DİN & DİYANET DOSYASI : Hristiyanlığın rakip gördüğü Mithras dininin Diyarbakır’daki tapınağının hikayesi


Hristiyanlığın rakip gördüğü Mithras dininin Diyarbakır’daki tapınağının hikayesi

Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki Zerzevan Kalesi, Roma İmparatorluğu tarafından inşa edildi.

İlk inşa tarihi Asur dönemi olan sınır garnizonu askerlerin yanı sıra sivillere de ev sahipliği yaptı.

Zerzevan Kalesi’nde 2014’te başlatılan arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarının 4. yılında bir Mithras Tapınağı’nın keşfedilmesi, turistik açıdan kentte yepyeni bir dönemin başladığının habercisi oldu.

Mithras Tapınağı’nın ismini aldığı tanrı Mithras kimdir?

Mithra inancı, M.Ö. 5’inci yüzyılda İran’da doğdu. Pers kökenli Mithras (Mithra), evreni kontrol eden güneş tanrısı olarak biliniyor. Adaletin, ışığın, inancın ve savaşın da simgesi. Anlaşma ve dostluk kavramlarının da tanrısı olan Mithras, “aracılık eden” anlamına geliyor.

Hristiyanlığın yayılmasıyla yasaklandı

M.Ö. 6. yüzyılda “yenilmez tanrı” olarak görülen Mithras önderliğindeki din, M.S. 2. ve 3. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nda yaygınlaşsa da M.S. 4. yüzyılda Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte yasaklandı.

Bin 800 yıllık tapınak

Bin 800 yıl önce yapıldığı tahmin edilen tapınağın 2017’deki arkeolojik çalışmalar sırasında keşfi, Diyarbakır’ın dünyaya tanıtımının yanı sıra bölge tarihine de katkı sunuyor.

“Dünyada ortaya çıkarılan son Mithras Tapınağı’nı tesadüfen bulduk”

Hristiyanlığın kendisine rakip gördüğü dinin (gizli tarikat olarak da biliniyor) son tapınağı olan Mithras Tapınağı’nı ortaya çıkaran isim ise Dicle Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun.

Kazı ekibinin başkanlığını da yapan Coşkun, tapınağın keşfedilişi ile ilgili Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Dünyada ortaya çıkarılan son Mithras Tapınağı’nı kazı çalışmalarının 4. yılı olan 2017’de tesadüfen bulduk. Daha önce Mithras Tapınağı’nın garnizonun içinde olduğu bilinmiyordu. Bin 700 yıl önce tapınak kapatıldıktan sonra ilk defa biz ortaya çıkardık. Bu tapınak, kökenini Pers olması, dünyada ortaya çıkarılan son Mithras Tapınağı olması ve en doğuda bulunması bakamından çok önemli. Mithras, Pagan Roma’da Güneş tanrısı. Evreni ve gezegenleri kontrol ediyor.

“Mithrasçıların hepsi astronom”

Tapınaktaki dini törenleri sorduğumuz Doç. Dr. Aytaç Coşkun, “Büyük bir gizlilik içinde yapılıyor. Dünya üzerinde açıklayan yok, yazılı belge yok. Arkeolojik bilgileri baz alıyoruz. Mithrasçıların hepsi astronom. Kurban ritüeline kadar tüm izler burada var. Fresk izleri var duvarda. Mithras’ın 7 aşamasının simgesi var, her biri Merkür’den Satürn’e bir gezegeni sembolize ediyor” yorumunu yaptı.

‘İlluminati’nin doğduğu tapınak’ diyenler var

M. Ö. 882 yılından itibaren burada yerleşimin olduğunu, 639 yılında İslam ordularının fethine kadar yaşamın sürdüğünü söyleyen Coşkun, kimilerine göre İlluminati gibi gizli örgütlerin burada doğduğunu belirtti.

Sadece erkekler kabul ediliyor, 12 eziyet şartı bulunuyor

Tarihte Roma egemenliğindeki topraklarda özellikle askerler ve aristokratlar arasında yaygınlaşan Mithras dinine giriş ise kolay değil.

Bu dine girmenin çok zor olduğunu, bütün törenlerin gizlilik içinde yapıldığını söyleyen Doç. Dr. Aytaç Coşkun, törenleri mağara ve tapınaklarda gizli şekilde yapıldığını, kadınların bu dine kabul edilmediğini, katılımcıların 7 hafta sürecek 12 eziyetten geçmesi gerektiğini anlattı.

