ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : KURAN KURSU’NDA 9 YAŞINDAKİ KİMSESİZ ÇOCUĞA İŞKENCE VE TECAVÜZ


KURAN KURSU’NDA 9 YAŞINDAKİ KİMSESİZ ÇOCUĞA İŞKENCE VE TECAVÜZ

Din istismarı ve çocuklara tecavüz olaylarına bir yenisi daha eklendi. Mağdur her zaman olduğu gibi masum bir çocuk tecavüzcü zanlısı ise Kuran dersi veren hocası… Tecavüz ve işkence mağduru küçük çocuğun "Kapıyı üzerimize kilitleyip beni içeride soyuyor dövüyordu. Kurban Bayramı’nda gidecek yerim olmadığı için orada kaldım. Y. abi de kalmıştı. Yalnız kaldığımız için bana böyle yaptı. . Beni yaptıklarını kimseye anlatmamam için tehdit ediyordu. ‘ sözleri tecavüz ve işkencenin dehşetini gözler önüne serdi.

Ağrı’da İmam Buhari Yatılı Erkek Kuran Kursu’nda kalan ve kimsesi olmadığı öğrenilen 9 yaşındaki U. P. adlı erkek öğrenci Kuran hocası olan 17 yaşındaki Y. K. ’nin tecavüzüne uğradı. Tecavüz mağduru çocuğun avukatı çocuğun yüzü de dahil vücudundaki morlukları gördüğü halde harekete geçmeyen kurs yetkililerinin de olaylara sessiz kalmakla suçlanması gerektiğini söyledi. Olayın yaşandığı Kuran Kursu’nda tecavüze uğrayan başka çocuğun olup olmadığı bilinmemekle birlikte bu konuda bir soruşturma ve araştırma yapılmadığı ifade ediliyor. .

Mağdur U. P. ’nin yetim kaldığı için bu yurda verildiği ortaya çıktı. U. P. bir yıldır Y. K. ile kursta kaldığını belirterek “Y. abim bize yurtta Kuran öğretiyor. Beni odasına götürüp kapıyı üzerimize kilitliyordu. Yatakta dövüş filmi izliyorduk” dedi. Y. K. ’nin kendisini dövdüğünü kimse görmesin diye kapıyı kilitleyip yanağından ısırdığını anlatan U. P. “Boynumu öpüyordu. Beni soyuyor dövüyordu” dedi.

Hürriyet Gazetesinde yer alan korkunç iddialara göre U. P. geçen yıl Kurban Bayramı öncesi Y. K. ’nin odanın kapısını kilitlediğini ve kendisine tecavüz ettiğini söyledi. Y. K. ’nin dövmesinden korktuğu için sesini çıkarmadığını kaydeden U. P. “Beni ‘Kimseye söyleme’ diye tehdit etti. Herkes yüzümdeki morlukları sordu. Y. abi beni tehdit ettiği için söyleyemedim. ‘Düştüm’ dedim” diye konuştu.

Kurban Bayramı’nda kursun boşalmasından yararlanan Y. K. ’nin kendisine bir daha tecavüz ettiğini belirten U. P. “Bayramda gidecek yerim olmadığı için yurtta kaldım. Y. abi de kalmıştı. Yalnız kaldığımız için böyle yaptı” dedi.

İddiaları reddeden ve kendisine iftira atıldığını savunan Y. K. cezaevine gönderildi.

25 YIL HAPİSLE DAVA AÇILDI

Kuran kursu hocası Y. K. ’ye “çocuğun nitelikli cinsel istismarı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama” suçlarından ötürü 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bu arada yurtta görevli kişiler hakkında da “suçu bildirmeme” suçundan soruşturma yürütülüyor. Avukat Mehmet Mağal U. P. ’nin vücudundaki morlukları gördüğü halde harekete geçmeyen kurs yetkililerinin de yargılanması gerektiğini söyledi.

Kaynak: (BİRHABEROKU) – BİRHABEROKU

LİNK : http://www.mavikocaeli.com.tr/m-haber-69574.html?fbclid=

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI /// DİYANET : 9 YAŞINDAKİ KADININ YANINDA VELİSİ OLMADAN DA NİKAHLANMASI MÜMKÜN


DİYANET : 9 YAŞINDAKİ KADININ YANINDA VELİSİ OLMADAN DA NİKAHLANMASI MÜMKÜN

Ocak 02 2018

Diyanet İşleri Başkanlığı 9 yaşındaki kız çocuğunu ‘kadın’ olarak tanımlayarak ‘nikahlanabilir’ ve ‘gebe kalabilir’ vizesi verdi.

