BAŞKANLIK MAKAMI DOSYASI : EMRAH AKGÜN’DEN CUMHURBAŞKANI’NA MEKTUP !!!!


EMRAH AKGÜNDEN CUMHURBAŞKANI’NA MEKTUP !!!!

Sayın Cumhurbaşkanım!

“Karınlarını biz doyuruyoruz, oy vermiyorlar" diyorsunuz da; siz kaç yıldır elektrik faturası ödemiyorsunuz?

Doğalgaz mesela, hiç böyle bir fatura gördünüz mü?

Peki, hiç arabanızı benzin istasyonuna çekip, kendi benzininizi aldınız mı? Hem de kendi paranızla ama…

Mesela siz, çocuğun bu sene yurt masrafı ne olacak diye düşündünüz mü? Sınava giriş ücretini ödeyemediğiniz için, sınava sokamadığınız evladınız oldu mu?

Doğru söyleyin lütfen, Emine hanım, pazarda peynirin kilosunun kaç tl olduğunu bilmeyeli kaç sene oldu?

İlk evinizi nasıl aldınız?

Kaç senedir kira ödemiyorsunuz?

Sıfırdan gelip, kaç mülkünüz oldu?

O milyonluk araçlara sahip olmadan önce, onları ilk ve ancak rüyada görebiliyor olmanızın üstünden kaç sene geçti?

Adına kesilmiş tek bir fatura görmeden 30 yılı aşkın bir zaman yaşamak nasıl bir duygu?

Tatile ya da doğduğun yerlere giderken bütçe planlaması yapmak zorunda olmadan kaç yıl geçirdiniz?

"Elbette ki en lüks uçak bana ait olmalı" diyecek ruh haline ve imkânlara sahip olalı kaç sene oldu?

Bunların hiç biri artık sizin sorununuz değil, neden mi? Çünkü o faturaların hepsini biz ödüyoruz.

Boğazınızdan geçen her bir lokmanın ücretini biz ödüyoruz. Size saraylar yaptırıyoruz. Dünyanın en pahalı makam uçaklarını alıyoruz size. Dünyanın en pahalı arabalarını alıyoruz size ve çocuklarınıza. Çocuklarınızın hepsini yurtdışında, en pahalı okullarda okuttuk mesela, hem de bizimkiler sınava girecek parayı bulamazken. Siz her gün bu milletin çocuklarının geleceğini tehlikeye sokarken, biz sizin çocuklarınızın hepsinin geleceğini garantiye aldık. Başka devletlere itibarınız olsun diye, eşiniz hanımefendi alışverişini rahat yapsın diye, Belçika gavur ellerinde cadde kapattık. Sizin yedikleriniz içtiklerinizin adını bile bilmediğimiz, telaffuz edemediğimiz halde hepsinin bi tamam paralarını biz ödedik. Siz son otuz senede hiç fatura görmeyip, herhangi bir ödeme yapmadığınız için hepsini biz ödedik. Ee, bunları birileri ödeyecekti elbet, biz ödedik. Hatta siz alınmayın diye birçok şeyi de "örtülü ödenek" den ödedik.

Biz kim miyiz?

Mesela aramızda yerin 500 m altında asgari ücretle çalışan madenciler de var. Berber, kasap, mobilyacı, mimar, doktor da var. Artık ürün ekemeyen çiftçiler, hayvan yetiştiremeyen köylüler de var, iş adamları da var aramızda.

Meselâ iş çıkışı biraz gezeyim derken tecavüze uğrayan, sonra da size yakın kişiler tarafından "o saatte sokakta ne işi vardı" denilen kadın var ya, o da çok faturanızı ödedi sizin.

Şehit aileleri bile, içtiğiniz o ejderha meyvesi suyunun parasını ödedi. Millet yani yahu, millet. Yani bizler. 30 senedir biz bakıyoruz size. Yemedik yedirdik, giymedik giydirdik. O iş öyle sizin dediğiniz gibi değil, siz bizim karnımızı doyurmadınız, biz sizin karnınızı doyurduk. Hatta görülüyor ki başka bir insan olmanızı da sağlamışız. Sizin bu söyleminiz dünya siyasi tarihi için yabancı değil, ‘sizi ben yarattım’ deme noktasına gelmenize sanırım az kaldı.

EMRAH AKGÜN

"Ben Kara Fatma’yı yazan.

Tiyatro oyuncusu, Yönetmen ve Ressam.

SİYASİ DOSYA : KULAĞI KESKİN BİR AK PARTİ MUHALİFİ Emrah Akgün VE İNANILMAZ İDDİALARI !!!!!


KULAĞI KESKİN BİR AK PARTİ MUHALİFİ Emrah Akgün VE İNANILMAZ İDDİALARI

İstanbul seçimleriyle ilgili şimdi yazacağım şeyleri muhtemelen daha önce hiç duymadınız. AKP’nin sessizliğinin sebebi anlaşıldı.

AKP bütün secim stratejisini sandığa gitmeyen 1.7 milyon kişi üzerine kurmuş. Peki nasıl?

Bu bilgileri AKP li bir ilce yöneticisi tartışma sırasında övünmek için bir dostuma anlatıyor.

Diyor ki ; "biz 1.7 milyon kişinin tek tek kimliğini tespit ettik. Sosyal medya hesaplarından siyasi fikirlerini öğrendik. Sonra bu listeleri tüm ülkedeki il ve ilçelere yolladık. Tüm kadın kolları, gençlik kolları, il ve ilce yöneticileri tespit edilen bu insanları ziyaret etti. Kimine 65 yaş emeklilik vadettik, kiminin oğluna astsubaylık, kiminin kızına atanma, kimine yevmiye, gidiş-dönüş uçak biletleri. 21, 22 Haziran’da Türkiye’nin her yerinden binlerce otobüs kaldıracağız. Son on gün ise, İstanbul’da olanlara bu tekliflerle gideceğiz. Kim ne istiyorsa vadedeceğiz. Siz istediğiniz kadar çarşı pazar gezin biz nokta hedefe hamle yapıyoruz." AKP yöneticisinin sözleri bunlarmış.

Yaparlar mı bilemiyorum ama neden yapmasınlar? Kaynağı sormaya gerek yok devletin imkanları ellerinde.

İmamoğlu’nun seçim organizasyonlarını yapanların bunlardan haberi olduğunu sanmıyorum çünkü bu konuya bir vurgu gelmedi onlardan. Bu vaatlerin yerine getirilemeyecek saçmalıklar olduğunu halka anlatmaları gerekiyor. Bu iş, makarna ve kömürden çok daha büyük. Her şeyi vadedecek kadar gözlerini karartmışlar. Binali’nin daha önceki secimden sonra "seçimde verilen yerine getirilecek diye bir şey yok" minvalli sözü hatırlatılmalı. Yaptıkları bu çalışma ortaya dökülmeli, tedbir geliştirilmeli. Bunlar öyle vaadler ki, siyasi fikri ne olursa olsun bir çok insanı kandırabilir. Sesimizi duyurabildiğimiz yöneticilere, secim kampanyasını yürütenlere bunları duyurmalıyız.

Emrah Akgün

#herşeyçokgüzelolacak