CASUSLAR DOSYASI : Eski CIA casusu Amaryllis Fox ve tarihin en ünlü 10 Casusu


Eski CIA casusu Amaryllis Fox ve tarihin en ünlü 10 Casusu

Amerikan Merkezi Haber Alma Örgütü’nün (CIA) gizli taktikleri son yıllarda sayısız dizi ve filme konu olurken, eski bir ajan gerçekte neler yaşandığına ışık tutan bir kitap kaleme aldı. Amaryllis Fox, CIA’in kahve zinciri Starbucks üzerinden gizli bir haberleşme ağı kurduğunu öne sürdü.

ABD’nin Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) casus filmlerini aratmayan şekilde faaliyet gösterdiğine dair içerden itiraflar geldi.

11 Eylül 2001 saldırıları sonrasının dünyasında, 2003-2010 yılları arasında 16 ülkede terör ağlarına sızmak üzere görev yapmış bulunan eski CIA gizli casusu Amaryllis Fox, anılarını yayımladı.

"Life Undercover: Coming of Age in the CIA" (Gizli Hayat: CIA’de Yetişmek) isimli anı kitabında en ilgi çeken casusluk numaralarından biri de Starbucks hediye kartları üzerinden haberleşme oldu.

Bir CIA eğitmeninden öğrendiği numara, Starbucks hediye kartları sayesinde kendi aralarında haberleşmeye yönelik:

Eğitmen her tilmizine bir Starbucks hediye kartı veriyor ve "Beni görmeye ihtiyaç duyarsan bir kahve al" diyor.

Ardından her gün bir internet kafeye gidip kart numaralarını kontrol ediyor ve birinin bakiyesi bitmişse görüşmesi olduğunu anlıyor.

Bu sayede tebeşir işareti ya da alçaltılmış pencere panjurlarını kontrol etmek gibi farklı fiziksel işaretlerin konulduğu alanların çok geniş bölgesinde her gün otomobille turlamaktan kurtuluyor.

Üstüne üstlük kart numarası ile kimlik arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığından, tüm işlem son derece güvenli.

Genel manada restoranların casusluğun ayrılmaz parçası olduğunu da anlatan Fox, bir sonraki saldırıyı öngörme ya da önlemeye yardımcı olacak şekilde hükümetler ya da terör gruplarına erişimi olan kaynaklarla restoranlarda görüşmeyi tercih ettiklerini aktardı.

Bazen bu buluşmaların tesadüfi olduğunu, ama daha çok tesadüfi görünecek şekilde planlandığını belirten Fox, restoranlarda önceden hazırlanma imkanlarının bulunduğuna da dikkat çekti.

"Çok sayıda giriş ve çıkış yardımcı olur ve kabin veya gizli köşe gibi özel oturma alanları bir artıdır. Belki de hepsinden önemlisi, güvenlik kameralarının ve mekanın müdavimi tipinde müşterilerin mevcudiyetidir" diyen Fox, restoranların aynı zamanda sırtı duvara dayalı oturmak için bol seçenek sunduğunu, durumsal farkındalık sağladığını ve sohbet ortağının yüzünün salonda bulunanların izleme açısının dışında kalmasını sağladığını kaydetti.

GELMİŞ GEÇMİŞ EN ÜNLÜ CASUSLAR

20. yüzyılda yaşanan savaşlar, politik krizler ve gerilimler istihbaratın önemini artırmış ve casusların yüzyılı yaşanmıştı. İşte dünya savaşlarından soğuk savaşa tarihe damgasını vuran ünlü 20 casus…

Mata Hari: Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanya için casusluk yapan bir dansçıydı. Hollandalı olan Mata Hari’nin asıl adı Margaretha Geertruida Zelle’ydi. Fransız, İngiliz ve Rus subay ve devlet adamlarından çok gizli askeri bilgiler toplayıp bunlara ‘kızına yazılmış mektup’ süsü vererek Almanlara ulaştırıyordu. Fransızlar tarafından 15 Ekim 1917’de kurşuna dizilerek idam edildi.

