FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// Fethi Yılmaz : Günlerdir övgüler düzdüler de Norşin şeyhleri FETÖ’ye nasıl sahip çıktı


Fethi Yılmaz : Günlerdir övgüler düzdüler de Norşin şeyhleri FETÖ’ye nasıl sahip çıktı !!!

Bitlis’in Güroymak ilçesinde, Nakşibendi tarikatı şeyhlerinden 50 yaşındaki Abdulkerim Çevik’in uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi, gözleri tekrar sık sık gündeme gelen Güroymak’a çevirdi. Abdulkerim Çevik’in öldürülmesi sonrasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül sosyal medya hesaplarından taziye mesajları yayımlamıştı.

Güroymak’ın Kürtçe ismi; Norşin.

GÜROYMAK (NORŞİN) NEDEN ÖNEMLİ

Norşin adı, Türk siyasetinde de kritik bir öneme sahip. 2009 yılında 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bitlis’in Güroymak ilçesi için “Norşin” ifadelerini kullanmış ve “Çözüm Süreci”nin adeta startını vermişti. MHP lideri Devlet Bahçeli ise, bugün dahi “Norşin” ismini kullananlara karşı tepkisini dile getiriyor.

Menzil ve Haznevi cemaatlerinin de merkezi gibi görülen Norşin’de, Said-i Nursi de eğitim aldı. Yani Nur cemaatinin çıkışı da Norşin’e bağlanıyor.

Abdulkerim Çevik cinayeti sonrasında “Norşin”deki, yani Güroymak’taki cemaatler tekrar gündeme geldi.

Güroymak’taki (Norşin) Nakşibendi dergahının şu anki şeyhi Nurettin Mutlu. Geçen hafta sonu öldürülen Abdulkerim Çevik ile Nurettin Mutlu arasındaki yakınlık biliniyor.

FETÖ LİDERİ GÜLEN’E 17-25 ARALIK SONRASINDA ÖVGÜLER SIRALAMIŞLARDI

Güroymak’taki iki şeyh daha önce FETÖ lideri Fethullah Gülen’e yönelik övgü dolu sözleriyle gündeme gelmişti.

Şimdi biraz geriye gidelim…

AKP ile o dönem “cemaat” denilen Fethullahçı Terör Örgütü arasındaki kavga 2011 yılında başlamış, 2012 yılındaki MİT krizi ile tırmanmış ve 2013 yılındaki 17-25 Aralık operasyonları tüm bağ kopmuştu. Öyle ki, bugün dahi AKP, Fethullahçı Terör Örgütü ile mücadele miladını 17-25 Aralık olarak başlatıyor. FETÖ ile bağ, AKP için 17-25 Aralık’tan önce ve sonra diye ayrılıyor. Keza, kimi soruşturmalarda dahi durum böyle.

Ancak Norşin Şeyhi Nurettin Mutlu, 17-25 Aralık’tan aylar sonra, 23 Şubat 2014’te Fethullah Gülen’e destek olan bir röportajı, FETÖ’nün kapatılan yayın organı Zaman gazetesine verdi. Gazete de bunu manşetten “Gülen gibi bir alime hakaret edilmesini tasvip etmiyoruz” manşeti ile duyurdu.

Nurettin Mutlu 2014 yılındaki röportajında FETÖ lideri Gülen için, “15 yıldan beri Gülen’in eserlerini, çok sayıda başka âliminin eserlerini de okudum. Hepsi birbirinden kıymetlidir. Ama şunu söylemeliyim ki Gülen gibi bir âlim, mütefekkir görmedim. Böyle bir kıymete sahip olmakla ne kadar iftihar etsek azdır. Milyonların gönlünde taht kurmuş ihlas ve samimiyet abidesi Fethullah Gülen Hocaefendi gibi bir zata nahoş sözler sarf etmek onun kıymetinden bir şey kaybettirmez ama samimi her Müslüman’ın gönlünde tarifsiz yaralar açar” demişti.

Mutlu bununla da yetinmeyip, Gülen’le ilgili fetva vererek, “Bu hizmeti karalamak caiz değildir. Hocaefendi’yi, hizmetini ve arkadaşlarını karalamak bize bir şey kazandırmaz. Ona ve arkadaşlarına çok dua ediyorum” demişti.

Mutlu’nun sözlerinin Zaman gazetesi tarafından çarpıtıldığı da gündeme gelmişti. Ancak Nurettin Mutlu 13 Kasım 2014 yılında da Fethullah Gülen’den övgü ile söz eden açıklamaları bu kez FETÖ’nün bir diğer yayın organı CİHAN Haber Ajansı’nda haber yapıldı.

Fethullah Gülen için, “Hocaefendi’nin Said Nursi’ye ve Risale-i Nur’a bağlılığına hayran kaldım” diyen Mutlu, “Hocaefendi’nin 76 yıllık hayatı gayet şeffafiyet içerisinde, bu milletin arasında geçmiştir” ifadelerini kullanıyor.

