TSK DOSYASI /// AHMET AKYOL : NEDEN ASKERÎ OKULLAR ???


AHMET AKYOL : NEDEN ASKERÎ OKULLAR ???

24 Haziran 2020

31 Temmuz 2016 tarihli Resmî Gazete’ de yayımlanan KHK/ 669 ile askerî okulların kapatılması üzerine medyada çeşitli haber ve yorumlar arka arkaya çıkmaya başlamıştı. Konuyu incelemeye başlamadan önce bunlardan bazılarını hatırlamakta yarar var:

Askerî liseler kapatılıyor.

Kısacası son darbe teşebbüsü bu açıdan beklenmeyen olumlu sonuçlar doğurmuştur. ”

( Sabah 1.8.2016)

Kapatıldılar.

Doğru karar.

Subay olmak isteyen üniversite sınavına girer.

Yeterli puan alan Millî Savunma Üniversitesi’ ne giderek subay olur.

Yüksek lisans yaparak kurmay olur. ”

( Milliyet 1.8.2016);

Askerî liseler kapatılıyor.

Harp okulları ise YÖK’ e bağlı bir eğitim sistemi ile şekillendirilecek.

Askerî konularla bir ilgisi olmayan (liderlik gibi) dersler kalkıyor. ”

( Hürriyet 9.8.2016)

Askerî öğrenciliğin ne olduğunu subaylığın bir ruh ve yaşam biçimi olduğunu bilmeyenlerin konu hakkında fikir ve öneri ileri sürmeleri kadar yanlış bir durum olamaz!

Hele kurmaylığın ne olduğunu bilmeyenlerin ’ bir tez vererek kurmay olunabilir’ düşüncesi kadar da saçma ve mantıksız bir anlayış olamaz!

Konuyu birkaç alt bölümle incelemeye çalışalım.

Kamuoyunda ve basında ileri sürülenin aksine çağdaş ülkelerin hemen hepsinde askerî okullar vardır ve bu okullarda üzerinde durulan en önemli konuların başında liderlik gelir.

Örneğin ABD askerî okullarında temelde ortak değerlendirmeler şöyle özetlenebilir:

Okullardaki öğrenci sayısı ortalama 250- 300 arasındadır. Her öğretmene 10- 15 öğrenci düşer. Eğitim programlarında öz disiplin karakter ve liderlik üzerine odaklanılır. Akademik mükemmeliyet kişisel motivasyon karakter geliştirme fiziksel gelişim ve liderlik; öğrenciler arasında kaynaşma kendine ve arkadaşlarına güven ve saygı esastır. Yalan söyleme ya da sınavlarda kopya çekme söz konusu değildir. Çoğu okulda sınavlar gözetmen olmadan yapılır. Öğretmen soruyu sorar ve sınavdan çıkar. Sınavda kopya çeken de bunu görüp haber vermeyen de – durum anlaşıldığında- okuldan atılır. Öğrenciye güven tamdır öğrenci de bunun bilincindedir. Sistemde ahlâklı olmak esastır; ahlâksızlığı bilerek saklamak ahlâksızlığa ortak olmaktır!

Bazı askerî okullarda JUNİOR ROTC programı uygulanır. Bu program her öğrenciye özeldir; herhangi bir ders programı uygulanmaz.

*

Bu yazıda sadece kapatılan askerî liseleri esas almaya çalıştım. Bizde kapatılan askerî liseler çağdaş ülkelerin askerî okullarının yaptığı gibi kendilerine özel bir eğitim programını değil; kuruluş mevzuatında belirtilmiş Millî Eğitim Bakanlığı’ndan onaylı yabancı dil ağırlıklı fen programı uyguluyorlardı. Kısacası müfredat Millî Eğitim Bakanlığı müfredatıydı. Sivil dengi okullardan farklı olarak yabancı dil dersi ve beden eğitimi saatleri biraz daha fazlaydı. Haftada bir gün de askerî kıyafetli yanaşık düzen eğitimi yapılıyordu. Burada da amaç disiplini özümseme ve askerlik mesleğinin benimsenmesiydi.

*

Burada tarihe küçük bir not düşelim:

Türk kültür hayatına unutulmaz hizmetlerde bulunmuş kuruluşundan bu yana içlerinden Cumhurbaşkanı Genelkurmay Başkanı Kuvvet Komutanları çıkan çok değerli subay ve general yetiştirmiş; bunun yanında da nice şair ressam bilim adamını da Türk Milleti’ ne armağan etmiş (benim de mezunu olmakla gurur duyduğum) Kuleli Askerî Lisesi’ nde Eğitim ve Öğretimde Amaç şöyle tanımlanıyordu:

Çağdaş eğitim ve öğretim bilimi kapsamında; öğrenciyi merkeze alan eğitim felsefesine uygun olarak;

Silâhlı Kuvvetlerin mevcut ve gelecekteki ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte;

Kara Harp Okulu’ndaki eğitim ve öğretimi takip edebilecek bilimsel altyapı ile donanmış;

Temel askerî bilgi ve davranışları kazanmış askerlik mesleğinin temel değerlerine karşı duyarlı ve bu değerleri benimsemiş üstün bedeni yeterliliğe sahip;

İletişim becerisi gelişmiş; İnsanlığa saygı vatan millet sevgisi şeref ve bağımsızlık kavramlarını kendisine ilke edinmesinin yanı sıra Atatürkçü Düşünce Sistemini özümsemiş ve bunu bir yaşam tarzı olarak benimseyerek kendine rehber edinmiş askerî öğrenciler yetiştirmekti.

Hedef: Değişen ülke ve dünya gerçeğini görebilen algılayabilen;

Çağdaş yönde gelişmeyi sağlayan ve istenen yönde değişimi gerçekleştirebilecek liderlik özelliklerinde;

Bilgiye nasıl ulaşılabileceğini bilen ve bilgiyi inisiyatifle kullanabilen;

Sorumluluk duygusu gelişmiş ve öz denetim yapabilen;

Çağın gerektirdiği teknolojik gelişimi takip edebilecek bilgi beceri ile sağlam bir beden ve ruh yapısına sahip;

Atatürkçü Düşünce Sistemi” ni benimseyerek kalbine yerleştirmiş ve davranışlarına yansıtmış üstün nitelikli askerî öğrenciler yetiştirecek eğitim öğretim sistemleri ile buna hayat veren çağdaş teknolojik donanımlı eğitim ve sağlıklı yaşam ortamını oluşturmak ve sürekli geliştirmekti.

Kuleli Askerî Lisesinde öğrenciler Türk Silâhlı Kuvvetleri’ nin geleceğini oluşturacak liderler olarak değerlendiriliyor ve ileride bu şerefli vazifede en büyük sorumlulukları başarıyla yerine getirmelerini sağlayacak becerileri edinmeleri için modern öğretim teknikleri ve teknolojilerinin kullanıldığı bir öğretim sürecinden geçiyorlardı.

Eğitim ve öğretim ile ilgili gerçekleştirilen her türlü faaliyette; kısa ömürlü ve geçici sonuçlar yerine uzun vadeli ve kalıcı sonuçlar alabilecek tarzda süreci esas alan bir program uygulanmaktaydı.

Kuleli Askerî Lisesi’ nin en büyük özelliklerinden biri de verdiği yaşam biçimiyle kişinin özgüvenini artırması ve sorunlara çözüm üretebilme yeteneğinin geliştirilmesiydi…

Askerî liseler kapatıldıktan sonra kamuoyunda iddia edildiği gibi askerî liselerde “indoktrine” (fikri beyin yıkama) eğitimi verilmiyordu. Askerî lise öğrencisinin “bir gün bu ülkenin sana ihtiyacı olduğunda yönetime el koyacaksın” anlayışıyla yetiştirilmesi söz konusu bile değildi. Bu iddia sahiplerinin askerî lise eğitimi hakkında en ufak bir bilgi sahibi olmadan hayalî ve büyük bir olasılıkla art niyetli fikir oluşturduğu kanaatindeyim.

Ne yazık ki “artık günümüz şartlarında askerî liselere ihtiyaç kalmadığı” gerekçesiyle bir kültüre kilit vuruldu. Kültürü korumanın sadece binaları korumak olmadığı duvarları şehit adlarıyla dolu o binalardaki hayatın maddî ve manevî varlığı unutuldu!

1845 yılında kurulan ve kapatıldığında 171 yıllık bir mazisi olan Kuleli Askerî Lisesi tarih demekti. Tarihî devamlılık gelenekler ve aidiyet duyguları silinip atıldı. Savaş zamanlarında hatta İstanbul İngilizler tarafından işgal edildiğinde bile kapatılmayan okul lağvedildi. Çok büyük YANLIŞ yapılmıştır!

Geleceğe hükmetmenin ön şartı geçmişi iyi bilmektir. İnanıyorum ileriki yıllarda bu ÇOK BÜYÜK YANLIŞTAN mutlaka dönülecektir. Umarım (mevcut değerler kaybedilmeden) çok fazla geç kalınmaz!

*

Çağdaş ülkelerin tüm askerî okullarında esas olan kurallara uymak yani disiplindir. Başarının temelini disiplin oluşturur. Birlik ve beraberliğin sağlanması ve sağlamlaştırılması disiplinin temini için çok önemlidir. Disiplin aynı zamanda kültürün en önemli öğesi olan saygıyı içerir.

