CIA DOSYASI : CIA FETÖ’yü Yunanistan’da sahaya sürdü


CIA FETÖ’yü Yunanistan’da sahaya sürdü

CIA’nın firari operasyon elemanlarından FETÖ’cü Abdullah Bozkurt, Ankara ile Atina arasındaki gerilimde Türkiye’nin ulusalcı siyasetlerini eleştirdi, Dr. Doğu Perinçek ve Amiral Cem Gürdeniz’i hedef aldı.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginliğin yüksek olduğu dönemde CIA, Avrupa’daki FETÖ’cüleri sahaya sürdü. Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ege’deki milli siyasetlerini hedef alan FETÖ’cüler, bunun sorumlusu olarak da Vatan Partisi lideri Dr. Doğu Perinçek ile Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’i gösterdi.

FETÖ’nün sitesi Nordic Monitor’de Abdullah Bozkurt imzasıyla yayınlanan bir haberde, Balyoz kumpasında gündeme gelen ve sahteliği defalarca ispat edilen sözde Suga Harekat Planı yeniden gündeme getirildi. Suga Harekat Planı’nın "2003 yılında iç siyasi hedefler için komşu Yunanistan ile kasıtlı olarak gerginlik yaratmak maksadıyla sahte bayrak operasyonu yapılmasını içerdiği" kaydedilen haberde, planın bugün güncellenerek devreye sokulduğu ileri sürüldü. Haberde planın sahibinin Amiral Cem Gürdeniz olduğu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından yürütüldüğü ve Vatan Partisi lideri Dr. Doğu Perinçek tarafından desteklendiği iddia edildi. Haberde "Bugün İslamcı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onun destekçisi, militan siyasetçi Doğu Perinçek liderliğindeki neo-milliyetçiler (Ulusalcı) tarafından yönetilen hükümetin zihniyetini anlamak için, Suga gizli planını hatırlamak gerekir" ifadeleri kullanıldı.

YUNAN BASINI ATLADI

FETÖ’cü Abdullah Bozkurt’un Balyoz yalanlarına Yunan basını da atladı. Greek City Times sitesi Bozkurt’un yalanlarını alarak, "Belgeler, Türkiye’nin Yunanistan ile mevcut düşmanlığının 2003’teki gizli askeri planla bağlantılı olabileceğini gösteriyor" başlığıyla sundu. Haberde "Suga’nın yazarı Cem Gürdeniz, bugünlerde hükümet yanlısı ağlarda yer alıyor, şahin bir çizgi vaaz ediyor ve Türkiye’nin Yunanistan ile askeri olarak angaje olması gerektiği fikrini destekliyor" denildi.

SUGA’NIN YALANLARI

Yargılamalar süresince sözde Suga Harekat Planı içerisinde üç binden fazla yanlış bilgi olduğu tespit edilmiş, daha sonra verilen takipsizlik kararında bilgilerin sahteliğine ilişkin dikkat çeken ayrıntılar yer almıştı. Karara göre;

  • Suga, plan formatına aykırı hazırlanmış.
  • Askeri yazışma kurallarına uymuyor.
  • Planı yazdığı iddia edilen Ramazan Cem Gürdeniz, o tarihte karargahta görevli değil.
  • Mesaj ilgi numarası sahte.
  • Eklerde adı geçen bazı askerler, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli.

ABDULLAH BOZKURT KİMDİR?

FETÖ’nün Today’s Zaman Gazetesi’nin eski Ankara Temsilcisi Abdullah Bozkurt, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Avrupa’ya kaçarak İsveç merkezli Nordic Monitor sitesini kurdu. Siteyi bir operasyon merkezine çeviren Bozkurt, Türkiye’den kaçırdıkları kimi gizli kimi sahte belgelerle Avrupa’yı Türkiye’ye karşı kışkırtma görevini üstlendi. Libya’daki üst düzey istihbaratçı komutanları ifşa eden Bozkurt ve ekibi, Karlov suikastından kısa süre önce de "Türkiye’de büyükelçiler güvende değil" haberleri yapmıştı.