Nurettin Mutlu’nun Zaman’daki röportajından bir hafta sonra, bu kez de geçen hafta sonu öldürülen Nakşibendi Şeyhi Abdulkerim Çevik, Zaman gazetesine açıklamalarda bulundu. Abdulkerim Çevik de, “Hocaefendi ıslah hareketi yürüttü. Türkiye’de üniversitelere de insan yetiştirme hizmetini Fethullah Gülen başlattı, Türkiye’de sosyal değişimi gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. Gülen’e yönelik övgülerine devam eden Çevik, “Peygamber vârisleri için ne düşünülüyorsa, Hocaefendi için de aynı şeyleri düşünmek ve aynı şeyleri idrak etmek gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Zaman gazetesindeki sözlerine, “Ben Pakistan’ı ziyaret etmiştim, orada büyük İslamî cemaatler var. Orada her cemaat kendi üstadını, hizmetlerini Hocaefendi’ye benzetiyordu. ‘Bizim hizmetlerimiz çok büyüktür, tıpkı Gülen Hocaefendi’nin hizmetlerine benziyor.’ diyorlardı. Hizmet Hareketi Türkiye’de, doğu-batı ayrımı yapmadan her yere hizmeti götürmüş. Bu sadece eğitimle de kalmamış, yoksul insanlara da yardımlar yapılmıştır. Her alanda İslam’ın öngördüğü hizmetleri olmuştur” diyerek devam eden Abdulkerim Çevik’in 2014 yılındaki bu sözleri de o dönem gündeme gelmişti.

FETHULLAH GÜLEN’İN TEŞEKKÜR LİSTESİNDE ADI GEÇİYOR

Nurettin Mutlu-Fethullah Gülen yakınlığı bununla da sınırlı değil. 21 Ekim 2013 yılında Zaman gazetesinde yayımlanan Fethullah Gülen’in hastalığında destek verenlere teşekkür listesinde de Nurettin Mutlu’nun adının olması dikkat çekiyor.

FETÖ’NÜN YARGIYI ELE GEÇİRDİĞİ REFERANDUM İÇİN “EVET” ÇAĞRISI YAPMIŞTI

Yine, FETÖ’nün yargıyı ele geçirmesine neden olan 12 Eylül 2010 yılındaki referanduma da Nurettin Mutlu desteklerini açıklamıştı.

Fethi Yılmaz

Odatv.com

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : MİT, FETÖ üyelerinin yeni taktiğini böyle ortaya çıkardı !!!! Minibüslerde toplantı…


MİT, FETÖ üyelerinin yeni taktiğini böyle ortaya çıkardı !!!! Minibüslerde toplantı…

İstanbul’da, FETÖ/PDY üyelerine mali destek sağladıkları iddiasıyla Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polisin düzenlediği operasyonla yakalanan 13 sanık ile ilgili çarpıcı detaylara ulaşıldı. FETÖ’nün örgütsel kodlarını gözler önüne seren ve yıllar içinde oluşturduğu kapalı yapısını şekillendiren hücre evlerinin deşifre olduğunu düşünen FETÖ’nün, Silivri ve Çatalca’da yeni hücre evleri oluşturduğu, örgütsel toplantıları seyir halindeki minibüslerde yaptıkları ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY‘ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dün sabah yeni bir operasyon başlatılmıştı. MİT İstanbul Bölge Başkanlığı ile İstanbul Mali Suçlarla Mücadele polisince düzenlenen ortak operasyonda, örgüte aktif mali yardımda bulunan, yeni hücre evleri oluşturan ve bu evleri finanse eden aralarında daha önce kamudan ihraç edilmiş öğretmenler ile bazı iş adamlarının da olduğu 13 FETÖ üyesi yakalanmıştı.

ESNAFTAN PARA TOPLAYIP YENİ ‘HÜCRE EVLERİ’ AÇMIŞLAR

FETÖ/PDY’nin örgütsel kodlarını gözler önüne seren ve yıllar içinde oluşturduğu kapalı yapısını şekillendiren bazı hücre evlerinin deşifre olduğunu fark eden şüphelilerin, aldıkları talimatlar doğrultusunda kapı kapı dolaşarak kendilerine yakın gördükleri esnaftan para topladıkları, toplanan paralarla da deşifre olan evlerdeki örgüt üyelerine Çatalca ve Silivri gibi bölgelerde yeni ‘gaybubet’ evleri açtıkları tespit edildi. Farklı illerdeki örgüt mensuplarına ve İstanbul’da barınan FETÖ üyeleirne maddi yardımda bulunarak kopmaların önlenmesi için gayret gösterdikleri belirlenen şüphelilerin, yeniden örgütsel toplantılar düzenlemeye başladıkları ortaya çıkarıldı.

ANKARA METROSUNDA FETÖ PROPAGANDASI: BELEDİYEDEN İZİN ALDIK DİYEREK…

SEYİR HALİNDEKİ KAPALI MİNİBÜSTE ‘MOTİVASYON’ TOPLANTILARI

Zaman zaman kapalı kasa minibüslerde bir araya gelip seyir halindeki araçlarda gizli toplantılar gerçekleştirdikleri ortaya çıkan FETÖ üyelerinin, örgütteki kopmaların önüne geçebilmek için minibüslerde motivasyon konuşmaları yaptıkları ortaya çıktı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şubesinde sorguları devam eden 13 şüpheliden 2’sinde, FETÖ üyelerince kullanılan ByLock isimli şifreli haberleşme programı tespit edildi.
İstanbul’da ve farklı illerdeki örgüt mensuplarına maddi yardımda bulunarak kopmaların önlenmesi için gayret gösterdiği belirlenen şüphelilerin, minibüslerde örgütsel toplantılar düzenledikleri kaydedildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : Kripto FETÖ’yü ilk tespit eden isim Burak Akbay


SÖZCÜ Gazetesi’nin sahibi Burak Akbay

Kripto FETÖ’yü ilk tespit eden isim Burak Akbay

Yazarlar : Aytunç ERKİN

✔ Şahsım adına yapılan suçlamalar kumpastır. Fehmi Koru denen şahsın gerçek dışı köşe yazısıdır

✔ Okullarında okumadım. Semtlerine bile uğramadım. Atatürkçü bir gazete hedef alınmaktadır

✔ SÖZCÜ’de FETÖ’yü eleştirmiş biri olarak tespitim; bunlar gerçek FETÖ’cüleri gizleme çabasıdır

