FİNANS DOSYASI /// Kredi kartı kullananlara çok önemli uyarı : Mağdurlar artıyor, bu noktaya dikkat !


Kredi kartı kullananlara çok önemli uyarı : Mağdurlar artıyor, bu noktaya dikkat !

Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, "Sosyal medya üzerinden yapılan alışverişlerde son dönemde tüketici mağduriyeti arttı. Sosyal medyadan satış yapacak firmanın ilanının yayınlandığı mecrada ticaret sicil numarasının bulunması gerekiyor. Bunun yanında sabit telefon, açık adres, mesafeli satış sözleşmesi ve cayma bildirimi konusunda da bilgilerin yer alması gerekiyor" açıklamasında bulundu.

Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, sosyal medya üzerinden yapılan alışverişlerde son dönemde tüketici mağduriyetinin arttığını söyledi.

Ağaoğlu, AA muhabirine, "Facebook", "Instagram" ve "Twitter" gibi sosyal medya platformları üzerinden yapılan alışverişlerde dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tüketicilerin, mağdur olmaması için haklarını bilmesi, satış yapan firmaya da dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Ağaoğlu, şunları kaydetti:

"Sosyal medya üzerinden fotoğraflar yayınlanıyor. Bu fotoğraflara aldanan, fiyatı düşük bulan tüketiciler yeterli incelemeyi yapmadan sipariş veriyor. Ama kargonun verdiği paketi de görünce hayal kırıklığı yaşıyorlar. Sosyal medya üzerinden yapılan alışverişlerde son dönemde tüketici mağduriyeti arttı. Oysa tüketici kanunu uzaktan satışlarda tüketiciyi koruyucu önemli düzenlemeler içeriyor. Sosyal medyadan satış yapacak firmanın ilanının yayınlandığı mecrada ticaret sicil numarasının bulunması gerekiyor. Bunun yanında sabit telefon, açık adres, mesafeli satış sözleşmesi ve cayma bildirimi konusunda da bilgilerin yer alması gerekiyor."

"KART BİLGİLERİNİ SAKLIYORLAR"

Mağdur olan tüketicinin muhatap bulamadığı için tüketici hakem heyetlerinde olumlu sonuç alamadığını ve olayın adliye taşındığını aktaran Ağaoğlu, "Bu sitelerden kredi kartı ile alışveriş yapıldığından bu kartların bilgileri depolanıp daha sonra tüketicinin rızası dışında harcamalar yapılabiliyor. Dikkatli olunmalı." diye konuştu.

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) İzmir Şube Başkanı Cevdet Uçan ise sosyal medya üzerinden yapılan satışlarda firma gerçekliğinin sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Son aylarda bu yüzden hakem heyetlerinden tüketicinin aleyhine kararlar çıkmakta. Örneğin, bir tüketici, sosyal medya üzerinden cep telefonu siparişi veriyor. Kargosunu alınca içinden telefon yerine plastik su şişesi çıktığını görüyor. Orada tutanak tutturuyor. Bize ulaşıyor. Biz de satıcının kaydı olmadığı için tüketicimizi savcılığa gönderdik. Sonucu bekliyoruz."

Uçan, tüketicilerin bu mağduriyetlerinde eğitim seviyelerinin değil tüketici bilinçlerinin yüksek olması gerektiğini belirtti. Bazı tüketicilerin mağduriyetlerinin küçük rakamlar olduğundan dolayı başvuruda bulunmadığını dile getiren Uçan, tüketicilere 1 lira bile olsa haklı kazançlarının peşinin bırakmaması gerektiğini ifade etti.

FİNANS DOSYASI /// Türkiye’nin zenginleri Malta vatandaşlığına geçiyor : Listede Sabancı ailesi de var


Türkiye’nin zenginleri Malta vatandaşlığına geçiyor : Listede Sabancı ailesi de var

Malta vatandaşlığına geçen Türk zenginlerin arasında Sabancılar da var. Çeşitli ülkelerden 3 bin kişinin yer aldığı listede bu yıl Sabancı ailesinden birçok isim bulunuyor.