‘FETÖ RADYOAKTİF KİRLENME GİBİDİR’

FETÖ’nün Yunanistan konusunda sahaya sürülmesini Aydınlık’a değerlendiren Amiral Cem Gürdeniz, şunları söyledi:

"Görüyoruz ki Türkiye’de hala FETÖ’yü aklamaya ve FETÖ ile ilişkileri normalleştirmeye çalışanlar var. Görüyoruz ki hala üst düzey siyasi ve stratejik düzeyde, FETÖ’yle mücadelede büyük eleştirilere neden olan uygulamalar var. İsveç’ten Türkiye’ye melanet kusmaya devam eden FETÖ yapılanmasının Doğu Akdeniz ve Ege gibi Türkiye’nin en hayati çıkarlarının söz konusu olduğu bir konjonktürde, Yunanistan için nasıl hararetle çalıştığını görüyoruz. Kumpas olmasının yanı sıra kullanılan dijital malzeme üzerinden sahteliği binlerce kez Türkiye ve Amerika’daki dijital bilirkişiler tarafından ispat edilmiş FETÖ mamulü ürünlere 10 yıl sonra tekrar başvurmaları, Türkiye’de hala FETÖ’ye hizmet hareketi gözüyle bakanlara da bir ders olur. FETÖ radyoaktif kirlenme gibidir. İhanet ve kötülüklerinin sonu yoktur."

KARA PARA DOSYASI : MASAK’ta neler oluyor… ???? Erdoğan’ın kimlik numarası ile FETÖ şüphelilerinin ilişkisi ne ????


MASAK’ta neler oluyor… ???? Erdoğan’ın kimlik numarası ile FETÖ şüphelilerinin ilişkisi ne ????

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nda (MASAK) dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nda (MASAK) dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.

Son olarak MASAK Başkanı Osman Dereli’nin görevden alınmasıyla gündeme gelen MASAK ile ilgili CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a sorular sordu. Sözcü Gazetesi Yazarı Aytunç Erkin, CHP İstanbul Milletvekili, CHP’li Yüksel Mansur Kılınç’ın soru önergesini köşesine taşıdı.

Albayrak’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi sunan Yüksel Mansur Kılınç, “Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) ‘nde FETÖ şüphelilerinin para hareketleri takip edilirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın T.C kimlik numarası çıkmış mıdır” diye sordu.

Kılınç, 30 Haziran 2020 tarihinde 115 eski MASAK çalışanının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın T.C kimlik numarasıyla MASAK sisteminde sorgulama yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alındığını, 15 gün sorgulanan şüphelilerden 114’ünün sessiz sedasız savcılıktan serbest bırakıldığına dikkat çekti.

Konuyu köşesine taşıyan Sözcü Yazarı Aytunç Erkin, “MASAK’ta Neler Oluyor” başlıklı yazısında şöyle anlattı:

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nda (MASAK) çarpıcı gelişmeler yaşanıyor… 15 Temmuz darbe girişiminin ardından MASAK’ın başına getirilen Osman Dereli, 9 Ağustos 2019’da görevden alındı. Yerine ise Hayrettin Kurt’un getirildiği açıklandı.

Kasım 2019’da ise MASAK’ta çok sayıda personelin görevine son verilerek, bu isimler başka kurumlara gönderildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararla önceki gün Osman Dereli MASAK Başkanlığı’ndan alındı. Ağustos 2019’da Osman Dereli’nin görevine son verilmesine karşın, resmi görevden almanın bir yıl sonra gelmesi dikkat çekti.

İlginçlikler bitmedi

114 kişi serbest kaldı…

Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) suç gelirinin aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele süreçlerini yönetmek üzere MASAK BT Modernizasyon Programı kapsamında oluşturulan entegre bir yazılım sistemi. EMİS.ONLINE Sistemi, şüpheli işlemlerin bildirimi, elektronik tebligatın gerçekleştirilmesi ve yükümlülere sunmuş olduğu raporlar ile interaktif bir iletişim kanalı olma özelliğini haiz bir çevrim içi uygulama.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, savcılığın talimatıyla Mali Suçları Araştırma Kurulu’nda 15 Temmuz darbe girişiminden sonra göreve getirildiği belirtilen ve Kasım 2019’da başka kurumlara gönderildikleri ileri sürülen 115 eski personele 30 Haziran 2020 tarihinde operasyon düzenledi. 114’ü savcılıktan serbest bırakılan şüphelilerin Cumhurbaşkanı ile çok sayıda siyasetçi ve bürokratın T.C kimlik numaralarıyla sistemde sorgulama yaptıkları iddia edildi. Medyada bu operasyonla ilgili bir haber çıktı ve sonrasında sanki operasyon yaşanmamış gibi davranıldı!

