FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// Fethi Yılmaz : Günlerdir övgüler düzdüler de Norşin şeyhleri FETÖ’ye nasıl sahip çıktı


Fethi Yılmaz : Günlerdir övgüler düzdüler de Norşin şeyhleri FETÖ’ye nasıl sahip çıktı !!!

Bitlis’in Güroymak ilçesinde, Nakşibendi tarikatı şeyhlerinden 50 yaşındaki Abdulkerim Çevik’in uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi, gözleri tekrar sık sık gündeme gelen Güroymak’a çevirdi. Abdulkerim Çevik’in öldürülmesi sonrasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül sosyal medya hesaplarından taziye mesajları yayımlamıştı.

Güroymak’ın Kürtçe ismi; Norşin.

GÜROYMAK (NORŞİN) NEDEN ÖNEMLİ

Norşin adı, Türk siyasetinde de kritik bir öneme sahip. 2009 yılında 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bitlis’in Güroymak ilçesi için “Norşin” ifadelerini kullanmış ve “Çözüm Süreci”nin adeta startını vermişti. MHP lideri Devlet Bahçeli ise, bugün dahi “Norşin” ismini kullananlara karşı tepkisini dile getiriyor.

Menzil ve Haznevi cemaatlerinin de merkezi gibi görülen Norşin’de, Said-i Nursi de eğitim aldı. Yani Nur cemaatinin çıkışı da Norşin’e bağlanıyor.

Abdulkerim Çevik cinayeti sonrasında “Norşin”deki, yani Güroymak’taki cemaatler tekrar gündeme geldi.

Güroymak’taki (Norşin) Nakşibendi dergahının şu anki şeyhi Nurettin Mutlu. Geçen hafta sonu öldürülen Abdulkerim Çevik ile Nurettin Mutlu arasındaki yakınlık biliniyor.

FETÖ LİDERİ GÜLEN’E 17-25 ARALIK SONRASINDA ÖVGÜLER SIRALAMIŞLARDI

Güroymak’taki iki şeyh daha önce FETÖ lideri Fethullah Gülen’e yönelik övgü dolu sözleriyle gündeme gelmişti.

Şimdi biraz geriye gidelim…

AKP ile o dönem “cemaat” denilen Fethullahçı Terör Örgütü arasındaki kavga 2011 yılında başlamış, 2012 yılındaki MİT krizi ile tırmanmış ve 2013 yılındaki 17-25 Aralık operasyonları tüm bağ kopmuştu. Öyle ki, bugün dahi AKP, Fethullahçı Terör Örgütü ile mücadele miladını 17-25 Aralık olarak başlatıyor. FETÖ ile bağ, AKP için 17-25 Aralık’tan önce ve sonra diye ayrılıyor. Keza, kimi soruşturmalarda dahi durum böyle.

Ancak Norşin Şeyhi Nurettin Mutlu, 17-25 Aralık’tan aylar sonra, 23 Şubat 2014’te Fethullah Gülen’e destek olan bir röportajı, FETÖ’nün kapatılan yayın organı Zaman gazetesine verdi. Gazete de bunu manşetten “Gülen gibi bir alime hakaret edilmesini tasvip etmiyoruz” manşeti ile duyurdu.

Nurettin Mutlu 2014 yılındaki röportajında FETÖ lideri Gülen için, “15 yıldan beri Gülen’in eserlerini, çok sayıda başka âliminin eserlerini de okudum. Hepsi birbirinden kıymetlidir. Ama şunu söylemeliyim ki Gülen gibi bir âlim, mütefekkir görmedim. Böyle bir kıymete sahip olmakla ne kadar iftihar etsek azdır. Milyonların gönlünde taht kurmuş ihlas ve samimiyet abidesi Fethullah Gülen Hocaefendi gibi bir zata nahoş sözler sarf etmek onun kıymetinden bir şey kaybettirmez ama samimi her Müslüman’ın gönlünde tarifsiz yaralar açar” demişti.

Mutlu bununla da yetinmeyip, Gülen’le ilgili fetva vererek, “Bu hizmeti karalamak caiz değildir. Hocaefendi’yi, hizmetini ve arkadaşlarını karalamak bize bir şey kazandırmaz. Ona ve arkadaşlarına çok dua ediyorum” demişti.

