ERMENİ SORUNU DOSYASI : ERMENİLER, TÜRK ERKEKLERİNİ VAHŞİCE KATLEDİP KADINLARI İSE AKDAMAR KİLİSESİNDE ÖMÜRLERİNİN SONUNA KADAR TECAVÜZ ETMİŞLER !


ERMENİLER, TÜRK ERKEKLERİNİ VAHŞİCE KATLEDİP KADINLARI İSE AKDAMAR KİLİSESİNDE ÖMÜRLERİNİN SONUNA KADAR TECAVÜZ ETMİŞLER !

Milli Rekortmen Sporcu Alper Sunaçoğlu, ”Ermeni Soykırımı emperyalist bir yalandır. Apaçık bir Uydurmadır.” dedi.

Ermeni Soykırımı emperyalist bir yalandır. Apaçık bir Uydurmadır.

Ancak zamanında Ermenilerin uyguladığı vahşet ve tecavüz ise hakikattir.
Mesela bir çoğunuz bilmez, ben de yeni öğrendim ve paylaşım yapma zaruriyeti hissettim.
En yakın zamanda da bizzat ekip arkadaşlarımla Van’a gidip Milli Sporcu olarak bu olaya farkındalık için Van Gölünde Akdamar Adasına üstelik kış günü çok soğuk bir suda yüzerek dikkat çekecek bir etkinlik planlıyoruz.

SİZ HİÇ DUYDUNUZMU TECAVÜZ ADASINI?!

Birinci Dünya Savaşı sırasında Van’ın Zeve Köyü’nün bütün halkı, kadın, çocuk ve yaşlı demeden, Ermeniler tarafından öldürülmüştü. Bununla yetinmeyen Ermeniler kentte, kadınlara toplu halde ahlaksızca tecavüzde bulunmuş, mallarına ve ziynet eşyalarına el koymuştu. Rusya, savaştan çekilirken, elindeki bütün silah ve cephaneyi Ermenilere bırakmıştı. Silahlanan Ermeni çeteler, Doğu Anadolu’yu adeta kan gölüne çevirmişti. İşte bu katliamlardan Van da nasibini almıştı.

GÖL KIRMIZIYA BOYANDI

Kente giren Ermeniler, karşılarına çıkan herkesi kurşuna dizmişti. Can derdine düşen silahsız köylüler, Van Gölü’ne doğru kaçmaya başlamıştı. İşte o anda Van ile Akdamar adası arasında taşımacılık yapan vapurlar imdatlarına yetişmişti. Çaresiz halk, Ermeni zenginlere ait bu vapurlara doluşmuştu. Asıl katliam da burada yaşanmıştı. Vapur, gölün tam ortasına gelince Ermeniler, Türk erkeklerini vahşice katledip cesetlerini suya atmıştı. Kadınlar ise Akdamar’a götürülmüş, ömürlerinin sonuna kadar Ermenilerin tecavüzüne uğramıştı.

İşte bu sebeple Akdamar Adasının adı tarihe tecavüz adası olarak geçmiştir…

Ermeni Soykırımı yoktur aksine Ermenilerin yaptığı katliamlar ve tecavüzler vardır.
Ermeni zulmü ile katledilen ve tecavüze uğramamak namus uğruna intihar eden 50 genç kız vardır Van gölünde ve tarihte…
Ruhları Şad olsun.
Kahrolsun Ermeni Soykırımı iddiasında bulunanlar…

Arkadaşlar!
Tarihi deliller gösteriyorki Ermeniler yakmakta ve vahşet uygulamada çok ustalar..
1880’den 1915’e kadar 35 şehrimizi yakmışlar son yaktıkları şehir VAN..
Yıllardır diyasporanın yalanları ile dünya Ermeni soykırımı yalanlarını duydu inandı ama artık herkes gerçekleri korkmadan ifade etmelidir…
Sosyal medya uluslararası platformlarda sesimizi duyurmamızın en etkin yolu. Mümkün olduğunca paylaşıp yaymalıyız.

