DUYURU : ÇAKICI; TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR !!!


ÇAKICI; TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR

Adı sıkça gündemde kalan Alaattin Çakıcı’dan bir açıklama daha geldi. Çakıcı danışmanı Gazeteci Ferhat Aydoğan aracılığı ile sosyal medya hesabı tweetter’dan yaptığı açıklamada, çok önemli ayrıntılara değindi ‘’Ne yazık ki sokakta terörist beklerken yazmış olduğum bir önceki yazıdan rahatsız olanlar devletimizin kolluk görevlilerini devreye sokmuştur.’’Bu en son yazdığım yazı bazılarını rahatsız etti ki, dün İstanbul’a girişte 2 defa peş peşe durdurularak gözdağı verilmek istendim. Polis aldığı emirle görevini yapmıştır. Beni her an her yerde durdurup aramak asli görevleridir.

Alaattin Çakıcı’nın Sosyal Medya Hesabı Twetter’dan Yaptığı Açıklama Şöyle ;

İki ayrı devlet bir millet olan Azerbaycanlı kardeşlerimize kutsal meşru bu askeri harekâtta başarılı olmalarını yüce Rabbimden niyaz ederim. Tarih tekerrürden ibarettir Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur, Üst akıl yönlendirilmesi ile dünya birlikte devletimize Kafkaslarda da bir cephe açmak istemektedir.

Suriye,Libya,Kuzey Irak olmak üzere şimdi de Kafkaslarda bu oyunu devreye soktular. Birinci Dünya Harbi’nde olduğu gibi aziz Türk milleti Kafkasya’da Azerbaycan’da kardeşlerimizi yalnız bırakmamıştı. Bugün de devlet ve millet olarak bedeli ne olursa olsun onların yanında olduğumuzu üst akıl ve küresel güçlerin bir asır evvel onları yalnız bırakmadığımızı ve bugün de bırakmayacağımızı bilmelidirler.

Daha evvel yazdığım gibi devletimizi ve milletimizi hep birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı’nın yanında yer almalarını, bu zorlu süreçte asla yalnız bırakmamalarını ifade ederim.

Bir önceki basın açıklamamda yazımdan dolayı rahatsız olanlar serbest bırakıldığım günden bugüne kadar gittiğim hiçbir yerde, emniyet güçleri tarafından durdurulmamıştım. Bu en son yazdığım yazı bazılarını rahatsız etti ki, dün İstanbul’a girişte 2 defa peş peşe durdurularak gözdağı verilmek istendim. Polis aldığı emirle görevini yapmıştır. Beni her an her yerde durdurup aramak asli görevleridir.

Ülkemle ilgili doğru bildiğim herşeyi kamuoyuyla paylaşmak vatandaşlık görevimdir

İsteyen PKK’yı,DHKPC’yi, herhangi bir dinci militanı ve kurumlardaki fetö artıklarını kullanabilir demiştim ve sözümün sonuna kadar da arkasındayım. Ne yazık ki sokakta terörist beklerken yazmış olduğum bir önceki yazıdan rahatsız olanlar devletimizin kolluk görevlilerini devreye sokmuştur. Sayın Devlet başkanımıza yazmış olduğum son yazıdan dolayı tespitlerimin doğruluğunun bir teyididir.

Yine sözümdeyim

Devletimizin bekası ve milletimizin esenliği için bu zorlu süreçte devlet başkanımızın ve Cumhur İttifakı’nın yanında yer almak ( bölücüler hariç ) muhalefet ve milletimizin her bireyinin asli görevidir.

Kamuoyuna saygılarımla arz ederim

Alaattin Çakıcı ( 29.09.2020 )

DUYURU : ÇAKICI’DAN ÇOK DİKKAT ÇEKEN SÖZLER


ÇAKICI’DAN ÇOK DİKKAT ÇEKEN SÖZLER

Cezaevinden tahliye olduktan sonra gündemden hiç düşmeyen Alaattin Çakıcı, Danışmanı Gazeteci Ferhat Aydoğan aracılığı ile kamuoyuna çok önemli açıklamalar yaptı. Yaptığı açıklamada dikkat çeken sözler ‘’ Sayın Devlet Başkanım Cumhur ittifakından birlikteliğinizi sakın bozmayınız, Katilim kim olursa olsun, ben her gün sokaktayım’’

Alaattin Çakıcı sosyal medya hesabı Twetter’dan yaptığı açıklama şöyle;

Bir evvelki yazımda bahsettiğim gibi Cumhuriyet tarihimizin yurtiçi ve yurtdışı üst aklın ülkemiz ile ilgili Dünya hep bir ağızdan devletimizi kuşatmak istemektedir, ne yazık ki kapalı kapılar ardından Cumhur ittifakına zarar vermek için bazı kurumlarda hala Fetö’ye hizmet edenler boş durmuyor mu. ? Amaçları Tayyip Erdoğan düşmanlığı ve Cumhur İttifakı’nın bozulması. Bu zorlu süreçte Türkiye’yi kuşatmak isteyen küresel güçlere hizmet edenleri tarih affetmeyecek.

2023’ten evvel yeni bir oyun kurmak istediklerini biliyor musunuz.?

2023’ten evvel yeni bir oyun içerisinde olan muhalefet AK parti döneminde Fetö bağlantılı bazı çevreleri korumaktadır. AkParti’li gibi görünüp Devlete zarar verenleri oto kontrol sistemi ile gelişen teknolojide her şey kayıt altına alınmıştır. Eğer size doğru bilgi veriyorlarsa Sayın Devlet başkanımız ya bunları bilip zamanını bekliyor, ya da yanlış bilgilendiriliyor.