SÖZCÜ Gazetesi’nin sahibi Burak Akbay’ın 4 sayfalık yazılı ifadesi tüm gerçekleri ortaya çıkarmıştı

Tarih 7 Kasım 2017… “Şahsım, Atatürkçü bir gazete kurduğum için hedef haline getirilmiştir. Türk adaleti buna alet olmuştur. Şahsım adına yapılan suçlamalar kumpasın bir parçasıdır. Gerçek bir kumpastır bu. Fehmi Koru denen şahsın gerçek dışı savlar içeren köşe yazısıdır. Atatürkçü bir gazete hedef alınmaktadır. SÖZCÜ Gazetesi’nin yok olması kimin işine gelir? Bu iddianamenin varlığı bu örgütün faal olduğunu göstermektedir. Fehmi Koru ve Hüseyin Gülerce kısmen 17 Aralık’ı kısmen 15 Temmuz sonrasının izlerini silmek için bu kumpasa dahil oluyorlar. Dayatma mı var yalancı tanıklık için? Hakkımda FETÖ lideri ile bir fotoğraf için fotomontaj gibi bir yola başvurulmuştur. Şahsımın fotomontajlı görüntülerine karşı içerik engelleme talebim reddedilmiştir. Okullarında okumadım. Semtlerine bile uğramadım. İş hayatımda kurmuş olduğum gazetelerin çizgisi modern hukuk devleti çizgisidir. Hem özel hayatımda hem SÖZCÜ Gazetesi’nde FETÖ’yü eleştirmiş biri olarak tespitim; bunlar gerçek FETÖ’cüleri gizleme çabasıdır.

PENSİLVANYA SEVİNMİŞTİ

Yaklaşık 2.5 yıl önce, SÖZCÜ Gazetesi’nin kurucu sahibi Burak Akbay, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 4 sayfalık yazılı savunma sunmuştu ve bu cümleleri kurmuştu. Meseleyi en iyi kavrayan isim Burak Akbay’dı bu süreçte! Zaman zaman yaptığımız konuşmalarda sakin olmamızı öneren de adalete inancını yitirmeyen de oydu!

Altını çiziyorum…“Hem özel hayatımda hem SÖZCÜ Gazetesi’nde FETÖ’yü eleştirmiş biri olarak tespitim; bunlar gerçek FETÖ’cüleri gizleme çabasıdır” cümlesi… Özellikle 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin ardından istihbarat servisinin güdümündeki dini görünümlü örgütle mücadeleye ışık tutan bir tespit! Çünkü…

SÖZCÜ’yü hedef aldığınızda Pensilvanya sevinmişti… SÖZCÜ’ye ceza verilince de yine Pensilvanya ve örgüt sevindi! Ve… İnandırıcılık!…

Siz, kurulduğu günden bu yana örgütle ve yandaşlarıyla açık savaşı göze alan bir kurumu hedef aldığınızda, örgütle mücadeleye kimi inandırabilirdiniz?

Yanınıza aldığınız isimlere bakın: Fehmi Koru ve Hüseyin Gülerce! Birisi, Pensilvanya’dan mektup taşımış diğeri de örgütün yıllarca ‘basın sözcülüğüne’ soyunmuş! Esas soruya gelelim…

Fetullah’ın beyin takımı SÖZCÜ’yü neden hedef aldı?

“SÖZCÜ Gazetesi’nin yok olması kimin işine gelir?”…

Bu sorunun yanıtını 30 Ocak 2019’da bir duruşmada yaşanan ifadeyle anlatacağım…

Genelkurmay eski Adli Müşaviri Muharrem Köse

Ergenekon, Kozmik Oda kumpas davalarının yanı sıra 15 Temmuz’daki darbe girişiminde de başrol oynayan ve FETÖ’nün beyin takımı arasında sayılan Genelkurmay eski Adli Müşaviri Muharrem Köse, 30 Ocak günü SÖZCÜ’yü hedef almıştı! FETÖ’nün askeri yapılanmasına ilişkin davada ifade veren Köse, “31 aydır tutukluyum, aleyhime delil oluşturmaya çalışıyorlar. Kumpas davalarında mahkemelere sahte belge göndermekle suçlanıyorum. 2 gün önce SÖZCÜ Gazetesi yine bu iddiayı gündeme getirdi. İstihbarat Başkanı bana, ben de mahkemeye gönderdim. Benim ne suçum var? SÖZCÜ buradaysa görsün. Ben sizden adil yargılama istiyorum. SÖZCÜ Gazetesi adil yargılamayı etkiliyor, buna izin vermeyin” dedi. Köse devam etti: “Hakkımda yıllarca araştırma, soruşturma yapıldı. Hakkımda delil olsa bugüne kadar önünüze konur, gazeteler yazardı. Size göndermeden SÖZCÜ, Star, Odatv, A Haber’e verirler, siz de basından öğrenirdiniz zaten.”

İşte örgütün beyin takımının hedef aldığı gazete SÖZCÜ! Bitmedi…

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Kocaman neden isyan etmişti?

