DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

KAFKASYA DOSYASI : Kafkaslar’daki gelişmeler bölgesel bir Savaşı tetikleyebilir


Kafkaslar’daki gelişmeler bölgesel bir Savaşı tetikleyebilir

27 Eylül 2020

Türkiye’nin Azerbaycan’a vermiş olduğu sonsuz destek bölge politikaları üzerinde çalışan stratejistler tarafından yakından takip edilmektedir. Türkiye’nin doğu Akdeniz’de ve Karadeniz’de keşfettiği doğal gaz yatakları bütün dünyanın dikkatlerini üzerine çekmişti. Şimdi esas kavga budur. Fransa ile Almanya doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının kendi ülkelerine taşınması için adı konmamış müthiş bir mücadele vermekteler. Fransa Akdenizi boydan boya geçen doğal gaz borularının direk Fransa’ya gelmesini isterken Almanya iseRusya’ya doğal gaz bağlamındaki bağımlılığını bitirebilmek adına Türkiye’nin elde edeceği yatakların Anadolu ve Bulgaristan üzerinden Almanya’ya nakli konusunda gayret sarfetmektedir. Fransa öncülüğündeki Avrupa birliği liderler toplantısının ertelenmesi Almanya’nın girişimi ile olmuştu. Fransa Türkiye ile pazarlığı artırabilmek adına yunanistan üzerinden Türkiye’ye baskı yaparken yeni bir cephe olarak birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte Ermenistan’ı harekete geçirdiler. Ermenistan Azerbaycan ihtilafı ve Savaşı Türkiye’nin dikkatlerini bu bölgeye çekmek için yeterli bir sebeptir. Önce birleşik Arap Emirlikleri sonra Fransa Ermenistanı Azerbaycan Karşı sürekli provake etti. İlk tovuz saldırıları işte bu atmosferde gerçekleşmişti. Aslında bu Azerbaycan için bir savaş sebebi olmalıydı. Yani Azerbaycan eline geçen fırsatı değerlendiremedi denilebilir. Şimdi son üç gündür gelişen olaylar ve Rusya’nın Kafkaslar’daki tatbikatı bundan önce Amerika’nın Gürcüstandaki nato tatbikatı bütün dikkatleri Kafkasya’ya çevirmiş oldu. Bu sabaha karşı meydana gelen Azerbaycan Ermenistan çatışmaları Azerbaycana işgal altındaki topraklarını kurtarmak ile ilgili büyük bir fırsat vermiştir. Bizim daha önce de ifade etmiş olduğumuz gece 12’de başlayıp sabah altıda bitecek büyük oparasyon üzerindeki fikrimiz hala geçerliğini korumakta beraber şu anda beklenen netice elde edilemediği anlaşılmaktadır. Azerbaycan Ermenistan cephesinde atışmalar ne kadar uzarsa bu Türkiye’nin dikkatlerini daha fazla Kafkasya bölgesinde çekeceği için Azerbeyca’nın bir an önce başlamış oldu harekâtı neticelendirmesi gerekir. Bu neticede işgal altındaki toprakların azat edilmesidir.

Eğer Azerbaycan’ın askeri faaliyetleri bu neticeye doğru gitmeyip bölgede uzayan bir sürece doğru çatışmaların devam ettirme yönünde olursa bu bölgedeki çatışmalar ister istemez Rusya topraklarına da sıçrayacak gibi gözükmektedir. Geçen hafta Belarus cumhurbaşkanının yemin ederek iktidara gelmesi Almanya tarafından tanınmamıştı. Yani Almanya bir taraftan Belarus’ta iç karışıklıkların devam etmesini arz ederken diğer taraftan Kafkasya’daki gerginliğin kuzey Kafkasya yolu üzerinden Rusya topraklarına sıçramasıyla ilgili en azından iyi niyet temennisi söz konusu olacaktır. Fransa ise Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki odaklanmasını ve dikkatlerini dağıtarak önemli bir şekilde Kafkasya yönelmesini sağlamış olacak. Şimdi gelinen nokta henüz yorum yapmak ile ilgili erken olsa da bizim açık ve net şekilde görüşümüz şudur ki karabağdaki çatışmalar uzarsa bu çatışmalar Rusya suçlayabilir karabağdaki çatışmalara uzarsa Türkiye’nin bütün dikkatleri bu bölgeye dönmek zorundadır ve dolayısıyla doğu Akdeniz’de Fransanın iddiaları biraz daha ön plana çıkmış olur Türkiye bir taraftan doğu Akdeniz ile ilgili tezlerini daha kuvvetli savunurken diğer taraftan Mısır ile İsrail ile Lübnan ile görüşme ve anlaşmalar yapıp doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölgenin etkisini artırmalıdır. Güney Kafkasya hadiseleri Türk dünyası için yeni bir hamle vesilesi olacaktır 1991’de Rusya dağılırken Türk dünyası bağımsızlığını kazandı fakat Güney Kafkasya da karabağ üzerinde Rusya’nın bölgedeki etkinliğini Türk dünyasını 25 yıl daha rus esareti altında yaşamasının önünü açmış oldu. Şimdi Türk dünyası yeni gelecek 25 yıla bağımsız mı girecek yoksa Rusya’nın bu gölge esareti devam mı edecek buna karar vermek için Azerbaycan ordusu derhal işgal altındaki Azerbaycan topraklarını azat etmek için hareketi devam ettirmek zorundadır. Ama gözüken o ki gelişmelerin seyri böyle olmuyor.