Bu yazımdan rahatsız olup bana zarar vermek isteyenlere buradan sesleniyorum…

Kurduğunuz oyuna çomak soktuysam, yaşadığım yeri de biliyorsunuz ve her gün sokaktayım. Kullanacağınız kişiler ister PKK’lı olsun ister DHKP-C’li olsun, ister dinci militanlar, ister deşifre olmamış kurumlarda Fetö’cüler. Ne siz ne kullanacağınız kiralık katiller benim için hiç önemli değil.

Sayın Devlet Başkanım Cumhur ittifakından birlikteliğinizi sakın bozmayınız

Batı ve onlara köpeklik yapanların tek isteği bu. 15 Temmuz’u unutmayınız, katiliniz arkanızda duruyordu. Toplumda Cumhurbaşkanı’nın danışmanıyım diyen bazı kişilerin, size zarar verdiğini biliyor musunuz?

Bu dünyaya adam gibi geldim, adam gibi ölmekte şerefimdir.

Katilim kim olursa olsun, şahsınıza Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı olan, Dünya Türklerinin Efsanevi Lideri Sayın Bahçeli’ye ve aziz Türk milletine saygılarımla arz ederim.

Alaattin Çakıcı

DUYURU : ÇAKICI’DAN KAMUOYUNA ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR


ÇAKICI’DAN KAMUOYUNA ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Geçtiğimiz aylarda çıkarılan infaz yasası ile tahliye edilen Alaattin Çakıcı, kendi sosyal medya hesabı twitter’den kamuoyuna önemli açıklamalar yaptı. Çakıcı, basın danışmanı Gazeteci Ferhat Aydoğan aracılığı ile yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi;

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra milletimiz ve devletimiz kenetlenerek 1945’ten 15 Temmuz’a kadar devletimizin her birimine sızan ABD ve üst akıl ile bazı Avrupa devletlerinin yerli işbirlikçi vatan hainlerinin Bu darbe girişimi Devleti’ne bağlı polis ve askerimizin ile yukarıda bahsettiğim gibi milletimiz ile kenetlenen Türk milleti bu hain saldırıdan daha güçlü olarak çıktığını AB bu işin patronu olan ABD ve üst akla şok yaşatarak dünyayı yöneten küresel güç ve üst akıl kısmi beyin felci geçirmiştir.

Sınır ötesi operasyonların Muzaffer oluşu batı ve tüm emperyalist güçler içine sindirememiştir. Bir evvelki yazımda dile getirdiğim Türk milletini eski Osmanlı coğrafyasında yok etmek isteyip başaramadıklarını Sovyetlerin dağılma sürecinden günümüze kadar aynı senaryoyu günümüze kadar devreye sokarak ülkemiz 35 yıldır yurtiçi ve yurtdışında geçmişi Osmanlı’ya dayanan bu planı hiç devre dışı bırakmadılar.

Unutmasınlar ki Türkiye ne bir İran’dır ne bir Irak’tır nede Suriye’dir, çünkü tüm etnik grup unsurlarımızla, aziz vatanımıza gönül vermiş bir milletiz. Kan emici Batı temel hak insan özgürlükleri din ve vicdan özgürlüğü demokrasi havariliği yaparlar. Ama az gelişmiş ülkelerin petrol ve madenlerine sahip olabilmek için dünyayı kan gölüne dönüştüren bu kan emiciler, tarihin derinliklerinde ve Kurtuluş Savaşı’ndan sınır ötesi operasyonlarından terörle mücadeleden bir ders çıkaramamışlar.

Şu anda bir asıl evvelki olduğu gibi Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı dünya birlikte hareket etmektedir. PKK’nın siyasi kanadı Hadep hariç muhalefette olan partiler bu zorlu süreçte Cumhur İttifakı’nın yanında yer almak onurlu bir davranıştır. Eğer onurları var ise, Sayın Devlet Başkanımızı sevmeye bilirler sevmek zorunda da değiller, Dünya Türklerinin yaşayan efsanevi lideri Cumhur İttifakı’nın şerefli lideri Sayın Bahçeli’yi de sevmeyen olabilir, onlara soruyorum Devletinizi de mi sevmiyorsunuz, devleti olmayanın vatanı olmaz, ailesine sahip çıkamaz, dinini özgürce yaşayamaz bu aziz Topraklar da milliyetçiyim diyen ulusalcıyım diyen bu zorlu süreçte Devletinin yanında batı ve üst akılla dik duran Devletimizin yanında birlikte dik durmak bir kurtuluş savaşı kadar önemlidir. Üst aklın Doğu Akdeniz’de kurduğu oyunu fırsat bilen bazı çevreler gelecek seçim ile ilgili senaryolar hazırlanmaktadır. Önemli olan bu zorlu sürece birlikte göğüslerimizi siper etmektir. Seçim zamanı herkes millet huzurunda eteğindeki taşları o zaman dökebilir. Aziz milletimizin her bireyi her şeyi görüyor seçim hesabı yapmaktan lütfen vazgeçiniz. Libya’da Doğu Akdeniz’de, Güney sınırlarımızda, Ermenistan sınırında ve yurt içinde şerefle mücadele eden Devletimizin yanında olunuz.

Pandemi’den dolayı dünyanın en güçlü Devletleri yaşlıları bile bile ölüme terk ederken, Devletimiz yaşlı ve genç insana sahip çıktığını hala göremiyormusunuz. Bu Devletimizin, milletine olan vefa borcunu elinden geldiği kadar yapmaktadır. Markon denen kişilik erozyonuna uğramış yaşlı bir koca karının yönlendirmesiyle Akdeniz’i karıştırmak isteyen bu yaşlı karının kocasına şunu hatırlatmak isterim, Çanakkale’de sizi derin sulara gömdük. Güney cephesinde geldiğiniz gibi gittiniz. Yunanistan halkına şunu hatırlatmak isterim Doğu Akdeniz Türk milleti için bir Çanakkale’dir bir Kafkas cephesidir. Bir kutül ameredir, bir Medine nuhasarasıdır, bir yemendir, bir Doğu cephesidir bir Filistin cephesidir.

O dönemde yaşananlar bugünde yaşanabilir. ABD ve üst akıl batı, İsrail, ABD ve onlarla işbirliği yapan Bahreyn, Sudi Arabistan, birleşik Arap emirlikleri hatta mısır aynı senaryoda ve cephede yer almaktadırlar.

Efendimiz veda hutbesinde diyor ki mümin müminin kardeşidir. Ne yazık ki bazı Arap ülkeleri bizim kardeşimiz değilmiş. Aynı dili konuşan aynı milletin mensubu olan Filistin’i arkadan hançerleyen İslam ve Filistin davasına ihanet eden yazıklar olsun bu ülkelere, çünkü üst aklın ve İsrail’in uşağı olmuşlar. Bir asır evvel oynanan oyunu ABD-AB Siyonizm ve Yunanistan üzerinden günümüzde aynı oyunu oynamak istemektedirler. Girit’ten başlayıp Karaağaca kadar üstler Kur’an Batı ülkemizi kuşatmak istemektedir. Türkiye’deki Türk düşmanı PKK’yı ve terör örgütünü kullanmaktadırlar, ama unuttukları bir şey var Alparslan ile Anadolu’ya birlikte giren Türkler ve Kürtler ve diğer unsurların 1000 yıl içerisinde kan bağı oluşturarak akraba olduğumuzu unutmuşlardır. Hepsi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şerefli birer bireyleridir.

Geçmişte sizi İngilizler kullanmıştı, bugün de İsrail ABD ve Makron denen yaşlı karının kocası bir asır evvel ki yanlışa sürüklemektedir. Dünya yeniden kurulur Türkiye Cumhuriyeti dünyada yerini alır, ama sizin kurulacak olan dünya düzeninde bir devletiniz olmayabilir. Aslında iki halk birbirine çok yakın, kilise ve devletin siyaseti Yunan halkını bir maceraya sürüklemektedir. Devletinizi yönetenler tarihin derinliklerine inip gerçeği görürseniz Mora’da başlayıp (1820)’ de Girit ile devam eden Megaidanizin, kalanını geçmişte gerçekleştirmek istediğiniz, âmâ ne yazık ki, İzmir’de denize döküldünüz. İngiltere hariç tüm üst akıl AB Almanya dışında aynı davulu çalmaktadırlar. Türkiye karşıtı batı ve pusuda bekleyen Rusya federasyonu bu milleti bir daha denemeyin eğer denemeye kalkarsanız fatura herkes için ağır olur. Türk ve dünya kamuoyuna saygılarımla arz eder milletimizin bu zorlu süreçte vatan hainleri hariç birlikte olmaya dik durmaya onurlu olmaya davet ederken saygılarımla milletimize arz ederim.

Alaattin Çakıcı

MAFYA ÖRGÜTLERİ DOSYASI : Çakıcı’nın adamlarından Sedat Peker’e flaş ölüm tehdidi ! ‘Seni Tayyip Erdoğan da koruyup kollayamaz !’


Çakıcı’nın adamlarından Sedat Peker’e flaş ölüm tehdidi ! ‘Seni Tayyip Erdoğan da koruyup kollayamaz !’

Alaatin Çakıcı’nın 1 numaralı adamı olarak gösterilen Ömer Korkmaz, çete lideri Sedat Peker’i ölümle tehdit etti. Korkmaz Peker’e ölüm tehdidinde bulunarak, “Şimdi diyorum ki sana eziyet çektireceğim!.. Seni Tayyip Erdoğan da koruyamaz kollayamaz. Devletin polisi senin yanında duramaz. Ben sana eğer silah doğrultuyorsam bilki, devletin polisi senin yanından ayrılacak.” dedi.

Organize suç örgütü lideri Alaatin Çakıcı’nın 1 numaralı adamı olarak gösterilen Ömer Korkmaz, çete lideri Sedat Peker’i ölümle tehdit etti. Korkmaz Peker’e ölüm tehdidinde bulunarak, “Şimdi diyorum ki sana eziyet çektireceğim!.. Seni, Tayyip Erdoğan da koruyamaz kollayamaz. Devletin polisi senin yanında duramaz: Ben sana eğer silah doğrultuyorsam bil ki devletin polisi senin yanından ayrılacak.” diye konuştu.

‘Benim kafama silah dayadın, otobana çıkardın. Şimdi diyorum ki sana eziyet çektireceğim!’

3.Göz Gazetesi’nden İrfan Aydın’a aracılığı ile yayınlattığı video aracılığı ile seslenen Ömer Kormaz’ın, Peker’e “Şimdi ben ‘Sedat Peker’den geleceksin benden özür dileyeceksin’ diyorum. Ağır konuşuyorum, oğ*um geleceksin benden özür dileyeceksin diyorum. Çünkü; sen bana k*hpelik yaptın. Beni, Rizeliyim diye yemeğe davet ettin, benim kafama silah dayadın. Bana hakaret ettin. Beni otobana çıkardın.” şeklinde hitap ettiği duyuldu.

‘Sen ölmeyi haketmişsin. Ya da beni öldürteceksin’

Tehditlerine “Niye öldüremedin o zaman. Niye öldüremediniz oğ*um o zaman da bana bugüne kadar eziyet çektirdiniz.” şeklinde devam eden Çakıcı’nın 1 numaralı adamı Korkmaz şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi diyorum ki sana eziyet çektireceğim! Seni, Tayyip Erdoğan seni koruyamaz kollayamaz. Devletin polisi senin yanında duramaz. Ben sana eğer silah doğrultuyorsam bil ki devletin polisi senin yanından ayrılacak. Sen ölmeyi haketmişsin. Ya da beni öldürteceksin.”

‘Peker’den Hesaplaşacağız cevabı’

Ölüm tehditlerine ve ‘çete içi hesaplaşma’ iddialarına ise Sedat Peker’den ‘Hesaplaşacağız’ yanıtı geldi. İnternet üzerinden yayınlanan ve yaklaşık 2 dakika süren o ses kaydında Peker’in; ‘Tedavi oluyoruz, yoldayız oğ*um size ne oldu? Bana aleyhte yazı yazdıran o uyuşturucu bağımlıları… O yazıları kimin hangi papazların yazdırdığını biliyorum. O yazıyı yazdıranlarla elbet birgün bunun hesabı olacak. Ancak benim belirlediğim zamanda, benim belirlediğim şartlarda olacak.”

Mafya içi hesaplaşma iddiaları

Çakıcı döneminin 1 numaralı ismi olarak gösterilen Ömer Korkmaz, geçtiğimiz günlerde de suç örgütü lideri Sedat Peker hakkında, 3.Göz Gazetesi’nden İrfan Aydın’a konuşmuş; “Bazı insanlar bizi susturmaya çalışıyorlar ama yanılmasınlar biz ölmedikten sonra susmayız.” diyerek mesaj göndermişti.

‘Sen ya bu ülkeden kaçacaksın ya da bu devlet seni alacak’

Peker’e, ‘Sen ya bu ülkeden kaçacaksın ya da bu devlet seni alacak!’ diye seslenen Ömer Korkmaz; “Türk kepçesiyle bilmem kimin kazanını karıştırmayın. Bizi seven sevmeyen dostlarımızın yaşayıp, neler çektiğimizi görsünler. Ölmedik ayaktayız. Anlatmaya’da devam edeceğiz… Sen ya bu ülkeden kaçacaksın ya da bu devlet seni alacak. Seni de alacaklar beni de gerekirse. Çıkıp konuşacağız…” demişti.

MAFYA ÖRGÜTLERİ DOSYASI : Alaattin Çakıcı’nın Kaçırılma Şüphesi Üzerine Operasyon


Alaattin Çakıcı’nın Kaçırılma Şüphesi Üzerine Operasyon

Suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’nın Sincan Kapalı Cezaevi’ne nakledilmesinde ‘kaçırılma şüphesi’ olduğu iddia edildi.

Kırıkkale’nin Keskin ilçesindeki T Tipi Kapalı Cezaevi’nde hükümlü bulunan ve Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nde tedavi gören mafya lideri Alaattin Çakıcı’nın, kaçırılma şüphesi üzerine Sincan Kapalı Cezaevi’ne nakledildiği ortaya çıktı.

ÇAKICI’YA ÖZEL DOKTOR GÖREVLENDİRİLDİ

Hürriyet’in haberine göre Çakıcı’nın hastaneden kaçırılma şüphesi üzerine Sincan’a nakledildiği kaydedilirken, güvenlik riski nedeniyle tedavisine cezaevi yerleşkesindeki hastanede devam edileceği bildirildi.

Bu amaçla Çakıcı’nın naklinden sonra cezaevinde biri kardiyolog olmak üzere 2 yeni doktor görevlendirildiği belirtildi.

Önceki gün Kırıkkale Keskin T Tipi Kapalı Cezaevi’nden Sincan Kapalı Cezaevine nakledilen Çakıcı’nın adamlarına yönelik yapılan operasyonun detayları da ortaya çıktı.

NAKİLDE OPERASYON

Çakıcı’nın cezaevinden nakledildiği sabah saat 05:00’te organize suçlarla mücadele ekipleri tarafından İstanbul, İzmir, Kırıkkale, Bayburt, Urfa ve Bursa’da eş zamanlı baskınlar yapıldı. Çakıcı’nın nakledildiği sırada kaçırma girişimi ve güvenlik tehlikesine karşın başlatılan operasyonda 17 kişi yakalandı.

Gözaltına alınanlar arasında Çakıcı’nın avukatı C.S. ile medya sorumlusu F.A. da bulunuyor. Baskınlarda 3 ruhsatsız silah da ele geçirildi. Operasyonun ardından soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına yönelik tehditler yapıldığı da belirlendi. Çakıcı’nın cezaevinden yönelttiği belirtilen tehditler üzerine soruşturma savcısına koruma verilirken, güvenlik önlemleri de artırıldı.

ALAATİN ÇAKICI KİMDİR?

Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı, 17 Ağustos 1998’de Türkiye ve Avusturya polisiyle birlikte düzenlenen bir operasyonla, modacı Canan Yaka ile sanatçı Selçuk Ural’ın kızı Aslı Ural’la birlikte Fransa’nın Nice kentinde yakalandı. 41 kişinin ölümünden sorumlu Çakıcı’nın üzerinden Nedim Caner adına düzenlenmiş kırmızı bir pasaport ve 17 bin dolar çıktı.

Borsacı Adil Öngen’in kurşunlanmasıyla ilgili davada Çakıcı, yurtdışında Millî İstihbarat Teşkilatı adına çalıştığını ve hep devleti koruduğunu ama "piyon gibi" kullanıldığını öne sürdü.