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman

Daha yeni…

Unutmayın…

TBMM eski Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç’ın damadı Ekrem Yeter hakkında FETÖ üyeliği suçlamasıyla açılan davada beraat kararı verilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman da karara itiraz ettiklerini belirterek “Kararın bozulacağını düşünüyoruz” demişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yeter hakkında verilen beraat kararına yaptığı itirazın gerekçesi 3 Ocak’ta ortaya çıktı. Başsavcılık, mahkemenin verdiği beraat kararının kanuna aykırı olduğunu savunarak, 3 sayfalık şu gerekçelerle kararın bozulmasını talep etti:

‘BEYANLARDA ÇELİŞKİ YOK’

“Dosya kapsamındaki deliller ve mütalaamızda geçen hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde tanık beyanları arasında esasen herhangi bir çelişki bulunmadığı… Gizli tanık, değişmeyen ifadelerinde sanıkla Mehmet Turgay Baz aracığıyla irtibat kurduğunu ve sanığın yönlendirdiği kişilerin de kendisi örgüte müzahir evlere yerleştirdiğini anlatmıştır. Mehmet Turgay Baz’ın gizli tanığı doğrulaması halinde kendisi açısından sorumluluk doğurabilecek durum oluşabilecek olması nedeniyle olayı bütün ayrıntıları ile anlatmasının da beklenilemeyeceği ortadadır. Gizli tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın örgüt üyelerinin irtibatlı olacağı kişileri belirleme ve organize etme görevini ifa ettiği değerlendirilmiştir.”

Ekrem Yeter

2015’E KADAR YÖNETİCİ

“Ayrıca sanığın başkanlığını yaptığı derneğin örgüt liderinin talimatı ile kurulan sivil toplum kuruluşlarından bir tanesi olduğu da tanık beyanları ile ispatlanmıştır. FETÖ isimli örgütün örgütsel faaliyetlerini yürütmek maksadıyla hukuku bir kılıf olarak kullandığı ancak gerçek amacın ve hedefin ülke yönetimini ele geçirmek olduğu, sağlık alanında faaliyetlerini yürütebilmek adına sanığın başkanlığını yaptığı Uluslararası Tıp Örgütü’nü (USAF) kurduğu anlaşılmıştır. Sanık bahse konu derneğin faaliyetlerini her ne kadar 15 Temmuz 2016 tarihinden evvel kendiliğinden sonlandırmış ise de… 2015 tarihine kadar derneğin faaliyetlerini yürüttüğü dosya kapsamındaki delil ve beyanlarından anlaşılmaktadır. Sanığın örgütün tepe yönetimi ile yaptığı görüşmeler içeriği belli olmadığı gerekçesiyle mahkemece dikkate alınmamış ise de birçok tepe yöneticiyle görüşme kayıtları bulunduğu ve Tuncay Delibaş ile görüşmeye Bülent Çanakçı’nın tanıklık ettiği, sanığın ‘İndeyim bekliyorum beyefendi gelecekmiş halıları serdik bekliyoruz’ sözlerini de telefonda söylediği anlaşılmıştır.”

Ankara başta olmak üzere İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde örgütle mücadeleye ışık tutacak tespitler işte bunlar!

Nazım Hikmet’in doğduğu gün memleketi sevmek…

Memleketimi seviyorum:
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.
Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı
memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.
Memleketim: Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,
kurşun kubbeler ve fabrika bacaları
benim o kendi kendinden bile gizleyerek
sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.
Memleketim.
Memleketim ne kadar geniş:
dolaşmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana…
Nazım Hikmet dün bir kez daha doğdu ve bugün de bize“Memleketimi Seviyorum” şiiriyle siz okuyucu selamlamak kaldı!

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : Emniyet FETÖ’nün sözlüğünü yazdı


Emniyet FETÖ’nün sözlüğünü yazdı

Emniyet Genel Müdürlüğü, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensuplarının kullandığı şifreli dili, şüpheli, tanık/müşteki-mağdur veya bilgisi alınan kişilerin ifadelerinden çözerek ‘FETÖ/PDY Sözlüğü’ yayımladı.

Sözlükte kek, tereyağı, lahmacun, lokum, köylü ve peyzajcı gibi FETÖ/PDY’nin gizli anlamlar yüklediği 1094 kelimeye yer verildi.

Şüpheli, tanık/müşteki-mağdur veya bilgisi alınan kişilere ait ifadeler, raporlar, tahkikat evrakı, müfettiş raporları ile açık kaynaklardan faydalanılarak hazırlanan sözlük, 326 sayfadan oluşuyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele, İstihbarat ve Siber Suçlarla Mücadele dairesi başkanlıklarının müşterek hazırladığı "FETÖ/PDY Sözlüğü"nün ön sözü İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, takdimi ise Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş tarafından kaleme alındı.

Üç bölümlük sözlüğün birinci bölümü terimler sözlüğü olup 1094 maddeden oluşuyor.

İkinci bölümde örgütün "Kevser" adını verdiği kitaptaki örgüt mensuplarından ezberlemeleri istenen kelimelerin listesi bulunuyor. "Kevser" kitabındaki ezberlenmesi istenen 756 kelimenin çoğu Farsça ve Arapça kökenli, bunların güncel Türkçe anlamları da sözcüklerin yanında yer alıyor.

Üçüncü bölümde ise örgüt yapılanmalarını ve hiyerarşik kademelerini gösteren örgüt şemaları bulunuyor.

Sözlükte örgütün dört temel yapılanmasından bilhassa mahrem yapılanmalar, coğrafi bölge yapılanması ve öğrenci yapılanması ile örgüt tarafından geliştirilen özel ve gizli dil üzerinde elde edilen bilgilerle doğru orantılı şekilde daha fazla duruldu.

Henüz deşifre edilememiş hususların aydınlatılmasıyla sözlükte belli periyotlarla güncelleme yapılması ve eksik noktaların giderilmesi planlanıyor.

ÖRGÜT MENSUPLARININ EZBERLEMESİ İSTENEN KELİMELER

Sözlüğün ikinci bölümünde FETÖ tarafından 1993’te yalnızca örgüt mensubu öğrencilerin ezberlemesi amacıyla hazırlanan 756 kelimenin bulunduğu "Kevser" isimli derleme kitabın kelime listesine yer verildi.

