıracaklarmış

İNGİLTERE merkezli Maplecroft danışmanlık şirketi dünyayı tedirgin edecek bir harita paylaştı. Şirket 2020’de ayaklanma yaşanacak 47 ülkeyi açıkladı ve Türkiye’yi de o ülkeler arasında gösterdi.

İNGİLTERE merkezli danışmanlık şirketi Maplecroft, bu yıl ayaklanmaların yaşanabileceği ülkeleri gösteren "Siyasi Risk Haritası 2020" başlıklı veriler paylaştı. Şirketin yaptığı araştırmada; 2020 yılında siyasi karışıklık yaşanacak ve ayaklanma olacak 47 ülke yer aldı. Ayaklanma yaşanacak 47 ülke arasında Türkiye’nin yer alması da dikkat çekti.

2020’de geniş çaplı halk ayaklanmalar olabilir

Miha Hribernik ve Sam Haynes imzalı çalışmada, 2019 yılında Lübnan, Şili, Haiti gibi ülkelerde başlayan geniş çaplı halk ayaklanmalarının 2020’de artarak devam edeceği belirtiliyor. Yılın ilk 6 ayında, 125 ülkenin 75’inde "halk ayaklanmaları riskinin artacağı" öngörülürken, kitlesel ayaklanmalara ilişkin "aşırı risk"in bulunduğu ülke sayısının geçen yıldan bu yana 12’den 20’ye çıktığı kaydedildi.

Türkiye’de ayaklanmalar olacak

Araştırmaya göre; Irak, Şili, Hong Kong gibi ülkelerde yaşanan eylemler devam edecek. Türkiye’yle birlikte yeni ayaklanmaların olacağı ülkeler arasında; Sırbistan, Karadağ, Hindistan, Cibuti, Kazakistan ve Benin de yer aldı.

Ayaklanmalar şiddetlenebilir

Geçen yılın sonunda ayaklanmaların başlandığı Lübnan, Bolivya ve Şili’de ayaklanmaların şiddetlenebileceği belirtiliyor.

SINIRLAR VE KITA SAHANLIĞI DOSYASI /// AHMET TAKAN : Harita skandalı !!!!..


AHMET TAKAN : Harita skandalı !!!!..

Ohh ne güzel!..

Üzerine milli bir kılıf geçir… Adını da beka koyuver… Sonra, ver millete yutturmacayı!.. Mehteran kıyafeti giymiş yandaş basın bölükleri de zaten “hazır ol” da bekliyor… Göbekten ve de dosyalardan bağlanmış uzman kılıklı destek kıtaları da o biçim… İstediğin gibi çal çal oyna…

Yok öyle!..

Bu kaçıncı zafer havası sayamadım ancak Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarını belirleyen Mutabakat Muhtırası’nın akıbeti parlak gözükmüyor. “Suriye’ye girip Emevi Camii’nde namaz kılma” işine benzeyecek gibi. Ortada büyük bir harita skandalı var. Söylenen hatlar ile imzalanan hatlar arasında büyük fark var. Daha açık ifade edeyim; AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın Mutabakat Muhtırası’nı savunmak için bir televizyon kanalında ekrandan gösterdiği koskocaman harita ile Resmi Gazete’de yayımlanan arasında büyük farklılık ortaya çıktı. Biraz daha anlaşılır hale getireyim; Resmi Gazete’de yayımlanan koordinatlara bakıldığında televizyon kanalında gösterilen harita ile Akdeniz’de kıta sahanlığımızın 86 kilometre geriye çekildiği saklanmış. Peki bu ne demek ?… Akdeniz’de 80 bin kilometre karelik kıta sahanlığımızdan vazgeçildiğinin kamuoyunun gözünden zafer naraları ile kaçırmak demek.

Harita skandalını Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım belgeleyerek anlattı;

“Resmi Gazete’de yayınlanan coğrafi koordinatlar haritaya tatbik edildiğinde ortaya ilginç bir durum çıktı. Daha önce kamuoyuna haritalar ile deklare edilen Kalkan-Kaş kıyı hattının batıya kaydırılarak Datça-Fethiye hattına çekildiği görüldü.

AKP Hükümeti muhtırayı savunamayınca devreye emekli general/amiraller ile akademisyenler ve diplomatlar girdi. Ancak onlar da kamuoyunu tatmin edici açıklama yapamadılar. Bunun üzerine Erdoğan, 15 Aralık 2019’da, a haber TV kanalına çıkarak canlı yayında Libya Muhtırası’nı savunmak zorunda kaldı.