Juan Pujol: Tarihin en çok bilinen çifte ajanlarından biriydi. Barcelona doğumlu Pujol, II. Dünya Savaşı’nda hem Nazi Almanyası’na hem de Büyük Britanya hesabına çalışıyordu. İngilizler onu Garbo, Almanlar ise Alaric Arabel kod adıyla tanıyordu. 1988 yılında Venezuela’nın başkenti Caracas’ta öldü.

Aldrich Hazen Ames: Çifte ajan olan Ames CIA ve Rusya’nın hesabına 10 yıl boyunca çalıştı. CIA’de göreve başladıktan sonra 1969’da Ankara’ya gönderilen Ames’in amacı Sovyet istihbarat subaylarını ABD tarafına çekmekti. Eşinden ayrıldıktan sonra maddi problemlerle karşılaşan Ames, 1985’de Washington’daki Sovyetler Birliği elçiliğine gidip onlara Amerikan sırlarını sattı ve Ruslar için çalışmaya başladı. Bir yandan da CIA’deki görevini sürdüren Ames, KGB ve Sovyet Ordusu’ndaki Amerikan kaynaklarını Ruslara sızdırdı, bunların 10’u öldürüldü. Lüks yaşam tarzı FBI’ın dikkatini çekti ve bir süre sonra casusluk suçu ile ABD tarafından tutuklandı. Halen hapisandedir. Tarihin en pahalı casusu unvanına sahiptir. İçimizdeki Hain adıyla hayatı filme de çekilmiştir.

Isser Harel: Buenos Aires’e kaçan Alman Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın ele geçirilmesi operasyonunun baş kahramanıydı. İsrail gizli servisini 11 yıl boyunca yönetti. Rusya’dan İsrail’e göç eden Harel, 1963’te istifa ederek Mossad’dan ayrıldı. 2003’te Tel Aviv’de öldü.

Markus Wolf: Doğu Almanya İstihbarat Merkez İdaresi’nin başıydı. 34 yıl boyunca MfS’nin 2 numaralı adamı olarak Soğuk Savaş7a damgasını vurdu. 1950 ile 1980 yılları arasında Batı ülkelerine 4 bin kadar ajan yerleştiren Wolf, ajanları seçerken yakışıklı olmalarına dikkat ediyordu. Nedeniyse devlet dairelerindeki sekreterlerin zaaflarından yararlanmaktı. Bu tercihi nedeniyle Wolf’un ajanlarına ‘Romeo Ajanlar’ deniliyordu. Wolf 83 yaşındayken Berlin’de hayatını kaybetti.

Richard Sorge: İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Japonya’da görev yapan Sovyetler Birliği casusuydu. En başarılı casuslar arasında gösterilen Sorge’un kod adı Ramsay’di. Almanya ve Japonya’da bir yandan gazeteci olarak çalışırken bir yandan da casusluk yapıyordu. 1941’de Tokyo’da yakalandı, 1944’te idam edildi. Sovyetler Birliği’yle ilişkisin reddetti, ancak ölümünden 20 yıl sonra SSCB onu kahraman ilan etti.

Kim Philby: Harold Adrian Russell "Kim" Philby, soğuk savaş döneminin en önemli çift taraflı casusu, eski Britanyalı istihbarat görevlisi. Önceleri Britanyalı istihbaratının yüksek mevkili casuslarından olan Philby, daha sonra Sovyetler Birliği için çalıştı. KGB için çalıştı. 11 Mayıs 1988’de hayatını kaybetti.

Mijail Koltsov: İspanyol İç Savaşı sırasında Kremlin’in hesabına çalışıyordu. Gazeteciydi. Kiev doğumlu Koltsov İspanyol İç Savaşı’na dair yazdığı kitaplarla da günümüzde tanınıyor. 2 Şubat 1940’ta vurularak öldürüldü.

Sidney Reilly: James Bond karakterinin oluşturulmasında esinlenildiği iddia edilen iki ajandan biri olan Reilly, İngiliz Gizli Servisi için çalışıyordu. 20. yüzyılın ilk süper ajanı olarak kabul edilir.

Anthony Blunt: Cambridge 5’lisinden biri olan Blunt, İngiliz gizli servisinde Sovyetler hesabına çalışan bir başka sanat tarihçisiydi.

Dusko Popov: II. Dünya Savaşı’nda İngiliz Gizli Servisi adına çalışan Alman istihbaratına ise yanlış bilgi aktaran çifte ajandı. Japonların Pearl Harbour saldırısı için ABD’yi uyarmıştı, ancak FBI ona güvenmediği için bu uyarıyı dikkate almamıştı. Sırp asıllı olan ajanın tıpkı Reilly gibi, James Bond’a esin verdiği söylenir. Gerçek yaşamöyküsü Casuslar Casusu adıyla Türkçe’ye aktarılmıştır.

George Blake: İngiliz ajanı Blake, dünya Kuzey Kore tarafından yakalanmasıyla dikkat çekmişti. 3 yıl burada kaldıktan sonra İngiltere’ye döndüğünde artık çifte ajandı ve komünist olmuştu. Kuzey Kore hesabına çalışmaya başladı.

Krystyna Skarbek: Crhristine Granville olarak tanınan Krystyna Skarbek, Polonya doğumluydu. İngilizler için İkinci Dünya Savaşı’nda casusluk yaptı. Nazi işgalindeki Polonya ve Fransa’dan elde ettiği gizli bilgilerle dikkat çekti. İngiltere’ye en uzun süreli hizmet veren kadın casuslardan biri oldu. 15 Haziran 1952’de Londra’da bir otelde bıçaklanarak öldürüldü.

Rosenberg çifti: Amerikalı Ethel ve Julius Rosenberg çifti, ABD’nin atom bombası ve nükleer sırlarını Sovyetler Birliği’ne satmakla suçlanıp yargılanıp 1953’te elektrikli sandalyede idam edildiler. Bu idam o dönem büyük tartışma yaratmıştı. Çift ABD Komünist Partisi üyesiydi. Ancak suçlamaların doğruluğu uzun süre tartışıldı. Yıllar sonra Sovyet haberleşmeleri deşfire edilip kamuya açıldı ve Julius Rosenberg’in aktif olarak casusluk yaptığı ortaya çıktı, ancak eşi Ethel Rosenberg’in casusluk yaptığına dair hiçbir delil bulunumadı.

Oleg Vladímirovich Penkovski: Oleg Vladimiroviç Penkovskiy, kod adı "Agent Hero", SSCB’nin askeri istihbaratı GRU’da görevli bir albaydı. 1950’li ve 60’lı yıllarda Birleşik Krallık ve Birleşik Devletleri SSCB’nin Küba’ya yerleştirdiği füzelerden ve Küba Füze Krizi’nden haberdar etti. 1955’te Ankara’da askeri ateşelik yaptı. Rus İç Savaşı’nda öldü.

Mark Felt: Derin Gırtlak olarak tanınan Mark Felt, FBI’ın iki numarasıydı. Watergate Skandalı’nda Başkan Richard Nixon’ın istifasını hazırlayan 2 gazeteciden biri olan Woodward bilgileri Felt’ten aldığını anlattı.

Ramon Mercader: Sovyet Gizli servisi için çalışan İspanyol ajan Ramon Mercader, , 1940’taki Lev Troçki suikastıyla tanınıyor. Meksika’da Troçki’nin Stalin’in emriyle öldüren Mercader komünistti. Sovyetler Birliği’nde gizliliği kaldırılan arşivlerde Mercader’in Sovyet NKVD için ajanlık yaptığı ortaya çıktı. 20 yıl hapis yatan Mercader 1978’de Küba’da hayatını kaybetti.