Sınırlı sayıda basılan, Fetullah Gülen’in birkaç eseri ile çeşitli bölümlerin yer aldığı kitabın, örgüt tarafından güvenlik tedbirleri çerçevesinde geri toplatıldığı bildirildi.

Sözlükte "Kevser" kitabının bir örgüt mensubunun nasıl davranması, zaman tanzimini nasıl ayarlaması gerektiği, inanması gereken örgüt değerleri ve elebaşı Gülen’in kullandığı dili anlaması için hazırlandığı kaydedildi.

ÖRGÜT YAPILANMASI VE HİYERARŞİK KADEMELERİN ŞEMALARI

Sözlüğün son bölümünde de FETÖ’nün coğrafi bölge, yönetim, finans, öğrenci, emniyet ve askeri mahrem yapılanmasına ilişkin şemalara yer verildi.

Coğrafi bölge yapılanması kapsamında Türkiye’nin 2003-2008 tarihli birinci şemada 7, 2008-2016 tarihli ikinci şemada ise 5 bölgeye ayrıldığı dikkati çekiyor.

FETÖ ASKERLERİ "GRİ DOSYA" İLE FİŞLEMİŞ

"FETÖ/PDY Sözlüğü"den aralarında kek, tereyağı, lahmacun, lokum, köylü, çöpçü, peyzajcı, depocu, KDV yüzde 12 sorumlusu, optik, kozmik, trend ve panik butonunun da olduğu gizli anlamlar yüklenen 1094 kelimeye yer verildi.

Sözlükte farklı anlamlar yüklenen başlıca kelimeler şu şekilde:

"Adanmış Ruh: Örgüte adanmış kimsedir. Örgütte sadakatinden şüphe edilmeyen kimseler için kullanılmaktadır.

Akabe: Örgütün başka görüşlerden, ideolojilerden eleman devşirmesi anlamına gelmektedir.

A Katı: Örgütün Emniyet Teşkilatı mahrem yapılanmasıyla ilgili bir kavramdır.

Âli Heyet: Genel olarak örgütün istişare ve karar alma mekanizmasındaki en yüksek kurula verilen isimdir.

Altın Günü: Örgütsel kararların alındığı ve bunların örgüt mensuplarına iletildiği istişare toplantılarının örgüt içindeki şifreli kodudur.

B Katı: Örgütün Emniyet Teşkilatı mahrem yapılanması ile ilgili bir kavramdır.

Ballı Şeker: Örgüt mensubunun rüyasında örgüt elebaşı veya peygamberlerle alakalı rüya görmesi demektir.

Beyaz Renk: Örgütte TSK mahrem yapılanmasında Deniz Kuvvetleri personeli olan örgüt mensuplarını ifade etmek için kullanılmaktadır.

C Katı: Örgütün Emniyet Teşkilatı mahrem yapılanması ile ilgili bir kavramdır.

Çiçek: Örgüt mensuplarının dinleme cihazına (böcek) verdikleri isimdir.

Çimen: TSK mahrem yapılanmasında jandarma birimini ifade etmek için kullanılmaktadır.

Çöpçü: FETÖ’nün Emniyet Teşkilatı mahrem yapılanmasında daha önce örgütle bağı olan ancak sonradan örgütten kopmuş ve örgüte zarar veren, örgüt aleyhine bilgi veren veya gizli tanıklık yapan kişiler için kullanılan koddur.

D Katı: Örgütün Emniyet Teşkilatı mahrem yapılanması ile ilgili bir kavramdır.

Dayı: Örgüt mensuplarının örgüt elebaşı Fetullah Gülen’e verdikleri kod isimlerdendir.

Dede: Örgüt mensuplarının örgüt elebaşı Fetullah Gülen’e verdikleri kod isimlerdendir.

Duvarcı: Örgütün mason yapılanmasında Mason Locası’na üye olan örgüt mensuplarına denilmektedir.

Fen: TSK mahrem yapılanmasında Kara Harp Okulunu ifade etmek için kullanılmaktadır.

Geometri: TSK mahrem yapılanmasında Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulunu ifade etmek için kullanılmaktadır.

Gri Dosya: Örgütün TSK mahrem yapılanmasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde gerçekleştirilen fişlemelerde kullanılan bir arşivleme sistemidir.

Depocu: Örgütün hakim/savcı hazırlık evleri yapılanmasında faaliyet gösteren örgüt mensuplarıdır.

Emineri: Kendi evinde kalan üniversite öğrencileri (örgüt mensubu veya olmayan)

Halley Kuyruklu Yıldızı: Örgütün sembolü, Halley Kuyruklu yıldızıdır. Örgütün genel kabulü ve öğretisine göre ahir zamanda yeryüzüne gelecek "Mesih/Mehdi", Halley kuyruklu yıldızından zuhur edecektir.

Kainat İmamı: Örgütteki en üst, mutlak ve hatasız görülen örgüt elebaşının liderlik statüsüdür. Bu statünün sahibinin Fetullah Gülen olduğuna inanılmaktadır.

Kandan irinden deryaları geçmek: Fetullah Gülen’in yazılarında ve vaazlarında sık sık kullandığı bu tabir adeta bir slogandır. Zorluklara göğüs gerip hedeflere ulaşmayı ima etmektedir.

Kapadokya: Fetullah Gülen’in yazı ve vaazlarında sık kullandığı tabirdir.

KEK: "Kendi Evinde Kalan" anlamında örgütsel kısaltma. Emineri ile aynı anlama geliyor. Önceleri KEK tabiri kullanılırken daha sonra "Eminer/Emineri" tabiri kullanılmaya başladı.