MİT Eski Yurtdışı İstihbarat Başkanı Nuri Gündeş, NTV’de derin devlet konusunun tartışıldığı canlı yayında Çakıcı’dan söz ederken, "Dinliyorsa yanaklarından öperim; eğer devlete bir hizmeti varsa…" diye konuştu.

Mafya lideri, 2018 yılında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin adını anarak yaptığı "Af tartışmaları" ile yeniden gündeme geldi. Çakıcı, bu dönemde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik kullandığı sert ifadelerle dikkat çekti. Bu dönemde Çakıcı, Soylu’yu "Trabzonlu, çirkin ve kel" ifadeleriyle tanımladı.

ÇAKICI’NIN HÜKÜM GİYDİĞİ SUÇLAR

– Gazeteci Hıncal Uluç’u yaralamaya azmettirmek davasında 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

– 15 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Karagümrük Spor Kulübü Lokali’ne yönelik 26 Mart 2000 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili davada, "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek" suçundan 3 yıl 4 ay, müessir fiile azmettirmekten de 14 yıl 9 ay cezaya çarptırıldı. Yargıtay çete suçundan verilen cezayı onarken, müessir fiile azmettirme cezasında usul eksikliği buldu.

– Borsacı Adil Öngen’in arabasının kurşunlanmasıyla ilgili olarak 10 yıl 10 ay cezaya çarptırıldı.

– Uludağ’da, 1995 yılında eski eşi Nuriye Uğur Kılıç’ın öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddiasıyla yargılandı ve 2006 yılında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından önce ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Kılıç’ın Çakıcı’ya söylediği "Öcalan senden daha şerefli" sözü nedeni ile tahrik indirimi yaptı ve neticede Çakıcı’ya 19 yıl 2 ay hapis cezası verdi.

– Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verildi.

MAFYA ÖRGÜTLERİ DOSYASI /// ESKİ İST. D. BŞK. BÜLENT ORAKOĞLU : Çakıcı bir kahraman mı ?


ÖZEL BÜRO NOTU : SON DÖNEMDE BİR ALGI OLUŞTU. HERKESE “KAHRAMAN” SIFATI VERİLİYOR. BU O KADAR KOLAY MI ? EĞER BİZ HERKESİ “KAHRAMAN” İLAN EDERSEK TERÖRLE MÜCADELE KAPSAMINDA ŞEHİT, GAZİ OLANLARA NE DİYECEĞİZ ? KALDI Kİ BİR MAFYA BABASI NASIL BİR “KAHRAMAN” OLABİLİR. NE YAPMIŞ, KİME, NEREDE NE HİZMET VERMİŞ. AL TAKKE VER KÜLAH KAFA DENGİ MİTÇİ ARKADAŞLARI OLMASA BU KADAR ÜNLENEBİLİR MİYDİ ? EĞER BİR HİZMETİ VARSA HERKESE MEKTUP YAZIYOR BİZE DE YAZSIN BİZ DE ÖĞRENELİM. EĞER DOĞRUYSA MEKTUBUNU OLDUĞU GİBİ YAYINLARIZ. KAHRAMANLIK GİBİ SIFATLAR SALT DEVLET MENFAATİNİ GÜDEN, BAŞKA ÇIKAR PEŞİNDE OLMAYANLAR İÇİN KULLANILIR. YOK EĞER BU BÖYLE DEĞİLSE DEMEK Kİ BİZ YANLIŞ BİLİYORUZ.

BÜLENT ORAKOĞLU : Çakıcı bir kahraman mı ?

İstihbarat Daire Başkanı olarak göreve başladığım 12 Mart 1997 tarihinde aynı gün İstanbul’da borsa çevreleriyle yakından irtibatlı Adil Öngen, Çakıcı’nın adamları tarafından pusuya düşürülerek kendisine suikast teşebbüsünde bulunuluyordu.

Suikastın perde arkasında; Mesut Yılmaz’a, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle gensoruyla düşürülen ve Yüce Divan’a sevk edilen ilk başbakan unvanlarını kazandıran Türkbank skandalına yönelik gelişmeler yatıyordu. Siyaset mafya ve iş dünyasındaki çarpık ve kirli ilişkilerin ipuçları yavaş yavaş ortaya saçılmaya başlıyordu. Türkbank’ın 1998 yılında yapılan özelleştirme ihalesiyle 600 milyon dolara Korkmaz Yiğit’e satılması öncesinde Alaattin Çakıcı ile Korkmaz Yiğit arasında yapılan telefon konuşmalarının CHP’li eski Bakan Fikri Sağlar tarafından kamuoyuna açıklanması, ikilinin Türkbank ihalesini almak için ihaleye katılan diğer şahıslara tehdit şantaj ve baskı uyguladıklarını gözler önüne seriyordu. Çakıcı ihale sonrasında Fransa’da yakalanıp Türkiye’ye iade edilmesi üzerine Meclis Soruşturma Komisyonu’nun isteği üzerine 14 Nisan 2000 tarihinde Meclis Başkanlığı’nca hazırlanan soruları cevaplamak üzere Cumhuriyet Savcısı Abdurahman Canpolat’a ifade vermişti. İfadede ANAP eski lideri Mesut Yılmaz ve eski ANAP’lı bakan Eyüp Aşık ile yasadışı ilişkilerini tüm detayıyla anlatmıştı. REFAHYOL iktidarını yıkmak için Mesut Yılmaz, Eyüp Aşık ve Flash TV sahibi Ömer Göktuğ’un da içinde olduğu kurmaca bir KOMPLO ile Tansu Çiller’e ağır ithamlarda ve iftiralarda bulunduklarını itiraf etmişti. Zira Çakıcı Mesut Yılmaz’ın kendisini öldürtmek için MİT’ten bir ekibin yurt dışına görevlendirildiği yönde duyumlar almıştı.

