FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// FUAT UĞUR : Fetullah Gülen neden intihar girişiminde bulundu ?


FUAT UĞUR : Fetullah Gülen neden intihar girişiminde bulundu ?

Olay büyük.

Çatışmanın su yüzüne çıktığının emarelerini üç aydan beri açıkça görmeye başlamıştık ama böyle bir noktaya geleceğini doğrusu kimse tahmin etmiyordu.

Amerikan istihbaratının ve Küresel Batı’nın FETÖ içindeki en derin mutemedi olan Mustafa Özcan ile Fetullah Gülen arasındaki çatışmadan söz ediyorum. Daha önce de bunu yazmıştım hatırlarsanız.(*)

Türkiye üzerine birtakım hazırlıklar var. Aşağıda daha detaylı anlatacağım. Amerikan derin devleti FETÖ öncülüğünde yürütülecek yeni operasyonu Mustafa Özcan eliyle yapmak istiyor. Sebebi de "mehdiliği" bir takıntı hâline getiren Fetullah Gülen’in “Olacak hadiseleri” daha önceden haber verme saplantısı yüzünden sürekli şifreli konuşması, bu “gizem dolu” konuşmaların da Türkiye’de deşifre edilmesi.

15 Temmuz öncesinde hâkî renkli(askerî) cübbelerle çıkıp konuşmalar yapması, sözlerinin arasına sürekli olarak hazırlıkları yapılan darbe girişiminin ipuçlarını serpiştirmesi bu odaklar tarafından not edilmişti.(**)

Şimdi işi sıkı tutmak istiyorlar.

GÜLEN-ÖZCAN KAPIŞMASI/YÜZLEŞME

Mustafa Özcan işareti alır almaz Fetullah Gülen’in yazılı olarak dikte ettirdiği talimatları değiştirmeye ve üzerinde oynamaya başladı. Ancak Fetullah Gülen’in Bamteli adıyla yayınlanan video konuşmalarının içeriği ile bu mesajlar birbiriyle çelişmeye başladı. Pensilvanya’daki "tapınağa" giden elemanları bu durumu Fetullah Gülen’e ilettiler doğal olarak.

Kıyamet orada koptu.

Fetullah, Mustafa Özcan’ı yanına çağırarak hesap sordu. İlginçtir Mustafa Özcan bu kez kıvırmadı, yalan söylemedi, yan yollara sapmadan doğrudan doğruya “Bundan sonra süreci biz yöneteceğiz” deyiverdi.

NASIL İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDU?

Bu restleşme ramazandan bir ay önceydi. Fetullah Gülen ipin ucunu kaçıracağını anlayınca son kozunu oynamaya karar verdi. Kendi ölümünün örgütün dağılması anlamına geleceğini çok iyi bildiğinden Mustafa Özcan’ı kendi ölümüyle tehdit etti. Bunu daha önce de yapmıştı. Alenen intihar edeceğini iletmişti CIA’e. Ancak Mustafa Özcan bu sözleri şantaj olarak algıladı ve ciddiye almadı. Bu arada Bamteli adlı Fetullah konuşmalarının yayını da kesildi. Örgütü hem içerideki kaynakları hem de açık alan üzerinden takip eden Ümit Akdemir Bamteli’nin yayınlanmamasından kuşkuya kapılıp iz sürmeye başladı. Sonunda kaynakları yukarıda anlattıklarımızla ilgili bilgileri aktardı Ümit’e.

Ancak son gelen bilgi inanılmazdı. Fetullah Gülen dediğini yapmış ve intihar girişiminde bulunmuştu. Ancak kurtarılmıştı. Ümit’e ulaştırılan aşağıdaki fotoğraf intihardan kurtarılan Fetullah’ın eli. Serum takılmış ve uzun süre kaldığından dolayı da morarmış bir el.

Peki Fetullah Gülen nasıl intihar girişiminde bulunmuştu? Bu, inancına aykırı değil miydi? Sonuçta ayaküstü bin tane takiyye yapıp buna da bir kılıf bulabilirdi ama yine de intihar Müslüman olan için kesinlikle yasaklanan bir eylem. Başkasını öldürmekten daha ağır bir günah.

Ümit Akdemir FETÖ elebaşının günde sayısı belirsiz derecede çok kullandığı ilaçlarından bol miktarda alarak intihara teşebbüs ettiğini tahmin ediyor. Çünkü Fetullah cehennemde intihar eylemini gerçekleştirdiği yöntemle ceza göreceği bilgisiyle kendini bu konuda da garantiye aldı. Lâkin Fetullah’ın intiharı fark edildi ve müdahale edildi. Ramazan ayı da bu nedenle nekahetle geçti.

YİNE KIYAFET MESAJI: BU KEZ KEFENLE

Aradan epey zaman geçtikten sonra Fetullah Gülen’in ilk Bamteli konuşması Ramazan Bayramı münasebetiyle yayınlandı. Normalde 35-40 dakika olan Bamteli konuşması ilginçtir sadece 5-6 dakikaydı.

Fetullah bembeyaz bir kıyafetle çıkmıştı bu kez.

Onun subliminal mesajlar vermeye meraklı olduğunu bildiğimiz için hemen KEFEN olduğunu anladık doğal olarak. Yine mesaj veriyordu örgüt elemanlarına ve aynı zamanda Mustafa Özcan’a, onun arkasındaki güçlere:

“Her an kendimi öldürebilirim, örgüt dağılır ve hiçbir halt edemezsiniz!..”

“İÇİMİZİ YAKAN BİR MEVZU”

Konuşmasını dinlediğinizde de zaten olan biteni, olacakları bu kez gayet şifresiz, apaçık ve net biçimde neler yapabileceğini anlatmaktaydı:

“Bu ramazan bayılıp bayılıp sana kulluğumu gösteremedim. Gafilane geçti. Bir daha böyle ramazan olur olmaz mı, bir daha olursa da namaz kılacak kadar sağlıklı olur muyuz bilemiyorum. Toprağın altında mı oluruz üstünde mi oluruz, o verilecek karara zerre kadar itiraz edecek hâlimiz yok. Baş göz üstüne deriz. Acaba biz gidince iyi mi olur, kötü mü olur onu bilemediğimden dolayı, bazı büyüklerimiz de öyle diyor:

‘Eğer hayatım hayırlıysa, bir işe yarıyorsa sen yaşat. Vefatım hayırlıysa sen emanetini al.’