“İmparator olmanız bu dine girebileceğiniz anlamına gelmiyor”

Doç. Dr. Coşkun, sözlerini şöyle sürdürdü:

Roma’yı yönetenler, Mithras dinine üye. Üst düzey generaller, zengin tüccarlar, aristokratlar, hatta bazı Roma imparatorları bile bu dine üye. Ama imparator olmanız bu dine girebileceğiniz anlamına gelmiyor.

Giriş bölümünde yazıt ve sembollerin yer aldığı Mithras Tapınağı, 7 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde, yüksekliği ise 2,5 metreden oluşuyor. Oyulmuş sütunlar ve nişler bulunduğu tapınaktaki duvarlardan birinde, Mithras sembollerinden ışın tacının kazılı olduğu görülüyor. Alanda, tavanda uyuşturularak kurban edilen boğanın ayaklarından asıldığı 4 bağlama yeri, kanın aktığı çanak, havuz mevcut. Kanla yıkandıktan sonra bu kandan içen kişilerin günahlarından arındığına ve Mithras dinine girdiğine inanılıyor.

Mithrasçılar, tapınakta kendi derecelerine göre oturuyor, en üst seviye 7 olarak belirleniyor.

Bir tek ritüeller sırasında Mithras’ın boğayı kurban ettiği plaka eksik çünkü Hristiyanlıkta yasak.

50 yıllık kazı çalışması

Henüz kazıların başlangıcında olduklarını belirten Aytaç’a göre çalışmaların tamamlanması yarım asırı bulabilir.

3. kuşak temsilciler, BM yetkilileri, büyükelçiler…

Bazı ailelerinin 3. kuşak temsilcileri, BM yetkilileri ve büyükelçilerin de yer aldığı pek çok isim, Mithras Tapınağı’nı görmek için Diyarbakır’a geldi.

Morgan Freeman belgesel çekecek

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tehdidinin sona ermesinin ardından Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman’ın National Geographic belgeseli çekmek için Diyarbakır’daki Mithras Tapınağına geleceği belirtiliyor.

12 asırlık peynir tatlısı Globi

Coşkun, gezinin ardından süt, irmik, lor peyniri, susam, zeytinyağı ve balla yapılan bir Antik Roma tatlısı olan globiden de ikram ediyor.

KİTAP TAVSİYESİ : “Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri” E-Kitabı Çıktı


“Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri” E-Kitabı Çıktı

21 Oca 2020

Dünya İslam Forumu Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Muharrem Hilmi ÖZEV’in kaleme aldığı “Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri” isimli kitap TASAM Yayınları tarafından e-kitap olarak yayımlandı….

Dünya kanıtlanmış petrol rezervlerinin neredeyse yarısının sahibi olan Körfez ülkeleri (Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 44’ü Irak ile birlikte 6 Körfez ülkesindedir) hâlen üretimin beşte birini gerçekleştirmektedir. Bu durum Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman ve Suudi Arabistan’dan oluşan Körfez ülkelerini (İran ve Irak’la birlikte), dünya enerji ekonomi politiğinin merkezinde konumlandırmaktadır. Dolayısıyla Körfez ülkeleri dikkate alınmadan veya akademik düzeyde incelenmeden küresel ekonomi politiğe dair çıkarımların ve buna paralel üretilecek politikaların neredeyse tamamının sağlam zemin problemi taşıyacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

Hâlen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. Muharrem Hilmi ÖZEV’in doktora tezi olarak hazırladığı “Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri” isimli kapsamlı çalışması, devletlerin dış politikalarını iki kutuplu dünyanın şartlarına göre belirlediği dönemin sona ermesiyle akademik ve diplomatik anlamda ortaya çıkan boşluğun doldurulmasına katkı sağlayacak nitelikler taşıyor.

