DOĞA DOSYASI : BULGARİSTAN GÖÇMENİ TEK BAŞINA 360 BİN FİDAN DİKTİ, ARAZİSİNİ ORMAN YAPTI


BULGARİSTAN GÖÇMENİ TEK BAŞINA 360 BİN FİDAN DİKTİ, ARAZİSİNİ ORMAN YAPTI

Samsun’un Atakum ilçesinde emekli öğretmen Recep Öztürk (83), 25 yıl önce satın aldığı 10 dönüm kıraç araziyi, geçen sürede yaklaşık 360 bin fidanla buluşturarak, ormana dönüştürdü.

Samsun’da 83 yaşındaki emekli öğretmen Recep Öztürk, 25 yıl önce Atakum ilçesinde satın aldığı 10 dönüm kıraç araziye fidan ekmeye başladı.

Geçen sürede irili ufaklı 360 bin civarında fidanı toprakla buluşturan Öztürk, 150 tür ağaç ve bitkinin yer aldığı kıraç araziyi ormana dönüştürdü.

Bulgaristan’ın Rodop Dağları eteğindeki bir Türk köyünde dünyaya gelen Recep Öztürk, 14 yaşında ailesiyle Türkiye’ye göç etti.

Eğitimini İzmir ve İstanbul’da sürdüren Öztürk, 1958’de İstanbul Öğretmen Okulundan ilkokul öğretmeni olarak mezun oldu. 1962’de İngilizce öğretmeni olan Öztürk, yaklaşık iki yıl sonra Samsun’a atandı. Öğretmenlikten 1982’de emekliye ayrılan Öztürk, özel sektörde bir süre daha çalıştı.

Öztürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’a çıkışının 100´üncü yılı dolayısıyla ormanına ‘Atatürk Botanik Orman Parkı’ adını verdi. Ormanına son olarak ’19 Mayıs 1919′ figürü vererek palmiye ağaçları diken Öztürk, 2023 yılında 10 metre uzunluğuna ulaşmasını beklediği ağaçlarla Cumhuriyet’in 100’üncü yılını kutlamaya hazırlanıyor.

‘Orman, Atatürk’ün şehri Samsun’a armağan olsun’

DHA’nın haberine göre, 25 yıl önce fidan dikmeye başladığını anlatan Recep Öztürk, bugün büyük bir ormana kavuştuğunu anlattı.

Bulgaristan’da doğduğunu ve uzun yıllar vatan hasreti çektiğini söyleyen Öztürk, ‘Bu ormanda 360 bin fidanı toprakla buluşturdum. ‘Atatürk Botanik Orman Parkı’ adını verdiğim ormanı gelecek nesillere güzel bir hatıra olarak bırakmak istiyorum’ dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yıl dönümüne özel ormanında hazırlık yaptığını anlatan Öztürk, ‘Bu alana palmiye ağaçları diktim. Ağaçlarla 19 Mayıs 1919 figürü oluşturdum. Her bir harfi 10 metreye ulaşacak palmiye ağaçları ile ’19 Mayıs 1919′ yazısı ortaya çıkacak. Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100’üncü yılında palmiyeleri diktim. Cumhuriyet’in 100’üncü yılına geldiğimizde ağaçlar büyüyecek ve bu yazı gökyüzünden çok daha net şekilde görünecek. Bu orman Atatürk’ün şehri Samsun’a armağan olsun’ diye konuştu.

GÖÇMEN DOSYASI /// VİDEO : SAVAŞTAN KAÇAN SURİYELİ GÖÇMENLERİN HAVUZ KEYFİ :)


ÖZEL BÜRO NOTU : ŞİMDİ BAZILARI DİYEBİLİR Kİ “NE VAR BUNDA ? ADAMLAR SAVAŞ BÖLGESİNDEN KAÇIP TÜRKİYE’YE SIĞINMIŞ. E MADEM BURADALAR O ZAMAN NEDEN DİĞER TÜRKLER GİBİ ONLARDA AZICIK KEYFİNE BAKMASIN ?”. ŞİMDİ BU YORUMA, EĞER ŞARTLAR OLAĞAN OLSAYDI VE HALEN TSK, SURİYE’DE OPERASYON ÜZERİNE OPERASYON YAPIP IŞİD’İ, YPG’Yİ VE DİĞER ZARARLI ÖRGÜTLERİ TEMİZLEMEK İÇİN CAN SİPERANE MÜCADELE ETMESEYDİ KATILIRDIK, TEK KELİME ETMEZDİK. AMA ORADA ÖLENLER BİZİM MEHMETÇİĞİMİZ. SURİYE DAHA ÖZGÜR BİR ÜLKE OLSUN DİYE MEHMETÇİK KANINI DÖKÜYOR, HERGÜN ŞEHİT VERİYOR. BU DURUMDA BURADA, YANİ ÜLKE İÇİNDE ELİ SİLAH TUTAN VE NORMALDE BÖLGEDE TSK’YA DESTEK VERMESİ BEKLENEN SURİYELİ GENÇLER NE YAPIYOR ? HAVUZ KEYFİ. İŞTE MİLLETİN İFRİT OLDUĞU DURUM BU. ELİ SİLAH TUTAN SURİYELİ EĞLENİRKEN BİZİM MEHMETÇİK ŞEHİT OLUYORSA BU DURUM NORMAL DEĞİLDİR. BUNUN VEBALİNİ HÜKÜMET ER VEYA GEÇ ÖDEYECEK. EĞER CİDDİ BİR DIŞ POLİTİKAMIZ OLSAYDI ELİ TUTAN TÜM SURİYELİ GENÇLER TSK SAFINDA SİLAH ALTINA ALINIR VE ÖN CEPHEYE ONLAR GÖNDERİLİRDİ. ÜLKELERİNİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ GERİ ALMA ŞEREFİNE NAİL OLMALARI İÇİN. ÇÜNKÜ BU ONLAR İÇİN VAR OLMA YADA YOK OLMA SAVAŞI. ŞİMDİ SAVAŞMAYACAKLAR DA NE ZAMAN SAVAŞACAKLAR ? BUNUN CEVABINI HÜKÜMET VE TSK’DAN BEKLİYORUZ.

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=PtocnLDY8-Q&feature=youtu.be

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : ABD’de göçmen kamplarında tutulan çocuklara cinsel istismar şoku !!!


ABD’de göçmen kamplarında tutulan çocuklara cinsel istismar şoku !!!

Son aylarda göçmen kamplarında kötü yaşam standardı sıkça konuşulurken, Arizona’da bulunan bir kamptan yaşanan cinsel istismar iddiaları Amerikalı polislerin göçmen çocuklara kapalı karşılar arkasında nasıl davrandığına dair ip uçları veriyor

Forum USA

Ailelerinden zorla koparılan çocukların tutulduğu kamplardaki kötü yaşan koşulları gündemdeki sıcaklığını korurken, Arizona’nın Yuma şehrindeki kamptan ele geçirilen belgelere göre Amerikalı yetkililer tarafından çocuklara cinsel istismar uygulanıyor.

Yuma’da tutulan 16 yaşındaki Guatemalalı bir çocuk, kendilerine verilen yemek ve suların uygunsuz sağlık koşulları içerisinde verildiğininden şikayetçi olurken, aynı zamanda zorla beton üzerinde uyutulduklarını ve kendilerine verilen yatakların keyfi olarak görevli bekçiler tarafından alındığından şikayet etti.

15 yaşında Honduraslı bir kız çocuğu ise, bir polis memurunun elini kendi iç çamaşırları içerisinde sokarak diğer polis arkadaşlarına dönerek İngilizce şakalar yaptığını söyledi.

17 yaşındaki Honduraslı bir erkek çocuğu ise görevlilerin düzenli olarak kendisine hakaret ettiğini dile getirerek, pencereye dahi yaklaştırılmadığı ve sistematik olarak görevliler tarafından aşağılandığını belirtti.

Daha önce İç güvenlik Bakanlığı için yapılan incelemede Texas’daki kamplarda berbat derecede yaşam koşulları içinde tutulduklarını belgelemiş ve çocuklara duş, temiz kıyafet gibi imkanlar verilmediğini belgelemişti. Yuma’daki kamplar hakkında tutulan raporlarda da Texas’daki kamplara benzer bir ortamın söz konusu olduğu dikkatleri çekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump ise kamplarda çocuklar için kötü koşullar altında tutulduğu yönündeki haberleri ciddiye almadığını göstermiş, ve “beğenmiyorlarsa gelmesinler” şeklinde sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapmıştı.

Kamplarda tutulan çocukların sayısından dolayı sürekli olarak bir yer sıkıntısı yaşandığı ve kişi başına düşen metre karenin standartların çok altında olduğu yönünde eleştiriler sıkça basında tartışılıyor. Fakat Yuma kampında yaşananlar ise bu sorundan öte bir tartışma yaratacak.

