FIKRA : RİZELİ DURSUN’UN KAZASI 😊


RİZELİ DURSUN’UN KAZASI 😊

Rize’de kaza geçiren bir işçi, olayı ayrıntılarıyla anlatmak için şantiye şefine bir mektup yazmış ki, evlere şenlik. İtiraf etmek gerekirse, klasik Karadeniz fıkralarından biri sandım ama değilmiş. Bire bir gerçek bir hikaye… "Sayın şantiye şefim, iş kazası tutanağında planlama hatası diye yazmıştım.

Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı bilgi istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıdaki gibi olmuştur:

Bildiğiniz gibi ben duvar ustasıyım.

İnşaatın 6. katında işimi bitirdiğimde, biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg olduğunu sandığım bu tuğlaları aşağıya indirmem gerekiyordu. Bunun için bir varil buldum.

Ona sağlam bir ip bağladım. 6. kata çıkıp, ipi bir çıkrıktan geçirerek, ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya inip, ipi çekerek varili 6. kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp, tekrar yukarı çıktım. Tüm tuğlaları varile doldurup aşağı indim. Tam ipin ucunu çektim ki, kendimi havalarda buldum. Ben yaklaşık 70 kiloyum.

250 kiloluk varil aşağı düşerken, beni yukarı çekti. Heyecandan ipi bırakmayı akıl edemedim. Yolun yarısında dolu varille çarpıştık. Sanıyorum sağ iki kaburgam bu sırada kırıldı. Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple birlikte çıkrığa sıkıştı.

Böylece parmaklarım da kırılmış oldu. O sırada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa dağıldı.

Varil hafifleyince, bu kez ben aşağı inmeye, varil yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık. Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.

Can havliyle ipi bırakmayı akıl ettim ve tabii yaklaşık 3 kat yükseklikten aşağıya doğru düştüm. Sol kaburgalarım, sol el bileğim de o zaman kırıldı sanırım. Başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin hızla üzerime doğru geldiğini gördüm. Kafatasımın da böylece çatladığını düşünüyorum. Bu sırada bayılmışım.

Gözümü hastanede açtım. Allah’ın, herkesi böyle görünmez kazalardan korumasını diler, hürmetle ellerinizden öperim.

FIKRA : REİS BİR GÜN AVM’YE GİTMİŞ :)


Tayyip Erdoğan ile Emine Erdoğan açılışını yaptığı AVM nin bir et reyonuna resmi ziyarete gitmiş. Reyonu tertemiz ve çok düzenli olarak görmüş. Adamları ile gezerken rast gele bir kasabın tezgahına gelerek sohbet etmeye başlamış. Cumhurbaşkanı : dana ve koyun etleri fena değilmiş, işler nasıl gidiyor ? diye sormuş.

Kasap: genelde iyi idi ama bugün bir kilo bile satamadım;

Cumhurbaşkanı : neden ?

Kasap: siz ziyarete geldiğiniz için müşteriler pazara alınmadı;

Cumhurbaşkanı : o zaman ben alayım, bana 4 kilo verir misiniz;

Kasap: hayır satamam;

Cumhurbaşkanı : neden satamıyorsun ? diye sormuş;

Kasap: sizi gelecek diye tüm bıçaklarımızı topladılar,

Cumhurbaşkanı : bıçak olmasa da olur, bana şu parçayı ver bakayım;

Kasap: yine de satamam, demiş;

Cumhurbaşkanı: yine ne oldu ? Neden satmıyorsun ?

Kasap: çünkü ben kasap değilim, Silahlı Polis timinden bir askerim.

Cumhurbaşkanı sinirli bir şekilde: git bana komutanını çağır, demiş;

Kasap: o da karşıda balık satıyor; diye cevap vermiş.

MİZAH : BİR FIKRA VE ÜLKENİN DURUMU :)


BİR FIKRA VE ÜLKENİN DURUMU

Karacıların komutanı tatbikat sırasında bir asker çağırmış. Asker:

-"Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığıyerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek:

-"İşte cesaret" demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker:

-"Emret komutanım" diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş, asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğerlerine dönerek:

-"İşte cesaret" demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;

-"Emret komutanım" demiş. Komutan;

-"Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma" demiş.

Asker;

-"Hadi len" demiş. Komutan diğer komutanlara dönerek:

-"İşte asıl cesaret bu" demiş.

….

Asıl cesaret ülkede yaşananlara, zulümlere, zamlara, yolsuzluklara, haksızlıklara katlanarak yavaş yavaş ölüp yok olmak değil, halkın düzenini bozup kendi düzenini sağlayanlara "HADİ LEN" diyebilmektir. Bu ülkede en iyi HALİ LEN ! diyenlerdeniz. Siz de bizimle HADİ LEN ! demek istiyorsanız safımıza katılın 😊