Çakıcı’nın itiraflarında geçen bu olay 1 Mayıs 1997 tarihinde yaşanmıştı. Flash TV’de Kadir Çelik’in sunduğu canlı yayına çıkan Çakıcı Türk kamuoyunda şok etkisi yaratan iddiaları içeren bir konuşma yaptı. TÜRKBANK skandalı ile çeşitli iddiaları gündeme taşıyan Çakıcı Çiller ile ilgili olarak da kendisine öğretildiği gibi iğrenç iftiralarda bulundu. Çakıcı kendisini Flash TV’ye çıkaran vesayetçi ve darbeci şer odakların telkinleriyle başbakanlık yapmış evli ve anne olan şerefli bir Türk kadınına mesnetsiz uydurma itham ve iftiralarla saldırmıştı. Alaattin Çakıcı’nın Flash TV’de gündeme getirdiği Çiller ailesi ile ilgili çirkin iddia ve ithamların o süreçte arka planı bilinmediği için kamuoyunda ve siyaset arenasında yankıları sürerken devletin güvenlik ve istihbarat birimlerinin katıldığı üst düzey toplantılarda Çakıcı dosyası masaya yatırılmıştı. Çakıcı’nın Erol Evcil’in özel uçağı ile Türkiye’ye gelip gittiğine yönelik iddiaların araştırılmasından başlayarak kapsamlı bir çalışma başlatılmıştı. Türkiye içinde ve dışında yapılan araştırmalarda Firari Çakıcı’nın Amerika, Hollanda ve Belçika’da kısa süreli ikamet ettiği ancak genelde ABD’de New York civarında bazı Türklere ait benzin istasyonu ve lokantaları mesken tuttuğu istihbar edilmişti. Globalleşen organize suç örgütleri bağlamında o süreçte İtalya, Kolombiya, Türkiye ve Rusya gibi ülkeler büyük mafya organizasyonları olarak dikkati çekiyorlardı. ABD, Belçika, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerdeki küçük mafya organizasyonları büyük mafya organizasyonlarına bağlı olarak uluslararası yardımyataklık ve yer değiştirme görevlerini yapıyorlardı. Alaattin Çakıcı’nın Türkiye dışında ABD, Belçika, Hollanda vs. ülkelerdeki serbestçe dolaşımını bu ufak çaptaki ülkelerdeki mafya organizasyonları sağlıyordu. Bu bilgiler ve elde edilen diğer istihbaratlar ışığında Alaattin Çakıcı’nın ABD’de yakalanabilmesi için ABD’li yetkililerle görüşmeler yapılıyordu. Çakıcı’nın MİT, Emniyet ve siyaset ve devlet kurumlarındaki güçlü kişilerle olan illegal irtibatı ve ilişkileri çalışmalarımızı ve yakalama planlarımızı hata götürmeyecek şekilde gizlilik kurallarına azami uyarak yapmamızı gerekli kılıyordu. En ufak bir ihmal ya da bilgi sızıntısı operasyonun sonu olabilirdi. Firarinin yakalanacağı ülkedeki güvenlik güçlerinin yakalama operasyonuna katkısının sağlanması başarının diğer bir anahtarıydı.

Aslında Çakıcı’nın ABD’de yakalanması yönelik operasyon çalışmaları yalnızca bir ürkütme operasyonuydu. Çakıcı Türkiye’den kendisini yakalamak için ekiplerin yola çıktığını haber alır almaz ABD’den süratle ayrılarak barınabileceği diğer iki ülkeden birine geçiyordu. Bu nedenle ABD’ye göstermelik bir ekip gönderilirken diğer iki ülkede o ülkelerin güvenlik birimleriyle işbirliği içinde yakalama görevi yapacak görevliler belirlenmişti. Böylece üç ülkeye gönderilecek ekiplerin sevkini beklerken Çevik Bir’in baskısı sonucu İstihbarat Daire Başkanlığı görevinden alınmış geçici görevle ABD’ye gönderilmiştim. Kısa bir süre sonra ise REFAHYOL iktidarı cuntacı askerler tarafından yıkılmıştı. Mesut Yılmaz darbecilerin ataması ile Başbakan olmuştu. Çakıcı operasyonundan Başbakan Mesut Yılmaz ve Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın haberdar olmasıyla Çakıcı operasyonu yarım kalmıştı. Türkiye’de hükümetin darbeciler eliyle değiştiği bir ortamda Çakıcı Türkiye’den kendisini yakalamak için gelen ekiplerden haberi olmuş ani bir şekilde Kanada’ya kaçmıştı. Ancak Ağustos 1998’de Çakıcı Fransa’da kendisinin de bildiği bir operasyonla yakalanmış Türkiye’de ‘Kaset Savaşları’ olarak isimlendirilen ve kirli ilişkilerin ortaya saçıldığı bir dönem başlamıştı. Nitekim Mesut Yılmaz’ın karışık işlerden sorumlu bakanı Eyüp Aşık bu kasetler nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.