Hasan Oktay

Kafkassam Başkanı

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

ASYA DOSYASI /// Dr. Cengiz Topel MERMER /// Çin – Hindistan krizinin perde arkası : Küresel gelişmelerden bağımsız değil


Dr. Cengiz Topel MERMER : Çin – Hindistan krizinin perde arkası : Küresel gelişmelerden bağımsız değil

19 Haz 2020

Röportaj

Çin ve Hindistan sınırındaki egemenlik tartışmaları askeri gerilime dönüştü. Onlarca Hint ve Çin askerinin ölmesi ile sonuçlanan kriz sonrası, her iki ülkenin Himalaya Dağları’nın batısındaki Ladakh bölgesine çok sayıda mühimmat ve birlik sevk etmesi kaygıları da arttırdı….

Koronavirüs salgını tüm dünyayı etkisi altına almışken, Çin ve Hindistan arasında büyük bir askeri gerilim yaşanıyor. Dünyanın en kalabalık nüfuslarını barındıran ve nükleer güç olan iki ülkenin sınırlarında yaşanan bu gerilimde onlarca asker hayatını kaybederken, gözler bölgedeki sıcak gelişmelere çevrildi. Peki bu kriz nasıl patlak verdi? İki ülke arasında yaşanan sorunların perde arkasında ne var? Uzmanlar, sınır anlaşmazlığı ve tarihsel rekabetin öne çıktığı gerilimin, ABD’nin Çin’e yönelik başlattığı soğuk savaş sürecinden bağımsız olmadığını düşünüyor.

Çin ve Hindistan sınırındaki egemenlik tartışmaları askeri gerilime dönüştü. Onlarca Hint ve Çin askerinin ölmesi ile sonuçlanan kriz sonrası, her iki ülkenin Himalaya Dağları’nın batısındaki Ladakh bölgesine çok sayıda mühimmat ve birlik sevk etmesi kaygıları da arttırdı.

Peki, Hindistan ve Çin arasındaki krizin perde arkasında ne var? Bu askeri gerilimin kaynağı ne?

Yeni Şafak’a değerlendirmelerde bulunan Güney Asya uzmanı Dr. Cengiz Topel Mermer, "Hindistan ve Çin arasındaki sınır anlaşmazlığı toprak temelinden çıktı, ancak sorunun tarihi bir zemini var. Sorunun temelinde, Çin İmparatorluğu, Rus Çarlığı ve İngiliz Hindistan’ı arasında 19. asırda Himalayalar’da yaşanan rekabet yatar. Bunların yanında yeni krizin ABD’nin Çin’e karşı başlattığı soğuk savaş ile net bir bağı var. 2000’li yılların başından itibaren ABD Çin’e karşı Hindistan’ı denge unsuru olarak görüyor ve her alanda destekliyor. Bu da Çin’ e karşı güvenlik endişesi taşıyan ve 1962 savaşında toprak kaybeden Hindistan’ı cesaretlendiriyor" ifadelerini kullandı.

ABD Hindistan’ı Denge Unsuru Olarak Görüyor

"Bu kriz ABD’nin Çin’e yönelik baskı politikasının bir parçası mı yoksa gelişmelerden bağımsız mı?" sorusuna yanıt veren Topel, "Yeni krizin ABD’nin Çin’e karşı başlattığı soğuk savaş ile net bir bağı var. 2000’li yılların başından itibaren ABD Çin’e karşı Hindistan’ı denge unsuru olarak görüyor ve her alanda destekliyor. Bu da Çin’ e karşı güvenlik endişesi taşıyan ve 1962 savaşında toprak kaybeden Hindistan’ı cesaretlendiriyor. Nitekim son krizin altında; ABD’nin desteği ile hareket eden Hindistan’ın Ladak Bölgesi’nde başlattığı yol. inşa ve alt yapı geliştirme çalışmaları yatıyor" ifadelerini kullandı.

Çin ve Pakistan İlişkisi Hayati Önemde

Çin ve Pakistan arasında güçlenen ilişkilerin bu askeri gerilimden bağımsız olmadığını vurgulayan Topel, şöyle devam etti:

"Çin ve Pakistan’ın ittifak ilişkisi her ikisi için de hayati önem taşıyor. Çin finansmanı ile 2002 yılında geliştirilmeye başlanan Pakistan’ın Belucistan Eyaleti sahilindeki Gwadar Limanı’nın, ÇPEK (Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru) Projesi ile Şincan Uygur Özerk Bölgesi başkenti Kaşgar’a uzanması iki ülkeye de ticari, idari, askeri vs birçok alanda büyük değer katarken Hindistan’ı da aksi yönde dezavantajlı kılıyor. Çin, 1962 savaşında işgal ettiği Ladak bölgesindeki Aksai Chin Çölü’nün yüksek noktalarında gözetleme noktaları inşa ederek, Pakistan-Şincan-Tibet bağlantı yollarını güvence altına alma noktasında taktik saha avantajı kazanmış durumda. Hindistan, Ladak Bölgesi’nde başlattığı yol. inşa ve alt yapı çalışmaları ile Çin ile Pakistan’ın fiziki irtibat kurduğu Karakurum Geçidi’ne ulaşım sağlamayı hedefliyor, Şimdiki krizin temeli de aslında bu. Son krizin başlangıcına yönelik detaylar ortaya çıktıkça; Hindistan’ın 1962 yılında yaşadığı kaybın zafiyetini gidermeye çalıştığı, ancak bunun Çin askerleri tarafından engellendiği anlaşılıyor."