Bu konuyu takip eden tek isim de CHP İstanbul Milletvekili ve Güvenlik İstihbarat Komisyonu CHP Sözcüsü Yüksel Mansur Kılınç…

Dedektif CHP’li sordu…

CHP’li Kılınç, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın yanıtlamasını istediği soru önergesinde çarpıcı iddialarda bulundu:

– EMİS yazılım sistemi, T.C kimlik numaraları kullanılarak Cumhurbaşkanı, siyasetçi ve bürokratlar ile ilgili sorgulama yapmaya açık mıdır? Açık değilse şüpheliler söz konusu sorgulamayı nasıl yapabilmişlerdir?

– Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili EMİS sisteminde yapılan sorgulamanın nedeni, bazı FETÖ şüphelilerinin 24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın bağış hesabına bağışta bulunmaları mıdır? EMİS sisteminde FETÖ şüphelilerinin para hareketleri takip edilirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın T.C kimlik numarası çıkmış mıdır?

– 4 Ağustos 2019 tarihinde MASAK Başkanı Osman Dereli’nin görevden alındığı, yerine Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürü olan Hayrettin Kurt’un atandığı medyada yer almış… Hayrettin Kurt da MASAK Başkanı sıfatı ile medyaya açıklamalar yapmıştır. Osman Dereli 4 Ağustos 2019 tarihinde fiilen görevden alındığına göre görevden alındığına dair kararname neden 1 yıl sonra (4 Ağustos 2020 tarihli) resmi gazetede yayınlanmıştır? -Bu süre içerisinde Hayrettin Kurt’un MASAK Başkanı sıfatı ile yaptığı açıklamalar ve işlemler hukuken geçersiz değil midir?

Odatv.com

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// TUNCA BENGİN : FETÖ’nün kendisi CIA


TUNCA BENGİN : FETÖ’nün kendisi CIA

13 Temmuz 2020

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mustafa Akış’ın CNN Türk’teki FETÖ’nün örgütsel şemasına dönük anlattıkları bu alçak yapının nasıl sinsi, ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çünkü son derece profesyonellik ve gizliliğin hâkim olduğu müthiş bir örgüt yapısı söz konusu… Herkes birbirini denetliyor, kontrol ediyor. Örneğin ordudaki her öğrencinin abisi, her generalin, albayın ya da diğer rütbelilerin örgütsel anlamda öğretmenleri, genel müdürleri, müdürleri farklı. Tabii o abileri ve diğer sorumluları denetleyenler de… Ve bu karmaşık yapılanmayı, örgüt şemasını en tepedekiler dışında kimse bilmiyor. O nedenle de yukarıdan gelen talimatlar TSK’da veya FETÖ’nün sızdığı diğer kamu kurum ve kuruluşlarında kayıtsız şartsız, sorgusuz sualsiz yerine getiriliyor. Hem de dünyanın önde gelen istihbarat servislerini kıskandıracak kadar profesyonellikle… Dolayısıyla bu noktada akla gelen soru da şu:

Bunların hepsini FETÖ’mü yaptı ya da nasıl yaptı? O kadar akıl mı var? Yanıtı MİT Kontrterör Merkezi eski başkanı Mehmet Eymür veriyor:

“Ben FETÖ’yü sadece bir terör örgütü olarak görmüyorum. Bunun muhatabı ABD’dir. Yani Amerika bize zarar veriyor ana fikir o, bunu tartışmak lazım. Hiç kimse boş bırakılmamış. Bunun istihbarat yapısı olduğu artık belli o kadar bariz ki. Ben böyle bir proje geliştirsem bu kadar detayını çizemezdim.”

Muhatap ABD derken?