Arkadaşlar,
Lütfen sayfa ve gruplarda paylaşım yapalım Sosyal Medyadaki gücünüzü kullanın ve Ermeni diasporasının gerçek yüzünü dosta düşmana bir kez daha gösterelim…

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : ‘Tarikat şeyhi’ erkek çocuklara ‘tecavüz’den tutuklandı


‘Tarikat şeyhi’ erkek çocuklara ‘tecavüz’den tutuklandı

Konya’da Faruki tarikatının şeyhi olan Süleyman Işık, aralarında çocukların da olduğu 7 erkeğe cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklandı. Soruşturmayı tamamlayan savcılık Işık hakkında 49 yıldan 70 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. 31 Temmuz 2018 Salı 00:45 ‘Tarikat şeyhi’ erkek çocuklara ‘tecavüz’den tutuklandı Olay 2018 yılı başlarında bir kişinin BİMER’e şikâyeti ile ortaya çıktı. Şikayet başvurusunda, kendisini Faruki tarikatının şeyhi olarak tanıtan Süleyman Işık aralarında çocukların da bulunduğu erkeklere cinsel istismarda bulunduğu öne sürüldü.

ÖZEL EKİP KURULDU

Habertürk’ten Zafer Samancı’nın haberine göre, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile harekete geçen polis, 65 yaşındaki Süleyman Işık tarafından cinsel istismara maruz kaldığı öne sürülen kişileri belirleyip müşteki sıfatıyla ifadelerini aldı. Emniyet bünyesinde kurulan özel ekibin ifadelerine başvurduğu mağdurlardan 26 yaşındaki Y.A., 18 yaşındayken grubun sohbetlerine katılmaya başladığını belirterek dini duygularının suistimal edilerek cinsel istismara uğradığını anlattı. Bir arkadaşının tavsiyesi ile Süleyman Işık’ın dini sohbetlerine katılmaya başladığını anlatan mağdurlardan 27 yaşındaki M.T. de, "Kısa sürede sohbetlerinden etkilenerek devam kararı aldım. Bana cinsel tacizde bulundu. Önce direndim ama gruptakilerden ona itaat etmeyenlerin başına birçok kötü olay geldiğini duydum, sonra şeyhe direnmedim." diye konuştu. "

DİNİ MERTEBEMİN ARTACAĞINI SÖYLEDİ"

15 yaşındayken sohbetlerine katıldığı grupta Süleyman Işık’ın cinsel istismarına maruz kaldığını belirten mağdurlardan R.T. ise "Yaptıklarının ‘rahmani bir durum’ olduğunu ve dini mertebemin artacağını söyledi. Korktum kimseye bir şey söylemedim." dedi. A.K. (22) de üniversitede okurken bu gruba ait evde kaldığını ve Süleyman Işık’ın cinsel istismarına uğradığını anlattı. 70 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ Gözaltına alınan Süleyman Işık, Faruki tarikatının Konya sorumlusu olduğunu, evinin alt katında dini sohbetler ve zikirler yaptıklarını söyledi, cinsel saldırı iddialarını reddetti. Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Süleyman Işık çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Polisin Süleyman Işık’ın dükkanında yaptığı aramalarda ise birçok pornografik içerikli resim ve video kayıtları bulundu. S.I. hakkında soruşturmasını tamamlayan savcılık 49 yıldan 70 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.

Yurt Gazetesi https://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/tarikat-seyhi-erkek-cocuklara-tecavuz-den-h103633.html

Yurt Gazetesi

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : İmam Hatip’te erkek çocuğa cinsel istismarda bulunan Kuran hocasına ‘iyi hal ‘indirimi


İmam Hatip’te erkek çocuğa cinsel istismarda bulunan Kuran hocasına ‘iyi hal’ indirimi

İstanbul Fatih Atatürk İmam Hatip İlköğretim Okulu’nda ücretli öğretmenlik ve Kuran kursu hocalığı yapan Seyfettin Tekin, öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Tekin’in cezasında iyi hali indirimi uygulandı.

Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre, B.A’nın ailesinden 3 yıl boyunca gizlediği cinsel istismar, 2017 yılında makat bölgesinde kanama şikayetiyle Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’ne götürülmesiyle anlaşıldı. Muayene sonucunda B.A’nın cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıktı. Annesinin suç duyurusunda bulunması üzerine B.A. Fatih Çocuk Büro Amirliği’nde yaşadıklarını anlattı. 2015 yılında 8. sınıftayken Kur’an Kursu hocası Seyfettin Tekin tarafından cinsel istismara uğradığını açıklayan B.A, hocanın kendisi ile çok ilgilendiğini, kıyafet, ayakkabı aldığını, her bayram kendisini hamama götürdüğünü bundan ilk başlarda şüphelenmediğini aktardı. B.A, bir gün okuldan çıktıktan sonra kursa gittiğini ve çok uykusunun geldiğini belirterek Tekin’in kendisine uyku ilacı gibi bir şey verdiğinden şüphelendiğini dile getirdi. B.A, şüpheliye uyumak istediğini söylediğinde şüphelinin ‘gel benim odamda uyu’ dediğini, uyuyup uyandıktan, Tekin’i yanında pantolonu giyerken gördüğünü, kendisinin ise pantolonsuz olduğunu ve makatın çok acıdığını ve ıslak olduğunu fark ettiğini anlattı. Olay yerinden hemen uzaklaşıp evine gittiğini daha sonra sanığın kendisini her gördüğünde özel bölgelerine dokunduğunu aktardı.

İTİRAF ETTİ

Cinsel istismarın çocuğun beyanıyla ortaya çıkmasının ardından aynı gün, Fatih Çocuk Büro Amirliği’ne çağrılan Seyfettin Tekin ise cinsel istismarı itiraf etti. Tekin, B.A’nın 3 sene önce İstanbul Fatih’te bulunan Atatürk İmam Hatip Kuran kursu derslerine girdiğini belirtti. B.A.’ya maddi yardımda bulunduğunu da beyan etti. Seyfettin Tekin, ifadesinde mağdur ile cinsel ilişkiye girmediğini ancak cinsel davranışlarda bulunduğunu ve pişman olduğunu söyledi.

MAHKEMEDEN İSTİSMARA İYİ HAL İNDİRİMİ

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ise daha önceki ifadesini reddeden sanığa, çocuğun nitelikli cinsel istismarından 30 yıl hapis cezası verildi. Sanık hakkında iyi hal indirimi uygulayan mahkeme heyeti cezayı 25 yıla indirdi. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen 3 yıl 9 ay hapis cezası da yine indirimle 3 yıl 1 ay 15 güne çevrildi.

Dava süresince tutuksuz yargılanan sanık, karardan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İHD’DEN AÇIKLAMA

İHD İstanbul Çocuk Hakları Komisyonu Twitter hesabından şu açıklama yapıldı:

Bugün, Çağlayan Adliyesi 9.Ağır ceza mahkemesinde görülen ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi olarak takip ettiğimiz B.A davasında, istismarcı sanık cami hocası 28 yıl ceza aldı ve mahkemede tutuklandı.

BU ÇOCUKLAR KİMLERE EMANET EDİLİYOR

Gazeteci Burcu Karakaş "Dindar nesil yetiştirme gayesiyle başlatılan “Camiler Çocuk Dolsun, Ahlakı Kuran Olsun” projeleri yürüten devlet, aşağıdaki formları hazırlamak dışında (!) çocuk Kuran kurslarını ne kadar denetliyor? Bu çocuklar kimlere emanet ediliyor?" diyerek şu belgeyi paylaştı:

Karakaş açıklamalarını şöyle sürdürdü:

Kuran kursu hocası hapis cezası alarak cezaevine gönderildi, peki ya kurs yöneticileri? Kursları denetlemeyenler? Din eğitimi altında çocuk istismarına göz yumanlar? Çocukların çıkaramadığı ses olmak zorundayız.