Koronavirüs Süreci Gelişmelerde Etkili Oldu

Bunun yanında küresel gelişmeler de sorun üzerinde oldukça etkili. Pandemi mücadelesinde büyük can kayıpları yaşayan Batı dünyasının, pandeminin çıkışındaki rolü nedeniyle Çin’i baskı altına almaya başladığı bir dönemde çıkan Çin-Hint sınır krizi tesadüfî değil. Pandemi nedeniyle üzerine gelecek baskıyı gören Çin şimdiden önleyici tedbirler almaya çalışıyor. Çin, pandemi ile mücadelenin ilk safhasını başarı ile atlatmış durumdayken Hindistan’ın pandemi sürecinin ilk safhasını halen tamamlayamadığı ve süreci başarılı yürütemediğini de dikkate almak gerekir.

Hindistan Müslümanları Ötekleştirmeye Devam Ediyor

Pandemi sürecine iç ayrışma ve şiddet olaylarıyla giren Hint Yönetimi Müslümanları ötekileştirme politikasına devam ederken fay hatlarını ısıtmayı da sürdürüyor Keşmir’i yarı açık cezaevi halinde tutmaya devam eden Modi İktidarı Babri Mescid’in yerine yapılması planlanan Ram Tapınağı inşa sürecini de başlatmış durumda. Daha da ötesinde Hindistan, pandemi sürecinin yarattığı kırılganlıklara yeni hassasiyetler ekliyor. Modi ve BJP, Hindu milliyetçiliği idealinde yoluna devam ederken toplumsal muhalefeti güçlendirmeye hizmet ettiğinin de farkında görünmüyor.

"Çin Sıranın Tibet’e Geleceğini Düşünüyor"

Çin’in, daha önce iç güvenlik sorunu yaşadığı sorunlu bölgelerdeki Batı ve Hint istihbarat örgütlerinin rolünün farkında olduğunu düşünüyorum. ABD’nin ticaret savaşlarıyla başlattığı soğuk savaşın devam edeceği ve Hindistan’ın bu stratejide kilit rol üstleneceğinin bilincinde olan Çin, sıranın Tibet’e geleceğini de görüyor. Çin, bu bağlamda şimdiden Tibet hattını ve Pakistan bağını güçlendirmeye çalışıyor. Bu kriz sürecinde yaşanan gelişmelerden; Çin’in, Tibet sınırlarının delinmesi ve Tibet ayrılıkçılığının desteklenmesinde rol alması muhtemel bir Hint Sınır Yolu projesine izin vermemeye kararlı olduğunu anlamak mümkün. Hindistan’ın, ABD desteğini arkasına alarak, kendisinin çevrelenmesi stratejisinin alt yapısını hazırlamaya çalıştığını düşünen Çin; Ladak Bölgesi başta olmak üzere, Himalayalar’da taviz vermeyeceğinin mesajını veriyor. Pakistan’daki ekonomik yatırımları da düşünüldüğünde; Çin, bu bağlantıdaki taktik saha avantajlarını zaafa uğratabilecek Hint adımlarına müsaade etmemekte kararlı olduğu görünüyor.

"Çin Hindistan’a Zayıf Noktalarını Hatırlatıyor"

Çin, Batı Sektörü’nde (Ladak Bölgesi) kendisi inisiyatif alarak gelişmeleri yönlendirirken Orta Sektör’de Nepal’i de olaylara dahil ediyor. Çin’in Nepal’i de bu krize dâhil etmesi ve Nepal üzerinden mesajlar vermesi önemli. Zira Çin, Hindistan’ın sorun alanını genişletmenin yanı sıra Hindistan’a askeri alandaki zayıf noktalarını da hatırlatıyor. Büyük bir bölümü tropik bir coğrafyada yaşayan Hint insanının, Himalayalar’ın sert coğrafyasında bırakın askeri hizmet yapmayı yaşaması bile çok zordur. Bu nedenle Hint Ordusu bu coğrafyada Nepal kökenli askerleri (Gurkhalar) ve ayrılıkçılık sorunlarının hala canlı olduğu Kuzeydoğu eyaletlerinden askerleri kullanır. Çin Hindistan’a, bu askerlerin kimlikleri üzerinden bölgenin hassas yapısını hatırlatırken, vekiller üzerinden yeni sorunlar çıkarabileceği mesajı veriyor."

Bölgedeki Krizin Tarihsel Süreci

İki ülkenin yaşadığı sınır sorununun 1962 yılından sonra kronikleştiğini belirten Topel, bölgedeki Çin ve Hindistan arasındaki tarihsel rekabeti şöyle anlattı:

"Batı Himalayalar’da Rus tehdidini kontrol altına alan İngilizler, 1890-1895 yılları arasında yapılan görüşmeler neticesinde Ruslar ile Küçük Pamir dağları üzerinde sınırları tespit etmiştir. Doğu Himalayalar’da bir rakibi olmayan İngiliz İmparatorluğu, ancak I Dünya savaşı öncesinde Çin İmparatorluğu ile masaya oturmuştur. İngiliz Hindistan’ı Dışişleri Bakanı ile Çin temsilcisi arasında, Hindistan’ın kuzeyindeki Simla şehrinde, Temmuz 1914 ayında yapılan görüşmelerde; İngiliz Hindistan’ı ile Çin sınırını belirleyecek esaslar üzerinde oluşan mutabakat Simla anlaşması ile kayıt altına alınsa da, I. Dünya Savaşının yaklaşması nedeniyle Çin Yönetimi tarafından resmi olarak onaylanmamıştır. Anlaşmanın mimarı olan İngiliz Hindistan’ı Dışişleri Bakanı McMahon’un adı ile anılan (McMahon Hattı) Simla Anlaşması İngiltere bölgeden çekilinceye kadar ciddi bir sorun yaşanmadığı için gündeme gelmemiştir. Çin ve Hindistan’ın, 20. asır ilk yarısı sonunda bağımsızlıklarına kavuşunca İngiliz mirası bu sorun ile yüzleşmek zorunda kalmıştır.