456 sayfalık hacmi ile alanında nitelikli bir yer edinen kitabın girişinde şu ifadelere yer verilmiş; “Petrolden elde ettikleri gelirler ile dünya ekonomisinin seyrini etkileyebilecek bir satın alma gücüne ve diğer ülkelerde hatırı sayılır dış yatırım yapma imkânına sahip olan Körfez ülkeleri dünya ekonomi politiğinde son derece önemli bir konum elde etmişlerdir. Nüfus oranlarının elde ettikleri gelirlere ve coğrafi büyüklüklerine göre oldukça düşük olması Körfez ülkelerinin petrol üretiminde son derece esnek davranabilmelerine, diğer bir deyişle petrolün sadece ekonomik bir meta olmaktan çıkıp genelde Ortadoğu bölgesinin, özelde Körfez bölgesinin uluslararası ilişkilerini derinden etkileyen bir araca dönüşmesine neden olmuştur. Petrol sermayesi ile uluslararası ilişkileri etkileme potansiyeline sahip olduğunu düşündüğümüz petrol ile ilgili varlıkları kastetmekteyiz. Petrol varlığını sermaye olarak adlandırmamızın nedeni ise 1973 yılından itibaren petrol fiyatlarının aşırı artması nedeniyle bu varlıktan elde edilen artı değerin uluslararası ilişkileri önceki dönemlere oranla çok daha yoğun ve hızlı bir biçimde etkileyebilecek boyutlara erişmesi yanında, parasal birikim ve yatırım aracı haline gelmesidir. Bu zenginlik kişisel gelirler ve devlet gelirleri olarak iki ayrı kategoride ele alınabilir. Kişisel gelirler uluslararası ilişkileri ilgilendirdiği ve Körfez ülkelerinin uluslararası ilişkilerini etkilediği kadarıyla tezimize konu olacaktır. Devlet gelirleri ise Körfez ülkelerinin kendi iç bütçeleri için ayırdığı bölüm, üçüncü dünya ülkelerine dış yardım ve kredi olarak ayırdıkları bölüm ve batılı ülkelerin finans kurumlarına yatırım olarak giden bölüm olmak üzere üç ana başlık altında değerlendirilebilir. Körfez ülkelerinin dış politikalarını ve uluslararası ilişkilerini ilgilendirdiği ve etkilediği kadarıyla tüm bu kategoriler tezimizin ana konusunu teşkil etmektedir. Sözcüğün bu anlamıyla petrol sermayesi uluslararası ilişkilerde maddi bir unsur olarak, düşünsel temelde yükselen uluslararası kültürü etkileyen bağımsız değişken olarak ele alınacaktır…“

Bu tez Körfez ülkelerinin uluslararası ilişkileri bakımından ortak özellikleri üzerinde yoğunlaşmakta olup bu ülkelerin siyasi tarihlerini ve uluslararası ilişkilerini tek tek ele alan bir çalışma değildir. Tezin asıl vurgusu Körfez ülkelerinin siyasi kimlikleri, çıkarları, dinamikleri, dış politikaları, uluslararası ilişkileri ve yüzleşmek zorunda kaldıkları güçlükler karşısında tavır almaları bakımından ortak noktaları üzerinde olacaktır. Tarihleri, nüfus yapıları ve siyasi gündemleri bakımından bu ülkeler arasında bir takım farklılıklar bulunmaktadır. Tez boyunca bu farklılıkların sadece uluslararası ilişkiler açısından ciddi bir biçimde hissedildiği noktalar vurgulanacaktır”.

Not: TASAM Yayınları’nın kitapları http://yayinlar.tasam.org/ sitesinden çevrimiçi ve indirimli olarak alınabilir.

KİTABIN KÜNYESİ

E-Kitap Adı : Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri
Yazar : Doç. Dr. Muharrem Hilmi ÖZEV
Format : PDF Merchant©
Sayfa Sayısı : 456 s.
Yayınevi : TASAM Yayınları
Dizisi : Uluslararası İlişkiler Dizisi
ISBN : 978-605-4881-25-3
Yayın Tarihi : 2018
Fiyatı : 25,00 TL

İÇİNDEKİLER

BİRİNCİ BÖLÜM

KURAMSAL VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE
KONSTRÜKTİVİZM
KÖRFEZ ÜLKELERİNİN ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ VE KONSTRÜKTİVİZM