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI /// YILMAZ ÖZDİL : Erkek çocuklarına tecavüz edilen Fıkıh Derneği neden 2013 yılında kuruldu biliyor musunuz ?


YILMAZ ÖZDİL : Erkek çocuklarına tecavüz edilen Fıkıh Derneği neden 2013 yılında kuruldu biliyor musunuz ?

4 Eylül 2019

İstanbul’da güya din eğitimi veren Fıkıh Araştırmaları Derneği’nin yatılı kursunda 30’a yakın erkek çocuğuna tecavüz edildiği ortaya çıktı.

Hergün bir başka şehirden böyle bir haber geliyor.
Giderek artıyor.

Çünkü…

2004 yılına kadar, din eğitimi kisvesi altında tarikat kursu açmak, Türk Ceza Kanunu’na göre suçtu.
Bu tür yerleri açanlara, buralarda hoca’lık yapanlara altı aydan üç yıla kadar hapis cezası veriliyordu.
Kaçak kurslar yakalandığı anda kapısına kilit vuruluyordu.

Akp’den önce hukuki durum buydu.

Akp iktidara geldi.
2005 yılında, bu tarikat yuvalarının kapatılmasını engellemek için kanun çıkardı.
Kaçak kurs açanlara ceza indirimi yaptı, “üç aydan bir yıla kadar hapis verilir, bu hapis cezası paraya çevrilir” dedi.

Yani?
Para öde, kurtul dedi.
Kapatma cezasını fiilen ortadan kaldırmış oldu.
Kaçak tarikat yuvaları para cezasını ödeyip, aynen devam edecekti.
Resmen “af” niteliğindeydi.
Ayrıca…
Tarikat yuvalarında hoca’lık yapanlar, kanun kapsamından çıkarıldı.
Sadece kurs açanlar mahkemeye verilecekti.
Hoca adı altındaki tiplere artık para cezası bile verilmeyecekti.

Varlığıyla onur duyduğumuz, Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer, bu tarikatsever kanunu veto etti.
“Anayasa’ya aykırıdır” dedi.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine aykırıdır” dedi.
“Sapkın yöntemlerle çağdışı eğitimin önünü açar” dedi.

Nafile… Cumhurbaşkanımız tarafından yeniden görüşülmesi için Tbmm’ye gönderilen tarikatsever kanun, aynen iade edildi.
Dayatmayla kanunlaştı.

Chp hukuki mücadele başlattı.
Bu tarikatsever kanunun iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
İptal başvurusunu, o dönem sadece milletvekili olan, henüz Chp genel başkanı olmayan Kemal Kılıçdaroğlu yaptı.
Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu dava dilekçesinde “laik eğitime aykırıdır” dedi.
“Türk devriminin temel niteliklerine aykırıdır” dedi.
Sapkın eğitim anlayışının yolunu açar” dedi.

2005
2006
2007
2008
Anayasa Mahkemesi dört yıl kulağının üstüne yattı.
Böylesine kritik bir kanunu görüşmeyi habire erteledi.
Eleştirilerin kesilmesini, unutulmasını sağladı.
2009’da Chp’nin iptal istemini reddetti.

Böylece… Anayasa’ya aykırı kaçak tarikat kursları, bizzat Anayasa Mahkemesi’nin onayıyla serbest bırakıldı.

Sadece dört üye karşı çıktı… En başta Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi’nin 13 üyesi gayet güzel bir kanun dedi, kaçak tarikat kurslarının açılmasında herhangi bir sakınca görmedi.

Kaçak tarikat kursları salgın hızıyla yayıldı.
Salgın hızıyla kaçak yurtlara dönüştü.

2013 yılında, Akp bitirici bir hamle daha yaptı.
Bir kanun daha çıkardı.
Kaçak tarikat kursu açmayı Türk Ceza Kanunu’ndan komple sildi.
“Kanuna aykırı eğitim kurumu” maddesini yürürlükten kaldırdı.
Para cezasını bile kaldırdı.
Tarikat kursları hakkında adli soruşturma yapmayı bile kaldırdı.

