KUTLAMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak tüm yurtseverlerimizin, tüm Polislerimizin, Askerlerimizin ve Vekillerimizin Kurban Bayramını kutlarız.


ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak tüm yurtseverlerimizin, tüm Polislerimizin, Askerlerimizin ve Vekillerimizin Kurban Bayramını kutlarız.

ANMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak 6 Ağustos 1945 tarihinde ABD Ordusunun attığı atom bombası ile hayatını kaybedenleri rahmet ile anıyoruz.


ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak 6 Ağustos 1945 tarihinde ABD Ordusunun attığı atom bombası ile hayatını kaybedenleri rahmet ile anıyoruz.

ABD’nin "Ufak Oğlanı " 6 Ağustos 1945 sabahı Hiroşima’da ilk anda 70 bin insanı öldürmüştü… Hafızayı beşer ( insan belleği), nisyan ile (unutkanlıkla) malul(sakat)dür.

Yani ‘insan unutur!..’ En çok ‘Unutan’ da bizleriz……

Bugün 74 yıl önce Hiroşima’da patlatılan atom bombasının insanları yok etmesinin yıl dönümü… Aradan yıllar geçti, savaşlar bitti, yeni savaşlar başladı, savaşlar devam ediyor ve en çok da çocuklar ölüyor…

6 Ağustos 1945 sabahı Albay Paul Tibbets yönetimindeki "Enola Gay" isimli B-29 uçağı, "Little Boy" (Ufak Oğlan) isimli "yük"ünü saat 08.13’te Hiroşima’nın 10 bin metre üzerinde bıraktı. Bu, uranyum-235 atom bombasıydı. Bomba yerden 580 metre yükseklikte patlatıldı. Üç gün sonra, 9 ağustosta ikinci atom bombası yine Japonya’nın Nagazaki kentine atıldı. Hızı 800 kilometreyi bulan binlerce derece sıcaklığındaki fırtına, Hiroşima’da ilk anda 70 bin, Nagazaki’de yine ilk anda 27 bin insanı buharlaştırarak yok etti. Hiroşima’da birkaç yıl içerisinde ise radyasyonun ölümcül etkisinden 140 bin insan öldü.

Bombardımanı takip eden 5 yıl içinde radyasyon nedeniyle mutasyona uğrayan 60 bin kişi daha hayatını kaybetti.

HİROŞİMA

Önce, bir bulut yükseldi

Yerden göğe doğru.

Ben gördüm,

Akahito gördü

Yuhara gördü,

Hisaki gördü,

Yaşayanların hepsi gördüler.

Şimdi yaşayanlar diyorum,

Oysa ben kaldım,

Onlar öldüler..

Memede çocuklar öldü,

Pirinç tarlasında kadınlar öldü,

Çiçekler öldü,

Kuşlar öldü…

Ve sevgilim Sanuki öldü.

Sanuki’yi seviyordum,

Sanuki öldü,

Sanuki öldü..

Ateşten top kayboldu göklerde,

Ardından

Bir ölüm sessizliği çöktü şehre.

Bulutlar gitti,

Renkler gitti,

Sesler gitti.

Gülerken ölmüştü babam,

Anam Chiyo-Ni ağlıyordu

Ve kız kardeşim Shirara.

Ah Shirara,

O da saçlarını tararken öldü.

Shirara, ah Shirara,

Aynada unuttu gençliğini..

Ve ben Yamamura,

Bizim sokaktan bir ben sağ kaldım,

Bizim sokağın ağaçları da öldü..

Ve ben Yamamura,

17 yıl geçti aradan,

Hala Yaşıyorum,

Ağaçları, çiçekleri görmeden..

Ben Yamamura,

Kör, sağır,

Çoktan öldüm,

Kimse farkında değil…

Ümit Yaşar Oğuzcan

(alıntıdır)

ANMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak 31 Temmuz 1980 tarihinde Ermeni teröristler tarafından şehit edilen Atina Büyükelçiliği Ataşesi Galip ÖZMEN ile kızı Neslihan ÖZMEN’in aziz hatırası önünde saygıyla eğiliriz.