Mutlu’nun sözlerinin Zaman gazetesi tarafından çarpıtıldığı da gündeme gelmişti. Ancak Nurettin Mutlu 13 Kasım 2014 yılında da Fethullah Gülen’den övgü ile söz eden açıklamaları bu kez FETÖ’nün bir diğer yayın organı CİHAN Haber Ajansı’nda haber yapıldı.

Fethullah Gülen için, “Hocaefendi’nin Said Nursi’ye ve Risale-i Nur’a bağlılığına hayran kaldım” diyen Mutlu, “Hocaefendi’nin 76 yıllık hayatı gayet şeffafiyet içerisinde, bu milletin arasında geçmiştir” ifadelerini kullanıyor.

Nurettin Mutlu’nun Zaman’daki röportajından bir hafta sonra, bu kez de geçen hafta sonu öldürülen Nakşibendi Şeyhi Abdulkerim Çevik, Zaman gazetesine açıklamalarda bulundu. Abdulkerim Çevik de, “Hocaefendi ıslah hareketi yürüttü. Türkiye’de üniversitelere de insan yetiştirme hizmetini Fethullah Gülen başlattı, Türkiye’de sosyal değişimi gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. Gülen’e yönelik övgülerine devam eden Çevik, “Peygamber vârisleri için ne düşünülüyorsa, Hocaefendi için de aynı şeyleri düşünmek ve aynı şeyleri idrak etmek gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Zaman gazetesindeki sözlerine, “Ben Pakistan’ı ziyaret etmiştim, orada büyük İslamî cemaatler var. Orada her cemaat kendi üstadını, hizmetlerini Hocaefendi’ye benzetiyordu. ‘Bizim hizmetlerimiz çok büyüktür, tıpkı Gülen Hocaefendi’nin hizmetlerine benziyor.’ diyorlardı. Hizmet Hareketi Türkiye’de, doğu-batı ayrımı yapmadan her yere hizmeti götürmüş. Bu sadece eğitimle de kalmamış, yoksul insanlara da yardımlar yapılmıştır. Her alanda İslam’ın öngördüğü hizmetleri olmuştur” diyerek devam eden Abdulkerim Çevik’in 2014 yılındaki bu sözleri de o dönem gündeme gelmişti.

FETHULLAH GÜLEN’İN TEŞEKKÜR LİSTESİNDE ADI GEÇİYOR

Nurettin Mutlu-Fethullah Gülen yakınlığı bununla da sınırlı değil. 21 Ekim 2013 yılında Zaman gazetesinde yayımlanan Fethullah Gülen’in hastalığında destek verenlere teşekkür listesinde de Nurettin Mutlu’nun adının olması dikkat çekiyor.

FETÖ’NÜN YARGIYI ELE GEÇİRDİĞİ REFERANDUM İÇİN “EVET” ÇAĞRISI YAPMIŞTI

Yine, FETÖ’nün yargıyı ele geçirmesine neden olan 12 Eylül 2010 yılındaki referanduma da Nurettin Mutlu desteklerini açıklamıştı.

Fethi Yılmaz

Odatv.com

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : MİT, FETÖ üyelerinin yeni taktiğini böyle ortaya çıkardı !!!! Minibüslerde toplantı…


MİT, FETÖ üyelerinin yeni taktiğini böyle ortaya çıkardı !!!! Minibüslerde toplantı…

İstanbul’da, FETÖ/PDY üyelerine mali destek sağladıkları iddiasıyla Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polisin düzenlediği operasyonla yakalanan 13 sanık ile ilgili çarpıcı detaylara ulaşıldı. FETÖ’nün örgütsel kodlarını gözler önüne seren ve yıllar içinde oluşturduğu kapalı yapısını şekillendiren hücre evlerinin deşifre olduğunu düşünen FETÖ’nün, Silivri ve Çatalca’da yeni hücre evleri oluşturduğu, örgütsel toplantıları seyir halindeki minibüslerde yaptıkları ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY‘ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dün sabah yeni bir operasyon başlatılmıştı. MİT İstanbul Bölge Başkanlığı ile İstanbul Mali Suçlarla Mücadele polisince düzenlenen ortak operasyonda, örgüte aktif mali yardımda bulunan, yeni hücre evleri oluşturan ve bu evleri finanse eden aralarında daha önce kamudan ihraç edilmiş öğretmenler ile bazı iş adamlarının da olduğu 13 FETÖ üyesi yakalanmıştı.