Diyanet skandal vizeyi bir adım öteye taşıyarak ‘kadın’ olarak tanımladığı 9 yaşındaki kız çocuklarının velilerinin yanlarında olmadan da nikahlanabilmelerinin mümkün olduğunu belirtirken velilerin bulunmasını da sadece ‘mendup’ (yapılması daha iyi olan) olarak tanımladı.

Sözcü’den Ali Ekber Ertürk’ün haberine göre;

web sitesinde ‘nikah’ tanımı yapan Diyanet bulûğ çağına girmiş olanların da dinen nikahlanabileceğini belirtti.

Diyanet bulûğ yaşının alt sınırını kızlarda 9 erkeklerde 12 olarak belirtti.

Diyanet kızların 9 yaşında gebe kalabileceklerini erkeklerin de 12 yaşına girdiklerinde baba olabileceklerini bildirdi.

Diyanet’e göre ergenlik çağına girmiş kız çocukları nikahlanırken yanlarında velilerinin olmasının daha uygun olacağını da açıkladı ve “Veli olmasa da olur” dedi.

Ertürk’ün Sözcü’de ‘Diyanet’e göre 9 yaşına giren kız evlenebilir’ başlığı ile 02.01.2018 tarihinde yayınlanan haberinin ilgili bölümü şöyle:

" Resmi web sitesinde nikahı tanımlayan Diyanet evliliğin kişiyi zinadan koruduğunu ve insan neslinin devamını sağladığını savundu. “Kişinin gayri meşru ilişkiye girme tehlikesi bulunması halinde evlenmesi vaciptir” diyen Diyanet bulûğ tanımını yaparken çağına giren kız çocuklarının evlenebileceğini de şu tanımınla ortaya koydu:

“Nikâhın iki şahit huzurunda tarafların irade beyanında bulunmak suretiyle akdedilmesi gerekir. Buluğ çağına erişmiş kadının velisi olmaksızın kendisinin nikâhlanabilmesi mümkün olmakla birlikte velisinin de bulunması menduptur (yapılması daha iyi olan). ”

9 YAŞINDAKİ KIZ GEBE KALABİLİR

Diyanet yine resmi web sitesinde “bulûğ” tanımlarken kızların 9 erkeklerinse 12 yaşına basmaları halinde bulûğa erdiklerini açıkladı.

Tanım şöyle:

“Sözlükte ‘ulaşmak yetişmek iş gayesine varmak gibi’ anlamlara gelen bulûğ fıkıh terimi olarak bir kimsenin çocukluk dönemini bitirip ergenlik çağına ulaşması demektir. Bulûğ çağına ulaşan kimseye bâliğ denir. Ergenlik yaşı çocuğun vücut yapısına ve iklim şartlarına göre değişebilir. İslâm hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı erkekler için 12 kızlar için 9 yaş olarak belirlenmiştir. Bu yaşa ulaştıktan sonra erkeğin ihtilam olması baba olabilme devresine girmesi; kızın da adet görmesi gebe kalabilme çağına ulaşması fiilî olarak bâliğ olmalarıdır. Ancak erkek ve kızlar 15 yaşlarına ulaştıklarında kendilerinde bu erginlik alametleri görülmese de bâliğ olduklarına hükmedilir. Buluğ kişinin dinen mükellef sayılıp yetişkin insan statüsünü kazandığı dönemdir. Bu çağa ulaşan ve akıllı olan kimse artık tam edâ ehliyeti kazanır. Böylece ibâdet helal ve haram gibi dinî hükümlere muhatap; cezâî malî ve hukukî yükümlülüklere ehil olur. ”

LİNK : https://hayirinsesi.blogspot.com/2018/01/diyanet-9-yasndaki-kadnn-yannda-velisi.html?m=1&fbclid=

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : Ümraniye’de Kuran kursunda en az 20 çocuğa kurs hocalarından istismar


Ümraniye’de Kuran kursunda en az 20 çocuğa kurs hocalarından istismar

Ümraniye’de Fıkıh-Der isimli ruhsatsız bir derneğin bünyesinde faaliyet gösteren yatılı Kuran kursunda, kurs hocaları Ömer Işıktekin, Hacı Serkan Bektaş ile Tarık Bektaş kursta yatılı olarak kalan en az 20 kurs öğrencisi çocuğa istismarda bulundukları gerekçesiyle tutuklandı. Mağdur çocukların mahkeme tutanaklarına yansıyan ifadeleri olayın rezaletini ve dehşetini gözler önüne serdi. Kursta kalan çocuklardan H. R. O., ifadesinde "Cinsel bölgesine zorla masaj yaptırıyordu, sonra bana cinsel ilişki teklifinde bulundu. Teklifi kabul etmedim. Ancak bana ödev verdi. Mescit kapısını kilitleyip beni yalnız başıma aç bıraktı. Bu nedenle teklifini kabul ettim. Defalarca kez bana tecavüz etti. Diğer hocalarla da cinsel ilişkiye zorladı.. diyerek şiddet ve istismarın dehşetini anlattı.

İstanbul Ümraniye’de yatılı bir Kuran kursunda en az 20 çocuk, kurs hocaları tarafından cinsel istismara uğradı

Mağdur çocukların savcılığa gidip şikâyette bulunmasının ardından başlatılan soruşturmada 3 sanık tutuklandı. 6 öğrenci şikâyetçi olurken 20’yi aşkın mağdur çocuğun bulunduğu belirtildi.

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre; Ümraniye’de Fıkıh-Der isimli ruhsatsız bir derneğin bünyesinde faaliyet gösteren yatılı Kuran kursunda, kurs sorumlusu Ömer Işıktekin. ve eğitmenler Hacı Serkan Bektaş ile Tarık Bektaş’ın kursta yatılı olarak kalan çok sayıda öğrenciye cinsel istismarda bulundukları ortaya çıktı. Mağdur çocukların polise giderek şikâyette bulunmasının ardından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. 3 sanık tutuklanırken, sanık Tarık Bektaş’ın Sancaktepe’de bulunan 75. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli öğretmenlik yaptığı ortaya çıktı. 6 öğrenci şikâyetçi olurken 20’yi aşkın mağdur çocuğun bulunduğu belirtildi. Kuran kursunda yaşanan skandal, kurstan ayrılan 17 yaşındaki H.R.Ö. isimli çocuğun ocak ayında yaşadıklarını polise giderek anlatmasıyla ortaya çıktı. H.R.Ö. ifadesinde Ömer Işıktekin., Hacı Serkan Bektaş ve Tarık Bektaş’nin kursta kalan öğrencilere cinsel istismarda bulunduklarını ayrıca şiddet uyguladıklarını belirtti. H.R.Ö’nün verdiği ifadenin ardında başlatılan soruşturma kapsamında 6 öğrenci de polise giderek şikâyette bulundu. İddialar üzerine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı derinleştirdi.

Hacı Serkan Bektaş.- Tarık Bektaş.- Ömer Işıktekin tutuklanarak cezaevine gönderildi.

ÇOCUKLAR DEHŞETİ ANLATTI
H.R.Ö. isimli çocuk Savcılılık ifadesinde yaşadığı dehşeti şu sözlerle anlattı: “2014 ve 2016 yılında kursta yatılı olarak kalmaktaydım.
Ömer Işıktekin. cinsel bölgesine yakın alanlara bana masaj yaptırdı. Cinsel organını tutturdu. En sonunda ise Ömer Işıktekin. bana cinsel ilişki teklifinde bulundu. Teklifi kabul etmedim. Ancak bana ödev verdi. Mescit kapısını kilitleyip beni yalnız başıma aç bıraktı. Bu nedenle teklifini kabul ettim. Defalarca kez bana tecavüz etti. Diğer hocalarla da cinsel ilişkiye zorladı” dedi.

"DİPER HOCALARLA DA İLİŞKİYE ZORLADI"

Mağdur Y.İ.A. ise ifadesinde Ömer Işıktekin’nın kendisini odasına çağırdığını ve cinsel bölgesine dokundurduğunu bu temasların başka boyutlara geçtiğini aktardı. Mağdur çocuk beyanında Ömer Işıktekin. ile beraber Hacı Serkan B’nin kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu söyledi.

"RUHSATSIZ, KAÇAK"

Yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, “Şüphelilerden Ömer Işıktekin’nın Ümraniye’de Fıkıh-Der isimli derneğin bünyesinde başlangıçtan itibaren izinsiz ve ruhsatsız faaliyet gösteren erkek çocuklara yönelik yatılı Kuran kursunun yöneticisi ve sorumlusu olduğu, diğer şüpheliler Hacı Serkan Bektaş ve Tarık Bektaş’ın söz konusu kayıtsız kursta öğretici olarak çalıştıkları, her üç şüphelinin de kursta yatılı olarak kalan çocuklar üzerinde yönetici, eğitmen sıfatı ile bakım ve gözetim yükümlülüklerinin bulunduğu zira kursun bu kişilerin planlama talimatları doğrultusunda sürdürüldüğü belirlenmiştir” ifadeleri kullanıldı.

İSTİSMAR ZANLISI 3 KURS HOCASI TUTUKLANDI

İddianamede 6 çocuğa yönelik “Cinsel saldırı” suçunu işlediği belirtilen kurs sorumlusu Ömer Işıktekinşıktekin’in 145 yıla kadar hapsi istendi. Kursta eğitici olan şüpheli Hacı Serkan Bektaş’ın mağdur öğrenci H.R.Ö. ve Y.E.T.’ye yönelik olarak “zincirleme cinsel saldırı” suçunu işlediği yönünde birden fazla mağdur beyanı bulunduğunun aktarıldığı iddianamede şüpheli için 50 yıla kadar hapis cezası istendi. H.R.Ö.’ye yönelik olarak “zincirleme nitelikte cinsel saldırı” suçunu işlediği iddia edilen Tarık Bektaş’ın ise 25 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Çıkarıldıkları ilk duruşmada iddiaları reddeden 3 şüpheli tutuklandı.

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : Denizli’nin Çivril ilçesinin Akpınar mahallesinde bulunan Süleymancılar tarikatında çocuk istismarı vakası


Denizli’nin Çivril ilçesinin Akpınar mahallesinde bulunan Süleymancılar tarikatında çocuk istismarı vakası

Yurdun bodrum katındaki personel odasında, revir, yatakhane ve çatı bölümünde defalarca tecavüze uğradığını söyledi.

Çivril’de Süleymancılar tarikatına ait bir yurtta kalan 12 yaşındaki erkek öğrenciye yurdun belletmeni tarafından tecavüz ettiği ileri sürüldü.

Tecavüz olayı küçük çocuğun intihar notu yazmasıyla ortaya çıktı.

Denizli’nin Çivril ilçesinin Akpınar mahallesinde bulunan Süleymancılar tarikatına ait Kervansaray Erkek Öğrenci Yurdu’nda 12 yaşındaki bir öğrenciye tecavüz edildiği ihbarı üzerine soruşturma başlatıldı.

İddialara göre; yurtta belletmen olarak kalan Emre T. (19) Şehit Kağan Kandemir Ortaokulu öğrencisi 12 yaşındaki çocuğa defalarca tecavüz etti. 12 yaşındaki öğrenciyi, yaşananları anlatmaması konusunda uyaran ve şiddet uygulayan Emre T. tecavüzlerini arttırınca küçük çocuk durumu yurt müdürü Murat Ç.’a anlattı.

Müdür Murat Ç., küçük çocuğa olayı unutmasını ve kapatması gerektiğini söyleyerek belletmen Emre T.’u Denizli’de aynı tarikata bağlı başka bir yurda gönderdiğini söyledi.

Yaşadığı olayın etkisinden kurtulamayan ve içine kapanan küçük çocuk okulda durumu bir arkadaşına anlatarak intihar etmek istediğini söyledi. Ertesi gün sınıfta yalnız kaldığı sırada intihar notu yazan ve başından geçenleri anlatan öğrenci notu sınıfın penceresinden attı. Notu bulan arkadaşları durumu hemen okul idaresine bildirerek sınıfa çıktılar.

KORUMA ALTINA ALINDI

Yeşil Çivril Gazetesi’nde yer alan habere göre; yaşanan gelişmelerden sonra uzman psikologlar eşliğinde ilk ifadesi alınan küçük öğrenci, Denizli Sosyal Hizmetler müdürlüğü yetkilileri tarafından koruma altına alındı.

Çocuk İzleme Merkezinde avukat, uzman psikolog ve Sosyal Hizmetler yetkilileri eşliğinde alınan ifadesinde küçük öğrenci, belletmen Emre T. tarafından yurdun bodrum katındaki personel odasında, revir, yatakhane ve çatı bölümünde defalarca tecavüze uğradığını söyledi.

M.S. ifadesinde kendi ailesinden de bahsetti. Annesiyle babasının ayrıldığını, babasının üvey annesiyle Denizli’de yaşadığını belirten M.S., evde bir olay yaşandığında babasının kendisini dövdüğünü anlattı.