Yatırım karşılığı vatandaşlığa yoğun ilgi

Türkiye’nin sayılı zenginleri, emlak satın alarak Malta’da her yıl belli sayıda yabancı yatırımcıya vatandaşlık verilmesini sağlayan ‘Citizenship by Investment’ (Yatırımla Vatandaşlık) programından yararlandı.

Vatandaşlığa girenlerin listesi, Malta’nın Resmi Gazetesi’nde ilan edildi. Malta yasalarına göre en az 650 bin euroluk (yaklaşık 4 milyon lira) gayrimenkul yatırımı vatandaşlık hakkı alınmasını sağlıyor.

2017’de gelir vergisi rekortmenleri arasına 10’uncu sıradan giren Gönenç Gürkaynak ve avukat eşi Serra Ayşe Başoğlu Gürkaynak da Malta vatandaşlığını alanlar arasında.

Kurukahveci Mehmet Efendi adıyla bilinen kahve şirketinin marka sahipleri Hulusi Kurukahveci, Nezlihan Akyürek Kurukahveci, Hulusi Doruk Kurukahveci de vatandaşlık için Malta’yı seçen zenginlerden.

Ünlü ilaç şirketi Abdi İbrahim’in patronu Nezih Barut, kardeşi Nesrin Esirtgen ve oğlu İbrahim Barut, Orta Anadolu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Karamancı, Reha Tekstil’in sahibi Mehmet Reha Demirdağ, Arvento Genel Müdürü Özer Hıncal gibi isimler de artık Maltalı.

Sabancılar’ın Malta ilgisi

Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör’ün haberine göre, Malta vatandaşlığına geçen Sabancılar şöyle: “Sabancı Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Sabancı’nın kızları Çiğdem Sabancı Bilen ve Suzan Sabancı Dinçer, Suzan Sabancı Dinçer’in çocukları Ceyda Sabancı Dinçer ve Haluk Akay Sabancı Dinçer, Çiğdem Sabancı Bilen’in eşi Faruk Bilen ve iki çocuğu (Gözdem ve Gizem Bilen), Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şevket Sabancı’nın torunları Can Köseoğlu, Kazım Köseoğlu, Zeynep Köseoğlu, Irmak Köseoğlu.”

Forbes’a göre, Çiğdem Sabancı Bilen’in serveti yaklaşık 1 milyar 200 milyon dolar (yaklaşık 6,45 milyar lira), Suzan Sabancı Dinçer’inki ise 1 milyar doların (yaklaşık 5,35 milyar lira) üzerinde.

FİNANS DOSYASI /// DR. AZİZ KAYA : Yeni dijital ekonomi modeli için çalışmalar başladı


DR. AZİZ KAYA : Yeni dijital ekonomi modeli için çalışmalar başladı

KAYNAK : http://www.star.com.tr/guncel/yeni-dijital-ekonomi-modeli-icin-calismalar-basladi-haber-1383767/

Global ekonomi dijital bir dönüşüm yaşıyor ve son hızla gelerek bizim de kapımıza dayandı. Her şeyin dijitalleştirilmesi ile yeni akıllı dijital ağlar kuruluyor; dağıtım kanalları, fiyat stratejileri, ödeme biçimleri, hedef kitle ve pazarlama anlayış ve biçimi değişiyor. Bu kapsamda geliştirilen yeni model tüm dünyanın güvenle ve kolaylıkla kullanabileceği altın temelli bir elektronik cüzdan, harcama ve transfer sistemi ‘’Altın Cüzdan‘’

Dijitalleşen dünyada bir günde milyonlarca bağlantı kuruluyor. Bu bağlantılar insanlar, cihazlar, işler, veriler ve süreçler arasında kuruluyor. İlginç şeyler oluyor bu ilginçlikler nesneler arasında, insanlarla insanlar arasında, insanlarla nesneler arasında kuruluyor. Geleneksel bağlantıların yerini dijital ekonominin bel kemiği olan hiper bağlantılar alıyor.

Tüketici (B2C) de, endüstriyel (B2B) müşteri de, kendisi için en uygun zaman, yer ve koşulda ürün ve hizmet almak istiyor. Müşteriler, kesintiye uğramadan, çok kanal seçeneği (online mağaza, uygulama vs.) ile, doğrudan ve kişiselleştirilmiş deneyimlerle, markalarla etkileşim kurmayı tercih ediyorlar.