ESNAFTAN PARA TOPLAYIP YENİ ‘HÜCRE EVLERİ’ AÇMIŞLAR

FETÖ/PDY’nin örgütsel kodlarını gözler önüne seren ve yıllar içinde oluşturduğu kapalı yapısını şekillendiren bazı hücre evlerinin deşifre olduğunu fark eden şüphelilerin, aldıkları talimatlar doğrultusunda kapı kapı dolaşarak kendilerine yakın gördükleri esnaftan para topladıkları, toplanan paralarla da deşifre olan evlerdeki örgüt üyelerine Çatalca ve Silivri gibi bölgelerde yeni ‘gaybubet’ evleri açtıkları tespit edildi. Farklı illerdeki örgüt mensuplarına ve İstanbul’da barınan FETÖ üyeleirne maddi yardımda bulunarak kopmaların önlenmesi için gayret gösterdikleri belirlenen şüphelilerin, yeniden örgütsel toplantılar düzenlemeye başladıkları ortaya çıkarıldı.

ANKARA METROSUNDA FETÖ PROPAGANDASI: BELEDİYEDEN İZİN ALDIK DİYEREK…

SEYİR HALİNDEKİ KAPALI MİNİBÜSTE ‘MOTİVASYON’ TOPLANTILARI

Zaman zaman kapalı kasa minibüslerde bir araya gelip seyir halindeki araçlarda gizli toplantılar gerçekleştirdikleri ortaya çıkan FETÖ üyelerinin, örgütteki kopmaların önüne geçebilmek için minibüslerde motivasyon konuşmaları yaptıkları ortaya çıktı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şubesinde sorguları devam eden 13 şüpheliden 2’sinde, FETÖ üyelerince kullanılan ByLock isimli şifreli haberleşme programı tespit edildi.
İstanbul’da ve farklı illerdeki örgüt mensuplarına maddi yardımda bulunarak kopmaların önlenmesi için gayret gösterdiği belirlenen şüphelilerin, minibüslerde örgütsel toplantılar düzenledikleri kaydedildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

ERMENİ TERÖRÜ DOSYASI /// TERÖRLE MÜCADELEYE SÜRÜLEN KARA LEKE : HAMPİG SASUNYAN DAVASI


TERÖRLE MÜCADELEYE SÜRÜLEN KARA LEKE : HAMPİG SASUNYAN DAVASI

Yorum No : 2020 / 2

AVİM

20.01.2020

Türk diplomasi tarihinde 1970’li yıllardan 1990’lara kadar olan dönem, Ermeni milliyetçisi terör örgütleri tarafından Türk diplomatlara düzenlenen suikastlarla anılmaktadır. ASALA ve JCAG-ARA gibi terör örgütleri, 31’i diplomatik görevli olmak üzere, onların aileleriyle birlikte toplamda 58 Türk vatandaşını öldürmüştür. Gerçekleştirilen saldırıların ardından şehit düşen diplomatların katil zanlılarından bazıları yakalanmış, bazıları ise bugüne kadar ele geçirilememiştir.

Söz konusu saldırılardan biri, 28 Ocak 1982’de Hampig Sasunyan ve suç ortağı Krikor Saliba tarafından Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan’a düzenlenen suikasttır. Sasunyan kısa süre sonra yakalanmış olsa da, suç ortağı Saliba Lübnan’a kaçmış ve daha sonra hakkında kesin bilgi alınamamıştır. Eylemin ardından Arıkan’ın cinayeti terör örgütü JCAG tarafından üstlenilmiştir. Sasunyan ise çıkartıldığı mahkemede suçlu bulunarak “şartlı tahliyesiz ömür boyu hapis cezasına” çarptırılmıştır.