Ardından ifadesinde kaldığı yurtta başından geçen nitelikli cinsel istismar olayına değinen M.S., “İlk istismar, haziran ayında yaşandı. Yurtta eğitmen olan Emre T., bodrum kattaki personel odasında bana cinsel istismarda bulundu. Emre T.’nin istismarı revirde, çatı katında ve yatakhanede de devam etti. Bu yaşananları kimseye anlatmamam konusunda beni uyardı. Ancak, yurt müdürü Murat Ç.’ye yaşadıklarımı anlattım. Emre T., yurttan gönderildi. Pencereden attığım notumda başımdan geçenleri anlattım. ‘Kendimi ağaca asmak istiyorum, ölmek istiyorum’ diye yazdım. Emre T., her zaman bana şiddet uyguluyordu, bana terlik atıyordu” dedi.

Alınan ifadeden sonra Emre T.’yi yakalama çalışmaları başlatıldı. Çivril Yurt Müdürü Murat Ç. hakkında soruşturma açıldığı belirtildi.

VALİLKTEN AÇIKLAMA

Denizli’nin Çivril ilçesindeki özel bir yurtta kalan M.S. isimli erkek çocuğa cinsel istismar iddiasıyla ilgili Valilik yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Denizli’nin Çivril İlçesinde özel bir yurtta kalan 12 yaşındaki erkek öğrenciye, yurdun belletmeni tarafından cinsel istismar edildiği yönündeki haberlere ilişkin olarak kamuoyunun aydınlatılması ve bilgilendirilmesi adına aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu haberlerde yer alan olay ile ilgili başlatılan ‘Çocuğun cinsel istismarı’ soruşturmasında mağdur çocuk M.S., Denizli Çocuk Esirgeme Kurumu’na teslim edilmiştir. İddia edilen konu ile ilgili adli ve idari soruşturma devam etmektedir" denildi.

Odatv.com

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : 12 yaşındaki çocuğun pencereden attığı not istismarı ortaya çıkardı


12 yaşındaki çocuğun pencereden attığı not istismarı ortaya çıkardı

Denizli’nin Çivril ilçesindeki 12 yaşındaki ortaokul öğrencisinin pencereden attığı notta, kaldığı özel yurtta eğitmenin cinsel istismarına uğradığı ortaya çıktı.

Denizli’nin Çivril ilçesinde, 12 yaşındaki ortaokul öğrencisi M.S.’nin sınıfının penceresinden attığı nottan, kaldığı bir vakfa ait özel yurttaki eğitmenin nitelikli cinsel istismarına uğradığı ortaya çıktı. Eğitmen Emre T., polis tarafından gözaltına alınırken, olayı gizlediği ileri sürülen yurt müdürü Murat Ç. hakkında da soruşturma başlatıldı.

Çivril’de ortaokul 7’nci sınıf öğrencisi M.S., 24 Aralık’ta, kaldığı bir vakfa ait özel yurtta eğitmenin nitelikli cinsel istismarına uğradığını, intihar etmeyi düşündüğünü belirten bir not yazıp, sınıfının penceresinden attı. Notu diğer öğrenciler bulup, okul yönetimine ulaştırdı. Okul yönetimi savcılığa suç duyurusunda bulundu. Savcılık, soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) Cumhuriyet Savcısı, psikolog ve avukat eşliğinde M.S.’nin ifadesine başvuruldu.

M.S. ifadesinde ilk olarak kendi ailesinden bahsetti. Annesiyle babasının ayrıldığını, babasının üvey annesiyle Denizli’de yaşadığını belirten M.S., evde bir olay yaşandığında babasının kendisini dövdüğünü söyledi. Ardından ifadesinde kaldığı yurtta başından geçen nitelikli cinsel istismar olayına değinen M.S., "İlk istismar, haziran ayında yaşandı. Yurtta eğitmen olan Emre T., bodrum kattaki personel odasında bana cinsel istismarda bulundu. Emre T.’nin istismarı revirde, çatı katında ve yatakhanede de devam etti. Bu yaşananları kimseye anlatmamam konusunda beni uyardı. Ancak, yurt müdürü Murat Ç.’ye yaşadıklarımı anlattım. Emre T., yurttan gönderildi. Pencereden attığım notumda başımdan geçenleri anlattım. ‘Kendimi ağaca asmak istiyorum, ölmek istiyorum’ diye yazdım. Emre T., her zaman bana şiddet uyguluyordu, bana terlik atıyordu" dedi.

