YOLSUZLUK DOSYASI : Mardin kayyımının yeni faturaları ortaya çıktı ; Bakan ve AKP’li vekillere 1 milyon.


Mardin kayyımının yeni faturaları ortaya çıktı; Bakan ve AKP’li vekillere 1 milyon…

İçişleri Bakanlığı kararıyla Mardin’e kayyım atanan Mutafa Yaman’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP’li bakanlara aldığı 600 bin liralık gümüş mücevherat belgelerinin ortaya çıkmasının ardından yeni faturalar gün yüzüne çıkmaya başladı. Edinilen son faturanın bedeli 1 milyon 719 bin 240 lira 80 kuruş.

Artı Gerçek’in haberine göre, Mardin kayyımı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya 52 bin, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar‘a da 47 bin liralık masraf yapmış.

13 Haziran 2017 tarihli Turkuazlar Turizm’e ait faturanın tutarı 52 bin 864 lira. Dört günlük geziye ait olan ve belediyeye kesilen faturanın üstünde yazan Süleyman Soylu notu dikkatleri çekti. Söz konusu fatura, 4 minibüs kira bedeli olarak düzenlenmiş.

Öte yandan edinilen bir diğer fatura da Hulusi Akar’a 47 bin 790 lira karşılığında 15 araç kiralandığını gösteriyor.

Mardin kayyımı Yaman, AKP’li milletvekilleri Şeyhmus Dinçel, Cengiz Demirkaya, Ceyda Bölünmez, Ahmet Arslan için yapılan yemek, çay ve tatlı ikramıyla beraber toplam 1 milyon 719 bin 240 lira 80 kuruş harcanmış.

Yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, kişisel sosyal medya hesabından, “Belgelerle konuşuyoruz, konuşmaya devam edeceğiz” paylaşımında bulunmuştu.

SİYASİ DOSYA /// Süleyman Çelik : AKP VE CANAN KAFTANCIOĞLU


Süleyman Çelik : AKP VE CANAN KAFTANCIOĞLU

E-POSTA : scelik44

2019 Yerel Seçimlerinde AKP’nin oyları %44’e geriledi ve büyük kentlerde seçimi kaybetti. Özellikle 25 yıldır iktidarda olduğu İstanbul’da seçimi kaybetmesi AKP’de şok yarattı. İstanbul AKP’nin, moda deyimle “rant kapısı”, halk deyimiyle “ekmek kapısı” idi. Bu nedenle Tayyip Erdoğan Başbakan, hatta Cumhurbaşkanı olduğunda bile İstanbul’dan elini çekmedi ve bir ayağı hep İstanbul’da oldu. “İstanbul’u kaybedince Türkiye’yi kaybedeceklerini” de söylemişti. Son bir umutla seçimi iptal ettirdiler; ama yapılan ikinci seçimi, oy farkı aşırı bir şekilde açılarak tekrar kaybetmeleri üzerine AKP’de alarm zilleri çaldı…

AKP, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde de benzer bir sonuç almış ve iktidarı kaybetmişti. 7 Haziran’a, “Açılım Süreci”ni taçlandıran “Dolmabahçe Mutabakatı”nı yaparak gitmiş ve %10 kadar oy kaybetmişti. Bunun üzerine, halkın nabzını çok iyi tutan T. Erdoğan hemen çark etmiş, “Dolmabahçe Mutabakatını tanımadığını” bildirmiş; milliyetçi söylemlere dönerek, Açılım Sürecinde Güneydoğu’yu terk ettiği PKK’ya karşı yeniden mücadele başlatmış ve 1 Kasım’da yenilenen seçimlerde kaybettiği oyları geri alarak yeniden tek başına iktidar olmuştur.

Şimdi de aynı taktik uygulanmak isteniyor

Bu kez CHP’yi PKK ile özdeşleştirerek önce İYİ Parti ile ittifakı sonlandırmak, sonrasında da millici söylemlerle vurmak düşünülüyor. Bu tür propaganda yönteminde bir “günah keçisi” bulmak gerekir. Bugüne dek Kemal Kılıçdaroğlu hedefe konuluyordu. Son seçimde Kılıçdaroğlu profil küçültüp geri planda kalmış. ayrıca yıllardır günah keçisi olarak kullanıldığı için, artık eskimişti.

Ekrem İmamoğlu öne çıkınca bu kez hedefe o konuldu. Ancak her türlü belden aşağı saldırılara karşın, adamın bir yamuğu olmadığı için sonuç alınamadı.