Askerî okullar disiplini esas alarak küçük yaşlardan itibaren askerî öğrencilere askerlik mesleğinin yüksek vasıflarını çok yüksek bir eğitim düzeyi sonrasında verir; onların yüksek vasıflı komutan ve lider olmalarının alt yapılarını oluşturur.

Askerî okullar kişiliklerinin gelişip şekillenmesinde çok önemli bir rol oynadıkları için askerî öğrencilerin hayatlarında derin izler bırakır/ bırakmıştır.

Askerî okullarda askerliğin bir meslek değil çok özel bir yaşam biçimi olduğu; her subayın kendi mesleğine- vatanına/ milletine/ bayrağına- adamış bir asker olmanın heyecanını duymasının önemi bilinçle işlenir. Bu bilinç küçük yaşlardan itibaren askerî okullarda öğrenilir ve benimsenir.

Bu dayanışma ruhu ile psikoloji ilminin bireysel ve toplumsal olarak benimsenmesi olarak da tanımlanabilen askerî terbiye askerî okullarda sağlanır.

Türk Silâhlı Kuvvetleri’ nin tarihinde boşlukları asla doldurulamayacak olan bu okullar derin kökleri olan eğitim kurumlarıdır.

Askerî okullar özellikle maddî olanakları kısıtlı ailelerin zeki ve çalışkan çocuklarını hayata kazandırmada vatana ve millete faydalı bir fert olmalarında yararları asla tartışılamayacak konumdadırlar.

Küçük yaşlarda başlayan yatılı eğitim meslek idealizminin kavranıp benimsenmesi açısından apayrı bir özelliğe sahiptir. Buralarda küçük yaşlardan itibaren vatan ve millet sevgisi mesleğe saygı amirlere itaat zihinlere kökleşerek yerleşir ve yaşam biçimine dönüşür.

Aidiyet duygusu askerlikte/ sosyo- kültürel yaşamda çok önemlidir. Askerî okullar bireylere aidiyet duygusu kazandırır; bireysel ve toplumsal sorumluluğu artırır. Askerî okullardaki günlük yaşam kişiye önce kendine sonra topluma saygılı olmasını öğretir.

*

Yabancı ülkelerdeki tarihî askerî okullar özenle korunurken ne yazık ki Türkiye’ de askerî okulların varlığı yazboz tahtasına dönmüştür.

Önce Harbiye açılmış daha sonra sayıları arttırılmış kısa bir süre sonra bunlar kapatılarak İstanbul Harbiye’sinde birleştirilmiş; o da bir süre sonra Ankara’ ya taşınmıştır. Kara Hava ve Deniz Harp Okulları Kuvvet Komutanlıklarına bağlı iken (son yıllarda kimin direktifiyle başladığını bilemediğim TSK’ da oluşturulan çalışma gruplarında alınan kararla) günümüzde Millî Savunma Üniversitesi’ ne bağlanmıştır.

Askeri İdadiler (liseler) açılmış bunların sayıları hızla artmış bir süre sonra sayıları 2’ye 3’e düşecek kadar azaltılmış; darbe girişimi gerekçe gösterilerek onlar da kapatılmıştır.

Askerî rüştiyeler/ortaokullar ülkenin her yanında açılmış sonunda teke indirilmiş ve Selimiye Askerî Ortaokulu açılmış en nihayet o da kapatılmıştır.

Çok kişi duymamıştır bile ama bir dönem askerî ilkokullar bile vardı! Örneğin 1920- 1921 öğretim yılında Kuleli Askerî İptidaisi (Kuleli Askerî İlkokulu) 118 mevcutlu ana sınıfını takip eden dört sınıftan ibaretti. Birinci sınıf: 266 İkinci sınıf: 150 Üçüncü sınıf: 126 Dördüncü sınıf: 47 olmak üzere toplam 707 kişiden ibaretti.

*

Kişisel değerlendirmeme göre:

Uzun yıllardan bu yana kökleşerek gelişen tarihî uzun bir geçmişe dayanan askerî okulları çeşitli nedenlerle bir gecede kapatmak kolaydır. Ancak esas olan zor olanı yapmak bu yapıyı hastalığından kurtararak yeniden sağlıklı bir hale getirerek topluma kazandırmaktır.

Askerî okulların sayısı artırılmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’ nin her coğrafi bölgesi için bir askerî lise açılabilir. Örneğin: Doğu Anadolu Bölgesi için Erzurum’ da; Güneydoğu Anadolu Bölgesi için Gaziantep’ te; Akdeniz Bölgesi için Isparta’ da: Ege Bölgesi için Afyon’ da; İç Anadolu Bölgesi için Konya’ da; Karadeniz Bölgesi için Amasya’ da Trakya bölgesi için Edirne veya Kırklareli’ nde bir askerî lise açılabilir. Marmara Bölgesi için ise mevcut Kuleli Askeri Lisesi varlığını devam ettirmelidir.

Ayrıca Kuleli Askerî Lisesi mevcut durumuna ek olarak diğer askerî liselerden mezun olup da Harp Okulu’ na gidecekler için bir senelik bir Hazırlık Okulu olarak da plânlanabilir.

Yine askerî liselerin olduğu her bölgede özel kıyafetleri olan özel statülere tabi askerî ortaokullar da düşünülebilir. Buralara da öğrenciler seçilerek alınmalı öğrenci sayıları 150- 200’ü asla geçmemelidir.

Pek çok çağdaş ülkede olduğu gibi ortaokul ve lise seviyesindeki askerî okullardan mezun olanların mutlaka Harp Okullarına gitmek gibi bir zorunlulukları olmamalı bu durum özel kanunlarıyla düzenlenmelidir.

*

Tabi burada çok önemli olan bir konuyu da özellikle belirtmek isterim. Askerî okullara öğrenci seçimi sınavların ÖSYM tarafından yapılması uygulamasına AKP hükûmeti döneminde geçildi. Örneğin Kuleli Askerî Lisesi’ ne öğrenciler bu lisenin yaptığı sınavla değil; normal liselere yapılan sınavla alınıyordu. Sınavı yapan kadroların soru- cevapları belirli odaklara bu aşamada verdiği basında yeterli derecede yer aldı. Bu satırları okuyanlar o yazıları da okumuş olmalıdır! Örneğin askerî liselere alınacak öğrencilere sorulara belirli odaklar tarafından nasıl verildiği 27 Mart 2014 tarihli Star Gazetesi’ nde ayrıntılı olarak yer aldı. Cemaatlerin askerî okullara nasıl sızdığı konusunu daha ayrıntılı öğrenmek isteyenlere özellikle Kuleli mezunu Harbiyeli Gazeteci- Yazar Yavuz Selim Demirağ’ ın yazdığı “İmamların Öcü” kitabı okumasını öneririm.

Kanaatimce yeniden çıkartılacak özel kanunlarla askerî okullara öğrenci alma sınavları okul personeli tarafından oluşturulan bir kurul tarafından yapılmalıdır. Bu komisyonlarda Atatürk ilke ve devrimlerini samimî olarak benimsemiş askerî personel görevlendirilmelidir.

Askerî okullar yeniden açılacak olur da sınavları yapacak olanlar herhangi bir siyasî parti yandaşları olursa; bu durumda o siyasî parti ya da siyasî hareketi benimseyenler seçilir. Kısacası günlük siyaset odaklı düşünülürse korkarım gelecekte çok büyük sorunlar yaşanabilir!

Ne yazık ki askerî liseler kapanmadan önce uygulamalardaki yanlışlıklar örneğin okullara belirli odakların belirlediği kişilerin sokulması sınav sorularının belirli yerlerin eline geçmesi buna göz yumulması hatta bazı yerlerde teşvik edilmesi okul içinde bazı odakların ayrıcalıklı bir konuma girmesi ve korunması yaranın büyümesine neden olmuş sorunlar içinden çıkılamaz hale gelmiştir. Atatürkçü kesimin dışlanması buna en büyük örnektir. Bazı emekli subaylar anılarında 2016 yılı öncesi askerî okullarda yaşananları çok ayrıntılı anlatmaktadırlar. Ben okurken utandım bizim zamanımızda böyle değildi! Bu gibi büyük yanlışlıkların kesinlikle tekrar etmemesi gerekir! Askerî okullar herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi konumuna düşerse eski yanlışlar aynen hatta daha büyük ve onarılmaz yaralar açarak tekrarlanır. Bunun için okulların açılma zamanları ve açılma şekilleri çok iyi düşünülmelidir.

*

Prusya hükümeti daha 1808 yılında subaylarda olması gereken nitelikleri bir kararnameyle şöyle belirlemişti:

Bir subayın mevkiini belirleyici tek unsur barış zamanlarında öğrenim ve bilgi; savaş zamanında ise üstün cesaret ve kavrayıştır. ”

Askerî okullarda SİYASET ÜSTÜ bir anlayışla karakter gelişimi liderlik kendi kendine yeterlilik özgüven esas olmalı; Disiplin kendi kendini kontrol etmeye eylemleri ve tepkileri yönetme yeteneğine odaklanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki bir kurallar sistemi olan disiplin ne sert ne de olağandışı cezalandırıcıdır. Disiplin sınırları yaratır ve zamanla sorumluluk alarak kendi kendini kontrol etmeyi benimseterek üst düzey güven ve karakter oluşturur.