M.S., Denizli Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı. Soruşturma kapsamında Emre T., polis tarafından gözaltına alındı. Olayları gizlediği iddia edilen yurt müdürü Murat Ç. hakkında da soruşturma başlatıldığı bildirildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA

Denizli’nin Çivril ilçesindeki özel bir yurtta kalan M.S. isimli erkek çocuğa cinsel istismar iddiasıyla ilgili Valilik yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Denizli’nin Çivril İlçesinde özel bir yurtta kalan 12 yaşındaki erkek öğrenciye, yurdun belletmeni tarafından cinsel istismar edildiği yönündeki haberlere ilişkin olarak kamuoyunun aydınlatılması ve bilgilendirilmesi adına aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu haberlerde yer alan olay ile ilgili başlatılan ‘Çocuğun cinsel istismarı’ soruşturmasında mağdur çocuk M.S., Denizli Çocuk Esirgeme Kurumu’na teslim edilmiştir. İddia edilen konu ile ilgili adli ve idari soruşturma devam etmektedir" denildi.

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : ‘Tarikat şeyhi’ erkek çocuklara ‘tecavüz’den tutuklandı


‘Tarikat şeyhi’ erkek çocuklara ‘tecavüz’den tutuklandı

Konya’da Faruki tarikatının şeyhi olan Süleyman Işık, aralarında çocukların da olduğu 7 erkeğe cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklandı. Soruşturmayı tamamlayan savcılık Işık hakkında 49 yıldan 70 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. 31 Temmuz 2018 Salı 00:45 ‘Tarikat şeyhi’ erkek çocuklara ‘tecavüz’den tutuklandı Olay 2018 yılı başlarında bir kişinin BİMER’e şikâyeti ile ortaya çıktı. Şikayet başvurusunda, kendisini Faruki tarikatının şeyhi olarak tanıtan Süleyman Işık aralarında çocukların da bulunduğu erkeklere cinsel istismarda bulunduğu öne sürüldü.

ÖZEL EKİP KURULDU

Habertürk’ten Zafer Samancı’nın haberine göre, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile harekete geçen polis, 65 yaşındaki Süleyman Işık tarafından cinsel istismara maruz kaldığı öne sürülen kişileri belirleyip müşteki sıfatıyla ifadelerini aldı. Emniyet bünyesinde kurulan özel ekibin ifadelerine başvurduğu mağdurlardan 26 yaşındaki Y.A., 18 yaşındayken grubun sohbetlerine katılmaya başladığını belirterek dini duygularının suistimal edilerek cinsel istismara uğradığını anlattı. Bir arkadaşının tavsiyesi ile Süleyman Işık’ın dini sohbetlerine katılmaya başladığını anlatan mağdurlardan 27 yaşındaki M.T. de, "Kısa sürede sohbetlerinden etkilenerek devam kararı aldım. Bana cinsel tacizde bulundu. Önce direndim ama gruptakilerden ona itaat etmeyenlerin başına birçok kötü olay geldiğini duydum, sonra şeyhe direnmedim." diye konuştu. "

DİNİ MERTEBEMİN ARTACAĞINI SÖYLEDİ"

15 yaşındayken sohbetlerine katıldığı grupta Süleyman Işık’ın cinsel istismarına maruz kaldığını belirten mağdurlardan R.T. ise "Yaptıklarının ‘rahmani bir durum’ olduğunu ve dini mertebemin artacağını söyledi. Korktum kimseye bir şey söylemedim." dedi. A.K. (22) de üniversitede okurken bu gruba ait evde kaldığını ve Süleyman Işık’ın cinsel istismarına uğradığını anlattı. 70 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ Gözaltına alınan Süleyman Işık, Faruki tarikatının Konya sorumlusu olduğunu, evinin alt katında dini sohbetler ve zikirler yaptıklarını söyledi, cinsel saldırı iddialarını reddetti. Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Süleyman Işık çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Polisin Süleyman Işık’ın dükkanında yaptığı aramalarda ise birçok pornografik içerikli resim ve video kayıtları bulundu. S.I. hakkında soruşturmasını tamamlayan savcılık 49 yıldan 70 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.