Bu arada, parti içindeki ve dışındaki, başta “10 Aralıkçılar” olmak üzere, AB-D yandaşı liboşlar, İstanbul seçimlerindeki başarının mimarı olduğunu öne sürerek Canan Kaftancıoğlu’nun yıldızını parlatmaya çalışınca, AKP “aradığım ismi buldum” dedi!..

“Güler yüzlü/ kucaklayıcı” Ekrem İmamoğlu’nun tersine, “saldırgan/ itici/ irrite edici” kişiliği ile Canan Kaftancıoğlu tam onların aradığı kişiydi. Geçmişinde PKK seviciliğinden, Ermeni soykırımı ve Dersim yalanlarına sahip çıkmaya kadar her türlü gayrı millici söylem vardı. Daha yenilerde “Türkiye halklarından” söz etmişti.

AKP, “eğer Kaftancıoğlu’nu kahramanlaştırırsam CHP’liler onun çevresinde kenetlenir. Buna karşı yurtseverler/ milliyetçiler, bize gelmese bile CHP’den uzaklaşır; böylece Millet İttifakını dağıtmış olurum” diye düşündü.

En kolay kahramanlaştırma yolu mağdur/ mazlum yaratmaktır. Bu yola başvuruldu. Sosyal medyada yapmış olduğu bazı paylaşımlar nedeniyle hakkında soruşturma açıldı ve 3 ay gibi kısa süre içinde dava tamamlanarak 9 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

Oysa Canan Kaftancıoğlu bu paylaşımları 7 yıl önce yapmış ve o yıllarda hakkında bir soruşturma açılmamıştı. “O yıllarda pek tanınmamış bir kişi olduğu için paylaşımlarının pek ses getirmediği, bu nedenle savcılığın haberdar olmadığı ve hakkında soruşturma açmamış olduğu” öne sürülebilir. Ancak Kaftancıoğlu 2018 başında İstanbul il Başkanı olunca yandaş medya eski defterleri açmış ve ipliğini pazara çıkarmıştı. O zaman da bir soruşturma açılmamasına karşın 2019 yerel seçimlerinin hemen sonrasında soruşturma ve dava açılarak 3 ay gibi kısa süre içinde ceza verilmesinin anlamı budur.

Görünen o ki sonuçtan AKP kadar, Canan Kaftancıoğlu ve birlikte hareket ettiği, CHP içindeki 10 Aralıkçılar da memnun. İki taraf da amaçlarına erişmiş gibi…

AKP memnun; çünkü İYİ Partililer ve Atatürkçüler Canan Kaftancıoğlu’ndan rahatsızlıklarını açıkça dile getiriyorlar.

Her ne kadar, “1989 yerel seçimlerinden %33 oyla birinci parti olarak çıkmış SHP’nin, PKK’lılarla işbirliği yapınca, 1991 genel seçimlerinde hezimete uğrayarak %21 oyla üçüncü parti olması” örneği ortada olsa da CHP’yi ele geçirmiş olan 10 Aralıkçılar da sonuçtan memnun. Canan Kaftancıoğlu ya hiç hapis yatmayacak ya da 1-2 ay yatıp Tayyip Erdoğan gibi, daha da kahramanlaşarak çıkacaktır. Buna karşılık CHP’nin oylarının artması ya da azalması onların umurunda değil. Onlar için CHP’nin iktidar olması değil, Kemalizm’den uzaklaşması önemli. O kadar ki geçmişte “CHP’nin işlevinin bittiğini” bildirerek kapatılmasını bile istemişlerdi. Zaten AB-D, özündeki Kuvayı Milliye damarı belki canlanır düşüncesiyle, CHP’nin iktidar olmasını hiç istemiyor. Örnekleri ortada olduğu gibi, onlar iktidara getirdikleri parti yıpranır ya da söz dinlemezse, benzer yeni bir parti bulurlar. CHP’den istedikleri, “majestelerinin muhalefeti” görevidir! Doğrusu o da bu rolü güzel yapıyor…

ARAP DOSYASI /// AKP’li yazar Müfid Yüksel : “Bu ülkeyi biz Araplaştıracağız”


AKP’li yazar Müfid Yüksel : "Bu ülkeyi biz Araplaştıracağız"

19.09.2019

Daha önce Andımız’ı ‘Bölücülük’ olarak nitelendiren AKP’li yazar Müfid Yüksel, "Bu ülkeyi biz Araplaştıracağız. Büyükşehirlere Arap mahalleleri kuracağız" dedi.

AKP’ye yakınlığıyla bilinen eski Yeni Şafak yazarı Müfid Yüksel skandal bir paylaşımda bulundu.