Kamplardaki çocuklara yasal hizmet vermeye çalışan avukatlardan Lauro Belous, çocukların kendisine anlattığı cinsel istismar olaylarının sayısının sürekli arttığına dikkat çekerek, “ne yazık ki bu sürpriz bir durum değil.” İfadesi vermesi yaşanan sorunun büyüklüğünü gözler önüne seriyor.

GÖÇMEN DOSYASI : GÖÇMEN MESELESİNDE 2040 SENESİNE GELİNCE TÜRKLERİN DURUMU NE OLACAK ?? /// İŞTE CEVABI !!!!


Türkler 2040 yılında azınlık olacak !

Dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkesi olan Türkiye’yi 2040 yılında büyük bir tehlike bekliyor… Mültecilere ev sahipliği yapan Türkiye’de yaşayan Türkler azınlık haline mi gelecek?

Dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkesi olan Türkiye’de Suriyeli nüfusu, resmi kayıtlara göre 3,5 milyonu aşıyor, resmi kayıtlarda olmayan Suriyeli sayısı ise bir bu kadar daha yani yaklaşık 4 milyon …

Nüfuslarının Türklerden daha hızlı arttığı kaçınılmaz bir gerçek. Bugün baktığımızda her 20 kişiden biri Suriyeli. Ancak böyle devam ederse bu sayı ilerleyen tarihlerde daha korkutucu bir rakama ulaşacak ve 2040 yılında her 13 kişiden biri Suriyeli olacak.

Toplam nüfusları ise 7,5 milyon olacak. Bugüne kadar, Suriyelilerin Türk milletine maliyeti ise yaklaşık 35 Milyar dolar. Yani Suriyelilerin Türkiye macerası bize tam 35 Milyar dolara mal oldu. Elbette bunun bir sonu yok, rakam gittikçe artacak.

SURİYELİ ORANI NÜFUSUN YÜZDE 10’NUN ÜZERİNDE

En fazla Suriyeli 564 bin 189 kişiyle İstanbul’da bulunurken, onu 470 binle Şanlıurfa, 442 binle Hatay, 391 binle Gaziantep, 222 binle Adana, 208 binle Mersin, 152 binle Bursa, 130’ar binle İzmir ve Kilis ile 92 binle Mardin izliyor. 7 ildeki Suriyelilerin oranı, bu illerin toplam nüfusunda yüzde 10’u geçti.

Bugün sadece Kilis’te Araplar Türklerden daha fazla. 2040’da, Gaziantep’te, Şanlıurfa’da, Hatay’da da daha fazla olacaklar. Adana’da yarı yarıya, Mersin’de yarı yarıya olacaklar.

Bazı il ve ilçelerimiz çoktan Suriye’li oldu bile… İstanbul gibi metropol bir ilin bazı ilçelerine gittiğinizde kendinizi turist gibi hissediyorsunuz/ hissediyorum.

Mesela Esenler,Bağcılar,Sultanbeyli,Küçükçekmece,Esenyurt,Fatih,Sultangazi.. Adeta küçük Suriye olmuş..

Bu da demografik yapının bozularak Türk nüfusunun azınlığa düşme tehlikesini ortaya çıkarabilir.

Ve acı gerçeklerden biri de şu ki Türk esnaf vergi verirken Suriyeli vergi vermiyor. Her köşe başında bir Suriyeli dükkan. Hal böyle olunca esnafta kan ağlıyor…

Bu şekilde Türkiye’nin birliğini ve milli devleti muhafaza etmek mümkün olmaktan çıkacak…

YENİ BİR GÖÇ DALGASI GELEBİLİR!

Tüm bunların yanı sıra Suriye’de Esad rejimi ve müttefiklerinin İdlib’e yönelik operasyonları devam ediyor ve kentte yaşayan yaklaşık 3.5 milyon sivil var.

Uluslararası toplumlar kentten yeni bir göç dalgasının başlamasından endişe ederken, bu göçün Türkiye’yi nasıl etkileyeceği de merak konusu…

Sare Tüzen Albayrak- Siyasetcafe.com

ADIM ADIM TÜRKİYE’DEKİ GÖÇMEN TRAFİĞİ

VİDEO LİNK : https://www.youtube.com/watch?v=7UqGS8dt3cY

TÜRKİYE’DEKİ MÜLTECİLER VE KAÇAKÇILIK ŞEBEKELERİ

VİDEO LİNK : https://www.youtube.com/watch?v=3C0VBww0qh4

İŞTE !!! TÜRKİYE’DEKİ AFGAN GÖÇMENİ GERÇEĞİ

VİDEO LİNK : https://www.youtube.com/watch?v=BPLzwiwwQQo