1949 yılında kurulan Mao Çin’i, Çin’in tarihi mirasına sahip çıkmış ve McMahon Hattını kabul etmemiştir. İngiliz Hindistan’ının devamı olduğunu savunan Hindistan’ın McMahon Hattını sahiplenmesi ile zamanla kriz ilerlemiş ve savaşa neden olmuştur. Çin’in 08 Eylül 1962’de yaptığı baskın tarzında bir saldırı sonrasında Çin ordusu Hindistan’ın Arunachal Pradesh Eyaleti ve Ladak bölgelerindeki bazı stratejik noktaları işgal etmiştir. Çin, 21 Kasım 1962’de tek taraflı ateşkes ilan ederek savaşa son verirken, Ladak Bölgesi’nde işgal ettiği Aksai Çin Çölü’nü ülkesine katmış, Arunachal Pradesh Eyaleti’nde işgal ettiği alandan ise geri çekilmiştir. Bu savaştan günümüze değin, Himalaya sınırları üzerinde taraflar anlaşamadığı gibi tarihi hak iddiaları nedeniyle sürekli yeni krizler yaşanmıştır. Milenyuma güçlenerek giren iki ülke de güç politikalarına eğilim gösterince son on yılda sorun daha da çetrefilli bir hal almıştır. Çin’in gelişme potansiyelinin küresel hegemonyasını tehdit edeceğini değerlendiren ABD’nin, ÇHC’nin yükselişini dengeleme noktasında, Hindistan’ı kaldıraç olarak görmesi ve cesaretlendirmesi de krize ivme kazandırmıştır."

Kaynak: Yeni Şafak

( Dr. Cengiz Topel MERMER, Röportajı | 19.06.2020 | Hasan HIZ – Yeni Şafak )

MİLLİ KALKINMA DOSYASI /// KORONAVİRÜS KRİZİ SONRASI GELİŞMELER : TÜRKİYE AÇISINDAN FIRSATLAR


İsmail Hakkı Yücel : KORONAVİRÜS KRİZİ SONRASI GELİŞMELER: TÜRKİYE AÇISINDAN FIRSATLAR

27 Nisan 2020

Küresel dünya bugüne kadar ya finans veya reel ekonominin kendisini çevirememesi sonucu krize girerdi. Bu defa alışık olunmayan bir durumla yüz yüze kalınmış ve bizatihi insanların kendi varlığına karşı yapılan bir saldırı ile karşı karşıya gelinmiştir. Bu yeni durum insanlık için küresel boyutta bir ilki oluşturmaktadır.

Saldırıya karşı insanlığın hafızasında bundan önce böyle bir şey olmadığı için saldırganın ne yapacağı nasıl davranacağı hususunda bir fikri olmadığından özellikle gelişmiş ülkeler konuyu başlangıçta önemsememişlerdir. Saldırganın acımasız olduğu geçen zaman içinde anlaşılmış ancak tecrübenin bedeli ağır olduğu görülmüştür.

Yaşanan krizin büyüklüğü insanın kendi varlığına karşı yapılması nedeniyle ekonomideki finans sektörü, reel ekonomi ve ulaştırma sektörü olmak üzere bütün tedarik zincirlerinin durmasına ve daha ileri giderek hayatın tüm faaliyetlerine müdahale etmesine sebep olmuştur.

İnsanlık karşılaştığı bu ciddi saldırının bilinmezliği içinde saldırgana karşı kendi varlığını korumak için el yordamıyla çare bulmaya çalışıyor. Problemin çözülmesinde yine insanın bugüne kadar ki birikimi kendisine yol gösterecektir.

Kriz Sonrası Gelişmeler

Bulaşıcı hastalık nedeniyle yaşanan bu büyük kriz döneminde toplumlar çok önemli tecrübeler elde etmiştir. Bilimin önemi bu dönemde hiç olmadığı kadar anlaşılır olmuştur. Bu nedenle araştırma ve geliştirme faaliyetleri artarken yetişmiş insanın istihdamına ihtiyaç beklenenden fazla olacaktır. Eğitim ve öğretimin nicelik ve niteliği özellikle ülkemizde sorgulanmaya başlanacaktır.

Çağımızın robot teknolojisinde sağlanan başarılı gelişmeler ve uygulamadaki verimlilik artışı katma değer artışını sağlarken üretimde sıfır hata imkanlarını da sunmaktadır. Önümüzdeki dönemde fabrikalarda akıllı makinelerin istihdamı artarak devam etmesi beklenmektedir. Gelişen hızlı teknolojiler ve üretim organizasyonları araştırma ve geliştirme bazlı çalışmalara yönelim beşeri sermayenin etkin kullanılmasıyla küresel rekabette çabalar daha da artacaktır.

Robotlar akıllı zeka ile fabrikalarda üretim araçları olarak işçilerin yerini alırken, evlerde hizmetçilerin, hastanelerde hemşire ve hasta bakıcıların yanında otellerde oda servislerinin görevlerini önümüzdeki süreçte artan oranda robotların devralacağı bir dönemin başlangıcını dünya yaşayacaktır.