İKİNCİ BÖLÜM

ULUSLARARASI POLİTİKADA MADDİ BİR ÖĞE OLARAK PETROL VE PETROL GELİRLERİ
TARİHİ, EKONOMİK VE JEOSTRATEJİK KONUM
II. PETROL ETKİNLİKLERİNİN TEMEL AKTÖRLERİ
A. Petrol Şirketleri
B. Tüketici Ülkeler
C. Petrol Üreten Ülkeler ve OPEC
III. DÜNYA ENERJİ DENKLEMİ
A. 1970’ler öncesi dönem
B. 1970’li Yıllar
C. 1980’li Yıllar
IV. SEKTÖRDE YAPISAL DEĞİŞİM VE PETROL POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
A. İmtiyazlardan Ortak Girişim Anlaşmalarına
B. Hükümetlerin Katılımı ve OPEC’in Devreye Girişi
C. Petrol Sektöründe Yapısal Dönüşüm
D. Değerlendirme

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

ALT BÖLGESEL DÜZEY: KÖRFEZ ÜLKELERİ ARASINDA İLİŞKİLER

  1. PETROL GELİRLERİNİN EKONOMİ VE SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
  2. KÖRFEZ ÜLKELERİNİN 1973–1991 ARASI DÖNEMDEKİ DIŞ POLİTİKALARININ GENEL SEYRİ

III. KİMLİK VE MEŞRUİYET SORUNU: PETROL GELİRLERİ, KABİLECİLİK VE DİN
A. Kabilecilik
B. Dini Bağlılıklar
IV. SİYASİ MUHALEFET, TEMSİL, KATILIM VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER
V. KÖRFEZ ÜLKELERİNDE GÜVENLİK VE KÖRFEZ İŞ BİRLİĞİ KONSEYİNİN KURULMASINA NEDEN OLAN KOŞULLAR
VI. BÖLGESEL BİR ALT SİSTEM OLARAK KÖRFEZ İŞ BİRLİĞİ KONSEYİ (KİK)
VII. DEĞERLENDİRME

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İSLAM DÜNYASI, ORTADOĞU VE ARAP DÜNYASI DÜZEYİNDE İLİŞKİLER

I. ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ VE ARAP DÜNYASI DÜZEYİNDEKİ İLİŞKİLER
A. Arap Milliyetçiliğinin Yükselişi ve Körfez Ülkelerinin Uluslararası İlişkileri Üzerindeki Etkileri
B. Arap Milliyetçiliğinin Etkisini Kaybetmesi ve Nedenleri
C. Arap Milliyetçiliğinin Etkisini Kaybetmesinin Sonuçları
D. Arap Birliği ile AB ya da SSCB Arasında bir Karşılaştırma
II. PETROL GELİRLERİ VE BÖLGESEL GÜVENLİK
A. Petrol Gelirlerinin Bölge Ekonomi Politiği Üzerindeki Etkileri
B. İran-Irak Savaşı ve Bölgesel Güvenlik Üzerindeki Etkileri
C. KİK ve Bölgesel Güvenlik
D. Filistin Sorununu ve Körfez Ülkelerinin Dış Politikaları
E. Suriye ile İlişkiler
DEĞERLENDİRME

BEŞİNCİ BÖLÜM

KÖRFEZ ÜLKELERİNİN ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ AÇISINDAN KÜRESEL DÜZEYDE KİMLİK-ÇIKAR ETKİLEŞİMİ

I. TARİHİ ARKA PLAN
II. SİYASİ ARAÇ OLARAK PETROL VE PETROL GELİRLERİ
III. ÜRETİM VE FİYAT POLİTİKALARI
A. Yapısal Zorunluluklar ve Dış Baskılar
B. Kimlik politikalarının fiyat politikaları üzerindeki etkileri
IV. FİLİSTİN SORUNU
V. İRAN IRAK SAVAŞI VE KUVEYT’İN İŞGALİ
VI. BATI’NIN ENERJİ GÜVENLİĞİ VE KÖRFEZ ÜLKELERİNİN POLİTİKALARI
VII. PETROL GELİRLERİN DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMI OLARAK BATI’YA DÖNÜŞÜ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER
VIII. SİLAHLANMA
IX. SİLAHLANMA POLİTİKALARI VE ABD-KÖRFEZ ÜLKELERİ İLİŞKİLERİ ÇERÇEVESİNDE İRAN İLE İLİŞKİLER
X. ABD’Lİ ŞİRKETLERİN VE VAKIFLARIN ETKİLERİ
XI. SSCB İLE İLİŞKİLER
XII. PETROL GELİRLERİNİN ARTMASI VE DİNİ BAĞLANTILARIN ULUSLARARASILAŞMASI
A. Dünya Müslüman Birliği ya da Rabıta
B. Müslüman Kardeşler
XIII. DEĞERLENDİRME