*

Askerî okullardan ve öneminden söz ederken mutlaka askerî öğrenci ailelerinden de söz etmek gerekir!

Şüphesiz Türk Milleti asker bir millet. Herkes vatanını ve milletini seviyor ve önemsiyor. Ülkesini koruyacak olan askerine de saygı duyuyor. Ancak vatan- millet sevgisi yanında ailelerin çocuklarını onların sağlıklı beslenmesi iyi ve disiplinli bir okulda okuyarak hayata atılması iş bulma sorununun ortadan kalkması gelecek garantisi sağlaması gibi nedenlerle askerî okullara vermek istediklerini düşünüyorum.

Askerî okullarda genellikle Anadolu’ da çocuklarını okutma olanağı bulamayan ailelerin çocukları parasız yatılı okuyordu. Aileler de çocuklarını devlet okuttuğu için maddî anlamda bir rahatlık yaşıyorlardı. Bu çocukların büyük bir kısmı geldikleri şehirde dengi okullarda ( maddî anlamda) okuma şansına sahip değillerdi.

Bazı aileler ekonomik sorunların yanında sivil hayattaki ideolojik mücadelelerden korumak terörden uzak tutmak başıbozukluktan kurtarmak için çocuklarını askerî okullara yönlendirmiş olabilirler.

Askerî okulların kalitesi ve özellikle küçük yerlerde bu okullardan mezun olanların ailelere saygınlık kazandırması da bir tercih sebebi olabilir.

Neresinden ve hangi açıdan bakarsanız bakın askerî okullar önemlidir!

*

Askerî okullara uzun yıllardan bu yana art niyetli bir sızma olduğu gerçeği ortadadır. Ancak bu art niyetli yapılanma ile mücadele okullar kapatılarak değil bu okullara sızmalar engellenerek yapılır.

Daha önce sözünü ettiğim gibi sınav sorularının kimlere nasıl verildiği Atatürk ve Cumhuriyet ile sorunları olanların askerî okullara nasıl alındığı konusunda kaleme alınmış pek çok haber ve kitap var. Bunların iyi incelenmesi gerekir!

Bir dönem yapılan büyük bir YANLIŞ onur ve şeref dolu bir tarihî geçmişi silmenin gerekçesi olmamalıdır! Özellikle askerî okullara sızma düşüncesi bile bu okulların önemini gösterir. Askerî okullar silâhlı kuvvetler için çok önemli eğitim kurumları olduğundan buralara sızma plânlanmış ve gerçekleşmiştir.

Bu okulların kapatılmasının pratikte buraya sızmak isteyen oluşumun amacına hizmet edeceği / ettiği kanaatini taşıyorum. Günümüzde askerî okulların kapatılmasının kime ve neye hizmet ettiği veya edeceği çok iyi değerlendirilmelidir!

Bundan sonra yani askerî liseler kapatıldıktan sonra belirli amaçlara hizmet için özel yetiştirilmiş ve eğitilmiş öğrencilerin sivil liselerden Harp Okullarına girmesi kolaylaşmış olmayacak mıdır?

Askerî okulların kapatılması TSK bünyesinde çok derin yaralar açmıştır! Askerî okulları kapatmak burada okuyup TSK saflarına katılan ve çeşitli rütbe ve makamlara yükselenlerin veya okuldan sonra sivil hayatta başarılı olanların tarihe ve kültüre sahip çıkma bilinçlerinin temelini/ kökünü aidiyet duygularını tarihten silmektir.

Teröre kaynaklık ediyor diye askerî okulların örneğin Kuleli Askerî Lisesi’ nin kapatılması aynı zamanda bu okullardan mezun olmuş nice değerli insanın tamamının bir şekilde suçlanıp aşağılanması değil midir?

Sebebi ne olursa olsun tarihî ve kültürel değerlerin göz ardı edilebileceği ya da ikinci plâna itilebileceği düşüncesini çok YANLIŞ buluyorum!

Önemle tekrarlıyorum: hangi ülkede hangi ideolojide olursa olsun askerlikte her şeyden önce yaşam ve meslek disiplini ile millî şuur çok önemlidir. Bu disiplin ve şuur da ancak genç yaşlarda askerî okullarda verilip işlenebilir. Ağaç yaşken eğilir!

Unutmayın askerlik bir meslek değil bir ruh ve yaşam biçimidir!

Okuma sabrınızı zorladığımın bilinciyle bu küçük incelememizi Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün sözleriyle sonlandıralım:

“ ASKERLİK RÜTBE VE ELBİSE DEĞİL RUHTUR!”

LİBYA SAVAŞI DOSYASI /// Prof. Dr. Osman Köse : Rusya’nın Libya’daki askeri ağırlığı artıyor


Prof. Dr. Osman Köse : Rusya’nın Libya’daki askeri ağırlığı artıyor

E-POSTA : osmankose

25 May 2020

2011 yılında Devlet Başkanı Muammer Kaddafi isyancılar tarafından linç edilirken, bu ortamı hazırlayan Batılılar, Libya’nın daha refah ve huzurlu günlere doğru ilerleyeceğini, “demokrasi” ve “hürriyet” güneşinin “ezilmiş halk” üzerine geç de olsa doğacağını söylüyorlardı. Sömürgecilerin çizdiği söz konusu hayal tabloları Libya’da taraftar bulurken, bu masum ülkenin mazlumları 1911 İtalyan işgalinden tam bir asır sonra emperyalist güçlerin daha planlı bir şekilde üzerlerine geldiklerini her şey bittikten sonra ancak anladılar.

Kaddafi’nin devrilmesinden sonra Libya, fiilen ikiye bölündü ve iç savaşın girdabına düştü. Libya’nın başkenti Trablus’sa BM, AB ülkelerinden bir kısmı ve Türkiye’nin de desteklediği başında Fayiz es-Serrrac’ın bulunduğu Ulusal Mutabakat Hükümeti hükmederken, Tobruk’ta da Rusya, Mısır, BAE, bir kısım AB ülkeleri ile bazı Arap devletlerinin destek verdiği Halife Hafter hüküm sürmektedir.

Halife Hafter, Libya’nın yaklaşık %94’üne hâkimken, Türkiye’nin son dönemde Serrac’a verdiği askeri destekten sonra bu oran %85’e kadar geriledi. Yine de ülkenin büyük kısmı, özellikle zengin petrol bölgeleri, 6 tane askeri üs ve stratejik yerler Hafter’in kontrolündedir. Türkiye’nin desteğiyle Libya’da dengeler son aylarda değişmeye başlarken, ülkenin en büyük askeri üslerinden olan Vatiyye, Trablus hükümetinin kontrolüne geçti. Bazı önemli beldelerle, çok sayıda etkin aşiret de bu başarıya paralel olarak Hafter tarafından ayrılarak Serrac’ı destekleme kararı aldılar.

Libya’daki dengelerin değişmeye başladığı bu aşamada, epeydir Libya politikasını aktif hale getirme gayretinde olan Rusya, yaptığı ataklarla dengeleri değiştirecek hamlelerde bulunmaktadır. Bu kapsamda, yılın başından beri Rus Güvenlik şirketi“Wagner”, Suriye ve etraf ülkelerden Libya’ya paralı askerler transfer etmektedir. Bingazi ile Şam arasında askeri ve sivil uçuşlar başlatılırken, Halife Hafter Şam’da elçilik açmıştır. Bu gelişmelerden sonra da bir kaç gün önce Rusya, Suriye’deki Hımeymim Hava Üssü’nden kaldırdığı 6 adet Mig-29 ve 2 adet de SU-24 savaş uçaklarını Hafter’im emrine gönderdi. Bölgedeki gözlemciler, bu sayının daha da fazla olduğunu söylemektedirler.

Rusya’nın askeri desteklerinden başka, Mısır ve BAE başta olmak üzere bazı Arap ülkelerinin de Hafter’e silah ve para yardımlarında bulundukları bilinmektedir. Rus uçaklarının gelmesinden sonra, Hafter yanlıları “Libya tarihinde görülmeyen ölçüde”, yakın zamanda Türk hedeflerine ve Trablus’a akın yapılacağı tehditlerinde bulunmaktadırlar.

Rusya’nın bu çıkışı, “Libya’nın Suriyelileştirilmesi” ve “vekâlet savaşları”nın önümüzdeki günlerde sıkça konuşulacağını göstermektedir. Bununla beraber Rusya’nın bölgede geleceğe yönelik düşüncelerinin ipuçlarını Putin’in yaptığı bu askeri manevralarda görmek mümkündür. Doğu Akdeniz enerji havzasının zenginliği Rusya’yı bölgeye daha da çok çekmektedir. Suriye’de konumunu sağlamlaştıran Rusya, Doğu Akdeniz’de önemli stratejik bir yerde olan Libya’da şimdiden sonra adından çok daha söz ettirecektir. Eğer bu hesaplar tutarsa, iç savaşın sona ermesinden sonra kurulacak olan “Libya masasında” Rusya güçlü şekilde yerini alacaktır. Diğer bir husus da Rusya’nın Afrika’da yapacağı açılım için Libya’nın stratejik önem taşımasıdır.