Dijital ekonomi sayesinde, 2025’li yıllarda ABD gibi merkezi üretim veya Çin gibi belli başlı üretim yerleri yerine, yerel üretimin %47’lere çıkması ve girişimcilik maliyetinin %90 azalması bekleniyor.

Dünyada ilk ve tek altına dayalı harcama sistemi olan Altın Cüzdan’ın yaratıcı ve yöneticileri Dr. Aziz Saka ve Sunay Derinbay, Rusya Devlet Başkanı tarafından, Moskova State Üniversitesi’nin yürüttüğü Dijital Ekonomi projesinde, Türkiye Ekonomisinin Dijital Dönüşümü Komisyonu’nun Başkanı olarak çalışmalara başladı.

Dr. Aziz Saka, yeni dijital ekonomi modelini; devletlerin katkıları ile ürün ve hizmetler için gerekli olan kaynak, yeni iş ve pazar modelleri sağlayan küresel bir sanal platform olarak tanımlıyor.

Rusya bu projeye, Ekonomi ve Kalkınma Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Telekom ve Kitle İletişim Bakanlığı, Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Rusya Analitik Merkezi Hükümeti yanı sıra Rostec, Roscosmos gibi Rusya’nın dev şirketleri, önde gelen teknik üniversiteleri ve başlıca bilim merkezlerinin katkıları ve işbirlikleri ile geçiyor.

Ülkemizin mevcut üniversiteleri, kapımızı zorlayan dijital ekonomiye geçiş döneminde, bu yeni tip ekonominin teknik alt yapısını hazırlayarak geliştirebilecek ve uygulamaya geçirerek yaygınlaşmasını sağlayabilecek uzmanlar yetiştirmeye son derece elverişli…

Dijital ekonomide üretim istikrarını sağlamak kadar yeni ödeme biçimlerinin kurgulanması da önem kazanıyor.

Bu sistemin Türkiye’ye entegrasyonunu sağlamak için seçilecek uzmanlara ‘Dijital Teknolojiler, inovasyonlar ve Yönetim Enstitüsü’nde 1 yıllık bir eğitim verilecek.

Global şirketler “gönüllü bulut” modeli ile satılan ürün ve hizmetlerin sürekliliği ile hiç bir pazarlama masrafı yapmadan, sadece üretim aşamasında %5-10 gibi bir ön ödeme yaparak %100 oranında bir gelir elde edecek.

Oluşan yeni koşullarda, küresel endüstriyel ekosistem platformunun operatörü hiç bir kısıtlama altında kalmadan tercihini kullanan tüketici olacak. Diğer bir deyişle, bu yeni şartlarda üretimin gerçek bir üretim olduğu yeni bir iklim oluşacak. Endüstriler arasındaki sınırlar yavaş yavaş ortadan kalkacak. Tüketici hakları, yaygınlaştırılmış standart tanımlamaları, kuralları ve metodolojileri ile ekosistemler üzerinden korunacak. Satışlar bireysel olarak endüstriyel ekosistemler üzerinden yapılacak ve ne depolara ihtiyaç olacak ne de elde satılamayan ürün kalacak.

Bu sistemde üye ülkeler için avantajlar nelerdir?

Yeni düzene geçerken harcanacak olan bütçenin ekonomik olması ve daha sonra ek bir devlet yatırımına ihtiyaç olmaması. Yüksek teknoloji ihracatının artması. İthalatın ikamesinin sağlanması, ticari aktiviteleri teşvik etmesi, profesyonellerin bağımsız hareketliliklerinin sağlanması, uzaktan işçiliğin yaygınlaşması ile endüstriyel merkezlere göçlerin azalması, üye ülkeler için küresel kaynaklara ulaşmanın kolaylaşması, gereksiz ödemelerin ve aracıların ortadan kalkması ile ülke ekonomisinin gelirinin artarak kişi başı milli hasılanın yükselmesi ve ekonominin saydamlaşması ve yer darlığından buraya yazılamayan birçok avantajı olacak.