Daha önce Cumhuriyet değerleriyle ilgili yaptığı çıkışlarla tüm şimşekleri üzerine çeken Yüksel, bu sefer de "Türkiye’yi Araplaştıracağız" ifadesiyle büyük tepki topladı.

Müfid Yüksel, kişisel sosyal medya hesabından "Bu ülkeyi biz Araplaştıracağız. Büyükşehirlere Arap mahalleleri kuracağız" paylaşımında bulundu.

AKP’li yazar daha sonra gelen tepkiler üzerine tweetini silmek zorunda kaldı.

ANDIMIZ’I ‘BÖLÜCÜLÜK’ OLARAK NİTELENDİRMİŞTİ

Müfid Yüksel daha önce de Andımız’ı hedef almıştı.

Öğrenci andında geçen ifadeleri ‘bölücülük’ olarak nitelendiren Yüksel, "Bu ülkede ‘Andımız’ asla geri gelmeyecek. Gelmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu topraklarda Müslüman ahali içinde etnik çatışma/savaş çıkarmanıza, Müslüman ahaliyi bölmenize fırsat vermeyeceğiz" ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak Yeniçağ: Müfid Yüksel: "Bu ülkeyi biz Araplaştıracağız"

YOLSUZLUK DOSYASI : AKP”li belediyeden 6 milyon 940 bin 519 TL’lik merdiven


AKP”li belediyeden 6 milyon 940 bin 519 TL’lik merdiven

AKP’li Beykoz Belediyesi’nin, Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nin yenilenen merdivenlerine 6 milyon 940 bin 519 TL ödendiğinin ortaya çıkması tepkilere neden oldu.

31 Mart Yerel Seçimleri’nden önce Beykoz Belediyesi’ne ait Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nin giriş merdivenleri için tadilat yapıldı. Bu tadilatla birlikte aynı merdivenlerin önüne birde fıskiye inşa edildi. Geçen zaman içinde yapılan tadilat işinin ortaya çıkan rakamları tartışmalara neden oldu.

Dost Beykoz’da yer alan habere göre, Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nin giriş merdivenleri, su fıskiyesi ve yine aynı bina içinde bir odanın prekast kaplaması işi 7 milyon 58 bin 795 TL’ye ihale edildi.

İhale bedelinde 116 bin 275 TL indirime gidilirken, işin karşılığında; Abdullah Varan’ın sahibi olduğu Teknik Mühendislik İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’ne tam tamına 6 milyon 940 bin 519 TL ödendiği ortaya çıktı.

İnşaat mühendisleri ve müteahhitler bu rakamın çok yüksek olduğunu ifade ederken, yine aynı şirketin sahibi Abdullah Varan’ın, Beykoz Belediyesi’nden değişik sürelerde büyük işler almış olması da dikkati çekti.

BELEDİYE BİNASI BİLE 13 MİLYON LİRA

Beykoz Belediyesi Meclis Binası’nı 13 milyon 458 bin TL’ye yapan aynı firmanın neredeyse meclis binasını yapmış olduğu fiyatın yarısına bir başka binaya merdiven ve fıskiye yapması kafaları karıştırdı.

Abdullah Varan, sahibi olduğu Teknik Mühendislik İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi üzerinden Beykoz Belediyesi’nden değişik zamanlarda birçok iş aldığı da belirlenirken, yapılan işler ve bedelleri şöyle sıralandı:

2016 yılı Asfalt serimi bakımı onarım işi 7 milyon 488 bin lira.

2016 yılı Beykoz ilçesi muhtelif sokaklara yağmursuyu kanalı yapım onarım işi 532 bin lira.

2017 Yılı Asfalt Serimi Bakımı ve onarım işi 7 milyon 268 bin lira.

2017 yılı Beykoz ilçesi muhtelif sokaklara yağmursuyu kanalı yapım onarım işi 594 bin lira.

Paşamandıra Meyve Bahçesi projesi uygulaması 2 milyon 448 bin lira.

Çiftehavuzlar yürüyüş yolu yapım işi 1 milyon 147 bin lira.

Bordür, Tretuvar ve Yol Kaplaması Yapım, Bakım Onarım İşi 1 milyon 663 bin lira.

Kısmi İdare Malı Tretuvar Taş Kaplama Yapım ve Bakım Onarım işi 217 bin lira.

Abdullah Varan’ın şahıs firması olarak aldığı işler ise şöyle:

Alibahadır C tipi mesire alanı ihalesi 12 milyon 480 bin lira.

Beykoz Belediyesi’nin Sınırlarında İhtiyacı Olan Hizmet Binalarının Tadilat işi 458 bin lira.

