ANMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ OLARAK ATA’NIN AKADEMİSYENİ VE ÇAĞDAŞ TÜRKİYE ÖĞRETMENİ BAHRİYE ÜÇOK’U RAHMET, SEVGİ VE ŞÜKRAN İLE ANIYORUZ.


ÖZEL BÜRO EKİBİ OLARAK ATA’NIN AKADEMİSYENİ VE ÇAĞDAŞ TÜRKİYE ÖĞRETMENİ BAHRİYE ÜÇOK’U RAHMET, SEVGİ VE ŞÜKRAN İLE ANIYORUZ.

ANMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak Türk Sanat Müziğinin duayeni ve Ata’nın sanatçısı ZEKİ MÜREN’i vefatının 23. Yılında saygı, sevgi ve rahmet ile anıyoruz.


ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak Türk Sanat Müziğinin duayeni ve Ata’nın sanatçısı ZEKİ MÜREN’i vefatının 23. Yılında saygı, sevgi ve rahmet ile anıyoruz.

Değerli sanatçı Zeki Müren’in TEV ve TSK Mehmetçik Vakfı’na yaptığı vasiyet sözleri…

VİDEO LİNK : https://www.youtube.com/watch?v=kZqo8irRFYU

ANMA MESAJI : ÖZEL BÜRO GRUBU ekibi, Ermeni teröristler tarafından şehit edilen (27.08.1982) Türkiye’nin Ottowa Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Alb. Atilla ALTIKAT’ın aziz hatırası önünde saygıyla eğilir.


ÖZEL BÜRO GRUBU ekibi, 27 Ağustos 1982 tarihinde Ermeni teröristler tarafından şehit edilen Türkiye’nin Ottowa Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay Atilla ALTIKAT’ın aziz hatırası önünde saygıyla eğilir.

Şehidimizi saygı, sevgi, şükran ve rahmet ile anıyoruz.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

www.ozelburoistihbarat.com

ANMA MESAJI /// Esat ERÇELİK : MALAZGİRT SAVAŞI VE SULTAN ALPARSLAN


Esat ERÇELİK : MALAZGİRT SAVAŞI VE SULTAN ALPARSLAN

ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak gerek Malazgirt Savaşında gerekse öncesinde ve sonrasında Türk ülküsünün yaşatılması için can veren tüm Şehitlerimizi ve Gazilerimizi şükran, sevgi ve rahmet ile anıyoruz.

Malazgirt Zaferinin 947 yılı münasebetiyle; bu zafer ve Sultan Alparslan hakkında kısa bir hatırlatmayı uygun buldum.

Bizans imparatoru Romenos Diogens Türkmen akınlarını durdurmak, Türk-İslam ülkelerini fethetmek amacıyla devrin en kalabalık (100 binin üzerindeki) ve muazzam ordusuyla ilerlediğini haber alan Alparslan Halep’ten Ahlat’a vasıl oldu. Türk ordusu 50 bini geçmiyordu. Veziri Nizamül Mülkü bir miktar asker ile emniyet tedbiri olarak payitahtında görevlendiriyor. Alparslan barış teklifinde bulunmak üzere bir heyeti Romen Diojen’e gönderiyor, ancak bu teklifi istihza ile karşılıyor. Bu durum karşısında 40 yaşlarında gözüken iman dolu Başbuğ ” Yarabbi, Seni kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve Senin uğrunda savaşıyorum. Ey Tanrım niyetim halistir, bana yardım et, sözlerimde hilaf varsa beni kahret ” der

Gözleri dolu dolu olarak secdeden başını kaldıran Alparslan beylerine ve askerlerine ” Burada Allah’tan başka sultan yoktur. Emir ve kader tamamıyla O’nun elindedir. Bu sebeple benimle birlikte savaşmakta veya savaşmamak için uzaklaşmakta serbestsiniz ” der

Şehit olursam yerime Melikşah’ı getiriniz. Ona bağlı kalınız. Allah’ın yüce ismiyle Malazgirt ovasını inleten Türkmen ordusu muzaffer olmuş, Bizans imparatoru esir düşmüş100 binin üzerindeki ordudan eser kalmamıştı.

Alparslan esir imparatorla yaptığı konuşmalar sonunda; ” Ben Allah’a muzaffer olursam, sana iyi muamele yapacağıma söz vermiştim. İşte şimdi seni, affediyorum, der.

Mağlup imparatora şu Türk atasözünü hatırlatmış:” Bir kavmin büyüğüne zelil olduğu zaman merhamet ediniz”

Bu mağlup imparatora harçlık da vererek yola çıkarmış, ancak payitahtına varamadan yerine geçen Mihael Dukas’ın emriyle gözleri kör edilmiştir. Durumu öğrenen Hakan çok üzülmüş, ordunun Anadolu’ya hücum emrini vermiştir. Hak ve adaletle hareket eden Alparslan’a, Anadolu’da yaşayan Hıristiyan halkı ” Adil Sultan ” ismini vermişti.

Türk Birliğini gerçekleştirme amacıyla Türkistan seferine çıkan Sultan Alparslan, işte bu ordu ile Çin’i alırım dediği anda basit bir kale kumandanı olan Yusuf Harezm’i ismindeki hain tarafından şehit edildi. Sultan o anda başına toplananlara ” Ben bu orduyla dünyayı fed ederim dediğim anda işte bu duruma düştüm. Gurura kapıldım. Halbuki her sefere çıkarken Allah’tan yardım dilerdim ”) demiştir.