KDV yüzde 12 sorumlusu: Örgütün topladığı himmet paralarının yüzde 12’sini oluşturan kısmının ayrılması ve yurt dışında kullanılmak üzere değerlendirilmesiyle ilgilenen örgüt mensuplarıdır.

Kınalama: TSK mahrem yapılanmasında, örgüt mensubu öğrencinin askeri mahrem yapılanmaya seçilmesi ile ilgili kavramdır.

Köylü: Örgüt jargonunda Menzil tarikatına bağlı insanları ifade etmek için kullanılmaktadır.

Kozmik: İstihbarat birimlerine sızmış örgüt mensuplarını ifade etmektedir.

Kutsal Hoca Payı: FETÖ içinde toplanan himmet ve benzeri paraların il imamları aracılığıyla örgüt elebaşı Fetullah Gülen’e gönderilmek üzere ayrılan kısmına verilen addır.

Lahmacun: Örgütün gizlilik ilkesi gereği kullanmış olduğu finansal kodlama. Bir lahmacun, 10 bin Amerikan dolarına karşılık geliyor. FETÖ’nün topladığı döviz cinsi paraların miktarlarında yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için son zamanlarda böyle bir tabir kullanılmaya başlandı.

Lokum: FETÖ mensuplarının bulundukları ülkedeki örgütün iş ve işlemlerini kolaylaştıran yetkililere verdikleri rüşvet için kullandıkları bir tabir. Rusya’da yaşayan örgüt mensupları Amerikan doları için de Lokum tabirinikullanmaktadır. Çok sık olmamakla birlikte bu tabir Türkiye’de de bir dönem kullanılmıştır.

Mabede giden yolların kapatıldığı zaman dilimi: Fetullah Gülen’in Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü dönemlerini kastetmek için kullandığı tabirlerden biridir.

Malikhane: Örgütün MİT mahrem yapılanmasında MİT personeline verilen "Hastane" adının deşifre olması sonrası verilen yeni isimdir.

Mutfak: FETÖ tarafından kullanılan mecazi bir tabirdir. Örgüt içinde her ünitenin yaptığı istişare toplantılarında yeni fikirlerin, stratejik kararların çıktığı bölüme "Mutfak" bölümü denilmektedir.

Müzik: Örgütün siyasi partiler yapılanması ile ilgili bir kodlamadır. Siyasi parti içine yerleştirilen örgüt mensuplarının deşifre olmaması için siyasi partiler "Müzik" şeklinde kodlanmaktadır.

Nefis terbiyesi: Örgütün özel iletişim dilinde beyin yıkamak anlamına gelen bir kavramdır.

Notçu/Notçuluk: Örgütün hakim/savcı hazırlık evleri yapılanmasında faaliyet gösteren örgüt mensuplarıdır. Yeni kanun düzenlemelerine göre çalışma notlarını ve kitapçıklarını revize etmekle görevlidirler.

Norm: Örgüt içinde dini bir yaşantı açısından arada kalmış, yani hem camiye giden hem de alkol alan, ehli dünya vesaire kişilere denilmektedir.

Oğuz: Fetullahçı Terör Örgütü’nce 2012’den sonra Milliyetçi Hareket Partisine verilen kod isim.

Pırlanta: Örgüt elebaşının yazdığı kitaplara verilen isim.

Şefkat tokadı: İsteksizlik gösteren veya örgütsel vazifesini geri plana atıp dünya işleri ile uğraşan örgüt mensubunun tehdit edilmesi/korkutulması.

Tereyağı: FETÖ mensuplarının telefon görüşmesi ya da yazılı haberleşme sırasında "himmet" dedikleri para toplama faaliyeti için kullandıkları tabirdir.

Yayın mahrem yapılanması: Örgütün siyaset yapılanması ile ilgili bir terim.

Doğan: Fetullahçı Terör Örgütü’nce 2012 yılından sonra Cumhuriyet Halk Partisine verilen kod isimdir.

Timaş: Örgüt tarafından 2012 yılından sonra Adalet ve Kalkınma Partisine verilen kod isimdir.

Optik: Fetullahçı Terör Örgütü’nün Emniyet Teşkilatı mahrem yapılanmasında veya diğer faaliyet alanlarında örgüte yeni eleman yapılması planlanan ya da bir görev verilmesi düşünülen şahıslar hakkında örgüt tarafından yapılan detaylı istihbari araştırmadır. Örgüt içinde "optimize etmek" olarak da adlandırılmaktadır.

Panik butonu: Örgüt mensuplarının cep telefonlarında bulunan bir uygulamadır. Ani bir durumda bu butona basıldığında telefondaki bilgiler geri döndürülemeyecek şekilde silinmekte, en son program kendisini de silerek işini tamamlamaktadır.

Peyzajcı: Örgütün mason yapılanmasında Rotary Kulübüne üye olan örgüt mensuplarına denilmektedir.

Trend: Örgüt içinde sözleşmeli olarak çalışanlara verilen isimdir. "Sözleşmeye tabi (ST)", Tayine tabi olmayanlar" tabirleri, trend ile aynı anlama gelmektedir.

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : FETÖ’cüler, belge ve evrakları ‘casus kalem’ ile çalmış


FETÖ’cüler, belge ve evrakları ‘casus kalem’ ile çalmış

FETÖ’cüler, belge ve evrakları "casus kalem" ile çalmış – Adalet Bakanlığındaki FETÖ yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 60 şüpheliden 35’inin itirafçı olması, 600’e yakın örgüt üyesinin deşifre edilmesini sağladı – "T – Rex" ve "Albatros" adı verilen gizli tanıklar ile itirafçıların ifadeleri doğrultusunda, örgüt üyelerinin, bakanlık personelini "Tarak" adı verdikleri bir kodlama yöntemiyle 19 başlık altında fişlediği tespit edildi – Örgüt üyelerinin belge ve evrakları, tarayıcı kalem kullanarak kopyaladığı belirlendi.