Dünyada kalmak, ahirete gitmek mevzuunda kararı yine de karar sahibine bırakmak lazım.(Bu cümlede intihar ettiğini itiraf ediyor ama bundan şimdilik vazgeçtiği imasında bulunuyor)

(Örgüte seslenerek)

Bugüne kadar gerekenleri yaptınız. Bundan sonra farklı bir fasla geçmek gerekiyormuş. Şimdi sıra geldi Fatiha’ya. Bu ramazanı bayılasıya yaşadığımı söyleyemem. Bu, mübalâğa olur. Fakat ara sıra İÇİMİZİ YAKAN BİR MEVZU OLDUĞUNDAN DOLAYI inşallah Cenab-ı Hak o gayeyi hayali realize etmeyi muvaffak eylesin inşallah…”

Evet, konuşma bu.

Kavga aleniyete döküldü. Kartlar yeniden karıldı ve son kozlar oynanıyor.

23 HAZİRAN HAZIRLIKLARI

15 Temmuz’u ABD’nin baskısıyla yapmak zorunda kaldıklarını itiraf eden FETÖ yeniden harekete geçmek için gün sayıyor. Ümit Akdemir yine bir hareketliliğe işaret ediyor.

23 Haziran’daki seçim sonucuna göre A ve B planları hazırlanmış durumda.

Ama bu kez farklı. Sebebini de ben söyleyeyim.

15 Temmuz öncesi yazdığım “Cemaatçi askerlere son uyarı: Tavuk tarda sayılır” başlıklı yazım(***) darbe girişiminde yamultulan FETÖ’yü ve onların siyasetteki uzantılarını çıldırtmıştı.

Şimdi yine o yazıdaki gibi söylüyorum. Devlet bu kez de izliyor ve yakın takipte. Ama MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dediği gibi kararlı oldukları bir nokta var:

“Artık mahkeme süreçleri yok.”

…..

(*) https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/598988.aspx

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/598758.aspx

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/588256.aspx

(**)https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/590725.aspx

(***)https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/591124.aspx

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// E. ASK. HAKİM AHMET ZEKİ ÜÇOK : FETÖ’nün bir numarası ya Jack ya John


E. ASK. HAKİM AHMET ZEKİ ÜÇOK : FETÖ’nün bir numarası ya Jack ya John

Fetullahçı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalar ve açılan davalar sebebiyle yurt dışına kaçan ya da haklarında yakalama kararı olan çok sayıda kişi var. Ve bunların hepsi de kendilerine kucak açan ülkelerin hamiliğinde Türkiye aleyhine faaliyetlere devam ediyorlar. Dahası, FETÖ’yle mücadele eden kişileri itibarsızlaştırmaya dönük kara propaganda ve ölüm tehditlerine de… Örneğin, TSK’daki kripto hainleri tespit etmek için geliştirilen FETÖMETRE’nin mucidi Tümamiral Cihat Yaycı’nın telefonunu bayramda Twitter başta olmak üzere sosyal medyada açılan kripto hesaplar üzerinden vererek, hedefe koymuşlardı… Yani alçaklık devam ediyor. Hem de pervasızca. Dolayısıyla da akla gelen soru şu:

Bunların yerleri belli, MİT orada bir şey yapamaz mı? Yanıtı kendisi de yine FETÖ’nün hedefinde olan Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski başsavcısı, emekli Albay Ahmet Zeki Üçok veriyor:

“Hepsiyle ilgili iade taleplerimiz var, kırmızı bültenlerimiz var ama hiçbirisine işlem yapmıyorlar. Onları kullandıkları için böylesine uluslararası bir örgütlenmeye sahip Fetullahçı terör örgütünü kaybetmek istemiyorlar. Almanya, ABD, İngiltere gibi ülkelerde siz de bir şey yapamazsınız. Çünkü radikal siyasi sonuçları olur. Ama onun haricindeki Afrika, Asya ülkelerinden olsun, MİT de, Emniyet’in bir birimi var, onlar da alıp getiriyorlar.”

Ne olur Berlin’den de gidip alsa?

“En azından BM’nin birçok sığınmacılara ilişkin olan kurallarını çiğnemiş olursunuz. Çünkü neredeyse Avrupa’dakilerin tamamına sığınma hakkı verdiler. Hatta onlarla ilgili eski Maden Sendikası’nın oteli vardı, orayı sığınmacıların kaldığı yer haline getirdiler. Gelen bütün FETÖ’cüleri yatırdılar, yedirip içirdiler bu sığınma sürecinde. Sonra da bunlardan sığınma hakkı verdiklerine ev tahsis ettiler, maaş bağladılar. Yani hukuki bir statü kazandırdılar onlara.”

Kalkan amaçlı hukuki statü yani?

“Tabii. Kazandırmasalardı bu sefer yurt dışına kaçmış Türk vatandaşı olacaklardı. Şimdi ise Almanya’ya sığınmış mazlum havası verdiler. Uluslararası bir koruma kalkanı geliştirdiler onlara. Mesela şimdi ABD’de bir sürü FETÖ’cü var, bunları getiremez miyiz? Getirebiliriz. Operasyon yaparak hepsini olmasa bile en azından bir kısmını Almanya’da olsun, Fransa’da olsun, getirebiliriz. Ama şu var. Bunların hepsine uluslararası hukuk mevzuatı çerçevesinde hukuki güvenceler sağladılar ve Türkiye bir şey yapsa da karşılık versek diye hazır bekliyorlar. O nedenle, biraz bu tür yöntemlere çekinceli davranıyoruz. Artı Almanya’daki FETÖ’cülerin kollarına panik butonu taktılar kaçırılmalara tedbir olsun diye.”

FETÖ’yü en çok ABD, Almanya, İsrail’in kullandığını ve örgütün gerçek liderinin de Fetullah Gülen olmadığını belirten Üçok, devam ediyor:

“Fetullah Gülen tabii ki örgüt içerisinde çok önemli ama FETÖ’nün bir numarasının adı ya Jack’tir ya John’dur. Çünkü bu ABD’nin, CIA’nın ve buna benzer istihbarat örgütlerinin kurduğu ve yönettiği bir örgüt. Başındaki Fetullah Gülen de bu örgütün sembolik lideri, beyin falan değil. Gerçek yöneticileri Fetullah Gülen’i şu anda ABD’de barındıran, onu kontrol eden CIA… Kuran, dünyanın 169 ülkesinde örgütleyen o…”

Fetullah Gülen ölse ya da iade etseler bir şey değişmez yani?

“Katiyen değişmez. Böylesine olağanüstü bir örgütü adam öldü diye dağıtır mı o istihbarat örgütleri? Mümkün değil; Fetullah gider, yerine Metullah gelir.”

Niye vermiyor o zaman?

“ABD’nin sadece Fetullah Gülen diye bir örgütü yok ki. Malezya’da, Filipinler’de ya da başka yerlerde başında filanca kişinin olduğu bir sürü örgütleri var. Şimdi Fetullah’ı iade ederse, bu sefer diğerleri ABD ile olan ilişkilerini sorgularlar. Kendilerinin de teslim edileceğini düşünürler. O yüzden de ABD bugüne kadar hiç kimseyi vermedi. Fetullah’ı da vermez. İşi bitince teslim eder falan değil, işi bitmez. İşi biterse de ölür adam, öyle işi biter. Yoksa Fetullah Gülen çok mu önemli ABD için? Onun yerine koyacağı, yetiştirdiği adamları da hazırdır zaten…”

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// AYTUNÇ ERKİN : ‘FETÖ borsası’ndaki infazın ipuçları iddianamede var


AYTUNÇ ERKİN : ‘FETÖ borsası’ndaki infazın ipuçları iddianamede var

1990’lardaki ‘polis yelekli’ infazların adresi bu kez İzmir…

AKP’li Ahmet Kurtuluş’u polis yelekli şüpheli öldürdü. Geride, 396 sayfalık iddianame kaldı

İddianamede, 60 kişilik FETÖ’cü listesinde yer alanların nasıl kurtarıldığı anlatıldı

2 – Tarih 4 Kasım 1993… Başbakan Tansu Çiller, İstanbul’da Holiday Inn Oteli’nde ellerinde PKK terör örgütüne haraç veren işadamlarının ve sanatçıların listesi olduğunu açıklad, “Onlardan hesap soracağız” dedi.

Behçet Cantürk ve şoförü Recep Kuzu’nun cesedi 15 Ocak 1994’te Sapanca yakınlarında bulundu. Cantürk ismi öldürülecek 67 Kürt işadamı listesinin ilk sırasında yer alıyordu. Fevzi Aslan ve yeğeni Şahin Aslan 28 Mart 1994’te İstanbul Şehremini’de bir kafede otururken, polis olduklarını söyleyen 4 kişi tarafından gözaltına alınmıştı. Oto alım satımı yapan Aslanlar’ın cesedi ertesi gün Hendek’te bulundu. Savaş Buldan ve Hacı Karay, 3 Haziran 1994’te İstanbul’da bir otelden çıkarken çıkarken üzerinde ‘polis’ yazan çelik yelekli silahlı kişilerce alıkonulduktan iki gün sonra Bolu’nun Yığılca İlçesi’ndeki Melen Çayı kenarında öldürülmüş halde bulundular. Neden 26 yıl öncesine döndüm?

‘ÖRGÜT İÇİ HESAPLAŞMA’ MI?

Çünkü, 30 Mayıs 2019’da, İzmir’in Narlıdere İlçesi’nde polis yeleği ile evine gelen şahsın silahlı saldırısında hayatını kaybeden AKP eski İzmir İl Başkan Yardımcısı ve iş insanı Ahmet Kurtuluş’un hikayesi de 1990’ları hatırlattı! Birinci tespit şu: Geçen ocak ayında, Serkan Kurtuluş’un liderliğini yaptığı suç örgütüne yönelik aralarında İzmir eski İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Kurtuluş’un da bulunduğu 69 şüpheli hakkında dava açılmıştı. İddianameye göre ikinci tespit de şöyle: Bazı devlet görevlilerinin mafya ile işbirliği yaparak ‘FETÖ borsası’ kurdukları tespit edildi. Üçüncü tespit ise en can alıcı olanı: Öldürülen Ahmet Kurtuluş, ‘organize suç örgütü’ hakkında bildiklerini anlatmış ve ev hapsine çıkmıştı. Sanki bir ‘örgüt içi’ hesaplaşma! Dördüncü tespit de şöyle: Savcı Deniz, öldürülen Ahmet Kurtuluş’a dönemin İzmir MİT Bölge Başkanı G.Y. ve MİT görevlisi H.B. ile ilişkisini de sormuş.

O zaman İzmir Cumhuriyet Savcısı Ferhat Deniz’in hazırladığı 396 sayfalık iddianameye bakalım…

2 – ‘100 bin dolar istediler vermeyince, tutuklandım’

İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede Serkan Kurtuluş’un liderliğini yaptığı ‘organize suç örgütü’nün tehdit, şantaj, silahlı saldırı gibi eylemlerle maddi menfaat elde ettiği ifade edildi. Serkan Kurtuluş’un örgütünde İzmir Emniyet eski İstihbarat Şube Müdürü Kudret D. ve AKP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş (öldürülen) da şüpheliler arasında yer aldı.

Ahmet Kurtuluş

Savcı iddianamede, “FETÖ Borsası olduğu kuşkusu uyanmıştır” tespitinde bulundu. Peki savcı, “FETÖ borsası” kuşkusuna nasıl ulaştı? İddianamede yer alan ve iş adamı olan FETÖ/PDY suçundan şüpheli Tamer Kömürgöz’ün ifadesi ‘kuşku’nun ilk ayağı!…Kömürgöz’ün ifadesini okuyalım:

CEMAATÇİ KURTULMUŞ

“… Y.P.’nin bir akrabası Gaziantep’te üst düzey bir emniyet görevlisiymiş. Bu kişi de İzmir ilinde görevli İstihbarat Şube Müdürü Kudret D. ile yakın ilişki içerisinde. Onun sayesinde bu işlerden kurtulmuş… Nisan 2016’da cemaatçi Y.P., işyerime geldi ve cemaate operasyon yapılacağını söyledi. 100 bin dolar vermesi halinde aklanacağımı ifade etti, kabul etmedim. 17 Ağustos 2016’da Serkan Kurtuluş bana gözaltı listesinin elinde olduğunu söyledi ama İstihbarat Şube Müdürü’nün tanıdığı olduğunu belirtti. Bu listeden kendisini çıkaracak kişinin kendisi olduğunu anlattı. Parayı vermedim ve tutuklandım.”