Erdoğan’ın canlı yayında gösterdiği haritadaki kıyı hatları ile 6 Aralık’ta imzaladığı Libya Muhtırası’ndaki kıyı hatlarının farklı olduğu ortaya çıktı. Muhtıra’da gösterilen kıyı hattının doğuya kaydırılarak Kalkan-Kaş hattına çekildiği görüldü.

Türk kamuoyuna, gerçek harita yerine farklı harita gösterilerek Doğu Akdeniz’deki kayıplarımız gizlenmeye çalışılıyor. Libya Muhtırası ile Dr. Cihat Yaycı’nın tezi de çöktü. Yaycı’nın kıta sahanlığı tezine göre Türkiye ve Libya’nın karşılıklı kıyıları ile ana kıtaların kıta sahanlığı esas alınıyordu. Yaycı’nın Girit doğusundan geçirdiği hat Libya Muhtırası’nda Girit Adası’nın üzerinden geçiyor. Yaycı’nın tezine göre 115 mil olması gereken Türkiye-Libya Sınırı, muhtıra ile kuşa çevrilerek 18.6 mile düşürüldü. Mavi Vatan haritasındaki sınır 86 km. doğuya çekilerek Exxon Mobil, Qatar Petroleum, Total ve Hellenic Petroleum şirketlerinin de önü açıldı.

Libya Muhtırası ile ABD, Yunanistan, Katar ve yabancı petrol şirketleri ihya edildi. Türkiye, Girit Adası’nın dörtte üçü ile Girit’in etrafında bulunan 14 ada ve 80 bin kilometrekarelik kıta sahanlığını kaybetti. Yunanistan’ın egemenliği altına koyulan ada sayısı 18’den 27’ye çıktı. Erdoğan, ‘Sevr’i ters köşe yaptık’ diyor ama Sevr Antlaşması’nda bile verilmeyen 27 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı Yunanistan’a terk edildi. Türkiye, Erdoğan ve AKP Hükümeti eliyle Adalar (Ege) Denizi’ne hapsedildi.”

Mutabakat Muhtırası’nı savunan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u da eleştiren Ümit Yalım, şöyle konuştu;

“Başbuğ’a hatırlatalım;

1974 yılında, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Adnan Ersöz’ün görüşleri doğrultusunda, Ecevit- Erbakan Koalisyon Hükümeti tarafından TPAO’ya, Ege Denizi’ndeki Türk Adaları’nın kıta sahanlığında petrol arama ruhsatları verildi.

Türkiye, 2011 yılında KKTC ile Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması imzaladı ve 2 Aralık 2019’da Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan harita ile hem KKTC’nin hem de GKRY’nin kıta sahanlığını kabul ve deklare etti. Yani adaların kıta sahanlığı olduğu resmi olarak kabul edildi.

Yunanistan, Türkiye’ye ait olan Gavdos, Gaidhouronisi ve Koufonisi adalarının kıta sahanlığını parselleyerek satışa çıkardı. Libya Muhtırası ile deniz sınırımız anılan parsellerin doğusuna çekilerek adaların kıta sahanlığı olduğu kabul edildi.

Kıta Sahanlığı sınırlarının belirlenmesinde hem ana kıta hem de adaların kıta sahanlığı esas alınmalıdır. Aksi halde Türkiye, kıta sahanlığının önemli bir bölümünü kaybeder.”

SINIRLAR VE KITA SAHANLIĞI DOSYASI /// AHMET TAKAN : Yeni haritalar. Yeni kayıplar.


AHMET TAKAN : Yeni haritalar… Yeni kayıplar…

Başkent’in klasik salısı ile ilgili siyasi kulislere, hasıl olan bir mecburiyetten dolayı giremeyeceğiz. İç siyasetin magazininden ve de kayıkçı kavgalarından sizleri mahrum bıraktığım için bugünlük beni affetmenizi diliyorum!..

