İSTİHBARAT YÖNTEMLERİ DOSYASI /// VİDEO : CASUSLUK AŞKI VE İSTİHBARAT – Telepati ve İstihbarat Örgütleri – İstihbarat Servisleri Nasıl Çalışır ??


Telepati ve İstihbarat Örgütleri – Gizli Gerçekler

https://www.youtube.com/watch?v=FyPfoAQUyys&feature=youtu.be

CASUSLUK AŞKI VE İSTİHBARAT

https://www.youtube.com/watch?v=6tU4OQHbMYQ&feature=youtu.be

İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ, ( MOSSAD, CIA, MI6, FSB, MİT ) NASIL ÇALIŞIR? NASIL BİR ETKİYE SAHİPLER ???

https://www.youtube.com/watch?v=8KetMhgrtto

RUSLAR Amerikalı Ajanları Nasıl Yakaladı – ( Rus İstihbaratı Nasıl Çalışır ???? )

https://www.youtube.com/watch?v=_ze0V2quZ1E

İSTİHBARAT DOSYASI /// VİDEO : CIA’nın Sırları – NSA’NIN HİKAYESİ (İNGİLİZCE) VE CASUSLUK FAALİYETLERİ


CIA’nın Sırları – Karşı Darbe – Soğuk Savaş Dönemi (Türkçe Belgesel)

https://www.youtube.com/watch?v=NTdzIZc1OW0&feature=youtu.be

NSA – Documentary on the Secret Intelligence Agency (İNGİLİZCE)

https://www.youtube.com/watch?v=Kx7X4EWf0q8&feature=youtu.be

Öteki Gündem – 14 Nisan 2013 – Casusluk faaliyetleri (TÜRKÇE – 4 BÖLÜM)

https://www.youtube.com/watch?v=AFW2RLMsc5s

https://www.youtube.com/watch?v=WPlG4eGOMBU

https://www.youtube.com/watch?v=hLjKtb-2nHs

https://www.youtube.com/watch?v=agXMz3EVfTw

KİTAP TAVSİYESİ : İSTİHBARAT SAVAŞLARI /// 1. DÜNYA SAVAŞINDA SURİYE VE LÜBNAN’DA CASUSLUK FAALİYETLERİ /// HÜSEYİN AZİZ AKYÜREK


Dr. Polat Safi’den İstihbarat Savaşları (90 yıllık sır)

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’nde Emniyet Genel Müdürlüğü yapan Hüseyin Aziz Akyürek’e atfedilen ve istihbarat, casusluk ve propaganda hikayeleri içeren hatırat Türkçe’ye kazandırıldı.

II. Meşrutiyet dönemi ve I. Dünya Savaşı sırasında istihbaratla ilgilenen bir Osmanlı emniyetçisine atfedilen yaklaşık 90 yıllık hatırat Arapçadan Türkçeye çevrilerek okurla buluşturuldu. I. Dünya Savaşı’nın ikinci yarısında Emniyet-i Umumiye Müdürü (Emniyet Genel Müdürü) olarak görev yapan Hüseyin Aziz Akyürek’in yazdığı düşünülen hatırat, gayrinizami harp ve istihbarat alanlarında önemli çalışmalara imza atan Dr. Polat Safi tarafından tenkitli bir şekilde yayına hazırlandı. Türk istihbarat tarihiyle ilgili araştırmalarda kaynak niteliğindeki hatırat, İstihbarat Savaşları: Birinci Dünya Savaşı’nda Suriye ve Lübnan’da Casusluk Faaliyetleri adıyla raflardaki yerini aldı.