3 – İnfaz edilen Kurtuluş listeyi istihbaratçı müdürden almış

Yine iddianamede şüpheli Ilgın Şentürk’ün ifadesi de “FETÖ borsası”nın nasıl işlediğini açıkça anlatıyor. Okuyalım: “… 5-6 yıl kadar önce Ege Üniversitesi’nde memur olarak çalışmaktaydım, tam tarihini hatırlamadığım bir gün oturmuş olduğum semtte bir pastaneye girdiğimde Serkan peşimden geldi ve benimle tanışmak istedi. Bu süre içerisinde kendisi bana sürekli mesaj atıp arardı. Serkan işadamı gibi kendisini tanıttı. Yaklaşık 6-7 ay kadar birbirimizi tanıdıktan sonra birlikte yaşamak için ev tutmaya ısrar etti. Yeşilova semtinde Myvia isimli apart dairelerden daire kiraladık.”

AYAKKABICI OLAYI

“… Ayakkabıcı olayında (Tamer Kömürgöz) Serkan Kurtuluş, bir şahsı Yakup Y.’a vurdurtmuştu ve bundan dolayı 50.000 TL almışlardı. Serkan aynı ayakkabıcı için cemaatçi olduğunu söyleyip, bu şahıstan 1 trilyon para almak için uğraşıyordu. Ayakkabıcı denen şahıs bildiğim kadarıyla daha sonra FETÖ örgüt suçundan tutuklanarak cezaevine girdi. Bahse konu 60 kişilik listeyi (FETÖ’cü listesi) Serkan bana Whatsapp üzerinden yedeklemek için gönderdi.”

Serkan Kurtuluş

KURTULUŞ’A GELEN LİSTE

“Serkan bana bu liste gelmeden evvel bir FETÖ listesi geleceğini söylemişti. Bu listede bulunan şahısları kaldırıp para alacaklarını, bu listenin Kudret D.’den geleceğini anlatmıştı. Daha sonra Serkan bu ekran görüntüsünü bana attı.

Ben de kendisine bu listeyi nerden aldın diye tekrar sorduğumda bana Ahmet Kurtuluş tarafından kendisine geldiğini, Kurtuluş da bu listeyi Kudret D.’nin verdiğini söyledi.”

Sonuç: FETÖ’yle mücadele gerçekten beka sorunu ise ‘borsa’ların üzerine gitmek gerekiyor.

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : YARGI BÜYÜK HATA YAPTI /// EMİR ALTINDAKİ 17 YAŞINDAKİ ASKERİ ÖĞRENCİYE CEZA VERİLEMEZ !!!!! (YORUMUMUZ AŞAĞIDA)


ÖZEL BÜRO NOTU : ŞİMDİ BU SÖYLEYECEKLERİMİZ YÜZÜNDEN BAZI ÇEVRELERDEN YOĞUN ELEŞTİRİ ALACAĞIZ AMA HİÇ SORUN DEĞİL. BİZİM GÖREVİMİZ İNANDIĞIMIZI, DOĞRU BİLDİĞİMİZİ KORKMADAN, ÇEKİNMEDEN SÖYLEMEK, YAZMAK, ANLATMAK. HERKESİN FİKRİNE, ELEŞTİRİSİNE YAPICI OLMASI KAYDIYLA SAYGI DUYDUK, DUYARIZ. BİZİM BURADA SÖYLEMEK İSTEDİĞİMİZ NET OLARAK ŞUDUR. FETÖ BİR TERÖR ÖRGÜTÜ MÜDÜR ? EVET ALASIDIR. HATTA CASUS ŞEBEKESİDİR. TÜM SORUMLULARININ HAKETTİĞİ CEZAYA ÇARPTIRILMALARI GEREKİR Mİ ? HEM DE MÜMKÜSE EN AĞIRINA. BURAYA KADAR YARGI VE KAMUOYU İLE AYNI FİKİRDEYİZ. BİZİM AYRIŞTIĞIMIZ NOKTA TAM OLARAK ŞURASI. ASKERİ ÖĞRENCİ DEDİĞİMİZ KİŞİLER 17-18 YAŞLARINDA, HALEN EMİR ALTINDA OLUP HERHANGİ EMİR KOMUTA SORUMLULUĞU TAŞIMAYAN, ER STATÜSÜNDEN BİR FARKI OLMAYAN VE ÖĞRENCİ STATÜSÜNDE EĞİTİM GÖREN GENÇLERİ KAPSIYOR. YANİ BU GENÇLERİN ASKERİ HİYERARŞİDEKİ YERLERİ ER STATÜSÜ İLE AYNI. ONLARA KOMUTANLARI GEL DERSE GELİRLER, GİT DERLERSE GİDERLER. ŞİMDİ SİZE SORUYORUZ. HERHANGİ BİR EMİR KOMUTA YETKİSİ OLMAYAN 17 YAŞINDAKİ BİR ÖĞRENCİNİN DARBE GİBİ BİR CİDDİ GİRİŞİMDE NE GİBİ BİR MÜDAHALESİ YADA SORUMLULUĞU OLABİLİR. BUNLAR ADI ÜSTÜNDE ASKERİ ÖĞRENCİ VE DİSİPLİN ONLAR İÇİN BİR NOLU KURAL. KOMUTANLARININ DEDİKLERİNE HARFİYEN UYMAK İÇİN EĞİTİLDİLER. BUNU ONLARA KORUMAK ZORUNDA OLDUKLARI DEVLET ÖĞRETTİ. DARBE GECESİ BUNLARIN KOMUTANLARI BU GENÇLERE BİR EMİR VERMİŞ VE BU GENÇLER BU EMRE İTAAT ETMİŞ. YANİ EMRE İTAAT EDEREK GÖREVLERİNİ YAPMIŞLAR. EĞER BURADA BİR DARBEYE İŞTİRAK SUÇU VAR DENİYORSA BU SUÇ EMRE İTAAT EDEN BU GENÇLERİ KAPSAMAZ. AYNI ER STATÜSÜNDE OLAN DİĞERLERİ GİBİ. EMRİ HANGİ KOMUTAN VERMİŞSE ONUN SUÇA İŞTİRAKİ SÖZ KONUSUDUR. BUNU ASKERLİĞİNİ YAPAN HERKES BİLİR. BİZE GÖRE BU HATADAN ACİLEN DÖNÜLMELİ VE HAKLARI GASPEDİLEN GENÇLERE İADEİ İTİBAR YAPILMALI. YOKSA HİÇ KİMSE HUKUK DEVLETİ NARALARI ATMASIN !!!!

Müebbet alan askeri öğrencilerin anneleri anlatıyor : Yetiştiren de, ceza veren de devlet !!!

Yalova’da eğitim gören yaklaşık 350 askeri öğrenci 15 Temmuz darbe teşebbüsü için Yalova’dan İstanbul’un beş farklı bölgesine getirildi. O gece silahları ile birlikte teslim olan çok sayıda askeri öğrenci tutuklu yargılanıp müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Birçoğu 20 yaşına basmadan müebbet hapis cezasına çarptırılan askerlerin anneleri anlatıyor.

“O benim değil devletin evladıydı… Devlet yetiştirdi. Ben yetiştirmedim.”

Askeri öğrencilerinden Furkan Talha Çetinkaya’nın annesi Melek Çetinkaya ‘ İlk gözümün nuru’ diyor oğlu için.

17 Temmuz pazar günü oğlu Furkan Talha Çetinkaya’nın gözaltında olduğunu öğrenen anne Çetinkaya, polislerin arayarak ‘Oğlunuz Furkan Talha Çetinkaya İstanbul’da gözaltında, iyi merak etmeyin’ dediklerini ancak nerede olduğu konusunda bilgi vermediklerini söylüyor.

Anne Çetinkaya, “Türk Hava Kuvvetlerine verdiğim emanetimi (oğlu) Silivri Cezaevinde buldum.” diyor

Mahkeme sürecinin çok yavaş ilerlediğini ifade eden anne Çetinkaya, oğlunun bir yıl önce müebbet hapis cezası aldığını ve mahkemenin gerekçeli kararını hükümden 11 ay sonra yazdığını belirtiyor.

‘Çocuğumu emin ellerde sanıyordum’

Emine Uyanık, 18 yaşında darbe girişiminden tutuklanan askeri öğrenci Yusuf Uyanık’ın annesi. “15 Temmuz günü ben ve kızım sokaktaydık” diyen anne Emine Uyanık, oğlu için “Ben çocuğumun emin ellerde olduğunu sanıyordum, daha birinci sınıf öğrencisi. Yazık değil mi pırıl pırıl çocuklara.” İfadelerini kullanıyor.

O gece Yalova’dan İstanbul’ a getirilen Hava Harp Okulu birinci sınıf öğrencilerinden biri de Taha Yasin Türedi.

Oğlu Yasin’i devlete emanet ettiğini vurgulayarak sözlerine başlıyor anne Nurdane Türedi, “Benim oğlum 13 yaşında Işıklar Lisesi’ne gitti. Işıklar’da dışarıda bir olay olduğunda cumartesi ve pazar öğrencileri dışarı çıkarmazlardı. Çünkü onlar devlete emanetti. 15 Temmuz’da dışarı çıkartmış olabilecekleri aklımın köşesinden bile geçmedi. Çocuğumu oraya götürüp bu duruma düşürecekleri hiç aklıma gelmezdi.” diyor.

“Oğlumu ben değil devlet yetiştirdi” diyen anne Nurdane Türedi, “Devletim 17 -18 yaşındaki çocuğu hapishaneye koydu, acımadı” diyor.

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : Kripto FETÖ’cüleri deşifre eden Alp Eren Çatlı’ya kumpas kuruldu


Kripto FETÖ’cüleri deşifre eden Alp Eren Çatlı’ya kumpas kuruldu

ASALA terör örgütünün çökertilmesinde önemli rol üstlenen ve Susurluk kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’nın yeğeni Alp Eren Çatlı’ya FETÖ kriptoları tarafından kumpas kuruldu.

ASALA terör örgütünün çökertilmesinde önemli rol üstlenen ve Susurluk kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’nın yeğeni Alp Eren Çatlı’ya FETÖ kriptoları tarafından kumpas kuruldu. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı emrinde istihbarat astsubayı olarak görev yapan Alp Eren Çatlı, görev süresi boyunca darbe üstüne darbe vurduğu kripto FETÖ’cülerin kurduğu oyuna getirildi.

Görev yaptığı süre boyunca FETÖ ile ciddi anlamda mücadele eden Alp Eren Çatlı, örgütün devlet içinde gizlenmiş kriptoları tarafından saf dışı bırakılmak ve Çatlı soyadını taşıyan aileye darbe vurulmak için hazırlanan bir kumpas ile operasyon yaptı. Operasyon için savcıya bilgi veren emniyet istihbarat birimleri hazırladıkları raporda, Alp Eren Çatlı’nın bağlı bulunduğu örgütü ‘Ülkü Ocakları’ olarak belirleyerek, ülkücüleri de terör örgütü üyesi gibi gösterdi. Emniyet istihbarat içindeki kriptocuların hazırladığı rapor sonrasında 2012 ile 2014 yılları arasında ankesörlü telefonla arandığı iddiasıyla ifadesi alınan Alp Eren Çatlı, kendisinin hiçbir FETÖ’cü hainle irtibatlı olmadığını söyledi. Asker olmadan önce Ankara Ülkü Ocakları ikinci başkanı olarak görev yapan Alp Eren Çatlı, ifadesinde ‘Beni hiçbir FETÖ mensubu aramış olamaz’ diyerek iddiaları kabul etmedi. Çatlı bir arkadaşının kendisini FETÖ imamı ile tanıştırdığı iddiasına ilişkin verdiği ifadede ise “Bu kişinin FETÖ iltisaklı olduğunu öğrendiğimde ismini emniyete bizzat ben bildirdim” dedi.

Ülkü Ocakları terör örgütü olarak yazıldı

Gözaltına alınmadan önce hakkında emniyet istihbarat tarafından hazırlanan raporda bağlı bulunduğu örgüt olarak Ülkü Ocakları yazılan Alp Eren Çatlı, yine bu raporda Abdullah Çatlı’nın 17. ölüm yıl dönümüne katıldığı gerekçesiyle hakkında rapor tutuldu. Hakkında tutulan raporda, bağlı bulunduğu örgüt Ülkü Ocakları olarak yazarken, yaptığı faaliyetler konusunda ise “03 Kasım 1996 yılında ölen Abdullah Çatlı’nın 17. ölüm yıl dönümü münasebetiyle 3 Kasım 2013 günü MHP Nevşehir il teşkilatı ve Ülkü Ocakları organizesinde düzenlenen anma programlarına katılan ve Ticaret Borsası salonunda Abdullah Çatlı’nın hayatının anlatıldığı slayt gösteriminin ardından bir konuşma yapan şahıs merhum Abdullah Çatlı’nın yeğeni Alp Eren Çatlı” şeklinde rapor edildi.