Rusya’nın, Libya üzerinden bölgedeki hedeflerini ne düzeyde gerçekleştireceği önümüzdeki yıllarda görülecektir. Fakat bu aşamada görünen Türkiye, uluslararası hukuka uygun şekilde Libya’da huzurun sağlanması için çaba sarf ederken, Rusya’nın da içinde bulunduğu modern sömürgeci devletlerin Libya’da kaosu körüklemeye çalışmaları gerçeğidir.

BİYOGRAFİ DOSYASI : Müşir Recep Paşa’nın Askeri ve Siyasi Hayatını bilelim, öğrenelim !!!!


Tarihte öyle şahsiyetler vardır ki, özgeçmişleri aracılığıyla dönemin önemli olaylarının da aydınlığa çıkmasına vesile olurlar. Sultan II. Abdülhamit döneminde Osmanlı Devleti’nin kritik noktalarında elde ettiği başarılarla tarihimizin önemli askeri ve mülki idarecilerinden biri olarak kabul edilen Müşir Recep Paşa da bu şahsiyetler arasında anılır. Öyle ki askeri öngörüsü ile aldığı önlemlerle günümüzde Libya topraklarında yer alan Trablusgarp ve Bingazi şehirlerinin İtalyanlar tarafından işgalini geciktirebilmiştir. Arşiv kaynakları aracılığıyla hazırlanan bu eser, sadece bir askerin hayatını aktarmakla kalmayıp Osmanlı Devleti’nin gerek Balkan gerekse Arap dünyasından ayrılması ile sonuçlanan Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı’na zemin hazırlayan önemli sosyal, ekonomik ve siyasal gelişmelere de ışık tutuyor.

DOKUMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

KİTABI BURADAN SATIN ALABİLİRSİNİZ.

SİLAH ENDÜSTRİSİ DOSYASI /// Dr. Sami YILDIRIM : Yabancı Askeri Üsler ve İthal Silah Sistemleri Özelinde Türkiye’nin İttifak Sorgulamaları


Dr. Sami YILDIRIM : Yabancı Askeri Üsler ve İthal Silah Sistemleri Özelinde Türkiye’nin İttifak Sorgulamaları

20 Oca 2020

Makale

Türkiye NATO (son dönemde ABD) ilişkileri on yıllardır her iki tarafça da sorgulanmaktadır. Özellikle Suriye iç savaşında ABD’nin takındığı tavır ve yaptığı uygulamalar (PKK/YPG’ye silah desteği vb.) ile akabinde yaşanan siyasi-hukuki krizlerin aşılamaması sonucunda Türkiye’de yaşanan finansal krizin neden olduğu hoşnutsuzluk güvenlik-savunma alanına da yansımış ve müttefiklik ilişkisinin gerekleri tartışılmaya başlamıştır. Anahtar Kelimeler : Türkiye, NATO/ABD, F-35, S-400, Rusya …

Önceki Makale : Savaşlarda Üçüncü Devrim Otonom Silah Sistemleri ve İnsancıl Hukuk

Sonraki Haber : “Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri” E-Kitabı Çıktı

Özet

Başlangıçtaki doğrusal seyir dönemini yitiren Türkiye NATO (son dönemde ABD) ilişkileri on yıllardır her iki tarafça da sorgulanmaktadır. Özellikle Suriye iç savaşında ABD’nin takındığı tavır ve yaptığı uygulamalar (PKK/YPG’ye silah desteği vb.) ile akabinde yaşanan siyasi-hukuki krizlerin aşılamaması sonucunda Türkiye’de yaşanan finansal krizin neden olduğu hoşnutsuzluk güvenlik-savunma alanına da yansımış ve müttefiklik ilişkisinin gerekleri tartışılmaya başlamıştır. Bu bağlamda en fazla öne çıkan konular, İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere Türkiye’deki NATO/ABD üsleri ile Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füzeleri alımının engellenmesi maksadıyla ABD liderliğindeki uluslararası F-35 savaş uçağı projesinden dışlanması hususu olmuştur.

Tartışmalar genelde duygusal-ideolojik sınırı aşamayan seviyede kalmış, üslerin kapatılması, buralardaki nükleer silahların gönderilmesi ve hatta kolayca ikame yeni ittifaklara (Rusya ve Çin liderliğindeki ŞİÖ, BRICS gibi oluşumlara) yönelmek gerektiği savunulmuştur. Bununla birlikte konunun askeri-teknik boyutu yeterince ve hakkıyla ele alınmamıştır. Türkiye’nin, bölgesinde kötüleşen güvenlik ortamı nedeniyle, savunma planlaması açısından daha dengeli bir mukabil hava postürüne geçmek istemesi haklı ve mantıklı olmakla birlikte, tedarik edeceği sistemlerin çalıştırılmasında telafisi imkânsız zorluklar yaşamaması için baştan doğru karar alması gereklidir. ABD üretimi harp sistemleri Rusya üretimi sistemleri düşman olarak görmekte ve bu ülke radarlarına yakalanmamaya çalışmaktadır; aynı durumun tersi de geçerlidir. Uçaklar da düşman radarlarına olabildiğince iz bırakmama prensibi ile tasarlanmaktadır. F-35uçaklarının Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 sisteminin radarlarından nasıl korunacağı konusu tartışmanın odağını oluşturmaktadır.

Ayrıca F-35 uçağı, bir ağ (ALIS-Autonomic Logistics Information System) ortamında, bölgeselve merkezi kontrol merkezleriyle gerçek zamanlı, çift yönlü veri alışverişi içinde görev yapmak üzere geliştirilmiştir. Uçağın tüm ana ve alt sistemlerinin işleyişi, arıza takibi, bakım ve idame süreçleri bu ağ sistemine bağlı olup, Türkiye’nin ağ dışında uçağın işletimini sağlaması mümkün görünmemektedir. Buna ek olarak, Türkiye’nin mevcut filosundaki F-4 uçaklarının ömrünün sonuna geldiği, F-16 uçaklarının yarısının eskidiği, bakım ve işletiminin yine ABD’ye bağımlı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Mevcut NATO füze savunma sistemleri, nükleer başlıklar ve diğer konvansiyonel alımlar tüm bunlar düşünülerek değerlendirilmelidir.

Anahtar Kelimeler : Türkiye, NATO/ABD, F-35, S-400, Rusya.

1. Giriş:

II. Dünya Savaşı esnasında Türkiye’nin kendi saflarında savaşa katılması için yoğun çaba sarf eden Batı Bloku bunda başarılı olamadı. Ancak savaş sonrası, çok geçmeden, SSCB’nin de artan tehdidi ile Batılı devletler artık Türkiye’nin kendi kontrollerinde olan uluslararası örgütlere katılarak kendi denetimleri altına alınmasını sağlamış oldular. Türkiye’nin bu kararında dönemin tehdit dengesi unsuru etkili olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Türkiye ve ABD arasında yapılan ittifak “sözleşmesi” tarihinin en uzun süreli krizlerinden birini yaşamaktadır. 2013’ün ikinci yarısıyla birlikte başlayan kriz dönemi beşinci yılını geride bırakmıştır. Üstelik öncekilerle karşılaştırıldığında, bu yeni kriz sadece uzun süre devam etmemiş, aynı zamanda artan bir şekilde tırmanmış ve 2018 yazında zirveyi görmüştür. Son birkaç ayda hız kesmiş olma emareleri gösterse de, bu beş yıllık krizin Türk-Amerikan ilişkilerine etkisi uzun süre daha devam edecek gibi görünmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan New York Times için Ağustos 2018’de yazdığı bir yazıda şu ifadeleri kullanmıştır: “Çok geç olmadan önce, Washington ilişkimizin asimetrik olabileceği yanılgısından kurtulmalı ve Türkiye’nin alternatifleri olduğunu kabul etmelidir”. Bu ifade iki hususu açıkçaortaya koymaktadır. Birincisi, Türkiye ile ABD arasındaki (ilkinin otonomisini sınırlayan) ittifak ilişkisi revize edilmelidir. İkincisi de bu revizyonun yapılması hususunda Türkiye alternatif ittifakları gündeme getirecek kadar kararlıdır (Balcı, 2018).

Türkiye son birkaç yıldır kendisinin de dahil olduğu Avrupa/Atlantik blokuna mesafelidir1. BRICS ülkeleri ile ilişkilerini geliştirme gayretindedir. ABD ile YPG/PKK’yı desteklemesi başta olmak üzere, S-400 hava savunma füzeleri alımı, Fetullahçı terör örgütü elebaşının iade edilmemesi, Halkbank davası gibi konularda anlaşmazlık devam etmektedir. Türk kamuoyunda da bu bağlamda zaman zaman NATO’dan uzaklaşma, Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)’ne yaklaşma gibi konular gündeme getirilmektedir.

ABD yönetimi özellikle Rusya Federasyonu (RF)’ndan S-400 füzeleri alımı konusunda Türkiye’ye karşı çok tepkilidir. Washington, Küresel Magnitsky Yasası’nı2 Ankara’ya karşı da uygulayabileceğini 2018 yaz aylarındaki uygulamalarıyla göstermiştir. F-35 uçaklarının Türkiye’ye teslimini ise Kongre kararıyla Ağustos 2018’den itibaren 90 gün süreyle askıya almıştır. Kasım 2018’de Pentagon tarafından Kongreye sunulan raporda ise Türkiye’ye hava savunmasını sağlayacak ayrıntılı ve kapsamlı bir paket önerisinde bulunulması, bunun reddi halinde ise F-35 teslimatının iptal edilmesi tavsiye edilmektedir. Sırada Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası (Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act-CAATSA3) uygulanabilecek gibi görünmektedir.