Adalet Bakanlığındaki Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan 60 şüpheliden itirafçı olan 35’inin verdiği bilgiler, 600’e yakın yeni ismin deşifre edilmesini ve kullandıkları yöntemlerin açığa çıkmasını sağladı. AA muhabirinin aldığı bilgilere göre, bakanlık bünyesinde başlatılan idari soruşturma sürecinde itirafçı olan "T – Rex" ve "Albatros" adları verilen iki gizli tanığın aktardığı bilgiler ile Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) çalışmaları, örgütün, hakim ve savcıların dışında kalan personel arasında da yapılanmaya gittiğini ortaya çıkardı. Bu kapsamda, örgütün bakanlık yapılanmasında kullandığı 906 "operasyonel hat" ile aralarında aktif çalışanların da yer aldığı 3 binin üzerinde personel ve örgütün 270 "mahrem imamı" deşifre edildi.

Bilgilerin iletildiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 59 ile şüpheli listesi gönderirken, Ankara ‘da aralarında 23 aktif çalışan zabıt katibi ve infaz koruma memurunun da olduğu 84 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Bunun üzerine harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 13 Aralık’ta 16 ilde eş zamanlı düzenlediği Ankara merkezli operasyonlarda 84 şüpheliden 60’ını yakaladı. – Ağır darbe vuruldu Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünde sorgulanan şüphelilerden aralarında örgütün 11 mahrem imamının da yer aldığı 35’i, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak bildiklerini tüm detaylarıyla anlattı. İtirafçıların verdiği bilgiler bir taraftan 600’e yakın yeni ismin deşifre edilmesini sağlarken diğer taraftan da örgütün bakanlık bünyesinde nasıl faaliyet gösterdiğini gözler önüne serdi. – "Tarak" yöntem iİfade ve tespitlere göre FETÖ, Adalet Bakanlığındaki çalışanların büyük çoğunluğunu rakam ve harf kodlaması yaparak "Tarak" adını verdiği bir yöntemle fişledi.

Bu yöntemle, bakanlık bünyesinde çalışanlardan ateist olan veya Allah inancı olmayan kişiler 0, Allah’a inancı olup ibadet etmeyen kişiler 1, cuma namazına giden ve oruç tutan erkekler ile oruç tutup mütevazı giyinen kadınlar 2, bütün vakit namazlarını kılanlar 3, namaz kılan ve ara sıra sohbete gidenler 3A, namaz kılıp örgüte sempati duyan fakat sohbetlere katılmadığı halde örgütün kazanmayı hedeflediği kişiler 3İ, namaz kılan ulasalcı ve milliyetçiler 3U, düzenli sohbete gelenler 4, mütevelli adayları 4A, mütevelliler 5, şartsız ve koşulsuz bağlı olarak elde ettikleri bilgileri örgüt talep etmeden iletenler 5A, başka cemaatlere mensup olanlar 6U, ibadet eden Aleviler 7, dinden uzak Aleviler 7A, Caferiler 7C, paraya tamah edenler 8, kadın zaafı olanlar 9, terör örgütü PKK sempatizanları P, alkol ve kumar düşkünlüğü olanlar ise R harfiyle kodlandı. – "Kalem şeklinde tarayıcı kullanın" talimatı Emniyette itirafta bulunan bir şüpheli, örgütün, 5A kategorisinde olan üyeleri üzerinden Adalet Bakanlığı bünyesinde bir "istihbarat ağı" kurduğunu ve bu ağ üzerindeki mahremler aracılığı ile belge ve evrak topladığını anlattı. Sohbet toplantılarında devleti ve hukümeti zora sokmak amacıyla belge ve evrakın "casus kalem" yöntemiyle kayıt altına alınması için kalem şeklindeki tarayıcıların kullanılması talimatının 2012 yılında verildiği, bu yöntemle taranan belge ve evrakın 5A kategorisindeki örgüt üyeleri aracılığıyla tek kullanımlık hafıza kartlarına konularak örgüte ulaştırıldığı tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 60 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından gruplar halinde adliyeye gönderildi. Adliyeye sevk edilen 53 şüpheliden 7’si tutuklanırken 4’üne ev hapsi verildi.
Diğer zanlılar ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : Fuat Avni’ye bilgi aktaran mühendis intihar etti


Fuat Avni’ye bilgi aktaran mühendis intihar etti

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) subaylarının darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında İstihbarat Daire Başkanlığı’nda (İDB) görevli mühendislerden Burak Açıkalın tutuklanarak cezaevine konulmuştu. MİT’in 20 bin kişilik FETÖ’cü listesini örgüte sızdırdığı iddia edilen Açıkalın, darbe girişimi sırasında İDB yakınlarında yakalanmıştı. Açıkalın, tutuklu bulunduğu Kırıkkale Cezaevi’nde intihar ederek hayatına son verdi.

Yenişafak’ın haberine göre tutuklanan Başbakanlık veri uzmanı Mustafa Koçyiğit de ifadesinde, bir cemaat abisinin aracılığıyla İDB’de çalışan mühendislerle tanıştığını belirterek, “Abilerin talimatıyla mühendislerden İDB’deki işimize yarayacak verileri getirmelerini istedim. Burak ve Haşim bu verileri getirmeye başladılar. MİT’in İDB’ye bildirdiği 20 bin kişilik paralel yapılanmaya ilişkin listeyi de böyle temin ettik” demişti.