ADNAN HOCA ÖRGÜTÜ DOSYASI : Adnan Oktar, casusluktan elde ettiği bilgileri gizletti


Adnan Oktar, casusluktan elde ettiği bilgileri gizletti

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü iddianamesinde, örgüt lideri Adnan Oktar ve örgüt mensuplarının bir casusluk faaliyeti içerisinde olduğu, uluslararası istihbarat örgütleriyle bağlarının olduğu ve örgüt içinde gizliliğin hâkim olduğuna dair bilgiler itirafçı ifadelerinde yer aldı. Örgüt yöneticileri şüpheliler Ulviye Didem Ürer, Yeliz Sucu, Merve Büyükbayrak ve Sinem Tezyapar’ın örgütün uluslararası casusluk ağında elde ettikleri bilgileri Adnan Oktar’ın talimatıyla sakladığı da ortaya çıktı.

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü iddianamesinde, örgüt yöneticileri şüpheliler "Dido" kod adlı Ulviye Didem Ürer, "Yellow (Sarı)" kod adlı Yeliz Sucu, "Fevzi" kod adlı Merve Büyükbayrak ve "Tez" kod adlı Sinem Tezyapar örgütün uluslararası casusluk ağında önemli faaliyetleri olduğu bilgisi yer aldı. Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’nün uluslararası casusluk faaliyetlerinden elde ettiği bilgileri bu isimler aracılığıyla sakladığı bilgisi itirafçıların ifadelerinde ortaya çıktı.

OKTAR’IN AMERİKA, İSRAİL VE RUSYA BAĞI

İddianamede, İsrail’in istihbarat örgütü MOSSAD ile irtibatı bulunan, Amerikan eski askerleri ve ajanlarıyla sürekli görüşen örgüt mensupları ve örgüt elebaşı Adnan Oktar’ın ayrıca Rusya’da tercümanlık yapan "Leyla" isimli tercüman aracılığıyla yıllarca Rusya’dan da bilgi aldığı, hatta 2017-2018 yılları arasında 20-25 yıldır Rusya’da yaşayan "Leyla" isimli tercümanın Rusya’da yapılan Akkuyu ve Kırım görüşmelerini örgüt liderine sızdırdığı ifade edildi.

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’nün sapkın yüzü hazırlanan iddianame ile gözler önüne serildi

SUUDİ PRENSLERLE İLGİLİ BİLGİLERİ DE VERMİŞ

İddianamede etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen E.K., "Leyla" isimli tercüman ve örgütün uluslararası casusluk faaliyeti hakkında şu itiraflarda bulundu: "Leyla İstanbul’a geldiğinde Rusya’da aldığı notları Fatih Menet aracılığı ile Dragos’a gönderdi. Bu notlarda Suudi prensleri ile ilgili bilgiler vardı. Bu bilgilerde veliaht prenslerden hangi prensin Amerika’nın adamı olduğu, hangisinin Rusya’ya yakın olduğu gibi bilgiler vardı. Hangi okullarda okudukları vs bilgiler vardı. Ben de bu bilgileri Adnan Oktar’a ilettim. Leyla Türkiye’ye geldiğinde ben, Merve Büyükbayrak ve Lale Camcı ile de tanıştı. Gelen bu tarz bütün bilgileri Adnan Oktar gördükten sonra lazım olduğunda kullanılmak üzere Didem Ürer, Merve Büyükbayrak ve Yeliz Sucu’ya verilirdi. Onlar bu notları tarayarak flash bellek veya bilgisayarlarında gerektiğinde Adnan Oktar’ın emriyle bilgileri kullanmak üzere saklarlardı."

ORTADOĞU’DAN SORUMLU AMERİKALI İLE NE GÖRÜŞÜLDÜ?

