DUYURU : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU PROJESİ – ARAŞTIRMA SETLERİ – KAMUOYUNA SUNULUYOR !!


Değerli Yurtseverler Merhaba,

Araştırma konularına merak duyduğunuzu tahmin ediyorum. Bu nedenle size de tavsiyede bulunayım istedim.

ÖZEL BÜRO GRUBU’nun 9 farklı konuda 5 yıllık çalışma sonucu ortaya çıkardığı araştırma setleri projesini dikkatinize sunarım. İnternette doğru, tarafsız ve kapsamlı bilgi bulmak kolay iş değildir, siz de çok iyi bilirsiniz. Bu setler sanırım büyük bir ihtiyacı karşılamış olacak. Araştırma ve inceleme faaliyetlerinizde çok yardımcı olacağını zannediyorum. Malum vakit nakittir. İnsanlar bu kadar yoğun çalışırken ilgilendikleri yada merak ettikleri konulara yeterince zaman ayırıp araştıramıyorlar, bulsalar da ne kadar güvenilir tartışmalı. Bu setler ise 1 tıklama ile sorularınıza cevap verecek içeriğe sahip.

Bildiğiniz gibi Türkiye’de okuma alışkanlığı pek yok. Bir Japon vatandaşı yılda 75-80 civarı kitap okurken, eğitimli bir Türk kitapsever bile yılda en fazla 15 civarı kitap okuyor. ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU Araştırma ekibi bu eksiklikten yola çıkarak yeni bir proje hazırladı. Bu konuda bilginiz olmadığını varsayarak size de iletmek istedim. Ancak sınırlı miktarda olduğu için önceliği üyelerimize verdik. Önce üyelere sunacağız, kalan miktarını da kamuoyuna servis edeceğiz.

Setlerin açıklamasında yeteri kadar detayını verdiğimiz için burada uzun uzadıya anlatmayacağım. Hangi set ile ilgileniyorsanız o setin linkine tıklayıp detay öğrenebilirsiniz. Satın almanız halinde ÖZEL BÜRO GRUBU’nun araştırma faaliyetlerine de destek olmuş olacaksınız. Peşin teşekkürlerimizle,

Keyifli paylaşımlar dileği ile saygılarımı sunar, iyi günler dilerim.

Yusuf Özbek

ÖZEL BÜRO GRUBU Admin

1. Setlerimizi PREMIUM SET olarak alırsanız tek set için 198 TL’dir.

2. Özel Büro İstihbarat Grubu üyelerine TÜM SETLERDE % 10 indirim uygulanır !!!

TARİH DVD SETLERİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-679

KOMPLO TEORİLERİ DVD SETLERİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-722

FETÖ ÖRGÜTÜ DVD SETİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-746

TERÖR & DERİN DEVLET DVD SETLERİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-781

MK ULTRA DVD SETLERİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-798

PARAPSİKOLOJİ & GİZEM DVD SETLERİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-3149

TÜRKİYE & DÜNYA & MİLLİ SORUNLAR DVD SETLERİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-3150

SİYASİ DAVALAR DVD SETİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-3151

ÜLKELER & KITALAR – JEO STRATEJİK & JEO POLİTİK DVD SETİ

http://www.ozelburoistihbarat.com/duyurular/duyuru-turkiyede-henuz-bir-ornegi-olmayan-akademik-bir-projeyi-dikkatinize-sun-3152

Bu setler, ÖZEL BÜRO GRUBU Araştırma ekibimizin 5 yıllık çalışması sonucu ortaya çıkarılmıştır ve ne ülkemizde ne de dünyada bir benzeri yoktur.

DUYURU : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU GENÇLERİN GÖZDE SOSYAL PLATFORMU EKŞİSÖZLÜK’TE !!!!!!!!


Değerli Yurtseverler,

Her geçen gün kapsama alanımızı genişletiyoruz. Şimdi de gençlerin fenomen olarak kullandıkları yeni ve gözde bir mecraya girdik.