DAĞITIM :

  1. T.C. DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞIMIZ
  2. ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak 31 Temmuz 1980 tarihinde Ermeni teröristler tarafından şehit edilen Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip ÖZMEN ile kızı Neslihan ÖZMEN’in aziz hatırası önünde saygıyla eğiliriz.

SOYKIRIMLAR & KATLİAMLAR DOSYASI : ÖZEL BÜRO ekibi olarak 1991-95 Yugoslavya İç Savaşında Srebrenitsa’da katledilen 8,372 soydaşımızı rahmet ve saygı ile anar, saygılarımızı sunarız.


ÖZEL BÜRO ekibi olarak 1991-95 Yugoslavya İç Savaşında Srebrenitsa’da katledilen 8,372 soydaşımızı rahmet ve saygı ile anar, saygılarımızı sunarız.

Temmuz 11, 2019

Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı)’nda Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği Krivaya ’95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995’te yaşanan ve en az 8.372 Bosnalı’ın Bosna-Hersek’in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır. Katliamda bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır. Sırp Cumhuriyeti Ordusunun dışında katliama "Akrepler" olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır. Birleşmiş Milletler Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı katliamı önleyememiştir.


Bölge: Srebrenitsa, Bosna-Hersek
Koordinatlar: 44°06′K 19°18′D / 44.1°K 19.3°D
Tarih: 11 Tem 1995 – 22 Tem 1995
Toplam ölüm sayısı: 8,373
İşleyenler: Sırp Cumhuriyeti Ordusu, "Akrepler" isimli paramiliter grup

Öldürülen Bosnalı sivillerden birisi olan, 13 yaşındaki Sadık Ömer Hüseinoviç’in mezarı
Srebrenitsa katliamı II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa’daki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşır.

Öldürülen Bosnalı sivillerden birisi olan, 13 yaşındaki Sadık Ömer Hüseinoviç’in mezarı

Srebrenitsa Katliamının gelişimi

Yugoslavya’nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna’da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler’in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.

Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa ‘açlık’ ve ‘hastalıklar’ ile mücadele eden bir ‘toplama kampı’na dönüşmüştü. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa’ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru, sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16’yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.

Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna’daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.

Srebrenitsa Katliamı 465 sivilin defnedilişi (11 Temmuz 2007)

Daha sonra orataya çıkan bir video kasedinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti. Bir hafta süren katliam II. Dünya Savaşı’ından sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı.

Katliamdan 15 yıl sonra 27 Haziran 2017 tarihinde Hollanda Mahkemesi, Srebrenista katliamıyla ilgili Hollanda askerlerinin yasa dışı hareket ettiğine, Hollanda’nın kısmen hatalı olduğuna karar vererek Hollanda askerlerini suçlu buldu. Mahkeme, Srebrenitsa’da ölümlerin %30’undan Hollanda hükûmetinin sorumlu olduğunu açıkladı.

Lahey Adalet Divanı bir hafta süren katliamın bir ‘soykırım’ olarak kabul etti; ancak Sırbistan’ın sorumlu tutulmayacağına karar verdi.