Bu sistemin işletmeler için avantajları nelerdir?

En başta maddi kaynaklarının kullanımında tasarruf yapacaklar. Kolaylıkla işbirliklerine girebilecekler, ortaklar bulabilecekler, son kullanıcıya kolayca ulaşabilecekler. Ham madde bulmak için tedarikçi zincirlerine ihtiyaç duymayacak, aracılardan kurtulacaklar. Bir işe başlamak istediklerinde önlerine çıkan engeller azalacak. Yeni ürün ve teknolojileri çabuk öğrenecekler, endüstriyel internet ve ağ bazlı fikir üretimi geliştirecekler. Akıllı fabrikalar kuracak ve ağ bazlı üretim yapacaklar. Yeni ürünler geliştirecek ve belirgin şekilde üretim süresini kısaltacak yeni üretim modellerine geçecekler.

Üniversiteler gerçek bir ekonomi projesi içerisinde yer aldıkları için işverenin ve ekonominin ihtiyacı olan uzmanları yetiştirecekler, proje ortakları ile en iyi küresel tecrübeyi yaşayacaklar, ağ üzerinde küresel uygulamalara sorunsuz ulaşabilecekler, tecrübe edinebilecekler, gerçek ticaretin içinde mühendislik yeteneklerini geliştirecekler, yüksek teknoloji ekipmanlara ve uluslararası yeniliklere katılmaya hızlı reaksiyon gösterebilecekler.

Ama en önemlisi halk yani tüketiciler daha güvenli daha ucuz ürünlere daha kolay ulaşabilecekleri gibi, uzun vadeli işlere grime potansiyelleri artarak çok daha kaliteli bir yaşama kavuşacak.

Doların son dönemlerde TL karşısında artışının ülkemizin her bir vatandaşına verdiği zararların boyutları inkâr edilemez seviyelere ulaştı. Bu konu üzerinde düşünen, araştıran yorum yapan çok değerli birçok uzmanımız var ve medyada sürekli bu uzmanlarımız görüşlerini, yorumlarını aktarıyorlar. Biz yorumları yine onlara bırakmayı tercih ediyoruz ve uzun yıllardır bu nedenlerin hiç değilse bir kısmını ortadan kaldırmak için elimizden geldiğince çabalıyoruz. Altın Cüzdan’ı başlatmamızın temel nedeni de budur.

Altın Cüzdan nedir?

https://www.altincuzdan.com altın temelli bir elektronik cüzdan, harcama ve transfer sistemidir, gerek altın yatırımı yapmakta gerek altın temelli harcama yapmakta kullanılır, cüzdan sahipleri arasında hızlı ve güvenilir bir transfer aracıdır. Altın Cüzdan fiziksel karşılığı olması nedeni ile kur riskine daha az duyarlıdır. İslami Finans gereklerine tam uyumlu olup, katılım bankacılığı araçları ve işleyişine de uyumlu olması nedeniyle tüm dünyanın güvenle ve kolaylıkla kullanabileceği bir sistemdir.

Altın Cüzdan geliştirmiş olduğu sanal ve ön ödemeli ALTIN KART üyelik kartı sayesinde, ALTIN ile alışveriş yapılabilmesini sağlamaktadır. Böylece özellikle ithal ürünlerde uygulanan dövize duyarlı farklılıklardan ötürü oluşan enflasyonu ortadan kaldıran bir ödeme sistemidir.

FİNANS DOSYASI : İşte Dünya’da 2017’de Milyar Dolar kazanan Kimya Tröstleri – Billion-Dollar Club


3202169

Billion-Dollar Club

LİNK : https://chemweek.com/cw/billion-dollar-club-2017

Bock: BASF grabs top spot for ninth time in ten years.

For the ninth time in 10 years, BASF has claimed the top spot in CW’s annual ranking of the industry’s largest companies by revenue, with Sinopec and Dow Chemical, respectively, once again rounding out the top three. The top six companies —BASF, Sinopec, Dow, Formosa Plastics, ExxonMobil and Sabic—are, as a group, also the same as last year, although Formosa has moved up a couple of spots.

Not only does this year’s leaderboard look quite similar to that of last year, profit and revenue trends were similar, as well. For the second consecutive year, the companies ranked in CW’s billion-dollar club saw declining revenues and rising profits. Average revenue among the 101 ranked companies totaled $10.59 billion in 2016, down 2% year-on-year (YOY). Median revenues were down 3% YOY to $6.5 billion. The declines were similar in 2015.

BASF once again was the only company to top $50 billion in chemicals revenue in 2016. Four companies—BASF, Sinopec, Dow, and Formosa Plastics—topped $40 billion, the same figure as last year.

Among the top 10 companies, Sinopec and Ineos were the only ones to report YOY revenue increases in local currency, although Sinopec’s dollar revenues were hit by exchange rates. Similarly, only two companies in the top 10—Dow and LyondellBasell —reported YOY declines in operating income. Some 63 of the 101 companies in CW’s ranking saw revenues decline during 2017, but only 31 companies saw operating income decline.

Indeed, profits showed solid growth. Average chemical operating income at the 101 companies rose 13% YOY to $1.35 billion. Median profits were up 7% to $711 million. These figures represent 12.7% of average sales and 10.9% of median sales, respectively. Disciplined operational management has been a key theme for many chemical makers in recent years.

Note that several companies with substantial chemical operations did not report chemical revenues. These include ChemChina, Koch Industries, Shell, and Total. Some of these companies did not respond to CW’s requests for information.

Regional variation

3202170
Yupu: Sinopec steady at #2; tops in APAC.

The 101 companies in CW’s ranking were roughly evenly split between the Americas, APAC, and EMEA. Of the three regions, the largest companies were in EMEA. The average EMEA company generated $11.4 billion in revenue in 2016 and $1.54 billion in operating income; with the medians standing at $8.13 billion, and $858 million, respectively. Profits were up 17% YOY on average in EMEA, and 8% YOY at the median. The average sales figure was flat YOY, while the median sales figure fell 2%.

APAC firms reported $10.5 billion in sales on average, and $6.39 billion in sales at the median, down 3% and 2% YOY, respectively. Operating income in APAC rose strongly: up 22% YOY at the average to $1.19 billion, and up 13% YOY at the median to $672 million.

Companies in the Americas reported the weakest profit growth, with median profits actually down 4% YOY to $589 million. Average profit in the Americas increased, but only slightly—it was up 2% YOY to $1.31 billion. The 38 companies headquartered in the Americas were also the smallest, on average, in CW’s ranking. Average revenues for Americas firms fell 3% YOY to $9.94 billion. Median revenues, meanwhile, were down 5% YOY to $5.59 billion.

The figures are based on company reports, and may not line up perfectly with last year’s billion-dollar club, due to differences in the data set. These differences may occur as a result of changes in corporate reporting practices, or the exclusion of firms that fell below the $3 billion revenue threshold in 2016.

New day coming?

Market conditions in 2016 represented a continuation of the status quo for much of the industry. Demand growth was tepid and variable, although usually positive. Low energy prices were a blessing for some chemical producers, and a curse for others, although the latter group has mostly adjusted to the new energy normal. Agchems markets mostly remained weak.

But political uncertainty grew through the year, and megamergers point new competitive landscape for the industry in the near future. “Political uncertainties in particular have rarely been this high,” BASF chairman Kurt Bock said in a letter to shareholders in February. “The impact of Brexit remains unpredictable; it affects our competitiveness as well as that of our customers in our home market of Europe, where, moreover, important elections are taking place. Protectionism is may seem sweet at first, but it is poison. Around the world, we are seeing a trend toward trying to create prosperity through isolation rather than cooperation.” And while industry has cheered many of the Trump administration’s regulatory initiatives, many executives have expressed apprehension about trade policy and the general unpredictability of the still-new US president.

3202171
Liveris: Dow at #3, would top ranking with DuPont.

Emerging-market producers are aware of these uncertainties, as well. “Looking ahead to 2017, we expect the global political and economic landscape to become more complex, with international oil prices hovering at low levels,” Sinopec chairman Wang Yupu said in the company’s annual report. Yet Sinopec also “[believes] that more positive trends will emerge in China’s economy, driving faster growth in domestic demand for petroleum and petrochemical products.”