Alaattin Çakıcı 20 yıl sonra tekrar Türkiye’nin gündeminde. Cumhur ittifakını eleştiren Karar gazetesinin 6 yazarını ölümle tehdit ettiği için Ankara Cumhuriyet Başsavcısı dava açtı. Bahçeli’ye göre Çakıcı devlet hizmetinde görevli bir kahraman. Çakıcı da çeşitli açıklamalarında MİT ile ilişkili olduğuna yönelik mesajlar veriyor. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Kaçakçılık Daire Başkanlığı ise bu açıklamaların yapıldığı tarihten kısa bir süre sonra Çakıcı’nın organize suç örgütüne Antalya merkezli bir operasyon yapıldığını duyurması ne anlama geliyor? Çakıcı neden devletin en üst tepelerini hedef alıyor? Çakıcı bir kahraman mı yoksa bir suç örgütü lideri mi sizce de hangisi?

MAFYA ÖRGÜTLERİ DOSYASI : Ünlü Kabadayı Alaattin Çakıcı Sessizliğini Bozdu


Ünlü Kabadayı Alaattin Çakıcı Sessizliğini Bozdu

Kırıkkale Keskin T Tipi Cezaevinde kalan Alaattin Çakıcı


Sayın Cumhurbaşkanım..

Sana söz vermiştim bu zorlu süreçte hakkında olumsuz hiçbir cümle kurmayacağım diye.Yıllardır Türkiye’de her hapishaneye beni sürdürttün.Bu ülkede FETÖ’yle yatağa ben girmedim sen girdin. Allah yüzüne baktı FETÖ’yle yapmış olduğun 12 yıllık ortaklık neticesinde bu ülkeyi 15 Temmuz felaketine Amerika’ya köpeklik yapan FETÖ’cülerle birlikte uzun yıllar ABD’ye hizmet ettin.Allah yüzüne baktı ülkemiz felaketin eşiğinden döndü.


Tövbe edip millete söz verdin.Bu ülkede şehirleri Pkk sempatizanlarına teslim ettiniz.Yakın zamana kadar Pkklılar Doğu’da ve Güneydoğu’da dağlarda ve şehirlerde öz yönetim kurup kısa bir süre devlet otoritesini zaafa uğrattığını millet biliyor.Devletimizin beka sorunu olduğunda bu millet senin ordusuyla kendisiyle yanında yer aldı.Başarı senin değil.Haindir diyecek kadar ileri gittiğin TSK’nın, kızdığın zaman hain gibi gördüğün polis teşkilatının.

Bir de kendine Osmaniyeli bir yamak bulmuşsun.Bu vatan hainleri olan Pkklılara her türlü kültürel özgürlük sen ve yol arkadaşın vermedi mi ? Şimdi bir kahraman gibi çıkıp Fırat Kalkanı’nda, Afrin’deki milletimizin başarısını kullanarak milletimizin karşısında konuştuğun gibi bir kahraman edasıyla konuşup sanki Kurtuluş Savaş’ı veriyormuş gibi Amerikalılarla birlikte ve FETÖ’cü hainlerle birlikte Pkk ile yatağa girerek bu ülkeyi ve coğrafyamızı kan gölüne çevirdiniz.Bu ülke milleti inancıyla, askeriyle,polisiyle birlikte bekamız için yurt içinde ve yurt dışında bedenlerini siper ettiği,eski ortakların Amerikalılar, Fetöcü hainler bu şanlı mücadeleyi şok yaşayarak seyretmektedir.Bir de kendine bir içişleri bakanı bularak sokakları Pkk sempaztizanlarından temizleyeceğine, iktidara geldiğin günden beri bütün Karadenizli insanları hapse soktun.

İki gündür İstanbul’da operasyon yapıyorsunuz. Ben suç işlemişsem cezasını işlemeden kabul eden tiplerdenim.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın emriyle İstanbul’da başlattığınız operasyon.Benim Antalya ile ne işim var ? Her tanıdığım suç işlerse sorumlusu ben miyim? Recep Efendi bugüne kadar hastalıklarıma sığınmadım.3 defa tahliye ediliyorken sana bağlı Adalet Bakanlığı küçük bir ceza gönderdi.Ben kadayıyım; eroinci değilim, devlet hazinesini soymadım.Yakınlarıma,arkadaşlarıma devletimi soydurmadım.Daha evvel de söyledim vatan ve devletim benim için vazgeçilmezdir.Hiçbir zaman şu anda vatan haini dediğin köpeklerle bir yatağa girmedim.Ağzımı açmıyorum bundan on gün evvel de 2.5 sene cezam tasdiklendi.Bir sürü mahkemem var seninle ilgili.Bunun nedeni seninle ilgili sözlere sahip olduğum için.Sözleri asla inkar etmem yeniden gündeme getirip bu ülkede kaos yaratmadım.

Sen ne kinci adamsın be ! Bana ve aileme yargısız infaz yapabiirsin beni Fetö’cü batıya yalakalık yapan hain mi zannediyorsun. Bu sözlerim senin asla makamına değildir.Olağanüstü hal çıkarmışsın istiyorsan hastaneye gidiyorken beni istediğine kaçmak istedi deyip öldürtebilirsin.Türkiye’de istediğin yere sürebilirsin.Unutma 1.Dünya ve 2.Dünya harbinde galip devletlerden biri olan İngiltere savaştan sonra seçime gittiği zaman zannettiler ki savaş başarısı tekrar onları iktidara taşıyacak her iki dönem de seçimlerde muhalefet kazandı.Aziz Türk Milletini ilkokul çocuğu yerine koyup askerin ve polisin başarısından dolayı bir kahraman edasıyla onlara seminer vermektesin.Allah da biliyor bu millet de biliyor kimin ABD ile yatağa girdiğini bu ülkede Fetöcüleri palazlandırdığını.Şimdi de diyorsun ki vatan hainleri ile yol arkadaşlığı uzun yıllar yapanın ismi heralde Alaattin Çakıcı değildi. Ben ne suç işlemişsem cezamı çekiyorum daha 20 yıl yatmam gerekiyorsa yatarım.