Srebrenitsa’daki toplu mezar açılırken 2007 Bosna’nın doğusundaki çatışmalar

1992 Etnik Kıyım

Srebrenitsa Katliamı ve Müslümanların Toplu Şekilde Kıyımı
1992 Bosna Savaşı’ndan sonra Sırbistan, Bosna-Hersek’in stratejik alanı haline geldi. Özellikle ülkenin doğu tarafı Avrupa Birliği tarafından Yasak Bölge ilan edildi. Bu bölge içinde Srebrenitsa şehri de vardı. Bu da Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri için bir fırsat olarak değerlendirildi. Ayrıca Bosna Hersek’in bütün maddi varlığı olan en büyük maden ocakları da ülkenin tek geçim kaynağıydı. Bu da Sırplar için bir araç olarak değerlendirildi. Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ve Sırp zulmüne karşı yetersiz imkânlarla karşı koymaya çalışan Srebrenitsa’nın Tanjarz Kırsalı’nda tam 10000 kişiyi esir alan askeri grup Mladiç’in emriyle esirleri öldürmeye başladı. Sırp vahşeti Avrupa’dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8300 kişi öldürüldü. Kalan 2700 kişi serbest bırakıldı. Öldürülen bu 8300 kişinin cesetleri parçalanıp iskeletleri çıkarttırıldı ve bu cesetler krematoryumda yakıldıktan sonra Lahey Mezarlığı’na gömüldüler. Katliamdan yaklaşık 13 yıl sonra Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç kaçak olarak yaşadığı Sırbistan’ın Sermiyan köyünde Radovan Karadzic ile beraber yakalanarak tutuklanmış ve Lahey Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 hafta yargılandıktan sonra haklarında tutuklama kararı çıkmıştır, ayrıca Mladiç’in cezası müebbet hapis olarak belirlenmiştir. Lahey’deki uluslararası savaş suçları mahkemesince 16 yıldır aranan Mladiç’in yakalanmasına yönelik Sırp istihbaratının çalışmalarının ardından özel polis birlikleri, Zrenyanin kenti yakınlarında Lazarevo köyüne operasyon düzenledi. Operasyonda "Milorad Komadiç" sahte kimliğini kullanan Ratko Mladiç yakalandı.BM Güvenlik Konseyi kararıyla kurulan Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nce yapılan açıklamada, Mladiç’in, Sırbistan’ın iç hukuku gereğince yerine getirilmesi gereken hukuki süreç tamamlandıktan sonra Lahey’e sevkedileceği, bu transferin sabırsızlıkla beklendiği belirtildi.

Srebrenitsa Şehitlik taşının üstünde 8.372 sayısı yazılıdır.

Srebrenitsa Katliamından sorumlu isimler

11 Temmuz 1995 günü Ratko Mladiç silahlarından arındırılmış kente hiç zorlanmadan girdi. Sonra da Sırp askerler Bosna Müslümanları ve Bosna Hırvatlarını yollarda, dağlarda öldürdüler. Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64’ü bulan toplu mezarlara gömdüler.

Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi Tarafından Srebrenitsa Soykırımından Dolayı Aranan, Yargılanan ve Mahkûm Olan Sırp Üst Subaylar ve Siyasilerin listesidir.

• Momčilo Krajišnik

• Bilyana Plavsiç

• Ratko Mladiç

• Zdravko Tolimir

• Radovan Karadžić

Radovan Karadzic Davası

Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), Bosna Savaşı sırasında 11 ayrı suçtan yargılanan Sırp lider Radovan Karadzic hakkındaki kararını 24 Mart 2016’da açıkladı. Mahkeme, eski Sırp lider Radovan Karadzic’in 8 bin Müslüman Bosnalının öldürüldüğü Srebrenitsa’da soykırım yapmaktan suçlu bulundu.

Bosna’daki diğer beldelerde işlenen suçların ‘soykırım’ olmadığına hükmeden mahkeme "Karaciç, Bosna’daki belediyelerde insanlığa karşı suç işlemekten sorumludur" kararına vardı. Karaciç ,11 suçun 10’undan suçlu bulundu.

Mahkeme, Sırp liderin Saraybosna kuşatması sırasında ‘savaş suçu’ işlediğine de hükmetti. 40 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Dipnotlar

  1. Olayın soykırım olarak nitelendirilmesi konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Rusya 2015 yılında BM Güvenlik Konseyi’nde olayların soykırım olarak adlandırma teklifini veto etmiştir.

KUTLAMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak Hatay’ın Anavatana katılışının 80. Yıldönümünü kutlarız. (8 GÜN GECİKMELİ)


– Hatay Cumhuriyeti Meclisi 29 Haziran 1939’da Türkiye’ye katılma kararı aldı.

– TBMM, 7 Temmuz 1939’da kabul ettiği bir yasa ile Hatay’ın Türkiye’nin bir ili olduğu kararını aldı.

ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak Hatay’ın Anavatana katılışının 80. Yıldönümünü kutlarız.

Mustafa kemal Ve Hatay Sorunu

Ancak Fransa, 1936’da sömürgesi olan Suriye ve Lübnan’ın egemenlik haklarını tanıyarak bölgeden askerlerini çekince tarihimize “Hatay Sorunu” olarak geçen sorun baş gösterdi. Bunun üzerine Türkiye, aynı egemenlik hakkının Hatay’a da tanınmasını istedi. Atatürk, 1936’da yaptığı meclis açılış konuşmasında,“Bundan böyle Fransızlarla aramızda senelerdir sürüp giden davanın neticelenmesinin zamanı gelmiştir.” dedi.

Bu kararlı tutumunu eyleme geçiren Atatürk, “Antakya – İskenderun ve Havalisi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” başkanı olan Tayfur Sökmen’e şu talimatı vererek konuyla doğrudan ilgilenmeye başladı:

Sökmen, bugünden itibaren davaya resmen el kondu. Antakya-İskenderun ve havalisinin adı bundan böyle Hatay’dır. Cemiyetinizin adını “Hatay Egemenlik Cemiyeti” olarak değiştirin ve faaliyetinizi bu isim altında yürütün.

Atatürk’ün ısrarla üzerinde durduğu Hatay konusu Milletler Cemiyetine taşındı.1937’de Milletler Cemiyetinde Türkiye’nin bu konudaki görüşleri kısmen dikkate alınmak suretiyle o zamanki adıyla “Sancak” adıyla Hatay’ın özerk bir bölge olması kararlaştırıldı. Ancak Hatay Sorunu çözülmüş değildi.(1 )

Hatay Cumhuriyeti

12 Eylül 1938 tarihinde Hatay’da kurulan devlet.30 Haziran 1939 tarihinde Hatay Millet Meclisi’nin Türkiye’ye iltihak kararı alması ile son bulmuştur. Devletin ilk ve tek cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’dir. Başkenti Antakya olan devletin 1938 yılındaki nüfusu 237.000 kişiydi.

……..

Hatay Millet Meclisi’nin 23 Haziran 1939’da oybirliği ile aldığı karar gereğince Hatay Devleti, Türkiye Cumhuriyeti’ne katıldı. Hemen uygulamaya konan bu karar sonucu, Hatay’da görevli son Fransız birliği 7 Temmuz 1939 günü Antakya kışlasında yapılan törenle Hatay’dan ayrıldı. Türkiye Cumhuriyeti, Fransızlar’a bağlı olan Suriye-Büyük Lübnan Bankası, Tütün İdaresi, Elektrik Şirketi, İskenderun Liman Şirketi’ni satın alırken, Suriye uyruğuna geçmek isteyen vatandaşlarına da bir tercih hakkı tanıdı.
Suriye Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti temsilcilerinin katılımı ile oluşan komisyon sonucunda bugünkü sınır çizgisi tespit edildi ve TBMM’de çıkarılan 7 Temmuz 1939 tarih ve 3711 sayılı yasa ile Hatay ili oluşturuldu. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hatay Egemenlik Cemiyeti Genel Sekreteri Şükrü Sökmen Süer, Hatay’ın ilk valisi oldu.
Antakya’da, 23 Temmuz 1939 tarihinde TBMM adına gelen heyetle beraber yapılan anavatana katılma törenleri ile Ulu Önder Atatürk’ün sağlığında neticesini göremediği büyük ülküsü olan Hatay meselesi daima karşısında olduğu bir askeri harekat yerine arzuladığı gibi politik yollarla kesin sonuca ulaştı ve Kırk Asırlık Türk Yurdu anavatan sınırları içine alınmış oldu.(2 )

(1 )https://tarihibilgi.org/hatayin-turkiyeye-katilmasi-hakkinda-kisa-bilgi/

(2 ) http://www.hatayvakfi.org.tr/icerik.php?SayfaId=42358052

TAZİYE MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak Ata’nın sanatçısı usta tiyatrocu abimiz Enis Fosforoğlu’na rahmet, ailesine, tüm tiyatroseverlere, ve tüm ulusumuza sabır dileriz.


ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak Ata’nın sanatçısı usta tiyatrocu abimiz Enis Fosforoğlu’na rahmet, ailesine, tüm tiyatroseverlere, ve tüm ulusumuza sabır dileriz.

ANMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak AMASYA GENELGESİ’nin 100.yıl dönümünde Şehit ve Gazilerimizi saygıyla anıyor başardıklarının önünde saygıyla eğiliyoruz.


ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak AMASYA GENELGESİ’nin 100.yıl dönümünde mazlum milletlerin de öneri olan başta Atatürk olmak üzere sonsuzluğa göçmüş Şehit ve gazilerimizi saygıyla anıyor başardıklarının önünde saygıyla eğiliyoruz.