İddianamede, Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’nün örgütün İsrail sorumlusu şüpheli Sinem Tezyapar’ın Rusya’daki görüşmeleri de ayarlayan isimlerden olduğunu belirten E.K. ifadesinde şunları söyledi: "Bir defasında da İbrahim Tuncer ve Zafer Fırat’a Rusya’da çeşitli görüşmeler ayarladılar. Bu görüşmeler politikacı, dini lider ve düşünce kuruluşlarıydı. Bu görüşmeleri de Lale Camcı, Sinem Tezyapar ayarladı ve Leyla bu görüşmelerde yardımcı oldu ve bazılarını bizzat katıldı. Lee Thurman diye Amerikalı bir kişi vardı. Bu kişi ile örgütteki birçok bacı tanışmıştı. Sinem Tezyapar bu kişiyi tanır. Bu kişi Obama döneminde bize Amerika Dışişleri Bakanlığı’nda Ortadoğu’dan sorumlu kişi olduğunu söylemişti."

ADNAN OKTAR’A MASON DİPLOMASI VERİLDİ

E.K., Adnan Oktar’ın mason diplomasını alması için İtalyan Mason Locasında Büyük Üstat olan Pilloni ile Sinem Tezyapar’ın bağlantı kurduğunu ve birkaç kez bu kişiyi Türkiye’ye davet ettiğini ve yayınlara çıkardığını da belirtti. E.K, "Adnan Oktar’a mason diplomasını veren kişi de buydu. Bir defasında Pilloni beraberinde Suriye’den Esad’ın siyasi bir adamını birlikte getirdi ve bu kişi ile gizli toplantı yapıldı. Toplantıya Alkas Çakmak, Cihat Gündoğdu, Oktar Babuna veya Ali Sadun Engin’den biri de katıldı" dedi.

ÖRGÜT İÇİ GİZLİ TOPLANTILAR YAPILDI

Televizyon yayınından döndükten sonra örgüt lideri Adnan Oktar’ın her gün gizli toplantılar yaptığını E.K. şunları ifade etti: "Her gün Didem

Ürer, Yeliz Sucu, Merve Büyükbayrak ve Gülgün Göktan ile gizli toplantı yapar, bu toplantılarda para konuları, örgütün işleyiş sistemi, günlük olaylar ile ilgili bilgiler, hukuki konular ve gelen notlar ile ilgili her türlü bilgi Adnan Oktar’a gösterilir Adnan Oktar’da neler yapılması gerektiği konusunda talimatlar verirdi."

İNTERNET ORTAMINDAKİ BİLGİLER SİLİNDİ

İki ay önce Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’ne yönelik operasyon bilgisini alan örgüt mensupları örgüt liderinin talimatı doğrultusunda dijital bazı işlemler de yaptı. İddianamede şikâyetçi olarak yer alan E.A. ifadesinde, "Merve Büyükbayrak’ın Adnan Oktar çok önemli olan ve silinmeyecek bilgilerin internet ortamında bir yere saklanması talimatını verdi. Bu bilgiler internet ortamında bir "drive"da saklanır, Merve Büyükbayrak bu bilgileri bilir. İki ay önce tüm cemaatte bilgi temizliği yapıldı ve her şey silindi ancak şu an operasyon olmayacağı konusunda bir rahatlama var ve bu sebeple yine birçok şey birikmiştir" dedi.

BİLGİSAYARLARIN HARD DİSKLERİ DEĞİŞTİRİLDİ

İtirafçı E.K., "Operasyon olacak söylentileri üzerine hatırladığım kadarıyla Mart veya Nisan 2018 tarihinde Benim, Didem Ürer’in, Yeliz Sucu’nun ve Merve Büyükbayrak’ın bilgisayarlarının hard diskleri çıkarılıp bir yere gönderildi ve bilgisayarları komple değişti. Ayrıca Dragosta Yeliz Sucu, Didem Ürer, Merve Büyükbayrak ve Hukuk grubundaki erkeklerin aynı anda konuşabildiği bir iç hat telefonu kuruldu. Bunu bu isimler dışında evde kalanlar da bilmez. Bunun amacı hukuk ile ilgili gizli konuları tek seferde herkesin şahit olabileceği şekilde konuşabilmekti" dedi.