2017 Beykoz Belediyesi Meclis Binası Yapım işi 13 milyon 458 bin lira.

GÜNCEL HABERLER /// PROF. DR. YUSUF HALLAÇOĞLU : EYYYY AKP İÇ SAVAŞ GELİYOR UYARIYORUZ !!!


PROF. DR. YUSUF HALLAÇOĞLU : EYYYY AKP İÇ SAVAŞ GELİYOR UYARIYORUZ !!!

Son yıllarda katlanarak artan ve ülkenin beka sorunu haline gelmeye başlayan Suriyeli sorunu Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun da gündeminde. Halaçoğlu, durumun ne kadar vahim hale geldiğini belirterek ‘Eyy AKP, İç Savaş Geliyor, Uyarıyoruz.. ABD başta olmak üzere Batı Suriyelileri başımıza musallat etti. Hükumet derhal önlem almalı. Durum ciddi’ ifadelerini kullandı.

Eski MHP milletvekili, İYİ Parti kurucuları arasında yeralan Prof. Halaçoğlu, günden güne katlanarak büyüyen Suriyeli sorunu için çarpıcı sözler sarfetti.

Uyarılarını kişisel sosyal medya hesabından yapan Halaçoğlu, " Ufukta bir tehlike var. İnşallah olmaz. Ama herşeyi düşünmek gerekiyor. Türkiye’de Kürtlerle iç savaş çıkmaz. Keza Alevilerle de. Bütün çabalara rağmen olmayacağı anlaşıldı. Şimdi ABD başta olmak üzere Batı Suriyelileri başımıza musallat etti. Hükumet derhal önlem almalı. Durum ciddi" dedi.

"İNŞALLAH AKP AYNI HATAYI YAPMAZ"

AKP’nin çok istediği güvenli bölge konusunun da herhangi bir geçerliliği olmayacağına vurgu yapan Halaçoğlu, " Güvenli bölgenin ne anlama geldiğini Kuzey Irak’ta gördük. Aynı hatayı yapmayız inşallah.

"BAYRAMLAŞMAYA GİDEBİLİYORLARSA.."

Türkiye’nin kontrolünde bile olsa. Asıl yapılması gereken, bayramlaşmaya gidebildiklerine göre Suriyelileri ülkelerine göndermek. Hem onlara da büyük iyilik yapmış oluruz. Ülkede işgal biter. “1989’da gelen Bulgar, 1950’de gelen Selanik Dönmelerini, Suriyelilerle beraber gönderelim var mısınız çomarlar?” demiş AKP’li birileri.

"BUNLAR NEDEN BU KADAR CAHİL"

Yarabbi, bunlar neden bu kadar cahil? Bunun için özel eğitim almış gibiler. Hükümetin Esat ile anlaşmasını söylediğim için beni eleştirenler unutmasın. Bana kimse Esat diktatör demesin. ABD ve Rusya nasıl yönetiliyor. ÖSO’yu kim desteklemişti? PYD’yi kim desteklemişti? Şimdi kim destekliyor. Kimse kusura bakmasın. Cehaletin asıl göstergesi, bilmediğini bilmemektir" ifadelerini kullandı.

"HASTALIKLI ZİHNİYET BUNLAR…"

Halaçoğlu, sistem tartışmalarına da değinerek şu görüşleri dile getirdi: " Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştirerek parlamenter sisteme geri dönülmesini isteyenleri fetö ve terörle suçlayan zihniyet demokrasiyi benimseyemeyen, hastalıklı bir zihniyettir. İllâ ki her alanda kendileri gibi düşünmemiz mi gerekiyor. Allah akıl vermiş düşünün diyor."

AK PARTİ DOSYASI /// AKP’li müdür yardımcısı : “Vallahi İstanbul ‘a zerre üzülmedim”


ÖZEL BÜRO NOTU : DİYORLAR Kİ AK PARTİ GİDEREK ZAYIFLIYOR. E DOĞRU TABİ. AK PARTİ’DE BÖYLE MÜDÜRLER OLDUKÇA DÜŞMANA İHTİYAÇ YOK. ÇÜNKÜ ANCAK BİR DÜŞMAN BÖYLE BİR ZARAR VEREBİLİR AK PARTİYE. BÖYLE AMİGO PARTİZAN TARAFTARI OLDUKÇA AK PARTİ HALKIN NEZDİNDE OY MOY ALAMAZ. KADINCAĞIZIN İSTANBUL YIKILSA UMURUNDA DEĞİL. NEDEN ? ÇÜNKÜ İSTANBUL BELEDİYESİ CHP’YE GEÇTİ. BU MANTIKTAKİ İNSANLAR EN BÜYÜK ZARARI VERİYOR TAYYİP BEYE. BİZ REİSİN YERİNDE OLSAK KADRO TEMİZLİĞİNE BU TÜR AMİGOLARDAN BAŞLARDIK. DOST ACI SÖYLER. KİMSE ALINMASIN !!!