Klaus Fuchs: Atom bombasının yapımında rol oynayan fizikçilerden biri olan Fuchs, Alman Komünist Partisi’yle yakından ilişkiliydi. Amerika’nın Manhattan Projesi’nden elde ettiği bilgileri Sovyetler Birliği’ne verdiği gerekçesiyle mahkum edildi. Ocak 1950’de casus olduğunu itiraf etti. İngiliz vatandaşlığından çıkarıldı. 9 yıl hapis yatıp çıktı ve Doğu Almanya’ya yerleşti. 28 Ocak 1988’de Berlin’de duvar yıkılmadan önce öldü.

Daniel Ellsberg: Vietnam Savaşı sırasında ABD hükümetinin sırlarını ifşa eden kişi olarak tanınıyor. Amerikalı aktivist ve askeri analist olan Ellsberg, 1971’de Pentagon Belgeleri’ni yayınlamıştı. Çok gizli belgeler New York Times ve diğer gazetelerde yayınlanmıştı.

AK PARTİ DOSYASI : AKP ESKİ BAKANI EGEMEN BAĞIŞ’IN BİR ZAMANLAR AMERİKA YILLARINDAN BİR ANI


(Alıntıdır)

ABD’de bir süre yaşamış bir sınıf arkadaşımın paylaşımıdır:

"Size Amerikada çok eski bir anımı anlatacam….

David adında Amerikalı arkadşım vardı birlikte Bar Clup’ta çalıştık.

Ben bosboy o garsondu beni kollayan koruyan biriydi iyi bir dost olduk sonra Azeri bir bayan ile evlendi.

Çok düzgün karekterli biri.

Neyse Bir gün bana

"Haydar gel bak senin önünde bahşiş kutusuna 50’lik atacağım herkes görecek sende şahit ol sende gör" dedi.

"Tamam" dedim adam herkesin önünde parayı bahşiş kutusuna attı.

Gece 3 oldu bahşiş paylaşılacak anahtar sadece müdür’de var.

Müdür açtı kutuyu 50’lik yok.

Bahşiş kutusundan parayı müdürün çaldığından emin olduk.

Sonra garsonlar müdürün üstüne yürüyüp o. . .ço… ananı s. . küfürler etmeye başladılar.

O arada Yunanlı patron geldi garsonlar durumu patrona anlattı: "Ya bu hırsızı işten çıkar yada hepimiz müdürü mutfakta si. . .p işten çıkarız. " dediler.

Müdür Türk olunca yanına gidip “Lan şerefini si. . .ğim milletin hakkını niye çalıyorsun biz Türkleri burada 3 kuruş için rezil ediyorsun utanmıyor musun? deyince pişmiş kelle gibi sırıtmaya başladı hiç utanması sıkılması yok karakter sıfır. ”

Sonra gel zaman git zaman bu hırsız Türkiye’ye gitti önemli makamlara getirdiler ama ahlaki karakteri hiç değişmedi. O Türkiye’de çikolata kutusunda rüşvet alırken suç üstü yakalandı. Bu utanmaz herif ayrıca din düşmanı Bakara suresine "Bakara makara salla gitsin" falan filan dedi.

Hani bunu alıp siyasi köpek yaparsın havla dersin havlar onu anlarım çünkü siyasetin karakterle zaten ilgisi yok.

Ama sen gel bunu Prag’da büyük elçi yap!