Bunlar gibi birçok legal konuşma ve etkinlikte ismi rapor edilen Alp Eren Çatlı, üniversiteyi bitirdikten sonra 6 ayrı kamu kurumunda sınava girip başarılı olmasına rağmen mülakatlarda elendi. MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın telkin ve yönlendirmesiyle girdiği sınavlarda başarılı olarak jandarma bünyesinde göreve başlayan Çatlı, görev yaptığı süre boyunca FETÖ’nün birçok oyununu deşifre ederek, kripto örgüt üyelerini yakaladı.

FETÖ Antalya hakim savcı imamını yaptığı istihbari çalışmalarla yakaladı

FETÖ üyeleri tarafından ankesörlü telefonla arandığı iddiasıyla gözaltına alınarak sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklu yargılanmasına karar verilen Alp Eren Çatlı, iddiaların tamamen asılsız olduğunu ve kendisine kumpas kurulduğunu söyledi. Çatlı ifadesinde babası adına kayıtlı hatla 2012-2014 yılları arasında 7, kendi adına kayıtlı hatla ise 4 kez ankesörlü telefondan arandığı iddiasına ilişkin olarak, “Ben, o tarihte asker ya da askeri öğrenci değildim. Ardışık olarak arandığım iddia edilen şahsı tanımıyorum. Kaldı ki o tarihlerde girdiğim birçok polislik ve askeri sınavdan elendiğim için dava açmışlığım vardır. Beni hiçbir FETÖ mensubu aramış olamaz” dedi. Çatlı üniversiteden tanıdığı Yasin E. isimli kişinin, kendisini Ahmet A. isimli FETÖ imamı ile tanıştırdığı iddiasına ilişkin ise “Ahmet A. denen kişi üniversitede ülkücü ortamlarda kendisini milliyetçi olarak tanıtan biriydi. Ben kendisini hiç kimse ile tanıştırmadım. Sonrasında bu kişinin FETÖ iltisaklı olduğunu öğrenince ismini emniyete bizzat kendim bildirdim” ifadesini kullandı.

“Babam FETÖ’nün usulsüz dinlemelerine maruz kalarak mağdur edildi”

Alp Eren Çatlı ifadesinde, babasının FETÖ’nün usulsüz dinlemelerine maruz kalarak, ağabeyi Ahmet Çatlı’nın da Ergenekon suçlamasında gözaltına alınarak mağdur edildiklerini söyledi. Çatlı ifadesinde, “Ben 17 yaşımdan, jandarmaya girdiğim 24 yaşına kadar Ülkü Ocakları’nda görevlerde bulundum. Üniversiteyi 2012’de bitirmeme rağmen FETÖ’nün kamu kurumlarında aktif olduğu yıllarda 6 tane kamu kurumu sınavından mülakat sürecinde elendim. 17-25 sonrası MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın telkin ve yönlendirmesi ile jandarmaya girdim. Ağabeyim Ahmet Çatlı Ergenekon suçlamasıyla gözaltına alındı. Babam Zeki Çatlı FETÖ’nün usulsüz dinlemelerine maruz kalarak, mağdur oldu. Ben böyle bir aileden gelmekteyim. 15 Temmuz sonrası FETÖ’nün Antalya hakim Savcı imamını bizzat yaptığım istihbari çalışmalarla İzmir’de yakaladım. FETÖ’ye önemli darbeler vurdum” diye konuştu.

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : Hortumcu imamın Londra sefası


Hortumcu imamın Londra sefası

Feto talimatıyla Bank Asya’ya yatırılan paraların yurtdışına kaçırılmasını sağlayan örgüt imamı Ali Çelik Londra’da inşaat işleriyle uğraşıyor. 40 milyon liralık malikânede yaşayan Çelik’in Avrupa bankalarında aslında örgüte ait olan 200 milyon euro parası bulunuyor. Çelik, firari örgüt imamlarıyla sık sık ihanet toplantıları yapıyor

SABAH, 17 MİLYAR LİRALIK BANK ASYA VURGUNUNUN BEYNİ ALİ ÇELİK’İ İNGİLTERE’DEKİ MALİKANESİNDE GÖRÜNTÜLEDİ

SABAH, 17-25 Aralık sürecinden sonra Türk bankacılık tarihinin en büyük vurgununun gerçekleştirildiği Bank Asya’nın içinin boşaltılması operasyonunun beyni olan FETÖ imamı Ali Çelik’i İngiltere’nin başkenti Londra’daki lüks malikânesinde buldu ve görüntüledi.

17 MİLYAR LİRAYI HORTUMLADI

Bank Asya’ya el konulacağını içeriden istihbarat alarak öğrendikten sonra 17 milyar liranın hortumlanması (Banka tarihindeki toplam vurgun 50 milyar lira) işini yürüten finans imamı Ali Çelik, Londra’da yaklaşık 40 milyon TL değerindeki bir malikânede yaşıyor. Hükümeti yargı darbesiyle devirmeye çalıştığı 17-25 Aralık 2013 teşebbüsü başarısız olunca tabana "Evlerinizi, arabalarınızı satın, diğer bankalardaki paralarınızı çekip Bank Asya’ya yatırın" talimatını veren örgüt, bankanın kasasında biriken parayı yurtdışına kaçırmıştı.