EKŞİSÖZLÜK

Siz de aşağıdaki linke tıklayarak ÖZEL BÜRO GRUBU hakkındaki düşüncelerinizi, tavsiyelerinizi yada şikayetlerinizi ENTRY girerek yazabilirsiniz. Girilen tüm entry’lere anında bakamasak ta mutlaka zamanımız olduğunda okuyacak ve cevap vereceğiz.

Şu ana kadar ki desteğinizden ötürü tüm yurtsever üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ederiz. Bize bu platformu kazandıran ekip üyemiz Tonguç beye de ayrıca teşekkür ederiz.

Bizi takibe devam edin !!

ÖZEL BÜRO GRUBU

LİNK : https://eksisozluk.com/entry/104996320

DUYURU : ÖZEL BÜRO GRUBU’NUN GELİŞTİRDİĞİ == TEM PROJESİ == /// ÖZEL BÜRO TERÖRLE MÜCADELE PROJELERİNE DESTEK VERİYOR !!!!


Değerli Yurtseverler Merhaba,

Bildiğiniz gibi 19.01.2007 tarihinde bir saldırı sonucu merhum Hrant Dink aramızdan ayrıldı. Bu konuda geçtiğimiz aylarda Mahkeme bazı kararlar verdi. Bu kararlara katılırız yada katılmayız ama daha da önemlisi saldırıdan sonra geride çok önemli sorular bıraktı.

Örneğin, saldırıyı gerçekleştirenlerin arkasında örgüt var mı yada varsa hangi örgüt var gibi ! Şu anki delillere göre Fetöcü Emniyet ve Jandarma personelinin cinayete iştirak ettiği biliniyor. Bakalım yargılama sonucunda ne çıkacak ? HRANT DİNK DAVASI, Fetö Davası ile birleştirildi. Yargılama sürecinde bilinmeyenler de ortaya çıkabilir ve perde gerisi aydınlanabilir. Bekleyip, göreceğiz.

Hrant Dink davası ile ilgili aslında sorulacak çok soru var. Ama burada dikkat edilecek nokta Hrant Bey gibi tehdit edilen yada risk altında olan biri hakkında devletin neden gerekli önlemleri almak istemediği. Bizce sorunun özü burada yatıyor.

Devletin benzeri bir çok olayda maalesef otorite boşluğunu görüyoruz, bu boşlukta maalesef zaman zaman yabancı zaman zaman yerli aktörler tarafından dolduruluyor. Nüfuz oyunları, manipülasyonlar vesaire.

Bu yüzden devletin tüm birimlerinin öncelikle vatandaşını asli vatandaş olarak görecek bir sosyolojik eşiğe gelmesi için atılması gereken adımları hayata geçirmesi gerekiyor. Gerekli teknolojik ve lojistik alt yapısını buna göre tekrar revize etmesi lazım.

Örneğin, merhum Hrant Bey’in eğer olay öncesi yakın koruması sağlansaydı bugün ne TİB kayıtları sorun olacaktı ne de olay yerinden şu kadar kişi şunlarla konuşmuş gibi bir muamma ortaya çıkacaktı. Bunların bir kısmı aydınlandı ama yine de puzzle’da bulunmayan parçalar var.

Eğer tehdit almamış yada risk içinde olmamış bile olsa ve diyelim ki gerçekten şu anki gibi değil de bu suikasti işleyecekler gerçekten saklanmış olsalardı bile devlet eğer gerekli alt yapısını muntazam bir şekilde kurmuş olsaydı yine böyle bir elim durum olmayacaktı.

Yani kısaca şunu ifade etmek istiyoruz.