Daha önce AVİM yazılarında belirtildiği üzere Hampig Sasunyan, mahkûmiyetinin 25. yılı olan 2003’ten itibaren düzenli olarak şartlı tahliye başvurusu yapmaya başlamıştır[1]. 2006, 2010, 2013, 2015, 2016 ve 2018 yıllarındaki şartlı tahliye talepleri bir istisnayla reddedilmiş, 2016 yılındaki talebi Kaliforniya Şartlı Tahliye Kurulu tarafından kabul edilerek o günkü Vali Jerry Brown’a gönderilmiş ancak Vali Brown’un itirazıyla reddedilmiştir. 2018 yıllında ise şartlı tahliye isteği Sasunyan’ın “toplum için makul olmayan bir güvenlik riski teşkil etmesi” nedeniyle kurul tarafından reddedilmiştir[2]. Aralık 2019 itibariyle tekrarladığı şartlı tahliye başvurusu kabul edilen Sasunyan hakkındaki karar bir kez daha Vali’ye gönderilmiştir.

Öncelikle dikkat çeken husus, 2018 yılında “toplum için makul olmayan güvenlik riski” taşıyan bir kişinin iki sene içerisinde ciddi oranda düzeldiği iddiasıdır. 2016 yılında Türkiye-ABD arasındaki gerginliği fırsat bilerek lobicilik yapan Ermeni milliyetçisi radikal çıkar gruplarının, bir kez daha, ABD’de oluşan Türkiye karşıtı havayı fırsat bilerek Şartlı Tahliye Komitesini etkileyebildiği görülmektedir.

Kaldı ki, Sasunyan’a destek uzun süreden beri devam etmektedir. Sasunyan’ın destekçileri daha önce de tahliyenin gerçekleşmesi adına bağışlar toplamış ve propaganda faaliyetleri yürütmüşlerdir[3]. Bu desteğin en yakın örneği, geçtiğimiz aylarda ABD’deki Batı Ermeni Kilisesinden Papaz Rafi Garabedian’ın Sasunyan’ı cezaevinde ziyaret etmesi ve ardından birlikte çekilmiş fotoğraflarını kilisenin internet sayfasında yayınlamasıdır. Böylece terörist geçmişi tescilli katil Sasunyan’a verilen destek dini bir boyut da kazanmıştır[4]. Kaliforniya eyaleti gibi Ermeni nüfusun yüksek olduğu bir bölgede, Kilise aracılığıyla desteklenen birinin, salıverilmesi için gösterilen çabalar, radikal Ermeni milliyetçiliğinin ve Türk düşmanlığı üzerinden kurulan söylemin ulaştığı boyutu da ortaya koymaktadır.

Şartlı tahliye için başlatılan süreçte Kaliforniya Valisi Gavin Newsom’un önemli bir pozisyonu bulunmaktadır. 27 Aralık 2019 tarihinde, teröristin Kaliforniya Tahliye Kurulu tarafından onaylanan şartlı tahliye talebi yaklaşık 120 günlük süreçten ve hukuki prosedürlerden sonra valinin tekdirine sunulmaktadır. Kaliforniya Valisi, tahliye kararına 30 gün içerisinde itiraz edebilmektedir. Bu noktada Vali Newsom’un bu sürecin sonunda atacağı adım, ABD’de yaşayan Türklerin yaşadıkları ülkeye olan güvenlerini de etkileyecektir. Türkiye-ABD arasındaki gerilimi fırsat bilen çıkar gruplarının ve güncel siyasetin etkisiyle alınacak müspet bir karar yalnızca Türkiye-ABD ilişkilerini etkilemeyecek, ABD’de yaşayan Türkleri de, kuşkusuz, derinden etkileyecektir.

Kuşkusuz Sasunyan’ın tahliyesi yönünde alınacak bir karar, terörle mücadele konusunda 2000’li yılların başından beri dünyada en çok operasyonu yapan ülke olarak ABD’nin sorgulanmasına da neden olabilecektir. ABD yasalarına göre terörizmin tanımı; siyasi olarak tasarlanmış, savaşmayan hedeflere karşı işlenen ve kitleyi etkilemeyi amaçlayan motive edilmiş şiddet hareketi olarak ifade edilmektedir[5]. Bu durumda Kemal Arıkan cinayeti de ABD yasalarına göre bir terör suçudur. Yapılan eylemi bir terör örgütü üstlenmiştir. Her ne kadar Sasunyan daha sonradan itiraz etse de, kendisi ve hatta kardeş Harot Sasunyan bu örgüte mensuptur. Dolayısıyla, Hampig Sasunyan’ın tahliyesi yönünde çıkacak bir karar, ABD’nin kendi değerleri ve özellikle terörle mücadele yasalarıyla çelişen bir durum ortaya çıkartacaktır. Terör gibi tüm dünya ülkelerinin ortak çabasının bulunduğu ve ciddi operasyonların yürütüldüğü bir dönemde, bir teröristin serbest bırakılmasının teröre teşvik edici bir algılama yaratması kaçınılmazdır.

Olası bir başka sonuç ise, terör faaliyetlerinden tutuklu bulunan diğer mahkûmlar için, Sasunyan davasının bir emsal oluşturabilmesi ihtimalidir. Bu itibarla, Vali Newsom’un son derece hassas davranması gerekmektedir.

[1] “Deny Parole to Terrorist Hampig "Harry" Sassounian,” Stop Terrorıst Parole, Son erişim 18 Ocak 2020, https://www.stopterroristparole.org.

[2] Ali M. Taşkent, “Kaliforniya Eyaleti Terörizmle Mücadeleden Yana Bir Karar Verebilecek Midir?” 09 Ocak 2017, https://avim.org.tr/tr/Yorum/KALIFORNIYA-EYALETI-TERORIZMLE-MUCADELEDEN-YANA-BIR-KARAR-VEREBILECEK-MIDIR.

[3] “More Than $70 000 Raised for Hampig Sassounian Defense Effort,” Asbarez, 25 Şubat 2002, http://asbarez.com/46446/more-than-70-000-raised-for-hampig-sassounian-defense-effort/.

[4] Berfin M. Ertekin, “Hampig Sasunyan’a Piskoposluktan Ziyaret,” Avrasya İncelemeleri Merkezi, 16 Eylül 2019, https://avim.org.tr/tr/Yorum/HAMPIG-SASUNYAN-A-PISKOPOSLUKTAN-ZIYARET.

[5] 28 C.F.R. Section 0.85, https://www.govinfo.gov/content/pkg/CFR-2010-title28-vol1/pdf/CFR-2010-title28-vol1-sec0-85.pdf.

TERÖRLE MÜCADELE DOSYASI /// “TAMBURALI PAŞA” KUNDAKÇI : SURİYE İLE İŞ BİRLİĞİ PKK’YI BİTİRİR


"TAMBURALI PAŞA" KUNDAKÇI : SURİYE İLE İŞ BİRLİĞİ PKK’YI BİTİRİR

“Tamburalı Paşa” olarak tanınan emekli Korgeneral Hasan Kondakçı Suriye’de yaşanan gelişmeleri ve Fırat’ın doğusuna yapılan Barış Pınarı Harekatını Aydınlık’a değerlendirdi.

Fırat’ın doğusunda hedefinPKK/PYD’nin temizlenmesi olması gerektiğinivurgulayan Kondakçı “30 km güvenlik hattıTürkiye’nin güvenlik sorununu çözmez. 30 km uzun vadede çözüm değil. Sen kovalarsın o 30 km geriye kaçar. 30 km sonrası teröristler için cephe gerisi olur. Yarın yeniden başına bela olarak karşına çıkar. Türkiye PKK/PYD’nin bitirilmesi hedefiyle hareket etmelidir. Bunun koşulları vardır” dedi.

Fırat Kalkanı Zaytin Dalı ve Barış Pınarı Harekatları ile “terör koridoru”nun kesildiğini ABD’nin ve terör örgütünün “Akdeniz’e ulaşma” hayallerinin bittiğini kaydeden Kundakçı teröre karşı da önemli mesafe alındığını belirtti. Türkiye’nin hamleleri sonrasında Fırat’ın

doğusunda dengelerin değiştiğini belirten Kondakçışunları söyledi: “Şimdi yapılması gereken hamleŞam yönetimi ile işbirliği. Türkiye ile Suriye’nin çıkarı ortak. Türkiye’nin teröristdediğine Suriye de terörist diyor. Hedef bir. Yapılması gereken de teröre karşı birlikte hareket etmek. Birlikte hareket etmek zorundayız.