Savunma alanındaki işbirliği projelerinin, siyasi ve diplomatik mülahazalardan vareste olmadığı bilinen bir gerçektir. Siyasi-askeri bağlama gerçek bir örnek oluşturan konu bahse konu S-400 alımıdır. Siyasi olarak Ankara’nın milyarlarca dolarlık bir savunma projesi için NATO dışı bir seçeneğe yönelmesi, Batılı müttefiklerinin, onun ortak üretim ve teknoloji transferi konularındaki taleplerine olumsuz yaklaşmalarına bir tepki olarak gerçekleşmiştir.

Dr. Sami YILDIRIM, "Geleceğin Güvenliği" isimli kitabından alınmıştır.

“Geleceğin Güvenliği” e-kitabı için Tıklayınız

“Geleceğin Güvenliği” Kitabı için Tıklayınız

TSK DOSYASI : Türkiye’nin yabancı topraklarda askeri varlığı ne ??? Hangi ülkelerde üs bulunduruyor ???


Katar’daki Türk askeri üssü

Türkiye’nin yabancı topraklarda askeri varlığı ne ??? Hangi ülkelerde üs bulunduruyor ???

Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük askeri eğitim merkezi olan Somali Türk Görev Kuvvet Komutanlığında Somalili subaylar eğitimini tamamladı –

Ortadoğu ve Akdeniz’de gerilim giderek artarken Libya’dan gelen talep üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bu ülkeye asker gönderilmesine yönelik tezkereyi kabul etti. Türk askerinin Libya’ya gittiğine yönelik henüz bir açıklama olmadı ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bu ülkede üzerine düşeni yaptığını söyledi. Türkiye’nin halen Asya, Afrika ve Avrupa olmak üzere üç kıtada 10’dan fazla ülkede askeri varlığı bulunuyor. Peki, hangi ülkelerde hangi amaçla Türk askeri görev yapıyor?

Sudan’daki tartışmalı Sevakin Adası ve henüz asker gittiği açıklanmayan Libya hesaba katılmazsa Türkiye’nin en az 13 ülkede askeri varlığı bulunuyor. Bunların çoğuna askeri üs demek mümkün değil. Bir çoğunda Türk askeri uluslararası barış gücü çerçevesinde görev yapıyor. Bazı ülkelerdeki asker sayısı da 100’den az. Birleşmiş Milletler (BM) ve NATO görevleri hariç Türkiye Irak, Suriye, Katar, Somali, KKTC ve Libya’ya kendi girişimleriyle asker görevlendirdi.

Hükümetin yabancı ülkelere gönderebilmesi için tezkerenin TBMM’de kabul edilmesi gerekiyor. TBMM kayıtlarına bakıldığında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hangi ülkelere asker görevlendirdiğini görmek mümkün. Ayrıca TSK’nın barışı destekleme harekatlarına katkıları da Genelkurmay Başkanlığı sitesinde yer alıyor.

İşte Türkiye’nin askeri varlığının bulunduğu ülkeler:

1) Irak:

Türkiye, PKK ile mücadele kapsamında Irak’a ihtiyaç duydukça askeri operasyonlar yaparken bu ülkede çeşitli şehirlerde askeri üsleri de bulunuyor. Bunlardan öne çıkanı zaman zaman tartışmalara sebep olan Başika Üssü. Irak’taki diğer üslerin yeri ve boyutu ise güvenlik sebebiyle açıklanmıyor.

2) Suriye:

Türkiye, Suriye’de 2011 yılında iç savaş başladıktan sonra bu ülkeye bir çok operasyon gerçekleştirdi. En son Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra Türkiye Suriye’de sınırlarına yakın geniş bir alanı kontrol ediyor. Suriye’de binlerce Türk askeri olduğu tahmin ediliyor.

Irak ve Suriye’deki askerlerin varlığı TBMM kayıtlarına göre şöyle gerekçelendiriliyor: “Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye’deki tüm terörist örgütlerden ülkemize yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı ulusal güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak”

3) Somali:

Türk askeri Somali’de iki kapsamda vazife alıyor. İlki, başkent Mogadişu’daki Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığı. Eylül 2017’de dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından açılan üs, askeri eğitim merkezi olarak Somali ordusuna subay yetiştiriyor. Komutanlık bugüne kadar onlarca subay ve astsubay mezun etti. Somali ile ilişkiler dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011 yılındaki ziyaretinden sonra hızla gelişmeye başladı.

Türk askerinin ikinci sorumluluk alanı ise Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgeler. Türk askeri burada “Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafazası ve uluslararası toplumca yürütülen korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle müşterek mücadele amacıyla yürütülen uluslararası çabalara destek vermek üzere” görev yapıyor.

4) Lübnan:

Türk askeri Lübnan’da Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında görev yapıyor. Türkiye 10 yılı aşkın süreden beri UNIFIL’e destek veriyor. Bu üldeki Türk askeri sayısı 100 civarında.

5) Afganistan:

TSK, 11 Eylül saldırılarının ardından Afganistan’a gerçekleşen operasyonlardan sonra BM kararıyla NATO misyonu çerçevesinde bu ülkede görev yapıyor. Türk askeri muharip güç olarak görev yapmıyor. Afgan ordusunun eğitilmesi ve ülkede güvenliğin sağlanmasına yönelik yardımda bulunuyor. Afganistan’daki asker sayısı yaklaşık 2 bin.

6) Katar:

Türkiye ile Katar’ın siyasi ve ekonomik ilişkileri son yıllarda en parlak günlerini yaşarken Suudi Arabistan’ın başını çektiği Körfez ülkelerinin bu ülkeye uyguladığı yaptırım sonrasında 2017 yılında bu ülkeye asker görevlendirildi. Türkiye, Katar’da askeri üssü kurmuş durumda.

7) Mali:

Türk askeri Mali’de BM Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu (MINUSMA) kapsamında görev yapıyor.

8) Orta Afrika Cumhuriyeti:

TSK Orta Afrika Cumhuriyeti’nde de BM bünyesinde bulunuyor. Türk askeri bu ülkede BM Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu’na destek veriyor. Bu iki Afrika ülkesindeki asker sayısına ilişkin bilgi yok ancak çok fazla olmadığı tahmin ediliyor.

9) Bosna-Hersek:

Türk askeri Bosna-Hersek’teki Uluslararası Barış Gücü bu ülkede barış ve istikrarın sağlanması için bulunuyor. Bosna-Hersek Türk Temsil Heyet Başkanlığı bünyesinde bulunan Türk askerinin vazifesi, “huzur ve güven ortamını devam ettirmek, yerel ve uluslar arası kuruluşlarla işbirliğini geliştirmek, uluslararası sivil mevcudiyeti desteklemek ve Bosna-Hersek Silahlı Kuvvetlerine eğitim desteği sağlamak”

10) Kosova:

Kosova’da Uluslararası Barış Gücü, 1999’dan itibaren BM Güvenlik Konseyi’nin kararı doğrultusunda sürdürülmektedir. KFOR Harekâtı adıyla devam eden barışı destekleme harekâtında Türkiye kendisine tahsis edilen kadrolara personel görevlendiriyor. Türk askerinin Kosova’daki başlıca vazifesi; güvenli ve emniyetli bir ortam tesis etmek, yerel ve uluslararası kuruluşlarla işbirliğini geliştirmek ve Kosova Güvenlik Kuvvetlerinin gelişmesine destek sağlamak.

11) Kuzey Kıbrıs:

Türkiye’nin 1974’te başlattığı Kıbrıs Barış Harekatı’ndan bu yana adanın kuzeyindeki Türk tarafında askeri varlığı bulunuyor. Kıbrıs’taki Türk askeri sayısının 40 bin olduğu tahmin ediliyor. Kıbrıs’taki Türk askeri doğrudan Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı daimi askeri birlik statüsü bulunuyor.

12) Azerbaycan:

TSK, Azeri askerlere eğitim vermekte ve iki ülke arasında yakın ilişkiler sözkonusu ancak Azerbaycan’da Türk askeri üssü oldukça tartışmalı bir mesele. 2016’da imzalanan bir protokol ile Bakü’deki Gizil Sherg Garnizonu’nda yer alan bazı binalar ile Sumgayıt şehrindeki Nasosnaya Hava Üssü’nde bulunan bir terminal TSK’nın kullanımına tahsis edildi. Ancak Türkiye’ye üs verildiği yönünde haberlerin basında yer alması üzerine, Azerbaycanlı yetkililer bu iddiaları yalanladı.

13) Arnavutluk:

Savunma işbirliği kapsamında 1997’de kurulan üs Adriyatik kıyısındaki Avlonya (Vlore) şehrinde bulunan ve aynı zamanda Arnavutluk Donanması’na da hizmet veren Paşa Limanı’nda, 20 dönüm arazi üzerine kuruludur. Üs, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (Dz.K.K.lığı) Arnavutluk Ekip Başkanlığı ismiyle faaliyet gösteriyor. Personel sayısı bir ara 250’ye kadar çıkan üste 20 civarında askerin görev yaptığı tahmin ediliyor.