Devlet gerekli teknik altyapıyı zamanında oluşturamadığı için maalesef HRANT DİNK katledilmiştir. Kendisinin seveni olabilir, ya da olmayabilir ama bir insanın hayatını kaybetmesi hem de bir sürü F TİPİ İSTİHBARAT OYUNU ile ölümüne onay verilmesi kabul edilecek bir şey değildir.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak benzeri elim olayların yaşanmaması için uzman teknik arkadaşlarımızın özverili çalışmaları ile bir bilişim projesi tasarladık ve resmi kurumlarımıza arz ettik.

Projemiz ilgili kurum yetkililerince değerlendirildi ve takdir topladı.

Projemizin ismi Hassas Bölgeler için Şüpheli Faaliyet & Şüpheli Kişi Erken Uyarı Aktivasyonu.

(Basit manada çizim şemasını aşağıda görebilirsiniz)

Eğer Hrant Beye yapılacak suikast gerçek manada saklanmış ve sadece emri veren ile uygulayan tetikçilerin bilgisi dahilinde olsaydı bile yukarıda bahsettiğimiz proje ile bunu önceden tespit ederek gerekli önlemleri alabilirdiniz.

Çünkü projemiz özellikle metropollerde (İstanbul, Ankara vs) belirlenen hassas bölgelerdeki tüm mobil iletişimi hakkında “anlık olarak” ilgili birimlere “görüşme trafiği” ve “geolocation” hakkında bilgilendirme yapıyor.

Sistem basit anlamda şöyle işliyor.

Önce Valilik, Kaymakamlık, Askeri Garnizon, Polis Karakolları ve birimleri, Devlet Daireleri, Korunma durumunda olan VIP kişiler gibi önemli lokasyondaki bölgelerde bulunan baz istasyonlarına bir yazılım ve donanım ilavesiyle istihbarat kurumlarının envanterinde bulunan tüm şüpheli kişilere ait mobil imei numaraları stoklanıyor. Belirli bir merkezden de kontrol edilebilinir. Bu sistemde korunması gerekli olan istihbari, askeri, devlet konuk evi, Bakanlık, Başkanlık gibi üst düzey Devlet binaları, VIP konaklama yeri, yada her neresi isteniyorsa o binalara özel tahsis edilmiş özel baz istasyonlarına da bu imei numaraları stoklanabilir.

Eğer bu envanterin içinde bulunan herhangi bir şüpheli kişi bu bölgeye gelirse sistem ilgili birime otomatik olarak raporlama yapıyor ve kişi sahada bulunan resmi kişilerce takibe alınıyor yada enterne ediliyor. Basit manada böyle ifade edebiliriz.

Eğer bahsettiğimiz sistem veya benzeri, MİT veya başka bir birim tarafından kullanılıyor olsaydı maalesef bu elim olay meydana gelmeyecekti.

Umarız projemiz yetkililerce değerlendirildikten sonra kullanıma sokulursa devletin istihbari anlamda büyük bir boşluğu kapatılmış olacaktır diyebiliriz. Ama şunu da unutmamalıyız, dünyanın en gelişmiş istihbarat teknolojilerine de sahip olsanız dikkatli bakan bir çift göz ve onu analiz edecek uzman bir beyinden mahrumsanız tam anlamı ile güvenlik sağlayamazsınız. İstihbaratın kalbi insandır. İnsana dayalı istihbaratınız iyi değilse istihbarat ağınız çökmüş demektir.

Bu yüzden devlet büyüklerimize önerimiz, teknolojik istihbarata verdikleri önem kadar sahada görev yapan ajanlara da önem verilmelidir.

İHBARLARINIZ İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

Güvenli yarınlar temennimizle,

Erkut Ersoy

İstihbarat Uzmanı

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : LÜTFEN ÖZEL BÜRO FACEBOOK GRUBUNA ÜYE OLUN /// GÜNDEMİ EKSİKSİZ TAKİP EDİN


ŞU ANA KADAR PAYLAŞTIĞIMIZ VE BUNDAN SONRA PAYLAŞACAĞIMIZ KONULAR HAKKINDA BİLGİ ALMAK İSTERSENİZ EK’TE BULUNAN DÖKÜMANI İNCELEYİN !!!!

DÖKÜMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

WEB SİTE LİNK : https://www.facebook.com/groups/ozel.buro.istihbarat.grubu/

DUYURU : Grup üyeleri içerisinde otel, motel, pansiyon yada butik otel işletenler yada personel olarak çalışanlar varsa lütfen bizimle iletişime geçsin.


Değerli Yurtseverler,

Bir tatil sezonu daha geldi. 2011 yılından beri ÖZEL BÜRO EKİBİ olarak doğru dürüst bir tatil yapamadık. O kadar yoğun çalıştık ki yıllarca sadece 3-4 saatlik bir uyku ile dinlenebildik. Tabi çok yorulduk ve ekibimizden bazı arkadaşlar tatil yapacaklar. Tatili hak ettiler. Kısa bir tatilden sonra yeni sezona bomba gibi paylaşımlarla gireceğiz ama önce izninizle biraz enerji toplayalım J

Grup üyeleri içerisinde otel, motel, pansiyon yada butik otel işletenler yada personel olarak çalışanlar varsa lütfen bizimle iletişime geçsin. Telefonumuz 0539-570-2295

Tercih ettiğimiz bölgeler : Antalya, Alanya, Kaş, Side, Ayvalık, Bodrum, Fethiye, Kemer, Belek, Alaçatı, Kuşadası ve Marmaris.

Tatil yapacak üyelerimize şimdiden iyi tatiller,

Yusuf Özbek

ÖZEL BÜRO Yönetici

DUYURU : ESKİ YOUTUBE KANALIMIZ HAKSIZ ŞEKİLDE FESH EDİLDİ /// ÖZEL BÜRO YOUTUBE YENİ KANALI HİZMETİNİZDE !!


ÖZEL BÜRO YOUTUBE YENİ KANALI HİZMETİNİZDE !!

Eski Kanalımızın Adresi : https://www.youtube.com/user/dssteknoloji/about

Yukarıdaki kanalımız YOUTUBE YÖNETİMİ’nin anlamsız bir tutumu ile fesh edildi. Bu konuda gerekli girişimleri yaptık. Umuyoruz yasak tekrar gözden geçirilir ve tekrar aktif edilir. Bu sonuç oluşana kadar yeni kanalımızı aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz. Henüz çok fazla video yok ancak sizlerin de desteği ile bugün itibariyle (02.05.2020) birbirinden özel ve değerli yeni videolar ekleyeceğiz. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.

Yeni Kanalımızın Adresi – 1. KANAL : https://www.youtube.com/channel/UCOMPaV7X6svI4IjoriVO3kQ

Yeni Kanalımızın Adresi – 2. KANAL : https://www.youtube.com/channel/UC0sUTE2qJsiOTqVT2wr__gA

Eski Kanalımız 9 Haziran 2012 tarihinde açıldı.Yeni kanalımız ise 04.09.2019 tarihinde yayına girdi.

İstihbarat, Güvenlik, Terör, Komplo Teorileri, Strateji, Teknik Takip, Mizah, Teknoloji, Bilişim konularında yüzlerce ilginç video

Bu platformda,

• Türkiye ve Dünya Gündemine ilişkin mevzuları,

• Ergenekon Balyoz, İnternet Andıcı gibi yerel davaları,

• Çeşitli lokal ve uluslararası siyasi meseleleri,

• MİT, MOSSAD, CIA, BND, FSB, Muhaberat, SAVAMA gibi gizli servislerin basında yer almış haberlerini,

• Farklı farklı Komplo Teorilerini,

• Türk ve Dünya Tarihi ile ilgili önemli makaleleri,

• Birbirinden eğlenceli ve komik video, resim, karikatür ve fıkra’ları,

• HAARP, Zihin Kontrolü, İlluminati, Reenkarnasyon, UFO’lar gibi gizem dolu ama merak edilen konuları

• Çeşitli konularda ANKET’leri

• Milli meselelere ilişkin Kampanyalar ile ilgili videolarıpaylaşacağız

Eski kanalımızda hali hazırda 18.08.2016 itibariyle 2,332 abonemiz vardı ve şu ana kadar 2,506,091 kez görüntülenmiştik. Yeni kanalımızda da bu etkinliği devam ettirebiliriz düşüncesindeyiz.