Ömrümde hiç kıblem Washinton’daki Beyaz Saray olmadı.Kudüs ve Filistin’i kullanarak dümenden arada İsrail’e laf atıyorsun hala diyemiyorsun Türk ve İslam Dünyası’nın en büyük düşmanı ABD, Avrupa Birliği,siyonist üst akıl İsrail devletidir.Arada bir ABD’ye atıp tutuyorsun neden Menbiç’e saldırmıyorsun.Kobani’ye Kuzey Irak’a sözde oralara operasyon yapacağız diyorsun oralara dilde değil sahada neden operasyon yapmıyorsun? Gözlerinle gördün hain dediğin asker ve aileleri Güneydoğu’da,Afrin’de,Fırat Kalkanı’nda destan yazdı.Onların zaferlerini seçimler gelmeden bu kutlu zaferi niye seçim propagandası yapıyorsun? Bak şimdi sivil kimliğine konuşuyorum.Sayın Rizeli Recep Tayyip Erdoğan benim için devlet ve makamları önemlidir.

Şahıslar hiç önemli değildir.Sana başka ne laf söyleyeyim ne diyeyim Trabzonlularla ve Karadenizlilerle düşmanlığın ne ? Sana değil Aziz Türk Milleti’ne şanlı ordumuza canlarını feda eden polislerimize saygılarımla arz ederim. NOT: Konuşmalarında kurt işareti yapıyorsun Türk’ün kurdunun ne biyolojik yapısında ne de Türk’ün töresinin genleriyle oynanmamıştır.Senin konuşmalarında kurt işareti yaptığın genleriyle oynanan Alman kurt işareti yaptığın genleriyle oynana heralde Alman kurdunu ölçü alıyorsun.Dinimizden bahsediyorsun Kuran’dan, Peygamber Efendimizden,sahabeden ve Rabbimin salih kullarından misaller veriyorken bir tek kendini müslüman zannediyorsun.

Kim mümin kim müslüman sen değil Allah bilir. Bir de yanına bir Osmaniyeli almışsın.Kurtları paramparça eden dörde bölen yamağınla meciste ve sarayında sadece konuşuyorsunuz.Bir kaç yıl evveline kadar Atatürk’e hakaretler edip küçük düşürmeye çalıştığınızı bu millet biliyor.Şimdi her konuşmada Atatürk’den bahsediyorsunuz.CHP’nin içindeki sahte Atatürkçülerden sizin ne farkınız var ? İdamı geri getirin Tayyip Erdoğan’a dil uzatmanın cezası idamdır ibaresini koyun.Bugüne kadar konuştuğum sözlerden bir adım geri adım atarsam mezarda yatan anam kahpe olsun.Yahu yıllardır cezaevinden sana konuşuyorum sahibi Allah olanın yeryüzünde kimseden korkusu yoktur.

Alaattin ÇAKICI

Kaynak : https://flasgundem.com/gundem/son-kabadayi-cakici-sessizligini-bozdu-1176/A

MAFYA ÖRGÜTLERİ DOSYASI /// Çakıcı’yı ziyaret talebi reddedilen Mehmet Ali Ağca : Kader mahkumları af bekliyor, inşallah çıkar


Çakıcı’yı ziyaret talebi reddedilen Mehmet Ali Ağca : Kader mahkumları af bekliyor, inşallah çıkar

Jean Paul’e Vatikan’da suikast girişiminde bulunduktan sonra yaklaşık 20 yıl hapis yatan Mehmet Ali Ağca, Keskin T Tipi Cezaevi’nde hükümlü bulunan, bir süredir Yüksek İhtisas Hastanesi’nde tedavi gören Alattin Çakıcı’yı ziyaret etmek için Kırıkkale’ye geldi. Ağcai ziyaretine ret gelince basın mensuplarına konuştu. Ağca, "İnşallah af çıkar. Beklentimiz bu yönde" dedi.

Gazeteci- yazar Abdi İpekçi suikasti ve Papa 2’nci Jean Paul’e suikast girişimiyle ismi anılan Mehmet Ali Ağca, bugün öğlen saatlerinde Kırıkkale’ye geldi. Keskin T Tipi Cezaevi’nde hükümlü yatan ve Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nde tedavi gören Alattin Çakıcı ile görüşmek isteyen Ağca’ya Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan izin çıkmadı. Ağca, Çakıcı’nın ekibinden, sağlık durumu hakkında bilgi aldı.

Ağca, daha sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Buraya gelişimizin sebebi kardeşim Çakıcı’yı ziyaret etmekti. İzin alamadık ve görüşme olmadı. Sağlık durumu belli, birkaç hastalığı var. Geçenlerde de Sayın Bahçeli ziyaret etmiş ve açıklamaları olmuştu. Yüz binler Çakıcı’nın serbest kalmasını istiyor. Bahçeli’ye ziyareti ve af konusundaki açıklamaları için teşekkür ediyorum. Af konusunda büyük haksızlıklar var. Kader mahkumları af bekliyor. Sayın Erdoğan’ın bu konuda hassasiyet göstereceğine inanıyorum. İnşallah af çıkar. Beklentimiz bu yönde" dedi.

Ağca, "Bu sistemin ayaktaki tabanının en büyüğü ülkücü harekettir. Değerli lider Sayın Bahçeli’nin bu onurlu davranışı görmezden gelinemez. Türk Devletinin Çakıcı’ya borcu var. ASALA ile mücadele etmiştir" diye konuştu.

Ağca, açıklamalarının ardından Kırıkkale’den ayrıldı.