Domestic demand for chemicals in China grew in 2016, although rates varied. Ethylene equivalent consumption was up 3.0% YOY, synthetic resin consumption 5.1%, and synthetic fiber consumption was up 2.6%, according to Sinopec. GDP growth in China continued to decline—to 6.7% in 2016, compared with 6.9% in 2015 and

7.4% in 2014.

In North America, chemical makers are looking to cheap feedstocks to create a competitive advantage despite tepid domestic demand growth. US chemicals production volumes grew by just 0.9% in 2016, according to ACC, while GDP grew 1.6%. Yet Dow Chemical led the industry in capital expendtiures in 2016, with $3.8 billion (see table). Five of last year’s top 10 companies in capital spending were based in North America, and a sixth—Sasol—is building a major petrochemical complex on the US Gulf Coast.

Dow chairman and CEO Anderew Liveris emphasized the company’s capital plans in his annual letter to shareholders in February. “Our expansion in Louisiana and the startup of one of our polyethylene facilities in Texas show what we can expect from these $6-billion investments as they take US-sourced ethane and propane from shale gas and convert them into vital products for the US and overseas consumers,” Liveris said.

That letter, of course, will be Liveris’ last as chairman of Dow Chemical. Dow’s $130-billion merger with DuPont closed in late August, and the combined company would easily take the top spot in CW’s billion-dollar club ranking. Dow and DuPont together generated $72.7 billion in revenue during 2016.

But the new leader’s reign will be brief; DowDuPont will become three separate companies by the beginning of 2019. After some recently announced changes to the proposed spin-offs (p. 7), all three of them would have had revenues north of $20 billion last year.

The churn at Dow and DuPont, two iconic firms temporarily joined together, mirrors the the overall industry. Bayer spun off Covestro and is now acquiring Monsanto. DuPont, of course, spun off Chemours prior to merging with Dow. Air Liquide has become the top industrial gases producer—and nearly cracked the top 10 overall—thanks to its acquisition of Airgas. But, like DowDuPont, Air Liquide’s reign will be brief, as Linde and Praxair have agreed to merge.

Meanwhile, Sherwin-Williams has become the world’s top coatings maker after the acquisition of Valspar; the two firms combined for $16 billion in revenue in 2016. Bayer and Monsanto would combine for $23.9 billion in 2016 revenues; Huntsman and Clariant would combine for $15.4 billion; Linde and Praxair for $28.4 billion. Many of these deals will surely also result in major divestitures, for both regulatory and strategic reasons. The relative stability of the last few years may yet prove to be fleeting.

Dustin Smith and Robert Westervelt also contributed to this article.

Footnotes

All figures in millions of US dollars. Ranking includes companies with chemical revenues of more than $3 billion for fiscal years ending 1 July 2016 through 30 June 2017.

a: excludes nonchemical businesses b: includes intersegment sales c: changed organizational reporting structure and/or significantly altered chemical operations d: operating income represents EBITDA e: operating income represents net income q: fiscal year ended 31 March 2017 qq: fiscal year ended 30 June 2017 qqq: fiscal year ended 30 September 2016 qo: fiscal year ended 31 October 2016 qm: fiscal year ended 31 May 2017

NA: not available NM: not material. *In local currency

Exchange rates used for dollar conversion based on rates at end of each company’s respective fiscal year. As of 31 December 2016, $1.00 = €0.05; ¥116.7; 3.75 Saudi riyals; 6.95 renminbi; 3.25 Brazilian reais; 8.62 Norwegian kroner; 1.02 Swiss francs; 0.81 British pounds; 35.76 Thai baht; 60.8 Russian rubles; 32.3 New Taiwan dollars; 1,203.5 South Korean won; 4.48 Malaysian ringgit; and 20.67 Mexican pesos. As of 30 September 2016, $1.00 = 1.30 Australian dollars. As of 31 March 2017, $1.00 = ¥111.2 and 64.75 Indian rupees. As of 30 June 2017, $1.00 = 12.96 South African rand.

3204117

3204118
3202174

3202175
3202176

2018 DÜNYA KİMYA TRÖSTLERİ TABLOSUNU BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.