14) Sudan’daki Sevakin Adası tartışmalı

Sudan’daki Sevakin Adası’nın durumu da oldukça tartışmalı. Türkiye-Sudan ilişkileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ıA aralık 2017’de Sudan’a yaptığı ziyaret sırasında ülkenin kuzeyindeki Sevakin Adası’nı istemesi ve Ömer el Beşir’in de ‘tamam’ demesi ile daha ileri bir boyuta taşındı. Sevakin Adası, 99 yıllığına Türkiye tahsis edildi.

Türkiye’nin burada askeri üs kuracağı yönünde haberler Arap dünyasında tepkiyle karşılandı. Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu bu iddiaları yalanlarken daha sonra Türk basınında yine aynı yönde haberler çıkmaya devam etti. Stockholm Barış ve Araştırma Enstitüsü’nün (SIPRİ) raporunda tüm tartışmalar özetlenirken yayındaki Afrika haritası Sevakin’de Türkiye’nin üssü olduğunu gösteriyor.

ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLER DOSYASI : ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLER DÜNYANIN HER YANINA DAĞILMIŞ DURUMDA /// İŞTE DURUM !!!


SONER YALÇIN : Tek sorum var

Önce şu girişi yapmalıyım:

29 Temmuz 2011.

“Özgür Suriye Ordusu” kuruldu.

30 Mayıs 2017.

Özgür Suriye Ordusu yeniden yapılandırılarak “Suriye Milli Ordusu” adını aldı.

Mehmetçik ile birlikte Kuzey Suriye operasyonu yaptı/yapıyor.

Türkiye’de; kimine göre “dost” güç, kimine göre “terörist” güç bunlar…

Peki… Şunu yazmalıyım:

Dmitriy Valeryevich Utkin…

Rusya ana istihbarat örgütü “GRU” özel kuvvetler (Spetsnaz) biriminde komutanlık yaptı. 2013 yılında “emekli” olunca özel güvenlik şirketi Moran Security Group için çalışmaya başladı. Bu şirket, Suriye’de “petrol sahalarını ve boru hatlarını korumak” gibi “resmi” görevler aldı.

Özel harpçi Utkin daha sonra Hong Kong merkezli Wagner adlı güvenlik şirketini kurdu. (CIA’ya göre “Wagner”ın ardında Putin‘e yakın iş adamı Yevgeny Prigozhin var!)

Çoğunluğu Rus/Sırp olmak üzere, Ermeniler, Kazaklar ve Moldovalılardan oluşan bir “kiralık ordu” Wagner…

Hepsi Rusya pasaportu taşıyor.

Sadece Ukrayna ile Suriye’de değil; Sudan, Madagaskar, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mozambik, Botswana ve Libya dahil 20 Afrika ülkesinde ofisi var. Keza Venezuela‘da da “görev” başında…

Suriye’de beş bin askeri olduğu belirtiliyor. Sadece savaşmıyorlar; örneğin Sudan Ordusu‘nu eğitiyorlar ve altın, uranyum ve elmas madenlerini koruyorlar!

KULLANIŞLI AYDIN

Rusya’nın “kiralık ordusu” var.

ABD’nin de “kiralık ordusu” var. Örneğin:

Suudi Arabistan’ın silahlı gücünün neredeyse tamamı Amerikan “özel askeri endüstrisinin” kontrolü altında:

Amerikan özel kuvvetlerinden (U.S. Special Forces) “emekli” 1500 subay Vinnell şirketi altında “görev” yapıyor. Sadece o değil… Amerikan BDM, Suudi Arabistan ordusuna lojistik, eğitim, istihbarat ve kapsamlı danışmanlık hizmeti veriyor.

Keza: “Cable and Wireless” kontr-terör eğitiminden; “Booz-Allen Hamilton” harp akademisi eğitiminden; SAIC donanmadan; “O’Gara” ise kraliyet ailesinin güvenliğinden sorumlu…

Dünyadaki askeri hizmet sektörünün en büyüğü Amerikan Brown&Root Services (BRS). Amerikan ordusu nereye gidiyorsa BRS oraya gidiyor: Afganistan, Irak, Arnavutluk, Bosna, Hırvatistan, Somali, Özbekistan, Kuveyt, Kosova, Zaire…

“Sakina Security” ve “Trans­Global Security International” adlı İngiliz şirketlerinin radikal dincilere cihat eğitimi verdiği sır değil…

Rusya’da iş adamı Yevgeny Prigozhin varsa, ABD’de Erle P. Halliburton var! (Cumhuriyetçiler 2000 yılında iktidara gelince Dick Cheney, Halliburton’ın başından ayrılıp ABD Başkan Yardımcısı oldu. Ve Irak ve Afganistan işgalleri gerçekleşti!)

Hep yazıyorum:

Meselenin ekonomi-politiğini bilmeden “kullanışlı aydın” olursunuz! Sosyal medyada “sol” lakırtısı yaparsınız sürekli…

Mesela… İsrail merkezli “kiralık ordu” Levdan, dünyanın en büyük üçüncü bakır işletmecisi Kongo’da solcu iktidarı yıktı. Aynı İsrail “kiralık ordusu” Ango-Segu ile elmas ve petrol zengini Angola’da solcu hükümete destek verdi!

REEL POLİTİK

Dünya “yeni soğuk savaş” sürecine girdi.

Savaş konsepti değişiyor.

Savaşlar “özelleştirildi”, üniformalar “sivil kıyafetlere” büründü!

Örneğin… Afrika’daki Sierra Leone‘nin zenginliği elmas! Sömürgecilere karşı isyan bayrağı açan Devrimci Birleşik Cephe elmas madenlerini ele geçirince, bu minik ülke “insan hakları” ihlalleriyle dünya gündemine getirildi. Devrimci Birleşik Cephe 2002 yılında yenildi. Yenen; Güney Afrika’da kurulan ırkçı “Executive Outcomes” adlı “kiralık ordu” idi!

Yanı başımızdaki IŞİD’in arkasında kim var? PKK/PYD’nin arkasında kim var? Yanıt belli değil mi?

Dünyada iç savaşın sürdüğü 74 ülke var. Nerede bir zenginlik varsa, stratejik çıkarları varsa küresel güçler orada…

Türkiye, Doğu Akdeniz’de kuşatma altında. Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Mısır, İsrail başarılı olurlarsa Akdeniz’e burnumuzu çıkaramayız,
KKTC’ye bile izinle gideriz! Biz istediğimiz kadar “barış” diyelim gelinen reel politik durum bu!

İşte Türkiye, Libya ile anlaşarak ablukayı yarmaya çalışıyor.

Yunan ve Kıbrıs Rumları ile tarihi yakın ilişkili Rusya, Libya Çimento Şirketi‘nin (LCC) talebi üzerine Wagner‘i ülkeye soktu. Amacı, Libya Ulusal Ordusu (LNA) lideri Mareşal Halife Hafter‘ı desteklemek.

Sorum şu:

Türkiye, Libya Birlik Hükümeti (GNA) güçlerini desteklemeli mi? Yoksa, ablukaya/ Wagner’e boyun eğip hamle yapmamalı mı? Yanıtınızı bekliyorum…

ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLER DOSYASI : ÖZEL VE ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR VE ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLER HAKKINDA 207 ADET DOKUMAN (TÜRKÇE-İNGİLİZCE )


TEXT OLARAK

  1. Operation-Thunderbolt-Flight-139-and-the-raid-on-Entebbe-Airport-the-most-audacious-hostage-rescue-mission-in-history.mobi
  2. Deception-The-Untold-Story-of-East-West-Espionage-Today.mobi