Sizi de kanalımızı takibe davet ediyoruz.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

BİZE İHBAR GÖNDEREBİLİRSİNİZ /// ÖNEMSİZ GİBİ GÖRÜNEN BİR BİLGİ BİR ÇOK ŞEYİN AKIŞINI DEĞİŞTİREBİLİR .. PEKİ ! NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ ?


mitlogo.png

ÖNEMSİZ GİBİ GÖRÜNEN BİR BİLGİ BİR ÇOK ŞEYİN AKIŞINI DEĞİŞTİREBİLİR .. PEKİ ! NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ ?

MİT’İN WEB SİTESİNİN ”NASIL YARDIM EDEBİLİRSİN ?” BÖLÜMÜNÜ KULLANABİLİRSİNİZ ..

SAYFA İÇİNDE, https://www.mit.gov.tr/katkiniz.html

ÖZEL HAZIRLANMIŞ BİR ”İSTİHBARAT VERME” FORMU BULUNUYOR. FORMUN ÜZERİNDE, ”YARDIMCI OLMA” İÇERİKLİ MESAJ GÖNDERMEK İSTEYENLERE ”GİZLİLİK” GARANTİSİ VERİLİYOR. SECURE SOCRET LAYER (SSL) PROGRAMI SAYESİNDE KORUNAN MİT’İN İNTERNET SİTESİNDE İLGİLİ SAYFADA ŞU İFADELER YER ALIYOR.

”ÜLKE GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA, 2937 SAYILI MİT KANUNU’NDA YER ALAN GÖREVLERİMİZ KAPSAMINDA HERHANGİ BİR ÇABA SARF ETMEKSİZİN, GÖRDÜĞÜNÜZ DUYDUĞUNUZ, BİLDİĞİNİZ HUSUSLARI AŞAĞIDAKİ FORMAT ÇERÇEVESİNDE İLETMENİZ GÖREVLERİMİZE KATKI SAĞLAYACAKTIR. MESAJINIZI İSİM VERMEDEN DE GÖNDEREBİLİRSİNİZ, ANCAK HERHANGİ BİR ARAŞTIRMAYA YÖNELMEMİZİ İSTİYORSANIZ KENDİNİZE ULAŞMAMIZI SAĞLAMAK ÜZERE ADINIZI SOYADINIZI VE ADRES DETAYLARINI DA GÖNDEREREK MESAJINIZI GÖNDEREBİLİRSİNİZ. BU FORMU KULLANACAKLARIN KİMLİĞİ ÜÇÜNCÜ KİŞİ VE KURUMLAR NEZDİNDE SAKLI TUTULMAKTADIR.”

YADA EĞER MİT’E BAŞVURMAKTAN ÇEKİNİYORSANIZ BİZE YAZABİLİRSİNİZ. AŞAĞIDAKİ LİNKTEN BİZE İHBAR VE BİLGİ GÖNDEREBİLİRSİNİZ.

BİZ İSTEMENİZ HALİNDE KİMLİĞİNİZİ 3. KİŞİ VE KURUMLARDAN SAKLI TUTARAK BİLDİRDİĞİNİZ HERHANGİ BİR SUÇ KONUSUNDAKİ İHBARINIZI CİDDİYETLE ELE ALARAK DEĞERLENDİRECEĞİZ VE İLGİLİ RESMİ KURUMLAR NEZDİNDE TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ.

İHBARINIZI BURAYA TIKLAYARAK YAPABİLİRSİNİZ.