Nedenlerime gelince;

Türkiye ile Libya arasında imzalanan Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası daha çook su kaldıracak gibi görünüyor. “Uzlaşılan harita” ile ilgili tartışmalar devam ederken Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan paylaşımla yeni bir harita yayınlandı. Dışişleri Bakanlığı, İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdür vekili Büyükelçi Çağatay Erciyes, Twitter hesabından Doğu Akdeniz Türk Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge sınırlarını gösteren haritayı yayınladı. Dışişleri Bakanlığı anılan paylaşımı retweet yaparak doğruladı. Eh, hal böyle olunca da işin peşine düşmek yine bize kaldı!..

Mutabakat Muhtırası ile ilgili eksikleri ve yapılması gerekenleri dile getiren Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım’ın değerlendirmeleri kamuoyuna epeyce yankılandı. Büyükelçi Çağatay Erciyes’in yayınladığı harita yeni tartışmalara yol açınca Ümit Yalım’dan değerlendirme istedim. Yalım, yine, haritalı belgelerle konuştu. Şöyle;

“Mutabakat Muhtırası ile ilgili haberler ve haritalar Türk ve Yunan basınında yayınlandı. Muhtıra’da sınırın 25 derece 30 dakika Doğu Boylamı’ndan geçtiği ve Yunanistan’ın 2014’te satışa çıkardığı 7 parselden sadece 15’nci parselin bir kısmına sınırlı giriş yapıldığı görüldü. Uzlaşılan deniz sınırı ile Girit Adası’nın etrafında bulunan 5 Türk Adası ile bu adalara ait 74 bin 860 kilometrekarelik Türk Kıta Sahanlığı Yunanistan’a terk edildi.

Dışişleri Bakanlığı’nın paylaştığı yeni harita ile Türk Kıta Sahanlığı batı sınırı yaklaşık olarak bir boylam doğuya çekildi ve sınır 26 derece 20 dakika Doğu boylamından geçirildi. Türkiye’nin kıta sahanlığı kaybı, 74 bin 860 kilometreden, 80 bin kilometrekarenin üzerine çıktı. Yapılan yeni düzenleme ile Türk Dışişleri Bakanlığı, Kıta Sahanlığı ve MEB sınırlarını, Yunanistan’ın 2014’te satışa çıkardığı Türk parsellerinin doğusuna çekti. Böylece yabancı petrol şirketlerinin Girit güneyi Türk Kıta Sahanlığı’nda petrol ve doğalgaz sondajı yapmasının önündeki bütün engeller kaldırıldı.

Ümit Yalım, iddiasına ilave olarak AKP hükümetinin bugüne kadar ortaya koyduğu “yanlışlıkları” da sıraladı;

“ Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Mısır ile 2003 yılında yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge Antlaşması, 17 Şubat 2003’te BM Deniz Hukuku Bültenlerinde yayınlandı. GKRY, anılan anlaşma ile Türkiye’nin 7 bin kilometrekarelik kıta sahanlığını işgal etti.

Erdoğan ve AKP hükümeti, GKRY-Mısır Anlaşması’na 13 aylık gecikme ile 2 Mart 2004’te itiraz etti. BM’ye gönderilen yazıda KKTC yerine ‘Kıbrıslı Türkler’ ifadesinin kullanılması dikkat çekti. BM’ye verilen notada sadece Doğu Akdeniz’deki Türk Kıta Sahanlığı doğu sınırının 32 derece 16 dakika 18 saniye D boylamından geçtiğini vurgulandı, Doğu Akdeniz’deki Türk Kıta Sahanlığı batı ve güney sınırının nereden geçtiğini deklare edilmedi.

GKRY, Lübnan ile 2007’de ve İsrail ile 2010’da Münhasır Ekonomik Bölge Antlaşması imzaladı. Türkiye ise gecikmeli olarak 2011’de KKTC ile Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması imzaladı.

Türkiye’nin daha sonra BM’ye verdiği 12 Mart 2013 tarihli nota ile sadece Doğu Akdeniz’deki Türk Kıta Sahanlığı doğu sınırının 32 derece 16 dakika 18 saniye D boylamından geçtiğini vurgulandı, Doğu Akdeniz’deki Türk Kıta Sahanlığı batı ve güney sınırının nereden geçtiğini deklare edilmedi.

Yunanistan, Girit güneyindeki 42 bin kilometre karelik Türk Kıta Sahanlığını parselleyerek 2014 yılında satışa çıkardı. Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti, söz konusu satış duyurusu ile ilgili olarak Yunanistan ve AB’ye itiraz etmedi, edemedi. Türk Dışişleri Bakanlığı, 18 Mart 2019’da BM’ye gönderdiği resmi mektup ile Türk Kıta Sahanlığı batı sınırının 28 derece D boylamından geçtiğini deklare etti.