PDF OLARAK

  1. (Contributions to Economics) Lucía Martínez Ordóñez (auth.)-Military Operational Planning an.pdf
  2. (Elite) Leigh Neville Richard Hook-Special Operation Forces in Iraq-Osprey Publishing (2008).pdf
  3. (Military Strategy and Operational Art) A. Walter Dorn, A. Walter Dorn-Air Power in UN Operations_ Wings for Peace-Ashgate Publishing Company (2014).pdf
  4. (Military Strategy and Operational Art) Scott N. Romaniuk, Francis Grice (eds.)-The Future of US Warfare-Routledge (2017).pdf
  5. (NL ARMS) Paul A.L. Ducheine, Frans P.B. Osinga (eds.)-Netherlands Annual Review of Military Studies 2017_ Winning Without Killing_The Strategic and Operational Utility of Non-Kinetic Capabilities in .pdf
  6. (Wiley Series in Psychology of Crime, Policing and Law) Pär Anders Granhag, Aldert Vrij, Bruno Verschuere-Detecting Deception_ Current Challenges and Cognitive Approaches-Wiley-Blackwell (2014).pdf
  7. a209271 operation Thunderclap p – Unknown.pdf
  8. Andrew J. Birtle-U.S. Army Counterinsurgency and Contingency Operations Doctrine, 1942-1976 (Paperbound) -Defense Dept., Army, Center of Military History (2006).pdf
  9. Annie Jacobsen-Operation Paperclip The Secret Intelligence Program that Brought Nazi Scientists to America-Little, Brown.pdf
  10. Arturo Munoz-U.S. Military Information Operations in Afghanistan_ Effectiveness of Psychological Operations 2001-2010-RAND Corporation (2012).pdf
  11. B_0018_GOLDSTEIN_FINDLEY_PSYCHLOGICAL_OPERATIONS.PDF
  12. Barton Whaley Stratagem Deception and Surprise in War Artech House Information Warfare Library.pdf
  13. Barton Whaley-Stratagem_ Deception and Surprise in War (Artech House Information Warfare Library) (2007).pdf
  14. Carnes Lord, Frank R Barnett-Political Warfare and Psychological Operations_ Rethinking the US Approach-Government Printi.pdf
  15. Cia covert operation economic.pdf
  16. cia-manual-trickery-deception-2009.pdf449859964.pdf
  17. Col. Gregory Fontenot, E. J. Degen, David Tohn On Point The United States Army in Operation Iraqi Freedom Through May 2003 .pdf
  18. Covert Military Operations.pdf
  19. Daniel Smith-Banned Mind Control Techniques Unleashed_ Learn The Dark Secrets Of Hypnosis, Manipulation, Deception, Persuasion, Brainwashing And Human Psychology-CreateSpace Publishing (2014).pdf
  20. Elham Ghashghai-Communications Networks To Support Integrated Intelligence, Surveillance, And Reconnaissance Strike Operations (2003).pdf
  21. Encyclopedia of Deception – Levine, Timothy R_.pdf
  22. Fabian Escalante The Secret War CIA Covert Operations Against Cuba 1959-1962.pdf
  23. Frank L. Goldstein, Benjamin F. Findley Jr. – Psychological Operations_ Principles and Case Studies (2002, Air University Press).pdf
  24. Glenn P. Hastedt Steven W. Guerrier-Spies Wiretaps and Secret Operations 2 volumes _ An Encyclopedia of American Espionage-.pdf
  25. Gordon Corera-Secret Pigeon Service_ Operation Columba, Resistance and the Struggle to Liberate Europe-William Collins (2018).pdf
  26. -Israeli Spy Operations On U.S Soil-American Free Press (2005).pdf
  27. Jr. Edgar F. Raines Ph.D The Rucksack War U.S. Army Operational Logistics in Grenada, October-November 1983.pdf
  28. Kevin D. Mitnick, William L. Simon, Steve Wozniak The Art of Deception Controlling the Human Element of Security-1.pdf
  29. Philip Houston, Michael Floyd, Susan Carnicero, Don Tennant-Spy the Lie_ Former CIA Officers Teach You How to Detect Deception-St. Martin’s Griffin (2013).pdf
  30. Psychological Operations U.S.-Field Manual 3-05.30.pdf
  31. PSYOP_ProvideComfort.pdf
  32. Robert J Girod-Advanced Criminal Investigations and Intelligence Operations_ Tradecraft Methods, Practices, Tactics, and .pdf
  33. Robert J Girod-Advanced Criminal Investigations and Intelligence Operations_ Tradecraft Methods, Practices, Tactics, and Techniques-CRC Press_Taylor & Francis (2014)-ToshibaPC.pdf
  34. Scot Macdonald-Propaganda and Information Warfare in the Twenty-First Century_ Altered Images and Deception Operations (Cont.pdf
  35. Stan Walters-The Truth About Lying_ How to Spot a Lie and Protect Yourself from Deception-Sourcebooks, Inc. (2000).pdf
  36. Tayacn CIA Psycohological Operations in Guerrilla Warfare.pdf
  37. Thomas L. Carson-Lying and Deception_ Theory and Practice (2010).pdf
  38. Winning Without Killing_The Strategic and Operational Utility of Non-Kinetic Capabilities in .pdf

E-PUB OLARAK

  1. (Bluejacket Books) Ewen Montagu-Man Who Never Was_ World War II’s Boldest Counterintelligence Operation-Naval Institute Pre(1).epub
  2. (Bluejacket Books) Ewen Montagu-Man Who Never Was_ World War II’s Boldest Counterintelligence Operation-Naval Institute Pre.epub
  3. (Dialogue Espionage Classics) Henry Landau-The Spy Net_ The Greatest Intelligence Operations of the First World War-Dial.epub
  4. (Intelligence and Counterintelligence) Britannica Educational PublishingRob Curley-Spy Agencies Intelligence Operations and(1).epub
  5. (Intelligence and Counterintelligence) Britannica Educational PublishingRob Curley-Spy Agencies Intelligence Operations and.epub
  6. (Military Strategy and Operational Art) Bultmann Daniel-The Powell Doctrine and US Foreign Policy-Ashgate Publishing (2015).epub
  7. (Military Strategy and Operational Art) Warren Chin-Britain and the War on Terror_ Policy Strategy and Operations-Routledge.epub
  8. Ajit Varki Danny Brower-Denial_ Self-Deception False Beliefs and the Origins of the Human Mind-Twelve (2013).epub
  9. Brian Boxer Wachler-Perceptual Intelligence_ The Brain’s Secret to Seeing Past Illusion Misperception and Self-Deception-Ne.epub
  10. Britannica Educational Publishing,Rob Curley Spy Agencies, Intelligence Operations, and the People Behind Them.epub
  11. Douglas Valentine The CIA as Organized Crime How Illegal Operations Corrupt America and the World.epub
  12. Douglas Valentine-The CIA as Organized Crime_ How Illegal Operations Corrupt America and the World-Clarity Press (2016).epub
  13. George A. Akerlof Robert J. Shiller-Phishing for Phools_ The Economics of Manipulation and Deception-Princeton University P.epub
  14. Josh Dean-The Taking of K-129_ How the CIA Used Howard Hughes to Steal a Russian Sub in the Most Daring Covert Operation in.epub
  15. Latimer Jon-Deception in War-Thistle Publishing (2016).epub
  16. Matthew Sweet-Operation Chaos_ The Vietnam Deserters Who Fought the CIA the Brainwashers and Themselves-Henry Holt and Co. .epub
  17. Operation Family Secrets_ How a – Frank Calabrese, Jr_.epub
  18. Operation Gladio – Paul L. Williams.epub
  19. OPERATION TRIPLE X_ A REAL SPY – Maloy Krishna Dhar.epub
  20. SPECIFIC OPERATIONS VOLUME 2 AR – B-GL-323-003-FP-001.epub
  21. Spy the Lie Former CIA Officers Teach You How to Detect Deception.epub
  22. Vince Reynolds – Social Engineering_ The Art of Psychological Warfare, Human Hacking, Persuasion, and Deception (2016, CreateSpace Independent Publishing Platform).epub