Yeni çalışma prensipleri gelişirken sanal toplantılar, yeni iş disiplini ortaya çıkacak. Evde çalışma evde çalışma ile birlikte yeni bir iş ahlakı gündeme gelecektir.

Değişimin motoru teknolojidir. Teknolojinin ticarileşmesidir. Bulaşıcı hastalık sürecinde toplantılar dahi iletişim teknolojisinin sağladığı imkanlarla sanal ortamda yapılmaya başlanmıştır. Bunun da bir ekonomisi oluşuyor. Belki bundan sonra ev mimarisi yeni çalışma şartlarına uygun olarak evin bir odası uzaktan görüntülü çalışmalara uygun bir şekilde tasarımlanacaktır.

Bilim ve teknolojideki gelişmeler şehirleşmenin mimarisinde değişikliklere gitmesini sağlayacaktır. Yeni organizasyon ihtiyaçlarına uygun yeni yapılanmalar ortaya çıkacaktır. Sosyal yapılardaki davranış değişiklerine uygun fiziki yapıların da ortaya çıkmasına ortam hazırlayacaktır,

Değişimde geçiş dönemleri sıkıntılıdır.Turizmden geçinen insanların yeni döneme alışması gerekecektir. Bir çok sektörde çok ciddi değişimler olacaktır. Turizm sektöründe olduğu gibi sektör çalışanları içinde sıkıntılı bir dönem yaşanacaktır. İnsanların yaşadığı travma belli bir süre onların davranış biçimlerinde eski alışkanlıklarının yerine gelmesini engelleyecektir.

İstihdam tartışmalarında devre dışı kalan işler ve issizler hususu önümüzdeki süreçte tartışılırken diğer taraftan yeni iş imkanları ortaya çıkacaktır.

Tüm bu gelişmeler sosyal hayatta yerini alırken bunların hayata uyarlamasında yeni bir uyum hukukunun gündemde yer alması gerekecektir.

Virüs ile küresel dünyada bozulan tedarik zincirinin yeniden işlemesinin ülkeler açısından desteklenmesinin önemi büyük olacaktır. Burada uluslar üstü organizasyonlara büyük görevler düşecektir. Dünya Ticaret Örgütü gibi organizasyonlara.

Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ve yeni organizasyonel yapılar yanında sosyo-ekonomik yapılardaki hızlı değişim tartışmaları da beraberinde gündeme gelecektir. Teknolojideki hızlı gelişim ve sağlayacağı sosyo-ekonomik gelişmeler önümüzdeki süreçte ülkeler vatandaşlarına vatandaşlık parası verilmesi hususunu tartışmaya açacaklardır. Yeni dönemde ekonomik ve sosyal yapılar farklı boyutlara evrilecektir.

Makineler çalışıp üretecek ancak, makineler tüketmeyeceği için insanların tüketebileceği bir gelirlerinin olması gerekecektir. Bunun için her bireyin ülkenin GSYİH çerçevesinde temel ihtiyaçlarını karşılayacağı bir gelire sahip olması gerekmektedir. Bu gelire bireyin ulaşması devlet tarafından sağlanacaktır.

Blockchain teknolojisi dijital dünyanın yönetim sistemlerinin önemli aracı olacak. Yeni sistemin omurgasını oluşturacak. Blockchain bugüne kadar bilinen her şeyin değişeceğini de gösterecek. Yeni bir döneme geçişin altyapısını oluşturacak.

Uygulamaya konulan elektronik kartlar, dokunmadan para ödeme, internet üzerinden ödeme gibi işlemler paranın el değmeden mübadele aracı olmasını sağlamaktadır. Küreselleşen dünyanın ihtiyaçlarını karşılayacak sistemin kurulması tartışmaları önümüzdeki süreçte olgunlaştırılacaktır. Şeffaflık bu dönemde çok büyük önem taşıyacak.

Küreselleşen dünyada tartışılması gereken önemli bir başka konu beşeri sermaye konusudur. Yetişmiş insan meselesidir. Bilgi, çağın en büyük gücüdür. Bu nedenle yetişmiş insan ülkelerin en önemli kaynağıdır.

Gelişmiş ülkelerin başarısı beşeri sermayeye önem vermelerinden kaynaklanmaktadır. Yetişmiş insanlarını ülkelerinde temel bilimlerde ve uygulamalı bilimlerde çalışma ortamı hazırlarken yenilikçilik üzerinde yoğunlaşılarak araştırma ve geliştirme faaliyetlerini bir rekabet alanı olarak kullanmaktadırlar. Bu ülkeler kendi yetişmiş insanlarını etkin kullandıkları gibi bir de diğer ülkelerin yetişmiş insan gücünü ülkelerine çekmek için bu insanlara çeşitli cazip teklifler sunmaktadırlar.

Gelişmekte olan ülkelerin beşeri sermayesini gelişmiş ülkeler transfer etmeye devam ederlerse gelişmekte olan ülkeler teknolojinin kendi ülkelerinde üretilmesi değil üretilmiş teknolojiyi de bir süre sonra bu ülkeler kullanamaz hale geleceklerdir, Bunun sonucunda daha fazla fakirleşecek olan bu ülkeler insanlarının iyi beslenememeleri sonucunu doğuracaktır. İyi beslenemeyen insan toplulukları küresel toplum için bulaşıcı hastalık üretme alanları olarak görülebilir.