BİYOGRAFİ DOSYASI /// Mehmet FARAÇ : 100 yıl önce bugün idam edilmişti… Şehit Nusret’in asırlık dramı…


Mehmet FARAÇ : 100 yıl önce bugün idam edilmişti… Şehit Nusret’in asırlık dramı…

E-POSTA : farac65

05 Ağustos 2020

Cumhuriyetin kuruluşu öncesinde Anadolu’yu işgal eden emperyalistler sadece böl-parçala-yönet zihniyetini dayatmamış, aynı zamanda kendilerine direnen vatanseverleri de işbirlikçilerin desteğiyle hedef almıştı…

Tıpkı Ergenekon kumpasında vatanseverlerin bertaraf edilmesine benzer olaylar yaşanırken, kurbanlardan biri de Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey’di…

O kahraman bürokrat, bundan tam 100 yıl önce bugün, İstanbul’da, devletin içerisine yerleşen çetelerin baskısı ve Silivri benzeri uyduruk bir mahkemenin sahte belgeleriyle idam edilmişti…

1875 yılında Preveze Sancağı eski Sorgu Hâkimlerinden Behram Efendi’nin oğlu olarak Yanya’da dünyaya gelen Nusret Bey, Osmanlı’nın artık sarsılmaya başladığı dönemlerde, Mektebi Mülkiyeyi Şahane’den 1899’da mezun olmuştu…

İlk görev yeri Yanya Vilayetinde görev yaparken, Hayriye Hanım’la evlenen ve Nasuhi, Mazlum, Tarık adlı üç çocuk babası olan Nusret Bey, bir çok ilçede görev yaptıktan sonra, 1914’te Bayburt Kaymakamlığına atanmıştı…

İşte o dönemlerde, Birinci Dünya Savaşı’nın en karmaşık günlerinde Osmanlı güç kaybederken, azınlıkların isyan hareketleri de duyuluyordu… Üstelik Bayburt da bu saldırılardan etkilenmeye başlamıştı…

Ermenilerin tehcir çalışmalarının sorunsuz geçmesi için çalışan Nusret Bey, Bayburt’taki başarılarının ardından 1915’te Erzincan Sancağı Mutasarrıf Vekilliği’ne, sonra Ergani Maden Sancağı Mutasarrıflığı’na, 30 Ekim 1917’de ise Yıldırım Orduları 2.Grup Kumandanı Mustafa Kemal Paşa’nın talebi üzerine, Urfa Müstakil Sancağı Mutasarrıflığı’na atanmıştı…

Ancak Nusret Bey, Urfalıların işgalcilere karşı mücadelesinde ve kuvvacıların örgütlenmesinde çok etkili görevler yaparken, Ermeni tehciri ile suçlanmasının ardından halkı örgütlediği için de İngilizlerin tepkisini çekti…

Hatta işgalin başladığı ilk günde silahlarıyla mutasarrıflık makamını basan İngiliz yarbayı karşılamadığı ve makamını vermediği için iyice hedef olan Nusret Bey.

”Galip bir hükümetin askeri neden karşılanmıyor?” diye soran İngiliz kumandanına,

”Haksız yere memleketi işgal eden bir kuvveti karşılamaya çıkmak bir Türk mutasarrıfına yakışmaz. Bir misafir gibi gelseydiniz, sizi Birecik’te karşılardım” diye yanıt verince iyice öfke çekmişti…

İşgalciler bu direnişe rağmen durmamış ve mutasarrıflığa sürekli bildiriler göndermeye devam etmişti…

Nusret Bey de geri adım atmamış, işgalcilerin baskısı artınca tabancasını masasının üzerine vurmuş ve Ermeni tercümana, "Git kumandanına söyle, ben kendisinin emir eri değilim… Bir daha tekerrür ederse, bunu beyninde patlatırım" diye bağırmıştı…

Nusret Bey’in bu tavrı işgalcileri iyice kızdırmış olmalı ki, İngiliz kumandanı, makinalı tüfeklerini mutasarrıflık makamına çevirmişti…

Tüm bunlara "Şehit Nusret Bey’in Savunması" adlı kitabında yer veren tarih araştırmacısı Müslüm Akalın’a göre, "Bu gidişat Nusret Bey için de sonun başlangıcı olmuştu…"

Çünkü 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra kurulan İstanbul Hükümetleri açıkça baskı altındaydı…

Ermeni tehcirini soruşturmak için önce komisyonlar, ardından da sözde sorumluları yargılamak için mahkemeler kurulmuş ve tehcirde görev yapan idarecilerle ilgili iftira kampanyası başlatılmıştı… Bazı devlet adamlarının yanısıra Nusret Bey de bu iftiraların hedefi olmuştu…

Düzmece belgelerle tuzak!..

Nusret Bey, Urfa Mutasarrıflığı görevinde bulunurken Damat Ferit Paşa Hükümeti tarafından 6 Nisan 1919’da Ermeni tehciri meselesinden dolayı azledilir ve jandarma eşliğinde İstanbul’a gönderilir… Aslında aynı gerekçeyle idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’den sonra yeni bir kurban seçilmiştir…

Nusret Bey, İstanbul’da Mustafa Nazım Paşa başkanlığındaki Divan-i Hab-i Örfi’de yargılanır ve suçsuz bulunmasına rağmen askeri cezaevinde tutulur…

15 Mayıs 1919’da, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi şok yaratırken, tepkilerden çekinen hükümet, aralarında Nusret Bey’in de bulunduğu 40 tutukluyu serbest bırakır…

Ancak Nusret Bey’in özgürlüğü fazla sürmez. Çünkü 6 Kasım 1919’da Erenköy’de gözaltına alınır ve Ermeni tehciri iddialarıyla tekrar tutuklanarak cezaevine konulur…

Nusret Bey’in yargılanması, 15 Mart 1920’de Esad Paşa başkanlığındaki 1. Divân-ı Harb-i Örfî’de başlar…

Hükümetin en önemli meselesi Ermeni tehciri davalarını hızlandırmaktır. İşte bu amaçla; hükümet 17 Nisan 1920’de Birinci Divan-ı Harb-i Örfi Başkanlığına Nemrut Mustafa Paşa’yı getirir…

26 Nisan 1920’de de mahkeme, bir genelge yayınlayarak yargılamaların gizli yapılacağını ve sanıkların avukat bulunduramayacağını açıklar…

Mahkeme heyeti, 29 Nisan 1920’de gazetelere ilanlar vererek; "Bayburt ve Ergani tehciri meselesine dair malumatı olanların Divan-i Harb-i Örfi’ye gelerek şahitlik yapmalarını" ister…

Aslında ilanla yalancı şahitler aranıyordur!.. Bunun için Ermeni patrikhanesinin de devreye girdiği söylenir…

Yani, Nusret Bey’in avukat ve şahit bulundurmasına yasak getirilerek eli kolu tamamen bağlanmış olur…

Millî Mücadele kahramanlarından Fethi Okyar, işte bu yüzden "Nemrut Mustafa kadar kindar, cahil ve merhametsiz birinin bulunabileceğine ihtimal vermiyorum" diyerek, mahkemenin tavrını yerden yere vurmuştur…

Mahkeme özellikle Nusret Bey aleyhine şahitlik yapan kişileri dinlemede ısrar eder…

Kendisine yüklenen iftira dolu suçlamaları tek tek çürüten Nusret Bey; 3.Ordu eski kumandanı Mahmut Kamil Paşa’nın emriyle Bayburt’taki Ermenileri kendi idaresi altında, jandarma tarafından Erzincan’a sorunsuz ulaştırıldığını, tehcir edilenlerin mallarının ise bir komisyon tarafından satıldığını, paralarının da sahiplerine belge eşliğinde verildiğini anlatır ama yargı zaten peşinen verilmiştir…