Anılan mektup ile Girit adasının etrafında bulunan 5 Türk Adası ile adalara ait 92 bin kilometrelik Türk Kıta Sahanlığı Yunanistan’a terk edildi.

31 Ağustos 2019’da yayınlanan Mavi Vatan haritası ile Doğu Akdeniz Kıta Sahanlığı sınırı 2.5 boylam batıya çekilerek sınır 25 derece 30 dakika D boylamından geçirildi.

27 Kasım 2019’da Libya ile imzalanan Mutabakat Muhtırası ile 25 derece 30 dakika D boylamından geçen batı sınırı tekrar teyit edildi.

Harita ile ilgili tartışmalar devam ederken Dışişleri Bakanlığı yeni harita yayınlayarak Türk Kıta Sahanlığı batı sınırı yaklaşık olarak bir boylam doğuya çekti ve sınır 26 derece 20 dakika ’Doğu boylamından geçirildi.”

Sizlere, bu tartışmalar çok teknik geliyor değil mi?.. İktidar ve Dışişlerimiz damdan dama atlayan Osman misali, her gün yeni bir harita ortaya atıyor. Biz de dilimiz döndüğü kadar gerçeklere ışık tutmaya çalışıyoruz!..

EGE ADALARI SORUNU DOSYASI : DOĞU AKDENİZ MEB HARİTAMIZI YAYINLADIK


DOĞU AKDENİZ MEB HARİTAMIZI YAYINLADIK

Birleşmiş Milletler’e Doğu Akdeniz mektubu verdik.

Libya ile muhtıra imzalamadan önce 13 Kasım 2019 günü yollanan mektupta kıta sahanlığımızın dış sınırları tarif edildi.

Ana karalara karşı adaların deniz yetki alanı yaratamayacakları ilkesi vurgulandı.

+++

Libya anlaşması TBMM’de onaylandıktan sonra BM’ye bildirilecek.

+++

Dışişleri Bakanlığı 2 Aralık 2012 günü MEB haritamızı yayınladı:

LİNK : https://www.aydinlik.com.tr/disisleri-bakanligi-meb-sinirlarinin-haritasini-yayinladi-turkiye-aralik-2019

A – B : Türkiye ile KKTC arasında 2001 Anlaşması ile belirlenen hat

B – C : Kıbrıs Rum Kesimi ile Türkiye arasındaki muhtemel sınır

C – D – E : Türkiye – Mısır ana karaları arasındaki ortay hat

E – F : Libya – Türkiye 2019 Anlaşması

Ancak haritanın yayınlanması tek başına bir anlam ifade etmiyor.

Türkiye diğer ülkelerle anlaşma yapmayı beklemeden tek taraflı olarak resmen MEB ilan etmeli.

Tek taraflı MEB ilan edilebilir. Örneğin Türkiye Karadeniz’de 200 millik

MEB ilan etti tek taraflı olarak olarak.

Suriye Lübnan Libya ve Fas da aynı şekilde MEB ilan ettiler.

+++

Enerji Uzmanı Volkan Özdemir Libya – Türkiye Mutabakatını değerlendirdi:

1) Libya ile imzalanan belge bir anlaşma değil bir mutabakat muhtırası. Onun için bir an önce bu belgeyi uluslararası geçerliliği olan bir anlaşma haline getirmek gerekiyor.

2) Libya ile yapılan anlaşmanın benzeri Suriye ve Lübnan ile de yapılmalı.

3) Bölgede deniz altındaki gaz yataklarının bulunması paylaşımı ve pazarlan- ması amacıyla Mısır’ın başkenti Kahire’de 7 ülke tarafından Doğu Akdeniz Gaz Forumu (DAGF) Ocak 2019’da kuruldu

İşte o ülkeler:

Mısır

İsrail

Yunanistan

Kıbrıs Rum Kesimi

İtalya

Ürdün

Filistin

Evet bölgeye çook uzak olan İtalya bile var.

Ama bölgede en uzun kıyısı olan Türkiye yok.

Suriye yok.

Lübnan yok…

Neden?

Çünkü dışlanan bu 3 ülke ile İsrail’in çıkarları çatışıyor.