Kanuna aykırı tarikat yuvası açmayı, kanunla serbest bıraktı!
Açın açabildiğiniz kadar dedi.

Bu dehşet verici kanun Tbmm’de görüşülürken, Chp adına Profesör Nur Serter konuştu.
Tarihi bir konuşmaydı.
“Kazdığınız kuyuya aslında kendiniz düşüyorsunuz, farkında değilsiniz” dedi.
“Bu ülkede tertemiz yaşanan İslam dinini, dipsiz ve karanlık kuyularda, tekke ve zaviyelerde yapılandırıyorsunuz, dipsiz ve karanlık kuyularda tarikat okullarının kapısını açıyorsunuz” dedi.
Sapkın gruplara hizmet edecek okulların kapısını açıyorsunuz” dedi.

Nafile…
Cumhurbaşkanı değişmişti.
Abdullah Gül şak diye onayladı.

Bugünlerde sanki Akp’yle hiç alakası yokmuş gibi davranıyor ama… Bu denetimsiz pedofili yuvalarının açılmasında, Abdullah Gül’ün hem hükümet üyesi olarak, hem cumhurbaşkanı olarak imzası var.

Özetle…

Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer taa 14 yıl önce uyardı, “sapkın”lara yolaçıyorsunuz dedi.
Chp hem 2005 yılında, hem 2009 yılında, hem 2013 yılında bas bas bağırarak uyardı, “sapkın”lara yolaçıyorsunuz dedi.

Akp bu “sapkın”lara yolaçtı.

Bugün, Akp yönetiminin de bu tarikat yuvalarında yaşananlar karşısında en az bizler kadar öfkelendiğinden, en az bizler kadar tiksindiğinden, en az bizler kadar üzüldüğünden eminim.
Ama…
Fıkıh Araştırmaları Derneği’nin amblemine bakın mesela…
Tam olarak 2013 yılında kurulmuş olduğunu görürsünüz.
Bu derneğin erkek çocuklarına tecavüz edilen kaçak yatılı kursu, tam olarak 2013 yılında çıkarılan kanunun ürünüdür.

Tam olarak, Akp neticesidir.

Ergenlik dönemindeki çocukları, yaşıtlarıyla sağlıklı arkadaşlıklar kurabilecekleri, sağlıklı iletişim kurabilecekleri, şeffaf, gözlemlenebilir, denetlenebilir, laik eğitim kurumlarından koparıp, istismara açık, perdeleri sıkı sıkıya kapalı, toplumdan izole, kuytu, izbe odalara doldurursan…
Cumhuriyet öğretmenleriyle fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek yerine, memleketin yoksul çocuklarını ne idüğü belirsiz, zır cahil, örümcek kafalı yobazların kucağına itersen…
İmbikten süzülmüş eğitim öğretim deneyimlerini yok sayarsan, pedagojik formasyon kavramından bile haberin yoksa…
Akıldan, bilimden, çağdaşlıktan uzaklaşırsan…
Mütedeyyin olduğunu zannedersin ama, aslında kelimenin tam manasıyla, işte böyle sapıklara yardım ve “yataklık” etmiş olursun!

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : İLAHİYATÇI RAFET ERMİŞ 4 ERKEK ÇOCUĞA TECAVÜZDEN 24 YIL HAPİS CEZASI ALDI


ÖZEL BÜRO NOTU : 21. YÜZYILDA ARAMIZDA MAALESEF KENDİSİNE İLAHİYATÇI SIFATI VEREN BÖYLE ZAVALLILAR VAR. BUNLAR AYIKLANMADIKÇA GERÇEK İLAHİYATÇILAR DA HEP ZAN ALTINDA KALACAKTIR. BU ZİHNİYETTE İNSANLARIN KORUNMASI EN BAŞTA DİNİMİZE ZARAR VERİR.