Yazık bu ülkeye. "

FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI : İranlı eski istihbaratçı cinayetinde ilginç detay


İranlı eski istihbaratçı cinayetinde ilginç detay

Şişli’de 14 Kasım günü sokak ortasında kurşunlanan İranlı eski istihbaratçı Mesut Mevlevi (32) cinayetini soruşturan polis ilginç bir bilgiye ulaştı. (Çetin Aydın/ İlker Sezer- Hürriyet)

Mesut Mevlevi öldürüldüğünde yanında olan kişi birkaç saat önce tetikçiyle peş peşe AVM’ye girmiş. Polis hem tetikçiyi hem de Mesut Mevlevi’yi ölüme götüren arkadaşını arıyor. Mesut Mevlevi 14 Kasım 2019 günü saat 21.50 sıralarında Kâğıthane tarafından gelerek Ecza Sokak’ta bir kişiyle buluştu. İkili yürürken arkalarından gelen şapkalı, gözlüklü ve koyu renk giyimli bir kişi art arda 12 el ateş etti. Mevlevi kalbinden ve sağ bacağından vuruldu. Yoldan geçen N.Ü. de seken kurşunlarla yaralandı. Saldırgan koşarak olay yerinden kaçtı. Bir süre Mevlevi’nin başında bekleyen arkadaşı da daha sonra hızlı adımlarla uzaklaştı.

AVM’YE PEŞ PEŞE GİRDİLER

Polis güvenlik kameralarını incelediğinde çok ilginç bir detay buldu. Saldırgan olaydan önce Levent’teki bir AVM’ye gitmişti. Peş peşe içeri girdiği kişi ise Mevlevi’nin yanındaki arkadaşıydı. Bu görüntüye ulaşılmasının ardından, Mevlevi’nin vurulduğu sırada yanında olan kişi ile saldırganın birlikte hareket ettiği değerlendirildi. Polis iki şüphelinin kimliklerini belirlemeye çalışıyor.

Mevlevi’nin sosyal medyada eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’la fotoğrafı bulunuyor.

Hürriyet’e konuşan, yurtdışında yaşayan İranlı gazeteci Behnam Gholipour, Mevlevi’nin İran’daki yolsuzlukları ortaya çıkarmaya çalışan bir hacker grubu kurduğunu söyledi. Mevlevi’nin geçmişte kendisiyle iletişime geçtiğini söyleyen İranlı bir gazeteci ise Mevlevi’nin ‘ekonomik mafya’ olarak tanımladığı İran Devrim Muhafızları’nın eski üst düzey yöneticisi Morteza Rezaei’ye ilişkin belge toplamak için kendisine işbirliği teklifinde bulunduğunu belirtti.

İSPANYA’DAYMIŞ İZLENİMİ

2018 yılından İran’dan kaçtığı belirtilen Mevlevi, Türkiye’de olmasına rağmen sosyal medyada İspanya’da yaşadığı yönünde izlenim veriyordu. Mevlevi’nin İran’da yürütülen askeri ve istihbarat projelerinde sorunlar yaşanması ve arkadaşlarının tutuklanmasının ardından ülkeyi terk ettiği belirtiliyor. İsmini vermek istemeyen bir İranlı gazeteci, Mevlevi’nin İran’da birbiriyle çatışan iki istihbarat kurumunun anlaşmazlıkları nedeniyle öldürülmüş olabileceğini söyledi. Mevlevi’nin “Kara Kutu” isimli telegram kanalı üzerinden İranlı yetkillere dair ifşa belgeleri ile gündeme geldiği belirtildi. Mevlevi’nin sosyal medya sayfasında ise eski İran cumhurbaşkanları Haşimi Rafsancani, Muhammed Hatemi ve Mahmud Ahmedinejad ile çekilmiş fotoğrafları yer alıyor.

FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI : Eski istihbaratçıya İstanbul’da suikast !!!!


Eski istihbaratçıya İstanbul’da suikast !!!!

11 Kasım’da eski İngiliz askeri istihbarat subayı James Gustaf Edward, İstanbul’da ikamet ettiği evin önünde ölü bulunmuştu. Dün akşam yine İstanbul’da İran istihbaratının eski üyesi olduğu iddia edilen Mesut Mevlevi sokak ortasında silahlı saldırıya uğradı. Güvenlik kamerası görüntüleri saldırının dehşetini gözler önüne serdi.