Yurt Gazetesi https://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/tarikat-seyhi-erkek-cocuklara-tecavuz-den-h103633.html

Yurt Gazetesi

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI /// BARIŞ TERKOĞLU : GÜNAHKAR ŞEYHLERİ SAVCILIK KAPILARINDAN KURTARAN ELLER


BARIŞ TERKOĞLU : GÜNAHKAR ŞEYHLERİ SAVCILIK KAPILARINDAN KURTARAN ELLER

26 Ağustos 2019 Pazartesi

Bir kadın bileği gördüğünde “tövbe estağfurullah” diyen adamlar nasıl oluyor da çocuk yaşta merdiven altında hayatları karartılan çocuklara “sus” işareti yapıyor? Saatler sabaha karşı 04.30’u gösteriyordu. Sultangazi Emniyeti’nde görevli polislerin telefonu çaldı. Arayan 20 yaşındaki genç Yunus Ö. idi. Fısıltıyla konuşuyordu. Kendisini tuvalete kilitlemişti. Polislerden yardım istiyordu.

Genç sesin bulunduğu yer Sultangazi’de bir merdiven altı dergâhın adresiydi. Etrafta Abdulkadir Geylani İlim ve Hizmet Derneği adıyla biliniyordu. Başında ise Şeyh Büreyde Ö. vardı. Anlatılanlara göre daha önce bulunduğu tekkelerde çeşitli vakalara karışmış ve “kol kırılır yen içinde kalır” diyerek üstü örtülmüştü. Büreyde Ö. 2016 yılının eylül ayında Sultangazi’de atölyeden bozma bir yer buldu. Burayı kendi dergâhı haline getirdi. Sarık ve cüppesiyle “ilim ve irfan” dağıttığını söylüyordu. Kendisini Kadiri tarikatının şeyhi olarak tanıtıyordu.

Şeyh dediğime bakmayın…

Elimdeki kimlik bilgilerine göre o da 6 Mart 1987 tarihinde doğdu. Başındaki yeşil sarığı ve cüppesi onun daha 29 yaşında otoritesinin kabul edilmesine yetiyordu. Dergâh bir süre sonra çevredeki gençlerin buluşma yeri oldu. Onlar için de bir tür sosyalleşme alanıydı. Çoğu ya okulu bırakmıştı ya işsizdi. Büreyde Ö’nün dergâhtaki sohbetlerine katılıyorlardı. Şeyh Büreyde müritlerinin yüzüne bakarak “bilmedikleri dilde” kutsal sözler okuduktan sonra elini kaldırarak bağırıyordu: “Merhem senin nefsinin kabullenmediğidir. ”

Sohbetleri kendilerinden geçene kadar kafalarını salladıkları zikir törenleri takip ediyordu. Büreyde Ö. üstlerini çıkararak yarı çıplak kalan gençlerin vücutlarına şişler sokarak gösterisini sürdürüyordu. Bu sırada “Allah” sesleriyle sallanan gençler cezbelenerek kendilerinden geçiyordu.

Saatler süren cehennem

7 Mayıs 2017 günü sabaha karşı polisten yardım isteyen Yunus Ö’nün Şeyh Büreyde Ö. ile tanışıklığı ise eskiye dayanıyordu. 4 yıl önce yani henüz 16 yaşındayken gittiği dergâhta Büreyde Ö. ile tanışmıştı. Yunus Ö’nün anlattığına göre bir süre sonra Büreyde Ö’nün Yunus Ö’den cinsel istekleri oldu. Yunus Ö’nün bir türlü kabullenemediği cinsel istismar olayları yaşandı. Büreyde Ö. Yunus Ö’ye bu yaptığının bir tür “hizmet” olduğunu anlatıyordu. Bu ilişkiyi ne zaman bitirmek istediğini söylese Büreyde Ö’nün tepkisiyle karşılaşıyordu. Yunus Ö’nün ifadesine göre Büreyde Ö. ona cinleri musallat edeceğini söyleyerek tehditlerde bulunuyordu.

İkili son kez 6 Mayıs 2017 gece saat 23.00 sularında Sultangazi’deki dergâhta buluştu. Orada tam 5 buçuk saat “bir şeyler” yaşandı.

Yunus Ö’nün polislere anlattığına göre uğradığı cinsel istismara isyan eden Yunus Ö. dergâhtan ayrılmak istemiş yine Şeyh Büreyde’nin tehditleriyle karşılaşmıştı. Saat 3 buçuk olduğunda Yunus Ö. kaçıp gitmeye çalıştı. Evi dergâha yürüyerek 2-3 dakikalık mesafedeydi. Büreyde Ö. kilitlediği kapının önüne geçti. Çıkmasına izin vermedi. Yunus Ö. direndi. Dergâhtan Yunus Ö’nün “imdat polis” sesleri yükseliyordu. Şeyh Büreyde Ö. kendisine teslim olmayan “müridini” yumruklamaya başladı. Ona sarıldı ağzını kapatarak susturdu.