Sultan Alparslan üzerinde yaşadığımız ” Cennet Vatan’ı ” bize yurt olarak bırakmış/armağan etmiştir. Bu nedenle bu eşi benzeri olmayan bu coğrafya üzerindeki vatanımızı yüceltmek ve korumak hepimizin en önemli görevi olmalıdır. İlaveten devletimizi ve devlet kurumlarını yönetenlerin yaşanan olaylardan ders almalarını dilerim.

25.8.2019

Esat ERÇELİK

ANMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak 6 Ağustos 1945 tarihinde ABD Ordusunun attığı atom bombası ile hayatını kaybedenleri rahmet ile anıyoruz.


ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak 6 Ağustos 1945 tarihinde ABD Ordusunun attığı atom bombası ile hayatını kaybedenleri rahmet ile anıyoruz.

ABD’nin "Ufak Oğlanı " 6 Ağustos 1945 sabahı Hiroşima’da ilk anda 70 bin insanı öldürmüştü… Hafızayı beşer ( insan belleği), nisyan ile (unutkanlıkla) malul(sakat)dür.

Yani ‘insan unutur!..’ En çok ‘Unutan’ da bizleriz……

Bugün 74 yıl önce Hiroşima’da patlatılan atom bombasının insanları yok etmesinin yıl dönümü… Aradan yıllar geçti, savaşlar bitti, yeni savaşlar başladı, savaşlar devam ediyor ve en çok da çocuklar ölüyor…

6 Ağustos 1945 sabahı Albay Paul Tibbets yönetimindeki "Enola Gay" isimli B-29 uçağı, "Little Boy" (Ufak Oğlan) isimli "yük"ünü saat 08.13’te Hiroşima’nın 10 bin metre üzerinde bıraktı. Bu, uranyum-235 atom bombasıydı. Bomba yerden 580 metre yükseklikte patlatıldı. Üç gün sonra, 9 ağustosta ikinci atom bombası yine Japonya’nın Nagazaki kentine atıldı. Hızı 800 kilometreyi bulan binlerce derece sıcaklığındaki fırtına, Hiroşima’da ilk anda 70 bin, Nagazaki’de yine ilk anda 27 bin insanı buharlaştırarak yok etti. Hiroşima’da birkaç yıl içerisinde ise radyasyonun ölümcül etkisinden 140 bin insan öldü.

Bombardımanı takip eden 5 yıl içinde radyasyon nedeniyle mutasyona uğrayan 60 bin kişi daha hayatını kaybetti.

HİROŞİMA

Önce, bir bulut yükseldi

Yerden göğe doğru.

Ben gördüm,

Akahito gördü

Yuhara gördü,

Hisaki gördü,

Yaşayanların hepsi gördüler.

Şimdi yaşayanlar diyorum,

Oysa ben kaldım,

Onlar öldüler..

Memede çocuklar öldü,

Pirinç tarlasında kadınlar öldü,

Çiçekler öldü,

Kuşlar öldü…

Ve sevgilim Sanuki öldü.

Sanuki’yi seviyordum,

Sanuki öldü,

Sanuki öldü..

Ateşten top kayboldu göklerde,

Ardından

Bir ölüm sessizliği çöktü şehre.

Bulutlar gitti,

Renkler gitti,

Sesler gitti.

Gülerken ölmüştü babam,

Anam Chiyo-Ni ağlıyordu

Ve kız kardeşim Shirara.

Ah Shirara,

O da saçlarını tararken öldü.

Shirara, ah Shirara,

Aynada unuttu gençliğini..

Ve ben Yamamura,

Bizim sokaktan bir ben sağ kaldım,

Bizim sokağın ağaçları da öldü..

Ve ben Yamamura,

17 yıl geçti aradan,

Hala Yaşıyorum,

Ağaçları, çiçekleri görmeden..

Ben Yamamura,

Kör, sağır,

Çoktan öldüm,

Kimse farkında değil…

Ümit Yaşar Oğuzcan

(alıntıdır)

ANMA MESAJI : ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak 31 Temmuz 1980 tarihinde Ermeni teröristler tarafından şehit edilen Atina Büyükelçiliği Ataşesi Galip ÖZMEN ile kızı Neslihan ÖZMEN’in aziz hatırası önünde saygıyla eğiliriz.


DAĞITIM :

  1. T.C. DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞIMIZ
  2. ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak 31 Temmuz 1980 tarihinde Ermeni teröristler tarafından şehit edilen Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip ÖZMEN ile kızı Neslihan ÖZMEN’in aziz hatırası önünde saygıyla eğiliriz.

ANMA MESAJI : Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde emeği geçenleri minnetle anıyoruz.


20 Temmuz 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye, Türk Boğazları üzerinde Lozan’la kısıtlanmış olan egemenlik haklarını elde etmiştir. Montrö, harp gemilerinin Türk Boğazlarından geçmesi ve Karadeniz’de varlık göstermesi açısından Türkiye’ye ve Karadeniz’e sahildar ülkelere büyük ayrıcalıklar sağlamıştır. Montrö, soğuk savaş dönemi de dahil olmak üzere Karadeniz’in büyük güçler için bir rekabet alanı olmasını engellemiştir. Montrö rejimi korunmalıdır, bu ülkemizin ve bölgemizin çıkarınadır. Bu sözleşmede emeği geçenleri minnetle anıyoruz.

Türker Ertürk ve ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU