MACARİSTAN DOSYASI : AK PARTİ MUMLA DOST ARAYACAĞINA MACARİSTAN İLE İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRSİN


ATİLLA’NIN SOYUNDAN GELEN MACARİSTAN HALKI, TÜRKİYE HAKKINDA ÖNE SÜRÜLEN SOYKIRIM SAÇMALIĞINI PROTESTO ETMEK İÇİN MACARİSTAN’IN EN ÜNLÜ KÖPRÜSÜNÜ TÜRK BAYRAKLARIYLA SÜSLEMİŞ !!!! AK PARTİ MUMLA DOST ARAYACAĞINA MACARİSTAN İLE İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRSİN.

TARİKATLER & CEMAATLER DOSYASI : AK PARTİ MENZİL TARİKATİNE YOL VERDİ /// ŞİMDİ TÜM KURUMLARA YERLEŞİYORLAR !!!! TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ ???


Aytunç ERKİN : “Menzil Tarikatı Sağlık Bakanlığı’nı ele geçirdi mi ?”

✔ Saygı Öztürk bu soruyu Menzil şeyhi Saki Erol’a sordu, şeyhin yanıtı açıktı: DOĞRU
✔ Aynı soruyu Menzil’den kopan şeyh Feyzeddin Erol’a sordu, şeyh 2 bakanın adını verdi

1 – Gazeteciliğin temeli muhabirliktir… Aramak, sormak, koklamak ve yürekli bir şekilde ateşin içine atlamak… Kaba tabiriyle ‘deli’ olmak gerekir! 20’li yaşlarımda bir istihbarat aldığımda ilk aradığım isimlerden birisi o dönem Hürriyet’te yazan Saygı Öztürk olurdu. Saygı ağabey eğer bu bilgi kendisine de gelmişse ‘Bilmiyorum’ derdi… Gelmemişse… Arşivini açardı ya da bilebileceklerin telefonlarını verirdi! 20 yıl önce de bugün de SÖZCÜ Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, muhabirlikten kopmadı, heyecanın hep diri tuttu.

Kitap daha yeni çıktı ama şanslı bir gazeteci olarak daha önce okuma fırsatı buldum. Gündemi değiştirecek bir konuyla karşımıza çıkan Öztürk, ‘Menzil-Bir Tarikatın İki Yüzü‘ adlı kitabıyla bir ilki gerçekleştirdi.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişimin ardından sonra sıkça tartışılan “FETÖ gitti METÖ geldi” yani Menzil tarikatı devleti ele geçiriyorlar iddialarını araştırmak için Adıyaman’daki Menzil Köyü ve Eskişehir’deki Buhara’ya gitti.

Saygı Öztürk, burada şeyhler ile konuştu… O zaman hemen başlayalım…

Saygı Öztürk’ün yeni kitabı Menzil D&R ve seçkin kitapçılarda raflarda yerini aldı

Menzilciler neden ikiye bölündü?

İşte kitaptan bazı başlıklar:

Menzil’e gidenin uyuşturucuyu bırakması için neler yapılıyor?

– Menzil niçin ikiye bölündü? Şeyhler arasında nasıl bir mücadele sürüyor?

Menzil şeyhi niçin zehirlenmek istendi? Yargı ve Emniyet neden kapıştı?

– Alparslan Türkeş, Menzil için kime hangi görevi verdi? Sonunda ne oldu?

– Tarikat, Bilgin Balanlı’nın Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nı nasıl önledi?

– Menzil, bürokrasi ve siyasette nasıl bir yol izliyor?

– Holding kuran tarikatın ticari işleri nasıl yürütülüyor?

– Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Menzil’e niçin gitti?

Menzil 15 milyon lirayı kurtarmak için kimden yardım istedi?

Menzil Şeyhi Saki Erol Saygı Öztürk’e tarikatlarının iç yüzünü açık açık anlattı.

“Sağlık Bakanlığı Menzil cemaatine bağlı diye liyakatsız insanı almışsa doğru değil”

2 – “Beni, şeyhin yanına götürmek için Menzil Köyü Muhtarı Yücel Özkan ile Adıyamanlı iş insanı Erkan Çakmak geldi. Şeyh Saki Erol, gelmemden dolayı son derece memnun olduğunu, zaman zaman dini konularda gazeteci Ruşen Çakır’la sohbet ettiğini, ikinci görüştüğü gazetecinin de ben olduğumu söyledi. Tabii ki bu sözleri ve herkesin merak ettiği tarikatın içyüzüyle ilgili tepedeki isme sorular yöneltecek olmak beni de mutlu etmişti.”

Saygı Öztürk, Menzil tarikatını yöneten Şeyh Saki Erol’la ilk dakikalarını böyle anlatıyor…

İHALEYE GİRDİĞİNİ NASIL ANLATTI?

Öztürk soruyor: “40’ı aşkın şirketiniz olduğu biliniyor. Neyiniz var?” Şeyh anlatmaya başlıyor: “ Semerkand Holdingimiz var, hastanemiz var, Semerkand TV var, radyo, dergi… O kadarını da bilmem yani tam altını, ne yapıyorlar filan. Kanunlar elverdiği müddetçe her ticareti yaparız. Bu ihale meselesine geliyorum. İhaleye de girdim ben, ama senin hakkının yenilmesine hayır. Senin programın daha iyiyse, buna rağmen ben aldıysam o haramdır. İşi liyakat sahibine, vatanına bağlı olana vermek lazım. Şimdi bazı bakanlıklarda kadrolaştığımız yazılıyor, söyleniyor. Şimdi sizinle tanıştık. Bu durumda benim sizin gazetenizde kadrom mu oldu? İnsanın arkadaşının, dostunun olması kadro mu şimdi?”

“ORTADOĞU BU, AŞİRETSİZ OLMAZ”

İşte röportajın can alıcı yeri!

SÖZCÜ yazarı şu soruya yanıt istiyor: “Menzilcilerin Sağlık Bakanlığı’nı ele geçirdiği biliniyor.”

Şeyh Erol’un cevabı ise açık:

“… Doğru, Recep Akdağ’ı tanıyorum. Buraya (Menzil’e) gelmiş gitmiş. Sağlık Bakanlığı Menzil cemaatine bağlı diye liyakatsız bir insanı almışsa vallaha o doğru değildir. Bir genelleme yapıyorlar. Devlet işine baksın. Devlet devletliğini yapsın. Cemaat de cemaatliğini. Türkiye’de cemaatler sivil toplum örgütü gibi, herkes bir yere bağlıdır. Aşiret, cemaat vs… Batılılar gibi yürüyeceğiz ama yürüyemedik. Ortadoğu bu, aşiretsiz gitmez. Peygamber gelmiş. Yüzde 99 insanlık tarihi burada başlıyor. Almanya’daki insanları gördüm, sağına soluna bakmıyorlar. Resmen adamlar bizim dinimizi yaşıyor. Biz de onların dini gibi yaşıyoruz. Fransa da öyle. Gittim, devlet kiliseye bir şey yapmıyor. Keşke laiklik olsaydı. Devlet de kendine çekidüzen vermelidir.”

Şeyh Feyzeddin Erol Saygı Öztürk’e anlattı.

“On bakanın evimize geldiği günler de oldu”

3 – “… 2019 yılının Ramazan ayıydı. Eskişehir’e bağlı Sivrihisar İlçesi’ni geçtikten sonra ‘Buhara’ tabelasını gördük. Yanımdaki arkadaş, ‘Ben seviyorum abi, onun için fırsat buldukça yanına gidiyorum. Orada kendimi huzurlu hissediyorum’ diyordu.”

Saygı Öztürk’ün görüştüğü diğer şeyh de Menzil’in Buhara kolunun başındaki Feyzeddin Erol

Öğreniyoruz…

Şeyh Erol’a medrese öğrencileri “Sultanım”, “Şeyhim”, “ Seydam” diyor. Öztürk, “Ramazanda Feyzeddin Erol’la konuşmaya gitmiştim. Oruçlu olmadığımı öğrenince önce çay ikram etti, arkasından da yemek. Erol, ‘Ben sosyal bir insanım, yadırganacak bir şey yok’ dedi..” diye anlatıyor görüşmeyi.

Peki Feyzeddin Erol neler anlattı?

Kitaptan okuyalım: “…Rahmetli babam (Şeyh Muhammed Raşit Erol) hakikaten çok büyük ahlakı olan bir insandı. Hiçbir zaman başkasının parasında gözü olmamıştır. Ne vakfımız, ne dergimiz, ne radyomuz, ne televizyonumuz, ne de okulumuz vardı. Bazen on tane bakanın evimize geldiği günler de oldu. Hiçbir zaman devlette, ‘Şunu bu işe al, şu kişiyi işe al, bunu buraya koy’ demedik. ‘Bugünkü Menzil’ diyeceksin. Teyp kapandıktan sonra izah ederim.”

“DEVLETTE HER YERDE VARLAR”

Saygı Öztürk, Menzil’in Buhara kolunun şeyhine net bir soru yöneltiyor: “Sağlık Bakanlığı’nda Menzilcilerin gücü ne?” Cevap da net:

“… Ne olacak… Enerji eski Bakanı Taner Yıldız da Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ da bizim evimizde büyüdüler. Her hafta yanımda olan insanlardı. Şimdi selam vermiyorlar. Biz, Menzil’den kopunca bizden koptular. Biz değil, Menzilciler Türkiye’nin her yerinde güçlüdür. Bilmiyorum, devlette her yerde adamları var.”

Not: Saygı Öztürk bugün saat 14’te Ankara Kitap Fuarı’nda Doğan Kitap’ta yeni kitabını imzalayacak…

ABD Büyükelçiliği ve Menzil şeyhlerinden Trabzon’a ‘sır’ ziyaret

29 Ekim 2019

YazarlarAytunç ERKİN

702

PAYLAŞIM

İddia: 1995’te ABD’nin Ankara Büyükelçisi Marc Grossman ve Menzilciler Trabzon’a gitti

İddia: Türkiye’nin gündemindeki ‘Ilımlı İslam’ ve Anadolu’nun İslam’ı yaşayış biçimi incelendi

İddia: Menzil şeyhlerinin şoförlüğünü ‘milliyetçi’ Emin A. isimli bir üniversite öğrencisi yaptı

ABD’nin Türkiye’deki tarikatlara ilgisi 1990’larda başladı ve ‘Kemalizm’ düşmanlığı yapıldı

1 – SÖZCÜ Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün yeni kitabı ‘Menzil’le ilgili geçen pazar günü kaleme aldığım yazı çok tartışıldı. Kitap da daha çok tartışılacak gibi… Bu arada Adıyaman merkezli Menzil’le ilgili 24 yıl önce yaşanan ve sadece devlet kayıtlarına bir bilgiye de ulaştım. İddiayı hemen aktarıyorum: 1995 yılında ABD’nin Ankara Büyükelçisi Marc Grossman ve tarikatın önde gelen isimlerinin beraber Trabzon ve Rize’ye gittikleri, incelemelerde bulundukları öne sürüldü. Ne mi incelediler? O dönemde planlanan ve sonrasında Türkiye’nin gündemine oturan ‘Ilımlı İslam’ ve Anadolu’nun İslam’ı yaşayış biçimi olabilir! Trabzon’a giden Menzil tarikatının önde gelenlerine şoförlük yapan kişinin de Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden ‘milliyetçi’ bir öğrenci olduğu kaydedildi. Emin A. ismindeki şahsın ziyaret sonrası büyükelçilik tarafından ABD’ye götürüldüğü ve ‘devşirildiği’ de notlar arasında. Emin A.’nın şu anda Balkan ülkelerinde olduğu ifade edildi… Bunlar önemli iddialar ancak… o döneme baktığımızda… Örneğin:

RAND: ILIMLI İSLAM DESTEKLENMELİ

24 Aralık 1995 günü sandığa giden 29 milyon seçmen, Refah Partisi’nin 1994 yılında, belediyecilikteki başarısının karşılığını vermişti. Refah Partisi, yüzde 21.3 ile seçimlerden birinci çıkmış, ANAP ve DYP yüzde 19’ar oy alırken CHP barajı kıl payı geçebilmişti. DSP’nin oyu ise yüzde 14.6’ydı. 1996’da da Refah-Yol kurulmuştu… Altı yıl öncesine gidelim! CIA’nın düşünce kuruluşu Rand Corporation (Araştırma ve Geliştirme Kuruluşu), “Türkiye’de İslam radikalizminin geleceği” konulu bir rapor hazırlar. Raporu ABD Savunma Bakanlığı Pentagon istemiştir… Rand, adını sıkça duyduğumuz CIA ajanı Graham Fuller’in başkanlığında şu tespitleri yapar: “Türk halkı arasında İslam’a ve bunun uygulanmasına ilgi büyük ölçüde artmıştır. Üniversitelerde başlarını örten öğrenciler çoğalmaktadır. Ilımlı İslam desteklenmelidir…”

ABROMOWITZ, GROSSMAN VE FULLER…

Türk gazeteciler içinde bu durumu tespit eden isimlerden birisi de o dönem Radikal’de yazan Murat Yetkin’di. Yetkin, 3 Mart 2012’de köşesinde şu cümleleri kurmuştu: “ABD başkentinde radikal İslam’ın yayılmasına karşı ‘ılımlı’ İslam kavramını ortaya atma fikrini geliştirenler, Türkiye üzerine çalışan isimler oldu. Morton Abromowitz ve Marc Grossman gibi diplomatlar, Graham Fuller gibi CIA uzmanları, Ian Lesser gibi araştırmacılar bunda pay sahibi oldu.”

2 – ABD’nin, ‘Ilımlı İslam’ projesinin geldiği son nokta: 15 Temmuz darbe girişimi

Kitabın adı: Siyasal İslam’ın Geleceği…Türkiye’de. 2004 yılında yayımlandı. Yazarı CIA ajanı Graham Fuller. Basan ise Fetullah Gülen’in Yayınevi TİMAŞ! Fuller, İslami kesime şu öneride bulunuyor: “(Sayfa 345) Ümit edebileceğimiz tek şey, liberal İslamcıların modern çağda yenilenmiş bir İslam anlayışı ve evrensel İslami değerler formu ortaya koyma yönündeki çalışmalarında sebat etmeleri… Süreç boyunca müttefikler bulmaları.”

Graham Fuller, müttefik olarak kimi mi öneriyor? Okuyalım: “İslam dünyasında, ABD tarafından da aktif olarak desteklenen ciddi reformlar ve siyasal değişim olabilir…”

Fuller ve arkadaşlarının ‘Ilımlı İslam’ projesinin ilk ayağı AKP’nin iktidar gelmesiydi ve başarılı oldular. Bunu unutmayalım… Ne zaman ki iktidarla ters düştüler, Fetullahçılarla açık bir şekilde operasyona başladılar. Yani ‘Ilımlı’ dedikleri yapıların geldiği nokta 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi oldu!

3 – AKP’li Taner Yıldız detayı Kayseri’de gündem oldu!

“Menzil tarikatı Sağlık Bakanlığı’nın ele geçirdi mi?” başlıklı SÖZCÜ’de yayımlanan geçen pazar günü çıkan yazımda şunları kaydetmiştim: “Saygı Öztürk, Menzil’in Buhara kolunun şeyhi Feyzeddin Erol’a net bir soru yöneltiyor: …Sağlık Bakanlığı’nda Menzilcilerin gücü ne? Cevap da net: Ne olacak… Enerji eski Bakanı Taner Yıldız da Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ da bizim evimizde büyüdüler. Her hafta yanımda olan insanlardı. Şimdi selam da vermiyorlar. Bizim bulunduğumuz topluluğa da gelmiyorlar. Ama babamın döneminde, babama hep gelirlerdi. Biz, Menzil’den kopunca onlar da bizden koptular. Biz değil, Menzilciler Türkiye’nin her yerinde güçlüdür. Bilmiyorum, devlette her yerde adamları var. Niye olmasın ki?”

İşte bu bölüm, Kayseri’de çıkan “Kayseri Olay” Gazetesi’nde dün manşet oldu. Manşette, “Şimdi selam vermiyorlar” denildi ve AKP Kayseri Milletvekili Taner Yıldız detayına çekildi.

4 – 1990’da CIA’nın hedef aldığı isim: ATATÜRK

Tarih 26 Şubat 1990… Cumhuriyet Gazetesi Washington Temsilcisi Ufuk Güldemir, CIA’nın Ortadoğu Masası eski yöneticisi Graham Fuller’le bir röportaj yapar. Fuller’i Türkiye’yle tanıştıran gazeteciyle CIA ajanı ‘Kemalizm’i konuşurlar ve Fuller şöyle der: “Atatürk’ün düşünceleri, çağı için son derece güçlü düşüncelerdi. Ama Türkiye artık ulusal kimliğini, yörüngesini, dünyadaki rolünü, hatta İslam’ın günlük yaşamdaki yerini yeniden düşünmelidir. Türkiye, demokrasi ile İslam’ın bir arada yaşatılabileceği modern bir formül bulsa, İran ve Arap dünyasına olağanüstü büyük bir entelektüel öncülük yapmış olur. İslam dünyası için geleceğin modeli olur bu.”

“KEMALİZM BİTTİ, LİBERAL İSLAM VAR”

‘Kemalizm bitti’ diyen Fuller, ABD’de yayımlanan “The National Interest (Ulusal Çıkar)” adlı derginin Sonbahar 2000 tarihli sayında da şöyle der: “Bugün Türk devletinin bir sorunu varsa, bu da aslında Kemalizmin değişmez bir değerler paketi olarak var olmayı sürdürmesidir. Hangi türden olursa olsun hiç bir metin, hep ortaya çıktığı şartlar altındaki terimlerle yorumlanamaz. Daha önemlisi liberal olmayan bu düzen, Türkiye’nin demokratik değişimini engellemekte, İslamcılık ve Kürtler gibi iki ana sorunun çözümüne de zorlaştırmaktadır.”

USULSÜZLÜK DOSYASI : AK PARTİ’DE SÜLALE BOYU İŞ GARANTİSİ /// GÖKSU AİLESİNİN ÇALIŞMADIĞI YER KALMAMIŞ 😊


AK PARTİ’DE SÜLALE BOYU İŞ GARANTİSİ /// GÖKSU AİLESİNİN ÇALIŞMADIĞI YER KALMAMIŞ 😊

Listeye yenge hanımın ailesi, kayınçolar, hala/teyze/dayı çocukları ve diğer hısım, akrabalar sığmadı!

Aile boyu maşallah

1.Ali Göksu – İski Genel Şube Şefliği

2.M.C. Göksu -İski Bayrampaşa Şube Şefliği

3.Murat Göksu -Park Ve Bahçeler Şefliği

4.Caner Göksu -Iati Genel Müdürlüğü

5.Adem Göksu -Kültür Ve Etkinlik Müdürlüğü

6.Burhan Göksu -Medya Müdürlüğü

7.Gönül Temiz Göksu -Çevre Temizlik Müdürlüğü

8.Bekir Göksu -3.Bölge Koruma Şefliği

9.Deniz Göksu -4.Bölge Koruma Şefliği

10.Hakan Göksu -Asya 2.Bölge Koruma Şefliği

11.Sakine Göksu -Yazı İşleri Arşiv Müdürlüğü

12.Hacer Göksu -İdari İşler Şefliği

13.Mizrap Göksu -İdari İşler Şefliği

14.Müslüm Göksu -Elektronik İşler Şefliği

15.Selim Göksu – Su Ve Kanal Şefliği

16.Mehmet Göksu -Su Ve Kanal Şefliği

17.Ömer Göksu -1.Bölge Şefliği

18.Halil Göksu -Iaşe İşleri Şefliği

19.B.Fikri Göksu – Sistem Yönetim Şefliği

ÇOCUK İSTİSMARI DOSYASI : AK Parti Gençlik Kolları il yönetiminde görevli Target Karaman, iki çocuğa tecavüz ederken yakalandı !!!


AK Parti Gençlik Kolları il yönetiminde görevli Target Karaman, iki çocuğa tecavüz ederken yakalandı !!!

Ak Parti Gençlik Kolları il yönetiminde görevli ve Yeni Malatyaspor’un taraftar grubu olan Derebeyleri Derneği’nin üyelerinden Target Karaman, 2 çocuğa cinsel istismarda bulunurken yakalandığı öne sürüldü.

malatyatime.com’un haberine göre; Target Karaman’ın sosyal medyada paylaşılan fotoğrafında darp edildiği görülüyor. Ayrıca Karaman’ın fotoğrafında boynuna “Ben bir namussuzum, çocuk tecavüzcüsüyüm, beni ıslah edin…” yazılı not asılmış.

USULSÜZLÜK DOSYASI : AK Parti gençlik kolları yöneticisi İçişleri’ne müşavir olarak atandı


AK Parti gençlik kolları yöneticisi İçişleri’ne müşavir olarak atandı

AK Parti Eyüp Gençlik Kolları Başkanı Cihat Biradlı, İçişleri Bakanlığı’na bakan müşaviri olarak atandı. Biradlı’nın herhangi bir sınava girmeden atandığı belirtildi.