“Amerikan istihbarat yapılanması bu. FETÖ’nün üst kademesindeki birçok adamın ABD istihbaratıyla direk ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Adil Öksüz’ün ABD’ye gittiğinde Fetullah Gülen’e gitmese dahi CIA’ye uğrayıp bilgi verdiğini düşünüyorum. Nitekim ABD Başkan Yardımcısı Biden geldiğinde komputer oyunu oynadığınızı zannettik diye dalga geçti. Onun için bu işin muhatabı Fetullah Gülen değil onu idare edendir. İdare eden de belli ABD istihbarat teşkilatı CIA.”

Bu kadar adam nerede, nasıl yetişti?

“Ben çok olağanüstü insanlar olduklarını zannetmiyorum. Ama verilen görevleri yapıyorlar ciddi bir şekilde. Kaç kere yurt dışına çıkmış adam muhakkak talimat alıyor şunu şöyle yap bunu böyle yap diye. Adil Öksüz’ü gördük çok mükemmel bir adam mı? Sıradan bir adam. Ben Adil Öksüz’ün yaşadığını bile zannetmiyorum. Çünkü söyleyecekleri, doğru söylerse ortalığı karıştırır. Onun için pek yaşadığını Almanya’da falan olduğunu zannetmiyorum. ABD konsolosluğunun telefonla araması da irtibatsızlık olduğu, ulaşamadıkları için. Hani, vizesini iptal edecektik falan demişlerdi ya hepsi hikâye. İnandırıcı bir şey değil.”

FETÖ’nün kesinlikle bir servis yapılanması olduğunu yineleyen Eymür, devam ediyor:

“Bunun muhatabı kesinlikle Fetullah Gülen değil. O bir projenin elemanı. O görevini yapıyor, konuşuyor dua ediyor falan. Ama kapasitesi bu kadar geniş yapılanmayı idare edecek kadar değil. Fetullah Gülen CIA’nın kuklası kesinlikle. Ben başından beri hiçbir zaman silahlı bir terör örgütü diye bakmadım birer kukla diye baktım.”

Örgüt kafası değil bu yani?

“Değil. İşte PKK’nın yapılanmasına bak. Askeri kolu var, siyasi yapısı var falan filan. Böyle acayip bir yapılanması yok yani. Basit bir yapılanma o da bir destek gördüğü için. DHKP’de öyle bir lider altında ne yaptığını bilmeyen zavallı askerleri… Bombaları takıp intihar eden adamlar.”

CIA FETÖ’nün attığı her adımı biliyordu o zaman?

“Mümkün mü bilmesin. Herşeyden haberleri var kim geliyor kim gidiyor haberi olmaması mümkün mü? Boş bırakırlar mı? FETÖ bir ABD projesi, istihbarat projesi başında da CIA var kesinlikle. FETÖ’nün birçok şeyden haberinin olmadığını düşünüyorum. Bu kadar raporlar gelecek dinlemeler gelecek onlarla uğraşması mümkün değil… O kukla, İsmi, cismi kullanılıyor. Orduyu bozdular, polisin içini bozdular, hâlâ ayıklanıyor… Bize bu kadar zarar veren bir yapıyı idare edeni görmemezlikten gelmemeliyiz. Neyse bunun bedeli cevap vermek lazım neye mal olacaksa…

VATAN PARTİSİNDEN DUYURU : FETÖ ve PKK Çalıyor, Ahmet Nesin Oynuyor !!!!!


DOKUMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

4 Temmuz 2020

BASIN BÜLTENİ

FETÖ ve PKK Çalıyor, Ahmet Nesin Oynuyor

Fransa’da kaçak yaşayan Ahmet Nesin’in Sivas davasıyla ilgili Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkındaki tezviratlarını ve iftiralarını Akit ve Milli Gazete sayfalarına taşıdı. Doğu Perinçek’e saldırması için sürekli FETÖ kanallarına çıkarılan, HDP-PKK’nın ortaklık yaptığı Nesin’in yalanlarına, 13 Haziran 2020 tarihinde yanıt vermiştik. Tekrarlanan iftiralara karşı, Sivas davası avukatlarından Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem tarafından verilen yanıtı aşağıda tekrar bilginize sunuyoruz.