TÜRKİYE DÜŞMANI ÖRGÜTLERE YARDIM

1957 doğumlu Ali Çelik, Bank Asya’da yönetim kurulu üyeliği pozisyonundaydı, ancak bütün diğer yönetim kurulu üyelerinin üzerinde bankadan sorumlu imamlık işini yürütüyordu. Örgütün kanalı Samanyolu TV’de yönetim kurulu başkanlığı da yapan Çelik FETÖ’nün önemli kara para aklama şirketi Pinhan Restoran’ın sahibiydi. Çelik ayrıca, yıllarca Türkiye imamlığı yapmış Mustafa Özcan’ın finans işlerinden sorumlu kıldığı yardımcısı. Örgütün finans ayağıyla ilgili davalarda gıyabında yargılanan Ali Çelik 2015’te firar etmişti. POLNET Hudut Kapıları sistemindeki kayıtlara göre Ali Çelik 25 Ağustos 2015’te Türkiye’yi terk etti. Firarından sonra örgütün finansal faaliyetlerini Londra’dan yönetmeye başlayan Ali Çelik, SABAH Özel İstihbarat Bölümü’nün tespitlerine göre Londra’da kendi ofisinde zaman zaman Mustafa Özcan, İngiltere imamı (Eskiden Kanada imamıydı) İsmail Nazlı ve Londra imamı İsmail Uzun ile toplantılar yapıyor. Çelik, Londra’da ayrıca örgütün vakfı olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın İngiliz vatandaşı eski başkanı Mustafa Yeşil’le de görüşüyor. Londra’daki toplantılarda PKK başta olmak üzere Türkiye düşmanı örgütlere müzahir sözde Sivil Toplum Kuruluşları’na para yardımında bulunulması yönünde karar da alınıyor.

İKİ KEZ GÜLEN’LE GÖRÜŞTÜ

Ali Çelik; Londra’ya firarından sonra iki kez Pensilvanya’da Fetullah Gülen’le görüştü. Çelik, geçmişte Kozanlı Ömer kod adlı Emniyet İmamı Osman Hilmi Özdil’le de sık sık görüşen bir isim. Şu anda Londra’da inşaat işi yapan Çelik’in kentin lüks semtlerinden birindeki malikânesi 5 milyon pound (40 milyon TL) değerinde. 14 Downes Ct, Londra N21 3PS adresinde, lüks otomobillerin bulunduğu bir sokakta bulunan bu malikânenin 14 odası bulunuyor. Ali Çelik’in Avrupa bankalarında aslında örgüte ait olan 200 milyon Euro serveti bulunuyor. Onun patronu konumundaki Mustafa Özcan’ın da yine Avrupa bankalarındaki varlığının 500 milyon Euro olduğu kaydediliyor.

İşte Almanya’daki firari FETÖ’cülerin ihanet kampları

17-25 Aralık 2013’te sonra sızan, örgüt içi konuşma tapelerine göre Gülen, Mustafa Özcan’a Bank Asya’nın hortumlanması için onay vermişti. Bank Asya’nın el konulmadan önce 28 milyar TL olan aktif büyüklüğü bir anda 11 milyar TL’ye düşmüştü. Örgüt, banka yı boşaltırken kendi işadamlarına ödeyemeyeceğini bile bile öz sermayesinden yüksek krediler açmış ve Bank Asya kredi batağındaki bir bankaya dönüşmüştü. 17-25 sonrası kurulan tabela şirketler üzerinden kredi kisvesiyle de himmetler yurtdışına kaçırılmıştı. Bu süreçte pek çok fiktif işlemin yapıldığı, kredilerin yüzdürüldüğü, imamlara havale yapılmış gibi gösterilen ancak gerçekte para kaçırılan işlemlerle bankanın boşaltıldığı ortaya çıktı. Ayrıca bankanın külçe altın ve nakit varlıkları da Ümraniye’deki binadan kaçırıldı.

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : FETÖ’nün firari işlerini organize eden İmamı Yunanistan’da görüntülendi


FETÖ’nün firari işlerini organize eden İmamı Yunanistan’da görüntülendi

SABAH, FETÖ’cü kadroların tüm firar işlerini Yunanistan’dan organize eden örgüt imamı Yalçın Esmek’i Atina’da Alman plakalı aracında görüntüledi. Esmek, diğer Avrupa ülkelerini rahatça ziyaret ederek örgüt imamlarıyla buluşuyor

SABAH Özel İstihbarat Bölümü, FETÖ’nün Avrupa ülkelerine firar güzergahında ana dağıtım üssü olan Yunanistan’daki örgüt yapılanmasıyla ilgili çok gizli ve önemli bilgilere ulaştı. Atina’da yaptığımız araştırmalar, örgütün Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ülkelerine geçişte Yunanistan’ın kritik bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Avrupa’da ‘diaspora’ oluşturan örgüt kadrosunun firarını organize eden bir numaralı isim, FETÖ’nün Yunanistan İmamı Yalçın Esmek. Esmek’in Atina’daki evini bulduk ve Alman plakalı aracının içinde görüntüledik. Esmek bir Hollanda vatandaşı, ama aynı zamanda Yunanistan tarafından 18 Ocak 2018’de verilmiş IWCB84591 kimlik numarasına sahip. Bekar olan ve Atina’da yalnız yaşayan Esmek’in, ‘Praksitelous 4, 15342 Agia Paraskevi Atina’ adresindeki ikametgahının kapı zilinde ‘YES’ yazıyor. Yalçın Esmek’in kısaltması olan bu ifade, örgütün yurtdışında bile istihbarata karşı tedbir unsuru olarak basit de olsa şifreleme yolunu seçtiğinin göstergelerinden biri.

GIDA ŞİRKETİ VE DEPOSU VAR

Yalçın Esmek’in ofisi ‘Papadiamantopoulou 92 Zografou’ adresinde. Burada bir depo bulunuyor. Esmek, ‘Frinis 51 Pangrati Atina PK 11633’ adresinde ‘Mora Trade’ adlı bir şirket kurmuş. Gıda ürünleri satan bu şirketin tabelasında Moral yazıyor. Tabelada ayrıca Food Export (İngilizce Gıda İhracat) ve Emporio Trofimon (Yunanca Gıda Ticaret) yazıları bulunuyor. Şirketin http://www.moratrade.eu adresinde bir web sitesi de var. Bu sitede bal, zeytin, zeytin yağı, kuru gıda ve marmelat gibi ürünler ‘Türkçe’ olarak tanıtılıyor. Esmek, Atina’da Yunan diplomatların ve gizli servis yetkililerinin çocuklarının okuduğu Fransız okulu Lycee Franco-Hellenique Eugene Delacroix’un hemen karşısındaki bir apartmanda oturuyor. Burayı tercih etmesinin nedeni üst düzey güvenlik şartlarından yararlanmak istemesi. Gittiği ülkelerde türk ishibaratı tarafından takip edilme endişesi taşıyan Esmek, sürekli etrafı kol açan ediyor ve örgütün fiziki takipten kaçış eğitimi prensiplerini uyguluyor. Esmek, ruten olarak evden sabah 09:00 sıralarındaçıkıyor ve akşamları 20:30-21:00 civarı evine dönüyor. Esmek örgütsel toplantıları ve faaliyetlerini ofisinde gerçekleştiriyor. Almanya, Hollanda, Belçika ve Fransa gibi ülkelere Alman plakalı aracıyla rahatça giderek örgütün mahrem imamları ve üyeleriyle de buluşuyor. Avrupa ülkelerinde mahrem imamlar başta olmak üzere kaçak FETÖ’cülerin ikamet ve mali meselelerini çözüyor. Esmek 2011-2012 yıllarında örgütün Slovakya imamlığını yürüttü. Açık kaynaklarda Esmek’in Slovakya’daki eğitim ve iş faaliyetleri yer alıyor. 28 Kasım 2011’de Esmek, Slovakya’da Türk-Slovak İşadamları Derneği’nin açılış törenini düzenlemiş. 27 Mayıs 2012’de Bratislava’da düzenlenen Türk- Slovak Günü programının organizatörü olarak Yalçın Esmek’in adı geçiyor.