Gücün altında ezilen Yunus Ö. bu kez tuvalete gitmek için izin istedi. Büreyde Ö. ses çıkarmaması şartıyla müsaade etti. Yunus Ö. tuvalete girdi. Kapıyı kilitledi. Hızla polisi aradı. Şeyhin kendisini alıkoyduğunu anlattı. Bu sırada içeriden fısıltıları duyan Şeyh Büreyde kapıyı zorluyordu. Yunus Ö. telefonu kapatıp çıktı. Bir süre sonra dergâhın kapısında polisler belirince Yunus Ö. yeniden “yardım edin” çığlıkları atmaya başladı. Kapıyı açmak zorunda kalan Şeyh Büreyde Ö’yü ve şikâyetçi Yunus Ö’yü karakola götürdüler. Polislerin hastaneye götürdüğü Yunus Ö’nün yediği yumruklar da doktor raporuyla belgelenmişti.

Bir el şeyhi kurtarıyor

Tam “yeni bir istismarcı şeyh skandalı” derken alıştığımız bir şey oldu.

Karakola AKP ile iyi ilişkileriyle bilinen “tarikat dostu” İbrahim E. E. isimli avukat geldi. “Tarikat dostu” diyorum çünkü halihazırda ünlü bir tarikat vakfının dost avukatıydı. Sosyal medya hesapları ise AKP’deki faaliyetleri ile doluydu. Sanki uzaktan bir el onu Şeyh Büreyde’yi kurtarsın diye göndermişti.

Büreyde Ö. Yunus Ö’ye “aşırı ilgi”sini karakoldaki ifadesinde şöyle açıklıyordu: “Kendisine bu kadar ilgili olmamın sebebi yaklaşık bir sene kadar önce arkadaşlarla birlikte denize gittiğimizde beni boğulmaktan kurtarmasıdır. ”

Büreyde Ö. Yunus Ö’ye cinsel istismarda bulunduğunu tabii ki kabul etmedi. Aralarındaki münakaşayı Yunus Ö’nün istemediği kişilerle arkadaşlık etmesine bağladı. O gece Yunus Ö’yü zorla alıkoyduğunu kapıyı kilitleyip gitmesine izin vermediğini dövdüğünü sarıldığını kabul etti. Hatta “Bu kapılar tekin değil seninle uğraşırlar” sözüyle tehdit değil manevi uyarıda bulunduğunu iddia etti.

Herkesin geç gelen adaleti beklediği ülkede sadece iki günde Büreyde Ö’nün iddianamesi hazırlandı. 9 Mayıs 2017’de çıkan iddianamede Yunus Ö’nün anlattığı cinsel istismar olayları nedense araştırılmamıştı. Suçlama sadece Büreyde Ö’nün de kabul etmek zorunda kaldığı “cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” maddesine dayandırıldı. Böylece Büreyde Ö. kurtarıldı. Yunus Ö. ise dergâhtan ayrıldı ve uğradığı tehditlerle susturuldu.

Bu bataklıktan kurtuluş var

Türkiye son dönemde neredeyse her gün tarikatları cemaatleri tartışıyor. Başına sarığı ve sırtına cüppeyi geçirenler milletin aklını cebini belini sömürmeye devam ediyor. Devlet içinde örgütleniyor. Müritleriyle yeni kalkışmalara hazırlanıyor.

Ben ise bu bataklıktan kurtulacağımıza ümitliyim. Neden mi?

Bir süre önce o telefonu açmasaydım 2 yıl önce üstü örtülmüş bu olaydan hiç haberdar olmayabilirdim. Arayan kişi “Ben sizinle çok farklı dünya görüşüne sahibim” diyordu. Devam ediyordu: “Bizim camia bunu yazmaz”.

Şeyh Büreyde düzenini yine kurmuş bugün etrafında yine çocuk yaştaki gençleri toplamıştı. “Başka çocuklar yanmasın” diyordu. Dini sömürü için kullanan bu adamların temizlenmesini istiyordu.

İnsan kendi kaderini kendisi çizen yegâne varlıktır. İnsana umudu bir başkası değil kendi eylemi getirir. Dün attığımız adımın sesi bugün çok uzaktan duyulmuşsa umutsuzluğa hakkımız var mı?

LİNK : http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1549690/Gunahk_r_seyhleri_savcilik_kapilarindan_kurtaran_eller.html