“Partimize ve Genel Başkanımıza hakaret ve iftiraları nedeniyle suç duyurusunda bulunduğumuz ve bu nedenle hakkında yakalama kararı olan Ahmet Nesin isimli Fransa’ya kaçan kişi, her gün FETÖ’cülerin sosyal medya kanallarında baş konuktur. Bu kişinin iftiraları, son günlerde bazı kesimlerce sık sık gündeme getirilmektedir. Gündeme getiren kişilerin HDP’li veya HDP ile bağlantılı olması dikkat çekicidir.

HDP-PKK’LILAR İFTİRALARIN SÖZCÜSÜ

"Avukatı Coşkun Özgür Piroğlu aracılığıyla Hüseyin Karababa, Ahmet Nesin’in Genel Başkanımız Sayın Doğu Perinçek’in “Sivas katliamının sorumlularından” olduğu iddiasını Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı’na taşımıştır. Bölücü örgüt PKK’nın siyasi kolu HDP’nin İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise 10 Haziran günü Ahmet Nesin ve Hüseyin Karababa’nın iftiralarını TBMM kürsüsünden dile getirmiştir."

ERGENEKON İDDİANAMESİNDEKİ YALANLAR

"HDP’nin kapatılmasına ilişkin mücadelesi nedeniyle yoğun bir psikolojik savaş yürütülüyor. Bu iftira ve psikolojik savaş kampanyası yeni değildir. Ergenekon tertibinde 1 numaralı hedef olan Doğu Perinçek ile Partimize karşı FETÖ’cü savcılar Zekeriya Öz ve diğerleri de iddianamelerinde benzer iftiraları resmi devlet belgesine geçirme cüretinde bulunmuşlardı. Tertiplerini yüzlerine çarptık, yerle bir ettik."

YARGITAY’IN KESİNLEŞEN KARARI

"Yargıtay’ın Sivas katliamı ve failleriyle ilgili kararları kapı gibi ortadadır; tarihi nitelikte değerlendirmeler içermektedir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 30.09.1996 tarihli ilamında; Sivas olayının adi bir öldürme suçu değil, Cumhuriyetin temel niteliklerini ortadan kaldırmaya yönelik bir eylem olduğu gerekçesiyle sanıkların mülga TCK 146/1 maddesinden cezalandırılması gerektiğini belirterek mahkemenin hükmünü bozmuş, daha sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 28.11.1997 tarihli kararında 9. Ceza Dairesi kararının yerinde olduğuna hükmetmiştir. Failler, bu hükümler kapsamında değişik ağır hapis cezalarına çarptırılarak haklarındaki hükümler infaz edilmiştir."

ABD SAHAYA SÜRÜYOR

"Ahmet Nesin, babası Aziz Nesin’e de ihanet ve iftira etmektedir. Gerçekler yargı kararlarıyla, görüntülerle apaçık ortadayken, Ahmet Nesin ve PKK/HDP’li bölücüler Amerikancı kontrgerillanın hizmetine girmişlerdir. FETÖ’cülerin Ergenekon tertibindeki iftiralarını 12 yıl sonra yeniden gündeme taşımışlardır. HDP’liler Ergenekon tertibinde de FETÖ ile ittifak halindeydiler. ABD’nin piyonlarının her kritik anda müttefik oldukları bir kez daha ortaya çıktı. Müttefikleri FETÖ’cü savcılar ve hakimlerle birliktedirler. Failleri, olayın planlayıcısı Amerikancı kontrgerilla örgütünü aklama telaşındadırlar. Bu davranışlarını anlıyoruz. Bugün PKK/HDP de FETÖ gibi ABD’nin silahlandırdığı, Türkiye’nin üzerine sürdüğü güçlerden biridir."

TERTİPÇİLERİN ÇABASI BOŞUNA

"Bunlar, Doğu Perinçek ve vatanseverlere karşı düşmanca faaliyetlerin odağında olan kişi ve örgütlerdir. Milli güçler arasına fitne sokmak derdine düşmüşlerdir. Onların sahaya sürülmelerini, arkalarındaki gücü ve hezeyanlarını anlıyoruz. Çabaları boşunadır. Biz, bu gibi tertipçilerin hakkından gelmesini biliriz. Bunlarla yasal ve anayasal yollarla sonuna kadar mücadele edeceğimizi kamuoyumuzun bilgisine sunarız.”

VATAN PARTİSİ