Şehidin ağlatan vasiyeti…

Nusret Bey’le ilgili karar 15 yıl kürek cezası olarak yüze karşı okunmasına rağmen, gerekçenin yazılması geciktirilmiş ve hüküm daha sonra mahkeme üyeleri değiştirilerek, idam olarak yazılmıştı…

Nusret Bey, idam locasına götürülmeden önce Bekirağa Bölüğü’ndeki odasının duvarına "Burası tarihin dönek mahallidir" diye yazarken, kardeşine yazdığı son mektuplarda ise şunları vasiyet eder;

"Kardeşim,

Bugün hayatımın son dakikalarını yaşıyorum. Vicdanım kat’iyyen muazzeb değildir. Hayatımda millet ve vatanıma hizmetten başka gayem yoktu. Bana isnad olunan cerâimin hiçbirisinin faili değilim. Masum ve bîgünahım. Garaza kurban oluyorum. Mustafa Paşa, garazını bugün de gösterdi. Küçük çocuklarımı, zevcemi yalnız ve pek fakir olarak bırakıyorum. Beş gün sonra yiyecekleri bile kalmayacaktır. Allah aşkına sokaklarda bırakma. Valdesi, çocuklarımın terbiyelerine baksın, intikamımı almak için çocuklarımı ona göre terbiye ederek büyütsün. Babaları mücrim (suçlu) değil, şehiddir. İşte son nefesimde hiçbir şeyden korkmayarak vicdanımdan kopup gelen şu ifadelerimi sana iblâğ ediyorum. Vatanım yaşasın, elbet bir gün gelir, intikamımı alır. Masumların âhı büyüktür.

Bir masumun kaniyle oynayan Mustafa Paşa’nın hainâne hareketleri şu dünyada kendisine acaba kâr kalacak mı? Sabır tavsiye eder ve aileme sefalet çektirmemenizi rica ederim."

Kumpas, iftira, idam…

Nusret Bey, işgalcilerle işbirliği yapanların düzmece mahkeme kararıyla 100 yıl önce bugün, 5 Ağustos 1920’de Beyazıt Meydanı’nda "suçsuz" yere idam edilir…

Ermeni mallarını yağmalamakla da suçlanan Nusret Bey’in yamalı pantolonunun cebinden yalnızca bir lira çıkar…

O dönemde hükümetin değişmesi üzerine, temyiz edilmeden kesinleşen kararlar için temyiz yolu açılınca, ailesinin başvurusu üzerine Nusret Bey’le ilgili hüküm bozularak ortadan kaldırılır ama iş işten çoktan geçmiştir…

Ancak Büyük Atatürk; Ermeniler, İngilizler ve işbirlikçi Osmanlı hükümetinin tezgahıyla, "Silivri’nin atası" sayılan mahkemelerce katledilen Nusret Bey’i unutmaz..

Büyük Millet Meclisi, 25 Aralık 1921’de Nusret Bey’i "Milli Şehit" ilân ederek kanun çıkarır, eşi ve çocuklarına maaş bağlar ama o vatansever mutasarrıfın suçsuz yere katledilmesi hukuk tarihine kara bir leke olarak da geçer…

Şehit Nusret Bey’in adı hem Bayburt’ta hem de Urfa’da, çok sayıda cadde, sokak, park ve okulda yaşıyor ama 100 yıl önce de, son yıllarda da, vatansever askerlerin; işbirlikçilerin kumpasları, sahte belgeler ve düzmece mahkemelerle bertaraf edilmiş olmaları ne kadar acı değil mi?..

Peki; tarihin, 100 yıl içinde kuvvacı vatanseverlere ihanet edilmesi açısından da tekerrür etmesi bir rastlantı mıdır acaba?..

Kaynak Yeniçağ: 100 yıl önce bugün idam edilmişti… Şehit Nusret’in asırlık dramı… – Mehmet FARAÇ