İran istihbaratının eski üyesi olduğu iddia edilen rejim muhalifi Mesut Mevlevi, İstanbul’un göbeği Şişli’de arkadaşıyla yürüdüğü esnada sokak ortasında silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü.

Mevlevi, 15 Kasım gecesi saat 21:45 sıralarında arkadaşıyla birlikte Şişli Esentepe Mahallesi Ecza Sokak’ta yürüdüğü sırada arkadan yaklaşan kimliği belirsiz kişinin saldırısına uğradı.

SALDIRGAN HIZLA YAKLAŞTI VE 11 EL ATEŞ ETTİ

Görgü tanıklarına göre şapkalı saldırgan tabanca ile 11 el ateş ederek Mevlevi’yi vurdu ve kayıplara karıştı. Saldırıda ağır yaralanan Mevlevi yapılan tüm müdahalelerin ardından hayatını kaybetti.

Polis ekipleri saldırı mahallinde 11 adet kovan tespit etti. Güvenlik kamerası görüntüleri saldırının dehşetini gözler önüne serdi.

Mesut Mevlevi, İstanbul’da sokakta yürürken suikast sonucu hayatını kaybetti.

MESUT MEVLEVİ KİMDİR?

İran’ın İsfahan şehrinde doğan Mesut Mevlevi, “Kara Kutu” isimli Telegram kanalı üzerinden İranlı yetkililere dair ifşa ettiği belgelerle gündeme gelmişti.

İran istihbaratının eski üyesi olduğu iddia edilen Mevlevi, bazı kaynaklara göre istihbarat teşkilatında çalışmaya devam ediyordu.

Ölümünün ardından sosyal medya hesapları kapatılan Mevlevi’nin Instagram sayfasında eski İran cumhurbaşkanları Haşimi Rafsancani, Muhammed Hatemi ve Mahmud Ahmedinejad ile çekildiği fotoğraflar yer alıyor.

Mesut Mevlevi ile İran’ın eski cumhurbaşkanlarından Haşimi Rafsancani ile birlikte.

Mevlevi’nin sosyal medya hesaplarında İran’daki muhtelif askeri tesislerde çekilmiş fotoğraflar da bulunuyor.

Arizona Üniversitesi’nde yapay zekâ üzerine doktora eğitimi alan Mesut Mevlevi, “yapay zekâ biliminin babası” unvanıyla İran Radyo ve Televizyonu’na bağlı kanallara birçok kez konuk olmuştu.

“KARA KUTU” TELEGRAM KANALI

Mesut Mevlevi, 2018 yılı mart ayında “İran halkının etkin sesi” sloganıyla faaliyete başlayan “Kara Kutu” isimli Telegram kanalıyla meşhur oldu.

Mevlevi, söz konusu kanalı“Yolsuzlukları, cinayetleri ve İslam Cumhuriyeti’nin perde arkasındaki hadiselerini ortaya çıkaran medya” diye tanıtmıştı.

Mevlevi, “Kara Kutu” isimli Telegram kanalında yaklaşık 20 ay boyunca İran yargısı, İstihbarat Bakanlığı ve Devrim Muhafızları İstihbarat Birimi’ne ilişkin belge, bilgi ve ses kayıtları paylaştı.

Polis Mevlevi’yi vuran suikastçiyi güvenlik kamerası görüntüleri üzerinden teşhis etmeye çalışıyor.

Mevlevi Telegram kanalında, İran devrim lideri Ali Hamaney’in Ofis Başkanı Muhammed Muhammedi Golpayegani’nin Laricani Kardeşler ile birlikte karıştığını iddia ettiği yolsuzluk belgelerini yayımlamıştı.

Kara Kutu’da İran İstihbarat Bakanlığı’nın casusluk karşıtı biriminin toplantı salonunun gizli çekim görüntüleri yayımlanmıştı.

Kara Kutu’nun Youtube kanalında yayınlanan belgeselde ise İran Devrim Muhafızları Ordusu’nda gerçekleştiği iddia edilen yolsuzluklara dair belgeler paylaşılmıştı.

"YENİ BELGELER İFŞA EDECEEĞİ" İDDİASI

Suikasttan iki gün önce gerçekleşen mesajlaşma kayıtlarına göre, Mesut Mevlevi İranlı yetkililere ilişkin önemli belgeleri ifşa edeceğinin haberini veriyor.

Mesut Mevlevi, şahsi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Devrim Muhafızları Ordusu’nu kastederek “Yozlaşmış mafya komutanlarının kökünü kazıyacağım, dua edin ben bu işi yapmadan onlar beni öldürmesin.” ifadelerini kullanmıştı.

Mevlevi’nin infaz edilmesi akıllara İstanbul’da öldürülen GEM TV’nin sahibi Saeed Karimian’ı getirdi.

2017 yılında İstanbul Maslak’ta İran kökenli İngiliz vatandaşı 45 yaşındaki Saeed Karimian ile Kuveytli ortağı Muhammed El Muhtari’nin içinde bulunduğu aracın önünü ciple kesen çarşaflı saldırganlar yaylım ateşi açtıktan sonra kayıplara karışmıştı.

İRAN’DA 6 YIL HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILMIŞTI

Karimian, İran’da gıyaben yargılanıp "ulusal güvenliğe aykırı eylem" ve "devlete karşı propaganda" suçlamasıyla 6 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

İngiliz haber kanalı BBC’nin internet sitesine mülakat veren Karimian’ın bir aile yakını şunları kaydetmişti: “Saeed Karimian son üç aydır rejim tarafından tehdit ediliyordu ve bunun sonucunda İstanbul’u terk etmeyi ve Londra’ya dönmeyi planlamıştı.”

FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI : İngiliz Eski İstihbarat Subayının Büyükada’dan ayrılma anı


İngiliz Eski İstihbarat Subayının Büyükada’dan ayrılma anı

Karaköy’deki ofisinin önünde ölü bulunan İngiliz eski istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier’in Büyükada’daki evinden Karaköy’e dönerken güvenlik kamerasına yansıyan son görüntüleri ortaya çıktı.

Eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier, Karaköy’deki ofisinin önünde 11 Kasım’da ölü bulundu. Le Mesurier’in yaşadığı Büyükada’daki evinden, 9 Kasım’da ayrılırken güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri ortaya çıktı.

Le Mesurier’in 9 Kasım cumartesi günü saat 18.07’de eşiyle birlikte evlerinden çıktığı görülüyor. James Gustaf Edward Le Mesurier ve İsveç vatandaşı eşi Emma Hedvig Christina Winber, evdeki görevlilerin kullandığı elektrikli araca biniyor. Çift, araçta bulunan biri kadın, iki görevliyle birlikte iskeleye doğru ilerliyor. Elektrikli aracı kullanan kişinin evin bahçıvanı olduğu öğrenildi. Çift daha sonra Karaköy’deki ofise geçti. Le Mesurier’in 11 Kasım’da sabaha karşı cansız bedeni bulundu.

Emma Wingber, emniyete verdiği ifadede sağlık kuruluşlarına yakın olmak amacıyla Karaköy’e döndüklerini ifade etmişti. Wingber’in, “Son dönemlerde aşırı stres nedeniyle uyku ve psikolojik ilaç kullanmaya başladı. 2-3 gün önce Adalar’da bulunan evde yine aşırı strese bağlı rahatsızlığı nedeniyle iğne ve ilaç tedavisi alarak sağlık kuruluşuna yakın olma amacıyla home ofis olarak kullandığı bu adrese geldik" ifadelerine yer verdiği öğrenilmişti.