Suriye’nin toprak bütünlüğü siyasi birliği Türkiye’nin güvenliği için gerekli. İki ülke birlikte hareket ederse ABD oynayacak elemanbulamaz. Bölgede kalmak için de fazla şansı kalmaz. Amerika’nın bölgeden tamamen çıkışıiçin de Türkiye-Suriye işbirliği gerekli. Türkiye

Suriye ile işbirliği yaparsa terör örgütünü bitirme hedefine kısa sürede ulaşır. ”

Suriye askerinin sınırımıza kadar gelmesini isteyen Kondakçı “Suriye askerinin sınırımıza gelmesi Türkiye’nin güvenliğini de sağlar. Sınırımızın tamamında Suriye askeri dışındaki güçler tasfiye edilmelidir” diye konuştu. Kondakçı bölge ülkelerinin işbirliği yapmasının önemine de dikkat çekerek “Bölge ülkeleri birlikte hareket ederse sorun çok hızlı çözülür. Şu andaki birliktelik bozulmamalı” ifadelerini kullandı.

LİNK : http://www.ulusal.com.tr/baris-pinari-harekati/tamburali-pasa-kondakci-suriye-ile-is-birligi-pkk-yi-bitirir-h242013.html

PKK ÖRGÜTÜ DOSYASI /// ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey : PKK İncirlik Üssünden destekleniyor


ÖZEL BÜRO : PENTAGON VE CIA’NİN PKK DAHA DOĞRUSU YPG’YE DESTEĞİNİ SAĞIR SULTAN BİLİYOR. BU BİLİNMEDİK BİR HABER DEĞİL. AMA BU DURUMU BÜYÜKELÇİLİK YAPMIŞ BİR AMERİKALININ DA İFADE ETMESİ HABERİ İLGİNÇ KILIYOR.

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey : PKK İncirlik Üssünden destekleniyor

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Adana’daki İncirlik Üssü’nden terör örgütü PKK/PYD’ye yardım yapıldığı söyledi. Eski Büyükelçi, Jeffrey, “Türkiye buna her gün tepki gösteriyor ama bu gücü destekleyen uçaklar büyük oranda Türkiye’deki üslerden kalkıyor. ” diye konuştu

Amerika’da “gölge dışişleri” olarak bilinen düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi’nde Türk-Amerikan ilişkilerinin masaya yatırıldığı bir panel düzenlendi.

Amerika’nın eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, “Dünyanın geldiği bu durumda aşırı biçimde müttefiklere ihtiyacımız var.” dedi, Coğrafi konumu ve askeri kabiliyetleri gereği Türkiye’yi işaret etti.

Jeffrey, “Dünyanın geldiği bu durumda aşırı biçimde müttefiklere ihtiyacımız var. Ukrayna’dan Güney Çin Denizi’ne, Kuzey Kore’den Suriye’ye, dünyanın haline bir bakın; çok zorlu bir jeostratejik vaziyette olduğumuzu göreceksiniz. Bu durumdan kurtulmak için Türkiye birçok bakımdan önem taşıyor.” dedi.

Türkiye’nin bölgede istikrarı ve güvenliğine tehdit olarak PKK unsurunu gösteren Jeffrey, terör örgütü PKK’nın İncirlik üssünden desteklendiğini buna da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın izin verdiğini öne sürdü.

Jeffrey, “Amerika IŞİD’e karşı savaşta PKK bağlantılı grubun öncülüğündeki güce destek veriyor, Türkiye buna her gün tepki gösteriyor ama bu gücü destekleyen uçaklar büyük oranda Türkiye’deki üslerden kalkıyor. Erdoğan buna her gün izin veriyor.” diye konuştu.

ABD‘nin eski Ankara Büyükelçisi Jeffrey, “Türkiye Rusya’dan S-400 alsa bile NATO’nun Afganistan’daki çabalarımızda Türkiye’yi en kritik 4 ülkeden biri olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.