VAJA (İRAN İSTİHBARAT BAKANLIĞI) DOSYASI /// İran İstihbaratı VAJA : CIA adına çalışan casusluk şebekesi çökertildi


İran İstihbaratı VAJA : CIA adına çalışan casusluk şebekesi çökertildi

İran, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) adına çalışan bir casusuluk şebekesinin çökertildiğini açıkladı.

İran resmi haber ajansı IRNA’da yer alan habere göre, İran İstihbarat Bakanlığı, “Elimizde olan istihbarat bilgileri ile son dönemde ABD istihbaratı için çalışan yeni casusları tespit ettik ve şebekeyi çökerttik” açıklamasını yaptı.

İran Casuslukla Mücadele Birimi Başkanı ise, ABD adına casusluk yapan İranlı vatandaşların gözaltına alındığını söyledi.

Yakalanan casusların sanayi, askeri, ekonomi ve siber güvenlik alanlarına erişmek için çalıştığını öne süren Casuslukla Mücadele Birimi Başkanı, bu operasyonla ABD’ye “büyük bir darbe” vurulduğunu savundu.

Casuslukla Mücadele Birimi Başkanı, Tahran’ın operasyonu yabacı müttefiklerinin yardımıyla yaptığını aktarırken, herhangi bir ülke ismi vermedi.

İran resmi televizyonu da geçtiğimiz günlerde, ABD’nin casusluk ağının çökertilmesinin konu edindiği yeni bir program başlatmıştı.

ABD ile İran ilişkileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın P5+1 ülkeleri ile İran arasında yapılan nükleer anlaşmadan çekildiğini açıklamasından sonra iyice gerilmişti.

Umman Denizi’nde 2 petrol tankerine yapılan saldırıların ardından ise ABD, bölgeye ilave bin asker sevk edeceğini duyurmuştu.

ABD, petrol tankerlerine yapılan saldırının arkasında İran’ın olduğunu iddia ederken, İran bu iddiaları reddediyor.

CASUSLAR DOSYASI : ‘BAE, Trump hakkında casusluk yapması için iş adamına ayda on binlerce dolar ödedi’


‘BAE, Trump hakkında casusluk yapması için iş adamına ayda on binlerce dolar ödedi’

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), ABD Başkanı Donald Trump hakkında ‘casusluk’ yapması için bir iş adamına ayda on binlerce dolar ödediği iddia edildi.

ABD istihbaratının, Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı olan ve Los Angeles kentinde yaşayan yatırım danışmanı Rashid el Malik’in 2017 yılında ülkesi adına ‘ücretli’ gizli istihbarat faaliyetleri yürüttüğü sonucuna vardığı öne sürüldü.

Muhalif haberleriyle bilinen The Intercept tarafından ortaya atılan iddia, resmi dokümanlara ve aileye yakın olduğu söylenen ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırıldı.

Habere göre bir kod adı verilen ve on binlerce dolar tutarında bir maaş bağlanan el Malik, o dönem yeni göreve başlayan Trump yönetiminin Ortadoğu politikası hakkında Birleşik Arap Emirlikleri’ne bilgi sızdırmak amacıyla resmen görevlendirildi. İş adamı kimliği de ‘uygun bir kılıf’ olarak kullanıldı.

Businessman Rashid Al-Malik reported to UAE intelligence on the Trump administration’s Middle East policy as part of a broader influence effort, according to a former U.S. official and documents viewed by The Intercept. https://t.co/IATQZZDvfM

— The Intercept (@theintercept) 10 Haziran 2019

HANGİ KONULARDA BİLGİ TOPLAMASI İSTENDİ?

Birleşik Arap Emirlikleri’nin özellikle bilgi sahibi olmak istediği konularsa şöyle açıklandı: ABD’nin Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar arasındaki krize karşı tutumu, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile ABD’li yetkililer arasında gerçekleşen görüşmelerin detayları ve ABD’nin Müslüman Kardeşler’e karşı tavrı.