Şimdi yapılacak iş Türkiye – Suriye – Lübnan arasında Doğu Akdeniz

Enerji Forumu kurmak.

Çünkü olay çok büyük. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi verilerine göre halen bölgede keşfedilmeyi bekleyen 10 trilyon m3 doğal gaz rezervi var.

LİNK : https://www.youtube.com/watch?v=8SbwLzBwtXM

+++

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Türkiye’nin Kıbrıs Rum Yönetimi hariç diğer ülkelerle de zemin uygun oldukça benzer görüşmeler yapabile- ceğini söyledi.

"Şu anda bilinen sebeplerden dolayı bazı ülkelerle şimdi yapılması mümkün görünmese de ileride bunlar da mümkün olabilir"

Burada Lübnan Suriye Mısır ve İsrail kastediliyor. Suriye için Esad

Mısır için de Sisi karşıtlığından vazgeçilmesi gerekiyor. Diğerleri ile anlaşma imzalanınca İsrail’in yapacağı bir şey kalmayacak.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile anlaşma yapan Mısır da tıpkı Libya örneğinde olduğu gibi Türkiye ile anlaşma yaptığı zaman 40.000 km2 daha fazla deniz alanına sahip olacak.

Vatan Partisi Dış İlişkiler Bürosu Başkanı Amiral Soner Polat 2015 yılında Mısır Dışişleri yetkilileri ile görüşürken bu konuyu gündeme getirmiş ve Mısırlılar neye uğradıklarını şaşırmışlardı. Mısır hazır.

Tayyip Erdoğan’ın da hazır olması bekleniyor.

+++

Sadece gaz değil. Balıkçılık kotası konusu da var.

Suriye Mısır ve Kıbrıs Rum Kesimi bayraklı balıkçı tekneleri karasuları- mızın hemen dışında avlanıyorlar. MEB ilan etmediğimiz için caydırıcı yaptırımlar uygulayamıyoruz. Balık kotası koyamıyoruz. Kota olmayınca da karasularımız dışında ama MEB ilan edemediğimiz bölgede yabancı balıkçı teknelerini engelleyemiyoruz.

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’e göre yalnızca orkinos avcılığından bu nedenle kaybımız yıllık 400 milyon doların üzerinde.

Buna karşılık Cezayir İspanya Libya ve Malta’nın balıkçılık koruma böl- geleri ve Güney Kıbrıs ile Fas’ın da MEB ilan etmesi nedeniyle Türk balıkçılarının avlanmalarından dolayı milyonlarca avro ceza ödüyoruz.

+++

Bir de yapay adalar konusu var.

Kıyı devleti MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) içinde yapay adalar kurma hakkına sahip. Bu adalar üzerinde tesis ve yapılar kurabilir; gümrük maliye sağlık güvenlik ve göç hizmetleri – etkinlikleri düzenleyebilir.

+++

Amiral Cem Gürdeniz:

"Adı konulmamış bir savaşın içindeyiz.

Suriye ile de yan sınır anlaşması imzalanmalı.

Artık hiç bir şey olmayacak demektir.

Artık Türkiye’nin hata yapma lüksü yok. "

13 dakika süreli video kaydı:

LİNK : https://www.youtube.com/watch?v=RNemA2dtwmQ&feature=emb_logo

+++

Türkiye’ye karşı koyabilecek bir güç yok.

MEB ilan etmediğimiz halde

2002 yılından başlayarak 14 yılda 14 yabancı gemi son 2 yılda ise 1 sondaj platformu ve 6 gemi

Türk donanması tarafından engellendi.

Yunanistan ile Kıbrıs Rum Kesimi arasında yapılan deniz yetki alanı anlaşmasını geçersiz kılan Libya – Türkiye anlaşması Yunan gazete- lerinde şöyle yankılandı:

Dimokratia:

"Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de şah – mat hamlesi"

Etnos:

"Atina uykuda yakalandı"

+++

Amiral Cem Gürdeniz:

"Doğu Akdeniz’deki Sevr’i parçaladık"

İşte Yunan rüyası : Doğu Akdeniz Sevr haritası:

Sevr haritasının ayrıntılı hali:

Ve işte Sevr haritası böyle parçalandı:

+++

LİNK : https://aliserdarbolat.blogspot.com/2019/12/dogu-akdeniz-meb-haritamz-yaynladk.html