SONUÇ
KAYNAKÇA

ŞERİAT DOSYASI : ÇAKMA ŞEYHLER KUTSAL DİNİMİZİ NE HALE GETİRDİ !!!! İŞTE İSLAM’DA OLDUĞU ÖNE SÜRÜLEN NİKAH ÇEŞİTLERİ


ÖZEL BÜRO NOTU : ÇAKMA ŞEYHLER O KADAR NİKAH ÇEŞİDİ OLUŞTURMUŞ Kİ HERKESE HER KAFAYA GÖRE EVLENEBİLİYORSUNUZ. DİN DİN DEĞİL ADETA ÇİN UMUMHANESİ. BU TABİRİMİZİ MARUZ GÖRÜN ÇÜNKÜ DURUM AYNEN BÖYLE. AMA ERKEK İÇİN SORUN YOK. 3 DEFA “BOŞ OL” DEYİNCE SORUMLULUKTAN KURTULUYOR. PEKİ KADIN NE OLACAK DÜŞÜNEN YOK. ONU DA BARİ KÖLE PAZARINDA SATSINLAR Kİ ESKİDEN BÖYLEYDİ. AH GÖZÜNÜ SEVDİĞİM ATAM. SEN NASIL BİR GÜZEL İNSANSIN Kİ BİZİ BU ÇAKMA DİNLERDEN, ŞEYHLERDEN KURTARDIN, AYDINLIK BİR ÜLKE BIRAKTIN. NUR İÇİNDE YAT.

FACEBOOK MUHABBETLERİ : Yozlaştırılmış Dinin insanları taşığıdı saçmalık bataklığına bir örnek. Haber sosyal medyadan.


Müthiş bir haber. Birkaç tane daha var yazarım. Kaynağımı ve olayın doktor ablamın ismini vermeyeceğim 😂😂😂

Kartal Koşuyolu hastanesinde geçer olay. Şöyledir.

Bir hasta göğüs ağrısı nedeniyle anjioya alınır. Ameliyat kararı verilir. Hastanın ameliyat hazırlıklıkları başlar ve zamanı planlanır. Hasta bu süre içerisinde yatmaktadır. Doktor hanımın eline bir kağıt gelir. Açıklama istenmektedir. Şikayet dilekçesinin içeriği göz yaşartıcıdır.

Hastanın kızı akşam yattığında bir rüya görür. Rüyasında babası bir uçurumun kenarındadır. Bir akrep ve bir yılan babasını sarmış parçalamaya çalışmaktadır. Kız korkmuş çığlık çığlığa kalmıştır. Babasını uçurumdan aşağıya çekmeye çalışan bu iki mahlukat saldırılarına devam ederken doktor hanım bu mahlukların üzerine atılır. Yılanlı ve akrebi yakaladığı gibi hastanın üzerinden alır ve mahluklarla beraber uçurumdan aşağıya düşerler. Yırtıcı ve korkunç sesler aşağıdan bir süre geldikten sonra sesler kesilir. Doktor hanım bir süre sonra tırmanarak uçurumdan çıkar.

Bu kısma kadar müthiş bir mistik hayal gücü işlemiştir. Tabii mistik tarzda düşünüldüğü İÇİN olay burada bitmez.

Hastanın kızı kantar içinde uyanarak bilgisayarın başına geçer ve şikayet dilekçesini döşenir. Rüyasında gördüğü doktor bir yılan ve akrep ile boğuşmuş uçurumdan düşmüş ve canlı olarak uçurumdan çıkmıştır. Bu nasıl bir insandır. Bu nasıl bir doktordur. Hastanın kızı doktordan daha çok korkmuştur. Sonuçta çıkarttığı ise bu doktorun babasının doktoru olmaması gerektiği çünkü böyle güçleri olan bir doktorun babasına neler yapabileceğini düşünmekte ve babasının ameliyatını bu doktorun yapmaması gerektiğidir.

Dilekçeyi yazar sonrası daha güzel. Bu doktor hanımın eline sağlık müdürlüğünden çıkan bir yazı geçer. Bu konuda savunması istenir.

Tümden mantıki düşünme yetisini kaybetmiş bir toplumdan şiddetin ortadan kaldırmasını beklemek daha garip bir durumdur. Kolay gelsin herkese.