AKP’li müdür yardımcısı : "Vallahi İstanbul’a zerre üzülmedim"

17.08.2019 15:46

LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/akpli-mudur-yardimcisi-vallahi-istanbula-zerre-uzulmedim-245756h.htm

İstanbul’daki şiddetli yağış ardından bazı vatandaşların mağdur olmasıyla ilgili Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan müdür yardımcısı Meral Çevik’ten sosyal medyada skandal bir paylaşım geldi. İstanbul’da sabah saatlerinde başlayan şiddetli yağış kenti teslim aldı. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, bir vatandaş hayatını kaybetti. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcısı Meral Çevik, İstanbul’daki yağışla ilgili Twitter’dan yaptığı paylaşım tepki topladı. "Vallahi İstanbul’a zerre üzülmedim" diyen Çevik, "Her şey çok güzel olacak dediler ve layık oldukları manzarayla karşılaştılar. Kendi düşen ağlamaz" ifadelerini kullandı. Paylaşımının ardından gelen tepkilere daha fazla dayanamayan Çevik, çareyi hesabını gizlemekte buldu.

YOLSUZLUK DOSYASI /// Yurttaşlar iş bulamıyor, AKP’liler çift maaşlı : Kavakçı’ya vekil maaşı yetmedi.


Yurttaşlar iş bulamıyor, AKP’liler çift maaşlı : Kavakçı’ya vekil maaşı yetmedi…

AKP’nin kamu kurumlarını aile şirketi gibiyönetmesine yönelik tepkiler devam ederken, her gün bir başka skandal da ortaya çıkıyor. Özellikle belediyelerde eş, dost- akraba istihdamının geldiği nokta “Yok artık” dedirtiyor. Son olarak, AKP İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan’ın milletvekili seçilmesinden sonra da İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Metro İstanbul AŞ. personel listesindeki kadrosuna devam etmesi “çift maaş” kuşkularına yol açtı.

Metro AŞ’nin Tasarım Hizmetleri Müdürlüğü’nde 2669 sicil numarasıyla tasarım mühendisi olarak personel listesinde görünen Kavakçı’nın kıdem durumu, maaşı ve IBAN numarasının yazılı olması, Kavakçı’nın milletvekili maaşının yanısıra belediye iştirakinden de maaş aldığı iddialarını doğurdu.

AYRILIŞ TARİHİ YER ALMIYOR

Cumhuriyet’ten Miyase İlknur’un haberine göre, personel listesinde kök ücreti 3 bin 340 lira olan Kavakçı’nın bin 169 lira görev tazminatı, 120 lira kıdem ücreti ve 167 lira da eğitim tazminatı aldığı yazılı. Toplamda aldığı maaş tutarı 4 bin 796 lira olan Kavakçı’nın işten ayrılış tarihi halen boş olduğuna ve IBAN numarası halen kayıtlarda olduğuna göre diğer personelle birlikte maaşının da otomatik olarak yatması gerekiyor.

SAP adı verilen personel listesinde de adı görülen Kavakçı’nın Metro AŞ sitesinde de resimli kimlik kaydı halen yer alıyor. Personel listesinde ayrılan personelin işten hangi tarihte ve hangi nedenle ayrıldığı tek tek yazılırken Kavakçı’nın ayrılış tarihi ise boş bulunuyor.

KAVAKÇI AİLESİ ÜST DÜZEY KADROLARI KAPATMIŞ DURUMDA

Kavakçı ailesinden birçok kişi halen bürokraside ve siyasette üst düzey kadrolarda görev yapıyor. Eski milletvekili Merve Kavakçı, büyükelçi olarak atanırken Ravza Kavakçı Kan halen AKP İstanbul Milletvekili. Mariam ve Gülhan Kavakçı Cumhurbaşkanı Danışmanlığı görevini sürdürürken, Erva Kavakçı Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nde Proje direktörü olarak çalışıyor.

Sözcü Gazetesi yazarı Necati Doğru’nun bir yazısında liste halinde verdiği Kavakçı ailesinin devletteki görevleri bununla da sınırla kalmıyor. Ravza Kavakçı’nın eşi Osman Kan, Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü, Elif Kavakçı ise Emine Erdoğan’ın moda tasarımcılığını yapıyor.