İyi eğitilmemiş ve fakirleşen ülkelerin insanları daha gelişmiş ülkelere doğru kitlesel göç etmeleri meseleleri önümüzdeki süreçte kamuoyunda gündem taşıyan konular arasında yer alacaktır.

Koronoravirüs salgını esnasında küresel dünyanın farklı ülkeleri krize karşı farklı tepkiler verdiği gözlenmiştir. AB ülkeleri içerisinde İtalya ve İspanya en derin şekilde bulaşıcı hastalıktan muzdarip olurken diğer birlik ülkeleri sınırları kapatıp uzaktan seyrettiği gözlenmiştir. Kaosu yaşayan bu ülkelerin travma sonrasında birliğe karşı nasıl davranış sergileyecekleri şu anda bilinmemektedir.

AB ülkeleri birlik anlaşması imzalandıktan sonra yine ilk defa kendi ülke sınırlarını birbirlerine karşı bu süreçte kapatarak Schengen serbest dolaşım sözleşmesini Koronavirus nedeniyle askıya alma gerçeğiyle yüz yüze kalmışlardır.

Küresel dünyanın üretim üssü olarak organize edilen Çin’in, virüs ile birlikte hammadde ve sanayi ürünlerinin diğer ülkelere ulaştırılması süreci kesintiye uğramıştır. Çin’e bağımlı hale gelen bu ülkelerin sanayileri zor duruma düşmüştür. Dünya için bu gelişme yeni bir dönemin habercisi olarak görülmektedir. Bu yeni durumu tüm ülkeler değerlendirerek yeni dünya düzenine uyumlu yeni politikalar üretmeleri beklenir.

Çin’in 1,4 milyar nüfusunun 120 milyonu zenginleri oluşturuyor. Gelir dağılımı birçok ülkede oluğu gibi çok farklılık gösteriyor. Aynı zamanda dünyanın üretim merkezi durumunda olan Çin’in bundan sonra üretim ve ulaştırma zincirinin kopması nedeniyle ithalatçı ülkelerin talebi azaltmaları beklenmektedir. Ancak bu durum ülkede üretim fazlası olmasına neden olacaktır. Ülkede oluşacak arz fazlası kapasitenin ne olacağı hususunda tartışma konu olacaktır. Dünya da bu yeni durumdan bir şekilde etkilenecektir.

Çağımızın bilim ve teknoloji ürünlerinin zaman ve mekan kavramını değiştirip küresel dünyayı bir köy büyüklüğüne indirdiği bir zamanda görme ve haberdar olma fırsatlarının sınır ve zaman tanımayan imkanları bireylerin ve toplumların taleplerini tüm boyutlarıyla artırmaktadır.

Refah, bilgi edinme, serbesti, hürriyet, hukuk, adalet ve çevre gibi insan ihtiyaçlarının asgari ölçülerde karşılanması talepleri önümüzdeki süreçte çözülmesi gerekenler listesinin önündeki sıralarda yer aldığını gözlemleyeceğiz. Küresel istikrar sözcüğü önümüzdeki süreçte fazlaca duyup telaffuz ettiğimiz kelimelerden oluşacak.

Demokrasi, sivil toplum güçlenerek refah toplumunun gelişmesini sağlama amacına hizmet etmek olmalıdır. Bilim ve teknolojinin gelişmesiyle sağlanan çok büyük imkanlarla devletlerin sağlığımız ve özel bilgilerimiz hakkında çok fazla bilgi sahibi olmaları insan hak ve hürriyetleriyle devletlerin toplum üzerindeki otoritenin dengelenmesi hususundaki terazinin kantarını demokrasinin zaafa uğratılmasının önüne geçmek için toplumun güçlü organizasyonlar geliştirmesi bu süreçte önem kazanacaktır.

Büyük kriz dönemlerinden geçişte devletin rolünün iyi belirlenmesinde entelektüel kesimlere büyük görev düşmektedir. Bunun yanında uluslararası kurumların güçlendirilmesi tartışılmaya açılacak konulardan olarak değerlendirilebilir. Uluslararası dayanışmanın öne çıkartılması yeni dönemin daha az sancılı geçişinin sağlanmasında anlamlı olacaktır.

Koronavirüs salgını sürecinde kamunun öncülüğünde gönüllü olarak halk kendisini korumak için evlere kapanarak izole etmiştir. Yaşanan olağan üstü durumun ortadan kalkmasıyla toplum bilgi birikim ve donanımı çerçevesinde yeni değerlendirmeler yapılacaktır.

Bulaşıcı hastalık nedeniyle küresel dünyada duran ekonomiler nedeniyle petrol talebinin de inanılmaz ölçüde düşmesine neden olmuştur. Küresel petrol talebi düşünce fiyatlarda düşmüştür. Ekonomileri petrole dayalı petrol üreticisi ülkeler varil fiyatı 70 ABD Dolarından 20’li ABD Dolarına fiyatların inmesiyle Rusya, Suudi Arabistan, Irak ve petrol üreticisi Afrika’nın bir çok ülkelerini önümüzdeki dönemde acılı bir ekonomik sürecin beklediği görülmektedir.

Diğer taraftan ABD’de kaya gazı üreticisi bir çok firmanın petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle iflası beklenmektedir. Bu durum ABD başkanlık seçiminin yapılacağı 2020 yılında nasıl bir siyasi etki yapacak bunları dünya olarak gözlemleyeceğiz.

Türkiye Açısından Fırsatlar

Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik coğrafya bu dönemde bilim, akıl ve tecrübe ile ortak aklın ön planda tutulmasıyla büyük fırsatlarla karşılaşabilir. Doğru ve etkin kararların alınabilmesi için mutlaka ortak aklın ön planda tutulması gerekmektedir. Ülke varlıklarının etkin kullanımı sağlanma yöntemleri ortaya konulmalı ve bunun için öncelikle varlıkların neler olduğu ve bunlarla neler yapılabilirin bilinmesi gerekir.

Ülkenin en değerli varlığı beşeri sermayesidir. Bunları verimliliğin artırılması ve amaçlanan sonuca ulaşılması için hangi organizasyonlarda kullanılacak ayrıntılarıyla acilen belirlenmesi yoluna gidilirken diğer varlıkların neler olduğu ortaya konulmalıdır. Neyinizin olduğunu bilmeden ne yapacağınızı bilemezsiniz. Yol haritası ciddi çalışmalarla belirlenmelidir.

Plan ve program bu kritik dönemin en önemli yol göstericisi olacaktır. Kıt kaynakları en etkin bir şekilde kullanma ihtiyacı vardır. Günlük politikalarla başarıya ulaşılamaz. Bu kritik süreçte konular küresel boyutta ele alınmalıdır.

Ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi etkinliğinin artırılmasının esasını yüksek teknolojiye sahip olmakta yatmaktadır. Yüksek teknolojiyi hiç kimse size vermez çünkü stratejiktir. Mutlaka kendinizin üretmesi gerekir. Bunun yolu da iyi bir organizasyondur. Beşeri sermaye, araştırma altyapısı, mali kaynak ve iklim ister ileri teknoloji geliştirme işi. Bir başka önemli gereklilik kararlı olmak ister. Teknolojiye sahip olmak kolay değildir. Sonuçta teknoloji üretim bilgisidir ve ülkenin küresel dünyadaki yerini belirler.

Koronavirüs Türkiye’de bilimin ve teknolojinin öneminin zihinlere yerleşmesinde önemli bir katalizör görevi üslenmiştir. Bulaşıcı hastalığın ortadan kalkması için herkes bilim insanlarının aşı veya ilaç üretip üretmediği hususunda hastalık sürecinde pür dikkat kesildiği gözlenmiştir. Bu Türkiye için önemli bir gelişmedir.

Yüksek teknolojiye sahip olmak için araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin bir program dahilinde güdümlü projelere geçilmesiyle başlar. Ülkenin ihtiyaçlarına uygun olarak bu alanın kısa, orta ve uzun planlamalarının yapılması gerekmektedir. Esas olan yeni ve ileri teknolojik ürünün geliştirilip üretilmesi ve küresel pazarlara sürülmesidir.

Türkiye ekonomisini hızla bu kriz ortamından çıkartarak küresel tedarik zincirinin bir parçası haline getirmek gelecekteki fırsatları yakalamak açışından önemli görülmektedir. Bunun için sanayi envanteri içerisinde üretime geçebilecek olan ürün ve teknolojik üretim bilgilerinin sonuçlanmasına ve ürüne dönüşmesini sağlayacak organizasyonların önceliklendirilmesi aciliyet taşımaktadır. Diğer taraftan teknolojik desteklerle ürünün iyileştirilmesi hususları öncelikle değerlendirilmeye alınmalıdır. Tüm bu çalışmalar yeni ürünlerle küresel pazardan daha fazla pay alma başarısı sağlamak için olmalıdır.

Türkiye’nin ileri teknoloji meselesini çözebilmesi için kısa vadede doğru politikaların izlenmesi, bilime önem verilmesi, üniversitelerin güçlendirilmesi ve özel sektörün desteklenip üretkenliğinin artırılması gerekmektedir. Diğer taraftan şeffaflığın ve denetlenebilirliğin öncelikli çözülmesi gereken alanların başında yer alması gerektiği göz ardı edilmemelidir. Kritik zamanlarda oluşturulacak güven çok önemlidir.

Bu yeni dönemde üretmeden tüketme alışkanlığını Türkiye bir kenara bırakabilirse ki bırakmak durumunda bir daha borçla yaşamaktan ve sürekli cari açık vermekten kurtulacaktır. Kronik cari açık problemini aşan bir Türkiye ekonomik, sosyal ve siyasi olarak yeni bir döneme geçecektir.

AB ve komşu ülkeler ile diğer dünya ülkelerinin ihtiyaçlarının üretici diğer ülkelerden önce harekete geçerek bu ülkelerin pazar ihtiyaçlarını karşılayarak küresel tedarik zincirinin içerisinde etkin bir şekilde yer alabilmelidir. Bunun için zamanın çok verimli ve etkin kullanılması gerekmektedir.

Küresel tedarik zincirinin merkezinde yer alan Çin’in bundan sonra tekrar piyasalarda vergileri düşürerek pazarlardan aldığı payı korumaya çalışacaktır. Bu nedenle ürün fiyatlarının düşmesi beklenebilir. Bu ürünler Çin’de ucuz oradan almaya devam edelim oyununa gelmeden yaşanan tecrübelerden yararlanarak politikaları ona göre geliştirmek gerekmektedir.

Tarım vazgeçilmez bir alandır. Sürdürülebilir gıda güvenliği sağlık ve güvenlik kadar ötelenemeyecek bir alandır. Onun için tarım ve hayvancılık sektörü ülke içinde kesintisiz bir şekilde üretilme politikalarına sahip olmalıdır.

Büyük tarım potansiyeline sahip olan Türkiye coğrafyası projelendirilerek etkin tarım teknolojileri kullanılarak yüksek verimlilikte sağlıklı ürünlerin üretilmesi politikalarıyla desteklenmelidir. İnsanımız yanında körfez ülkeleri ve Rusya gibi gıda talebi olan ülkelere ihracat boyutlu programlamak önem taşımaktadır. Türkiye’nin tarım topraklarının ve uygun iklim yapısının kendi halkını besleyebileceği gibi komşu ülkeleri de besleyecek üstünlüklere sahip bulunmaktadır. Küresel çevre ve iklim değişimleri gıdanın önümüzdeki süreçlerde daha stratejik bir alan olarak gündeme geleceği beklenmektedir.

Tarımın stratejik bir alan olarak belirlenmesinin önemi ortadadır. Bunun için tarımda kullanılan yerli tohumun geliştirilmesine öncelik verilmelidir. Diğer taraftan hayvancılık konusu yerli ırkın geliştirilmesi ve ülkenin iklim ve bitki örtüsüne uygun bir hayvancılık politikasının geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi önem taşımaktadır.

Koronavirüs sonrasında duran ekonomiler nedeniyle işsizler ordusuna katılanların sayısındaki artış hususu çözülmesi gereken konular arasında yer almaktadır. İstihdamın hızla düşmesiyle işsiz kalan insanların hayatiyetlerini devam ettirebilmeleri için söz konusu bu kesime acil yardım yapılması gerekmektedir.

Diğer taraftan işsiz kalan kesim dışında işyerleri kapatılan küçük esnafın zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak programların hazırlanıp hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Ekonomik sistemin kendisini yeniden çalışır hale getirene kadar tüm ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesi bu dönemde önem taşımaktadır. Devlet tarafından yardıma muhtaç duruma düşen insanlara yardım edilmesi bu sürecin tahribatının minimuma indirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Kriz nedeniyle zor durumda kalan vatandaşların desteklenerek ayakta tutulması sosyo-psikolojik açıdan kriz sonrası yeni bir hayata geçildiğinde Türkiye’ye psikolojik üstünlük sağlayacaktır.

Kriz sürecinde ekonomik sıkıntıya bir şekilde düşen kritik firmalara kamu ortak olmalıdır. Türkiye bu kriz sürecinde hadiselere küresel boyutta bakabilmeli ve kendi oyununu kendisi kurmalıdır.

Bulaşıcı hastalık sonrası küresel pazarlarda üstünlük sağlamak için teknolojide yeterlilik ve gelecek vadeden KOBİ mahiyetindeki özellikli firmalar tespit edilerek devlet bu firmalara işletme sermayesi vererek ortaklık kurmalıdır.

Bugünün teknolojik şartları hangi firmalar ne durumda kamuya bu bilgiyi verme şansına sahip bulunmaktadır. Bu firmalar küresel rekabet gücüne sahip olunca firmadaki kamu payı İstanbul Borsasında piyasaya açılabilir. Bu organizasyon ülkeye ekonomik olarak bir üste sıçrama fırsatı verebilir.

Küresel Koronavirüs salgını mücadelesinde Türkiye’nin dış politikada bölgesel meselelerde rahatlama ihtimali yüksek görülmektedir. Konjonktürel olarak bu süreçte ülkelerin kendi sağlık meseleleriyle uğraşmak mecburiyetinde kalmaları küresel meselelerde bir gevşemeye yol açabilir.

Türkiye Suriye meselesinde biraz rahatlama yaşarken Doğu Akdeniz’de yeraltı kaynakları bölüşümü hususunda bölge ülkeleriyle ortak payda da buluşulamayan hususlarda biraz gevşeme görülebilir. Diğer taraftan Libya konusunda da imkanlar ortaya çıkabilir. Bunda küresel dünyadaki gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarındaki çok hızlı düşme etkin olabilir.

Bölgesel ülkeler ve onların destekçileri ortaya çıkartılması beklenen petrol ve doğal gazın tüketiciye ulaştırılmasında meydana gelecek fayda/maliyet analizi sonrasında sonucun bundan negatif etkilenmesi muhtemeldir. Kar/zarar analizinde meydana gelecek olumsuzluk projenin fzibl olmayan yapısını etkileyecektir. Böyle bir kararın Türkiye’ye karşı küresel güçlerin siyasi baskı isteklerinin azalmasına neden olacaktır. Bu durum da Türkiye’ye zaman kazandıracaktır.

Türkiye’nin elde edeceği başarının sırrı krizde süreçleri iyi bir organizasyon ile sürdürüp dinamik bir üretim ve üretici kesimiyle krizden psikolojik üstünlükle çıkmasına bağlıdır. Türkiye’nin bilgi, birikim ve tarihi tecrübeleri bunu başarmasına imkan sağlayacak güçtedir.

Sonuç

Yaşanan küresel boyuttaki krizden yeni tecrübelerle daha güçlü ve hakkaniyet ölçülerinde işbirliği yapabilen yeni bir dünyanın inşası; planlı, program, akıl, bilgi ve tecrübeyi bir araya getiren iyi bir organizasyonla sağlanabilir.

Kaynaklar:

İsmail Hakkı Yücel, Sanayide Robot Teknolojisi, uygulaması Ve Önemi, DPT yayınları, 1991.

İsmail hakkı Yücel, Bilim-Teknoloji Politikaları Ve 21. Yüzyılın Toplumu, DPT yayınları, 1997.

İsmail Hakkı Yücel, Türkiye’de Bilim Teknoloji Politikaları Ve İktisadi Gelişmenin Yönü, DPT yayınları, 2006.