(Yalçın Esmek)

YUNANİSTAN’DAKİ ÖRGÜT KAMPLARI

SABAH’ın Özel İstihbarat bölümünün ulaştığı bilgilere göre FETÖ üyeleri Yunanistan’da ‘İltica Merkezleri’ adı verilen kamplarda kalıyor. Yalnız bu kamplar, örneğin Suriye İç Savaşı’ndan kaçan mültecilerin kaldığı kamplar gibi değil. İltica Merkezleri yaklaşık beş yüz insanın yaşadığı kurumsal binaların bulunduğu yerlerde. FETÖ’cüler burada konfor içinde yaşıyor. Ya bulundukları ülkeye iltica ediyorlar ya da örgütün gidecekleri bir sonraki ülkeye seyahat için yaptığı hazırlıkların tamamlanmasını bekliyorlar. Türkiye’den Yunanistan’a geçişler Meriç Nehri üzerinden yapılıyor. Firarlar, kuzeyden güneye doğru Kastanides-Orestiada (Kumruçiftliği)- Dimetoka-Soufli (Sofulu) sınır hattından Yunanistan’a intikal şeklinde gerçekleşiyor. Sınırı geçtikten sonra yakalanamayan veya iltica amacıyla yerel resmi birimlere müracaat etmeyen FETÖ mensuplarının ise genelde izlediği güzergah şu: Meriç Nehri’nden geçtikten sonra Kumçiftliği, Dimetoka veya Sofulu bölgelerinden Büyük Derbent (Mega Derio) mücavirinden Kozlukebir (Arriana) ve Şapçı (Sappes) istikametleri. Sınır bölgesinde yakalanamayan/kendiliğinden yerel makamlara siyasi iltica talebinde bulunmayan FETÖ mensupları, Egnatia Otobanı’na yöneliyor ve otoban üzerinden batıya doğru ilerliyor. Öte yandan 2017’de Frankfurt merkezli Time To Help E.V. isimli yardım derneğinin öncülüğünde Yunanistan’daki kamplarda kalan örgüt mensuplarına yardım tırlarının gönderildiği de belirlendi.

YUNAN KİMLİK NUMARASI VAR

Örgüt kadrolarının firar işlerini FETÖ’nün Yunanistan imamı Yalçın Esmek yürütüyor. Atina’da oturan, Almanya plakalı araç kullanan Esmek, Hollanda vatandaşı. Yunanistan’dan da kimlik numarası var.

8 HAİNİN İŞLERİNİ YÜRÜTÜYOR

Yalçın Esmek, darbe girişiminin ardından Yunanistan’a kaçan sekiz darbeci FETÖ’cünün, iltica başta olmak üzere bu ülkedeki tüm işlemlerini yürüten kozmik isim. Yunan Real News Gazetesi’ne göre sekiz askerden dördünün iltica işlemleri tamamlandı. Diğer dördü ise yakında iltica ‘hakkı’ kazanacak. Yunanistan Yüksek Mahkemesi darbeci sekiz askerin Türkiye’ye iadesini üç kez reddetmiş, 8 FETÖ’cüyü bir kışlada korumaya almıştı. Yalçın Esmek, örgüt kaçak elemanlarının Yunanistan ve giderek Avrupa’daki finansman, barınma ve gıda işlerini organize eden isim. İltica başvurusu yapan üst düzey FETÖ’cülerle ilgili Yunanlı siyasiler nezdinde lobi faaliyetleri yürüten de o. Edindiğimiz bilgilere göre Esmek, bugüne dek 8 bin FETÖ üyesinin Yunanistan’a geçişini ve oradan da Avrupa ülkelerine dağıtımını sağladı.

ÖRGÜTÜN KAÇIŞ GENELGESİ

FETÖ’nün Yunanistan üzerinden Avrupa’ya kaçış için ‘Kontrol Formu’ adı verilen bir talimname hazırlamış. SABAH’ın ulaştığı genelge gibi hazırlanmış bu talimnamede Meriç Nehri üzerinden gerçekleştirilen yurtdışına kaçışlar esnasında örgüt üyelerinin neler yapması gerektiği bütün ayrıntılarıyla anlatılıyor. Öyle ki örgüt yönetimi; bebeklere içirecekleri ilaçlardan, kadınların giyeceği kıyafetlere, hatta tırnak bakımına kadar her ayrıntıyı talimat haline getirmiş. Otuz altı maddelik genelgenin 27. maddesinde bebekleri uyutmak için kullanılan yatıştırıcı ilaç Atarax şurubunun örgüt üyelerinin yanında olması talimatı da yer alıyor.

DUMANLI’NIN DA KAÇIŞ YERİYDİ

FETÖ’nün baş kalemşörlerinden Ekrem Dumanlı, CHP eski Lideri Deniz Baykal’a yönelik kumpasın mimarlarından Cevheri Güven (Selanik’te ikamet ediyor), ByLockçu kripto kalemşör Nur Ener ve yabancı basına ülkemiz aleyhine demeçler veren Tuba Güven (Bu kişi de Selanik’te oturuyor) gibi FETÖ’cüler Yunanistan üzerinden yurtdışına firar etti.

Abdurrahman Şimşek