ÖZEL ASKERİ ŞİRKETLER – TEXT OLARAK

  1. (PDF) Özel Askeri Şirketlerin Savunma Politikaları Açısından İncelenmesi.pdf
  2. 0-163-201404072m_gurcan.pdf
  3. 2008_Astana.pdf
  4. 17569.pdf
  5. 143563.pdf
  6. A_black_cat_in_the_dark_room_Russian_Qu.pdf
  7. ADVANTAGES_AND_DISADVANTAGES_OF_PRIVATE.pdf
  8. An_Anthropological_Approach_to_Private_M.docx
  9. Analisa_Penggunaan_Private_Military_Comp.pdf
  10. Bringing_Capital_Accumulation_Back_In_Th.pdf
  11. Combatants_or_Non-Combatants_Where_Priva.pdf
  12. Comparison_of_the_Use_of_Private_Militar.pdf
  13. Conflicting_Interests_of_States_and_Priv.pdf
  14. Confronting_the_Janus_face_the_multiface.doc
  15. Constructive_Constraints_Conceptual_and.pdf
  16. Contracting_Insecurity_Private_military.pdf
  17. Contracting_out_to_Private_Military_and.pdf
  18. Contracting_Out_War_Private_Military_Com.pdf
  19. Corporate_Private_Armies_in_Afghanistan..pdf
  20. CRIMINAL_LIABILITY_OF_PRIVATE_MILITARY_S.docx
  21. Cultural_Rights_The_Possible_Impact_of_P.pdf
  22. Curriculum_Vitae_Personal_data_Full_name.doc
  23. Dangerous_Partnership_Private_Military_a.pdf
  24. De_impact_van_Private_military_and_Secur.pdf
  25. Decision_Dilemmas_Nozick_and_Military_Co.pdf
  26. DÜNYANIN-EN-BÜYÜK-3O-ÖZEL-GÜVENLİK-ŞİRKETİ.pdf
  27. Expert_panel_on_the_use_of_private_milit.pdf
  28. Exploring_the_Necessity_of_Private_Milit (1).pdf
  29. Exploring_the_Necessity_of_Private_Milit.pdf
  30. Fırat’ın Doğusu – 1.pdf
  31. From_Mercenaries_to_Market._The_Rise_and.pdf
  32. From_Mercenaries_to_Market_The_Rise_and (1).pdf
  33. From_Mercenaries_to_Market_The_Rise_and.pdf
  34. Globalization_of_Private_Military_and_Se.pdf
  35. GUVENLIK_FAALIYETLERINDE_OZELLESTIRME_PA.pdf
  36. guvenlik-yonetisimi.pdf
  37. GYD-panel-sonuc-metni-kasım-2016.pdf
  38. IMMUNITY_VERSUS_ACCOUNTABILITY_FOR_PRIVA.pdf
  39. Interface_Ethics_Military_Forces_and_Pri (1).pdf
  40. Interface_Ethics_Military_Forces_and_Pri.pdf
  41. International_regulation_for_Private_Mil.pdf
  42. International_Responsibility_and_Account.pdf
  43. Introduction_A_Re-examination_of_Private.pdf
  44. IPM017_Governing_Global_Politics_Private.pdf
  45. Is_there_an_appropriate_role_for_Private.docx
  46. Is_there_an_appropriate_role_for_Private.pdf
  47. Jager_Th._Kummel_G._Hg._Private_Military.odt
  48. Jak_regulovat_soukrome_vojenske_spolecno.pdf
  49. Kiralık Ordular, Özel Askeri Şirketler ve SADAT _ Altsayfa.pdf
  50. KİRLİ İŞLER VE ÖZEL ASKERİ_İSTİHBARAT ŞİRKETLERİ.. _ Anka Enstitüsü.pdf
  51. Leashing_the_Dogs_of_War_The_Rise_of_Pri.pdf
  52. Legal_Issues_Arising_from_the_Possible_I.pdf
  53. LEGAL_REGULATION_OF_THE_ACTIVITIES_OF_PR.pdf
  54. Masters_Thesis_-_Private_Military_Compan.pdf
  55. Members_of_Private_Military_companies_an.pdf
  56. MERCENARIES_PRIVATE_MILITARY_SECURITY_CO.pdf
  57. Mercenaries_reloaded_Applicability_of_th.pdf
  58. Molly_Dunigan_-_Victory_for_Hire_Private.pdf
  59. Nikolaos_Tzifakis_and_Asteris_Huliaras_T.pdf
  60. ORSAM_Policy_Brief_64_Halit_Gulsen_The_R.pdf
  61. Ortadoğu’nun modern lejyonerleri_ Özel askeri şirketler – Aktüel Haberleri.pdf
  62. Outsourcing_the_Responsibility_to_Protec.pdf
  63. ozel_askeri_sirketler_web.pdf
  64. ÖZEL ASKERİ SEKTÖRÜN OLUŞUMU.pdf
  65. Patterson_M.H._Private_Military_and_Secu.pdf
  66. Petersohn_2008_Outsourcing_the_Big_Stick.pdf
  67. Policy_Paper_on_Private_Military_and_Sec.pdf
  68. Private_Agency_and_the_Definition_of_Pub.pdf
  69. Private_Military_and_Security_Companies (1).pdf
  70. Private_Military_and_Security_Companies (2).pdf
  71. PRIVATE_MILITARY_AND_SECURITY_COMPANIES (3).pdf
  72. Private_Military_and_Security_Companies (4).pdf
  73. Private_military_and_security_companies (5).pdf
  74. Private_Military_and_Security_Companies (6).pdf
  75. Private_Military_and_Security_Companies (7).pdf
  76. Private_Military_And_Security_Companies (8).pdf
  77. Private_military_and_security_companies (9).pdf
  78. Private_Military_and_Security_Companies (10).pdf
  79. Private_Military_and_Security_Companies.pdf
  80. Private_Military_Companies.doc
  81. Private_Military_Companies_A_Second_Best (1).pdf
  82. Private_military_companies_A_second_best.pdf
  83. Private_Military_Companies_and_Internati (1).pdf
  84. Private_Military_Companies_and_Internati.pdf
  85. Private_Military_Companies_and_Neolibera.pdf
  86. Private_Military_Companies_and_Their_Cha.pdf
  87. Private_military_companies_as_new_global.pptx
  88. Private_military_companies_e_diritti_uma.pdf
  89. Private_Military_Companies_in_Africa_the.pdf
  90. Private_Military_Companies_Just_War_and.pdf
  91. Private_Military_Companies_Opportunities.pdf
  92. Private_Military_Companies_Shadow_Soldie.pdf
  93. Private_Military_Security_Companies_Miss (1).pdf
  94. Private_Military_Security_Companies_Miss.pdf
  95. Private_Military_Security_Companies_Priv.pdf
  96. Private_military_security_companies_unde.pdf
  97. Private_Security_and_Military_Companies.pdf
  98. Privatizacao_da_Forca_O_poder_das_empres.pdf
  99. Problems_With_The_Growing_Prominence_of.doc
  100. Regulating_Private_Military_and_Security.pdf
  101. Regulating_Private_Military_Companies_Wh.pdf
  102. Review_of_State_Control_over_Private_Mil.pdf
  103. Selim_Yvette_2013_Private_Military_Compa.pdf
  104. Simon_Chesterman_and_Chia_Lehnardt_From.pdf
  105. Social_Capital_and_the_Linkages_of_High- (1).pdf
  106. Social_Capital_and_the_Linkages_of_High-.pdf
  107. Somalia_as_a_Market_for_Private_Military.pdf
  108. The_Army_of_Tomorrow_Private_military_an.pdf
  109. The_Business_End_of_Military_Intelligenc.pdf
  110. The_Business_of_War_A_Content_Analysis_o.pdf
  111. The_Case_for_a_Pragmatic_Assessment_of_P.pdf
  112. The_Construction_of_Private_Military_and.pdf
  113. The_controversy_surrounding_Private_Mili.pdf
  114. The_Geoeconomic_Dimensions_of_Russian_Pr.pdf
  115. The_incidence_of_private_military_and_se (1).pdf
  116. The_incidence_of_private_military_and_se.pdf
  117. The_legitimacy_of_the_military_private_m.doc
  118. The_military_and_community_comparing_nat.pdf
  119. The_Need_for_Strong_International_Regula.pdf
  120. The_Perils_of_Outsourcing_Post-Conflict.pdf
  121. The_Phenomenon_of_Private_Military_Compa.pdf
  122. The_Principled_Case_for_Employing_Privat (1).pdf
  123. The_Principled_Case_for_Employing_Privat (2).pdf
  124. The_Principled_Case_for_Employing_Privat (3).pdf
  125. The_Principled_Case_for_Employing_Privat.pdf
  126. The_privatization_of_warfare_violence_an.pdf
  127. The_Rise_and_Rise_of_Private_Military_Co.pdf
  128. The_Rise_of_Private_Military_and_Securit.pdf
  129. The_Role_of_PMCs_Private_Military_Compan.pdf
  130. The_role_of_private_military_and_securit (1).pdf
  131. The_role_of_private_military_and_securit.pdf
  132. The_Status_of_Private_Military_Companies.pdf
  133. The_Threat_of_Private_Military_Companies.doc
  134. The_use_of_Private_Military_Companies_in.pdf
  135. Twittering_for_talent_Private_military_a.pdf
  136. U.S.-Hired_Private_Military_and_Security.pdf
  137. Understanding_the_privatization_of_secur.pdf
  138. Using_Outsourcing_in_Turkish_Armed_Force.pdf
  139. Vom_Soldner_zum_Dienstleister._Zur_Genes.pdf
  140. War_on_Contract_Private_Military_Compani.pdf
  141. What_are_the_implications_and_consequenc.docx
  142. Women_and_Private_Military_and_Security.pdf
  143. Women_s_Rights_The_Potential_Impact_of_P.pdf
  144. Womens_Rights_The_Possible_Impact_of_Pri.pdf
  145. yeni_savaslarin_gizli_yuzu_ozel_askeri_sirketler_d3ad2e36-9fa4-4222-a919-a4d2177e86c3.pdf

İNDİRME LİNKİ 1 :

İNDİRME LİNKİ 2 :

İNDİRME LİNKİ 3 :

ATATÜRK VE TÜRK MİLLİYETÇİLERİ DOSYASI : DÜNYANIN TEK “DAHİ” ASKERİ VE SİYASİ LİDERİNİ SAYGI, ŞÜKRAN VE RAHMET İLE ANARKEN …..


Tam bundan 80 sene önce tenis maçı izlerken fotoğrafı var ,

yüzerken fotoğrafı var,

sahilde kumda otururken,

kürek çekerken,

ata binerken,

konser izlerken,

zeybek oynarken,

dans ederken,

heykel izlerken,

rakı içerken,

kıyafetlere kadınlarla birlikte bakıyorsun, sanırsın dünya moda ikonu! 1920’ler!..

salıncakta çocuk gibi gülerek sallanan fotoğrafı bile var.

Hayvanlarla fotoğrafları var,

çocuklarla, köylülerle,

kalbine kurşun yemişliği de var,

Ülkesi için savaştan savaşa koşmuşluğu da.

Tüm dünya liderlerini sofrasında ağırlamışlığı da…

Müzeyyen Senar, Safiye Ayla seven ve dinleyen bir Ata.. inanılır şey değil…

Onun alfabesini kullanarak ona hakaret etmeye çalışan yobaz ve haysiyet fakiri, kötülük dolu iblislerin tavşan gibi çoğaldığı şu günlerde. 80 sene önce ebediyete intikal etmiş Ata’mız hala ışık oluyor bize. Yağ kokulu, d vitamininden eksik, okuduğu tek eser fotomaç olan antisosyallere inat “Benim manevi mirasim akıl ve bilimdir” diyebilmiş bir Ata’mız olmuştur.

Türk hakkına verilmiş en büyük şansmış Atatürk