DUVAR – İçişleri Bakanlığı’na yapılan müşavir ataması, liyakat tartışmalarını gündeme getirdi.

AK Parti İstanbul Eyüp İlçe Gençlik Kolları Başkanı Cihat Biradlı, İçişleri Bakanlığı’na bakan müşaviri olarak atandı.

Biradlı, Twitter hesabından bu göreve atandığını şu ifadelerle duyurdu:

“İlçe Başkanım Adem Koçyiğit‘in desteği ile İçişleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu’nun teveccühüyle, saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan‘ın takdiri ile İçişleri Bakanlığı’na bakan müşaviri olarak atandım. Tebrik ve destek mesajlarını esirgemeyen herkese teşekkür ederim.

İçişleri Bakanlığı’ndaki görevime atanmamdan ötürü, 16.04.2018 tarihinden bu yana sürdürmüş olduğum Adalet ve Kalkınma Partisi Eyüpsultan İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı görevimden 19.08.2019 tarihi itbari ile istifa etmiş bulunmaktayım.

— Cihat Biradlı (@cihatbiradli) August 20, 2019

Yeniçağ’daki habere göre ise Biradlı’nın ataması sınavsız, mülataksız yapıldı.

KHK’YLE YENİDEN DÜZENLENDİ

Müşavirlik atamaları, 9 Temmuz 2018’de yayınlanan 703 sayılı KHK’yle yeniden düzenlendi.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na eklenen düzenleme çerçevesinde;

“Madde 172- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,

a) 61 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Bakan müşaviri

Madde 61/A- Bakanlıklarda, özel önem ve öncelik taşıyan konularda bakana danışmanlık yapmak üzere bakan müşaviri atanabilir. Bakan müşavirleri doğrudan bakana bağlı olarak çalışır.

Bakan müşavirleri, bakanın görev süresiyle sınırlı olarak görev yapar. Bakanın görevi sona erdiğinde, bakan müşavirlerinin görevi de sona erer.

Bakan müşaviri kadrolarına açıktan atananlardan görevi sona erenlerin veya görevden alınanların memuriyetle ilişikleri kesilir.”

657 Kanu’na göre daha önce ancak istisnai kadrolara, devlet memuru olmayan ve sınava tabi olmaksızın atama yapılabiliyordu. İçişleri Bakanlığı müsteşarlığı ise bu istisnai kadrolar arasında yer almıyordu.

İstisnai memurluklar değişiklik öncesi şu kadrolardı:

1- Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin memurlukları,

2- Başbakan Başmüşaviri,

3- Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait Başkan, Başkan Yardımcısı, Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, Uzman, Uzman Yardımcısı, Müşavir Avukat ve Şube Müdürleri (Uzman),

4- Başbakan Müşavirlikleri,

5-Özelleştirme İdaresi Başkanlığında Başkan, Başkan Yardımcısı, Başkanlık Müşaviri, Daire Başkanı, Proje Grup Başkanı ve Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği,

6-Başbakanlık ve Bakanlık Müşavirlikleriyle Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirlikleri,

7- Başbakanlık Basın Müşavirliği,

8- Bakanlar Kurulu Sekreterliği,

9-Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında veya kadro açıklamalar bölümünde özel nitelikli olarak gösterilen görev yerleri,

10- Özel Kalem Müdürlükleri,

11-Valilikler, Büyükelçilikler, Elçilikler, Daimi Temsilcilikler, dış kuruluşlarda çalışma müşavirlikleri nezdinde görevlendirilecek sendika uzmanlıkları,

12- Din İsleri Yüksek Kurulu Üyelikleri, Milli İstihbarat Teşkilatı memurlukları,

13- Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Müşavirlikleri, Hukuk Müşavirliği ve Genel Sekreter Sekreterliği,

14- Dışişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirlikleri ile Devlet Konservatuarında görevlendirilecek uluslararası ün yapmış üstün yeteneklere sahip Devlet sanatçıları,

15- Olimpiyat şampiyonluğu veya olimpik spor dallarından birinde büyükler kategorisinde birden fazla Dünya şampiyonluğu kazananlar arasından atanacak spor müşavirleri.