FETÖ’cü darbe girişimi sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) İstihbarat Daire Başkanlığı’na giden ve önceki makamlarına oturmaya çalışan eski emniyet müdürleri Lokman Kırcılı, Gürsel Aktepe ve Zeki Taşkın ile İstihbarat Daire Başkanlığı personeli Burak Açıkalın ve Haşim Türker gözaltına alınmış, bu şahıslar çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Habertürk’ün haberine göre, Açıkalın’ın savcılık sorgusu, ‘Fuatavni’ isimli Twitter hesabına bilgi aktaran isimlerin deşifre edilmesinde önemli rol oynamıştı.

MİT’in listesini mail attı iddiası

Fuatavni’ye bilgi sızdırdığı iddiasıyla tutuklanan ve itirafçı olan Mustafa Koçyiğit ise ifadesinde Açıkalın için şunları söylemişti:

“Selman Abi’nin verdiği talimatlar doğrultusunda İDB’de çalışan Burak isimli şahısla irtibat kurup aldığımız talimatları yerine getirmeye başladık. Selman Abi son görüşmemizde beni emniyetin Ankara imamı Selahattin’e devretti. Selahattin’in talimatıyla mühendislerden İDB’deki işimize yarayacak verileri getirmelerini istedim. Mühendislerden Burak ve Haşim bana bu verileri getirmeye başladı. Bu şahıslar verileri USB, CD ya da hard diskte getiriyor, kimi zaman evlerinde kimi zaman da açık alanda teslim ediyorlardı. MİT’in İDB’ye bildirdiği 20 bin kişilik paralel yapılanmaya ilişkin listeyi de bu mühendisler aracılığıyla temin ettik. Hatırladığım kadarıyla Burak bunu bana mail olarak gönderdi.”

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : FETÖ’nün firar hattı ilk kez görüntülendi


FETÖ’nün firar hattı ilk kez görüntülendi

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından yaklaşık 8 bin FETÖ’cünün Meriç Nehri üzerinden Yunanistan’a kaçarken kullandıkları güzergah ilk kez görüntülendi.

Yunanistan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in ‘Avrupa’ya kaçın’ talimatıyla hareket eden örgüt üyelerinin kapısını ilk çaldıkları ülke oldu. Akşam’ın haberine göre darbe girişiminin ardından Meriç Nehri üzerinden Yunanistan’a kaçan FETÖ’cülerin kaçış güzergahı ilk kez görüntülendi.

İşte firar güzergahı

BULUŞMA YERİ ASLANLI TESİSLERİ: Yunanistan’a giden otoyolda bulunan Aslanlı Tesisleri’nin önünde akşam araçlarından inen FETÖ’cüler havanın kararmasıyla Meriç Nehri’ne giden 1,5 kilometrelik açık alanı koşarak geçiyor.

PATİKA YOLDAN YÜRÜYORLAR: Daha sonra Yunanistan ile sınırımızı çizen Meriç’e paralel bir yolu aşarak önceden belirlenmiş kaçış noktasına ulaşıyor.

BOTLA GEÇİYORLAR: Botla karşıya geçen FETÖ’cüler burada Yunan polisi ve avukatlarıyla irtibat sağlıyor.

DEVRİYELERİ TAKİP EDİYORLAR: FETÖ’cülerin kaçışında rol oynayan bir başka detay ise sınır güvenliğimizi sağlayan askeri devriye saatlerini yakından takip etmeleri. Türk devriyelerine yakalanmamak için ön çalışma yaptıkları da gelen bilgiler arasında.

5 bin 500 iltica talebi

Darbe girişiminin ardından kaçışların daha hızlı olduğunu kaydeden istihbarat birimleri bu rakamın 8 bini bulduğunu kaydetti. Bu yıl itibarıyla da 300 FETÖ’cü Meriç güzergahını geçmeye çalışırken güvenlik güçleri tarafından yakalandı. 2019 itibarıyla Yunanistan’a iltica talebinde bulunan ve aralarında FETÖ’cülerin de bulunduğu sayı ise 5 bin 500. İstatistiklere göre haftada 40’a yakın FETÖ’cü Meriç Nehri’nden kaçak geçiş yapıyor.

Taktikleri Yunan avukat

İstihbarat kaynakları Yunanistan’a kaçan FETÖ’cülerin yeni taktiğini deşifre etti. Buna göre Yunan polisine kendilerini ‘Gülenistim’ diye tanıtan örgüt üyeleri kaçar kaçmaz ellerindeki mahkeme evraklarıyla kendi fotolarını çekip Yunanistan’daki avukatlarına gönderiyor. Yunan güvenlik güçleri tarafından yakalanan FETÖ’cüler böylece Türkiye’ye gönderilmekten kurtuluyor. Yunanistan’a gelişlerinin avukatlarının bilgisi dâhilinde olduğunu söyleyen FETÖ’cüler böylece resmi olarak siyasi sığınmacı talebinde bulunuyor.

Kısa sürede sonuç aldık

Suriye’den Yunanistan’a kaçan daha sonra Yunan askeri tarafından bota bindirilerek zorla ülkemize geri itilen göçmen kadın, FETÖ’cülerle aynı toplanma bölgesinde bir süre tutulduğunu anlattı: "Benim getirildiğim yerde bir sürü Türk vardı. Yunan polisi tarafından bekletiliyorlardı. Onlara iyi muamele yapılıyordu. Benim Türkçe bildiğimi bilmiyorlardı. Bir tanesi Türkiye’den gelen bir polis olduğunu söyledi. Kendi aralarında yolculuğun çok zorlu geçtiğini ancak kısa sürede sonuç aldıklarını konuşuyordu."