MUELLER SORUŞTURMASINDA İFADE VERDİ

Rashid el Malik’in adı, Donald Trump’ı destekleyen gruplara yapılan illegal bağışlara yönelik başlatılan federal soruşturma kapsamında gündeme geldi.

Başkanlık seçimlerine müdahale iddiasını araştıran Mueller soruşturması kapsamında ‘yasadışı müdahalede parmağı olabileceği’ gerekçesiyle görüşülen iş adamının savcılarla işbirliği yaptığı belirtildi. el Malik’in soruşturmanın ardından ülkesine döndüğü kaydedildi.

‘TRUMP İLE İŞ YAPARAK ONU ETKİLEYECEKLERİNİ DÜŞÜNDÜLER’

El Malik’in; emlak yatırımları, golf kulüpleri ve otelleriyle birlikte geniş bir ‘imparatorluğu’ olan Trump’a iş dünyası aracılığıyla yaklaşmaya çalıştığı da öne sürüldü. İddiaya göre el Malik, Trump’la dolaylı bağlantısı bulunan bir şirkete ortak olmaya çalıştı.

The Intercept, anlaşmanın sağlanıp sağlanmadığına, sağlandıysa da içeriğine dair bir bilgiye ise ulaşamadı. Ancak Birleşik Arap Emirlikleri’nin istihbarat operasyonları hakkında bilgisi olan bir kaynak, ‘hükümetin Trump’la iş yapmak suretiyle onu etkileyebileceğini düşündüğünü’ söyledi.

TRUMP’A YAKIN İSİMLE ‘BAĞLANTI KURDU’

El Malik’in bağlantı kurduğu sanılan ismin ise Tom Barrack olduğu öne sürüldü. Eski yatırım bankacısı olan Barrack, Trump’ın cumhurbaşkanlığı kampanyasında kıdemli danışman olarak çalıştı, ayrıca Cumhurbaşkanlığı Açılış Komitesi başkanlığı yaptı.

Barrack’ın, uluslararası kamuoyunda ABD politikalarına destek sağlamak amacıyla iş ilişkilerini kullandığı iddia ediliyordu.

AVUKATI: O, ÜLKESİNİ VE ABD’Yİ SEVEN BİR İŞ ADAMI

Beyaz Saray, CIA, Adalet Bakanlığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ABD’deki elçiliği konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Ancak Rashid el Malik’in avukatı Bill Coffield, müvekkilinin istihbarat ajanı olduğu iddialarını reddetti, onun sadece ‘ülkesini ve ABD’yi seven bir yatırımcı ve iş adamı’ olduğunu söyledi.

Coffield, “Ona hiçbir zaman Trump yönetimi hakkında rapor vermek için ödeme yapılmadı ya da Trump yönetiminin iç işleyişine dair bilgi iletmesi için görevlendirilmedi” dedi.

ABD, BÖLGEDE RİYAD VE ABU DABİ’NİN YANINDA

Donald Trump’ın başkan seçilmesinden itibaren, yönetiminin Ortadoğu politikası hedefleri Birleşik Arap Emirlikleri’ninkiler ile iç içe gelişti.

ABD, bölge ülkeleri tarafından Katar’a uygulanan ambargonun yarattığı kriz ortamında bu ablukanın başını çeken Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni destekledi.

ABD yönetimi ayrıca, bu iki ülkenin Yemen’deki askeri faaliyetlerini de destekledi.

Son olarak Mayıs ayında Birleşik Arap Emirlikleri, ülkesinin açıklarında petrol taşıyan dört tankere düzenlenen saldırıyı ‘sabotaj’ olarak nitelemiş ve ‘hasım güçleri’ sorumlu tutmuştu.

12 Mayıs’taki saldırıda Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Norveç’in tankerleri hedef alınmıştı.

Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ‘sabotajdan’ İran’ı sorumlu tutmuştu. Bu iddiayı reddeden İran objektif bir soruşturma yürütülmesi için çağrıda bulunmuştu.